Ders KRO-315.4 · Amerika Kıtalarının Yerli Sanatları

Maya yazısı, takvim, saray ve steller

3.346 kelime · 18 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Maya yazısı sözcük ve hece işaretlerini birleştiren bir sistemdi ve en eski izleri milattan önceki yüzyıllara uzanıyor. Landa'nın listesi, Förstemann'ın takvim hesapları, Knorozov'un hece okuması ve Proskouriakoff'un tarih dizileri yazıyı yeniden okunur kıldı. Uzun Sayım, dünyanın kuruluş gününden beri geçen günleri sayıyordu. Steller kralı dönem sonu töreninde gösteriyor, kan sunusu ve saray yaşamı kabartmalarda ve boyalı kaplarda anlatılıyordu. Yazıcılar ressamdı ve bazıları adlarını kaplara yazdı. Güneyde kraliyet düzeni dağıldı, kuzey canlandı. Maya toplulukları bugün atalarının yazısını yeniden öğreniyor.

Açılış: tapınağın içine gömülen taş

Guatemala'nın kuzeyindeki ormanda, Tikal kentinin merkezinde, arkeologlar 1960'ta bir tapınağın içini kazarken oymalı bir dikili taş buldu. Taşı kentin halkı yüzyıllar önce yeni bir yapının dolgusuna gömmüştü. Bu yüzden yüzeyi ormanın nemine ve yağmuruna hiç açılmamış, oymaları neredeyse ilk günkü keskinliğiyle kalmıştı.

Ön yüzdeki kral Siyaj Chan K'awiil adını taşıyor. Yan yüzlerde duran savaşçı onun babası. Babanın giysisi, kalkanındaki iri gözlü yüz ve elindeki mızrak atar, Orta Meksika'nın büyük kenti Teotihuacan'ın imge dilinden geliyor. Arka yüzdeki yazı, bundan yaklaşık yetmiş yıl önce yaşanmış bir olayı anlatıyor. 378 yılında Sihyaj K'ahk' adlı biri batıdan Tikal'e "geldi". Aynı gün Tikal'in eski kralı "suya girdi", yani öldü. Kısa süre sonra yeni bir hanedan tahta çıktı.

Portre ve tören giysisi bir sanat dili kuruyor; yazı bir tarih, bir ad ve bir olay veriyor. Maya sanatını yakından okumak ikisini birlikte okumayı gerektiriyor. Elli yıl öncesine kadar bu yazının büyük bölümü okunamıyordu.

Dersin yolu

Önce yazının en eski izlerine ve Maya dünyasının kimlerden oluştuğuna bakacağız. Sonra yazının nasıl yeniden okunduğunu izleyeceğiz: bir rahibin yaktığı kitaplar, bir kütüphanecinin hesapları, bir Sovyet dilbilimcisinin işaret tablosu, bir mimarın tarih dizileri. Ardından takvim, dikili taşlar, kan sunusu, saray ve boyalı kaplar gelecek. Ders, sık anlatılan bir "çöküş" öyküsüyle ve yazıyı bugün yeniden öğrenen Maya topluluklarıyla kapanıyor.

Sıfır noktası: kimin yazısı

Maya adı, birbirine akraba dilleri konuşan pek çok topluluğu kapsıyor. Bugünkü Güney Meksika'dan, Guatemala ve Belize'den Honduras'ın batısına uzanan bölgede bu ailenin otuzu aşkın dili konuşuluyor. Yukatek, K'iche', Kaqchikel, Q'eqchi', Mam ve Tzeltal bunlardan birkaçı. Bu dilleri bugün milyonlarca insan gündelik hayatında kullanıyor.

Klasik dönem denen yaklaşık üçüncü ile dokuzuncu yüzyıllar arasında bu bölgede onlarca kraliyet kenti vardı. Tikal, Calakmul, Palenque, Copán, Yaxchilán ve Piedras Negras birbirleriyle evlilik bağları kurdu, birbirine savaş açtı, birbirinin kralını esir aldı. Bu kentleri hiçbir zaman tek bir imparatorluk birleştirmedi.

Yazının kökeni Klasik dönemden çok daha eskiye uzanıyor. Kuzey Guatemala'da, yağmacıların açtığı bir tünelin içinde, 2001'de bir duvar resmi ortaya çıktı.

Resmi bulan William Saturno ve ekibi, aynı yapının daha eski katmanlarında hiyeroglif yazı taşıyan sıva parçaları da buldu. Bu parçalar milattan önceki son yüzyıllara tarihleniyor. 2022'de yayımlanan bir çalışma, bu parçalardan birinde 260 günlük takvimin bir gün adını okudu. Kral portresi, tanrı öyküsü ve takvim, yazının en eski evrelerinden beri bir aradaydı.

Mekanizma — yakılan kitaplar ve bir alfabe yanlışı

İspanyol fethi geldiğinde Mayalar hâlâ yazıyordu. İncir ağacı kabuğundan yapılıp kireçle sıvanan, akordeon gibi katlanan kitapları vardı. 1562'de Yukatan'daki Maní kasabasında, Fransisken rahip Diego de Landa bu kitaplardan çok sayıda topladı ve bir törenle yaktırdı. Landa onlarda şeytanın işini gördüğünü yazdı.

Aynı Landa, birkaç yıl sonra Yukatan'ın halkını, dinini ve takvimini anlatan uzun bir metin kaleme aldı. Metnin kısaltılmış bir kopyası yüzyıllarca Madrid'de bir arşivde bekledi ve on dokuzuncu yüzyılın ortasında yeniden bulundu.

Landa yerli bilgilerinden İspanyol harflerinin karşılıklarını yazmalarını istemişti. Onlar da harflerin İspanyolcadaki okunuşunu dinledi ve o sesi veren işareti çizdi. "B" harfi için "be" sesini, yani bir hece işaretini yazdılar. Liste uzun süre bir yanlış anlamanın belgesi sayıldı. Gerçekte bir hece tablosunun parçalarını taşıyordu.

Fetihten sağ çıkan Maya kitaplarının sayısı çok az. En iyi korunanı bir Alman kentine düştü.

Kitap on sekizinci yüzyılda Viyana'da satın alınıp Dresden'deki saray kütüphanesine getirildi. 1945'teki bombardımanda su baskınından zarar gördü. On dokuzuncu yüzyılın sonunda kütüphaneci Ernst Förstemann sayfalardaki nokta ve çubuk sayılarını çözdü. Bazı tabloların Venüs gezegeninin yıllık döngüsünü, bazılarının tutulmaları izlediğini gösterdi. Takvim ve sayı böylece okunur oldu. Sözcükler ise okunmamaya devam etti.

Mekanizma — işaret, hece ve ses

Yirminci yüzyılın ortasında Maya araştırmalarının en etkili adı İngiliz arkeolog Eric Thompson'dı. Thompson yazının büyük ölçüde fikirleri gösterdiğini, yazıtların da takvim, tanrılar ve yıldızlarla dolu olduğunu savundu. Hükümdarların adlarının ve savaşlarının taşlara yazıldığı düşüncesine kuşkuyla bakıyordu.

1952'de Leningrad'da çalışan genç dilbilimci Yuri Knorozov bir makale yayımladı. Knorozov, Landa'nın listesini bir hece tablosu olarak okudu. Ona göre Maya yazısı karma bir sistemdi. Kimi işaretler bütün bir sözcüğü, kimileri yalnız bir ünsüz ile bir ünlüden oluşan bir heceyi gösteriyordu. Araştırmacılar bugün buna logo-hece yazısı (logosyllabic) diyor. Thompson bu görüşe ölümüne kadar karşı çıktı. Soğuk Savaş yılları da Sovyet biliminden gelen önerinin Batı'da kabulünü geciktirdi.

Sistemi bir örnekle görmek kolay. "Jaguar" anlamına gelen sözcük bahlam diye okunuyor. Yazıcı onu bir jaguar başı çizerek yazabilirdi. Aynı başın önüne "ba" hecesini, arkasına "ma" hecesini ekleyerek okunuşu pekiştirebilirdi. Ya da sözcüğü yalnız hecelerle, ba, la ve ma işaretlerini art arda dizerek yazabilirdi. Son ünlü okunmuyordu. Aynı sözcüğün birkaç yazılışı vardı ve yazıcı bunlar arasında hem anlam hem görünüş için seçim yapıyordu.

Bu esneklik yazıyı resme yaklaştırır. Her hiyeroglif bloğu birkaç işaretin kare bir çerçeve içinde birleşmesiyle oluşur. Bir yazıcı aynı adı bir yazıtta yalın, öbüründe süslü yazabilirdi. Okunan metin ile bakılan resim, Maya yazıtında birbirinden ayrılmaz.

Mekanizma — taşların yazdığı tarih

Yazıtların içeriği üzerine tartışmayı bir mimar değiştirdi. Rusya'da doğup Amerika'da yetişen Tatiana Proskouriakoff, Maya kentlerinin yeniden kurgulama çizimlerini yaparak çalışıyordu. Guatemala'nın batısındaki Piedras Negras kentinin dikili taşlarını incelerken bir düzen fark etti.

Proskouriakoff dikili taşları kentin ayrı yapılarının önünde gruplar hâlinde buldu. Her grup, bir nişte oturan bir figürü gösteren bu türden bir taşla başlıyordu. Grubun içindeki tarihler, bir insan ömrüne sığan bir aralığı kapsıyordu. Grubun en eski tarihi kişinin doğumunu, nişteki sahnenin tarihi tahta çıkışını gösteriyordu. Sonraki tarihler savaşları, esirleri ve yıldönümlerini işaretliyordu. Taşlar hükümdarların yaşamını anlatıyordu.

Makale 1960'ta yayımlandı. Yazının sesini Knorozov açmıştı. Proskouriakoff ise yazıtların konusunu gösterdi: kişiler, tarihler, olaylar. İki buluşun birleşmesi yirmi yıl kadar sürdü.

1973'ün aralığında ressam Merle Greene Robertson, Palenque'de ilk Mesa Redonda toplantısını düzenledi. Toplantıda Linda Schele, dilbilimci Floyd Lounsbury ve öğrenci Peter Mathews bir öğleden sonra boyunca kentin yazıtlarını okudu. Kentin hükümdarlarının bir listesini, adları ve tarihleriyle çıkardılar. Bu listenin en ünlü adı, yedinci yüzyılda uzun süre hüküm süren K'inich Janaab Pakal'dı.

Meksikalı arkeolog Alberto Ruz Lhuillier tapınağın tabanındaki bir taşın altında moloz doldurulmuş bir merdiven buldu. Merdiveni birkaç yıl boyunca boşalttı ve 1952'de mezar odasına ulaştı. Lahitte yeşim maskeli bir hükümdar yatıyordu.

Kapaktaki figür Pakal'ın kendisi. Ölüm anında yeraltına düşen ve aynı anda dünya ağacı boyunca yeniden yükselen bir hükümdar olarak gösterilmiş. Kapağın kenarlarındaki yazılar ataların ölüm tarihlerini sayıyor. 1968'de İsviçreli bir yazar bu sahneyi uzay aracındaki bir astronot olarak yorumladı. Yorum hâlâ dolaşıyor. Yazıtlar okunduğunda sahnenin kimin ölümünü, hangi tarihte ve hangi kozmik düzen içinde anlattığı açıkça ortaya çıktı.

