Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: kanon bir keşif değil bir seçimin sonucu ve seçimi altı mekanizma yapıyor. Elimizdeki nesneler geçmişin rastgele örneklemi değil; ağır biçimde filtrelenmiş bir küme. Kanondan kurtulmak mümkün değil ama seçimi görünür kılmak her zaman mümkün.
Açılış: neden hep aynı eserler
Bir sanat tarihi kitabını aç. Sonra başka birini. Sonra bir üçüncüsünü.
Aynı eserlerle karşılaşıyorsun.
Milyonlarca nesne üretildi. Kitaplarda ise birkaç yüz tanesi dolaşıp duruyor. Peki bu seçim nasıl yapıldı?
Cevap "en iyileri seçildi" değil. Seçim, birbirini besleyen birkaç mekanizmanın sonucu ve bu mekanizmaların çoğunun nesnenin niteliğiyle ilgisi yok.
Bu ders o mekanizmaları tek tek açıyor.
Bu derste ne olacak
Önce kanonun ne olduğunu netleştireceğiz.
Sonra altı mekanizmayı sırayla göreceğiz: hayatta kalma, koleksiyon, çoğaltma, yazı, eğitim ve dolaşım.
Ardından bu mekanizmaların birbirini nasıl beslediğini ve kanonun neden kendini pekiştirdiğini işleyeceğiz.
Son olarak kanonun değişip değişmediğini ve bu akademinin kendi seçimini konuşacağız.
Sıfır noktası: bir listenin tepesi
Bir müzik listesinin en çok dinlenenler bölümünü düşün.
Bir parça tepeye çıkıyor. Tepede olduğu için daha çok çalınıyor. Daha çok çalındığı için daha çok dinleniyor. Daha çok dinlendiği için tepede kalıyor.
Başlangıçtaki nedeni ne olursa olsun, bir noktadan sonra sebep ile sonuç yer değiştiriyor: parça iyi olduğu için değil, tepede olduğu için tepede kalıyor.
Kanon aynı döngüyle işliyor.
Kanon nedir
Kanon, bir alanın "bilinmesi gereken" saydığı eserler kümesi.
Üç özelliği var.
Yazılı değil. Hiçbir yerde resmî bir liste yok. Yine de herkes kabaca aynı kümeyi biliyor.
Kurumsal olarak taşınıyor. Müzeler, ders kitapları, sergiler ve yayınlar aynı kümeyi tekrarlıyor.
Kendini doğal gösteriyor. Kümenin nasıl kurulduğu görünmüyor; sonuç bir keşif gibi sunuluyor.
Üçüncüsü en önemlisi. Bir kanon, kendi tarihi görünmez olduğunda en güçlü hâline geliyor.
Bu yüzden kanon eleştirisi kümeyi değiştirmekle başlamıyor; kümeyi kuran mekanizmayı görünür kılmakla başlıyor.
Birinci mekanizma: hayatta kalma
Kanonun ilk filtresi zaman.
Üç şey hayatta kalmayı belirliyor ve üçü de nitelikten bağımsız.
Malzeme. Taş ve pişmiş toprak kalıyor; ahşap, tekstil ve organik malzeme kalmıyor.
Yer. Kuru iklim koruyor, nemli iklim yok ediyor. Gömü koruyor, kullanım aşındırıyor.
Değer görülmüş olmak. Değerli sayılan nesne saklanıyor, sıradan sayılan atılıyor. Ama bu değerlendirme her dönemde yeniden yapılıyor.
Üçüncüsü döngüsel bir tuzak kuruyor: bir dönemde değerli sayılan nesne saklanıyor, saklandığı için bugün var, bugün var olduğu için inceleniyor, incelendiği için önemli sayılıyor.
Yani elimizdeki nesneler, üretilenlerin rastgele bir örneklemi değil. Ağır biçimde seçilmiş bir örneklem ve seçimi biz yapmadık.
Bunun bir sonucu, sayısal her genellemeyi şüpheli kılıyor. "Bu dönemde şu tür üretim yaygındı" cümlesi, elde kalan örneklerden çıkarılıyorsa, yaygınlığı değil dayanıklılığı ölçüyor olabilir.
İkinci mekanizma: koleksiyon ve müze
İkinci filtre toplama.
Bir nesnenin koleksiyona girmesi üç şeyi birden değiştiriyor.
Erişilebilir oluyor. Görülebiliyor, incelenebiliyor, fotoğraflanabiliyor.
Bağlamından çıkıyor. Bulunduğu yerden koparılıyor; artık bir vitrinde duruyor.
Bir düzenin parçası oluyor. Müzenin bölmeleri nesneyi bir kategoriye yerleştiriyor ve o kategori hangi soruların sorulacağını belirliyor.
Birincisi kanon için belirleyici. İncelenebilen nesne inceleniyor; incelenen nesne yazılıyor; yazılan nesne kanona giriyor.
