Ders KRO-314.15 · Afrika Sanatları: Antik Dönemden 19. Yüzyıla

Bağlamdan koparılan nesneyi yeniden okumak

3.240 kelime · 17 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Bir nesne yerinden koparıldığında yeri, kullanımı, insanları ve adı birlikte kaybolur. Müze bunların yerine kendi katmanlarını koyar. Yeniden okuma beş kaynağa dayanır: yüzey izleri, arşiv, karşılaştırmalı korpus, topluluk bilgisi ve laboratuvar; Kopytoff'un nesne biyografisi kavramı bunları bir yaşam öyküsünün evrelerine dönüştürür. Abomey'in 1892'de alınan kral figürleri ve kapıları, Benin'in 2016 talebi, 2017 konuşması, 2018 raporu ve 2020 yasasının ardından 2021'de döndü. Gu heykeli ise Paris'te kaldı. İade nesneye yeni bir bağlam açar; "evrensel müze" savunusu ile eleştirisi arasındaki tartışma her nesne için ayrı ayrı yürütülüyor.

Açılış: adı bulunan, yeri kaybolan heykel

Bir müze etiketine ustanın adını geri yazmak büyük bir kazanımdır. Ama ad, nesnenin yitirdiği şeylerden yalnız biridir. Paris'teki bir vitrinde aslan başlı, insan bedenli ahşap bir figür yıllarca durdu. Etiketinde bir krallığın adı, bir yıl ve bazı kataloglarda bir saray heykeltıraşının adı yazıyordu. Figürün hangi odada durduğunu, önünden kimin geçtiğini, hangi törende taşındığını ise hiçbir satır söylemiyordu.

Heykel 1892'de Fransız birliklerinin Abomey'i almasından sonra Paris'e ulaştı. Önce etnografya müzesine, sonra İnsan Müzesi'ne, en son Quai Branly'ye geçti. 2021'in sonunda yirmi altı nesneyle birlikte Benin Cumhuriyeti'ne döndü. Bu ders o yolculuğu tersten yürüyor. Amacı, koparılmış bir nesneyi yeniden okumanın yollarını toplamak ve Afrika kursunun bakış araçlarını tek bir masada birleştirmek.

Dersin yolu

Önce "bağlam" sözcüğünün kaç ayrı kaybı içine aldığını ayıracağız. Ardından bilginin beş kaynağına sırayla bakacağız: nesnenin kendi yüzeyi, arşiv, karşılaştırmalı korpus, topluluk bilgisi ve laboratuvar. Nesne biyografisi kavramı bu kaynakları bir yaşam öyküsü gibi sıralamayı önerecek. Sonra provenans araştırmasından iade tartışmasına, iade edilen nesnenin yeni evine ve "evrensel müze" savunusuna geçeceğiz.

Sıfır noktası: koparılan şey nedir?

Bağlam sözcüğü birkaç kaybı birden örter. Bir nesne yerinden alındığında en az dört bağ birden kopar. İlki yerdir: oda, sunak, avlu ya da mezar. İkincisi kullanımdır: nesneyi kimin, ne zaman, hangi sesle ve hangi bedenle birlikte harekete geçirdiği. Üçüncüsü insanlardır: onu yapan usta, onu besleyen rahip, ona dua eden aile. Dördüncüsü addır: nesneye topluluğun kendi dilinde verilen ad ve onunla birlikte anlatılan öykü.

Müze bu dört bağın yerine kendi bağlarını koyar. Bir envanter numarası, bir vitrin, bir kaide, bir etiket ve bir ışık. Yeni bağlar da bilgi taşır, çünkü nesnenin nasıl toplandığını ve nasıl görüldüğünü kaydederler. Yeniden okumak, iki katmanı birbirine karıştırmadan ikisini de görünür kılmaktır.

