Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Sahra, Afrika Nemli Dönemi'nde göllerle ve savanla kaplı, yaşanabilir bir alandı. Göl tortuları, polen, okyanus tozu ve mezarlıklar bu dönemi kaya sanatından bağımsız olarak belgeliyor. Kuruma her yerde aynı hızda yaşanmadı. Kaya sanatı büyük yaban hayvanları, Yuvarlak Başlar, Sığırcılar, At ve Deve adlı evrelere bölündü; bu adlar ve tarihleri tartışmalı. Tarihleme patina, üst üste binme ve OSL gibi yöntemlerin birlikte kullanılmasını gerektiriyor. Avrupalı heyetlerin kopyaları kaya sanatını tanıttı, ama yüzeylere zarar da verdi. Bugün ıslatma, vandalizm ve denetimsiz turizm panelleri tehdit ediyor.
Açılış: kurak bir vadide yüzen insanlar
1933'te Macar havacı ve çöl gezgini László Almásy, Mısır'ın güneybatı köşesindeki Gilf Kebir yaylasında küçük bir kaya sığınağına girdi. Çevrede ne bir göl vardı ne de akan bir dere. Sığınağın tavanına yakın duvarda ise kollarını ve bacaklarını kırarak yatay uzanan, suda kulaç atar gibi görünen insanlar vardı.
Almásy figürleri yüzücü olarak okudu ve buradan çölün bir zamanlar göllerle dolu olduğu sonucunu çıkardı. Yorumu hem doğruydu hem de sorunluydu. Sahra'nın bugünkünden çok daha nemli bir geçmişi olduğu sonradan pek çok kanıtla gösterildi. Figürlerin gerçekten yüzdüğü ise hâlâ tartışılıyor. Bazı araştırmacılar onları bir ölüler dünyasında süzülen varlıklar olarak görüyor.
Bu ders iklimin tarihini ve resmin anlamını birbirinden ayırarak ilerliyor. Aynı duvarda buluşuyorlar; birini ötekinin kanıtı saymak ise cevapları bulandırıyor.
Dersin yolu
Önce Sahra'nın yeşil olduğu binyılları göl tortularından, polenden ve mezarlardan okuyacağız. Sonra kaya sanatı için kurulmuş evre adlarını ve bu adların neden tartışıldığını göreceğiz. Ardından büyük yaban hayvanlarından sürülere, atlı arabalardan develere uzanan panellere uğrayacağız. Tarihleme yöntemleri, Avrupalı heyetlerin yaptığı kopyalar ve bugünkü koruma sorunları dersin son kısmını oluşturuyor.
Sıfır noktası: oyma, boya ve bir iklim kaydı
Sahra'da kaya sanatı iki teknikle yapıldı. Kaya oyması (petroglyph, engraving), taş bir aletle yüzeyin vurularak ya da kazınarak oyulmasıyla elde edilir. Kaya resmi (pictograph, rock painting) ise aşı boyası, kil ve beyaz kaolin gibi topraklardan hazırlanan boyaların yüzeye sürülmesidir. Oymalar çoğunlukla açık kaya yüzlerinde, resimler ise kumtaşı yaylaların rüzgârdan korunan sığınaklarında kaldı.
Panellerin büyük bölümünde yazı yoktur; yazının göründüğü geç paneller de bir takvime bağlanmaz. Bize kalan, hayvanların ve insanların görüntüsüdür. Zürafa, fil ve gergedan bol otlu bir savan ister. Sığır sürüsü düzenli su ve otlak ister. Deve ise kurak bir dünyanın hayvanıdır. Resmedilen hayvan bu yüzden bir iklim göstergesi gibi okunmaya çok elverişli. Ama bu okuma bir döngü kurabilir. Resmin tarihi iklimden, iklimin tarihi resimden çıkarılırsa hiçbir şey kanıtlanmış olmaz.
İklim tarihini önce kaya sanatından bağımsız kanıtlarla kurmak gerekiyor.
Mekanizma — Yeşil Sahra'yı kanıtlayan tortular
Yer biliminde bu döneme Afrika Nemli Dönemi (African Humid Period) deniyor. Kabaca on bir ile on dört bin yıl önce başlayıp beş ile altı bin yıl önce sona erdiği kabul ediliyor; başlangıç ve bitiş tarihleri bölgeden bölgeye değişiyor. Nedeni Dünya'nın yörüngesindeki yavaş bir salınım. Kuzey yarımkürenin yaz güneşi o binyıllarda daha güçlüydü. Batı Afrika musonu kuzeye doğru ilerledi ve yağmurlar bugün çöl olan alana ulaştı. Bitki örtüsü toprağın daha az ışık yansıtmasına yol açtı, bu da yağışı bir süre daha besledi.
Çad'ın kuzeyinde bu dönemin en büyük izi bir göl yatağı.
Diyatomeler, tatlı suda yaşayan tek hücreli alglerin silisli kabuklarıdır. Bodélé'deki kalın diyatome katmanları orada uzun süre derin bir göl durduğunu gösteriyor. Uydu görüntüleri ve arazi çalışmaları, çevredeki kumullarda gölün eski kıyı çizgilerini de izledi. Bugün aynı tortu, Sahra'nın en büyük toz kaynaklarından biri olarak rüzgârla okyanusa savruluyor.
Kuruma nasıl gerçekleşti? Bu soruya iki farklı kayıt farklı cevaplar verdi.
Peter deMenocal ve meslektaşları bu karottaki kara tozu oranını ölçtü. Toz oranı nemli dönem boyunca düşük kalıyor, sonra kısa bir aralıkta keskin biçimde yükseliyordu. Ekip buradan nemli dönemin birkaç yüzyıl içinde, ani bir eşik aşılarak sona erdiğini savundu.
Stefan Kröpelin'in yönettiği ekip bu gölün polenini katman katman saydı. Ağaç ve çalı polenleri yüzyıllar boyunca azaldı, çöl bitkilerinin poleni yavaş yavaş arttı. Bu kayıt, en azından Sahra'nın doğusunda kurumanın binyıllara yayılan kademeli bir süreç olduğunu gösteriyordu. İki kayıt birbirini yalanlamıyor; kıyıdaki toz ile çölün içindeki göl farklı ölçekleri ölçüyor. Kaya sanatı için sonuç şu: kuruma her yerde aynı anda ve aynı hızda yaşanmadı.
İnsanların bu dünyada nasıl yaşadığını bir mezarlık gösteriyor.
Mezarlığı 2000'de bir paleontoloji ekibi buldu ve Paul Sereno'nun ekibi sonuçları 2008'de yayımladı. İlk topluluk gölde balık avlayan, zıpkın kullanan insanlardı. Uzun bir kurak aradan sonra gelen ikinci topluluk başka bir çömlek geleneği ve başka gömü âdetleri taşıyordu. Bir mezarda bir kadın ve iki çocuk birbirine sarılmış hâlde gömülmüştü. Altlarında çiçek polenine ait kümeler bulunduğu bildirildi. Çöl, burada binyıllar boyunca dolup boşalan bir göl kıyısıydı.
Mekanizma — evre adları ve takvim tartışması
Sahra kaya sanatı yirminci yüzyılın ortasında bir evre dizisine bölündü. Bu diziyi en çok Fransız araştırmacılar, özellikle Henri Lhote yaygınlaştırdı. Evrelere resmedilen baskın hayvanın ya da figür tipinin adı verildi: büyük yaban hayvanları, Yuvarlak Başlar (Round Heads), Sığırcılar (Pastoral ya da Bovidian), At (Horse ya da Caballine) ve Deve (Camel ya da Cameline).
Bu adlar okumayı kolaylaştırdı, ama sorunlarını da beraberinde getirdi. Bir hayvan adı koca bir dönemi tek bir hayvana indirger; oysa büyük yaban hayvanları sürülerin resmedildiği dönemde de çizilmeye devam etti. Evrelerin hangi sırayla ve ne zaman geldiği uzun süre tartışıldı. İtalyan arkeolog Fabrizio Mori Acacus'taki kazılara dayanarak uzun bir kronoloji önerdi ve en eski resimleri nemli dönemin başına yerleştirdi. Alfred Muzzolini ise çok daha kısa bir kronolojiyi savundu ve resimlerin büyük bölümünü sonraki binyıllara indirdi. Bir yaylada kurulan sıra da başka bir yaylaya her zaman uymadı.
Bugün birçok araştırmacı evre adlarını kullanmayı sürdürüyor, ama onları kesin bir takvim olarak görmüyor. Tarih verilecekse aralık olarak veriliyor ve yanına "tartışmalı" notu düşülüyor. Bu derste de aynı yolu izleyeceğiz.
Mekanizma — büyük yaban hayvanları
En eski kabul edilen oymalarda hayvanlar çoğu zaman gerçek boyuta yakın, bazen ondan da büyük çizildi. Hatlar derin ve düzgün, gövdeler sağlam bir dış çizgiyle kapatılmış. Bu oymaların en ünlü örnekleri Tassili n'Ajjer yaylasının kuzeybatısındaki bir vadide.
Bubalus antiquus adı verilen bu manda türü, nemli dönemin Kuzey Afrika'sında yaşadı ve sonra yok oldu. Bu yüzden evreye uzun süre "Bubalus evresi" dendi. Türün ne zaman yok olduğu ise kendi başına tartışmalı; o tarih kaydıkça resmin tarihi de kayıyor. Bir hayvanın resmedilmiş olması, resmin o hayvanın yok oluşundan önce yapıldığını gösterir; ne kadar önce yapıldığını göstermez.
Libya'nın güneybatısında, Messak yaylasının vadileri aynı türden oymalarla dolu.
Bu figürler, büyük yaban hayvanı oymalarının yalnız bir av kaydı olmadığını düşündürüyor. İnsan ile hayvanın sınırı burada bilerek bulanıklaştırılmış. Ne anlattıklarını kesin söyleyemiyoruz, ama birinin bir inanç dünyasını taşa geçirdiğini görüyoruz.
Sahra'nın güney kenarında, Nijer'in Aïr dağlarında bu geleneğin belki en etkileyici örneği duruyor.
Büyük zürafa insan boyunu birkaç kat aşıyor. Oymalar 1990'ların sonunda geniş çevrelere tanıtıldı ve kaya sanatını koruyan bir vakıf, yüzeye zarar gelmeden bir kalıbını aldırdı. Zürafaların ağzından uzanan çizginin ne anlama geldiği bilinmiyor. Kimi araştırmacı onu bir ip, kimi bir ses ya da soluk olarak okuyor.
Mısır, Libya ve Sudan sınırının buluştuğu Uweinat dağında da zürafa yoğun bir imge.
Karkur Talh'ta akasyaların bugün bile yaşaması ilginç bir ipucu. Sahra'nın her yeri aynı anda kurumadı; dağlar ve vadiler, çevreleri çöle döndükten sonra da bir süre su tuttu. İnsanlar ve hayvanlar bu sığınaklara çekildi.
Mekanizma — Yuvarlak Başlar
Tassili'nin kumtaşı sığınaklarında, oymalardan farklı bir resim dünyası var. Figürler boyayla yapılmış, başları yuvarlak, yüzleri çoğu zaman boş bırakılmış. Lhote bu resimlere Yuvarlak Başlar adını verdi.
"Tanrı" adını figüre modern araştırmacılar verdi. Kollarını kaldıran kadınlar bir tapınma sahnesi izlenimi veriyor. Yine de bu bir yorum; figürün bir ata, bir ruh ya da bir törende maske takmış biri olduğu da düşünülebilir.
Lhote bu figürü heyecanla yayımladı ve çeşitli kültürlerin tanrıçalarıyla karşılaştırdı. Bu karşılaştırmalar bugün pek kabul görmüyor. Figürün asıl değeri, ressamın bedenin süslemesine gösterdiği özende. Desenler belki yara izi süsü (scarification), belki boya, belki giysi.
Adı Lhote'tan geliyor; yuvarlak, yüzsüz baş ona bir uzay başlığını hatırlatmıştı. Sonraki on yıllarda popüler kitaplar bu adı ciddiye aldı ve figürü uzaylı ziyaretinin kanıtı diye sundu. Bir adın nasıl bir yanlış anlamaya dönüşebileceğinin iyi bir örneği bu. Figürü yapanlar onu kendi dünyalarının bir varlığı olarak boyadı.
Gilf Kebir'e, Almásy'nin sığınağına dönelim. 2002'de aynı bölgede çok daha büyük bir sığınak bulundu.
Sığınağı İtalyan gezgin Massimo Foggini, oğlu ve Mısırlı rehberleri Ahmed Mestekawi buldu. Alman araştırmacılar duvarı uzun yıllar boyunca belgeledi. Başsız varlıkların çevresine küçük insan figürleri toplanmış, bazıları onlara dokunacak kadar yakın. Kimi araştırmacı bu sahneleri ölüm ve öte dünya tasavvurlarıyla ilişkilendirdi. Komşu sığınaktaki "yüzücüler" de bu yoruma göre öte dünyanın içinde süzülüyor olabilir.
Mekanizma — sürüler ve kamp yerleri
Sığırcı evresinde resim kalabalıklaşıyor. Sürüler, çobanlar, kulübeler, kadınlar ve çocuklar aynı duvarda görünüyor. Sığır, nemli dönemin ikinci yarısında Sahra'nın en önemli hayvanı oldu.
Adı gözlerden inen çizgilerden geliyor. Gözyaşı yorumu, kuruyan otlakların hüznüne bağlanarak sık sık anlatılır. Bu çekici bir öykü; kanıtı ise yok. Çizgiler bir desen ya da bir boya izi de olabilir.
Iheren resimleri, kalabalık sahneleri bir şerit üzerinde akıtma becerisiyle ayrılıyor. Hayvanların bacakları ve boynuzları ince ince ayrılmış, insanların saç biçimleri seçilebiliyor.
Libya'nın Acacus dağlarında bir kazı, resimleri yaşanmış bir yere bağladı.
Mori burada iç organları çıkarılıp hayvan derisine sarılmış bir çocuk gömüsü buldu. Kazı katmanlarında boya izi taşıyan taş parçalarına da rastlandı. Mori bu parçalardan resimler için erken tarihler çıkardı. Ancak bir boya parçasının hangi resimden düştüğünü kanıtlamak zor, bu tarihler de tartışmalı kaldı.
Çad'ın kuzeydoğusundaki Ennedi yaylası, Sahra'nın en zengin kaya sanatı bölgelerinden biri.
Desenler bir giysiyi, beden boyasını ya da yara izi süsünü gösteriyor olabilir. Tassili'deki boynuzlu kadının süslü bedeniyle birlikte düşünüldüğünde ortak bir kaygı görünüyor: bedenin üstüne yazılan kimlik.
Mekanizma — atlar, arabalar ve yazı
Nemli dönem sona erdikten sonra da Sahra'da resim yapılmaya devam edildi. Yeni bir hayvan sahneye girdi: at.
Herodotos Fezzan'da yaşayan Garamantların dört atlı arabalarla avlandığını yazar. Resimler bu metinle çoğu zaman yan yana anılıyor. Oysa arabaların bu kayalık yaylalarda nasıl kullanıldığı açık değil. Bazı araştırmacılar onları bir saygınlık işareti olarak görüyor.
Bu yazı Libya-Berberi yazısının bir kolu. Tuaregler onun bir biçimini bugün de kullanıyor. Kayadaki eski yazıtların çoğu ise henüz güvenle okunamıyor.
Mekanizma — develer
Deve Sahra'ya geç ulaştı; yaygınlaşması kabaca milattan önceki son yüzyıllara ve sonrasına bağlanıyor. Develer kurumuş çölün hayvanı, kervan ticaretinin de taşıyıcısı.
Deve evresinin figürleri küçülüyor ve şematikleşiyor. Bu sadelik, yerinden sık sık kalkan bir yaşamı yansıtıyor olabilir. Göçebe topluluklar kayaya hızlı, işaret gibi figürler bıraktı.
Mekanizma — taşa tarih vermek
Bir kaya resmini tarihlemek, sanat tarihinin en zor işlerinden biri. Araştırmacılar birkaç ipucunu birlikte kullanıyor.
Patina (desert varnish) en sık başvurulan ipucu. Çöl kayasının yüzeyi yüzyıllar içinde demir ve mangan birikimiyle koyulaşır. Taze bir oyma açık renkli görünür, eskidikçe çevresindeki kaya rengine yaklaşır. Patina göreli bir saat; hızı nem ve kaya türüyle değişiyor.
Üst üste binme (superimposition) ise sırayı gösterir. Bir figür ötekinin üstüne boyanmışsa alttaki daha eskidir. Tassili'de sığırcı resimleri çoğu kez Yuvarlak Baş figürlerinin üstüne yapılmış. Bu bize sırayı verir, aradaki süreyi vermez.
Bir başka yol, kayanın kendisinden çok çevresindeki toprağa bakmak. Optik uyarmalı lüminesans (OSL, optically stimulated luminescence), bir kum tanesinin en son ne zaman gün ışığı gördüğünü ölçer. Bir oymanın önüne birikmiş ya da bir resim parçasını örten tortu bu yöntemle tarihlenebilir. Boyada organik bir bağlayıcı bulunursa radyokarbon da denenebiliyor, ama Sahra'da bu nadir.
Mekanizma — kopyalanan duvarlar
Sahra kaya sanatını Avrupa kamuoyu önce kopyalardan tanıdı.
Frobenius bu kopyaları Avrupa'da ve Amerika'da sergiledi. Kopyalar kaya sanatını görünür kıldı. Aynı zamanda seçti: ressam neyi belirgin, neyi silik çizeceğine kendisi karar veriyordu.
Lhote'un kopyaları Tassili'yi dünyaya tanıttı. Ama ekip, renkleri belirginleştirmek için resimleri su ve süngerle ıslattı. Bu uygulama boyayı zayıflattı ve yüzeyi bozdu. Sonraki araştırmacılar bazı kopyalarda yerinde bulunmayan ayrıntılar olduğunu da gösterdi. Ekibin kimi figürleri kendisinin eklemiş olabileceği bile ileri sürüldü. Bu iddia tartışmalı. Kesin olan şu: bir kopya, kopyalayanın gözünü de taşır.
Mekanizma — koruma
Tassili n'Ajjer, Tadrart Acacus ve Ennedi bugün UNESCO Dünya Mirası listesinde. Liste koruma garantisi vermiyor. Ziyaretçiler fotoğrafı canlandırmak için hâlâ resimleri ıslatıyor. Kimi duvarlara isim kazınıyor, kimi parçalar sökülüp satılıyor. Acacus'ta 2000'lerin sonunda bazı panellerin spreyle boyandığı bildirildi. Libya'daki savaş bölgenin denetimini zorlaştırdı. Petrol ve maden arama çalışmalarının yolları ve araçları da tehdit olarak anılıyor.
Koruma bir ikilem de taşıyor. Turizm yerel topluluğa gelir sağlıyor ve rehberler duvarların en iyi bekçileri olabiliyor. Ama her ziyaret toz, dokunma ve nem demek.
Karşılaştırma: Sahra ve Güney Afrika
Güney Afrika'nın Drakensberg dağlarında da binlerce kaya resmi var. Bunlar San topluluklarına bağlanıyor. Orada araştırmacılar bir avantaja sahip: on dokuzuncu yüzyılda San konuşucularından derlenen tanıklıklar. David Lewis-Williams bu kayıtlara dayanarak resimlerin bir bölümünü şifacıların trans deneyimleriyle ilişkilendirdi.
Sahra'da böyle bir tanıklık yok. Resimleri yapan toplulukların dili ve inancı kayboldu. San yorumlarını Sahra'ya doğrudan taşımak bu boşlukta tehlikeli. Karşılaştırma bize hangi soruyu sorabileceğimizi gösterir, cevabı vermez.
Usta katmanı: bir duvarın zamanları
Sefar'dakilere benzeyen bir sığınak düşünelim. Duvarda Yuvarlak Baş figürleri, üstlerinde sığır sürüleri, köşede bir tifinagh yazıtı var. Bu tek duvarda farklı zamanlar üst üste duruyor. Önce resmi yapanların zamanı: nemli bir yaylada, belki binlerce yıl arayla gelen topluluklar. Sonra iklimin zamanı: göllerin çekilişi, sürülerin güneye ve dağlara kayışı. En son da bizim zamanımız: Lhote'un ıslattığı yüzey, fotoğraflar, adlar ve turistler.
Bir panele bakarken bu katmanları ayırmayı dene. Hangi bilgi kayadan geliyor? Hangisi iklim kayıtlarından? Hangisi bir kopyacının ya da bir adın içinden?
Kalıcı araçlar
İklimi kayadan ayrı kur. Bir bölgenin nemli ve kurak evrelerini önce göl tortusu, polen ve kazı kayıtlarından öğren, resme sonra dön.
Evre adını etiket say. Bubalus, Yuvarlak Baş ya da Sığırcı adını bir takvim yerine bir sınıflandırma kolaylığı olarak kullan ve tarihi aralıkla yaz.
Hayvanı alt sınır olarak oku. Resimdeki hayvan, ressamın onu tanıdığı bir dünyayı gösterir; resmin yaşını tek başına söylemez.
Katmanları sırala. Patinayı, üst üste binmeyi ve çevredeki tortunun tarihini birlikte oku.
Kopyayı sorgula. Bir kaya resmini bir kitaptan tanıyorsan kopyayı kimin, hangi yöntemle ve ne için yaptığını bul.
Adın kaynağını ara. "Tanrı", "Marslı" ya da "ağlayan" gibi adların resmi yapanlardan mı, modern bir araştırmacıdan mı geldiğini öğren.
Yüzeyi koru. Bir kaya resmini ıslatma, ona dokunma; fotoğrafı ışıkla ve açıyla çöz.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Sahra hep çöldü."
Sahra, Afrika Nemli Dönemi'nde göllerle, otlaklarla ve savanla kaplıydı; göl tortuları, polen ve Gobero gibi mezarlıklar bunu gösteriyor.
Yaygın yanlış"Sahra bir anda kurudu."
Okyanus tabanındaki toz kaydı ani bir değişim gösterirken, Yoa Gölü kaydı doğu Sahra'da binyıllara yayılan bir kuruma gösteriyor; kuruma bölgeden bölgeye farklı hızda yaşandı.
Yaygın yanlış"Kaya sanatı evreleri kesin tarihli dönemlerdir."
Evre adları resmedilen hayvanlardan ya da figür tiplerinden türetilmiş sınıflandırmalardır; tarihleri araştırmacılar arasında hâlâ tartışılıyor.
Yaygın yanlış"Kitaplardaki kopyalar kayadaki resmin birebir aynısıdır."
Kopyalar kopyalayanın seçimlerini taşır; Lhote heyetinin ıslatma yöntemi bazı resimlere zarar verdi ve bazı kopyaların doğruluğu tartışma konusu oldu.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Sahra, Afrika Nemli Dönemi'nde göllerle ve savanla kaplı, yaşanabilir bir alandı. Göl tortuları, polen, okyanus tozu ve mezarlıklar bu dönemi kaya sanatından bağımsız olarak belgeliyor. Kuruma her yerde aynı hızda yaşanmadı. Kaya sanatı büyük yaban hayvanları, Yuvarlak Başlar, Sığırcılar, At ve Deve adlı evrelere bölündü; bu adlar ve tarihleri tartışmalı. Tarihleme patina, üst üste binme ve OSL gibi yöntemlerin birlikte kullanılmasını gerektiriyor. Avrupalı heyetlerin kopyaları kaya sanatını tanıttı, ama yüzeylere zarar da verdi. Bugün ıslatma, vandalizm ve denetimsiz turizm panelleri tehdit ediyor.
Sonraki derse köprü
Sahra'nın yaylalarında resim kayaya bağlıydı; duvar yerinden oynamadığı için bağlamı da yerinde kaldı. Çölün güneyindeki savan kuşağında ise başka topluluklar topraktan, ateşte pişirerek insan başları biçimlendirdi. Bugünkü Nijerya'nın orta kesiminde bu başların ilkleri yirminci yüzyılın ilk yarısında kalay madencilerinin kazdığı toprağın içinden çıktı. Sonra gelenlerin önemli bir bölümü yasa dışı kazılarla sanat pazarına ulaştı. Böyle bir figürün yaşı, hangi katmanda ve neyin yanında bulunduğu kaydedilmişse okunabiliyor. Nok terrakottalarında yüzün biçimi kadar, onu saran toprağın kaydı da konuşuyor.