Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Maske; oyma yüz, kostüm, müzik, dansçı ve izleyiciden oluşan bir olaydır ve müzeye girerken bu parçaların çoğunu kaybeder. Egungun ataların dönüşünü gösterir. Gelede annelerin gücünü onurlandırır, Efe'nin gece şarkıları topluluğu eleştirir. Mende kadınları sowei miğferini kendi derneklerinde taşır. Dogon dama töreni kanaga ve sirige maskeleriyle yası bitirir. Ci Wara çiftleri tarladaki emeği onurlandırır. Chokwe, Punu, Igbo ve Baga maskeleri kadın güzelliğini erkek dansçıların bedeninde gösterir. Pende ve Makonde örnekleri maskelerin icat edildiğini kanıtlar. Maskeler denetim, cenaze ve erginlenme işleri görür; bir kısmının bilgisi topluluğa aittir.
Açılış: heykeller ölünce
Akan altın ağırlıklarının çoğu bir atasözünü çağırıyordu, ama o sözü yüksek sesle söyleyecek biri yoksa avuçtaki küçük pirinç figür sessiz kalıyordu. Maskede bu bağımlılık çok daha büyüktür. Dansçısı, kostümü, davulu ve onu bekleyen kalabalığı olmayan bir maske, kendi hikâyesinin ancak küçük bir parçasını anlatabilir. 1953'te Paris'te çekilen kısa bir film, bu eksikliği bir müzenin salonlarında görünür kıldı.
Filmin anlatımı ünlü bir cümleyle açılır: insanlar ölünce tarihe girer, heykeller ölünce sanata girer. Fransız sansürü, sömürgeciliği eleştiren bölümü yüzünden filmi uzun yıllar gösterime kapattı. Filmin sorusu ise bugün de yerinde duruyor. Vitrine konan bir maske, oraya hangi hayatını geride bırakarak geldi? Bu ders o hayatı yeniden kurmaya çalışıyor. Yaşayan gelenekleri şimdiki zamanla anlatıyor ve bazı bilgilerin yalnız onları taşıyan topluluklara ait olduğunu baştan kabul ediyor.
Dersin yolu
Önce bir maske olayının parçalarını ve müzeye girerken kopan bağları göreceğiz. Ardından Yoruba topluluklarında ataların dönüşünü ve yaşlı kadınların gücünü onurlandıran şenlikleri izleyeceğiz. Mende kadınlarının taşıdığı siyah miğfer, kadınların kendi maskelerini yönettiği nadir geleneklerden birini gösterecek. Sonra Dogon yas törenlerine, Bamana tarlalarına, erkeklerin dans ettiği kadın yüzlerine ve köylerde icat edilen yeni karakterlere uğrayacağız. Ders, maskelerin topluluk içindeki işleriyle, Avrupalı ressamların bakışıyla ve kameranın kaydıyla kapanıyor.
Sıfır noktası: maske bir olaydır
Afrika'nın pek çok bölgesinde Türkçeye "maske" diye çevrilen sözcük, yüze takılan oymadan çok daha fazlasını karşılar. Bir maske olayında oyma yüz, taşıyanın bütün bedenini örten kostüm, davul ve şarkı, belirli bir yer ve saat, bir de izleyen topluluk birlikte bulunur. Birçok topluluk bu bütünü ortaya çıkan varlığın adıyla anar. Dansçı o varlığı taşır, kimliği çoğu zaman saklanır ve izleyiciler onu kendi adıyla çağırmaz.
Maskelerin büyük çoğunluğunu erkekler taşır. Yine de birçok maske kadınları onurlandırır, kadınların gücünü anar ya da bir kadın yüzü gösterir. Kadınlar da çoğu zaman şarkıcı, izleyici ve sert birer eleştirmen olarak olayın içindedir. Bu ders bu dengesizliği ve onun istisnalarını birlikte izliyor.
Biçim de maskeleri ayırır. Yüz maskesinin yanında başın tepesine oturan başlıklar, başı içine alan miğferler ve omuza yerleşen iri gövdeler vardır. Her biri dansçının bedenini başka türlü kullanır.
Mekanizma — vitrinde kalan parça
Bir maske müzeye girerken birçok şeyi yolda bırakır. Kostüm çoğu zaman lif, kumaş ya da tüyden yapılır, zamanla bozulur ve toplayıcılar da genellikle yalnız oymayı istedi. Kaydedilmeyen müzik o günle birlikte kaybolur. Dansçının adı ve adımları neredeyse hiçbir etikete girmedi. İzleyicinin yerini sessiz ziyaretçiler alır. Vitrinde kalan şey, yerde dönen ve sıçrayan bir bedenin en tepedeki küçük parçasıdır.
Müze bu parçayı çoğu zaman bir heykel gibi sergiler. Maske bir çubuğa ya da duvara, göz hizasına tutturulur ve önden aydınlatılır. Oysa birçok maske aşağıdan, uzaktan, hareket hâlinde ve kalabalığın arasından görülmek için oyuldu. Bazıları yalnız gece ortaya çıktı, bazılarını ise belirli kişilerin hiç görmemesi gerekiyordu.
1980'lerde bu kopuşu dert edinen bir sergi, maskeleri kostümleriyle birlikte göstermeye çalıştı.
Serginin adı "Ben kendim değilim" anlamına geliyor. Maskeli kişi o anda taşıdığı varlık olarak görülür ve izleyiciler onu komşuları, kardeşleri ya da oğulları olarak anmaz. Cole maskeyi bir dönüşüm aracı olarak okudu. Bu yaklaşım, kursun girişinde gördüğümüz Thompson'ın hareket kitabı gibi, eserin değerini dansla birlikte ölçüyordu.
Mekanizma — ataların dönüşü
Bugünkü güneybatı Nijerya'da ve komşu Benin Cumhuriyeti'nde yaşayan Yoruba topluluklarında, egungun maskeleri ataların topluluğa geri dönüşünü gösterir. Egungun çoğu zaman oyma bir yüzden çok bir kumaş varlığıdır.
Dansçının teninin hiçbir yeri görünmemelidir, çünkü kostümün içindeki varlık bir ata olarak karşılanır. Egungun döndüğünde panolar havalanır ve kumaşın kat kat renkleri bir anda açılır. Kumaşlar soyun zenginliğini gösterir ve aileler yıllar içinde kostüme yeni parçalar ekler. Egungun şenliklerde ve cenazelerde ortaya çıkar, yaşayanları kutsar, kimi zaman uyarır. Askıdaki kostüm o ani açılmayı göstermez.
Mekanizma — "annelerimiz" için dans
Batı Yoruba topluluklarında, özellikle Ketu ve Egbado çevresinde, Gelede adı verilen bir şenlik yapılır. Şenlik, Yoruba dilinde "annelerimiz" diye anılan yaşlı kadınları, kadın ataları ve kadın tanrıları onurlandırır. Annelerin gücü hem besleyici hem yıkıcı olabilir. Gelede onu yatıştırmak ve topluluğun iyiliğine yöneltmek için yapılır.
Şenlik geceyle açılır.
Efe'nin şarkıları anneleri över, ama topluluğun içindeki aksaklıkları da dile getirir. Kimi şarkılar cimriyi, kavgacıyı ya da yetkisini kötüye kullananı hicveder. Ses bir varlığa ait sayıldığı için, yüz yüze söylenemeyecek eleştiriler o gece yüksek sesle duyulur.
Ertesi gün gündüz dansları başlar.
Gelede maskelerini erkekler taşır ve dansçılar çoğu zaman çiftler hâlinde çıkar. Kadın giysileri, kat kat sarılmış kumaşlar ve ayak bileklerinde ritimle şıngırdayan metal halkalar giyerler. Başlığın üstündeki sahne topluluğun gündemini taşır: bir atasözü, bir pazar kadını ya da o yıllara ait yeni bir araç. Yüzün sakinliği ile sahnenin canlılığı aynı nesnede buluşur.
Bu şenliği uzun saha çalışmasıyla inceleyen bir çift, onu sanat tarihinin merkezine taşıdı.
Kitap şarkıyı, dansı, kostümü ve izleyiciyi birlikte okudu ve oymacıları adlarıyla andı. Gelede, 2000'lerin başında UNESCO'nun ilk sözlü ve somut olmayan miras ilanları arasına girdi. Bugün Nijerya, Benin ve Togo'da yeni şarkılarla ve yeni başlıklarla yaşıyor.
Mekanizma — kadınların taşıdığı maske
Sierra Leone ve Liberya'da, Mende ve komşu topluluklarda Sande ya da Bondo adıyla bilinen bir kadın derneği vardır. Dernek, kızları kadınlığa hazırlayan erginlenme sürecini yönetir. Afrika'da kadınların düzenli olarak maske taşıdığı en iyi belgelenmiş gelenek budur.
Miğferi derneğin kıdemli bir üyesi taşır ve bedeni siyah lif ve kumaştan bir giysiyle tamamen örtülür. Maskeyi çoğu zaman erkek oymacılar yapar, ama siparişi kadınlar verir ve maske kadınların denetiminde kalır. Ensedeki kıvrımlar, parlak yüzey ve sakin yüz Mende güzellik ölçülerini taşır. Kimi yorumlar bunları sağlıkla, bolluk içindeki bir bedenle ve sudan doğan bir güzellikle ilişkilendirir.
Bu yorumların önemli bir kaynağı, Afrikalı Amerikalı sanat tarihçisi Sylvia Ardyn Boone'un çalışmasıdır.
Boone, Mende kadınlarının güzellik için kullandığı sözcükleri kayda geçirdi. Kanadalı sanat tarihçisi Ruth Phillips de 1990'larda Sande maskelerini kadınların kendilerini temsil edişi açısından inceledi. Derneğin bazı bilgileri yalnız üyelere açıktır ve bu ders onları aktarmıyor. Görünür olan yeterince konuşuyor: kadınlar kendi kurumlarını ve maskelerini yönetiyor.
Müzede sowei miğferi çoğu zaman giysisiz, bir kaidede parlatılmış bir baş gibi durur. Sierra Leone'de ise lif örtülü bir bedenin tepesinde, kadınların şarkılarıyla köyü dolaşır.
Mekanizma — yasın sonu
Mali'de Bandiagara sarp kayalığı boyunca yaşayan Dogon topluluklarında maskeler en çok ölümle ilgili törenlerde ortaya çıkar. Erkeklerin maske derneği Awa, ölümlerin ardından yıllar sonra düzenlenen büyük bir töreni yönetir. Dama adı verilen bu tören yasın bitişini işaretler ve ölenlerin ruhlarını atalarının yanına uğurlar.
Dansçı belini büküp başını savurarak kanaganın uçlarını yere doğru indirir ve geniş daireler çizer. Kanaganın biçimi için farklı açıklamalar anlatılır; kimi Dogon anlatıcıları onu bir kuşa, kimi yorumcular yaratılışın düzenine bağlar.
Sirige, çok katlı bir aile evini andırır. Dansçı bu uzun direği başında dengeler, dans sırasında yere doğru eğer ve yeniden kaldırır. Bunu başaran dansçı törende büyük saygı görür.
Dogon maskelerinin Avrupa'daki ünü büyük ölçüde bir Fransız heyetine dayanıyor.
Griaule, 1930'ların başında Dakar'dan Cibuti'ye uzanan bir Fransız heyetiyle kıtayı geçti. Heyetin yazmanı Michel Leiris, günlüğünde bazı kutsal nesnelerin sahiplerinin rızası olmadan alındığını anlattı. Griaule'ün sonraki kitapları Dogon düşüncesini katmanlı bir evren anlatısı olarak sundu. Sonraki araştırmacılar bu anlatının bir kısmının tek bir bilgi verene dayandığını tartıştı. Dans sırasındaki sözler ise o kayıtlar sayesinde bugün de okunabiliyor.
Yirminci yüzyılın ortasından sonra Dogon maskeleri turistlerle de karşılaştı. Kısa gösteriler köylere gelir getirdi ve yas danslarıyla aynı köylerde, kimi zaman aynı dansçılarla sürdü. Birçok araştırmacı bunu performansın yeni koşullara uyumu olarak da okuyor. Mali'deki çatışmalar yüzünden bölge son yıllarda ziyaretçilere büyük ölçüde kapandı.
Mekanizma — tarlanın antilopu
Kursun girişinde bir Ci Wara başlığını beyaz bir duvarın önünde, tek başına görmüştük. Bamana topluluklarında bu başlıklar hiçbir zaman yalnız ortaya çıkmaz.
Başlıklar bir tarım derneğinin şenliklerinde, erkek ve dişi bir arada dans eder. Dansçının bedeni koyu bir lif örtüyle kaplanır. Dansçılar kısa sopalara dayanarak öne eğilir ve antilopun sıçrayışlarını taklit eder. Anlatılara göre insanlara toprağı işlemeyi yarı insan yarı antilop bir varlık öğretti. Dans, tarlada en çok emek veren gençleri onurlandırır ve kadınların şarkıları ona eşlik eder. Kimi yorumlara göre erkek güneşi, dişi toprağı temsil eder.
Müzeler bu başlıkları çoğu zaman tek tek sergiler. Chicago'daki çift en azından ikiliği korur. Lif örtü, sopalar, şarkılar ve tarlanın tozu yine vitrinin dışında kalır.
Mekanizma — erkeklerin dans ettiği kadın yüzleri
Birçok toplulukta en sevilen maskeler kadın güzelliğini anar ve erkekler tarafından taşınır.
Adın anlamı "genç kadın"dır. Dansçı, sahte göğüsleri olan örgü bir giysi giyer ve kadınların ağır, zarif yürüyüşünü ve el hareketlerini taklit eder. Maske, çocuk doğurmuş kadınları ve doğurganlığı onurlandırır. Oğlanların erginlenmesine bağlı şenliklerde de görülür.
Kimi topluluklarda okuyi ya da mukudj adıyla anılan bu maskeyi taşıyan dansçı, uzun ayaklıkların üstünde, kalabalığın çok yukarısında dans eder. Beyaz yüz ölülerin dünyasıyla ilişkilendirilir ve maske cenazelerde ve büyük şenliklerde ortaya çıkar. Ayaklıklarla yürüyen figürü yerden izleyen gözün açısı, vitrinde göz hizasına asılmış yüzde kaybolur.
Maske kurak mevsimin şenliklerinde erkek dansçılar tarafından taşınır. Dansçı dar, renkli aplikeli bir giysi giyer ve genç bir kızın küçük, ölçülü adımlarını taklit eder. Igbo topluluklarında maskeli varlıklar ruhlar dünyasından gelen ziyaretçiler olarak karşılanır. İzleyiciler genç kız ruhunun karşısında güzelliği ve terbiyeyi birlikte değerlendirir.
D'mba, çok çocuk doğurmuş ve topluluğa emek vermiş olgun bir kadını temsil eder. Dansçı maskenin ağırlığını omuzlarında taşır ve göğüslerin arasındaki küçük deliklerden dışarıyı görür. Yirminci yüzyılın ortasında İslami reform hareketleri ve bağımsızlık sonrası yönetimin kampanyası bu maskeyi sahneden uzaklaştırdı. Sanat tarihçisi Frederick Lamp, 1990'larda bazı köylerde d'mba'nın topluluk kimliğinin figürü olarak döndüğünü kaydetti.
Mekanizma — maskeyi icat eden köy
Maskeleri eski bir geleneğin değişmeden tekrarı sanan bakış, onları yapan ve taşıyan insanların icatlarını gözden kaçırır.
Mbuya, köyde yapılan maskeli gösterilerin genel adıdır. Bu gösterilerde köyün tanıdık tiplerini canlandıran karakterler sahneye çıkar: bir şef, bir genç kadın, bir kâhin ya da yüzü yarı siyah yarı beyaz boyanmış, hastalık çekmiş bir adam. Her karakterin kendi dansı, şarkısı ve kostümü vardır. Maskeler oğlanların erginlenme döneminin ardından ve köy şenliklerinde ortaya çıkar, izleyiciyi güldürür, korkutur ya da düşündürür.
Strother, Pende maskelerinin birçoğunu adı bilinen oymacıların ve dansçıların icat ettiğini gösterdi. Bir karakter tutulup köyden köye yayılır, bir başkası unutulur. Maskenin ömrünü dansçının yeteneği oymacınınkinden fazla belirleyebilir. Bu bulgu, adsız kabile üslubu düşüncesine karşı güçlü bir kanıttır.
Mekanizma — sahneye çıkan yeni karakterler
Mozambik'in kuzeyinde ve Tanzanya'nın güneyinde yaşayan Makonde toplulukları, mapiko adı verilen maskeli danslar yapar.
Lipiko maskenin, mapiko dansın adıdır. Maskeyi erkekler taşır ve dans oğlanların erginlenme törenleriyle bağlantılıdır. Yirminci yüzyıl boyunca maskelere yeni karakterler eklendi: sömürge memurları, yabancılar, bıyıklı ya da şapkalı yüzler. Bağımsızlık savaşından sonra mapiko siyasi şenliklerde ve köyler arası yarışmalarda da sahneye çıktı. Gelenek yeni yöneticileri ve yeni alayları kendi diline kattı.
Yeni karakterler köy meydanlarının dışında da doğuyor.
Hazoumè, Nijerya'dan kaçak benzin taşınan bidonlardan maskeler yapıyor. Sanatçı bu yüzleri, tüketim ekonomisinin artıklarını geldikleri yere geri gönderen bir eleştiri olarak anlatır. Yapıtlar müzelere ve galerilere çağdaş sanat olarak girdi. Maskenin bugün de yeni yüzler üretebildiğini gösteriyorlar.
Mekanizma — denetim, cenaze, erginlenme
Maskeler topluluk için farklı işler üstlendi. Gelede'nin gece şarkıcısı ve Pende köylerinin alaycı karakterleri toplumsal denetimin araçlarıdır. Bazı toplumlarda maskeler kuralları uygulayan ya da suçluyu uyaran kurumların yüzü olarak da görev yapar.
Egungun, Dogon dama törenleri ve Punu'nun beyaz yüzleri ölümle ilgilidir. Maske, ölünün atalara katılmasına eşlik eder ve yası bir topluluk olayı olarak kapatır.
Sowei miğferi, Chokwe ve Pende maskeleri ve Makonde dansı erginlenmeye bağlanır. Maske, çocuğun yetişkinliğe geçişini topluluk önünde görünür kılar.
Bu işlevlerin çoğu bir gizlilik düzeni gerektirir. Maskeyi kimin taşıdığı ve törenin bazı bölümleri yalnız dernek üyelerine açıktır. Bamana'nın Komo derneği gibi bazı derneklerin maskelerini üye olmayanlar hiç görmemelidir. Bu türden maskelerin bir kısmı bugün vitrinlerde herkesin önünde duruyor. Sanat tarihçisi burada anlama isteğiyle topluluğun kuralı arasında kalır. Bu ders kuralı öne aldı.
Mekanizma — ressamın baktığı yüz, kameranın kaydettiği dans
Kursun girişinde Paris atölyelerinde elden ele geçen bir maskeyi ve etnografya salonlarında sarsılan bir ressamı görmüştük. Avrupalı ressamlar maskeye çoğu zaman bir yüz olarak baktı. Oyuk gözler, düz bir çizgiye inen burun ve küçük bir kutu gibi duran ağız, onlara resmin yüzeyini yeniden kurmanın bir yolunu gösterdi. Bu bakışta dansçının bedeni, kostümü ve hareketi yer almıyordu. Maskeyi önden, durağan ve tek başına gören göz, onu tuvale de öyle taşıdı.
Fotoğraf ve film başka bir şey kaydetti. Sömürge yıllarının fotoğrafları maskeleri çoğu zaman dans sırasında, kalabalığın ortasında gösterdi. Bu kayıtlar çoğunlukla yönetimin ya da misyonerlerin bakışını taşıyordu. Yine de bir maskenin hangi kostümle kullanıldığını gösteren seyrek tanıklıklardır. Griaule'ün heyeti Dogon danslarını filme aldı. Resnais ile Marker ise müzenin içinde kaybın kendisini çekti. Bugün topluluklar şenlikleri kendi kameralarıyla da kaydediyor ve bu görüntüler müzelerde maskelerin yanına konmaya başladı.
Karşılaştırma: kadının taşıdığı yüz, kadını anan yüz
Sowei miğferi ile Gelede başlığı kadınlara bağlanan iki maskedir. Sowei'yi kadınlar taşır, kadın derneği yönetir ve maske kızların erginlenmesine eşlik eder. Gelede'yi ise erkekler taşır; kadın giysilerine bürünerek yaşlı kadınların gücünü onurlandırırlar. Müzede iki maske de aynı biçimde, giysisiz ve sessiz bir yüz olarak durabilir. Sahada ise biri kadınların kendi kurumunu, öteki erkeklerin kadınlara duyduğu saygıyı ve kaygıyı görünür kılar. Bir maskenin kadınlarla ilişkisini okumak için önce kimin bedeninde dans ettiğini sormak gerekir.
Usta katmanı: maskenin altındaki ayaklar
Bir müzede maskenin önünde durduğunda bakışını aşağı indir. Vitrinde olmayan bedeni düşün: lif örtünün uzunluğunu, ayak bileğindeki halkaların sesini, ayaklıkların yüksekliğini. Maskenin hangi açıdan görülmek için oyulduğunu sor. Başın tepesine eğik oturan bir Gelede yüzü, aşağıdan, kalabalığın arasından bakan bir göz için yontuldu. Eksik bedeni zihninde tamamladığında maske kendi ölçüsüne kavuşur.
Kalıcı araçlar
Bütünü kur. Bir maskenin kostümünü, müziğini, dansçısını, zamanını ve izleyicisini ayrı ayrı sor; etikette olmayanları not et.
Biçim türünü belirle. Yüz maskesi, başlık, miğfer ya da omuz maskesi oluşunun dansçının bedenine ne yaptığını düşün.
Bakış açısını geri ver. Maskenin aşağıdan, uzaktan, hareket hâlinde ya da gece görülmek için yapılıp yapılmadığını çıkar.
Bedeni ve cinsiyeti sor. Maskeyi kimin taşıdığını, kimi temsil ettiğini ve kimin izlediğini birbirinden ayır.
İşlevi adlandır. Denetim, cenaze, erginlenme ya da şenlik işlerinden hangisinin öne çıktığını bul.
İcadı ara. Oymacının, dansçının ve dönemin adını, karakterin ne zaman doğduğunu araştır.
Gizliliğe saygı göster. Topluluğun yalnız üyelerine açtığı bilgiyi yaymadan neyi anlatabileceğini belirle.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Afrika maskeleri yüze takılan oymalardır."
Maske çoğu zaman bütün bedeni örten bir kostümün, müziğin ve dansın parçasıdır. Müzede kalan oyma, bu bütünün yalnız bir bölümüdür.
Yaygın yanlış"Maskeleri yalnız erkekler taşır, kadınların maskelerle ilgisi yoktur."
Mende kadınları sowei miğferini kendi dernekleri içinde taşır. Gelede ve mwana pwo gibi maskeler kadınları onurlandırır ve kadınlar birçok şenlikte şarkıcı ve eleştirmendir.
Yaygın yanlış"Maskeler yüzyıllardır değişmeden aynı biçimde yapılır."
Pende köylerinde yeni karakterler icat edildi, Makonde maskelerine sömürge memurları girdi, Baga d'mba sahneden uzaklaştırıldıktan sonra yeni bir anlamla döndü.
Yaygın yanlış"Turistler için yapılan gösteri sahtedir, yalnız tören gerçektir."
Aynı topluluk ikisini birden sürdürebilir. Maskeli performans yeni izleyicilere uyum sağlayarak da yaşar.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Maske; oyma yüz, kostüm, müzik, dansçı ve izleyiciden oluşan bir olaydır ve müzeye girerken bu parçaların çoğunu kaybeder. Egungun ataların dönüşünü gösterir. Gelede annelerin gücünü onurlandırır, Efe'nin gece şarkıları topluluğu eleştirir. Mende kadınları sowei miğferini kendi derneklerinde taşır. Dogon dama töreni kanaga ve sirige maskeleriyle yası bitirir. Ci Wara çiftleri tarladaki emeği onurlandırır. Chokwe, Punu, Igbo ve Baga maskeleri kadın güzelliğini erkek dansçıların bedeninde gösterir. Pende ve Makonde örnekleri maskelerin icat edildiğini kanıtlar. Maskeler denetim, cenaze ve erginlenme işleri görür; bir kısmının bilgisi topluluğa aittir.
Sonraki derse köprü
Egungun'un kat kat panoları, sowei dansçısını örten siyah lifler ve Gelede dansçısının beline sarılan kumaşlar bu derste hep oyma yüzün gölgesinde kaldı. Oysa bir maske olayının en geniş yüzeyini çoğu zaman bu malzemeler kaplıyordu. Yoruba ülkesinde dar şeritli kumaşı erkekler yatay tezgâhta, geniş kumaşı kadınlar dikey tezgâhta dokurdu. Boncuk işleri, rafya dokumaları ve sepetler de kimin elinden çıktıklarına göre farklı adlar ve farklı değerler kazandı. Müzeler bu emeğin büyük bölümünü uzun süre süsleme ya da zanaat başlığı altında ayrı bir rafa koydu. Bir kumaşın tarihi, onu dokuyan elin kime ait olduğunu ve o elin emeğinin hangi adla küçültüldüğünü de içinde saklıyor.