Ders TEM-203.10 · Sanat Tarihinin Yöntemleri

Antropoloji, ritüel ve nesne kuramı

2.086 kelime · 37 eser örneği · yaklaşık 9 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: nesne yalnız okunan bir işaret değil, bir iş gören katılımcı. Ritüel ona dört evreli bir takvim veriyor ve elimize gelen nesneler büyük ölçüde elden çıkarma evresi sayesinde geldi — bu, müze dağılımını çarpıtıyor. Faillik iddiasının sınanabilir hâli ağırlık, boyut ve kırılganlık gibi ölçülebilir kısıtlar. Biyografi yazarken her cümlenin kanıt düzeyi işaretlenmeli: ölçülen, çıkarılan, varsayılan.

Açılış: nesne ne yapıyor

Geçen derste bir nesnenin hangi binaya ve hangi kategoriye girdiğini sorduk.

Şimdi nesnenin kendi hayatına dönüyoruz ve soruyu değiştiriyoruz.

Şimdiye kadar hep "bu nesne ne anlatıyor" diye sorduk. Bu ders başka bir soru getiriyor: bu nesne ne yapıyor?

Fark küçük görünüyor ama sonuçları büyük. Birinci soru nesneyi bir metin gibi okuyor. İkincisi onu bir katılımcı gibi izliyor — bir işi olan, bir yeri olan, bir zamanı olan bir şey gibi.

Ve bu soru, kaynağı en zayıf olan geleneklerde bile cevaplanabiliyor. Çünkü cevabı çoğu zaman nesnenin üzerinde duruyor.

Bu derste ne olacak

Önce işlev sorusunu ve nesnenin üç kipini kuracağız.

Sonra ritüel zamanını işleyeceğiz — nesnelerin hazırlandığı, kullanıldığı ve elden çıkarıldığı döngüyü.

Ardından nesneye fail gücü atfetme tartışmasını ve armağan dolaşımını göreceğiz.

Son olarak müzeye girişte neyin kaybolduğunu, kanıt türlerini ve eleştirileri konuşacağız.

Sıfır noktası: bakır bir tencere

Bir evde bakır bir tencere var. Yemek pişiriliyor, her gün kullanılıyor.

Sonra kullanılmaz oluyor ama atılmıyor. Rafa kalkıyor ve artık bir hatıra.

Sonra bir müzeye giriyor. Vitrinde duruyor ve artık bir örnek.

Nesne hiç değişmedi. Üç ayrı iş gördü.

Şimdi dikkat: bu üç işin izi nesnenin üzerinde birikti. Ocak isi, tutamaktaki aşınma, rafta geçen yılların oksitlenmesi ve vitrindeki temizlik hepsi ayrı katman.

Bir eserin biyografisi işte bu katmanların okunmasıyla yazılıyor. Ve TEM-202'de kurduğumuz yaşam döngüsü fikri, burada nesnenin yüzeyinde ölçülebilir bir şeye dönüşüyor.

İşlev sorusu ve üç kip

Antropolojik yaklaşım nesneyi üç kipte ele alıyor ve üçünü karıştırmamak gerekiyor.

Araç. Nesne bir işi görüyor. Kesiyor, taşıyor, ısıtıyor, örtüyor.

İşaret. Nesne bir şey bildiriyor. Aidiyet, rütbe, durum.

Katılımcı. Nesne bir olayın parçası. Onsuz olay gerçekleşmiyor.

Üçüncüsü bu dersin asıl konusu ve en az düşünüleni. Bir tören nesnesi olmadan tören eksik kalıyorsa, o nesne olayın seyircisi değil oyuncusu.

Ve çoğu nesne üç kipte aynı anda çalışıyor. Bir kap hem su taşıyor, hem sahibinin durumunu bildiriyor, hem de bir törende yerini alıyor. Üçünü ayırmak, hangi izin hangi kipten geldiğini anlamayı sağlıyor.

Ritüelin zamanı

Ritüel, nesneye bir takvim veriyor. Dört evresi var ve her evre ayrı iz bırakıyor.

Hazırlık. Nesne yapılıyor, temizleniyor, giydiriliyor, kutsanıyor.

Kullanım. Nesne olayın içinde iş görüyor. Taşınıyor, dokunuluyor, gösteriliyor.

Dinlenme. Nesne saklanıyor. Çoğu nesne zamanının büyük kısmını burada geçiriyor.

Elden çıkarma. Nesne gömülüyor, kırılıyor, suya bırakılıyor ya da yeniden eritiliyor.

Dördüncüsü sanat tarihi için çok önemli çünkü elimize gelen nesnelerin büyük bölümü tam da bu evre sayesinde geldi. Gömülen bir nesne korunuyor; kullanımda kalan nesne tükeniyor.

Bunun sonucu bir yanılsama üretiyor. Müzelerdeki nesne dağılımı, o toplumda üretilen nesne dağılımını göstermiyor; hangi nesnelerin elden çıkarılma biçiminin koruyucu olduğunu gösteriyor.

Bu, TEM-201.8'de konuştuğumuz kanıt eşitsizliğinin en somut hâllerinden biri ve düzeltilebilir bir yanlış değil, hesaba katılması gereken bir eğrilik.

Nesnenin failliği

Burada tartışmalı ama verimli bir fikir var.

Bazı çalışmalar nesneye bir tür etkinlik atfediyor: nesne insanları bir araya getiriyor, davranış düzenliyor, duygu üretiyor.

İki okuması var ve ayırmak şart.

Güçlü okuma. Nesnenin kendi başına bir niyeti olduğu iddiası. Bu iddia sanat tarihinde kanıtlanamıyor ve genellikle savunulmuyor.

Zayıf okuma. Nesnenin, insanların davranışını ölçülebilir biçimde biçimlendirdiği gözlemi. Bu okuma sınanabiliyor.

İkincisi somut. Bir nesnenin ağırlığı kaç kişiyle taşınacağını belirliyor. Boyutu kaç kişinin aynı anda görebileceğini belirliyor. Kırılganlığı ona nasıl yaklaşılacağını belirliyor.

Bunların hiçbiri metafor değil; ölçülebilir kısıtlar. Ve GOR-104'te izleyici konumu için kurduğumuz mantık burada nesnenin fiziksel özelliklerine bağlanıyor.

Pratik kural şu: nesneye bir etki atfedeceksen, o etkinin fiziksel ya da belgesel karşılığını göster. Gösteremiyorsan cümleyi bir yorum olarak işaretle.

Armağan ve dolaşım

İkinci verimli fikir bu ve nesnenin ilişki taşıdığını söylüyor.

Bir nesne el değiştirdiğinde yalnız mülkiyet değişmiyor; iki taraf arasında bir bağ kuruluyor. Armağan bir borç, bir beklenti ya da bir ittifak taşıyor.

Sanat tarihinde üç yerde işe yarıyor.

Diplomatik nesneler. İki hükümdar arasında giden nesne, bir mesajın kendisi.

Bağış ve adak. Bir kuruma bırakılan nesne, bağışçının orada kalıcı bir yer edinmesini sağlıyor.

Miras ve devir. Nesne kuşaklar arasında bir sürekliliği taşıyor.

İkincisi özellikle izlenebilir çünkü kayda geçiyor. TEM-202.2'de vakıf kayıtlarını okurken gördüğümüz şey burada bir kuram çerçevesine oturuyor: bağış bir tek seferlik işlem değil, sürekli bir ilişki kuruyor.

Ve bir uyarı: her el değiştirme armağan değil. Satış, ganimet ve zorla alma ayrı işlemler ve TEM-202.6'daki köken zinciri bu ayrımı yapmadan kurulmuyor.

Müzeye girişte ne kayboluyor

Bu yaklaşımın en somut katkılarından biri burada ve TEM-202.8'de açtığımız müzeleşme konusunu tamamlıyor.

Bir nesne vitrine girdiğinde dört şeyi bırakıyor.

Hareket. Taşınan bir nesne artık duruyor.

Temas. Dokunulan bir nesne artık dokunulmuyor.

Eşlik. Sesle, kokuyla, ışıkla ya da yiyecekle birlikte kullanılan nesne yalnız kalıyor.

Döngü. Mevsimlik ya da dönemlik çıkarılan nesne sürekli görünür oluyor.

Dördüncüsü en az fark edileni. Yılda bir kez görülen bir nesnenin her gün görülmesi, onu daha erişilir yapıyor ama anlamının bir parçasını siliyor: seyrekliğin kendisi bir özellikti.

Bunların hiçbiri müzeye yönelik bir suçlama değil. Koruma ile kullanım arasında gerçek bir gerilim var ve her kurum bir denge kuruyor. Yöntemin işi o dengenin nerede kurulduğunu görünür kılmak.

Yöntemin kanıtı

Dört tür kanıt kullanılıyor ve üçü doğrudan nesnenin üzerinde.

Kullanım izi. Aşınma, cila, kırık, onarım, is. Ölçülebiliyor ve karşılaştırılabiliyor.

Bağlam kaydı. Nesnenin nerede, neyle birlikte bulunduğu. Kazı kaydı olmadan bu bilgi geri gelmiyor.

Kalıntı analizi. Yüzeydeki maddeler: yağ, is, boya, organik kalıntı.

Yaşayan gelenek. Benzer nesnelerin bugün hâlâ kullanıldığı bağlamlar.

Dördüncüsü hem en güçlü hem en dikkat isteyen kanıt. Güçlü, çünkü kullanım doğrudan gözlenebiliyor. Dikkat isteyen, çünkü bugünkü kullanım geçmişteki kullanımın kanıtı değil.

Aradaki köprü şöyle kuruluyor: bugünkü uygulama bir hipotez üretiyor, hipotez nesne üzerindeki izle sınanıyor. Sınama tutmuyorsa hipotez düşüyor. Bu sıra tersine çevrilirse yöntem çöküyor.

Eleştiriler

Dört eleştiri var.

Dondurma. Yaşayan bir gelenek, değişmez bir gelenek gibi anlatılabiliyor. Oysa her gelenek değişiyor.

Gözlemcinin etkisi. Gözlemin kendisi gözleneni değiştiriyor ve bu, kaydın bir parçası olarak yazılmalı.

İşleve indirgeme. Nesne yalnız ne işe yaradığıyla açıklandığında, biçim seçimleri açıklanamadan kalıyor. GOR-102'den beri kurduğumuz biçim okuması burada boşa düşer.

İkili tuzak. Bir gelenek "ritüel", öteki "sanat" sayıldığında, TEM-203.9'da eleştirdiğimiz ayrım başka adla geri geliyor.

Dördüncüsü en dikkat çekici olanı çünkü yöntemin kendisinden doğuyor. Ritüel çerçevesi yalnız bazı geleneklere uygulanırsa, o gelenekleri açıklamak yerine ayırmış oluyor.

Düzeltme basit ve sınanabilir: aynı soruları her geleneğe sor. Bir müze açılışının da hazırlığı, kullanımı, dinlenmesi ve elden çıkarması var.

Kalıcı araçlar

Dört araç yerleşti ve dördü de nesneye bakma biçimini kalıcı olarak değiştirdi.

İz haritası çıkarma. Nesnenin neresinde hangi izin olduğunu konumlarıyla kaydetmek.

Döngü kurma. Nesnenin hazırlık, kullanım, dinlenme ve elden çıkarma evrelerini ayrı ayrı yazmak.

Kısıtı ölçme. Ağırlık, boyut ve kırılganlığın davranışa koyduğu sınırları hesaplamak.

Çerçeveyi her yere uygulamak. Ritüel sorularını yalnız bazı geleneklere değil hepsine sormak.

Birincisi en az yapılanı ve en kolayı. Bir nesnenin fotoğrafı üzerine izlerin işaretlenmesi, çoğu zaman metinlerce tartışmadan daha çok şey söylüyor.

Usta katmanı: biyografiyi yazarken boşluğu doldurmamak

Son katman ve bu yöntemin en büyük cazibesi burada, tehlikesi de.

Bir nesnenin biyografisini yazmak anlatı üretiyor. Anlatı boşluk sevmiyor ve elin kendiliğinden boşlukları doldurmaya gidiyor.

Üç boşluk türü var ve üçü ayrı işaretlenmeli.

Ölçülen. İz var, ölçüldü. En sağlam katman.

Çıkarılan. İz var, anlamı yorumla kuruldu. Alternatifi yazılmalı.

Varsayılan. İz yok, benzer örneklerden aktarıldı. Ayrı işaretlenmeli.

Üçüncüsü en tehlikelisi çünkü metinde ötekilerle aynı cümle biçiminde duruyor. "Bu kap törenlerde kullanılıyordu" cümlesi, ölçülmüş bir izden de gelebiliyor, komşu bölgedeki bir benzerlikten de.

Pratik çözüm şu: her biyografi cümlesinin yanına kanıt düzeyini yaz. TEM-203.8'de yokluk için kurduğumuz disiplin burada varlık için işliyor ve ikisi aynı alışkanlığın iki yüzü.

Ve bir kapanış: bu yöntem nesneyi konuşturuyor ama nesne yalnız kendi izlerini söylüyor. Nesnenin ne hissettirdiği, kime ne yaptığı ayrı bir soru — ve sıradaki dersin konusu tam olarak bu.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bugün böyle kullanılıyorsa geçmişte de böyle kullanılmıştır."
Doğrusu

Bugünkü kullanım bir hipotez üretiyor, kanıt üretmiyor. Hipotez nesne üzerindeki izle sınanmadan sonuç olmuyor.

Yaygın yanlış"Müzedeki nesne dağılımı o toplumun ürettiklerini gösterir."
Doğrusu

Göstermiyor. Hangi nesnelerin elden çıkarılma biçiminin koruyucu olduğunu gösteriyor. Gömülen korunuyor, kullanımda kalan tükeniyor.

Yaygın yanlış"Nesnenin failliği demek, nesnenin niyeti var demektir."
Doğrusu

Değil. Sınanabilir olan zayıf okuma: ağırlık, boyut ve kırılganlık davranışa ölçülebilir sınırlar koyuyor.

Yaygın yanlış"Ritüel çerçevesi yalnız bazı geleneklere uygulanır."
Doğrusu

Uygulanırsa açıklama değil ayırma olur. Bir sergi açılışının da hazırlığı, kullanımı, dinlenmesi ve elden çıkarması var.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: nesne yalnız okunan bir işaret değil, bir iş gören katılımcı. Ritüel ona dört evreli bir takvim veriyor ve elimize gelen nesneler büyük ölçüde elden çıkarma evresi sayesinde geldi — bu, müze dağılımını çarpıtıyor. Faillik iddiasının sınanabilir hâli ağırlık, boyut ve kırılganlık gibi ölçülebilir kısıtlar. Biyografi yazarken her cümlenin kanıt düzeyi işaretlenmeli: ölçülen, çıkarılan, varsayılan.

Sonraki derse köprü

Nesnenin ne yaptığını sorduk ve izlerinden okuduk. Ama bir soru açıkta kaldı: nesne karşısındaki insanda ne oluyor? Sıradaki derste alımlama, izleyici ve duygulanım konusuna geçiyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

TEM-203 — Sanat Tarihinin Yöntemleri →

14 bölümden 10. bölüm · Katman 2 — Sanat Tarihinin Temelleri