Bunun sonucu şu: kanon, büyük müze koleksiyonlarının haritasına şaşırtıcı ölçüde benziyor. Bu bir tesadüf değil, mekanizmanın kendisi.
Üçüncü mekanizma: çoğaltma
Üçüncü filtre en güçlüsü ve en az fark edileni.
Bir eserin görüntüsü çoğaltılabiliyorsa dolaşıyor; dolaşıyorsa biliniyor; biliniyorsa kanona giriyor.
Çoğaltmanın üç sonucu var.
Seçicilik. Her eser çoğaltılmıyor. Çoğaltılanlar dolaşıma giriyor, ötekiler girmiyor.
Dönüşüm. Çoğaltma nesneyi değiştiriyor: ölçek kayboluyor, renk değişiyor, doku düzleşiyor.
Uygunluk. Bazı eserler çoğaltmaya daha uygun. Tek bakış noktası olan, düz, orta ölçekli eserler kolay çoğalıyor; büyük, üç boyutlu, mekâna bağlı eserler zor.
Üçüncüsü sinsi bir eğilim üretiyor: kanon, çoğaltmaya uygun eserlere doğru kayıyor. Bu, GOR-106.9'da konuştuğumuz yan yana koyma yönteminin ölçek silme kusurunun kanon ölçeğindeki hâli.
Dördüncü mekanizma: yazı
Dördüncü filtre metin.
Bir eser hakkında yazılmışsa, sonraki yazılar ona atıf yapıyor. Atıf aldıkça daha çok yazılıyor.
Üç yazı türü belirleyici oluyor.
Biyografik derlemeler. Kimin anlatılacağını baştan seçiyorlar ve seçim sonraki kuşaklara aktarılıyor.
Katalog ve envanterler. Bir nesneyi kayda geçiriyorlar; kayda geçmeyen aranmıyor bile.
Genel tarih anlatıları. Bir sıra kuruyorlar ve sıraya girmeyen eser anlatının dışında kalıyor.
Birincisinin etkisi özellikle uzun sürüyor. Erken bir derlemede yer alan adlar yüzyıllar boyunca tekrarlanıyor; yer almayanların yeniden bulunması için ayrı bir araştırma gerekiyor.
Beşinci mekanizma: eğitim
Beşinci filtre öğretim.
Bir eser ders kitabına girmişse öğreniliyor; öğrenilmişse sonraki kuşak onu anlatıyor.
Eğitimin üç etkisi var.
Sınırlı yer. Bir kitapta sınırlı sayıda görsel olabiliyor. Yer kısıtı doğrudan seçim yaptırıyor.
Süreklilik baskısı. Yeni baskılar öncekine benziyor; öğreticiler bildikleri örneklerle çalışıyor.
Sınav etkisi. Ölçülen şey öğreniliyor. Sınava giren eser çalışılıyor, girmeyen atlanıyor.
İkincisi en kalıcı olanı. Bir kitabın ilk baskısındaki seçim, otuz yıl sonra hâlâ büyük ölçüde aynı kalabiliyor.
Bu akademinin müfredatı da tam olarak bu baskıya açık ve bunu bilerek çalışıyoruz; nasıl çalıştığımızı birazdan açıkça yazacağız.
Altıncı mekanizma: gündelik dolaşım
Altıncı filtre en geniş etkiye sahip olanı: eserin sanat alanının dışına çıkması.
Üç yolla oluyor.
Turizm. Bir eser görülmesi gereken yer listesine girdiğinde her yıl milyonlarca kişi tarafından görülüyor.
Ürünleşme. Kartpostal, afiş, ambalaj, tişört. Görüntü sanat bağlamının dışında dolaşıyor.
Resmî temsil. Pul, banknot, tanıtım. Bir eser bir yerin simgesi hâline geliyor.
Üçüncüsü kanona en sert biçimde müdahale ediyor, çünkü seçim sanat alanı tarafından değil başka bir düzen tarafından yapılıyor.
Ve bu üçü kanonu geriye doğru besliyor: gündelik dolaşımda tanınan eser, ders kitabına girmek için ayrıca güçlü bir aday oluyor.
Mekanizmalar birbirini besliyor
Altı mekanizma ayrı ayrı işlemiyor. Birbirine bağlanıyorlar ve bağlandıklarında bir döngü kuruyorlar.
Döngü şöyle işliyor: bir eser hayatta kalıyor, koleksiyona giriyor, erişilebilir olduğu için çoğaltılıyor, çoğaltıldığı için yazılıyor, yazıldığı için ders kitabına giriyor, ders kitabında olduğu için gündelik dolaşıma çıkıyor — ve gündelik dolaşımda tanındığı için bir sonraki kitapta yeri garantileniyor.
Döngünün iki özelliği var.
Girmek zor, çıkmak daha zor. Kümeye yeni bir eserin girmesi için altı aşamanın hepsinden geçmesi gerekiyor. Çıkması içinse hiçbir mekanizma yok — kimse bir eseri kanondan silmiyor.
Neden ile sonuç yer değiştiriyor. Bir eser önemli olduğu için tanınmıyor; tanındığı için önemli sayılıyor. Başlangıçtaki gerekçe bir noktadan sonra gereksizleşiyor.
İkincisi bu dersin kilit gözlemi. Kanonun sağlamlığı, iyi seçilmiş olmasından değil, kendi kendini besleyen bir döngünün içinde olmasından geliyor.
Döngüyü kırmanın tek yolu, mekanizmalardan birine bilerek müdahale etmek: farklı eserleri çoğaltmak, farklı eserleri yazmak, farklı eserleri öğretmek. Üçü aynı anda yapılmadıkça değişim kalıcı olmuyor.
Kanon değişiyor mu
Değişiyor ama yavaş ve düzensiz. Üç değişim biçimi var.
Genişleme. Yeni alanlar ekleniyor: kadın üreticiler, kategorik olarak dışlanmış üretim, sanat alanı dışı sayılan bölgeler.
Yeniden değerlendirme. Kanondaki bir eserin konumu değişiyor; bağlamı yeniden yazılıyor.
Yer değiştirme. Bir eser çıkıyor, başka biri giriyor. En nadir olanı bu.
Birincisi bugün en aktif olanı ve müzelerin kuruluş koleksiyonlarını yeniden düzenlemesiyle ilerliyor. Ama bir sınırı var: genişleme, mevcut kümeyi çıkarmadan ekliyor. Sonuç, merkezi aynı kalan daha geniş bir küme.
Bu yüzden kanon eleştirisi "kimi ekleyelim" sorusundan "seçim nasıl yapılıyor" sorusuna geçtiğinde gerçekten iş görüyor. Birincisi listeyi uzatıyor, ikincisi listeyi kuran düzeni açığa çıkarıyor.
Usta katmanı: bu akademi de seçiyor
Dürüst olalım: bu akademi de bir seçim yapıyor.
Hiçbir müfredat her şeyi anlatamıyor. Anlatılan her eser, anlatılmayan yüzlercesinin yerine geçiyor.
Bu akademide seçimi düzenleyen üç kural var ve üçü de açıkça yazılı.
Bir: aynı eser en çok üç derste kullanılıyor. Bir tavan var ve tavan makine tarafından denetleniyor. Amaç, tanıdık otuz eserin bütün müfredatı doldurmasını engellemek.
İki: kullanılan eserlerin kaydı tutuluyor ve yayımlanıyor. Hangi eserin kaç derste geçtiği ayrı bir dosyada listeleniyor; seçim görünür durumda.
Üç: kapsam beyanı yazılı. Hangi coğrafyaların ve hangi üretim türlerinin kapsandığı müfredat belgelerinde açık.
Üçü de kanonu ortadan kaldırmıyor. Yaptıkları şey çok daha mütevazı ama yine de gerekli: seçimi görünür ve denetlenebilir kılmak.
Ve bu dersin asıl önerisi de bu. Bir kanonun dışına tümüyle çıkmak mümkün değil; ama seçimin nasıl yapıldığını yazmak her zaman mümkün. Görünür bir seçim tartışılabiliyor, düzeltilebiliyor ve devralınıp devralınmayacağına okuyan kişi karar verebiliyor.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Kanondaki eserler en iyi eserlerdir."
Kanon, niteliğin değil altı mekanizmanın sonucu: hayatta kalma, koleksiyon, çoğaltma, yazı, eğitim ve gündelik dolaşım. Çoğunun nesnenin niteliğiyle ilgisi yok.
Yaygın yanlış"Elimizdeki eserler geçmişin temsilcisidir."
Örneklem ağır biçimde seçilmiş. Malzeme, iklim ve saklanma kararları neyin kalacağını belirledi; seçimi biz yapmadık.
Yaygın yanlış"Kanona yeni isimler eklemek sorunu çözer."
Genişleme mevcut merkezi korurken kümeyi büyütüyor. Asıl soru kimin ekleneceği değil, seçimin nasıl yapıldığı.
Yaygın yanlış"Kanondan tümüyle kurtulmak mümkündür."
Her müfredat, her sergi ve her kitap seçim yapmak zorunda. Yapılabilecek şey seçimden kaçınmak değil, seçimi görünür ve denetlenebilir kılmak.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: kanon bir keşif değil bir seçimin sonucu ve seçimi altı mekanizma yapıyor. Elimizdeki nesneler geçmişin rastgele örneklemi değil; ağır biçimde filtrelenmiş bir küme. Kanondan kurtulmak mümkün değil ama seçimi görünür kılmak her zaman mümkün.
Sonraki derse köprü
Seçimin nasıl yapıldığını gördük. Sıradaki derste alanın sınırlarına bakıyoruz: sanat tarihi, görsel kültür ve maddi kültür. Üçü aynı nesnelere bakıyor ama farklı sorularla — ve hangisinin seçildiği, ne göreceğini baştan belirliyor.