Mekanizma — yüzeyin hafızası

İlk kaynak nesnenin kendisidir. Elle tutulan bir sap parlar, yere sürtünen bir kaide aşınır. Üstüne dökülen sunular kabuk bağlar, sonradan eklenen bir çivi ya da boncuk kullanımın bir anını kaydeder. Kongo havzasının iktidar nesnelerinde çivilerin bir anlaşmanın, bir yeminin ya da bir dileğin izi olabileceğini görmüştük.

Yoruba topluluklarında ikiz doğumları özel bir yer taşır. Ikizlerden biri öldüğünde annenin ona bağlı bir figür oydurduğu, onu yıkayıp giydirdiği ve beslediği anlatılır. Kuşaklar boyu süren bu bakım figürün yüzünü yavaş yavaş siler. Burnu düzleşmiş, gözleri neredeyse kaybolmuş bir ibeji, yıllarca süren sevginin aşındırdığı bir yüzeydir. Orada ustanın elinden çok bakımın eli okunur.

Yüzey sonradan eklenen katmanları da taşır. Paris'teki bazı tüccarlar yirminci yüzyılın başında Afrika heykellerine özel kesilmiş ahşap kaideler yaptırdı. Kaide, figürü bir heykel gibi dikey ve tek başına gösterir. Bazen figürün ayakları ya da alt kısmı kaideye oturtulmak için kesildi. Bu yüzden yüzeyi okurken iki soruyu ayırmak gerekiyor: bu iz nesnenin yaşamından mı geliyor, yoksa koleksiyondaki hayatından mı?

Onarım da bir izdir. Kırılmış bir figürün bağlarla, metal kenetle ya da reçineyle onarılması, topluluğun nesneyi atmak yerine korumayı seçtiğini gösterebilir. Ama müzelerdeki bazı "onarımlar" bir satıcının nesneyi daha "eksiksiz" göstermek için yaptığı eklemelerdir. İkisini ayırmak için laboratuvar kadar arşive de bakmak gerekir.

Mekanizma — kâğıdın hafızası

İkinci kaynak, nesneyle birlikte ya da ondan ayrı dolaşan belgelerdir. Bir toplama fişi, bir sefer günlüğü, bir satış kataloğu, bir saha fotoğrafı. Her biri bir anı kaydeder ve her birinin bir yazarı vardır.

Heyet 1931 ile 1933 arasında kıtayı batıdan doğuya geçti ve binlerce nesneyi Paris'e taşıdı. Maske dersinde Griaule'ün Dogon kitabının bu yolculuktan çıktığını görmüştük. Leiris günlüğünde bazı köylerde kutsal nesnelerin sahiplerinin karşı çıkmasına rağmen alındığını yazdı. Kimi nesneler tehditle, kimileri gizlice götürüldü. Bir gizli derneğe ait, sunularla kaplanmış nesnelerin alınışını anlattığı sayfalar sık alıntılanıyor.

Bu günlük bir itiraf belgesi gibi okunabilir. Ama aynı zamanda bir provenans kaydıdır: hangi nesnenin hangi köyden, hangi gün ve hangi koşulda alındığını söyleyen nadir bir kaynak. Müze fişleri çoğu zaman yalnız bir köy adı ve bir yıl verir. Günlük ise o satırın arkasındaki sahneyi açar.

Satış kataloğu başka bir sahne kurar. Yirminci yüzyıl boyunca Paris, Brüksel ve Londra'daki müzayedeler Afrika nesnelerini fotoğraflarla, ölçülerle ve önceki sahiplerin adlarıyla sattı. Bir katalog satırı nesnenin hangi ünlü koleksiyondan geçtiğini gururla yazar. Onu ilk alan sömürge subayını ise çoğu zaman atlar. Araştırmacı bu zincirin halkalarını geriye doğru tek tek arar.

Saha fotoğrafları ise nesneyi yerinde gösterir. Bir sunakta, bir dansta ya da bir sarayın avlusunda çekilmiş tek bir görüntü, müzedeki figürün neyin yanında durduğunu kanıtlayabilir. Bu fotoğrafların çoğu bir yöneticinin ya da misyonerin gözünden çekildi. Sahneyi kimin düzenlediğini sormak da okumanın parçasıdır.

Mekanizma — kardeşlerin hafızası

Üçüncü kaynak karşılaştırmalı korpustur. Tek başına sessiz kalan bir nesne, aynı atölyeden ya da aynı bölgeden kardeşleriyle yan yana konunca konuşmaya başlar. Ife dersinde başların bir buluntu grubu olarak okunduğunu, Benin dersinde plaketlerin bir saray arşivi gibi düşünüldüğünü görmüştük.

Heykel Akati Ekplékendo adlı bir demirciye atfediliyor. Avrupa gemilerinden gelen hurda demirden yapıldığı söyleniyor. Bir Fransız subayı onu 1894'te Paris'e getirdi. Heykel 2021'de dönen nesneler arasında yoktu. Benin'in istediği eserler arasında anılmaya devam ediyor.

Gu heykelini Abomey'in ahşap kral figürleriyle birlikte düşünmek bir korpus kurar. Dahomey sarayı demircileri, oymacıları ve aplike kumaş ustalarını loncalar hâlinde çalıştırıyordu. Kral amblemleri ahşapta, demirde, kumaşta ve duvar kabartmalarında aynı dille tekrarlanıyordu. Bir kardeşin taşıdığı bilgi, ötekinin kaybettiğini kısmen geri verir.

Mekanizma — yaşayanların hafızası

Dördüncü kaynak nesneyi yapan ya da kullanan topluluğun bugünkü bilgisidir. Abomey'de kraliyet ailesinin soyundan gelenler saray törenlerini sürdürüyor. Aplike örtü diken atölyeler kral amblemlerini bugün de kumaşa işliyor.

Bu örtüleri saray için dikmek, Abomey'de belirli ailelerin kuşaktan kuşağa aktardığı bir işti. Bugün aynı aileler örtüleri turistler ve koleksiyoncular için de dikiyor. Bir ustaya Glele'nin aslanını sorduğunda, sana amblemin hangi övgü adından geldiğini ve hangi renkle dikildiğini anlatabilir. Bir müze küratörünün bilmediği bir adı, bir şarkıyı ya da bir yasağı bu insanlar biliyor.

Bir Alman sömürge subayı figürü yirminci yüzyılın başında Nso'dan aldı. Berlin'deki kayıtlarda bir envanter numarasıyla yer aldı. Nso halkı içinse figür bir ataydı ve onun yokluğu topluluğun başına gelen talihsizliklerle ilişkilendiriliyordu. Topluluk ve diasporadaki Nso'lular yıllarca dönüşü için kampanya yürüttü. Alman tarafı 2022'de figürü iade etme kararını açıkladı.

Topluluk bilgisi kendi kurallarıyla gelir. Bazı adlar yalnız erginlenmiş kişilerce söylenir, bazı nesneler kadınlara ya da yabancılara gösterilmez. Maske dersinin araçlarından biri de gizliliğe saygıydı. Yeniden okumak, her bilgiyi açığa çıkarmak anlamına gelmiyor; neyin kime ait olduğunu da tartmak gerekiyor.

Mekanizma — laboratuvarın hafızası

Beşinci kaynak bilimsel analizdir. Termolüminesans pişmiş toprağın son pişirildiği zamanı ölçer. Nok dersinde örneğin nereden alındığının sonucu değiştirebildiği ortaya çıkmıştı. Radyokarbon organik malzemenin, yani ağacın, lifin ya da kemiğin yaşını verir. Ama son birkaç yüzyıla ait ahşap için kalibrasyon eğrisi düzleşir ve sonuç geniş bir aralığa yayılır. Üstelik ölçülen şey ağacın büyüdüğü yıllardır; oymacının ne zaman çalıştığını ancak dolaylı olarak söyler.

İzotop analizi malzemenin kaynağını izler. Bir çalışma Batı Afrika'ya taşınan pirinç bilezik paraların kurşun izotoplarını Avrupa'daki maden yataklarıyla karşılaştırdı ve bir bölümünü Ren bölgesine bağladı. Yüzey analizi ise sunu kabuğunun ya da boyanın içeriğini çıkarabilir. Laboratuvar güçlü bir tanıktır, ama yalnız sorulan soruya cevap verir. Nesnenin anlamını, kimin için yapıldığını, hangi törende taşındığını bir spektrum söylemez.

Mekanizma — bir nesnenin biyografisi

Bu beş kaynağı tek bir öyküde birleştiren bir kavram 1980'lerde antropolojiden geldi.

Kopytoff, bir insanın biyografisine sorulan soruların bir nesneye de sorulabileceğini önerdi. Nerede doğdu, kim yaptı, hayatı boyunca hangi evrelerden geçti? Hangi dönemde satılık bir mal oldu, hangi dönemde satılamaz, tek ve kutsal bir şeye dönüştü? Ona göre aynı nesne bu iki durum arasında defalarca gidip gelebilir.

Figürü on dokuzuncu yüzyılın sonunda bir Alman tüccar Bangwa'dan aldı. Berlin'deki müzeye, oradan ardı ardına özel koleksiyonlara geçti. 1930'larda bir Amerikalı fotoğrafçı onu bir modelle birlikte çekti ve figür modernist bir ikona dönüştü. Bugün bir özel koleksiyonda. Kopytoff'un diliyle bu figür önce saray topluluğunun satılamaz bir parçasıydı. Sonra bir mal oldu, ardından bir başyapıt olarak yeniden tekleşti. Her evre figürü başka bir gözle gösterdi ve her evre bir belge bıraktı.

Biyografi yaklaşımının gücü, müzeyi öykünün duraklarından biri olarak görmesidir. Sınırı da var: biyografi nesnenin bir "yaşamı" olduğunu söylerken, bazı topluluklar için nesnenin kendisinin bir kişi olduğunu gözden kaçırabilir. Ngonnso'yu geri isteyenler için bu fark sözcük düzeyinde kalmıyor.

Mekanizma — Abomey'den Paris'e

Glele heykelinin biyografisine dönelim. Dahomey, on yedinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar bugünkü Benin'in güneyinde güçlü bir krallıktı. Krallık Atlantik köle ticaretinde önemli bir rol oynadı; Ouidah limanından çok sayıda köleleştirilmiş kişi Amerika'ya gönderildi. Bu geçmiş, sarayın sanatını okurken dışarıda bırakılamaz.

Dahomey kralları tahta çıkarken övgü adları alıyordu. Bu adlardan doğan imgeler kralın amblemi oldu ve sarayın her yüzeyine işlendi.

Abomey'deki saray topluluğu 1985'te UNESCO Dünya Mirası listesine alındı. Duvarlardaki aslan, Paris'e götürülen ahşap figürün yerindeki kardeşidir. Kabartma yerinde kaldı, figür gitti; ikisini birlikte görmek, heykelin hangi imge dizisinin içinde durduğunu gösteriyor. Heykel saray avlusunda kralın gücünü ve ölü kralların varlığını hatırlatan bir topluluğun parçasıydı.

Glele ve Béhanzin figürlerinin, Ghezo'yu kuş-insan olarak gösteren bir üçüncüsüyle birlikte bir topluluk oluşturduğu biliniyor. Bu figürlerin bir kısmı saray heykeltıraşı Sossa Dede'ye atfediliyor. Fransız birlikleri 1892'de Abomey'e yaklaştığında Béhanzin kentten çekildi ve sarayın bir bölümü yandı. Kral 1894'te teslim oldu ve Martinik'e sürgüne gönderildi.

Kapı, bir odanın sınırıydı. Kimin girip kimin giremeyeceğini belirleyen bir eşikti. Vitrinde ise iki yüzü birden görülen bir pano oldu. Yerinden sökülmüş bir kapı, nesnenin kaybettiği bağlamı belki en çıplak biçimde gösterir: işlevi tam da bulunduğu yerdi.

Mekanizma — provenans araştırması

Provenans, bir nesnenin sahiplik zincirini yapıldığı andan bugüne kadar halka halka kurmaktır. Benin Cumhuriyeti 2016'da Abomey hazinelerinin iadesini resmen istedi. Fransa, kamu koleksiyonlarının devredilemezliği ilkesini gerekçe göstererek reddetti.

Konuşmanın ardından Senegalli yazar ve ekonomist Felwine Sarr ile Fransız sanat tarihçisi Bénédicte Savoy bir rapor hazırladı. 2018'de yayımlanan rapor, sömürge döneminde rıza olmadan alınmış nesnelerin iadesini önerdi ve provenansı belirsiz nesnelerde ispat yükünün yeniden düşünülmesini istedi. Rapor müzeler arasında sert bir tartışma başlattı.

Yasa genel bir ilke koymadı; tek tek nesneleri saydı. Bu yüzden her yeni iade yeni bir yasa ya da yeni bir hukuki çerçeve gerektiriyordu.

Kılıç, Ömer Tall'ın oğlunun yönettiği kentlerin Fransız birliklerince alınmasından sonra Fransa'ya ulaştı. 2019'da Dakar'a uzun süreli ödünç olarak getirildi, yasa onu kalıcı kıldı. Bıçağının Avrupa yapımı olduğu düşünülüyor; kılıcın Ömer Tall'a gerçekten ait olup olmadığı da tartışılıyor. Bu ayrıntı provenansın bir başka yüzünü gösteriyor. Geri dönen, maden kadar ona bağlanan hafızadır.

Almanya'da tartışma başka bir yoldan ilerledi. Kültür bakanları ve eyaletler 2019'da sömürge bağlamından gelen koleksiyonlar için ortak ilkeler açıkladı. Benin saray nesnelerinin mülkiyeti 2022'de Nijerya'ya devredildi.

Alman birlikleri iki nesneyi 1893'te Witbooi'nin karargâhına yapılan saldırıda aldı. Nesneler Stuttgart'taki Linden Müzesi'nde korundu ve 2019'da Namibya'ya verildi. Bu iki nesneyi bir "Afrika sanatı" başlığına koymak zordur. Ama koparılma ve geri dönüş öyküsü aynıdır ve yeniden okuma yöntemi de değişmez.

Mekanizma — dönen nesnenin yeni evi

İadeyle nesnenin öyküsü yeni bir bölüme girer. Abomey hazineleri Benin'e vardığında saraylara değil, önce başkentteki bir sergiye gitti.

Sergi, kral figürlerini çağdaş resim ve heykelle aynı salona alarak bir süreklilik kurdu. Ziyaretçilerin bir bölümü nesneleri ilk kez gördü. Benin'de saraylara yakın yeni bir müze için de çalışmalar yürütülüyor. Bazı topluluk temsilcileri ise nesnelerin törenlere dönmesini, bazıları müzede korunmasını istiyor.

Dönen nesnenin evi her zaman eski evi olmuyor. Saray yıkılmış, tören değişmiş, topluluk başka bir devletin vatandaşı olmuş olabilir. Bir müzeden ötekine geçen nesne, bu kez kendi tarihini anlatan bir kurumun içinde yeniden bağlam kazanıyor. Dijital iade de bir seçenek olarak tartışılıyor: yüksek çözünürlüklü görüntüler, açılmış arşivler ve ortak veritabanları. Bu araç bilgiyi geri verir, nesneyi yerinde bırakır. Bazı topluluklar onu bir başlangıç, bazıları bir erteleme olarak görüyor.

Mekanizma — "evrensel müze" savunusu

İade tartışmasının karşısında güçlü bir savunu duruyor.

Bu savununun dayanakları ciddiye alınmalı. Büyük bir müze farklı kültürlerin nesnelerini yan yana gösterir ve karşılaştırma bilgi üretir. Koruma koşulları, uzman kadrolar ve geniş ziyaretçi kitlesi gerçek imkânlardır. Eleştirenler ise "evrensel" sözcüğünün kimin evrenini anlattığını soruyor. Bu müzelerin çoğu Avrupa'nın ve Kuzey Amerika'nın başkentlerinde, nesneleri yapan toplulukların çoğu ise oraya vize almakta zorlanıyor. "Dönemin değerleri" de tek bir değer değildi: Abomey'in yağmalanmasını onu yaşayanlar o gün de bir kayıp olarak gördü.

İki taraf arasında ara yollar da deneniyor: uzun süreli ödünç, ortak sergiler, ortak mülkiyet, topluluklarla birlikte yazılan etiketler. Her biri, nesnesi ve topluluğu belli bir durum için ayrıca tartılmalı. Tek bir kural bütün koleksiyonlara uymuyor.

Karşılaştırma: dönen aslan, kalan tanrı

Glele heykeli ile Gu heykeli aynı krallıktan, aynı yüzyıldan ve iki yıl arayla aynı sömürge seferlerinden Paris'e ulaştı. Biri 2021'de Cotonou'ya döndü. Öteki Paris'te kaldı ve tartışmanın konusu olmayı sürdürüyor. Aradaki farkı listeyi kimin hazırladığı ve hangi yasanın hangi nesneyi saydığı belirledi. Salondaki bir ziyaretçi için iki etiket birbirine çok benzeyebilir. Her ikisinde de bir krallık adı, bir malzeme ve bir edinme yılı yazar. Birinin arkasında kapanmış bir iade dosyası, ötekinin arkasında bekleyen bir talep durur. Yeniden okumak, bu kararların da tarihini yazmak demek.

Usta katmanı: bir figürü beş kaynakla yeniden kurmak

Glele heykelini bütün kaynaklarla bir kez daha düşünelim. Yüzeyi, ahşabın türünü, aletin izini ve olası boyaları gösterir. Arşiv, Fransız subayının bağış kaydını ve müzelerin envanter fişlerini verir. Korpus, sarayın duvar kabartmalarını, Gu heykelini ve öteki kral figürlerini yanına koyar. Topluluk, Glele'nin övgü adlarını ve bugünkü törenleri bilir. Laboratuvar ağacın yaşını ve boyaların içeriğini çıkarabilir. Bu kaynakların hiçbiri tek başına yetmez. Birbirini düzelttikleri yerde nesne yeniden konuşmaya başlar.

Kalıcı araçlar: dört soru ailesi

Afrika kursunun on beş durağında biriken araçları, koparılmış bir nesnenin önünde sorulacak dört soru ailesine ayırıyoruz. Her aile başka bir tanığı çağırıyor.

Nesnenin kendisine sor. Malzemenin hangi yoldan geldiğini, aşınmanın, çivinin, sununun ve onarımın hangi kullanımı kaydettiğini oku. Bir esere "bronz" demeden alaşımını, "tarihsiz" demeden laboratuvar raporunun neresinden alındığını öğren. Bir başın delikleri, bir maskenin kostümü, bir kapının eşiği eksik parçaları zihninde tamamlamanı ister.

Toprağa ve kâğıda sor. Bir buluntunun yerini, katmanını ve birlikteliğini ayrı ayrı yaz. Bir kaya resminin kopyasını, bir taşın kökeni hakkındaki kuramı, bir metnin yazarının olayı görüp görmediğini sorgula. Müze kaydındaki "edinildi" ve "alındı" fiillerini, toplama tarihini ve sefer takvimini yan yana oku.

İnsanlara sor. Etiketteki halk adının arkasında hangi atölyenin, hangi ustanın, hangi kadın dokumacının durduğunu ara. Atasözünü, hükümdar listesini ve tören bilgisini kendi aktarım kuralıyla değerlendir. Yaşayan bir ayinde taşınan nesneyi ve topluluğun yalnız üyelerine açtığı bilgiyi hesaba kat.

Kuruma ve kategoriye sor. Kıta adını en sona bırak; bölgeyi, kenti, sarayı ve yüzyılı öne al. "Natüralist", "geleneksel", "ilkel" gibi sözcüklerin hangi karşılaştırmada doğduğunu, bir eserin hangi müze bölümüne neden konduğunu düşün. Bir nesnenin hangi ülkeye ait olduğu sorusunu, hangi kurumun onu koruyacağı sorusundan ayır.

Dört aile birbirini sınar. Nesne bir şey söyler, kâğıt başka bir şey; aradaki çelişki çoğu zaman araştırmanın asıl başladığı yerdir.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bağlamı kaybolmuş bir nesne hakkında artık bir şey öğrenilemez."
Doğrusu

Yüzey izleri, arşiv belgeleri, karşılaştırmalı korpus, topluluk bilgisi ve laboratuvar analizi kaybın bir bölümünü geri kazandırabilir.

Yaygın yanlış"Laboratuvar tarihi kesin olarak söyler."
Doğrusu

Radyokarbon ahşabın büyüme yıllarını ölçer ve son yüzyıllarda geniş aralıklar verir; termolüminesans yalnız örneğin alındığı parçayı tarihler.

Yaygın yanlış"İade edilen nesne doğrudan eski yerine döner."
Doğrusu

Dönen nesneler çoğu zaman önce bir müzeye ya da sergiye girer; saray, tören ve topluluk sömürge döneminden bu yana değişmiştir.

Yaygın yanlış"İade tartışması yalnız Fransa ile ilgilidir."
Doğrusu

Almanya, Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık'taki kurumlar da benzer taleplerle karşı karşıya; her ülkenin hukuku farklı bir yol açıyor.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Bir nesne yerinden koparıldığında yeri, kullanımı, insanları ve adı birlikte kaybolur. Müze bunların yerine kendi katmanlarını koyar. Yeniden okuma beş kaynağa dayanır: yüzey izleri, arşiv, karşılaştırmalı korpus, topluluk bilgisi ve laboratuvar; Kopytoff'un nesne biyografisi kavramı bunları bir yaşam öyküsünün evrelerine dönüştürür. Abomey'in 1892'de alınan kral figürleri ve kapıları, Benin'in 2016 talebi, 2017 konuşması, 2018 raporu ve 2020 yasasının ardından 2021'de döndü. Gu heykeli ise Paris'te kaldı. İade nesneye yeni bir bağlam açar; "evrensel müze" savunusu ile eleştirisi arasındaki tartışma her nesne için ayrı ayrı yürütülüyor.

Sonraki derse köprü

Ngonnso'yu geri isteyen Nso halkı, figürün kim olduğunu Berlin'deki envanter fişinden çok önce biliyordu. Atlas Okyanusu'nun batı yakasında bu durum daha da belirgin. Höyükleri, kaya resimlerini ve tören kaplarını yapanların torunları çoğu yerde aynı vadilerde yaşıyor ve geçmişlerini kendi dillerinde anlatıyor. Kazı katmanının verdiği tarih ile bir göç anlatısının verdiği köken her zaman örtüşmüyor. Amerika kıtalarının yerli sanatları, kazı kaydını, sözlü tarihi ve yaşayan topluluk bilgisini aynı masada tartmayı gerektiriyor; hangisinin hangi soruda söz sahibi olduğu da bu tartının parçası.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-314 — Afrika Sanatları: Antik Dönemden 19. Yüzyıla →

15 bölümden 15. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga