Ders KRO-321.2 · Uzun 19. Yüzyıl ve Küresel Modernleşmeler

Akademi, Salon ve tarih resmi

3.347 kelime · 19 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: 1793'te kapatılan akademi Fransa Enstitüsü'nün içinde yeniden doğdu ve 1816'da Güzel Sanatlar Akademisi adını aldı. Okul çizim öğretti, resim özel atölyelerde öğrenildi. Roma Ödülü kazananları Villa Medici'ye gönderdi ve tarih resmi türlerin tepesinde kaldı. Ingres çizgiyi, Delacroix rengi savundu. Salon jürisi, madalyalar, devlet alımları ve Lüksemburg müzesi bir sanatçının kariyerini biçimlendirdi. İkinci İmparatorluk'ta Cabanel, Gérôme ve Bouguereau pürüzsüz tuvallerle Salon'u ve piyasayı yönetti. 1863 kararnamesi okulu akademiden ayırdı. Baudelaire ressamları çağdaş hayata çağırdı. Kadınlar özel akademilerde çalıştı ve okula ancak 1897'de kabul edildi. Yirminci yüzyılda küçümsenen akademik resim, 1970'lerden ve Orsay Müzesi'nden sonra yeniden tartışıldı.

Açılış: ödüllerin okunduğu duvar

Paris'te Güzel Sanatlar Okulu'nun (École des Beaux-Arts) yarım daire biçimli büyük salonuna girenler, karşılarında boydan boya boyanmış bir duvar bulur. Duvarın ortasında, mermer bir sıranın üstünde Antikçağ'ın ünlü heykeltıraşı, mimarı ve ressamı oturur. Önlerindeki basamakta genç bir kadın figürü aşağıya defne çelenkleri atar. İki yanda yüzyılların ustaları küçük gruplar hâlinde sohbet eder.

Bu salon okulun ödül törenlerine ayrılmıştı. Her yıl Roma yarışmasını kazanan gençlerin adları burada okunuyor, alkış bu duvarın önünde yükseliyordu. Duvara bakan öğrenci, tepesinde Yunanlıların oturduğu bir soy ağacı görürdü.

Önceki derste salın üstündeki ölüleri, yüceyi ve tek bir insanın duygusunu izledik. Romantik ressamların öfkesi çoğu zaman bu duvarın temsil ettiği kuruma yöneliyordu. Oysa Géricault da Delacroix da aynı kurumun sergisinde ün kazandı. Bu ders, on dokuzuncu yüzyıl Fransa'sında bir ressamı yetiştiren, sınayan, ödüllendiren ve satın alan düzeni izliyor.

Duvardaki kadınlar alegori figürleridir, sanatçılar arasında ise bir kadın görünmez. Resim 1855'te bir yangında zarar gördü. Delaroche onarıma girişti, ama ertesi yıl öldü ve iş başka ellerde tamamlandı.

Dersin yolu

Önce kurumun yeniden kuruluşuna, Roma yarışmasına ve atölyelere bakacağız. Ardından çizgi ile renk tartışmasını, Salon jürisini ve İkinci İmparatorluk'un parlak tuvallerini göreceğiz. Son bölümler eleştirmenlere, kadın öğrencilere, öbür akademilere ve akademik resmin sonraki itibarına ayrılıyor.

Sıfır noktası: kaldırılan kurumun geri dönüşü

Rokoko kursunda, 1793'te bütün kraliyet akademilerinin kapatıldığını görmüştük. Boşluk uzun sürmedi. 1795'te kurulan Fransa Enstitüsü (Institut de France) bilim, edebiyat ve sanat kurumlarını tek bir çatı altında topladı. Güzel sanatlar bu çatının sınıflarından birine verildi. Bourbonlar tahta döndükten sonra, 1816'da bu sınıf yeniden akademi adını aldı ve Güzel Sanatlar Akademisi (Académie des Beaux-Arts) oldu.

Akademinin koltukları sınırlıydı ve bir üye ölmeden yeni biri giremezdi. Yine de okulun profesörlerini, Roma yarışmasının jürisini ve uzun yıllar boyunca Salon jürisinin çoğunluğunu bu küçük topluluk veriyordu.

Okul ile akademi ayrı kurumlardı, ama iç içe çalışıyordu. Güzel Sanatlar Okulu ücretsizdi ve giriş sınavıyla öğrenci alıyordu. Öğrenci önce antik heykellerin alçı kopyalarını, sonra canlı modeli çizer, anatomi ve perspektif derslerini izlerdi. Boya ve fırça kullanmayı ise okulun dışında, bir ustanın özel atölyesinde öğrenirdi.

Bu düzenin tepesinde Roma Ödülü (Prix de Rome) dururdu. Yarışmayı kazanan genç ressam, devletin parasıyla birkaç yıl Roma'da yaşar, antik kalıntıları ve Rafael'i kopyalardı. Kazanan resimler okulun koleksiyonuna girer, sonraki kuşaklara örnek olarak gösterilirdi.

Genç Ingres yarışmayı kazandı, ama devletin kasası boş olduğu için Roma'ya ancak beş yıl sonra gidebildi. Bu gecikme, ödülün bir sanatçının hayatını ne kadar devletin olanaklarına bağladığını gösterir.

Napolyon akademiyi kent merkezindeki bir saraydan Medici ailesinin eski köşküne taşıttı. Ödül kazananlar burada yaşar ve her yıl Paris'e birer çalışma gönderirdi. Akademi bu gönderileri yazılı raporlarla değerlendirirdi.

Mekanizma — yarışmanın basamakları

Roma yarışması birkaç aşamada yürüyordu. Önce bütün adaylar verilen bir konudan küçük bir taslak, Fransızca adıyla «esquisse» hazırlardı. Taslak, kompozisyonu ve ışığın dağılımını birkaç saatte kurma becerisini sınıyordu. Ardından çıplak bir figür çizimi ya da boyaması istenirdi. Elemeyi geçen birkaç aday da son resmi aylarca kapalı küçük odalarda boyardı.

Bu odalara «loge» deniyordu ve yarışmacı konuyu ilk gün yaptığı taslaktan fazla uzaklaştıramazdı. Konular Antikçağ tarihinden, mitolojiden ve Kutsal Kitap'tan seçiliyordu.

Konuların arkasında on yedinci yüzyılda kraliyet akademisinin kurduğu türler sıralaması duruyordu. En üstte tarih resmi vardı: dinsel, mitolojik ve tarihsel konularda insan bedeniyle bir eylemi anlatan büyük tuval. Altında sırasıyla portre, gündelik hayat sahnesi, manzara ve natürmort geliyordu. Tarih resmi en üstteydi, çünkü ressamdan hem anatomi hem bilgi hem de ahlaki bir yargı bekliyordu.

Sıralamanın pratik bir sonucu da vardı. Büyük boyut ve büyük devlet siparişi tarih ressamlarına ayrılırdı. Bir manzaracı ne kadar beğenilirse beğenilsin, okulun en yüksek ödülüne uzun süre aday bile olamadı. Manzara için ayrı bir Roma ödülü ancak 1817'de ilk kez verildi ve tarihî manzara adıyla antik bir sahneyi doğaya yerleştirmeyi şart koşuyordu.

Mekanizma — ustanın kalabalık odası

Ödüle giden yol bir atölyeden geçerdi. Öğrenci bir ustaya yazılır, aylık bir ücret öder ve kalabalık bir odada modelin çevresinde yer kapardı. Usta haftada bir ya da iki kez gelir, şövaleleri dolaşır ve düzeltmeler yapardı.

David sürgüne gittiğinde atölyesini öğrencisi Antoine-Jean Gros devraldı. İmparatorluk destanının ressamı, yeni rejimde kendini eleştirilere hedef olmuş hissetti ve 1835'te Seine'de canına kıydı.

Gros'un öğrencilerinden Paul Delaroche, Salon'da on dokuzuncu yüzyılın en kalabalık seyirci kümelerini toplayan ressamlardan biri oldu. Delaroche Antikçağ yerine daha yakın yüzyılların dramlarını, özellikle İngiliz tarihinin idamlarını ve tutsaklıklarını seçti.

Kraliçe ilan edilip birkaç gün sonra tahttan indirilen genç kadının idamı aslında açık havada yapılmıştı. Delaroche sahneyi bir tiyatro dekoru gibi kapalı bir mekâna aldı ve ışığı beyaz giysiye topladı. Resmin yüzeyi pürüzsüzdür, fırça izi görünmez.

Tuvalin 1928'deki Thames taşkınında yok olduğu sanıldı. 1973'te rulo hâlinde bir depoda bulundu ve birkaç yıl sonra yeniden sergilendi.

1843'te Delaroche atölyesini kapatınca öğrencilerinin bir bölümünü İsviçre doğumlu Charles Gleyre devraldı.

Resim Salon'da başarı kazandı ve devlet tarafından satın alındı. Gleyre'in atölyesi ücreti düşük tutmasıyla tanınıyordu. 1860'ların başında bu atölyede Claude Monet, Auguste Renoir, Alfred Sisley ve Frédéric Bazille aynı modeli çizdi. Akademik atölye, kendisini sonradan reddedecek ressamları da yetiştiriyordu.

Mekanizma — çizgi ile renk

1820'lerin Salon'larında eleştirmenler iki ressamı karşı karşıya koymaya başladı. Biri, Roma'da ve Floransa'da on sekiz yıl kaldıktan sonra Paris'e dönen Ingres'ti. Öteki, önceki derste Dante'nin kayığıyla ve Sakız katliamıyla tanıdığımız genç Delacroix'ydı. Tartışma eski bir tartışmanın yeniden alevlenmesiydi. Barok kursunda Poussin'in çizgisini savunanlarla Rubens'in rengini savunanların akademideki çekişmesini görmüştük.

Ingres için resmin temeli çizimdi. Ona göre biçimi kuran kontur, rengin ve ışığın taşıyıcısıydı. Çizimin sanatın dürüstlüğü olduğunu söylediği aktarılır.

Sipariş Napoli'nin Murat ailesiyle birlikte düşmesi yüzünden yerine ulaşmadı. 1819 Salonu'nda eleştirmenler kadının sırtının fazla uzun olduğunu, kolunun ve bacağının anatomik olarak yerine oturmadığını yazdı. Sonraki araştırmalar Ingres'in bu uzatmayı bilerek yaptığını gösterir. Akademi anatomiyi öğretiyordu, ama en katı akademisyen bile güzellik için anatomiyi bükebiliyordu.

Ingres'in Paris'teki asıl zaferi 1824 Salonu'nda geldi. Aynı sergide Delacroix'nın Sakız katliamı da asılıydı.

Resim Rafael'in Madonnalarına açıkça selam veriyordu. Ingres ertesi yıl Onur Lejyonu nişanını aldı ve Güzel Sanatlar Akademisi'ne seçildi. Kendi atölyesini de açtı.

Resim sonradan tavandan indirildi ve yerine bir kopya kondu. Kompozisyon bir yargıya dayanır. Homeros'a yaklaşanlar, Ingres'in gözünde ölçüyü ve düzeni korumuş olanlardır. Shakespeare gibi düzensiz bulunan yazarlar kenarda kalır. Delaroche'un ödül salonundaki duvarı on yıl kadar sonra aynı fikri bir okulun kalbine taşıdı.

Delacroix'nın akademiyle ilişkisi daha uzun ve daha acılı oldu. Akademiye birçok kez aday oldu ve her seferinde geri çevrildi. Ancak 1857'de, altmışına yaklaştığında üye seçildi. Bu arada devletten büyük duvar siparişleri aldı.

Delacroix ölümüne iki yıl kala bitirdiği bu duvarda, Kutsal Kitap'tan aldığı konuyu bir güreşe çevirdi. Birçok yorumcu, gece boyunca yenilmeden güreşen Yakup'ta ressamın kendi mücadelesinin bir imgesini görür. Akademinin kapısında yıllarca bekleyen ressam, kilisenin duvarında en büyük tarih resmini yine de boyamıştı.

Mekanizma — jürinin kapısı

Salon'un kapısını bir jüri tutuyordu. Jürinin kimlerden oluşacağı rejimle birlikte değişti. Bazı yıllarda akademi üyeleri kendi aralarında karar verdi, bazı yıllarda sanatçılar jüriyi kendileri seçti, bazı yıllarda da hükûmet üyelerin bir bölümünü atadı.

Kabul edilen eserler tavana kadar sıralanırdı ve göz hizası bir onurdu. Sergi sonunda jüri farklı sınıflarda madalyalar dağıtırdı. Belli bir madalyayı kazanan sanatçı sonraki yıllarda jüriden geçmeden sergileme hakkı elde ederdi. Bir Salon madalyası, alıcıların ve gazetelerin gözünde bir kalite damgası gibi işliyordu.

Salon'un asıl ödülü bir devlet alımıydı. Devlet her yıl sergiden tuvaller satın alır, bunları taşra müzelerine, kiliselere ya da Paris'teki bir müzeye gönderirdi.

Lüksemburg bir sanatçı için kariyerin zirvesine yakın bir duraktı. Buraya giren eserlerden seçilenler, sanatçının ölümünden bir süre sonra Louvre'a geçebiliyordu. Böylece devlet, yaşayan sanatçılar için bir bekleme odası ve ölmüş olanlar için bir ölümsüzlük kapısı kurmuştu.

Salon kitapçığında tuvalin yanında Roma'nın çöküşünü kötü alışkanlıklara bağlayan Romalı şair Juvenalis'ten bir dize basılmıştı. Eleştirmenler sahneyi Temmuz Monarşisi'nin gevşeyen seçkinlerine verilmiş bir ders olarak okudu. Couture resimle büyük bir madalya kazandı ve kendi atölyesini açtı. Bu atölyenin öğrencilerinden biri altı yıl kadar orada çalışan genç Édouard Manet'ydi.

Mekanizma — imparatorun Venüs'ü

İkinci İmparatorluk döneminde Salon büyüdü ve çıplak mitolojik kadınlar en çok konuşulan resimler arasına girdi.

Tuval o yılın Salon'unda büyük övgü topladı ve imparator onu kendi koleksiyonu için aldı. Cabanel aynı yıl akademiye seçildi. Mitoloji, aynı çıplaklığı bir çağdaş kadının bedeninde gösterseydi skandal sayılacak bir sahneyi kabul edilebilir kılıyordu. Aynı yıl jürinin geri çevirdiği eserlerin çokluğu öfke yaratınca imparator, reddedilenlerin ayrı bir sergide gösterilmesini buyurdu.

1863'in sonunda bir imparatorluk kararnamesi okulun yönetimini akademinin elinden aldı. Okulun içinde ilk kez resim atölyeleri açıldı ve başlarına Cabanel, Gérôme ve Isidore Pils getirildi. Akademi bu karara sert biçimde karşı çıktı ve kararın bir bölümü sonraki yıllarda geri alındı.

Delaroche'un öğrencisi Gérôme miğferlerin, kalkanların ve mimarinin ayrıntılarını arkeolojik kaynaklardan ve kazı buluntularından dikkatle topladı. Tuvalin yüzeyi pürüzsüz, ışığı keskin ve ayrıntısı neredeyse fotoğraf kadar nettir. Bu netlik bir tarih sahnesini bir tanıklık gibi gösterir. Oysa başparmağın aşağı çevrilmesinin Roma'da ölüm isteği anlamına geldiği antik kaynaklarla kanıtlanamaz. Bugünkü yaygın anlamı büyük ölçüde bu resimden yayıldı.

Gérôme'un kayınpederi Adolphe Goupil, Avrupa ile Amerika arasında şubeleri olan bir resim satıcısıydı. Goupil'in firması Gérôme'un tuvallerini fotoğrafla çoğaltıp baskı olarak sattı. Akademik resmin alıcıları devletin çok ötesine uzanıyordu.

Bouguereau'nun pürüzsüz tenleri ve kusursuz çizimi zengin alıcıları büyüledi. Bu tuval uzun yıllar New York'ta lüks bir otelin barında asılı kaldı. Bouguereau akademi üyesiydi ve Julian akademisinde ders verdi. Yirminci yüzyılda adı, akademik resmin kötü örneği diye anılan bir simgeye dönüştü.

Mekanizma — eleştirmenin sayfası

Salon'un bir de yazılı yüzü vardı ve gazeteler çoğaldıkça her büyük sergi düzinelerce yazıya konu oldu.

Baudelaire Delacroix'yı çağın en büyük ressamı sayıyor, onun renginde hayal gücünün kendisini görüyordu. Ingres'in ustalığını tanıyor, ama onu çoğu zaman fazla soğuk buluyordu. 1846 yazısının son bölümünde ressamları kendi çağlarının hayatına bakmaya çağırdı. Antik giysiler yerine bir bulvardaki siyah takım elbiseyi boyamanın da bir destan olabileceğini öne sürdü. 1859 yazısında ise yeni bir resim teknolojisine, fotoğrafa da sert bir bölüm ayırdı.

Mekanizma — kapının dışındaki kadınlar

Güzel Sanatlar Okulu yüzyılın büyük bölümünde kadınlara kapalıydı. Canlı model derslerine giremeyen bir kadın, tarih resminin gerektirdiği çıplak beden bilgisini edinemezdi. Kadın ressamlar bu yüzden portre, çiçek ve gündelik hayat sahnesinde çalıştı, Salon'a da çoğu zaman bu türlerle girdi.

Özel akademiler bu boşluğu doldurdu. 1868'de Rodolphe Julian'ın Paris'te açtığı Julian akademisi kısa sürede kadınlar için ayrı atölyeler kurdu. Bu atölyelerde canlı modelden çizim yapılabiliyordu. Ücretler erkeklerinkinden yüksekti, ama başka kapı yoktu.

Bashkirtseff Rus İmparatorluğu'nda doğmuş, gençliğini Fransa'da geçirmişti. Yirmi beş yaşında veremden öldü ve ölümünden sonra yayımlanan günlüğü geniş bir okur kitlesine ulaştı.

1881'de heykeltıraş Hélène Bertaux kadın ressamları ve heykeltıraşları bir dernekte topladı. Dernek yıllarca okulun kapılarının açılması için dilekçe verdi. Güzel Sanatlar Okulu kadınları ancak 1897'de kabul etti. Kadınlara ayrılmış bir resim atölyesi de birkaç yıl sonra açıldı. Delaroche'un ödül salonundaki duvarda kadınların yalnız alegori olarak durması, bu uzun bekleyişin görsel bir özetidir.

Mekanizma — Paris'in dışındaki akademiler

Paris modeli Londra'da, Düsseldorf'ta ve başka başkentlerde de karşılık buldu. Münih akademisi yüzyılın ikinci yarısında büyük tarih tuvallerinin merkezlerinden biri oldu.

Otuz Yıl Savaşları'nın komutanı öldürüldükten sonra müneccimin cesedin başında durduğu an seçilmiştir. Piloty tarihi bir olayın kendisi yerine ardından gelen sessiz anı boyar. Piloty sonradan akademinin başına geçti ve atölyesine Orta Avrupa'dan, Balkanlar'dan ve Yunanistan'dan öğrenciler geldi.

Yüzyılın ikinci yarısında İstanbul'da, Tokyo'da ve Hindistan'ın büyük kentlerinde de bu modeli kendi koşullarına uyarlayan sanat okulları açıldı.

Mekanizma — küçümseme ve yeniden okuma

Yüzyılın sonunda akademik resmin itibarı hızla düştü. Bağımsız sergiler ve resim satıcıları, Salon'un tek kapı olma ayrıcalığını elinden aldı. Yirminci yüzyılın modernist sanat tarihi, on dokuzuncu yüzyılı Courbet'den Manet'ye, oradan izlenimcilere ve Cézanne'a uzanan bir yenilik zinciri olarak yazdı. Bu anlatıda Cabanel'ler, Bouguereau'lar ve Couture'ler geriye bakan, parlak ama boş ressamlar olarak kaldı.

Fransızcada bu resim için alaycı bir sözcük yerleşti: «pompier», yani itfaiyeci sanatı. Bir açıklamaya göre ad, tarih resimlerindeki antik kahramanların parlak miğferlerinin itfaiyecilerin bakır miğferlerine benzetilmesinden doğdu. Akademik tuvallerin bir bölümü depolara indirildi.

Sanat tarihçileri 1970'lerden sonra bu resimlere yeniden bakmaya başladı.

Boime akademinin taslak eğitimine dikkat çekti. Okulda hızlı ve lekeli taslak bitmiş resme giden bir basamaktı. Boime'a göre bağımsız ressamlar bu basamağı bitmiş eserin kendisine dönüştürdü. Böylece akademi ile ona karşı çıkanlar arasındaki sınırın sanıldığı kadar keskin olmadığını gösterdi.

Müze 1848 ile 1914 arasının sanatını bir araya getirdi. Couture'ün Romalılar'ı, Cabanel'in Venüs'ü ve Gérôme'un tuvalleri izlenimcilerle aynı binada sergilendi. Açılışta bazı eleştirmenler bu düzenin akademik resmi aklamaya ve modernliğin hikâyesini bulanıklaştırmaya yaradığını yazdı. Savunanlar ise bir çağın görsel kültürünün, onu kazananlar kadar onu yönetenleri de göstererek anlaşılabileceğini söyledi.

Kalıcı araçlar

Bir on dokuzuncu yüzyıl tuvalinin künyesinde önce Salon yılını ara. Madalya alıp almadığını, devletin satın alıp almadığını ve ilk nereye gönderildiğini sor.

Ressamın eğitim zincirini çıkar. Hangi ustanın atölyesinde çalıştı, ustası kimin öğrencisiydi, Roma yarışmasına girdi mi? Atölye soy ağacı bir üslubun kaynağını çoğu zaman iyi açıklar.

Resmin türünü ve boyutunu birlikte oku. Bir gündelik sahne tarih resmi boyutunda boyanmışsa ya da bir tarih sahnesi küçük bir tuvale sığdırılmışsa, ressamın bir kuralı esnettiğini düşün.

Yüzeye yakından bak. Fırça izi görünüyor mu, ten pürüzsüz mü? Pürüzsüz yüzeyin bir beceri gösterisi olduğu kadar bir piyasa beklentisi de olduğunu hatırla.

Konuyu bir bahane olarak da sına. Mitoloji ya da uzak bir tarih, hangi çağdaş arzuyu, korkuyu ya da siyasi dersi kabul edilebilir kılıyor?

Bir eserin itibarını zaman çizgisine yerleştir. Bugün depoda duran bir tuval bir zamanlar Lüksemburg'un duvarında olabilir, bugün ünlü olan bir resim de Salon'dan geri çevrilmiş olabilir.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Akademi bütün yenilikçi ressamlara düşmandı ve onların hepsi akademinin dışında yetişti."
Doğrusu

Monet, Renoir ve Sisley Gleyre'in atölyesinde, Manet Couture'ün atölyesinde çalıştı. Delacroix sonunda akademiye seçildi ve devletten büyük duvar siparişleri aldı.

Yaygın yanlış"Akademik ressamların anatomisi kusursuzdu, çünkü kuralları harfiyen uyguluyorlardı."
Doğrusu

Ingres'in Büyük Odalık'ında sırt bilerek uzatıldı. Akademinin en katı savunucuları da güzel bir eğri için bedeni değiştirebiliyordu.

Yaygın yanlış"Başparmağı aşağı çevirmek Roma arenasında ölüm isteğinin bilinen işaretiydi."
Doğrusu

Antik kaynaklar jestin biçimini ve anlamını açıkça vermez. Bugünkü yaygın anlam büyük ölçüde Gérôme'un 1872 tarihli tuvalinden yayıldı.

Yaygın yanlış"Akademik resim yirminci yüzyılda unutuldu, çünkü değersiz olduğu anlaşıldı."
Doğrusu

İtibar kaybı modernist bir tarih yazımının da sonucuydu. 1970'lerden sonra yapılan araştırmalar ve Orsay Müzesi'nin düzeni bu resimleri yeniden tartışmaya açtı.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: 1793'te kapatılan akademi Fransa Enstitüsü'nün içinde yeniden doğdu ve 1816'da Güzel Sanatlar Akademisi adını aldı. Okul çizim öğretti, resim özel atölyelerde öğrenildi. Roma Ödülü kazananları Villa Medici'ye gönderdi ve tarih resmi türlerin tepesinde kaldı. Ingres çizgiyi, Delacroix rengi savundu. Salon jürisi, madalyalar, devlet alımları ve Lüksemburg müzesi bir sanatçının kariyerini biçimlendirdi. İkinci İmparatorluk'ta Cabanel, Gérôme ve Bouguereau pürüzsüz tuvallerle Salon'u ve piyasayı yönetti. 1863 kararnamesi okulu akademiden ayırdı. Baudelaire ressamları çağdaş hayata çağırdı. Kadınlar özel akademilerde çalıştı ve okula ancak 1897'de kabul edildi. Yirminci yüzyılda küçümsenen akademik resim, 1970'lerden ve Orsay Müzesi'nden sonra yeniden tartışıldı.

Sonraki derse köprü

Salon'un büyük tuvalleri tanrılara, krallara ve Antikçağ'ın erdemli ölülerine ayrılmıştı. 1848 devriminden sonraki ilk sergilerde bu ölçeğe taşradan gelen tuvaller sığmaya çalıştı: bir köy cenazesinde dizilen yaslılar, yol kenarında taş kıran adamlar, tarlada tohum saçan bir köylü. Jüri bazılarını kabul etti, ama eleştirmenler figürlerin kabalığından ve boyanın kirli renginden yakındı. Cenazeyi boyayan ressamın en büyük iki tuvalini birkaç yıl sonra dünya sergisinin jürisi geri çevirdi. Ressam bunun üzerine tuvallerini kendi koşullarıyla gösterebileceği bir yer aradı. Tarih resminin büyük yüzeyi, adı tarih kitaplarına geçmeyecek insanların günlük emeğine açılıyordu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-321 — Uzun 19. Yüzyıl ve Küresel Modernleşmeler →

20 bölümden 2. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga