Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: On beşinci yüzyılın başında Floransa'da heykel bir kurum siparişiydi. Calimala'nın 1401 yarışmasını Ghiberti kazandı; Krautheimer bunu belgelerle, Baron ise kentin savaş yıllarıyla okudu. Orsanmichele'nin nişlerinde loncalar mermer ve bronzla yarıştı: Nanni di Banco'nun Dört Taçlı Aziz'i, Donatello'nun Markos'u ve Georgios'u, Ghiberti'nin Yahya'sı ve Matta'sı. Donatello yüksekliğe göre yonttu, ince kabartmada perspektifi denedi. Ghiberti doğu kapısında kabartmayla derinliği birleştirdi. Davut ve Judith bir ailenin evinden cumhuriyetin meydanına taşındı. Gattamelata atlı anıtı antik bir türü geri getirdi. Nişler el değiştirdi, asıllar müzeye girdi.
Açılış: tahıl ambarının duvarları
Önceki dersin perspektif resmi, seyirciyi duvarın karşısında bir noktaya yerleştiriyordu. Floransa'nın katedralinden belediye sarayına inen işlek caddede ise yürüyen bir kalabalık vardı. O caddenin ortasında, dört köşe ve iri bir taş yapı yükselir. Orsanmichele bir zamanlar açık kemerli bir tahıl pazarıydı. Üst katları kentin buğday ambarıydı. Kemerler on dördüncü yüzyılın sonunda örülüp kapatıldı ve zemin kat bir ibadet yerine dönüştü.
Yapının dış ayaklarına sivri kemerli, derin nişler açılmıştı. Kent bu nişleri loncalara, yani zanaat ve ticaret birliklerine dağıttı. Her lonca kendi koruyucu azizinin heykelini kendi nişine koyacaktı. On beşinci yüzyılın ilk çeyreğinde bu nişler birer birer doldu. Yünü işleyenler, kumaş satanlar, para değiştirenler, taş ustaları ve zırhçılar sokağa kendi azizlerini dikti.
Yoldan geçen biri bu heykellere aşağıdan, yürürken ve yan yan bakıyordu. Hiçbiri onu durup tek bir yerden seyretmeye zorlamıyordu. Yine de her biri kente bir şey söylüyordu: hangi loncanın ne kadar zengin olduğunu, kimin hangi ustayı tuttuğunu, cumhuriyetin hangi erdemlerle övündüğünü.
Bu dersin sorusu şu: Bir heykel sokağa konduğunda kime konuşur ve o konuşmayı kim, hangi parayla yazdırır?
Dersin yolu
Önce heykelin bedelini ve malzemesini konuşacağız, çünkü mermerle bronz arasındaki seçim bir zenginlik beyanıydı. Sonra 1401'deki kapı yarışmasını ve onu yorumlayan iki tarihçiyi okuyacağız. Orsanmichele'nin nişlerinde loncaların birbiriyle nasıl yarıştığını izleyeceğiz. Ardından heykelin yüksekliğe ve uzaklığa göre nasıl biçimlendiğine bakacağız. Vaftizhane'nin doğu kapısını, Davut ile Judith'in el değiştiren anlamlarını ve atlı anıtın geri dönüşünü ele alacağız. Son bölümde nişlerdeki heykellerin bugün neden kopya olduğunu soracağız.
Sıfır noktası: taş mı, maden mi?
Bir heykeltıraş on beşinci yüzyılda kendi başına iş başlatmıyordu. Sipariş bir kurumdan gelirdi: bir loncadan, bir kilise yapı kurulundan ya da kent yönetiminden. Katedralin yapı işlerini yün loncasının denetlediği bir kurul yürütüyordu. Vaftizhane ise kumaş tüccarlarının loncası Calimala'nın sorumluluğundaydı.
Malzeme seçimi bu kurumların kesesine bağlıydı. Mermer pahalıydı, ama bir taş ustası bloğu kendi atölyesinde, adım adım yontabilirdi. Bronz ise başka bir işti. Önce balmumu ya da kil bir model yapılır, sonra kalıba alınır, ardından eritilmiş maden kalıba dökülürdü. Döküm başarısız olursa haftaların emeği ve büyük miktarda maden boşa gidebilirdi. Dökümden sonra yüzey günlerce eğelenir, temizlenir ve gerekirse altınla kaplanırdı. Bu yüzden insan boyunda bir bronz heykeli ancak en zengin kurumlar ısmarlayabiliyordu.
Bu derste sık geçecek bir terimi de baştan tanımlayalım. Kontrapposto, ayakta duran bir figürün ağırlığını bir bacağına verip ötekini gevşek bırakmasıdır. Kalça bir yana, omuzlar öbür yana eğilir ve beden hafif bir S çizer. Antik Yunan heykeltıraşları bu duruşu geliştirmişti. Floransalı ustalar onu çoğunlukla Roma kopyalarından, lahitlerden ve kırık heykellerden öğrendi. Orta Çağ heykelinde de kalça kıvrımı vardı, ama ağırlığın bedende nereye düştüğü pek okunmazdı. Yeni kuşak, giysinin altında taşıyan bacağı göstermeye çalıştı.
Mekanizma — 1401'in iki panosu
Vaftizhane'nin güney kapısını Andrea Pisano 1330'larda bronzdan dökmüştü. Yüzyılın sonunda Calimala ikinci bir kapı için yarışma açtı. Katılan ustalardan aynı konuyu, İbrahim'in oğlu İshak'ı kurban etmeye hazırlandığı anı, dörtlü yonca biçimli bir çerçeveye kabartma olarak dökmeleri istendi.
Yarışmadan iki pano bugüne ulaştı: genç bir kuyumcu olan Lorenzo Ghiberti'nin ve Filippo Brunelleschi'nin panoları. Brunelleschi'ninkinde İbrahim oğlunun boğazını kavrar ve bir melek bileğini son anda yakalar. Bir hizmetkâr ayağındaki dikeni çıkarırken oturur. Bu figür, Roma'da bilinen antik bir bronz oğlanın duruşunu tekrarlıyordu. Ghiberti'nin panosunda İshak'ın çıplak gövdesi antik bir heykel gibi düzgün ve sakin. Sahne bir kaya sırtıyla ikiye ayrılıyor ve figürler daha akıcı bir çizgide birleşiyor.
Ghiberti kazandı. Ama nasıl kazandığına dair iki kaynak birbirini tutmuyor. Ghiberti, ömrünün sonunda yazdığı notlarda zafer payının herkesçe kendisine verildiğini söyler. Brunelleschi'nin yaşam öyküsünü yazan Antonio Manetti ise kurulun işi iki ustaya ortak vermek istediğini, Brunelleschi'nin bunu reddettiğini anlatır. Anlatıcıların her biri kendi kahramanını kolluyor.
Krautheimer yarışmayı efsaneden belgeye çekti. Calimala'nın hesap kayıtlarını, sözleşmeleri ve ödeme tarihlerini sıraladı. Panoların teknik farkına da dikkat çekti. Ghiberti'nin panosu büyük ölçüde tek parça dökülmüştü ve daha az maden harcıyordu. Brunelleschi'ninki ise ayrı dökülen parçaların bir zemine tutturulmasıyla kurulmuştu. Bir lonca için bu fark yalnız güzellik meselesi olmayabilirdi. Daha hafif bir döküm, yirmi sekiz panoluk bir kapının maliyetini de düşürecekti.
Yarışmanın tarihine bir başka tarihçi siyasi bir anlam yükledi.
Hans Baron, yüzyılın başında Floransa'nın Milano dükü Giangaleazzo Visconti'nin tehdidi altında olduğunu vurguladı. Dük 1402'de ölünce kuşatma çemberi dağıldı. Baron'a göre Floransalı yazarlar bu sınavdan sonra kentlerini özgür bir cumhuriyet olarak övmeye başladı. Bu düşünceye "yurttaş hümanizmi" adını verdi. Frederick Hartt gibi sanat tarihçileri de Orsanmichele heykellerini bu savunma havasıyla okudu. Sonraki araştırmacılar tezin tarihlerini ve nedensellik bağını sert biçimde eleştirdi. Heykeller savaş yıllarında ısmarlandı, ama her siparişi bir siyasi bildiriye çevirmek kanıtın taşıyabileceğinden fazlasını istiyor.
Ghiberti'nin kazandığı kuzey kapısı yirmi yılı aşan bir işe dönüştü. Atölyesi kentin en büyük döküm okulu oldu. Kayıtlar, genç Donatello'nun da ilk yıllarında bu atölyede çalıştığını gösteriyor.
Mekanizma — nişlerde lonca yarışı
Orsanmichele'nin nişleri on dördüncü yüzyılda dağıtılmıştı, ama birçoğu yıllarca boş ya da eski, küçük heykellerle kaldı. On beşinci yüzyılın başında kent yönetimi loncalara baskı yaptı. Kayıtlara göre nişini belli bir süre içinde doldurmayan loncanın o yeri kaybedebileceği bildirildi. Bundan sonra siparişler hızla birbirini izledi.
Nişler kentin ekonomik haritası gibiydi. Büyük ve küçük loncalar aynı yapının çevresinde yan yana duruyordu. Bir lonca yeni bir heykel koyduğunda, öbürlerinin üyeleri onu her gün geçerken görüyordu. Kimin hangi ustayı tuttuğu, kimin bronza gücünün yettiği sokakta saklanamazdı.
İlk dolan nişlerden birini taş ve ağaç ustalarının loncası ısmarladı.
Dört Taçlı Aziz, anlatıya göre Roma imparatoru için bir pagan tanrı heykeli yontmayı reddeden dört taş ustasıydı. Lonca kendi mesleğinin şehitlerini seçmişti. Nanni di Banco onlara Roma portre büstlerinin ağır yüzlerini ve kalın togalarını verdi. Dört figür kendi aralarında konuşuyor gibi duruyor. Nişin altındaki kabartma ise loncanın günlük işini gösteriyor. Bir aziz heykeli aynı zamanda bir mesleğin reklamıydı.
Keten dokuyucuları ve eskiciler loncası, nişi için genç Donatello'yu tuttu.
Aziz Markos, kontrapposto duruşunun Floransa sokağındaki ilk açık örneklerinden biri sayılır. Giysinin kıvrımları artık bir süs gibi dökülmüyor. Taşıyan bacağın üstünde kumaş dik iniyor, bükülen dizin önünde ise geriliyor. Vasari, lonca üyelerinin heykeli atölyede beğenmediğini anlatır. Ona göre Donatello heykeli nişine yerleştirmek için izin istemiş, birkaç gün sonra heykeli yerinde gören aynı kişiler övgüye başlamış. Öykü bir anekdot. Yine de bir şeyi doğru işaret ediyor: heykel, nişin yüksekliği ve aşağıdan gelen bakış düşünülerek yontulmuştu.
Kumaş tüccarları ise başka bir yol seçti. Calimala, kapı yarışmasını kazanan ustaya döndü ve nişi için bronz istedi.
Bu, kentin sokağına konan ilk büyük boy bronz heykeldi. Ghiberti'nin Yahya'sının kumaş kıvrımları hâlâ Gotik bir akış taşıyor. Ama bir lonca için asıl mesaj malzemedeydi. Bronz, komşu nişlerdeki mermer heykellerin yanında parayı açıkça gösteriyordu.
Para değiştiricilerin loncası birkaç yıl sonra aynı ustadan kendi azizini istedi.
Krautheimer'in aktardığı belgelere göre para değiştiricileri, yeni heykelin Calimala'nınkinden geri kalmamasını açıkça istedi. Sözleşme rakip bir loncanın heykelini ölçü olarak gösteriyordu. Bu kez Ghiberti'nin figürü daha sakin, daha ağır duruyor. Nişin çerçevesi de Gotik tepelik yerine antik düzende bir kemere dönüştü. Aynı usta on yıl içinde rakip loncalara birbirinden ayrı diller sunmuştu.
Zırh ve kılıç ustaları ise kendi koruyucularını bir savaşçı olarak istedi.
Georgios'un elinde bir zamanlar maden bir kılıç ya da mızrak olduğu düşünülüyor. Belki de loncanın kendi ürünüydü ve zamanla kayboldu. Figürün gerginliği, ayakların sağlam açılışında ve kaşların toplanmasında okunuyor. Floransalı yazarlar bu heykeli kentin tetikte bekleyen gençliğine benzetti. Baron'un tezini savunanlar onu Milano'ya karşı duran cumhuriyetin bekçisi olarak okudu.
Nişin altına Donatello ince bir mermer levha yerleştirdi.
Donatello bu levhada derinliği taşın kalınlığıyla kurmadı. Arka plandaki ağaçlar ve bulutlar ancak birkaç milimetrelik çizik ve sürtmelerle yüzeyde beliriyor. İtalyanca kaynaklar bu tekniğe "ezilmiş kabartma" anlamına gelen rilievo schiacciato adını verir. Revakın çizgileri tek bir noktaya doğru kaçıyor. Bu, perspektifin kabartmada sınandığı en erken örneklerden biri sayılıyor. Ama heykelin kendisi çevresinde dolaşılabilen bir kütleyken, kabartma onu aşağıdan izleyen seyirciye bir pencere açıyor.
Mekanizma — yükseklik ve uzaklık
Orsanmichele'nin nişleri göz hizasının biraz üstündeydi. Katedralin ve çan kulesinin nişleri ise çok daha yüksekteydi. Bir heykeltıraş, figürün yerden kaç metre yukarıda duracağını bilmeden işe başlayamazdı.
Donatello'nun ilk büyük siparişlerinden biri bunu acı bir dersle gösterdi.
Heykel katedralin yüksek bir payandası için ısmarlanmıştı. Ama oraya konmadı. Belki aşağıdan bakınca fazla küçük göründü. Birkaç yıl sonra kent yönetimi heykeli satın alıp belediye sarayına taşıttı. Kaynaklar, kaidesine yurdu için yiğitçe savaşanlara en korkunç düşmana karşı bile tanrıların yardım edeceğini söyleyen Latince bir yazıt eklendiğini aktarır. Bir kilise süsü, yazıtla birlikte siyasi bir simgeye dönüştü.
Çan kulesinin nişleri için Donatello başka bir çözüm buldu.
Floransalılar bu heykele "kabak kafa" anlamına gelen Zuccone adını taktı. Peygamberin kimliği bile tartışmalı, en sık Habakkuk deniyor. Vasari, Donatello'nun heykeli yontarken ona "Konuş, konuş!" diye bağırdığını anlatır. Öykünün doğruluğu bilinmiyor. Yüzün sert çizgileri ise bilinçli bir uzaklık hesabı. Kulenin yüksek nişinde bu derin oyuklar gölge tutuyor ve yüzü aşağıdan okunur kılıyor. Heykel müzeye inince, yakından fazla kaba görünüyor.
Katedralin içinde Donatello aynı yıllarda şarkıcılar için bir balkon yaptı.
Karşı duvarda Luca della Robbia'nın aynı yıllarda yaptığı ikinci bir balkon vardı. Luca'nın çocukları ayrı bölmelerde, yakından okunacak bir incelikle şarkı söylüyor. Donatello'nun çocukları ise kesintisiz bir kuşak boyunca koşuyor. Yüzeyleri bilerek pürüzlü bırakılmış, mozaik zeminin parıltısı da onları yüksekten görünür kılıyor. Balkonlar on yedinci yüzyılın sonunda söküldü. Bugün müzede, göze çok daha yakın bir yükseklikte yan yana duruyorlar.
Mekanizma — doğu kapısı
Kuzey kapısı bittiğinde Calimala, Ghiberti'ye hemen üçüncü bir kapı ısmarladı. Bu kapı katedrale bakan doğu yüzüne konacaktı.
Kuzey kapısının dörtlü yonca çerçeveleri burada kalktı. Her kare pano tek bir öyküyü birden çok sahneyle anlatıyor. Ön plandaki figürler neredeyse yuvarlak heykel kadar kabarık. Geriye doğru yükseklik azalıyor ve en arkadaki yapılar yüzeye çizilmiş gibi siliniyor. Ghiberti, Donatello'nun ince kabartmasını ve perspektif çizgisini tek bir yüzeyde birleştirmişti. Vasari, Michelangelo'nun bu kapıları cennetin kapısı olmaya layık bulduğunu anlatır. Ad bu anekdottan kaldı. 1966'da Arno taşınca sel kapılardan bazı panoları yerinden kopardı. Uzun bir restorasyondan sonra asılları müzeye alındı.
Mekanizma — Davut'un yolculuğu
Donatello'nun en ünlü heykeli bir lonca nişine konmadı. Bir ailenin evinin avlusuna kondu.
Antik çağdan sonra insan boyuna yakın, ayakta duran ilk çıplak bronz heykel olduğu sık söylenir. Kimin, ne zaman ısmarladığı bilinmiyor. Davut, güçlü bir düşmanı yenen küçük çoban olarak Floransa'nın kendini görmek istediği imgeydi. Aynı figür bir ailenin avlusunda durunca, o ailenin kenti koruduğunu da ima ediyordu. Medici ailesinin patronajı bu kursun ilerideki konularından biri.
Judith de dul bir kadının bir orduyu başsız bırakmasının öyküsüydü. 1494'te Medici'ler kentten kovuldu. Ertesi yıl cumhuriyet, iki heykeli de ailenin sarayından alıp belediye sarayına taşıdı. Judith, sarayın önündeki kürsüye kondu. Kaynaklara göre kaidesine, yurttaşların bu heykeli kamu esenliğine örnek olarak diktiğini söyleyen yeni bir yazıt eklendi. Aynı bronz, bir ailenin bahçesinden çıkıp cumhuriyetin meydanına geçti ve anlamı yazıtla yeniden yazıldı. 1504'te Michelangelo'nun mermer Davut'u sarayın kapısına konunca Judith yer değiştirdi.
Mekanizma — atlı anıt
Antik Roma'da kentin meydanları atlı imparator heykelleriyle doluydu. Orta Çağ'a bunlardan çok azı ulaştı.
Bu heykel Orta Çağ boyunca Laterano'da durdu ve Hristiyan imparator Konstantin sanıldığı için eritilmedi. On altıncı yüzyılda Kapitol tepesine taşındı. On beşinci yüzyıl ustaları için atlı anıtın bilinen en büyük örneğiydi.
Floransa, paralı asker komutanlarına bronz atlı anıt yerine duvar resmi yaptırmıştı. Donatello'ya o fırsat Padova'da geldi.
Gattamelata lakaplı Erasmo da Narni, Venedik'e hizmet etmiş bir paralı asker komutanıydı. Anıtı ailesi, Venedik'in izniyle yaptırdı. Heykel Aziz Antonius bazilikasının yanında, o dönemde mezarlık olan bir alanda yükseliyor. Kaidesindeki yarı açık kapı kabartması bir mezarı hatırlatıyor. Bir paralı askerin imparator gibi bronz ata bindirilmesi, kamusal heykelin artık kimlere açılabildiğini gösteriyordu.
Mekanizma — ahşap ve niş
Donatello'nun son yıllarındaki bir figür kamusal heykelin başka bir yüzünü gösteriyor.
Heykel güzellik beklentisini bilerek bozuyor. Yaşlanmış yüz ve kemikli kollar, tövbenin bedende bıraktığı izleri gösteriyor. 1966 selinden sonraki temizlikte saçlarda altın, tende boya izleri ortaya çıktı. Mum ışığında bu yüzeyler parlıyordu.
Nişler de el değiştirdi. Guelfi partisi Orsanmichele'deki nişine Donatello'dan yaldızlı bir aziz koydurmuştu.
Partinin siyasi gücü azalınca niş tüccar mahkemesine satıldı. Louis, Santa Croce'ye götürüldü. Yeni sahipler yere başka bir öykü koydu.
Tek bir aziz için yapılmış nişe iki figür sığmıyordu. Verrocchio, Tomas'ı nişin önüne, sokağa doğru taşırdı. Tanıklık ve kanıt öyküsü, mahkemenin işine de uygundu. Bugün nişlerin çoğunda kopyalar duruyor. Asıllar havadan ve kirden korunmak için yapının üst katına ya da müzelere alındı. Heykel korundu, ama caddeyle kurduğu bağın bir kısmı da onunla birlikte içeri girdi.
Karşılaştırma: kuyumcu ile taş ustası
Donatello gençliğinde Ghiberti'nin atölyesinde çalışmıştı, ama yolları erkenden ayrıldı. Ghiberti bir kuyumcu olarak yetişmişti. Yüzeyleri parlatıyor, altınla kaplıyor ve en ince ayrıntıyı yakından okunacak biçimde işliyordu. Ömrünün yarısını iki kapıya verdi ve atölyesini bir işletme gibi yönetti. Son yıllarında da kendi hayatını ve sanatını anlatan bir kitap yazdı.
Donatello ise her siparişte malzemeyi ve yeri yeniden düşündü. Mermer, bronz, ahşap, pişmiş toprak ve gri kumtaşıyla çalıştı. Yüzeyi kimi zaman pürüzlü bıraktı, çünkü heykelin nereden ve ne kadar uzaktan görüleceğini hesaplıyordu. Aynı ustanın elinden bir cumhuriyet yazıtı taşıyan Davut da, tövbe eden bir kadının kemikli bedeni de çıktı.
İkisini birlikte okumak, kamusal heykelin tek bir üslupla açıklanamayacağını gösteriyor. Sipariş veren kurum, heykelin yüksekliği ve bütçe, ustanın elindeki seçenekleri belirliyordu.
Kalıcı araçlar
Siparişi veren kurumu bul. Bir heykeli okumadan önce onu bir loncanın mı, bir yapı kurulunun mu, bir ailenin mi ısmarladığını sor.
Malzemeyi bir beyan olarak oku. Mermerle bronz arasındaki seçimi yan nişlerdeki heykellerle karşılaştır.
Heykelin ilk yüksekliğini hesaba kat. Müzede kaba görünen bir yüz, ilk yerinde uzaktan okunmak için kesilmiş olabilir.
Yeri değişen heykelin yazıtını ara. Mermer Davut ve Judith gibi, yeni yer ve yeni yazıt eski anlamı değiştirebilir.
Kaynağın kime bağlı olduğunu ayır. Ghiberti kendini, Manetti Brunelleschi'yi, Vasari ise bir yüzyıl sonra herkesi anlatıyor.
Siyasi okumayı tarihle sına. Bir heykeli bir savaşa bağlamadan önce sipariş tarihini ve belgeyi gör.
Kopyayla aslı ayır. Sokakta gördüğün heykelin nerede durduğunu, aslının nerede olduğunu not et.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Orsanmichele heykelleri kentin ortak kararıyla, tek bir program olarak yapıldı."
Her nişi ayrı bir lonca, ayrı bir sözleşmeyle doldurdu ve loncalar birbirini ölçü alarak yarıştı.
Yaygın yanlış"Ghiberti 1401 yarışmasını oybirliğiyle kazandı."
Bunu Ghiberti kendisi yazıyor; Manetti işin iki ustaya ortak verilmek istendiğini anlatıyor ve her anlatıcı kendi tarafını tutuyor.
Yaygın yanlış"Bronz Davut baştan bir cumhuriyet anıtı olarak kamusal meydana dikildi."
İlk yeri Medici sarayının avlusuydu; cumhuriyet heykeli 1495'te aileden alıp kendi sarayına taşıdı.
Yaygın yanlış"Nişlerde bugün gördüğümüz heykeller asıllardır."
Çoğu kopya; asıllar yapının içine ve müzelere alındı.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: On beşinci yüzyılın başında Floransa'da heykel bir kurum siparişiydi. Calimala'nın 1401 yarışmasını Ghiberti kazandı; Krautheimer bunu belgelerle, Baron ise kentin savaş yıllarıyla okudu. Orsanmichele'nin nişlerinde loncalar mermer ve bronzla yarıştı: Nanni di Banco'nun Dört Taçlı Aziz'i, Donatello'nun Markos'u ve Georgios'u, Ghiberti'nin Yahya'sı ve Matta'sı. Donatello yüksekliğe göre yonttu, ince kabartmada perspektifi denedi. Ghiberti doğu kapısında kabartmayla derinliği birleştirdi. Davut ve Judith bir ailenin evinden cumhuriyetin meydanına taşındı. Gattamelata atlı anıtı antik bir türü geri getirdi. Nişler el değiştirdi, asıllar müzeye girdi.
Sonraki derse köprü
Donatello'nun Markos'u giysinin altında taşıyan bacağı gösteriyordu. Aynı yıllarda Floransalı bir genç ressam, bu ağırlığı düz bir duvara taşımaya çalıştı. Masaccio'nun figürleri tek bir ışık kaynağından gölge alıyor ve yere sağlam basıyordu. Fra Angelico ise bir manastırın hücrelerinde başka bir resim dili kurdu. Erken Floransa resmi, heykelin bedenini ve perspektifin mekânını boyayla birleştirmeyi denedi.