Ders KRO-322.13 · Modernizmler ve Avangardlar

Meksika muralizmi ve devrim

3.314 kelime · 20 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Devrim ve Obregón yönetimi, Vasconcelos'un eğitim bakanlığıyla okuma yazmayı ve duvar resmini aynı seferberliğin parçası yaptı. Ulusal Hazırlık Okulu'nda Rivera, Charlot ve Orozco ilk duvarları boyadı. Sendika şövale resmini reddetti, El Machete ve Modotti'nin fotoğrafları bu sesi çoğalttı. Rivera'nın bakanlık avluları ve Chapingo şapeli devrimi bir ulus anlatısına çevirdi. Kuzeydeki duvarlar sanayicinin parasıyla devrimci resmin sınırını gösterdi. Orozco'nun Ateş adamı, Siqueiros'un ortak merdiveni ve Halk Grafiği Atölyesi muralizmi 1930'ların sonuna taşıdı. Tamayo, Izquierdo ve yerlicilik eleştirisi, bu dilin kimin adına konuştuğunu sordu.

Açılış: iskelede tabanca

1924'te Meksiko'nun eski bir Cizvit kolejinde, Ulusal Hazırlık Okulu'nun avlusunda, öğrenciler kendi okullarının duvarlarına saldırdı. Taş attılar, boyayı kazıdılar, bazı figürlerin yüzlerini bozdular. Hedefleri José Clemente Orozco'nun ve David Alfaro Siqueiros'un birkaç ay önce boyamaya başladığı duvar resimleriydi. Öğrencilerin bir bölümü varlıklı ailelerden geliyordu. Duvarlardaki işçileri, alaycı rahipleri ve zengin karikatürlerini kendilerine yönelik bir hakaret saydılar.

O yıllarda bazı ressamların iskeleye belinde tabancayla çıktığı anlatılır. Duvar, bir okulun kimin dünyasını anlatacağı konusunda açık bir kavga alanıydı.

Harlem dersinde Hale Woodruff'u Rivera'nın iskelesine kadar izledik. Bu derste o iskelenin kurulduğu ülkeye ve on yıla bakıyoruz. Bir devrimin ardından devlet ressamlara kamu binalarını açtı. Ressamlar da bu duvarlarda kendi devrim anlatılarını kurdu, bazen devletinkiyle çatışarak.

Dersin yolu

Önce devrimin yıllarına, bir gravürcünün mirasına ve bir bakanın okuma yazma seferberliğine bakacağız. Ardından Ulusal Hazırlık Okulu'nun ilk duvarlarını, ressamların sendikasını ve Rivera'nın eğitim bakanlığındaki avlularını izleyeceğiz. Son bölüm Amerika Birleşik Devletleri'ndeki duvarlara, bunalım yıllarının baskı atölyesine ve muralizme karşı çıkan ressamlara ayrılıyor. Yerli halkın kimin sesiyle temsil edildiği sorusu dersin sonuna kadar sürecek.

Sıfır noktası: on yıllık bir devrim

Porfirio Díaz otuz yılı aşkın bir süre Meksika'yı yönetti. Onun döneminde demiryolları, madenler ve büyük çiftlikler yabancı sermayeyle büyüdü. Köylülerin ve yerli toplulukların toprakları ise büyük malikânelerin içinde eridi. Başkentin seçkinleri Paris'e bakıyordu. Akademide Avrupa'nın salon resmi örnek alınıyordu.

1910'da Francisco Madero'nun çağrısıyla başlayan ayaklanma kısa sürede bir iç savaşa dönüştü. Güneyde Emiliano Zapata'nın köylü ordusu toprağın geri verilmesini istiyordu. Kuzeyde Pancho Villa'nın süvarileri trenlerle cepheden cepheye taşınıyordu. Liderler birbirini devirdi, birbirini öldürttü. 1917'de toprak reformunu, laik eğitimi ve işçi haklarını vaat eden yeni bir anayasa kabul edildi.

1920'de general Álvaro Obregón başkan oldu. Ülkeyi birleştirecek bir anlatıya ihtiyacı vardı. Halkın büyük bölümü okuma yazma bilmiyordu ve birçok köyde gündelik dil bir yerli dildi.

Mekanizma — bir gravürcünün iskeletleri

Devrimden önce Meksiko'nun sokaklarında başka türden bir resim dolaşıyordu. José Guadalupe Posada, bir yayıncının dükkânında yüzlerce ucuz baskı için resim yaptı. Bu tek yapraklık kâğıtlar sokakta birkaç kuruşa satılırdı. Üstlerindeki halk şarkıları, cinayet haberleri ve mucize öyküleri yüksek sesle okunurdu.

Garbancera sözcüğü, o yıllarda nohut satan ama yerli kökenini saklayıp kendini Avrupalı gibi göstermeye çalışan kadınlar için kullanılan alaycı bir addı. Posada'nın iskeleti, Paris şapkası takan bir ölüydü: süs ne kadar pahalı olursa olsun kafatası aynı kalıyordu. Ölüm günü için basılan bu kafatası baskıları, zenginlerle yoksulları aynı iskelete indiren bir halk hicviydi.

Posada 1913'te yoksulluk içinde öldü ve adı birkaç yıl içinde neredeyse unutuldu. Onu yeniden bulan, 1920'lerde başkente gelen Fransız ressam Jean Charlot ile muralist kuşak oldu. Bugün Catrina diye bilinen ad, iskelete onlarca yıl sonra, Rivera'nın 1940'ların sonunda boyadığı bir duvar resminde verildi. Orozco ise çocukken okul yolunda Posada'nın dükkân camının önünde durup onun çalışmasını izlediğini anlatmıştır. Muralistler bu sokak gravürcüsünü kendilerine ata seçti.

Akademinin içinden de bir başkaldırı yükselmişti. Ressam Gerardo Murillo kendine Nahuatl dilinde su anlamına gelen Atl adını vermişti ve herkes onu Doktor Atl diye tanıyordu. 1910'da bağımsızlığın yüzüncü yılı kutlanırken hükümet İspanyol ressamların büyük bir sergisini düzenledi. Doktor Atl buna karşılık Meksikalı ressamları kendi sergisinde topladı. Öğrencilerine Rönesans fresklerinden ve kamusal duvar resminden söz ediyordu. Onlara yanardağları ve vadileri boyatıyordu. Orozco ve Siqueiros onun çevresinde yetişti.

Mekanizma — bir bakanın seferberliği

Obregón'un eğitim bakanı José Vasconcelos bir filozof ve hukukçuydu. 1921'de yeniden kurulan eğitim bakanlığının başına geçti ve üç yıl boyunca ülkenin en geniş kültür programını yönetti. Köylere öğretmenler gönderildi ve kasabalarda çok sayıda küçük kütüphane açıldı. Okuma yazma bilen herkes bir başkasına öğretmeye çağrıldı.

Eleştirmenlerine göre ders kitabı bile bulunmayan köylere Platon göndermek bir aydın hayaliydi. Vasconcelos ise yoksul bir çocuğun da dünyanın en büyük kitaplarını okumaya hakkı olduğunu savunuyordu. Aynı inanç onu duvarlara yöneltti. Kitap yavaş ilerliyordu, oysa bir kamu binasının duvarı her gün önünden geçen herkese aynı anda konuşabilirdi.

Bakanlık resim eğitimini de yeniden düzenledi. Adolfo Best Maugard adında genç bir ressam, Meksika'nın eski çanak çömleğinden ve halk zanaatından bir çizim dili çıkardı.

Yöntem ilkokullarda ve kentlerin akşam okullarında yıllarca öğretildi. Bu yerel bir dilin kurulmasıydı, ama o dilin sınırlarını yerli zanaatçılar yerine bir bakanlık kitabı çiziyordu.

Mekanizma — bir okulun ilk duvarları

Vasconcelos ilk duvarları Ulusal Hazırlık Okulu'nda, bir zamanlar San Ildefonso Cizvit koleji olan büyük taş binada açtı. Diego Rivera bu sırada Avrupa'dan yeni dönmüştü. On dört yıla yakın bir süre Avrupa'da, çoğunu Paris'te geçirerek yaşamıştı. Kübist resimler yapmış, Picasso'nun çevresinde tanınmıştı. Dönmeden önce bakanlığın desteğiyle İtalya'yı dolaşıp Giotto'nun ve Rönesans ustalarının fresklerini incelemişti.

Enkaustik, boya tozunun sıcak balmumuyla karıştırılıp duvara sürüldüğü eski bir teknikti. Resmin dili hâlâ Avrupa'nın alegorisine ve Bizans mozaiklerinin altınına yaslanıyordu. Figürlerin yüzleri ise Meksikalıydı: modellerden biri Rivera'nın sonradan evleneceği Guadalupe Marín'di. Rivera bu duvardan sonra alegoriyi bırakıp tarihe ve gündelik hayata yöneldi.

Aynı okulun merdivenlerinde Charlot, hareketin ilk gerçek fresklerinden birini, yani yaş sıvaya boyayla yapılan bir resmi tamamladı.

Konu 1520'de Tenochtitlan'daki bir bayram sırasında İspanyolların yaptığı katliamdı. Fetih, devletin yeni duvarlarında ulusun başlangıcındaki bir yara gibi boyanmaya başladı.

Orozco'nun okuldaki ilk resimleri dağınık ve hırçındı. Saldırının ardından işi bırakmak zorunda kaldı. 1926'da geri döndü ve bazı panoları baştan boyadı. Bu ikinci dönemin en tanınan resmi, alt kattaki bir duvardadır.

Orozco devrimi yakından görmüştü. Savaş yıllarında Doktor Atl'ın yanında bir devrimci gazete için karikatürler çizmişti. İdamlara ve yağmaya tanık oldu. Siper'de devrimin bedeli boyanmıştır. Yüzü olmayan figürler, ölümün ve fedakârlığın Hristiyan imgeleriyle kurulmuş bir yorgunluğu taşır.

Mekanizma — ressamların sendikası

Duvarlarda çalışan ressamlar kendilerini birer işçi gibi örgütledi. Siqueiros, Rivera, Xavier Guerrero ve başkaları Teknik İşçiler, Ressamlar ve Heykeltıraşlar Sendikası'nı kurdu.

Bildiri şövale resmini, yani bir salona asılıp bir koleksiyoncuya satılan tuvali, seçkinlere ait bir sanat diye reddediyordu. Yerine herkese ait, kamusal ve anıtsal bir sanat istiyordu. Yerli halkın sanatını Meksika'nın en büyük sanatı ilan ediyordu. Sanatçıları bireysel gösterişten vazgeçip ortak çalışmaya çağırıyordu. Bildiri bir siyasi duruma da müdahale ediyordu. O günlerde hükümete karşı bir askerî ayaklanma başlamıştı ve ressamlar Obregón'un yanında yer aldı.

Sendikanın sesi bir gazeteydi.

Pala, Meksika köylüsünün tarlada şeker kamışı kestiği bıçaktı. Gazetenin başlığının altındaki şiir, bu bıçağın kamışı biçmeye, ormanda yol açmaya ve zenginlerin kibrini kırmaya yaradığını söylüyordu.

Bu sayfalara fotoğraf verenlerden biri İtalya'da doğmuş bir kadındı. Tina Modotti Meksika'ya 1923'te fotoğrafçı Edward Weston'la gelmişti. Kısa sürede kendi fotoğraflarıyla tanındı. Muralistlerin duvarlarını da o fotoğrafladı ve bu resimlerin birçoğu dünyaya onun kareleriyle ulaştı.

Kimsenin yüzü seçilmez. Kalabalık tek tek bireylerden çok, aynı şapkayı giymiş bir sınıf gibi görünür. Modotti'nin karesi muralistlerin halk imgesine yakındır, ama aynı imgeyi bir objektifin yukarıdan bakışıyla kurar.

Mekanizma — bir bakanlığın avluları

Rivera 1923'te eğitim bakanlığının yeni binasında çalışmaya başladı ve beş yıl boyunca iki büyük avlunun üç katını resimlerle doldurdu. Bakanlık binası, bir manastırın avlularının çevresine kurulmuştu. Memurlar, öğretmenler ve ziyaretçiler her gün bu revaklardan geçiyordu.

Rivera bu panolarda Giotto'dan öğrendiği sakin, ağır figürleri Meksika'nın tarlalarına ve madenlerine taşıdı. Komşu avluda bayramları, pazarları, Ölüler Günü'nü ve yerli dansları boyadı. Üst katlarda ise devrimci halk şarkılarının dizelerini bir şerit gibi panoların üstüne yazdı. Duvarı okuyan, o şarkıyı da sesli okuyabilirdi.

Bu şarkı dizisinin en tanınan panosunda Rivera kendi çevresini boyadı.

Kırmızı gömlekli kadın, Rivera'yla bu yıllarda yakınlaşan ve ertesi yıl onunla evlenecek olan genç Frida Kahlo'dur. Fişekliği tutan Tina Modotti'dir, yanında Kübalı devrimci Julio Antonio Mella durur. Resim bir tarih sahnesi gibi kurulmuştur, ama içindekiler ressamın arkadaşlarıdır. Rivera devrimi, kendi kuşağının yüzleriyle yarına uzanan bir hikâye olarak boyuyordu.

Rivera aynı yıllarda başkentin dışında, bir ziraat okulunun kilisesinde de çalıştı.

Toprağın altındaki gövdeler Zapata'ya ve yakın arkadaşı Otilio Montaño'ya aittir. Şehitlerin kanı toprağı besler, devrim bir tarım döngüsü gibi yeniden filizlenir. Rivera bir kilisenin dinsel dilini, Meryem'in ve azizlerin yerine toprağı ve köylüyü koyarak kullandı. Sunak duvarındaki figürün modeli yine Guadalupe Marín'di. Şapel, din eğitimini okullardan çıkaran bir devletin, eski bir kilise mekânını kendi inancına çevirmesinin belki en açık örneğidir.

Vasconcelos 1924'te istifa etti. Sonraki hükümet duvar resmini sürdürdü ama daha az ressamla ve daha sıkı bir denetimle. Siqueiros sendika işlerine ve madenci örgütlerine yöneldi, Orozco 1927'de New York'a gitti. Rivera devletin baş ressamı hâline geldi. Ulusal Saray'ın ana merdivenine Meksika'nın fetih öncesinden devrime uzanan tarihini boyaması da bu yılların işidir.

Mekanizma — kuzeydeki duvarlar

Bunalım yıllarında Meksikalı ressamlar Amerika Birleşik Devletleri'nde kolejlerden, müzelerden ve sanayicilerden ısmarlama aldı. Orozco'nun en büyük kuzey işi New Hampshire'daki bir kolejin kütüphanesindedir.

Orozco iki Amerika'yı birlikte yargıladı. Fetih bir yıkımdı, ama modern üniversitenin kuru bilgisi ve vatanseverliğin kurbanları da aynı acımasızlıkla boyandı.

Siqueiros 1932'de Los Angeles'ta ders verirken sokağa bakan bir duvar buldu.

Turistlere egzotik bir Meksika göstermesi beklenen resim, emperyalizmi suçlayan bir imgeye dönüştü. Birkaç yıl içinde beyaz boyayla kapatıldı. Onlarca yıl sonra konservatörler kalıntıyı korumaya aldı ve resim 2010'ların başında bir seyir terasıyla yeniden açıldı. Siqueiros sanayi boyalarına ve püskürtme tabancasına bağlı kaldı. Birkaç yıl sonra New York'ta açtığı deneysel atölyeye genç Jackson Pollock da katıldı.

Rivera'nın en büyük kuzey işi bir otomobil kentindeydi. Henry Ford'un oğlu Edsel Ford, Detroit'in sanat müzesinin avlusu için ona bir ısmarlama verdi.

Rivera aylarca fabrikada çizim yaptı. Montaj hattını Aztek tanrılarının anıtları gibi kurdu. Irkları ve emeği aynı makinenin çevresinde topladı. Aşı panosu, bir İsa doğumu sahnesini andırdığı için bazı din adamlarınca saygısızlık sayıldı.

Kahlo da Detroit'teydi ve orada bir düşük yaptı.

Rivera makinede bir ütopya görürken Kahlo kendini iki dünyanın sınırına koydu. Resimde ne kuzey ne güney tek başına bir yuvadır.

Ertesi yıl Rivera New York'ta, Rockefeller ailesinin yeni gökdelen kompleksinin giriş salonunu boyadı.

Lenin'in yüzü işin sonlarına doğru eklendi. Nelson Rockefeller portrenin çıkarılmasını istedi, Rivera reddetti. Ressamın ücreti ödendi, duvar örtüldü ve aylar sonra kazınarak yok edildi. Rivera aynı kompozisyonu ertesi yıl Meksiko'da yeniden boyadı. Kuzeydeki duvarlar, bir sanayicinin parasıyla devrimci bir resim yapmanın sınırlarını açıkça gösterdi.

Mekanizma — ateş, makine ve baskı

Orozco Meksika'ya döndükten sonra Guadalajara'da, on dokuzuncu yüzyılın başında bir yetimhane olarak yapılmış büyük bir binanın şapelini boyadı.

Ateş adamı hem yanan hem yükselen biridir. Orozco umudu ve yıkımı aynı figürde bırakır.

Siqueiros İspanya İç Savaşı'nda Cumhuriyet ordusunda savaştı ve döndüğünde başkentin elektrik işçileri sendikasının merdivenini boyadı.

Merdiveni çıkan izleyicinin bakış açısı her basamakta değişir ve resim bu hareket için kurulmuştur. Siqueiros 1940'ta Troçki'nin evine düzenlenen silahlı bir baskına katıldı ve işi yarım bıraktı. Duvar Renau'nun ve ekibin elinde tamamlandı.

Duvarlar yavaştı, baskı ise bir haftada bir kenti dolaşabilirdi. 1937'de Leopoldo Méndez, Pablo O'Higgins ve Luis Arenal bir baskı atölyesi kurdu.

Atölyenin baskıları sokak duvarlarına yapıştırıldı, sendikalara ve köylere gönderildi. Posada'nın tek yapraklık kâğıdı bir kuşak sonra kolektif bir atölyenin elinde geri dönmüştü. 1940'larda atölyeye katılan Afrikalı Amerikalı heykeltıraş ve baskıcı Elizabeth Catlett, Harlem'in ve Meksiko'nun sorularını aynı levhada birleştirdi.

Mekanizma — kimin yerlisi?

Muralizmin herkese açık bir dil olduğu iddiasına içeriden de itiraz geldi. Oaxacalı Rufino Tamayo, Zapotek kökenli bir aileden geliyordu. Muralizmin siyasi anlatısını ve folklorcu renklerini bir tür resmî süs olarak gördü. Karpuzlarını, köpeklerini ve figürlerini resmin kendi rengi ve biçimi için boyadı. Uzun yıllar New York'ta yaşadı. María Izquierdo da sirk sahnelerini, ev sunaklarını ve kadın figürlerini küçük tuvallerde boyadı. 1945'te aldığı bir duvar resmi ısmarlaması, Rivera ile Siqueiros'un itirazından sonra geri çekildi.

Yerli halkın imgesi de tartışmalıdır. Antropolog Manuel Gamio, 1916'da yayımlanan bir kitabında yerli toplulukları melez bir ulusa katarak bir vatan kurmayı önermişti. Devletin ve aydınların yerli halka bu bakışı yerlicilik diye anılır. Vasconcelos ise bütün ırkların karışımından doğacağını düşündüğü bir kozmik ırk üzerine yazdı. Duvarlarda yerliler çoğu zaman ulusun köklerini taşıyan, kahverengi tenli, ağır ve sessiz figürlerdi. Kendi dillerinde konuşmazlar, kendi resimlerini yapmazlardı. Afrika kökenli Meksikalılar ise bu anlatıda neredeyse hiç görünmezdi.

Rivera'nın çiçek taşıyıcıları Amerikalı koleksiyonerlere satılan tuvallerde de çoğaldı. Yerli figür bir devrimin öznesi olduğu kadar bir ihraç imgesine de dönüştü. Muralizm köylüyü tarih resminin merkezine taşıdı, ama onun adına konuşan hâlâ başkentin ressamları ve bir devletin bakanlıklarıydı.

Kalıcı araçlar

Bir duvar resminin önünde önce binayı sor: bir okul mu, bir bakanlık mı, bir sendika merdiveni mi, yoksa bir müzenin avlusu mu? Her gün önünden kimin geçtiği, resmin kime konuştuğunu belirler.

Ismarlayanı ayır. Bir eğitim bakanı, bir sanayici ailesi ve bir işçi sendikası aynı ressamdan farklı şeyler isteyebilir.

Tekniğe bak. Enkaustik, yaş sıvaya fresk, püskürtülen sanayi boyası ve linol baskı farklı hızlarda çalışır ve farklı süre dayanır.

Figürlerin kimliğini sor: bir alegori mi, tarihten bir kişi mi, yoksa ressamın arkadaşlarından biri mi?

Yerli figürün yerini tart. Konuşan bir özne olarak mı duruyor, yoksa ulusun kökünü taşıyan bir simge olarak mı?

Duvarın bugünkü hâlini öğren. Kazınan, beyaz boyayla örtülen ya da yeniden boyanan bir resmi çoğu zaman fotoğraflardan okuruz.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Muralistler devletin sözcüleriydi."
Doğrusu

Devlet duvarları açtı. Orozco ise devrimin bedelini boyadı, sendika kendi bildirisini yazdı ve ressamlar ısmarlamalarını birçok kez kaybetti.

Yaygın yanlış"Meksika muralizmi Rivera'dan ibaretti."
Doğrusu

Orozco, Siqueiros, Charlot ve Halk Grafiği Atölyesi aynı on yılları paylaştı. Tamayo ile Izquierdo ise bu dile karşı kendi resimlerini savundu.

Yaygın yanlış"Duvarlardaki yerli imgesi yerli halkın kendi sesiydi."
Doğrusu

O imgeyi çoğunlukla başkentte eğitim görmüş ressamlar ve bir devletin ulus anlatısı kurdu.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Devrim ve Obregón yönetimi, Vasconcelos'un eğitim bakanlığıyla okuma yazmayı ve duvar resmini aynı seferberliğin parçası yaptı. Ulusal Hazırlık Okulu'nda Rivera, Charlot ve Orozco ilk duvarları boyadı. Sendika şövale resmini reddetti, El Machete ve Modotti'nin fotoğrafları bu sesi çoğalttı. Rivera'nın bakanlık avluları ve Chapingo şapeli devrimi bir ulus anlatısına çevirdi. Kuzeydeki duvarlar sanayicinin parasıyla devrimci resmin sınırını gösterdi. Orozco'nun Ateş adamı, Siqueiros'un ortak merdiveni ve Halk Grafiği Atölyesi muralizmi 1930'ların sonuna taşıdı. Tamayo, Izquierdo ve yerlicilik eleştirisi, bu dilin kimin adına konuştuğunu sordu.

Sonraki derse köprü

Meksika'nın ressamları geçmişi devletin duvarlarında bir köken olarak ararken, kıtanın güneyinde başka bir yol deneniyordu. 1922 Şubat'ında São Paulo'nun belediye tiyatrosunda şairler, müzisyenler ve ressamlar bir modern sanat haftası düzenledi ve seyircinin yuhalamalarıyla karşılaştı. Birkaç yıl içinde bu çevreden bir yamyam ziyafeti benzetmesi doğdu: Avrupa'nın biçimlerini sofraya alıp yutmak ve geriye kendine ait bir şey bırakmak. Montevideo'da ve Buenos Aires'te ise başka avangardlar dergilerin, galerilerin ve atölyelerin çevresinde toplanıyordu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-322 — Modernizmler ve Avangardlar →

20 bölümden 13. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga