Ders KRO-322.4 · Modernizmler ve Avangardlar

Kübizm, kolaj ve temsilin parçalanması

3.363 kelime · 21 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Picasso Stein'ın yüzünü bir maskeye çevirdi ve 1907'de Avignonlu kızlar'da bedenleri kırık düzlemlerle kurdu. Braque'ın L'Estaque manzaraları Vauxcelles'in alayıyla akıma adını verdi. Analitik kübizm nesneyi tek renkli düzlemlere ayırdı, 1912'de kolaj hazır parçalarla nesne kurdu, sac Gitar heykelin boşluğunu yeniden tanımladı. Salon kübistleri ve Delaunay'lar akımı kamuya ve renge açtı, savaş Kahnweiler'ın stokunu dağıttı. Kübizmi bir görme biçimi sayanlarla bir resim dili sayanlar arasındaki tartışma bugün de sürüyor.

Açılış: yüzü silinen portre

1905 sonbaharında Gertrude Stein, Montmartre'ın yokuşlarını tırmanıp genç bir İspanyol ressamın atölyesine gitmeye başladı. Fovizm dersinde Matisse'in alıcısı olarak tanıdığımız Amerikalı yazar bu kez model olacaktı. Ressam yirmi dört yaşındaki Pablo Picasso'ydu ve ondan portresi için poz vermesini istemişti.

Stein kış boyunca defalarca kırık bir koltukta oturdu. Bedeni, kahverengi giysisi ve kucağına bıraktığı elleri tuvalde yavaş yavaş belirdi. Yüz ise bir türlü yerine oturmadı. Stein'ın sonradan anlattığına göre Picasso 1906 baharında, ona baktığında artık onu göremediğini söyleyerek yüzü boyayla sildi ve yazı geçirmek için İspanya'ya gitti.

Picasso Gósol köyünden döndüğünde yüzü modelsiz yeniden boyadı. Yeni yüz, bedenin geri kalanından başka bir resimden gelmiş gibi duruyordu. Picasso o yıl Louvre'da sergilenen eski İber taş heykellerini görmüştü ve yüzün kalın kaşları, iri burnu ve boş bakışlı gözleri o başlara yakındı. Portreyi görenler Stein'a benzemediğini söyleyince Picasso'nun, zamanla benzeyeceğini yanıtladığı anlatılır.

Önceki derste Kirchner'in kuşağı resmi bir iç gerilimin kaydına çeviriyordu. Picasso'nun derdi ise bir yüzün resimde nasıl kurulduğuydu. O kış silinen yüz, resmin bütün temsil düzenini sorgulayan bir deneyin ilk adımı oldu.

Dersin yolu

Önce Picasso'nun ilk Paris yıllarına ve 1907'deki büyük tuvaline, sonra Braque'la ortak deneye, kolaja ve yeni bir heykel türüne bakacağız. İkinci yarı salon kübistlerini, Delaunay'ları, savaşı ve akımın yayılışını ele alıyor.

Sıfır noktası: pencere gibi bir tuval

Rönesans'tan beri Avrupa resmi büyük ölçüde sabit bir göze göre kuruluyordu. Ressam sahneye bir pencereden bakar gibi bakıyor, uzaktakini küçültüyor, ışık ve gölgeyle hacim kuruyordu.

On dokuzuncu yüzyıl kursunda Cézanne'ın bu düzeni içeriden gevşettiğini gördük. Onun masalarında iki kenar aynı hizada buluşmaz, bir meyve tabağı izleyiciye doğru eğilirdi. Cézanne 1904'te genç bir ressama yazdığı mektupta doğayı silindir, küre ve koni aracılığıyla ele almayı öğütlemişti. 1906'da ölümünün ardından, ertesi yılın sonbaharında Sonbahar Salonu'nda büyük bir anma sergisi açıldı.

Kübizmin yorumcuları bu mirası farklı yönlere çekti. Bir yorum, kübist ressamların bir nesneyi etrafında dolaşırken gördüğümüz gibi, birçok açıdan aynı anda gösterdiğini söyledi. Öbür yorum kübizmi yeni bir resim dili olarak okudu: tuvaldeki işaretler nesnenin görüntüsünü kopyalamayı bırakmış, onu temsil eden göstergeler gibi çalışıyordu. Dersin sorusu bu yorumların arasında duruyor: kübizm bir görme biçimi miydi, bir resim dili mi?

Mekanizma — maviden pembeye

Picasso 1881'de Málaga'da doğdu, Barselona'da yetişti ve yüzyılın başında Paris'e geldi. 1901'de yakın arkadaşı Carles Casagemas'ın intiharından sonra resimleri neredeyse tek renge çekildi. Dilenciler, körler ve yoksul aileler soğuk mavi bir ışığın içinde boyandı.

1904'te Picasso, Montmartre'da ressamların ve şairlerin paylaştığı Bateau-Lavoir adlı köhne bir yapıya yerleşti. Paleti ısındı ve konuları değişti. Pembe döneminde dilencilerin yerini panayır cambazları, soytarılar ve gezgin akrobatlar aldı. Bu dönemin büyük cambaz ailesi tuvalini Modernizm dersinde Ayı Postu müzayedesinin yıldızı olarak görmüştük. İki dönemin resimleri de duyguyu figürle anlatan, okunaklı resimlerdi. Gertrude Stein'ın silinen yüzü bu dönemin sonunda geldi.

Mekanizma — atölyede kalan tuval

1907'nin ilk aylarında Picasso büyük bir tuval için çok sayıda eskiz yaptı. İlk taslaklarda bir genelevin salonunda kadınların arasında bir denizci ve elinde kafatası tutan bir tıp öğrencisi vardı. Erkek figürler sonradan çıkarıldı ve geriye beş kadın kaldı. Tuval, Matisse'in bir yıl önce sergilediği Yaşama sevinci'ne bir yanıt olarak da okunur.

Resim izleyiciyi bir genelevin müşterisi konumuna yerleştirir, ama ona Rönesans'ın derin odasını vermez. Bedenler kırık düzlemlerden kurulur, fon öne çıkar, perdeler ile tenler aynı keskin kenarlarla kesilir. Göz tek bir bedende hem cepheden hem yandan bakılan parçalar görür.

Picasso o yıllarda Louvre'dan çalınmış iki küçük İber taş başını bile satın almıştı; başlar 1911'de müzeye iade edildi. Sağdaki iki yüzün kaynağı başka bir tartışmanın konusudur. Picasso yıllar sonra, resim üzerinde çalışırken Trocadéro'daki etnografya müzesini ziyaret ettiğini anlattı.

Afrika ve Okyanusya nesnelerinin modern Avrupa resmine girişi ayrı ve uzun bir tartışmadır, ama şu kadarı açık: Picasso'nun çevresi bu maskeleri yapıldıkları törenlerden ve adlarından koparılmış biçimler olarak tanıdı.

Matisse'in de Braque'ın da ilk tepkisinin olumsuz olduğu anlatılır. Tuval yıllarca atölyede durdu ve yalnız çevreden birkaç kişi onu gördü. Adını şair André Salmon koydu; Avignon, Barselona'da genelevleriyle bilinen bir sokağın adıydı. Resim halkın karşısına ilk kez 1916'da, Salmon'ın düzenlediği bir sergide çıktı.

El kitapları Avignonlu kızlar'ı kübizmin başlangıcı diye anar, ama kübizmi kamuya taşıyan ressamların çoğu onu yıllarca görmedi. Tuvalin etkisi bir atölyenin içinden, iki ressamın konuşmasından yayıldı.

Mekanizma — L'Estaque'ta küpler

Georges Braque, Le Havre'da bir boya ve dekorasyon ustasının oğluydu ve önce babasının mesleğini öğrendi. Fovizm dersinde onu Akdeniz kıyısında parlak renklerle boyarken bırakmıştık. 1907 sonunda şair Guillaume Apollinaire onu Picasso'nun atölyesine götürdü ve Braque orada Avignonlu kızlar'ı gördü.

1908 yazında Braque, Marsilya yakınındaki L'Estaque'ta, Cézanne'ın da boyadığı tepelerde çalıştı.

Bu tuvallerde ışık tek bir kaynaktan gelmez, gölgeler bir hacmin bir yanına keyfî düşer. Evlerin çatıları ve duvarları aynı yüzeye doğru açılır. Braque resimleri 1908 sonbaharında Sonbahar Salonu'na gönderdi. Aralarında Matisse'in de bulunduğu jüri resimlerin çoğunu reddetti.

Braque reddedilen tuvalleri Kasım ayında Kahnweiler'ın küçük galerisinde sergiledi. Eleştirmen Louis Vauxcelles sergi üzerine yazdığı yazıda Braque'ın her şeyi küplere indirgediğini söyledi. Fovizm'e adını veren eleştirmen, böylece yeni akıma da adını vermiş oldu. Sözcük önce bir alaydı.

Mekanizma — analitik kübizm

1909'dan sonra Braque ile Picasso neredeyse her gün görüştü. Braque yıllar sonra bu dönemi, birbirine iple bağlanmış iki dağcının tırmanışına benzetti. Picasso 1909 yazında Katalonya'daki Horta de Ebro köyünde manzaralar boyadı ve o güz bu deneyi heykele de taşıdı.

Model, Picasso'nun o yıllardaki sevgilisi Fernande Olivier'ydi. Baş, kübizmin heykelde de denenebileceğini gösterdi, ama hâlâ dolu ve kapalı bir kütleydi. Bu kütlenin içinin nasıl boşaltılacağı birkaç yıl sonra çözüldü.

Analitik kübizm (Analytic Cubism) adı verilen evrede iki ressam rengi neredeyse tümüyle bıraktı. Tuvaller kahverengi, gri ve okre tonlarında küçük, yarı saydam düzlemlerle doldu. Cézanne'dan öğrenilen bir teknikle bir düzlemin kenarı açık kalıyor ve komşu düzleme akıyordu; bu geçişe Fransızca adıyla passage denir. Nesneler bu ağın içinde çözülüyor, izleyici bir kulp ya da bir düğme gibi ipuçlarından yola çıkarak onları yeniden kuruyordu.

Braque'ın bir natürmortu bu ipuçlarına bir şaka ekledi.

Çivi, resmin geri kalanından başka bir dili konuşur. Tablonun bütün nesneleri parçalanırken tek bir küçük ayrıntı göz yanılması (trompe-l'œil) tekniğiyle eksiksiz boyanır. Braque iki temsil biçimini aynı yüzeye koyar ve izleyiciye hangisinin daha «gerçek» olduğunu sordurur.

Picasso aynı yıl galericisinin portresini yaptı.

Kahnweiler bu portre için birçok kez poz verdi, ama onu tanımak için göz birkaç işarete tutunmak ve figürü onlardan yeniden kurmak zorundadır.

1911 yazında iki ressam Pirene dağlarının eteğindeki Céret'de birlikte çalıştı. Braque orada tuvale yeni bir öğe ekledi.

Braque harfleri şablonla boyamıştı. Harfler resmin derinliğine girmez, tuvalin yüzeyinde durur. Kırık düzlemler bir mekân sezdirirken harfler o mekânın bir resim yüzeyi olduğunu hatırlatır. Bir badana ustasının yöntemi güzel sanatın tuvaline böyle girdi.

Mekanizma — muşamba ve halat

1912 baharında Picasso küçük, oval bir natürmortta tuvale boyadan başka bir malzeme yapıştırdı.

Muşambadaki hasır deseni, sandalye örgüsünü taklit eden bir matbaa baskısıdır. Picasso bu taklidi gerçek bir malzeme olarak tuvale yapıştırır. Halat bir örtünün püskülünü anımsatırken çerçeve işini de görür. Gerçek nesne, boyalı nesne ve basılı nesne aynı yüzeyde buluşur. Bu işe Fransızca yapıştırmak anlamındaki sözcükten kolaj (collage) adı verildi.

O yaz Braque, Avignon yakınındaki Sorgues'da kalırken bir dükkânda ahşap damarı desenli bir duvar kâğıdı gördü. Picasso'nun Paris'e dönmesini bekledi, kâğıdı satın aldı ve bir karakalem çizimin üstüne kesip yapıştırdı.

Bu tekniğe papier collé (yapıştırılmış kâğıt) denir. Bir masayı göstermek için kâğıdın bir masaya benzemesi gerekmiyordu. Ahşap desenli bir şerit, «ahşap» ve «masa» düşüncesini taşımaya yetiyordu. Renk de bu şeritlerle resme geri döndü ve nesnenin çizgisi ile rengi ayrı katmanlara yerleşti.

Analitik evrede ressam bir nesneyi parçalara ayırıyordu. Kolajla birlikte süreç tersine döndü ve ressam hazır parçaları birleştirerek bir nesne kurmaya başladı. Sanat tarihçileri bu evreye sentetik kübizm (Synthetic Cubism) adını verdi. Gazete kupürleri, şarap etiketleri, sigara kâğıtları ve duvar kâğıtları tuvallere girdi. Picasso'nun 1912 güzünde kullandığı kupürlerde Balkan Savaşı'na ilişkin haberler de vardı ve gazetenin günü resmin içine sızıyordu.

Mekanizma — heykelin boşluğu

Aynı güz Picasso kartondan, ip ve telle bir gitar kurdu. Birkaç yıl sonra aynı biçimi sac levhadan yeniden yaptı.

Geleneksel heykel bir kütleyi yontar ya da yoğurur, Gitar ise yüzeylerden kurulur ve içi boştur. Gerçek gitarda boşluk olan ses deliği burada bir çıkıntıdır. Boşluk bir dolulukla, dolu bir yüzey de bir açıklıkla gösterilebiliyordu.

Kahnweiler bu çözümü, Picasso'nun sahip olduğu ve gözleri silindir biçimli çıkıntılarla gösteren bir Grebo maskesine bağladı. Bu okuma da bir Avrupalı galericinin bir nesneyi kendi ölçütüyle anlamasıdır ve az önce andığımız tartışmanın bir parçasıdır.

Duvara asılan ve önden bakılan Gitar, heykel ile resim arasındaki sınırı da bulanıklaştırdı. Kurulan heykel (construction) adı verilen bu tür, Picasso'nun atölyesini 1914'te ziyaret eden Rus sanatçı Vladimir Tatlin'in elinde başka bir programa dönüştü.

Mekanizma — Juan Gris ve salonlar

Picasso ve Braque resimlerini salonlarda sergilemedi. Modernizm dersinde gördüğümüz gibi, Kahnweiler'la yaptıkları sözleşme onları galerinin seçkin koleksiyoncularına bağlıyordu. Bateau-Lavoir'da Picasso'nun komşusu olan İspanyol ressam Juan Gris ise kübizmi daha düzenli ve hesaplı bir dile çevirdi.

Gris bu resmi 1912'de Bağımsızlar Salonu'nda Picasso'ya bir saygı olarak sergiledi. Onun elinde kübizm, atölyedeki kişisel bir deneyden öğretilebilir bir yönteme dönüştü.

Kamunun kübizmle tanışması ise başka ressamlar sayesinde oldu. 1911'de Bağımsızlar Salonu'nun bir odasında Jean Metzinger, Albert Gleizes, Henri Le Fauconnier, Fernand Léger ve Robert Delaunay birlikte sergilendi. Basın odayı bir skandal gibi yazdı ve «kübistler» sözcüğü bir grubu anlatmak için yaygınlaştı. Bu ressamlara bugün salon kübistleri denir.

Bir eleştirmen resmi kübizmin Mona Lisa'sı diye nitelemişti. Burada figür bütünlüğünü korur ve düzlemler onu süsler. Léger ise kübizmi borulardan kurulmuş, metalik bedenlere çevirdi ve Vauxcelles bu biçimler için de bir alay sözcüğü buldu: tübizm. 1912'de salon kübistleri kendi düşüncelerini kuramsal bir kitapta topladı.

Kitap kübizmi bir görme biçimi olarak sundu. Bu çevredeki ressamların bazıları o yıllarda dördüncü boyut üstüne yazılan popüler matematik yazılarını da okuyordu. Picasso ve Braque ise kendi yöntemleri üstüne böyle bir kuram yazmadı.

Aynı güz büyük bir karma sergi açıldı.

Serginin adı Fransızca «altın kesit» demekti ve oranlar üstüne bir Rönesans geleneğini çağırıyordu. Kardeşlerin en küçüğü Marcel Duchamp, Bağımsızlar Salonu'ndan geri çekmek zorunda kaldığı merdivenden inen çıplağını bu sergide gösterdi; onun yolu ileride hazır nesneye uzanacaktı.

Mekanizma — renk geri dönüyor

Robert Delaunay kübizmin kırık düzlemlerine parlak rengi geri getirdi. 1912'de boyadığı Pencereler dizisinde ışık, prizmadan geçmiş gibi renk alanlarına bölünüyordu. Apollinaire bu resim için mitolojik şarkıcı Orpheus'tan türettiği Orfizm (Orphism) adını önerdi.

Eşi Sonia Delaunay bu düşünceyi tuvalden çıkarıp gündelik hayata taşıdı. Ukrayna'da doğmuş, Petersburg'da büyümüştü.

Sonia elbiseyi Montparnasse'taki bu dans salonunda giydi. Tuvaldeki kırık düzlemler dans eden bir bedenle birlikte hareket ediyordu. Aynı yıl şair Blaise Cendrars ile birlikte bir kitap tasarladı.

Kitap açıldığında iki metreyi aşıyordu ve planlanan bütün nüshaların uç uca eklendiğinde Eyfel Kulesi'nin yüksekliğine ulaşacağı ilan edilmişti. Göz bir yandan dizeleri izliyor, öbür yandan renk alanlarında dolaşıyordu.

Aynı yıl Apollinaire de kübizm üzerine bir kitap yayımladı.

Kitap daha çok bir şairin dostlarını savunmasıydı. Kübist çevrede Laurencin gibi kadın ressamlar azdı ve çoğu zaman bir erkeğin eşi ya da sevgilisi olarak anıldı; Sonia Delaunay da uzun süre Robert'in gölgesinde anlatıldı.

Mekanizma — savaşta el konan resimler

1914 Ağustos'unda savaş başladığında Kahnweiler bir Alman yurttaşıydı ve Fransa dışındaydı. Galerisindeki resimler düşman malı sayıldı ve Fransız devleti onlara el koydu. Braque cephede başından ağır yaralandı. Apollinaire de yaralandı ve savaşın sonunda grip salgınında öldü. Picasso İspanyol yurttaşı olarak Paris'te kaldı.

Savaştan sonra devlet el konan stoku açık artırmaya çıkardı.

Piyasa bir anda kübist resimle doldu ve fiyatlar düştü. Ayı Postu müzayedesinde kazanan yatırım, aynı salonda bir savaşın ardından dağıldı.

Kahnweiler savaş yıllarını İsviçre'de geçirmiş ve orada kübizm üzerine bir kitap yazmıştı. Ona göre Picasso ile Braque nesneyi taklit etmiyor, onu temsil eden işaretler kuruyordu. Bir ses deliği, bir harf ya da bir şerit ahşap desenli kâğıt, izleyicinin zihninde bir gitarı, bir gazeteyi ya da bir masayı uyandırıyordu.

Yirminci yüzyılın sonlarında Rosalind Krauss ve Yves-Alain Bois gibi eleştirmenler bu okumayı dilbilimin kavramlarıyla genişletti. Dersin başındaki iki yorumun kaynakları böylece belirginleşir: Gleizes ile Metzinger'in nesnenin çevresinde dolaşan gözü ve Kahnweiler'ın işaretleri.

Mekanizma — Prag, Moskova, Tokyo

Kübizm Paris'ten çok erken çıktı. Prag'da sanat tarihçisi Vincenc Kramář, 1910'ların başında Picasso'nun ve Braque'ın resimlerini doğrudan Paris'ten satın aldı; bu koleksiyon bugün Prag'daki Ulusal Galeri'dedir. Kentte genç ressamlar, heykelciler ve mimarlar 1911'de bir grup kurdu. Kübizmin mimarlığa en kapsamlı biçimde taşındığı yer Prag oldu.

Moskova'da kübizmin kapısı, Fovizm dersinde Matisse'in panolarıyla gördüğümüz tüccar konağıydı.

Moskovalı ressamlar Picasso'nun kübist tuvallerini bu odada, Paris'teki pek çok çağdaşından daha kolay görebiliyordu. Onların elinde kübizm kısa sürede fütürizmle ve halk resmiyle karıştı.

Tokyo'da kübizm daha çok dergilerden ve kitaplardan tanındı. Yorozu Tetsugorō 1917'de kırık düzlemlerle kurulmuş, bir yere yaslanmış bir kadın figürü boyadı. Önceki kursun son dersinde gördüğümüz Gaganendranath Tagore da 1920'lerde Kalküta'da kübizmin kırık yüzeylerini ışıklı iç mekânlara uyguladı. Her kentte kübizm kendi sorusuna bağlandı.

Kalıcı araçlar

Bir kübist resmin önünde önce ipuçlarını topla: bir kulp, bir harf, bir saat zinciri. Figürü bu işaretlerden kur ve hangi işaretin hangi nesneyi taşıdığını yaz.

Düzlemlerin kenarlarını izle. Kenar kapalı mı, komşu düzleme akıyor mu? Passage, mekânın nerede açılıp nerede yüzeye yapıştığını gösterir.

Yüzeye yapıştırılmış her malzemenin üç kimliğini ayrı ayrı yaz: ne olduğu, neyi taklit ettiği ve resimde neyi temsil ettiği.

Resmin içindeki yazıyı oku. Şablon harf yüzeyi hatırlatır, bir gazete kupürü resmin hangi hafta yapıldığını söyleyebilir.

Bir heykelde dolu ile boşu yer değiştirerek düşün. Neresi kütle olarak, neresi açıklık olarak gösterilmiş?

Koleksiyon geçmişinde savaş yıllarına bak. El koyma, açık artırma ve geri alım, bir resmin bugün hangi müzede durduğunu çoğu zaman açıklar.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Kübizm Avignonlu kızlar'la bir günde doğdu."
Doğrusu

Tuval ilk kez 1916'da sergilendi. Kübizm, L'Estaque'tan Céret'ye uzanan birkaç yıllık bir alışverişte biçimlendi.

Yaygın yanlış"Kübist resmin tek açıklaması, nesneyi bütün açılarından aynı anda göstermesidir."
Doğrusu

Bu Gleizes ile Metzinger'in yorumuydu. Kahnweiler aynı tuvalleri bir işaretler dili olarak okudu ve Braque'ın çivisi bu okumaya güçlü bir dayanak verir.

Yaygın yanlış"Kolaj yalnız bir teknik yeniliktir."
Doğrusu

Muşamba, duvar kâğıdı ve gazete kupürü resme gündelik hayatın basılı ve fabrika malı nesnelerini soktu. Temsil ile gerçek nesne arasındaki sınır böylece tartışmaya açıldı.

Yaygın yanlış"Kübizm, Picasso ile Braque'ın tuvallerinden ibarettir."
Doğrusu

Kamunun salonlarda gördüğü kübizm Metzinger'in, Gleizes'in ve Léger'nin kübizmiydi. Sonia Delaunay onu kumaşa ve kitaba, Prag mimarlığa taşıdı.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Picasso Stein'ın yüzünü bir maskeye çevirdi ve 1907'de Avignonlu kızlar'da bedenleri kırık düzlemlerle kurdu. Braque'ın L'Estaque manzaraları Vauxcelles'in alayıyla akıma adını verdi. Analitik kübizm nesneyi tek renkli düzlemlere ayırdı, 1912'de kolaj hazır parçalarla nesne kurdu, sac Gitar heykelin boşluğunu yeniden tanımladı. Salon kübistleri ve Delaunay'lar akımı kamuya ve renge açtı, savaş Kahnweiler'ın stokunu dağıttı. Kübizmi bir görme biçimi sayanlarla bir resim dili sayanlar arasındaki tartışma bugün de sürüyor.

Sonraki derse köprü

Kübistlerin parçaladığı nesneler çoğu zaman bir kafe masasında kıpırtısız duruyordu: bir bardak, bir gitar, katlanmış bir gazete. 1909 Şubatında bir Paris gazetesinin ilk sayfasında yayımlanan bir İtalyan manifestosu, sanattan tam tersini istedi. Yazarı müzeleri mezarlıklara benzetiyor, kükreyen bir yarış otomobilini antik bir zafer heykelinden daha güzel buluyor ve savaşı dünyanın arınması diye övüyordu. Milano'nun genç ressamları bu çağrıyı tuvale taşırken Paris'in kırık düzlemlerini ödünç aldı ve onlara hızın çizgilerini, makinenin gürültüsünü ve sokaktaki kalabalığın şiddetini ekledi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-322 — Modernizmler ve Avangardlar →

20 bölümden 4. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga