Ders KRO-319.9 · Barok, Klasisizm ve Küresel 17. Yüzyıl

Rembrandt

yüzey, baskı, atölye ve piyasa

3.357 kelime · 20 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Rembrandt Leiden'de Lievens ile başladı, Amsterdam'da Uylenburgh'un atölyesinde portre pazarına girdi. Tulp'un anatomi dersi grup portresini bir bilgi anına çevirdi. Breestraat'taki ev satış salonu, atölye ve koleksiyondu. Gece Nöbeti bir bölüğü harekete geçirdi, 1715'te kesildi. Baskılarda evre, kuru kazıma ve kâğıt her nüshayı ayrı kıldı. Kalın boya «kaba üslup» eleştirisini doğurdu. Kilise kınaması, 1656 iflası ve aile şirketi hayatın hukuk çerçevesini gösterir. Araştırma Projesi ise neyin onun olduğunu yeniden sordu.

Açılış: bir evin kalem kalem listesi

Temmuz 1656'da iki görevli Amsterdam'da, Breestraat adlı caddedeki büyük bir evde günlerce çalıştı. Ellerinde kalem ve kâğıt vardı. Giriş holünden başladılar, merdivenleri çıktılar, her odada duvarlara ve dolaplara bakıp gördüklerini sırayla yazdılar. Evin sahibi, borçlarını ödeyemediği için malvarlığını alacaklılarına bırakmak zorunda kalan bir ressamdı.

Liste bugün bir ressamın hayatına açılan en geniş belgelerden biri. Giriş holünde ve salonlarda ressamın kendi tuvalleri ile başka ustaların resimleri asılıydı. Üst kattaki bir odaya «sanat odası» adı verilmişti. Orada deniz kabukları, mercanlar, eski silahlar, miğferler, Roma imparatorlarının büstleri ve içleri baskılarla dolu albümler duruyordu. Bir satırda tuhaf minyatür çizimleriyle dolu bir kitaptan söz edilir. Araştırmacılar onu ressamın kopyaladığı Babür resimlerine bağlar. Osmanlı, Safevi ve Babür sarayları kursunda gördüğümüz dört derviş çizimi o kopyalardan biridir.

Evin sahibi Rembrandt van Rijn'di. Bu ders o listenin arkasındaki hayatı, yüzeyi, bakır levhayı, atölyeyi ve pazarı izliyor.

Dersin yolu

Leiden'deki başlangıçtan Amsterdam'daki bir satıcının atölyesine, oradan eve ve bir milis bölüğünün yanlış adla tanınan tuvaline gideceğiz. Dersin ortasında bakır levhalar, evreler ve kâğıt var. Sonra kalın boyaya ve onu kınayan eleştirmenlere, bir kilise kararına, iflasa ve son siparişlere uzanacağız. En sonda «hangi resim gerçekten onun?» sorusunu açacağız.

Sıfır noktası: Leiden'de iki genç ressam

Rembrandt 1606'da Leiden'de bir değirmencinin oğlu olarak doğdu. Kentin üniversitesine kaydoldu, ama kısa sürede resme yöneldi. Önce Leiden'de bir ustanın yanında çıraklık yaptı. Sonra Amsterdam'a gidip İtalya'da çalışmış tarih ressamı Pieter Lastman'ın atölyesinde birkaç ay geçirdi. Lastman'dan kalabalık İncil sahnelerini, parlak renkleri ve jestle anlatılan öyküyü öğrendi.

Leiden'e döndüğünde yaşıtı Jan Lievens ile yakın çalıştı. İkisi aynı modelleri kullandı, aynı konuları boyadı ve birbirinin buluşlarını hemen aldı. Bu yıllardan kalan kimi resimlerin hangisine ait olduğu bugün de tartışılıyor.

Hollanda'nın en etkili saray adamlarından Constantijn Huygens 1620'lerin sonunda iki genci ziyaret etti. Latince yazdığı hayat hikâyesinde, Rembrandt'ın gümüşleri geri getiren pişman Yahuda'yı gösteren resmini antik çağın ustalarıyla kıyasladı. Bir eksik de gördü: iki genç İtalya'ya gitmeyi gereksiz buluyordu, çünkü en iyi İtalyan resimleri zaten Hollanda'daki koleksiyonlara geliyordu.

Resimde ressamın ne boyadığını göremeyiz. Şövaledeki pano bize arkasını dönmüştür. Ressam ise işinden uzakta durup ona bakar. Rembrandt'ın kariyeri boyunca sorduğu soru burada küçük bir biçimde vardır: resim, fırçanın sürüldüğü anda mı yoksa geri çekilip bakılan anda mı kurulur?

Mekanizma — Amsterdam'da bir satıcının atölyesi

1630'ların başında Rembrandt Amsterdam'a taşındı. Kentin büyüyen zenginliği portre siparişi demekti. Resim satıcısı Hendrick Uylenburgh onun bu pazara girmesini sağladı. Rembrandt bir süre Uylenburgh'un evinde yaşadı ve satıcının işlettiği atölyenin başında çalıştı. Atölye portre siparişleri alıyor, kopyalar üretiyor, resim alıp satıyordu.

Bu düzen Rembrandt'ı hem portreci hem tarih ressamı yaptı. Tüccarlar ve eşleri için çift portreler boyadı. Aynı yıllarda büyük ölçekli İncil sahnelerinde Lastman'dan öğrendiği öyküyü Caravaggio'nun ardıllarından gelen sert ışıkla birleştirdi.

Duvardaki harfler sağdan sola değil, yukarıdan aşağıya sütunlar hâlinde dizilir. Bu düzenin, Amsterdam'daki Yahudi bilgin ve matbaacı Menasseh ben Israel'in yazdığı bir kitaptaki açıklamayla örtüştüğü düşünülür. Ressamın bu düzeni kentin Yahudi topluluğundan biriyle konuşarak öğrenmiş olması olasıdır.

Rembrandt'ı Amsterdam'da tanınır kılan iş ise bir loncanın siparişiydi. Kentin cerrahlar loncası her yıl bir halka açık kadavra incelemesi düzenliyordu. Lonca üyeleri bu derslerin hatırasına grup portreleri ısmarlardı.

Ölü, idam edilmiş bir hırsızdı. Halka açık incelemeler genellikle karından başlardı, çünkü iç organlar en çabuk bozulan kısımdı. Rembrandt ise sahneyi önkolla kurdu. Tulp kendi sol eliyle parmakların bükülüşünü gösterir. İnsan elinin nasıl çalıştığı, Tanrı'nın tasarımının bir kanıtı olarak anlatılıyordu.

Cerrahlar bir sıraya dizilmez, bir dersin çevresinde toplanır. Her yüz tanınabilir ve her biri başka bir dikkat anını taşır. Haarlem'deki şölen sofrası bir eğlence anını yakalamıştı, burada yakalanan bir bilgi anıdır.

Uylenburgh'un evi Rembrandt'a bir eş de verdi. Satıcının akrabası Saskia van Uylenburgh, Frizya'nın Leeuwarden kentinden varlıklı bir ailenin kızıydı. İkisi 1633'te nişanlandı ve ertesi yıl evlendi.

Not, çizimin nişandan üç gün sonra yapıldığını ve Saskia'nın yirmi bir yaşında olduğunu söyler. Gümüş uç silinemeyen ve düzeltilemeyen bir tekniktir. Çizgi parşömene bir kez düşer ve öyle kalır. Bir ressamın kendi evliliğini bir tarih ve bir yaşla kayda geçirmesi, bu çizimi bir belgeye de dönüştürür.

Saskia çok sayıda resimde Flora, bir peri ya da İncil'den bir kadın olarak göründü. Çiftin ilk üç çocuğu bebekken öldü. 1641'de doğan Titus yaşadı. Saskia ise ertesi yıl öldü.

Mekanizma — Breestraat'taki ev ve sanat odası

1639'da, yani Saskia ölmeden önce, Rembrandt kentin Yahudi mahallesine yakın bir caddede büyük bir ev satın aldı. Fiyat yüksekti ve ödemeyi yıllara yaymıştı. Bu borcun büyük bölümünü hiçbir zaman kapatamadı.

Ev bugün envantere dayanılarak yeniden döşenmiş bir müzedir. Giriş holünde alıcı ressamın ve başka ustaların resimlerini aynı duvarda görüyordu. Pazar bir evin içine taşınmıştı.

Sanat odasındaki nesneler hem bir koleksiyoncunun tutkusu hem bir atölyenin malzemesiydi. Rembrandt miğferleri, Doğulu kumaşları ve eski silahları modellerine giydirdi. Büstler ve baskılar ona taklit edilecek yüzler ve kompozisyonlar verdi. Raphael'in bir portresi 1639'da Amsterdam'da açık artırmaya çıktığında Rembrandt onun hızlı bir çizimini yaptı. Bir yıl sonra boyadığı kendi portresinde aynı oturuşu kullandı.

Mekanizma — bir bölüğün yürüyüşe çıktığı an

Saskia'nın öldüğü yıl Rembrandt, Amsterdam'ın tüfekli milis bölüklerinden biri için büyük bir grup portresini bitirdi. Resim bölüğün toplantı salonuna asılacaktı. Aynı salona başka ressamların boyadığı başka bölüklerin portreleri de ısmarlanmıştı.

Resmin bugünkü adı on sekizinci yüzyılın sonlarında doğdu. Yüzeyi kaplayan vernik zamanla koyulaşmış, sahnenin aydınlık bölümleri de kararmıştı. Dönemin belgelerinde resim kaptanın ve teğmenin adlarıyla, bölüğün resmi olarak anılır.

Kaptan teğmenine bölüğü yürüyüşe geçirme buyruğunu veriyor. Adamlar dağınık, her biri başka bir iş yapıyor, kimi yüzler gölgede kalıyor. Küçük kızın belindeki tavuk pençesi, tüfekli milis loncasının amblemine gönderme yapar. Kız bir kişiden çok bölüğün simgesi gibi okunabilir.

Yaygın bir anlatıya göre bu resim Rembrandt'ın gözden düşmesine yol açtı. Parasını ödeyen subayların bazıları gölgede kaldıkları için kızmışmış. Belgeler bunu doğrulamaz. Resim salondaki yerine asıldı ve Rembrandt sonraki yıllarda da önemli siparişler aldı.

1715'te resim kentin belediye sarayına taşındı. Duvardaki yere sığması için dört kenarından kesildi. En büyük parça sol kenardan gitti ve orada duran birkaç figür kayboldu. Kaybolan bölümü, Gerrit Lundens adlı bir ressamın yaptığı küçük bir kopyadan biliyoruz.

Rijksmuseum 2019'da resmin çevresine cam bir oda kurdu. «Operasyon Gece Nöbeti» adıyla başlayan çalışmada konservatörler ve bilim insanları, ziyaretçilerin gözü önünde yüzeyi tarayıp boya katmanlarını inceledi. Kesilen kenarlar Lundens'in kopyasından yararlanılarak bilgisayarla yeniden kuruldu ve bir süre resmin yanına asıldı.

Mekanizma — bakır levha, iğne ve evreler

Rembrandt'ın Avrupa'daki ünü uzun süre baskılarına dayandı. Tuvaller Amsterdam'ın evlerinde kalırken baskılar koleksiyoncuların albümlerinde kentten kente dolaşıyordu.

Rönesans kursunda aşındırmanın zırh atölyelerinden çıkıp bakır levhaya geçtiğini görmüştük. Rembrandt bu tekniği bir çizim gibi kullandı. Vernikle kaplı levhaya iğneyle serbestçe çizdi, levhayı asitte birkaç kez bekletip çizgilerin derinliğini değiştirdi. Buna doğrudan levhaya kazınan çizgiler ekledi. Kuru kazıma denen bu yöntemde iğne bakırı kaldırır ve oluğun kenarında küçük bir pürüz bırakır. Pürüz mürekkebi tutar ve baskıda kadifemsi bir karanlık verir. Pres her geçişte pürüzü biraz ezdiği için bu karanlık yalnız ilk birkaç baskıda tam görünür.

Baskı İncil'in bir bölümündeki birkaç sahneyi tek bir kompozisyonda bir araya getirir. Sağ yan neredeyse kapkara bir gölgede, sol yan ise yalnız birkaç çizgiyle çizilmiş açık bir alanda kalır. Adı, baskının bir nüshasının yüz gulden gibi çok yüksek bir fiyata el değiştirdiğini anlatan bir öyküden gelir. Bu öykü ressamın ölümünden sonra yayıldı ve kesin bir belgeye dayanmaz. Yine de bir baskının bir tuval kadar pahalı sayılabildiğini anlatır.

Bir baskı levhası tek bir son biçim taşımak zorunda değildi. Ressam birkaç baskı aldıktan sonra levhayı yeniden işleyebiliyordu. Her değişiklikten sonra alınan baskılara «evre» denir. Koleksiyoncular aynı levhanın farklı evrelerini yan yana toplamaya başladı.

Dördüncü evrede Rembrandt levhayı neredeyse baştan kurdu. Eski figürleri kazıyıp sildi, yerlerine yenilerini çizdi, bütün yüzeyi karanlık bir perdeyle örttü. Önceki evrede bir kalabalığın izlediği olay, yeni evrede İncil'in anlattığı karanlığın içine çekilir. Aynı levha, böylece iki ayrı yoruma taşıyıcı oldu.

Rembrandt her nüshayı da ayrı bir nesne gibi ele aldı. Kimi baskılarda levhanın üstünde ince bir mürekkep tabakası bıraktı ve aynı evreden alınan iki baskı farklı tonda çıktı. Kâğıdı da seçti. 1640'ların sonundan başlayarak Doğu Hindistan Kumpanyası'nın gemileriyle gelen Japon kâğıdına baskı aldı. Sarımsı, yumuşak ve emici olan bu kâğıt çizgileri yayar, karanlıkları ısıtır. Kimi nüshaları parşömene bastı. Bir koleksiyoncu için evre, mürekkep ve kâğıt birlikte o nüshanın değerini belirliyordu.

Mekanizma — kalın boya ve «kaba üslup»

1650'lerde Rembrandt'ın boyası kalınlaştı. Işığın düştüğü yerlere boyayı kalın, kabartılı katmanlar hâlinde sürdü. Buna kalın boya, İngilizce impasto denir. Kimi yerlerde ıslak boyayı fırçanın sapıyla kazıyıp alttaki katmanı açığa çıkardı. Saç ya da bir kumaşın kıvrımı böyle kazınmış ince çizgilerle kurulur.

Six varlıklı bir tüccar ve şairdi. Eldiven yakından birkaç boya lekesidir, birkaç adım geride deriye dönüşür. Hals'ın hızlı fırçası burada daha ağır, katmanlı bir yüzeye yerleşir.

Rembrandt hayatı boyunca kendi yüzünü model, rol ve satılık ürün olarak kullandı. Kenwood'daki tuvalde ressam işinin başındadır, elleri ise bitmemiştir. Arkadaki dairelerin ne olduğu bilinmez. Bir dünya haritasının yarım küreleri, ustalığın simgesi olan kusursuz çember ya da yalnızca bir kompozisyon çatısı olarak okundu.

Bu yüzey her bakana çekici gelmedi. Ressam ve yazar Gerard de Lairesse gençliğinde Rembrandt'ın yöntemine hayran olduğunu, sonra onu yanlış bulduğunu yazdı. Boyanın tuvalde akışını çamura benzetti. Şair Andries Pels Rembrandt'tan «sanatın ilk sapkını» diye söz etti. Ressamların hayatını yazan Arnold Houbraken ise bir portredeki boyanın o kadar kalın olduğunu, resmi burnundan tutup kaldırabileceğinizi anlatan bir söylentiyi aktardı. Bu eleştiriler ölçülü çizgiyi, düzgün yüzeyi ve ideal güzelliği isteyen bir zevkten geliyordu.

Mekanizma — Hendrickje ve kilise konseyi

Saskia'nın vasiyeti Titus'u mirasçı yapıyordu. Rembrandt yeniden evlenirse mirasın gelirini kaybedecekti. 1640'larda Titus'a bakan Geertje Dircx ile ilişkisi bir evlilik sözü davasıyla bitti. Rembrandt'ın topladığı tanıklıklarla Geertje bir ıslah evine kapatıldı. Bu, belgelerin ressamı en sert gösterdiği bölümdür.

Hendrickje Stoffels ise evin hizmetçisi olarak geldi ve Rembrandt'ın eşi gibi yaşadı. 1654'te gebe olduğu anlaşılınca Reform kilisesinin konseyi onu çağırdı. Konsey, ressamla «zina içinde» yaşadığını kaydetti ve onu komünyondan uzaklaştırdı. Aynı yıl kızları Cornelia doğdu. Rembrandt kiliseye üye olmadığı için kınamanın yükü yalnız Hendrickje'ye düştü.

İncil'deki öyküde Kral Davut, yıkanırken gördüğü Batşeba'yı sarayına çağırır. Rembrandt kralı resme koymadı. Mektubu okuyan kadının yüzünde bir karar anı kalır. Bedenin modeli çoğu zaman Hendrickje sayılır. Ama bunu söyleyen bir belge yoktur.

Resmin bitmiş mi yoksa taslak mı olduğu tartışılır. Gömlek birkaç hızlı darbedir, yüz ise dikkatle boyanmıştır.

Mekanizma — iflas, satış ve bir şirket

Ev için alınan borç, açık artırmalarda yapılan alımlar ve 1650'lerin başındaki ekonomik durgunluk birleşti. 1656'da Rembrandt malvarlığını alacaklılarına bırakma yoluna gitti. Açılıştaki envanter bu yüzden yazıldı. Koleksiyon ve resimler 1657 ile 1658 arasında açık artırmalarda satıldı. Ev 1658'de el değiştirdi ve Rembrandt kentin daha yoksul bir mahallesinde kiralık bir eve taşındı.

Rembrandt oğlunu çok kez boyadı. İflastan sonra Titus ve Hendrickje bir sanat ticareti şirketi kurdu. Rembrandt şirketin çalışanı oldu ve emeği karşılığında barınma ile geçim aldı. Böylece yeni resimleri alacaklıların eline geçmiyordu. Pazarın bir ressamı batırabildiğini gösteren hikâye, onu ayakta tutan bir hukuk düzenini de gösterir.

Mekanizma — geri çevrilen tuval ve son siparişler

Amsterdam'ın yeni belediye sarayı Dam Meydanı'nda yükseliyordu. Büyük galeri için Romalılara karşı ayaklanan Batavyalıların öyküsü seçilmişti. Hollandalılar bu halkı kendi ataları sayıyordu. Siparişin önemli bölümü Rembrandt'ın eski öğrencisi Govert Flinck'e verilmişti, ama Flinck 1660'ta öldü. Bir sahne Rembrandt'a kaldı.

Tuval kısa bir süre sarayda asılı kaldı, sonra ressama geri verildi. Gerekçe bilinmez. Önderin tek gözünü gizlemeden göstermesi, kaba yüzey ya da ödeme anlaşmazlığı olası nedenler arasında sayılır. Rembrandt büyük tuvali küçülterek satılabilir bir parçaya dönüştürdü. Asıl kompozisyonu, Münih'te korunan bir hazırlık çiziminden biliyoruz.

Bu adamlar boyanmış kumaşın kalitesini denetleyen görevlilerdi. Resim, iflastan sonra da grup portresi siparişlerinin Rembrandt'a geldiğini gösterir.

Resmin adı on dokuzuncu yüzyılda kondu. Çiftin kim olduğu bilinmez. İshak ile Rebeka'yı gösteren bir İncil sahnesi olduğu düşünülür. Vincent van Gogh resmi Rijksmuseum'da gördükten sonra kardeşine yazdığı bir mektupta onun önünde uzun süre oturabilmek için çok şey verebileceğini anlattı.

Hendrickje 1663'te, Titus 1668'de öldü. Rembrandt 1669'da öldü ve Westerkerk'te işaretsiz bir mezara gömüldü. Babanın elleri, ressamın son yıllarındaki bir kaybı ve bağışlamayı aynı yüzeyde taşır gibi okunur. Bu okuma güçlüdür. Yine de resmin tarihi ve sipariş koşulları belirsizdir.

Mekanizma — atölye, öğrenciler ve bir kuş

Rembrandt'ın atölyesi kalabalıktı. Leiden'de ilk öğrencisi Gerrit Dou'ydu ve Dou sonradan ince, pürüzsüz yüzeyleriyle tam ters yöne gitti. Amsterdam'da Govert Flinck ve Ferdinand Bol gibi öğrenciler ustanın üslubunu öyle iyi öğrendi ki kimi resimleri onun adıyla satıldı. Alman ressam Joachim von Sandrart, öğrencilerin ustaya yıllık bir ücret ödediğini yazdı. Öğrencilerin kopyaları ve ustanın modellerinden yaptıkları çalışmalar atölyenin gelirine eklendi.

Fabritius 1640'larda Rembrandt'ın yanında çalıştı, sonra Delft'e yerleşti. Ustasının karanlık zeminlerini açık bir duvara çevirdi ve 1654'te Delft'teki bir barut deposunun patlamasında öldü. Kalın boya onun elinde gün ışığına çıktı.

Mekanizma — hangi resim gerçekten onun?

Öğrencilerin ustayı bu kadar iyi taklit etmesi, sonraki yüzyıllara bir sorun bıraktı. Yirminci yüzyılın ilk yarısında Rembrandt'a yüzlerce resim bağlanıyordu. 1968'de Hollandalı bir uzman grubu Rembrandt Araştırma Projesi'ni kurdu. Grup her resmi teknik incelemeyle, ahşabın yıllık halkalarıyla, boya katmanlarıyla ve belgelerle yeniden ölçtü. Teknik kanıtlar dersinde kartını gördüğümüz bu raporlar kataloğu belirgin biçimde küçülttü. Berlin'deki «Altın miğferli adam» 1985'te ustanın çevresine verildi. Proje 2014'te son cildiyle kapandı.

Projenin bir üyesi 1980'lerin başında bu resmin bir öğrenciye ait olabileceğini ileri sürdü. Projeyi sonradan yöneten Ernst van de Wetering ise resmi yeniden Rembrandt'a bağladı. Bir katalog, bir dönemin kanıtını ve şüphesini birlikte taşır.

Kalıcı araçlar

Boyanın en kalın olduğu yeri bul. Kalın katman çoğu kez ışığın düştüğü noktayı kurar ve gözü oraya çeker.

Bir baskının evresini sor. Aynı levhanın iki nüshası, levha arada yeniden işlendiyse iki ayrı yorum olabilir.

Kâğıdı ve mürekkebi oku. Baskı koleksiyoncusu için Japon kâğıdı ya da levhada bırakılan ince mürekkep bir nüshayı tekil yapar.

Bir envanteri koleksiyon gibi oku. Bir ressamın evinde ne olduğu, neyi taklit ettiğini ve neyle borçlandığını birlikte gösterir.

Bir efsanenin belgesini ara. Gözden düşme, yüz gulden ve burnundan kaldırılan portre birer anlatıdır, belge değildir.

Atfın tarihini sor. Bir resmin kime bağlandığı, hangi yıl ve hangi kanıtla bağlandığıyla birlikte okunur.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Gece Nöbeti bir gece sahnesidir."
Doğrusu

Resimde geceyi gösteren bir işaret yoktur. Ad, koyulaşan vernik yüzeyi karartınca sonradan kondu.

Yaygın yanlış"Gece Nöbeti Rembrandt'ın gözden düşmesine yol açtı."
Doğrusu

Belgeler bunu doğrulamaz. Rembrandt sonraki yıllarda da büyük siparişler aldı.

Yaygın yanlış"Rembrandt'ın iflası yalnız savurganlığından oldu."
Doğrusu

Ev borcu, açık artırma alımları ve ekonomik durgunluk birlikte işledi.

Yaygın yanlış"Bir baskının bütün nüshaları aynıdır."
Doğrusu

Evre, mürekkep, kâğıt ve kuru kazımanın aşınması her nüshayı ayırır.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Rembrandt Leiden'de Lievens ile başladı, Amsterdam'da Uylenburgh'un atölyesinde portre pazarına girdi. Tulp'un anatomi dersi grup portresini bir bilgi anına çevirdi. Breestraat'taki ev satış salonu, atölye ve koleksiyondu. Gece Nöbeti bir bölüğü harekete geçirdi, 1715'te kesildi. Baskılarda evre, kuru kazıma ve kâğıt her nüshayı ayrı kıldı. Kalın boya «kaba üslup» eleştirisini doğurdu. Kilise kınaması, 1656 iflası ve aile şirketi hayatın hukuk çerçevesini gösterir. Araştırma Projesi ise neyin onun olduğunu yeniden sordu.

Sonraki derse köprü

Rembrandt'ın son yıllarında genç Gerard de Lairesse onun için portre pozu verdi. Lairesse sonra o yolu bıraktı, resmin kurallarla öğretilebileceğine inandı ve örneğini Fransız resminde gördü. Paris'te XIV. Louis'nin himayesindeki kraliyet resim ve heykel akademisi, hangi konunun en yüksek sayılacağını, bir figürün nasıl çizileceğini ve öğrencinin neyi kopyalayacağını toplantılarında karara bağlıyordu. Oradaki ressam alıcısını panayırda aramıyordu; unvanı, maaşı ve siparişi kralın bakanlarından geliyordu. Versailles'ın galerilerinde bir resmin ölçüsünü bir hükümdar ve onun akademisi koydu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-319 — Barok, Klasisizm ve Küresel 17. Yüzyıl →

15 bölümden 9. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga