Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Pussy Riot'ın punk duası, Pavlensky'nin eylemleri ve Yasak Sanat 2006 davası Rusya'da devletin sanatı nasıl yargıladığını gösterdi. Ai Weiwei'nin ve Bruguera'nın gözaltıları aynı soruyu Çin'e ve Küba'ya taşıdı. Brooklyn'de belediye fonu, Washington'da kurumun kendi kararı, New York'ta bağışçının adı sansürün başka kapılarını açtı. Açık tabut ve İskele izleyicinin itirazını, Rhodes ve Colston heykelleri devrilen anıtları, Taring Padi'nin pankartı nefret söyleminin sınırını tartışmaya açtı. Ukeles'in mirası, lumbung ve McArthur'un rampaları bakımı kurumun ölçütü yaptı.
Açılış: ikonaların önünde kar maskeleri
21 Şubat 2012 sabahı Moskova'daki Kurtarıcı İsa Katedrali'ne birkaç genç kadın sıradan ziyaretçiler gibi girdi. Paltolarını çıkardıklarında altından parlak renkli elbiseler ve kalın çoraplar göründü. Yüzlerine örgü kar maskeleri geçirip ikonostasisin önündeki yükseltiye çıktılar.
Şarkının sözleri Meryem Ana'ya seslenip ondan Putin'i kovmasını istiyordu. Görevliler kadınları kısa sürede dışarı çıkardı. Grup görüntüleri başka bir kilisede önceden çekilmiş sahnelerle birleştirip punk duası adıyla yayımladı.
Mart başında üç üye tutuklandı. Ağustosta bir Moskova mahkemesi Nadejda Tolokonnikova, Mariya Alyohina ve Yekaterina Samutseviç'i dinî nefretten kaynaklanan holiganlıktan suçlu buldu ve iki yıl hapis verdi. Samutseviç'in cezası ekimde ertelendi, öbür ikisi 2013'ün sonunda bir af yasasıyla serbest kaldı.
Kilisenin yönetimi ve birçok inanan eylemi kutsal bir mekâna saygısızlık olarak gördü. Birçok ülkede sanatçılar ve insan hakları örgütleri ise cezayı bir protesto şarkısına verilmiş ağır bir yanıt diye eleştirdi. Önceki derste sanatçıların iklim için müze salonlarında eylem yaptığını gördük. Bu derste eylemin bedeli ve onu susturan ellerin gerekçeleri öne çıkıyor.
Dersin yolu
Birkaç kavramı ayırdıktan sonra devletin susturduğu sanatçılara, ardından belediye parası ve bağışçı adı üzerinden işleyen baskılara bakacağız. İkinci yarı izleyicinin itirazına, devrilen heykellere, Kassel'deki bir pankarta ve bakıma ayrılıyor.
Sıfır noktası: susturmanın kapıları
Sansür (censorship), bir ifadenin yayılmasını önceden ya da sonradan engelleyen müdahaledir. Sanatta en görünür biçimi devlet sansürüdür: polis, savcı ya da mahkeme bir eseri yasaklar, sanatçıyı yargılar.
Fon sansürü (funding censorship) daha sessiz işler. Bir belediye ya da kamu kurumu, parasını kestiği sergiyi doğrudan yasaklamadan boğabilir. Sponsor baskısı ise bağışçının adı duvardayken neyin sergilenebileceğini çerçeveler. Öz sansür (self-censorship), bir kurumun ya da sanatçının tepkiden çekinip bir işi kendiliğinden geri çekmesidir.
Sanatsal aktivizm (artistic activism), sanatın araçlarını bir toplumsal değişimi doğrudan talep etmek için kullanan pratiktir. Kurumsal eleştiri dersinde müzenin görünmeyen yapılarını sorgulayan sanatçıları görmüştük. Aktivist sanatçı ise bir yasaya, bir bağışçıya ya da bir heykele doğrudan yürür.
İfade özgürlüğü (freedom of expression), birçok anayasada ve uluslararası sözleşmede güvence altındadır, ama sınırsız sayılmaz. Nefret söylemi (hate speech), bir grubu kimliği yüzünden aşağılayan ya da ona karşı şiddeti kışkırtan ifadedir. Sınır ülkeden ülkeye farklı çizilir: ABD hukuku ifadeyi çok geniş korur, Almanya belirli simgeleri ve söylemleri yasayla sınırlar.
Son kavram bakımdır (care): bir şeyi ya da birini ayakta tutan, onaran ve besleyen emek. 1945 sonrası kursunda Mierle Laderman Ukeles'in bu emeği sanat diye ilan eden manifestosunu okumuştuk.
Mekanizma — Kızıl Meydan'da bir çivi
Punk duasının davası sürerken, 2012 yazında, Petersburglu sanatçı Pyotr Pavlensky dudaklarını iple dikip Kazan Katedrali'nin önünde durdu. Elindeki pankart grubun eylemini İsa'nın tapınaktan tüccarları kovmasına benzetiyordu.
Sanatçı eylemi toplumun siyasi edilgenliğine bir benzetme diye açıkladı. 2015'te Federal Güvenlik Servisi'nin genel merkezinin kapısını ateşe verdi ve bir süre tutuklu kaldı. Polis tutanağı, mahkeme salonu ve haber görüntüleri de onun eserinin uzantısına dönüştü.
Devletle çağdaş sanatın ilişkisi bu eylemlerden önce de gerilmişti.
Ortodoks bir derneğin şikâyetiyle iki küratör dinî nefreti kışkırtmakla yargılandı ve 2010'da para cezasına çarptırıldı. Duvardaki delikler, öz sansürü serginin kendi düzenine çevirmişti.
Mekanizma — Münih'te bir cephe
12 Mayıs 2008'de Çin'in Sichuan eyaletinde büyük bir deprem oldu. Çöken okullarda çok sayıda öğrenci öldü ve aileler binaların kötü yapıldığını öne sürdü. Ai Weiwei gönüllülerle birlikte ölen çocukların adlarını tek tek topladı ve listeyi internette yayımladı.
Karakterler, kızını depremde kaybeden bir annenin, çocuğunun bu dünyada yedi yıl mutlu yaşadığını anlatan cümlesini yazıyordu. Sergiden birkaç hafta önce Ai, Chengdu'da bir davaya tanıklık etmeye giderken polisin kafasına vurduğunu anlattı. Münih'te beyin kanaması teşhisiyle ameliyat oldu.
Nisan 2011'de sanatçı Pekin havalimanında gözaltına alındı ve seksen bir gün tutuldu. Yetkililer şirketini vergi kaçırmakla suçladı, Ai ve destekçileri ise suçlamanın siyasi olduğunu savundu.
Mekanizma — Havana'da bir kürsü
İzleyiciler sırayla kürsüye çıkıp bir dakika boyunca istediklerini söyleyebiliyordu. Güvercin, 1959'da Fidel Castro'nun büyük bir konuşması sırasında omzuna konan kuşu hatırlatıyordu. Kimi konuşmacılar ülkede ifade özgürlüğü istedi. Bienali düzenleyen kurum ertesi gün yaptığı açıklamayla performansı kınadı.
Aralık 2014'te Bruguera aynı işi Havana'nın Devrim Meydanı'nda, herkese açık biçimde yapmak istedi. Meydana varamadan gözaltına alındı ve pasaportu aylarca elinde tutuldu. İlişkisel sanat dersinde onun göçmenlerle kurduğu hareketi görmüştük. Burada bir dakikalık serbest konuşmanın talimatı, meydana taşınınca bir devleti harekete geçirdi.
Mekanizma — belediyenin fonu
1997 eylülünde Londra'daki Kraliyet Sanat Akademisi, reklamcı Charles Saatchi'nin koleksiyonundan genç İngiliz sanatçıların işlerini Sensation adıyla sergiledi.
Resim, 1960'larda çocukları öldüren bir çiftin kadın üyesi Myra Hindley'nin basında yayımlanan fotoğrafından yapılmıştı. Kurban yakınları resmin kaldırılmasını istedi. Açılışın ilk günlerinde iki ayrı ziyaretçi tuvale mürekkep ve yumurta attı. Akademi resmi onarıp camın arkasında yeniden astı, kimi üyeleri protesto için istifa etti.
Sergi 1999 ekiminde Brooklyn Müzesi'ne geldi. Bu kez tartışma başka bir tuvalin çevresinde koptu.
Nijeryalı bir aileden gelen Ofili Katolik olarak yetişmişti. Fil dışkısını Zimbabwe yolculuğundan sonra resimlerine katmıştı. Kolaj parçaları ise yakından bakınca dergilerden kesilmiş kadın kalçalarıydı.
New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani eseri katalogdan görüp din karşıtı buldu. Müzenin belediye fonunu kesmek ve onu binasından çıkarmakla tehdit etti. Müze belediyeye dava açtı. Kasımda bir federal yargıç, fonun bir eserin içeriği yüzünden kesilmesinin anayasadaki ifade özgürlüğü güvencesini çiğneyeceğine hükmetti. Kimlik dersinde gördüğümüz kültür savaşları bu kez bir belediye bütçesinin satırlarında sürüyordu.
Mekanizma — bir müzenin kendi kararı
Video, David Wojnarowicz'in AIDS yıllarında çektiği Karnımdaki ateş'in kısaltılmış bir bölümüydü. Bir Katolik derneği ve Kongre'deki kimi milletvekilleri karıncalı sahneyi dine hakaret saydı, Smithsonian'ın kamu bütçesini sorguladı. Kurumun yöneticisi videoyu birkaç gün içinde sergiden çıkardı.
Ardından bir sanat vakfı Smithsonian'a desteğini durdurdu, birçok müze videoyu kendi salonlarında gösterdi. Bu kez baskıdan çekinen kurum kendi duvarını boşaltmıştı.
Mekanizma — bağışçının adı
Nan Goldin bir ameliyattan sonra kendisine yazılan ağrı kesici OxyContin'e bağımlı oldu ve uzun bir tedaviyle kurtuldu. İlacın üreticisi Purdue Pharma, Sackler ailesinin şirketiydi. Aynı aile New York'tan Paris'e birçok müzenin büyük bağışçısıydı. Goldin 2017'de PAIN adlı grubu kurdu, adı Reçete Bağımlılığına Şimdi Müdahale anlamına gelen İngilizce sözcüklerin baş harflerinden geliyordu.
Yere uzanma eylemi (die-in), AIDS yıllarında ACT UP'ın kullandığı bir biçimdi. Kimlik dersinde Goldin'i o yılların fotoğrafçısı olarak görmüştük; aynı kuşağın protesto dili şimdi bağışçının adının altına taşınıyordu.
Kâğıtlar, aile üyelerinden birinin ilacın piyasaya çıkışında yaptığı ve bir dava dosyasında aktarılan konuşmasına gönderme yapıyordu. O konuşmada bir reçete tipisinden söz ediliyordu.
Sonraki aylarda Guggenheim, Londra'daki Tate ve Ulusal Portre Galerisi aileden yeni bağış almayacağını açıkladı. Louvre 2019 yazında bir kanadın duvarındaki aile adını kaldırdı, Metropolitan da 2021'in sonunda adı salonlarından sildi. Purdue 2020'de ABD'de federal suçlamaları kabul etti. Aile üyeleri ise yanlış bir şey yapmadıklarını savundu. Sanatçılar burada bir eseri korumuyordu, bir bağışçının adını duvardan indirmeye çalışıyordu.
Mekanizma — bienalde göz yaşartıcı gaz
Kasım 2018'de ABD–Meksika sınırında göçmenlere atılan göz yaşartıcı gaz kapsüllerinin fotoğrafları yayımlandı. Kimi kapsüllerin üstünde Safariland şirketinin adı vardı. Şirketin sahibi Warren Kanders, Whitney Amerikan Sanatı Müzesi'nin yönetim kurulu başkan yardımcısıydı.
Müzenin çalışanları açık bir mektup yazdı. Decolonize This Place adlı grup aylarca müzenin lobisinde eylem yaptı. Kanders ise yanıtında, şirketin ürünlerinin nasıl kullanıldığına kendisinin karar vermediğini yazdı.
Ekip, internetteki görüntüleri tarayacak bir yapay öğrenme sınıflandırıcısını eğitmek için binlerce yapay görüntü üretti. Video, kapsüllerin hangi ülkelerde kullanıldığının izini sürüyordu.
Temmuzda Artforum'da bienali gaz bombası bienali diye anan bir yazı çıktı ve birkaç sanatçı işini bienalden çekmek istediğini açıkladı. Birkaç gün sonra Kanders yönetim kurulundan istifa etti.
Mekanizma — izleyicinin itirazı
Kaldırma talebi bir izleyici topluluğundan geldiğinde soru daha da zorlaşır.
Resim, 1955'te Mississippi'de linç edilen on dört yaşındaki Emmett Till'in cenazesine dayanıyordu. Annesi Mamie Till-Mobley, oğlunun parçalanmış yüzünü herkes görsün diye tabutu açık bırakmıştı ve fotoğraflar Siyah basında yayımlanmıştı.
Bienalin açılışından sonra sanatçı Parker Bright günlerce resmin önünde durup görüşü kapattı. Yazar ve sanatçı Hannah Black açık bir mektupla resmin kaldırılmasını ve yok edilmesini istedi. Ona göre beyaz bir sanatçı Siyah bir acıyı malzeme yapıyordu. Müze resmi yerinde tuttu, Schutz ise bir anne olarak Till-Mobley'nin acısına yaklaşmak istediğini söyledi. Bir yok etme çağrısının eleştiri mi, sansür mü olduğu yıllarca tartışıldı.
Darağaçlarından biri, 1862'de Minnesota'nın Mankato kentinde otuz sekiz Dakota erkeğinin birlikte asıldığı idamınkiydi. Dakota topluluğundan birçok kişi, kendi tarihlerindeki bir travmanın onlara danışılmadan bir sanat eserine çevrildiğini söyleyerek heykeli protesto etti. Arabulucularla yapılan görüşmelerin ardından yapı söküldü ve ahşabı Dakota yaşlılarına teslim edildi. Kimileri bunu bir topluluğun sesine kulak veren bir onarım, kimileri sanatçının geri adımı ve bir sansür biçimi olarak okudu.
Mekanizma — kaidesinden inen heykeller
Hafıza dersinde anıt karşıtı anıtları görmüştük. 2015'ten sonra kimi eski anıtlar protestocuların ya da kurumların kararıyla kaidesinden indi.
Cecil Rhodes on dokuzuncu yüzyılın sonunda güney Afrika'da madenleri ve sömürge yönetimini elinde tutmuş bir iş insanı ve siyasetçiydi. Kampüs onun vasiyetle bıraktığı arazinin üstündeydi. 9 Mart 2015'te öğrenci Chumani Maxwele heykelin üstüne dışkı boşalttı. Öğrenciler Rhodes Düşmeli (Rhodes Must Fall) adıyla eylemler başlattı ve kampüsteki sömürge simgeleriyle birlikte müfredatı da sorguladı. Üniversite yönetimi bir ay içinde heykeli kaldırdı.
Edward Colston on yedinci yüzyılın sonunda köleleştirilmiş Afrikalıları Atlantik boyunca taşıyan Kraliyet Afrika Şirketi'nin yöneticilerindendi ve kentine büyük bağışlar yapmıştı. Heykelin kaldırılması için yıllarca dilekçe verildi.
7 Haziran 2020'de bir Black Lives Matter yürüyüşünde protestocular heykeli iplerle devirdi, sokakta yuvarlayıp limana attı. Belediye birkaç gün sonra onu sudan çıkardı. 2022'de dört kişi zarar vermekle yargılandı ve jüri onları beraat ettirdi. Müze heykeli boyasıyla, temizlemeden sergilemeyi seçti. Bu koruma kararı, devrilme gününü nesnenin kendi tarihine kattı.
Jen Reid devrilme günü boş kaideye çıkıp yumruğunu kaldırmıştı. Quinn onun fotoğrafından heykeli yaptı ve izinsiz yerleştirdi. Belediye kaidenin geleceğine kentin karar vereceğini söyledi ve heykeli bir gün sonra kaldırdı.
Boya, Lafayette Meydanı'ndaki protestocuların güvenlik güçlerince dağıtılmasından birkaç gün sonra döküldü. Meydan, bir protestonun sözünü belediyenin resmî imzasıyla kentin zeminine yazmıştı. Mart 2025'te, Kongre'den gelen baskının ardından harfler asfalttan söküldü.
Mekanizma — Kassel'de bir pankart
2022'deki on beşinci documenta'yı Cakartalı sanatçı kolektifi ruangrupa yönetti.
Lumbung, Endonezya köylerinde hasadın artanının ortak saklandığı pirinç ambarının adıdır. ruangrupa bütçeyi ve kararları davet ettiği kolektiflerle paylaştı ve sergiyi ortak bir ambar gibi kurdu. Bu ilke bakım fikrine yakındı: kaynağı bölüşmek, birbirini ayakta tutmak.
Sergi açılmadan önce Kassel'de yerel bir grup, kimi katılımcıların İsrail'e yönelik boykot hareketiyle bağı olduğunu öne sürdü. ruangrupa bu suçlamayı reddetti.
Pankart, Suharto yönetimi altındaki şiddeti anlatmak için yapılmış ve daha önce başka sergilerde de gösterilmişti. Açılıştan sonra bu iki figürün fotoğrafları yayıldı. Almanya'da Yahudi kuruluşlarından hükümete kadar geniş bir tepki doğdu.
Taring Padi ve ruangrupa özür diledi. Kolektif, figürlerin hiçbir halka karşı nefret amacı taşımadığını, militarizmi ve devlet şiddetini anlattığını söyledi. Pankart önce siyah bezle örtüldü, sonra indirildi. Sergi şirketinin genel müdürü Sabine Schormann temmuzda görevinden ayrıldı.
Bir görüşe göre pankart, Almanya'da tarihin ve yasanın sınırladığı bir nefret imgesiydi ve kaldırılması gerekiyordu. Öbür görüşe göre sonraki aylarda başka eserlere uzanan incelemeler, Küresel Güney'den gelen sanatçıları topluca şüpheli hâle getirdi. İki itiraz aynı olayın içinde birlikte duruyor.
Mekanizma — bakımın sanatı
Ukeles 1977'den beri New York Temizlik Dairesi'nin ücret almayan yerleşik sanatçısıydı. 1979 ile 1980 arasında aylarca temizlik işçilerinin elini sıkıp her birine kenti ayakta tuttuğu için teşekkür etti. 2016'da Queens Müzesi'ndeki büyük sergisi bu emeği yeni bir kuşağa taşıdı.
Bakım 2010'larda birçok sanatçı için bir yönteme dönüştü. Engelli ve kronik hasta sanatçılar, bakımın kimin işi olduğunu ve kurumların ona ne kadar yer açtığını sordu.
Tekerlekli sandalye kullanan McArthur, daha önce iş gösterdiği kurumların ona erişim için edindiği rampaları ödünç alıp salona yerleştirdi. Bir binaya girmeyi sağlayan sıradan nesne, kurumun kime hazırlıklı olduğunu gösteren bir kayda dönüştü.
Sansür ile bakım bu derste birkaç kez kesişti. Myra'yı camın arkasında yeniden asmak, Colston'ın boyasını silmemek ve İskele'nin ahşabını Dakota yaşlılarına teslim etmek de birer özen kararıydı.
Kalıcı araçlar
Müzelerde bir esere zarar geldiğinde koruma uzmanı bir durum raporu (condition report) doldurur. Bu dersin vakalarını aynı formla oku.
İlk satıra nesneyi ve olay tarihini yaz. Eser bir tuval mi, bir heykel mi, bir eylemin videosu mu, bir sokağın asfaltı mı?
Müdahale satırı ne olduğunu sorar. Eser örtüldü mü, duvardan indirildi mi, boyandı mı, kaidesinden mi devrildi, yoksa sanatçı mı tutuklandı?
Müdahaleyi yapan satırına kimin elinin çalıştığını yaz: devlet, belediye, bağışçı, kurumun kendisi, bir izleyici topluluğu ya da sokaktaki kalabalık.
Gerekçe satırında hangi ilkenin öne sürüldüğünü not et ve onu kimin söylediğini mutlaka ekle. Dinî duygu mu, kamu parası mı, nefret söylemi mi, bir topluluğun yası mı? İddia ile mahkeme kararı ayrı satırlara yazılır.
İz satırı müdahaleden geriye ne kaldığını sorar. Bir dava dosyası, bölmedeki delikler, bir videonun kopyaları, heykelin üstündeki sprey boya.
Son satır onarım önerisidir. Bu iz silinmeli mi, korunmalı mı? Kararı kim vermeli, kime danışılmalı? Ukeles'in sorusu bu satırda yaşar.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Sansürü yalnız devletler yapar."
Moskova'da ve Havana'da devlet doğrudan müdahale etti. New York'ta bir belediye fonla, Washington'da bir müze kendi kararıyla, Londra'da ve New York'ta bağışçının adı duvarın çerçevesini belirledi. Saharov Merkezi'ndeki deliklerin gösterdiği gibi, öz sansür de kurumların gündelik pratiğinde işler.
Yaygın yanlış"Bir eserin kaldırılmasını isteyen her talep sansürdür."
Eleştiri, protesto ve kaldırma talebi ifade özgürlüğünün parçalarıdır. Sansür, bir kurumun ya da gücün bir ifadeyi engelleyen kararıyla başlar. Açık tabut yerinde kaldı, İskele bir uzlaşmayla söküldü, Kassel'deki pankart bir nefret imgesi tartışmasıyla indirildi. Her vakada kararı kimin hangi gerekçeyle verdiği ayrıca sorulmalıdır.
Yaygın yanlış"Sanatsal eylem hiçbir şeyi değiştirmez."
Ölçülebilir sonuçlar var: müzeler Sackler adını duvarlardan sildi, Kanders yönetim kurulundan ayrıldı, Cape Town'daki heykel bir ay içinde kaldırıldı. Öte yandan Pussy Riot üyeleri hapis yattı. Etki, hedefle ve ödenen bedelle birlikte değerlendirilir.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Pussy Riot'ın punk duası, Pavlensky'nin eylemleri ve Yasak Sanat 2006 davası Rusya'da devletin sanatı nasıl yargıladığını gösterdi. Ai Weiwei'nin ve Bruguera'nın gözaltıları aynı soruyu Çin'e ve Küba'ya taşıdı. Brooklyn'de belediye fonu, Washington'da kurumun kendi kararı, New York'ta bağışçının adı sansürün başka kapılarını açtı. Açık tabut ve İskele izleyicinin itirazını, Rhodes ve Colston heykelleri devrilen anıtları, Taring Padi'nin pankartı nefret söyleminin sınırını tartışmaya açtı. Ukeles'in mirası, lumbung ve McArthur'un rampaları bakımı kurumun ölçütü yaptı.
Sonraki derse köprü
Bu tartışmalarda çoğu zaman bir eserin ne söylediği konuşuldu, müzeleri inşa eden ve sergileri kuran emeğin karşılığı daha az soruldu. 2010'ların başında bir Körfez kentinde, bir adada büyük Batılı müzelerin şubeleri için şantiyeler yükseliyordu ve göçmen işçilerin işe alım borçları ile el konulan pasaportları üzerine raporlar yayımlanmaya başlamıştı. Bir grup sanatçı, işçilerin koşulları düzelene kadar o müzelerden biriyle çalışmayacağını açıkladı. New York'ta ise başka sanatçılar, kâr amacı gütmeyen kurumların sergileri için onlara çoğu zaman hiç ücret ödemediğini belgeleyip bir ücret tarifesi talep ediyordu.