Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Atalar Pueblo'su terimi, Navajo kökenli Anasazi adının yerini aldı ve yıkıntıyı yaşayan topluluklara bağlıyor. Chaco'nun büyük evleri, kivaları ve yolları, Mezoamerika'ya kadar uzanan bir ağın merkeziydi. Hizalanma tezleri dikkatle okunmalı. Mesa Verde'nin kaya yerleşimleri on üçüncü yüzyılda boşaldı; aileler bugünkü Pueblo köylerine göç etti. Mimbres kâseleri mezar nesneleriydi ve yağmayla dağıldı. Kaya sanatı birçok topluluğun yüzyıllar içindeki eklemelerini taşıyor. 1680 isyanı ve Acoma'nın kilisesi sömürge şiddetinin izlerini gösteriyor. Nampeyo ile Maria ve Julian Martinez, Pueblo çömlekçisinin adını etikete yazdırdı.
Açılış: bir kap kırığındaki kakao
New Mexico'nun kuzeybatısındaki kurak bir kanyonda, on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında kazıcılar bir odayı boşalttı. Oda, kanyonun en büyük taş yapısının ortasındaydı ve içinde garip biçimli kaplar üst üste yığılmıştı. Hiçbiri bölgenin gündelik çanak çömleğine benzemiyordu.
Yaklaşık bir asır sonra, 2009'da, arkeolog Patricia Crown ve kimyacı Jeffrey Hurst bu kaplardan kalan kırıkları inceledi. Kırıkların yüzeyinde teobromin buldular. Kakao ağacı ise Chaco'nun kurak yaylasında yetişmez; en yakın yetiştiği yer güneyde, Mezoamerika'nın sıcak ovalarındaydı. Demek ki biri bu kanyona çok uzak bir güneyden kakao getirmiş ve onu özel kaplardan içmişti.
Mississippi havzasındaki höyük kentlerini birbirine bağlayan ağlar deniz kabuğunu, bakırı ve taşı uzak yollardan taşıyordu. Güneybatı çölünde de benzer bir ağ işliyordu. Kakao, güneyden getirilen kırmızı papağan tüyleri ve deniz kabukları Chaco'yu Mezoamerika'ya bağladı. Burada insanlar taşı ve kerpici kat kat üst üste koydu, kayalara resim kazıdı, kili ince duvarlı kaplara dönüştürdü.
Dersin yolu
Önce bu toplulukları hangi adla anacağımızı soracağız. Ardından Chaco Kanyonu'nun büyük evlerini, kivalarını ve yollarını göreceğiz. Mesa Verde'nin kaya yerleşimleri ve on üçüncü yüzyıldaki göç bizi bugünkü Pueblo'lara götürecek. Sonra güneye, Hohokam kanallarına ve Mimbres kâselerine ineceğiz. Kaya sanatı, 1680 isyanı, Acoma ve Taos sırayla gelecek. Ders, yirminci yüzyılda adlarıyla tanınan iki çömlekçiyle kapanıyor.
Sıfır noktası: kimin ataları
Bugünkü Arizona, New Mexico, Colorado ve Utah'ın birleştiği yayla, arkeolojide uzun süre Anasazi kültürünün yurdu olarak anıldı. Bu ad bölgedeki toplulukların kendi dillerinden gelmiyor. Sözcük, aynı topraklara sonradan yerleşen Navajoların dilinden alındı. Anlamı tartışılıyor; sık verilen çeviriler "eski olanlar" ile "düşmanların ataları" arasında gidip geliyor. Yirminci yüzyılın başındaki arkeologlar bu adı Navajo rehberlerinden duydu ve yıkıntıların kurucularına yapıştırdı.
Bu yıkıntıları kuranların torunları ise hâlâ bölgede yaşıyor. Hopiler, Zuniler, Acoma ve Laguna halkları, Rio Grande vadisindeki Tewa, Tiwa, Keres ve Towa konuşan köyler bu soyun parçası. Hopiler kendi atalarını Hisatsinom diye anıyor. Pueblo toplulukları kendi atalarına bir başka halkın verdiği adla seslenilmesine itiraz etti. Bugün arkeologlar çoğunlukla Ancestral Pueblo, yani Atalar Pueblo'su terimini kullanıyor. Pueblo sözcüğü ise İspanyolca "köy" demek.
Adlandırmanın bir sonucu daha var. Anasazi kelimesi, sanki ortadan kaybolmuş, adı bile başkalarınca hatırlanan bir halkı çağrıştırıyordu. Atalar Pueblo'su terimi ise yıkıntıyı yaşayan bir topluluğun geçmişine bağlıyor. Hangi sözcüğün seçildiği, yıkıntının kime ait olduğu sorusuna verilen cevabı da içeriyor.
Mekanizma — Chaco'nun büyük evleri
Dokuzuncu yüzyılın ortasından on ikinci yüzyılın başına kadar Chaco Kanyonu, bölgenin en büyük yapılarının yükseldiği yer oldu. Arkeologlar bu yapılara büyük ev adını veriyor. Kanyonun tabanında ve kenarlarında bir düzineyi aşkın büyük ev sıralanıyor. En ünlüsü kuzey duvarın dibinde duruyor.
Yapı tek seferde kurulmadı. Ustalar onu iki yüzyılı aşkın bir süre boyunca katman katman büyüttü. Arkadaki odalar çoğunlukla karanlık ve penceresizdi. Kazılarda bazılarında depolanmış eşya, bazılarında özenle gömülmüş ölüler bulundu.
Chaco'nun ustaları duvarlarını yerel kumtaşından ördü. Taşları ince levhalara ayırdılar ve aralarına daha küçük taş parçaları dizerek düzgün yüzeyler elde ettiler. Bu yüzeylerin çoğu ise sonradan sıvayla kaplandı. Bugün gözümüzü alan taş deseni, o dönemde büyük olasılıkla görünmüyordu.
Çatıları taşımak için binlerce ağaç gövdesi gerekti. Kanyonun çevresinde bu kadar büyük ağaç yoktu. Ağaç halkası ve kimyasal analizler, kirişlerin önemli bir bölümünün kanyondan yetmiş seksen kilometre uzaktaki dağlardan getirildiğini gösteriyor. Hayvan gücü ya da tekerlek kullanılmadan, bu gövdeler insan sırtında taşındı.
Büyük evlerin içinde ve yanında, yuvarlak ve yere gömülü odalar yer alıyor. Bu odalara Hopi dilinden alınan bir sözcükle kiva deniyor. Kivaya çoğu zaman tavandaki bir açıklıktan merdivenle iniliyordu. Tabanda küçük bir çukur, sipapu, atalarının yer altındaki bir dünyadan yeryüzüne çıktığı yeri anıyordu. Bugünkü Pueblo köylerinde de kivalar tören ve toplantı yerleri olarak kullanılıyor. İçlerinde yapılanların önemli bir bölümü yalnız topluluğa açık.
Pueblo Bonito'nun karşısında, kanyonun güney yakasında, bu odaların çok daha büyüğü duruyor.
Casa Rinconada'nın hemen yanında bir büyük ev yükselmiyor. Bu yüzden kimi araştırmacılar böyle bağımsız kivaları birkaç topluluğun ortak toplanma yeri sayıyor. Duvardaki bir pencerenin yaz gündönümünde içeri ışık aldığı da ileri sürüldü. Duvarın bir kısmı yirminci yüzyılda onarıldığı için bu yorumu sınamak zor.
Chaco'da kaç kişinin yaşadığı tartışmalı. Kimi araştırmacılar odaların çoğunun boş olduğunu ve kanyonun mevsimlik törenler için çevre bölgeden insanları toplayan bir merkez olduğunu düşünüyor. Pueblo Bonito'nun arka odalarından birinde, kuşaklar boyunca gömülen seçkin ölülerin DNA'sı 2017'de yayımlanan bir çalışmada incelendi. Ölülerin anne soyundan aynı aileye bağlandığı görüldü. Bu da kanyonun yönetiminde soya dayalı bir düzenin varlığını düşündürüyor.
Mekanizma — dümdüz yollar ve bir kayadaki spiral
1970'lerde hava fotoğraflarını inceleyen araştırmacılar, Chaco'dan dışarıya uzanan ince ve dümdüz çizgiler fark etti. Çizgiler yerde neredeyse görünmüyordu. Yakından bakınca kazılmış, kenarları taşlarla belirlenmiş geniş yollar oldukları anlaşıldı.
Bu yolun neden bu kadar düz olduğu yıllardır tartışılıyor. Yol, derin ve çorak bir vadinin kenarında bitiyor. Kimi araştırmacılar onu bir tören hattı olarak okudu. Pueblo sözlü geleneklerinde kuzey, atalarının geldiği yönle ilişkilendiriliyor.
Kanyonun girişinde, düzlükten tek başına yükselen bir tepe duruyor.
1977'de kayalara tırmanan sanatçı Anna Sofaer, yaz gündönümüne yakın bir öğle vaktinde ışıktan bir şeridin büyük spiralin ortasını kestiğini gördü. Levhaların yerine doğal olarak mı düştüğü, insan eliyle mi konduğu tartışılıyor. Aşınma yüzünden tepeye çıkış bugün yasak.
Chaco'nun büyük evlerinin bir kısmının ana yönlere ya da güneşin ve ayın belirli doğuş noktalarına göre hizalandığı da ileri sürüldü. Pueblo Bonito'nun güney duvarı neredeyse tam doğu batı doğrultusunda uzanıyor. Bu ölçümleri dikkatle okumak gerekiyor. Bir yapıda yeterince duvar ve pencere olduğunda, bunlardan birinin bir gök olayına denk gelmesi şaşırtıcı değil. Bugünkü Pueblo topluluklarında güneşin yolunu izleyen ve takvimi ilan eden görevliler bulunuyor. Bu gelenek tezleri anlamlı kılıyor; her birini kanıtlamıyor.
On ikinci yüzyılın ortasında Chaco'da yapım durdu. Uzun bir kuraklık bu dönemle çakışıyor. Kanyonun rolü kuzeye, Animas ırmağının kıyısındaki yeni bir merkeze geçti.
Kasabanın ve anıtın adı bir yanlışlıktan geliyor. On dokuzuncu yüzyılda bölgeye yerleşen Amerikalılar yıkıntıları Meksika'nın Aztekleriyle ilişkilendirdi. Yapıların Mexica'yla bir bağı yoktu. Üstelik Tenochtitlan kurulmadan önce yapılmışlardı. Arkeolog Earl Morris, yıkıntıları kazdıktan sonra büyük kivayı yeniden inşa etti. Bugün içine giren ziyaretçi, bir büyük kivanın çatılı hâlini görebileceği tek yerlerden birinde duruyor. Ama gördüğü çatı, bir arkeoloğun kazı verisine dayanan yorumudur.
Mekanizma — Mesa Verde ve kayaların altındaki köyler
Chaco'nun kuzeyinde, bugünkü Colorado'nun güneybatısında, Mesa Verde denen yüksek bir yayla yükseliyor. Atalar Pueblo'su toplulukları burada yüzyıllar boyunca yaylanın üstünde, mısır tarlalarının yanında yaşadı. On ikinci yüzyılın sonunda pek çok aile kanyon duvarlarının altındaki derin kaya oyuklarına taşındı. Bu kaya yerleşimlerinin en büyüğü bir oyuğu baştan sona dolduruyor.
1888'in Aralık ayında, kaybolan sığırlarını arayan iki Amerikalı çiftçi, Richard Wetherill ve Charles Mason, kanyonun karşı yakasından bu yapıyı gördü. Onlar yerleşime Cliff Palace, yani Kaya Sarayı adını verdi. Ad yanıltıcı. Yapının bir hükümdarın sarayı olduğuna dair hiçbir kanıt yok; burası birçok ailenin birlikte yaşadığı ve törenlerini yaptığı kalabalık bir köydü.
Kaya oyukları yağmurdan korunuyordu, ama bazılarına kaya yüzüne oyulmuş tutamaklarla tırmanılıyordu. Kimi araştırmacılar bu taşınmayı bir savunma ihtiyacına bağladı. Başkaları, iklimin ve nüfusun baskısıyla değişen toplumsal düzeni öne çıkarıyor.
Wetherill ailesi sonraki yıllarda yerleşimlerden yüzlerce nesne topladı ve sattı. 1891'de genç bir İsveçli araştırmacı bölgeye geldi.
Nordenskiöld yerleşimleri titizlikle fotoğraflayıp ölçtü ve bir kitapta yayımladı. Ama topladıklarını bir yük treniyle ülke dışına çıkarmaya kalkınca yerel bir öfke dalgası yükseldi. O dönemde bunu yasaklayan bir yasa yoktu. Koleksiyon sonunda Finlandiya'ya ulaştı.
Bu olay ve Chaco'daki benzer kazılar, 1906'da Amerika'da Antikiteler Yasası'nın çıkarılmasına katkıda bulundu. Mesa Verde aynı yıl ulusal park ilan edildi. Finlandiya'daki insan kalıntıları ve mezar nesneleri ise ancak 2020'de, Hopi ve öteki Pueblo topluluklarıyla yürütülen görüşmelerden sonra bölgeye geri döndü.
Mekanizma — kaybolmayan bir halk
On üçüncü yüzyılın son çeyreğinde Mesa Verde'nin ve çevre yaylanın yerleşimleri boşaldı. Ağaç halkaları bu yıllarda uzun ve ağır bir kuraklığı kaydediyor. Nüfus artışı, yorulan toprak ve topluluklar arası şiddet de bu tabloya eklendi.
Yirminci yüzyılın popüler anlatıları bu boşalmayı bir gizem olarak sundu. Rehberler, kaya saraylarını kuran halkın bir gün "ortadan kaybolduğunu" anlatıyordu. Pueblo toplulukları ise bu olayı kendi sözlü tarihlerinde bir göç olarak hatırlıyor. Aileler güneye ve doğuya, Rio Grande vadisine, Hopi ve Zuni topraklarına yürüdü. Oradaki köylere katıldılar ya da yenilerini kurdular.
Arkeoloji de bu belleği destekliyor. On dördüncü yüzyılda Rio Grande boyunca ve Hopi yaylalarında büyük ve kalabalık köyler birdenbire çoğaldı. Mesa Verde'ye özgü bazı çömlek ve yapı özellikleri bu yeni köylerde yeniden göründü. Kayboldular demek, bugün o köylerde yaşayan torunları anlatıdan silmek demekti.
Göçle birlikte kivaların duvarları da yeni bir resim geleneğine açıldı.
Kazıcılar 1930'larda kivanın duvarlarında çok sayıda sıva katmanı buldu. Her törende eski resim yeni bir sıvayla örtülmüş ve üstüne yenisi boyanmıştı. Kiva bugün yeniden kurulmuş hâliyle ziyarete açık; duvarlarındaki resimler kopya. Bu tören resimlerinin anlamı konusunda Pueblo toplulukları ayrıntı paylaşmamayı seçiyor. O sessizlik de bu resimlerin bilgisinin bir parçası.
Mekanizma — çölde kanal, vadide kâse
Güneyde, bugünkü Phoenix'in bulunduğu Salt ve Gila ırmaklarının ovasında başka bir gelenek yaşadı. Arkeologlar bu topluluklara Hohokam diyor. Hohokam çiftçileri ırmaklardan yüzlerce kilometrelik sulama kanalları kazdı. Kırmızı üzerine devetüyü boyalı kaplar yaptılar ve deniz kabuklarına desen kazıdılar. Bugünkü Akimel O'odham ve Tohono O'odham halkları bu ataları Huhugam diye anıyor.
Yapının ne için kullanıldığı kesin değil. Bazı açıklıkların gündönümü ve ekinoks ışığını aldığı ileri sürülüyor. 1892'de yapı, Amerika'da bu amaçla korunan ilk tarih öncesi yerleşim alanı oldu.
Doğuda, bugünkü New Mexico'nun güneybatısındaki dağlık bölgede Mogollon toplulukları yaşadı. Onların bir kolu, Mimbres vadisinde, on birinci ve on ikinci yüzyıllarda Amerika'nın en tanınmış kâselerini boyadı. Kadın çömlekçiler beyaz astarlı kâselerin içine siyah boyayla balıklar, kuşlar, avcılar, efsane varlıkları çizdi. Bu kâselerin önemli bir kısmı, evlerin tabanı altına gömülen ölülerin yüzüne kapatılmıştı. Gömmeden önce kâsenin dibine küçük bir delik açılıyordu. Araştırmacılar bu deliğe öldürme deliği diyor. Bir yoruma göre delik, kâsenin ruhunu ölüyle birlikte serbest bırakıyordu. Bu yorum bugünkü Pueblo geleneklerinden yapılan bir çıkarım.
Bazı astronomlar bu yıldızı 1054'te gökte görülen ve Çin kayıtlarında da geçen süpernova patlamasıyla ilişkilendirdi. Ay, Pueblo anlatılarında bir tavşanla ilişkileniyor. Patlama da o yıl aya yakın bir konumda görülmüştü. Öneri çekici, ama tarihlemesi ve yorumu kanıtlanmış değil.
Mimbres kâseleri yirminci yüzyılda pahalı bir koleksiyon malı oldu. 1920'lerde Harriet ve Burton Cosgrove, Swarts Ruin denen yerleşimde yüzlerce kâseyi kazıp Harvard'daki Peabody Müzesi'ne taşıdı. Sonraki on yıllarda yağmacılar pek çok Mimbres köyünü buldozerlerle düzledi. 1990'da çıkan NAGPRA yasası, federal kurumlardaki mezar nesnelerinin ve kalıntıların topluluklara dönmesinin yolunu açtı. Özel koleksiyonlardaki ve yurt dışına çıkmış kâseler ise yasanın dışında kaldı.
Mekanizma — kayalardaki imgeler
Güneybatının kayaları, binlerce yıllık bir imge birikimini taşıyor. Arkeologlar bunları ikiye ayırıyor. Kaya yüzeyine vurularak ya da kazınarak işlenen imgeler petroglif. Boyayla sürülen imgeler piktograf. Bölgenin kumtaşları, güneş ve nemle zamanla koyu bir verniğe bürünüyor. Usta bu tabakayı kazıyınca açık renkli taş ortaya çıkıyor.
Navajolar bu kayaya "bir öykü anlatan kaya" anlamına gelen bir ad veriyor. İmgeleri tek bir topluluk yapmadı. Arkaik dönem avcıları, Atalar Pueblo'su ve Fremont toplulukları, Utelar ve Navajolar yüzyıllar boyunca aynı yüzeye eklemeler yaptı. Atlı figürler, İspanyolların atı getirmesinden sonra kazınmış olmalı.
Kuzeyde, Canyonlands'in ayrı bir bölümünde, bu kez boyalı figürlerden bir dizi duruyor.
Bu üslubu araştırmacılar Barrier Canyon üslubu diye anıyor. Figürler uzun süre birkaç bin yıllık sayıldı. 2014'te yayımlanan bir tarihleme çalışması, panonun beklenenden çok daha genç olabileceğini öne sürdü. Tartışma sürüyor.
Kaya sanatının en tanınmış figürü bugün bir hediyelik eşya oldu. Kambur, flüt çalan bir insan figürü bölgedeki pek çok petroglifte görünüyor. Bu figür Kokopelli adıyla anahtarlıklara, tişörtlere ve otel tabelalarına taşındı. Hopi geleneğinde benzer adlı bir katsina var; ikisinin özdeşliği tartışmalı. Ticari Kokopelli, topluluğun bilgisinden kopmuş bir imge olarak dolaşıyor.
Mekanizma — isyan, misyon ve gök kenti
1598'de İspanyol fatihi Juan de Oñate, Rio Grande vadisini Yeni İspanya'ya bağladı. Fransisken rahipler köylerde kiliseler kurdurdu ve kivalardaki törenleri yasakladı. Katsina maskeleri ve tören nesneleri toplanıp yakıldı.
Mesa üstündeki Acoma köyü bu düzenin en sert yüzünü erken tanıdı. 1599'daki bir çatışmanın ardından Oñate köyü cezalandırdı; esir alınan erkeklerin bir ayağını kestirdi. Birkaç on yıl sonra köyün ortasında dev bir kilise yükseldi.
Kilisenin taşı, toprağı ve suyu mesanın dibinden yukarı taşındı. Kirişler ise uzaktaki bir dağdan, Acoma halkının sırtında getirildi. Zorla çalıştırmanın eseri olan kiliseyi bugün Acoma topluluğu kendi mirası olarak koruyor.
Ağustos 1680'de birbirinden uzak Pueblo köyleri aynı günlerde ayaklandı. Haberciler köyden köye düğümlü ipler taşıdı. Her gün bir düğüm çözülüyordu; son düğüm isyanın gününü gösteriyordu. İspanyollar vadiden güneye çekildi ve on iki yıl dönemedi. İsyanın önderlerinden biri Ohkay Owingeh köyünden Po'pay'dı.
Heykel, her eyaletin iki temsilcisinin durduğu salona New Mexico'nun gönderdiği ikinci heykel oldu. Pueblo toplulukları kendi önderini kendi sanatçılarının eliyle gösterdi. İsyan sırasında kiliseler yakılmış ve rahipler öldürülmüştü. Heykel bu şiddeti silmiyor; bir topluluğun hangi olayı özgürlük olarak andığını gösteriyor.
Mekanizma — adı bilinen çömlekçiler
Yirminci yüzyılın başında Pueblo çömleği müzelerde hâlâ adsız bir halk sanatı gibi sergileniyordu. İki kadın bu durumu değiştirdi.
Hopi yaylasındaki Hano köyünde yaşayan Tewa kökenli çömlekçi Nampeyo, 1895'te yakındaki Sikyatki yıkıntısında yapılan kazıyı izledi. Kocası kazıda çalışıyordu. Çıkan on beşinci ve on altıncı yüzyıl kaplarının desenleri, onun kendi işini değiştirdi.
Nampeyo eski desenleri kopyalamadı; onları kendi diliyle yeniden kurdu. Bir demiryolu şirketi onun adını turistlere tanıttı. Nampeyo'nun kızları ve torunları bu işi kuşaklar boyunca sürdürdü.
Rio Grande vadisinde, San Ildefonso Pueblo'sunda, Maria Martinez ve kocası Julian da arkeolojiden yola çıktı. Bir arkeoloğun eski kırıklara göre kap yapmasını istemesi onları denemelere yöneltti; siyah üzerine siyah bu denemelerden doğdu.
Maria kabı elle biçimlendirip bir taşla parlatıyordu. Julian deseni mat boyayla çiziyordu. Fırında ateş gübreyle boğuluyor, havasız kalan kil siyaha dönüyordu. Parlak ve mat siyah, ışığa göre görünüp kayboluyordu. Kapların altında Maria'nın imzası yer aldı. İmza, Pueblo çömlekçisinin adının koleksiyon etiketine girmesini sağladı.
Karşılaştırma: mezardaki kâse, imzalı kap
Delinmiş bir Mimbres kâsesi ile imzalı bir Martinez kabı aynı vitrinde durabiliyor. İlki bir ölünün yüzünü örtmek için yapıldı ve bilerek kullanılamaz kılındı. Onu müzeye taşıyan, bir mezarı açan biriydi; çömlekçinin adını bilen yok. İkincisi bir alıcı için yapıldı ve altında yapanın adını taşıyor. Etiket ikisini de aynı "Pueblo seramiği" başlığıyla anabiliyor.
Usta katmanı: yıkıntının yanındaki torun
Bu dersin yapılarının neredeyse hepsi bugün bir ulusal parkta ya da anıtta. Oysa Chaco'yu ve Mesa Verde'yi kuranların torunları birkaç saatlik yol ötede yaşıyor. Bir yıkıntıyı okumak, onunla hâlâ ilişki kuran topluluğu da hesaba katmayı gerektiriyor.
Kalıcı araçlar
Adın kaynağını sor. Bir kültüre verilen adın kimin dilinden geldiğini ve neyi çağrıştırdığını bul.
Malzemenin yolunu izle. Bir kirişin, bir kakao tanesinin ya da bir tüyün nereden getirildiğini araştır.
Hizalanma tezini ölç. Bir yapının gök olayına baktığı iddiasında, kaç açıklığın hiçbir şeye bakmadığını da say.
Yeniden kurulanı ayır. Bir yapıda özgün olanla sonradan onarılanı birbirinden ayırt et.
Kaybolma anlatısını sına. Boşalan bir yerleşimin insanlarının nereye gittiğini, torunlarının bugün nerede yaşadığını sor.
Mezar bağlamını unutma. Bir müze kabının bir mezardan çıkıp çıkmadığını ve oraya nasıl ulaştığını araştır.
İmzayı oku. Bir kabın yapanının adı biliniyorsa, o adın etikete ne zaman ve nasıl girdiğine bak.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Anasazi halkı ortadan kayboldu."
On üçüncü yüzyılda yaylalardan göç eden aileler güneye ve doğuya yerleşti. Torunları bugünkü Hopi, Zuni ve Rio Grande Pueblo'larında yaşıyor.
Yaygın yanlış"Cliff Palace bir kralın sarayıydı."
Adı onu bulan çiftçilerden geliyor. Yapı birçok ailenin birlikte yaşadığı bir köydü.
Yaygın yanlış"Chaco'daki her hizalanma kanıtlanmış bir gözlemevidir."
Bazı ışık düzenleri ilgi çekici, ama birçok açıklığın tesadüfen bir gök olayına denk gelmesi de mümkün.
Yaygın yanlış"Kokopelli bütün Pueblo halklarının ortak tanrısıdır."
Flüt çalan figür kayalarda yaygın, ama bugünkü ticari imge topluluk geleneklerinden kopmuş bir yorum.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Atalar Pueblo'su terimi, Navajo kökenli Anasazi adının yerini aldı ve yıkıntıyı yaşayan topluluklara bağlıyor. Chaco'nun büyük evleri, kivaları ve yolları, Mezoamerika'ya kadar uzanan bir ağın merkeziydi. Hizalanma tezleri dikkatle okunmalı. Mesa Verde'nin kaya yerleşimleri on üçüncü yüzyılda boşaldı; aileler bugünkü Pueblo köylerine göç etti. Mimbres kâseleri mezar nesneleriydi ve yağmayla dağıldı. Kaya sanatı birçok topluluğun yüzyıllar içindeki eklemelerini taşıyor. 1680 isyanı ve Acoma'nın kilisesi sömürge şiddetinin izlerini gösteriyor. Nampeyo ile Maria ve Julian Martinez, Pueblo çömlekçisinin adını etikete yazdırdı.
Sonraki derse köprü
Pueblo köylerinde bir çömlekçinin deseni çoğu zaman annesinden kızına geçiyordu ve o desen bir ailenin işi olarak tanınıyordu. Kuzeyde, Pasifik'in yağmurlu kıyısında, bir aileye ait olan şey kuzgun, ayı ya da balina gibi bir arma imgesiydi. O imgeyi sedir ağacına oyma hakkı ancak bir şölende, tanıkların önünde armağanlar dağıtılarak kanıtlanabiliyordu.