Mekanizma — Uzun Sayım ve dünyanın başlangıcı

Maya takvimi birbirine geçen birkaç çarktan oluşuyordu. Birincisi 260 günlük bir döngüydü; on üç sayı ile yirmi gün adı birlikte dönüyordu. İkincisi 365 günlük güneş yılıydı; yirmi günlük on sekiz ay ve sonda beş günlük bir artıktan oluşuyordu. İki çark ancak elli iki yılda bir aynı noktaya dönüyordu.

Mayalar buna Uzun Sayım denen bir sayaç ekledi. Uzun Sayım, belirli bir başlangıç gününden beri geçen günleri yirmilik bir düzenle sayıyordu. En küçük birim gündü. Yirmi gün bir ay, on sekiz ay yaklaşık bir yıl eden 360 gün ediyordu. Yirmi yıl bir k'atun, yirmi k'atun da 144.000 günlük bir bak'tun sayılıyordu. Bir yazıt, her birim için bir sayı vererek bir günü yüzyıllar içinde şaşmadan belirleyebiliyordu.

Başlangıç gününün ne olduğunu yazıtlar söylüyor.

Stel C'nin yazısı, Uzun Sayım'ın sıfır noktasını anlatıyor. Bu gün 13.0.0.0.0 olarak yazılır ve bugünkü takvimle milattan önce 3114 yılının ağustosuna denk gelir. Yazıta göre o gün tanrılar üç taş dikti ve dünyanın şimdiki düzeni başladı. Ocağın üç taşı, Maya evinin merkezindeki ateşin de düzeniydi.

On üçüncü bak'tunun sonu, yani yeni bir 13.0.0.0.0, Aralık 2012'ye denk geliyordu. Bu tarih yirminci yüzyılın sonunda bir kıyamet kehanetine dönüştü. Klasik dönem yazıtlarının yalnız birinde bu tarihin adı geçiyor.

Yazıt, kentin hükümdarının yaşamını anlatırken uzak bir geleceğe sıçrar ve on üçüncü bak'tunun tamamlanacağı günü anar. O gün bir tanrının "ineceğini" söyler. Taşın kırık olması cümlenin devamını belirsiz bırakıyor. Okuyabildiğimiz kısımda bir dünya sonu yok. Maya yazıtları bazen binlerce yıl ileriye uzanan tarihler de veriyordu. Hükümdar kendi olaylarını bu büyük zaman çarkının içine yerleştiriyordu.

Mekanizma — dikili taş ve kral portresi

Maya kentlerinin meydanlarında yüksek taş levhalar dururdu. Araştırmacılar bunlara stel diyor. Çoğunun önünde alçak, yuvarlak ya da dörtgen bir taş, bir sunak yer alırdı. Steller genellikle bir zaman döneminin tamamlanmasını, örneğin bir k'atunun ya da onun çeyreğinin bitişini kutlamak için dikilirdi. Hükümdar bu dönem sonu törenini kendisi yönetir ve taşta o törenin giysisiyle görünürdü.

Yazıtlar bazen steli kendi adıyla anar, hükümdarın onu "diktiğini" söyler. Bir kralın ardında bıraktığı stellerin sayısı ve sırası, onun hükümdarlığının takvimi gibi okunabiliyor.

Honduras'ın batısındaki Copán, bu taşların en yüksek kabartmalı örneklerini üretti. Kentin yumuşak, yeşilimsi volkanik tüfü derin oymaya izin veriyordu.

Taşı diktiren hükümdarın adı Waxaklajuun Ub'aah K'awiil. Arka yüzdeki yazı dört kentin amblem işaretlerini, yani kraliyet unvanlarını anıyor: Copán, Tikal, Calakmul ve Palenque. Copán'ın hükümdarı kendi kentini dünyanın dört büyük merkezinden biri olarak yazıyordu. Birkaç yıl sonra bu aynı hükümdar, komşu Quiriguá'nın kralı tarafından esir alındı ve öldürüldü. Taşın övgüsü ile tarihin gidişi aynı yönde ilerlemedi.

Copán'da kraliyet soyunun kendini nasıl gördüğünü en açık biçimde bir sunak gösteriyor.

Sunağın ön yüzünde iki figür karşı karşıya oturuyor. Biri hanedanın kurucusu Yax K'uk' Mo', öbürü sunağı yaptıran on altıncı hükümdar Yax Pasaj. Kurucu, iktidar asasını yüzyıllar sonra gelen halefine uzatıyor. Öteki on dört hükümdar sırayla aralarına diziliyor. Kurucunun gözlerini çevreleyen halkalar, Teotihuacan'ın savaşçı imgesinden geliyor. Tikal'deki stelde olduğu gibi, Copán'da da uzak bir kentin imgesi bir kraliyet soyunun başlangıcına bağlanmıştı.

Copán'ın en uzun yazısı bir merdivenin basamaklarına oyuldu.

Merdiven binlerce glif bloğuyla bilinen en uzun Maya yazıtını taşıyor. Yazı kentin hükümdarlarının tarihini anlatıyor. Merdivenin, esir alınan kralın ölümünden sonra hanedanın itibarını yeniden kurmak için yapıldığı düşünülüyor. Merdivenin büyük bölümü yüzyıllar içinde çöktü. Yirminci yüzyılın ilk yarısında arkeologlar düşen blokları yeniden yerine koydu, ama sıralarının çoğunu bilemediler. Bir sanat eserinin onarımı, burada bir metnin okunabilirliğini de belirledi.

Mekanizma — kan, ip ve görüm

Maya hükümdarının görevlerinden biri kendi kanını sunmaktı. Kan, tanrılara ve atalara verilen en değerli sunu sayılıyordu. Kral ve kraliçe, belirli tarihlerde, bedenlerinin bir bölümünü delip akan kanı kâğıt şeritlere damlatıyor, sonra bu kâğıtları yakıyordu. Usumacinta ırmağı kıyısındaki Yaxchilán'da bu tören bir dizi kapı lentosunda anlatıldı.

Ayakta duran hükümdar Itzamnaaj Bahlam, diz çöken kadın eşi K'abal Xook. Kadının dilinden geçen ip, önündeki sepette kâğıt şeritlerin üzerine düşüyor. Oymacı, kadının giysisindeki dokuma desenini ve kenarlarındaki saçakları taşta tek tek gösterdi. Yazı törenin tarihini ve iki kişinin adlarını veriyor.

Lento, on dokuzuncu yüzyılın sonunda İngiliz kâşif Alfred Maudslay tarafından yerinden çıkarılıp Londra'ya götürüldü. Aynı tapınağın bir başka lentosu, kan sunusunun ardından kadının önünde yükselen bir yılanı ve yılanın ağzından çıkan silahlı bir figürü gösteriyor. Araştırmacılar buna görüm sahnesi diyor. Tapınak 23'ün lentoları birlikte bir kraliçenin dinsel ve siyasi rolünü anlatıyordu.

Mekanizma — saray, mezar tapınağı, top sahası

Maya kentinin merkezinde piramitler, meydanlar, saraylar ve top sahaları birbirine sıkışırdı. Saray, kralın yaşadığı, konukları ağırladığı, haraç aldığı ve davaları dinlediği bir yapı topluluğuydu.

Sarayın doğu avlusunda merdivenlerin iki yanı iri taş levhalarla kaplı. Levhalara diz çökmüş esirler oyulmuş. Konuk avluya girerken bu esirlerin arasından geçiyordu. Kulenin işlevi tartışılıyor. Kimi araştırmacılar onu bir gözetleme yeri, kimi gökyüzünü izlemek için bir yer sayıyor.

Tikal'de ise hükümdarın mezarı kentin meydanına bakan bir piramidin altına yerleştirildi.

Piramidin altında, yedinci yüzyılın sonunda Calakmul'e karşı büyük bir zafer kazanan hükümdar Jasaw Chan K'awiil yatıyor. Mezarı yeşim takılar, deniz kabukları ve üzerine sahneler kazınmış ince kemikler içeriyordu. Piramidi onun ölümünden sonra oğlu yaptırdı. Meydan, bir hükümdarın ölümünü kentin her gün görülen bir parçasına çevirdi.

Top sahası, Maya kentinin bir başka vazgeçilmez yapısıydı. İki eğimli duvar arasında, oyuncular ağır bir kauçuk topu kalçalarıyla birbirlerine geçiriyordu. Oyun hem bir spor, hem bir tören, hem de bazı durumlarda esirlerin kurban edildiği bir gösteriydi. Copán'ın top sahasının kenarlarında taştan papağan başları yükseliyordu.

Mekanizma — yazıcının imzası

Sarayın yazıcıları aynı zamanda ressamdı. Maya dillerinde yazmak ile resim yapmak aynı fiille, tz'ihb ile anlatılıyordu. Yazıcılar kraliyet ailesinin üyeleri arasından da çıkıyordu ve saygın bir konumları vardı.

Ağız kenarındaki yazı, kabın adanmasını, türünü ve içine konacak içeceği, çoğunlukla kakaoyu söyler. 1980'lerde David Stuart bazı kapların şeridini yeniden okudu. Şeridin sonunda "onun yazısı" ya da "onun boyası" anlamına gelen bir sözcük ve ardından bir kişi adı duruyordu. Bunlar ressamların imzalarıydı. Princeton Vazosu ise buluntu yeri belgelenmeden piyasaya çıkan pek çok kaptan biri. Kabın hangi mezardan çıktığı bilinmediği için, yazının andığı kişi ile kabın gömüldüğü yer arasındaki bağ kayboldu.

Mekanizma — "çöküş" anlatısı ve kuzey

Sekizinci yüzyılın sonundan itibaren güney ovalarının kentleri birer birer stel dikmeyi bıraktı. Bilinen son Uzun Sayım tarihi Meksika'nın Chiapas eyaletinde bir anıtta duruyor.

Bu tarihten sonra Uzun Sayım'la tarihlenmiş bir anıt bilinmiyor. On dokuzuncu ve yirminci yüzyılın yazarları bunu bir uygarlığın "gizemli yok oluşu" olarak anlattı. Göl tortularındaki kuraklık izleri, kentler arası savaşların artışı ve nüfusun toprağa yüklediği baskı bugün birlikte tartışılıyor. Kesin olan, kraliyet düzeninin güneyde dağıldığı. İnsanlar yok olmadı; kentlerden ayrılıp başka yerlere dağıldılar.

Kuzeyde aynı yüzyıllar bir canlanma dönemiydi. Puuc tepelerinin kentleri cephelerini kesme taş mozaiklerle kapladı.

Yapıya bu adı İspanyollar verdi; avlu onlara bir manastırı hatırlattı. Kuzeyin en büyük kenti Chichén Itzá oldu.

Chichén Itzá'dan sonra Mayapán kuzeyin merkezi oldu. İspanyollar geldiğinde Yukatan küçük krallıklara bölünmüştü. Son bağımsız Maya krallığı, Petén gölündeki Nojpetén, ancak 1697'de düştü.

Mekanizma — yazının geri dönüşü

Sömürge döneminde Maya dilleri Latin harfleriyle yazıldı. K'iche' dilinde yazılmış yaratılış anlatısı Popol Vuh, on sekizinci yüzyılın başında bir Dominiken rahibin kopyasıyla bugüne ulaştı. Hiyeroglif yazının bilgisi ise kayboldu.

1980'lerin sonunda Linda Schele ve meslektaşları Guatemala'da Maya dili konuşanlar için hiyeroglif atölyeleri açtı. Guatemala'da Maya dilleri akademisi kuruldu. Bugün Maya öğretmenleri ve yazarları, atalarının işaretlerini kendi dillerinde okuyup çocuklara öğretiyor.

Karşılaştırma: iki kurucu, bir yabancı giysi

Tikal Stel 31'deki baba ile Copán Q Sunağı'ndaki kurucu, Teotihuacan'ın savaşçı giysisini taşıyor. Tikal'de bu giysi bir yabancı gelişini hemen izleyen kuşağın anısını gösteriyordu. Copán'da ise sunağı yapan hükümdar, yaklaşık üç yüz elli yıl önce yaşamış bir kurucuyu aynı simgelerle donattı. Uzak kentin imgesi zamanla bir soyun saygınlığını gösteren bir işarete dönüştü.

Kalıcı araçlar

Yazıyı resimle birlikte oku. Bir stelde ya da kapta portrenin yanındaki yazının neyi adlandırdığını sor.

Tarihi bul. Bir yazıtta hangi gün, hangi olay ve hangi kişinin anıldığını çıkar.

Çözümlemenin tarihini hesaba kat. Bir esere dair yorumun yazı okunmadan önce mi, sonra mı yapıldığına bak.

Dönem sonunu ara. Bir anıtın hangi takvim döngüsünü kutlamak için dikildiğini düşün.

Övgüyü olaylarla karşılaştır. Bir kralın taşında yazanı komşu kentlerin yazıtlarıyla sına.

Buluntu yerini sor. Bir kabın ya da taşın nereden çıktığının bilinip bilinmediğini ve bunun yorumu nasıl etkilediğini öğren.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Maya takvimi dünyanın 2012'de sona ereceğini bildiriyordu."
Doğrusu

Aralık 2012 bir bak'tun döngüsünün tamamlanmasıydı. Bu tarihi anan tek Klasik dönem yazıtında bir dünya sonu okunmuyor.

Yaygın yanlış"Mayalar gizemli bir biçimde yok oldu."
Doğrusu

Güney ovalarında kraliyet düzeni dağıldı, kentler boşaldı. Maya dillerini bugün milyonlarca insan konuşuyor.

Yaygın yanlış"Maya yazısı yalnız fikirleri gösteren bir resim yazısıdır."
Doğrusu

Yazı sözcük işaretlerini hece işaretleriyle birleştirir ve bir dilin seslerini kaydeder.

Yaygın yanlış"Pakal'ın lahit kapağı bir uzay aracını gösteriyor."
Doğrusu

Sahne, ölüm anında yeraltına inen ve dünya ağacı boyunca yükselen bir hükümdarı anlatıyor; yazıtlar adını ve tarihlerini veriyor.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Maya yazısı sözcük ve hece işaretlerini birleştiren bir sistemdi ve en eski izleri milattan önceki yüzyıllara uzanıyor. Landa'nın listesi, Förstemann'ın takvim hesapları, Knorozov'un hece okuması ve Proskouriakoff'un tarih dizileri yazıyı yeniden okunur kıldı. Uzun Sayım, dünyanın kuruluş gününden beri geçen günleri sayıyordu. Steller kralı dönem sonu töreninde gösteriyor, kan sunusu ve saray yaşamı kabartmalarda ve boyalı kaplarda anlatılıyordu. Yazıcılar ressamdı ve bazıları adlarını kaplara yazdı. Güneyde kraliyet düzeni dağıldı, kuzey canlandı. Maya toplulukları bugün atalarının yazısını yeniden öğreniyor.

Sonraki derse köprü

Maya kentleri yüzyıllar boyunca birbirine rakip saraylar olarak kaldı; Copán'ın stelinde anılan dört merkez dört ayrı hanedandı. Mayapán'ın son yüzyıllarında, Meksika Havzası'ndaki bir gölün adasında başka bir düzen kuruluyordu. Adaya yerleşen Mexica halkı, fethettiği kentlerden düzenli haraç alan bir imparatorluk kurdu. İmparatorluğun merkezinde, iki tanrıya ayrılmış ikiz tapınağı taşıyan ve her yeni hükümdarla bir kat daha büyüyen bir piramit duruyordu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-315 — Amerika Kıtalarının Yerli Sanatları →

15 bölümden 4. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga