Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Erken yazıtlarda Sanskrit kralı ve tanrıyı över, yerel diller toprağı ve emeği sayar. Kutai'de yeni adlar eski bir soyun üstüne konur; Batı Cava'da kralın ayağı Vişnu'nun adımına, kanal Hint ırmaklarına bağlanır. Çampa'da tanrılar kral adı taşır; Po Nagar'ın yerel tanrıçası Bhagavatī olur. Phnom Da ve Prasat Andet heykelleri Hint ikonografisini yerel tercihlerle yeniden kurar. Lingaparvata'da dağın kendisi linga sayılır. Dvaravati ve Pyu, Pali'yi kendi dilleriyle birlikte kullanır. Sailendra-Sañjaya ve devarāja tartışmaları, seçimin nasıl yapıldığı sorusunun açık olduğunu gösterir.
Açılış: Borneo'da dikilen taş direkler
Doğu Borneo'da, Mahakam ırmağının kıyısındaki Muara Kaman yöresinde, on dokuzuncu yüzyılın sonunda yontulmuş taş direkler bulundu. Üstlerindeki yazı Sanskritçeydi ve Hindistan'ın güneyinde kullanılan bir alfabeden türemiş harflerle kazınmıştı.
Yazıtlar kendilerine "yupa" diyor. Sanskritçede yupa, Veda kurbanında kurbanlığın bağlandığı direğin adıdır. Şiirler Mulavarman adlı bir kralı övüyor ve onun Brahmanlara verdiği armağanları sayıyor. Bir şiir kralın soyunu da veriyor: babası Aśvavarman, dedesi Kuṇḍuṅga.
Baba ile oğulun adları Sanskritçe "-varman" ekiyle bitiyor; dedenin adı ise büyük olasılıkla yerel. Yazıt soyun kurucusu olarak babayı gösteriyor. Yeni bir ad, yeni bir dil ve yeni bir tören, eski bir ailenin üstüne yerleştirilmiş. Bu ders böyle yerleştirmeleri eserler üzerinden izliyor.
Dersin yolu
Temel kavramlardan ve yazıt okumaktan sonra Batı Cava'ya, Vietnam kıyısına, Mekong vadisine, Tayland ve Myanmar'ın Budist kentlerine, oradan Orta Cava'nın dağ tapınaklarına gideceğiz. Sonda Cava'daki hanedan sorununu ve Kamboçya'daki "tanrı-kral" okumasının tarihini açacağız.
Sıfır noktası: hangi kavramlar geldi?
Bu derste geçen kavramların çoğu Hindistan'da biçimlenmişti. Şiva, Vişnu ve Brahma, Hindu tanrılarının en büyükleri sayılır. Şiva çoğu zaman linga denen yuvarlak başlı, dikey bir taşla temsil edilir. Linga genellikle yoni denen, oluklu, kare bir kaidenin üstüne oturur. Kaidenin oluğu, lingaya dökülen suyu ya da sütü dışarı akıtır. Lingaya bir ya da birden çok yüz oyulmuşsa buna mukhalinga, yani yüzlü linga denir.
Budizmin bölgeye ulaşan kollarından biri metinlerini Pali dilinde korudu. Bugünkü Theravada bu koldan gelir. Sanskritçe metinleri ve bodhisattva denen kurtarıcı varlıkları öne çıkaran kola Mahayana denir.
Sanskrit, Hindistan'da din, şiir ve yönetimin seçkin diliydi. Güneydoğu Asya'da da kral övgüleri çoğunlukla bu dille yazıldı. Yanında yerel diller belirdi: Eski Malayca, Eski Khmerce, Eski Çamca, Mon ve Pyu.
KRO-313.1'de "Hintleşme" tartışmasını açmıştık. Wolters'ın "yerelleştirme" dediği seçme ve uyarlama işini burada yazıtların ve heykellerin kendisinde arıyoruz.
Mekanizma — iki dilli bir yazıtı okumak
Güneydoğu Asya'nın erken yazıtlarını okurken bir işbölümü göze çarpar. Sanskritçe bölüm genellikle şiir biçimindedir. Tanrıyı över, kralın soyunu ve erdemini anlatır, bağışın dinsel değerini söyler. Yerel dildeki bölüm genellikle düzyazıdır. Bağışlanan tarlaları, pirinç miktarını, hayvanları, tapınakta çalışacak insanları ve sınırları sayar.
Sheldon Pollock bu yüksek dilin bölgeden bölgeye yayılan şiir kalıplarını "Sanskrit evreni" adıyla inceledi. Onun okumasında Sanskrit, krallığın kendini gösterme diliydi.
İşbölümünün ilk yerel izleri, Vietnam'ın orta kıyısında beliriyor.
Bölgenin en eski Sanskritçe yazıtlarından biri sayılıyor. Kimi araştırmacı Funan'a, kimi erken Çampa'ya bağlıyor. Burada da soyun başında bir ata duruyor.
Çampa'nın kuzeyinde, Trà Kiệu yakınında çok kısa bir yazıt bulundu.
Metin, Avustronezya dillerinin bilinen en eski yazılı örneklerinden biri. Nāga, Hint mitinde suyla ilişkili yılan varlığıdır. Burada kralın kendi nāgası yerel dilde, yerel bir koruyucu gibi anılıyor. Hint kökenli bir sözcük, eski bir yer ruhuna ad olmuş görünüyor.
Mekanizma — Batı Cava'da kralın ayak izleri
Kutai yazıtlarına yakın bir dönemde, Batı Cava'da Tarumanagara adlı bir krallık Sanskritçe yazıtlar bıraktı. Bu krallığın en çok anılan kralı Pūrṇavarman'dı.
Şiir, ayak izlerinin Tarumanagara'nın efendisi Pūrṇavarman'a ait olduğunu, izlerin Vişnu'nun ayak izleri gibi olduğunu söylüyor. Hint mitinde Vişnu evreni üç adımda ölçer. Yazıt bu miti alıp kralın bastığı toprağa uyguluyor.
Takımadalarda kayaya bırakılmış ata izleri de kutsal sayılıyordu. Kralın ayağı hem Vişnu'nun adımına hem bu geleneğe yaslanıyor; hangisinin ağır bastığı yoruma göre değişiyor.
Bu yazıt, Pūrṇavarman'ın bir kanal kazdırdığını ve iş bitince Brahmanlara inekler bağışladığını anlatıyor. Kanalın ve yakındaki ırmağın adları Gomatī ve Candrabhāgā; ikisi de Hindistan'daki kutsal ırmakların adları. Cava'nın suları, Hint coğrafyasının adlarıyla yeniden adlandırılmış.
Kanalı kazan emek ve sulanan tarlalar yereldi; değişen, işin dinsel anlamı. Bir sulama işi, Sanskritçe bir şiirle kutsal bir esere dönüşüyor.
Mekanizma — Çampa'da tanrıya kralın adı
Vietnam'ın orta kıyısındaki Çampa krallıklarında, linga kültü tapınak kurmanın merkezine yerleşti. Kıyıdan içeride, yeşil bir vadide, Mỹ Sơn kutsal alanı yüzyıllar boyunca bu kültün evi oldu.
Kralın kurduğu tanrının adı Bhadreśvara: "Bhadra'nın efendisi." Tanrının adı, kralın adıyla birleştirilmiş. Yüzyıllar sonra tapınak yandığında, onu yeniden kuran kral Śambhuvarman tanrıya kendi adını da ekledi. Tanrının adı Śambhubhadreśvara oldu.
Hindistan'da da bağışçılar tanrıyı kendi adlarıyla anabiliyordu. Güneydoğu Asya'da bu alışkanlık, soyu tanrıya bağlamanın başlıca yolu oldu.
Yedinci yüzyıldan bir Çam yazıtına göre Kauṇḍinya adlı bir Brahman bir nāga prensesiyle evlenir ve krallar bu evlilikten gelir. Çin kayıtları Funan için benzer bir öykü aktarır. Dışarıdan gelen Brahman ile yerin suyuna bağlı nāga, aynı soyun iki ucunda duruyor.
Kaide, lingayı taşıyan yoninin anıtsal bir çeşidi. Figürlerin ormandaki çilecileri mi, tapınak din adamlarını mı gösterdiği tartışılıyor. Hint kökenli sunak tipi, Çam ustalarının elinde yeni bir orana kavuşmuş.
Mekanizma — yerin hanımı
Çampa'nın güneyinde, Nha Trang'da, Cái ırmağının ağzına bakan bir tepede bir tapınak topluluğu yükselir.
Tapınağın tanrıçası Çamca yazıtlarda Yang Pu Nagara diye anılır: "yurdun hanımı" ya da "ülkenin tanrıçası". Sanskritçe yazıtlar aynı tanrıçayı Bhagavatī diye adlandırıyor. Bu, Şiva'nın eşi Umā'nın ya da Durgā'nın bir sıfatı. Yerel bir toprak tanrıçası, Hint panteonunda kendine bir karşılık bulmuş.
Sekizinci yüzyılın sonunda, yazıtların gemilerle gelen yabancılar diye andığı akıncılar tapınağın yüzlü lingasını götürdü; bir Çam kralı yenisini kurdurdu. Çampa toprakları sonraki yüzyıllarda Vietnam yönetimine geçince, Vietnamlı topluluklar tanrıçaya tapınmayı sürdürdü. Bugün tapınakta ona Thiên Y A Na adıyla sunu yapılıyor. Aynı tanrıça, bir yerel adın, bir Sanskrit sıfatın ve bir Vietnamca adın katmanlarını taşıyor.
Dokuzuncu yüzyılın sonunda Çampa'nın kuzeyinde, Đồng Dương'da büyük bir Budist manastırı kuruldu.
Figür genellikle Mahayana Budizminin kurtarıcı tanrıçası Tārā olarak tanınıyor. Kimi araştırmacı ise onu manastırın kurucusu Indravarman'ın kurduğu ve kendi adını verdiği Lakṣmīndra Lokeśvara ile ilişkilendiriyor. İkinci okuma doğruysa, kral adını tanrıya verme alışkanlığı Budist bir yapıda da sürmüş.
Mekanizma — Mekong'da dağı kaldıran tanrı
Mekong deltasında, KRO-313.1'de kanallarına baktığımız Funan bölgesinin iç kesiminde, Angkor Borei kenti ve yakınındaki Phnom Da tepesi yer alır. Bu tepeden çıkan heykeller, Khmer heykelinin en erken büyük eserleri arasında sayılıyor.
Hint mitinde Krişna, köylüleri sağanaktan korumak için Govardhana dağını bir şemsiye gibi kaldırır. Phnom Da'da dağı kaldıran tanrı, kendisi de kutsal sayılan bir tepenin üstünde duruyordu. Hint heykelleri çoğu zaman bir arka levhaya yaslanırken, Phnom Da ustaları figürü çepeçevre görülen yuvarlak bir heykel olarak yonttu.
Sekiz kolu taşta ayakta tutmak için usta elleri bir kemerle birbirine bağladı; kemer, figürü bir levhaya gömmeden ağırlığı taşıyor. Hint kökenli ikonografi, yerel bir taş işçiliği sorununun içinde yeniden kurulmuş.
Mekanizma — yarı Şiva, yarı Vişnu
Khmer heykelinin en çok sevilen konularından biri, bölgede Hindistan'dakinden çok daha sık görülen bir tanrı biçimiydi.
Harihara, Şiva ile Vişnu'yu tek bir bedende birleştiren bir tanrı biçimidir. Hindistan'da bu biçim bilinir ama nispeten seyrek yontulmuştur. Khmer bölgesinde ise erken dönemde Harihara heykelleri ve Harihara'ya yapılan bağışlar çoğaldı.
Kimi araştırmacı bu tercihte iki tanrının topluluklarını birleştiren bir saray siyaseti görüyor. Kimi ise tek bir kutsal güçte birden çok yüzü kolayca kabul eden yerel bir tanrı anlayışı görüyor.
Khmer dilinin kendisi de bu yüzyılda taşa geçti.
Tarih Hint takvimiyle verilmiş. Bağışlananlar arasında adları tek tek sayılan köleleştirilmiş kişiler de var; tapınak bir toprak, emek ve pirinç ekonomisinin merkeziydi. Kadın tanrılar için kullanılan Khmerce "kpoñ" unvanı Sanskritçe tanrıça adlarının önüne eklenebiliyordu. Kimi araştırmacı bu unvanda Hint panteonundan önce saygı gören yerel kadın tanrıların izini görüyor.
Mekanizma — İśānapura'nın tuğla kuleleri
Yedinci yüzyılın başında Kral İśānavarman, Tonle Sap gölünün doğusunda, ormanlık bir ovada bir başkent kurdu. Yazıtlar bu kentin adını İśānapura diye verir; bugün kalıntılar Sambor Prei Kuk adıyla anılıyor.
"Uçan saraylar" diye anılan bu kabartmaların her biri bir tanrının göksel sarayını gösterir. Sekizgen plan Hindistan'da pek rastlanmayan bir çözüm. Alan 2017'de Dünya Mirası listesine alındı.
Durgā, manda biçimindeki ifriti yenen savaşçı tanrıçadır. Hindistan'daki betimlerde sahne çoğu zaman bir dövüş anıdır. Bu heykelde ise savaş bitmiş; tanrıça yenilmiş mandanın başına sessizce basıyor. Khmer heykeltıraşı, öykünün en hareketli anı yerine onun sonucunu seçmiş.
Mekanizma — dağın kendisi tanrı
Mekong'un yukarısında, bugün güney Laos'ta, bir dağın doruğunda doğal bir kaya çıkıntısı yükselir. Çıkıntı uzaktan bakıldığında bir lingaya benzer.
Dağın Sanskritçe adı Lingaparvata, "linga dağı"; burada tanrının lingası dağın kendisi. Kaynağın suyu kutsal su olarak tapınaktan geçiriliyordu. Dağ kutsallığı bölgede Hint kavramlarından önce de vardı; Lingaparvata, eski bir dağ kültünün Şiva'nın adıyla yeniden okunması olarak yorumlanıyor.
Yazıta göre kral burada yeni bir Kurukṣetra kurdu; Mahabharata savaşının geçtiği kutsal ovanın adı Laos'a taşınmış. Tugu'daki ırmaklar gibi, Hint coğrafyası yerel toprağın üstüne konuyor.
Mekanizma — Dvaravati'nin çarkı ve Pyu'nun kutusu
Orta Tayland'ın ovalarında, altıncı ile onuncu yüzyıllar arasında Mon dilini konuşan toplulukların kentleri gelişti. Bu kültüre Dvaravati deniyor. Ad uzun süre yalnız Çin kayıtlarından biliniyordu.
Yazı sikkeyi "Dvaravati efendisinin sevap işi" diye tanımlıyor. Bu buluntular, Çin kayıtlarındaki adın krallığın kendi adı olduğunu doğruladı.
Çark, Buda'nın geyik parkında verdiği ilk vaazı temsil eder; geyikler bu yüzden yanındadır. Dvaravati'de çarklar yüksek direklerin tepesine dikiliyordu. Hindistan'da da benzer direkler vardı, ama bu sayıda anıtsal çark Dvaravati'nin kendi tercihi gibi duruyor. Kimi çarktaki Pali metinler Theravada'ya yakınlığı düşündürüyor; aynı kentlerde bağışlar Mon dilinde kaydediliyordu.
Batıda, bugünkü Myanmar'ın Irrawaddy vadisinde, Pyu toplulukları duvarlı kentler kurdu. Bu kentlerin en büyüklerinden biri, Pyay yakınındaki Sri Ksetra'ydı.
Kutu, bir stupanın içindeki kutsal emanetler içindi. Yazılar Pyu ve Pali dillerinde; aynı höyükten Pali metinli altın yapraklı bir kitap da çıktı. Pyu bağışçıları kutsal metin dilini kendi dilleriyle aynı nesnede buluşturmuştu.
Mekanizma — Dieng'in sisli platosu
Orta Cava'da, bir volkan kraterinin içindeki yüksek bir platoda, küçük taş tapınaklar sıra sıra dizilir. Dieng platosu sık sık sisle örtülür ve kükürt kokulu sıcak su kaynaklarıyla çevrilidir.
Şiva'ya adanmış bu yapılar Cava'nın ayakta duran en eski taş tapınakları arasında. Bugünkü adlarını ise yöre halkı çok sonra, Cava gölge tiyatrosundaki Mahabharata kahramanlarından verdi: Arjuna, Bima, Puntadewa. Arjuna'nın karşısındaki yapının adı Candi Semar. Semar, Hint destanında bulunmayan, gölge tiyatrosunun kendi yarattığı gülünç ama bilge bir hizmetkârdır. Platonun adının "tanrıların ya da ataların yeri" anlamına geldiği öne sürülüyor; bu bir halk etimolojisi olabilir.
Ziyaretçi bir gruptan ötekine yürüdükçe doruğa yaklaşır. Yapıların biçimi Hint tapınak tipine bağlı; yamaçtaki dizilişleri ise dağı tırmanarak kutsala yaklaşmayı mekâna çeviriyor.
Mekanizma — Canggal'daki linga
Orta Cava'nın Kedu ovasında, bir tepenin üstündeki tapınağın yakınında bulunan yazıt, Cava'nın tarihli en erken Sanskritçe yazıtlarından biri.
Yazıt Cava'yı tahılı ve altını bol bir ada olarak övüyor ve Sañjaya'yı önceki kral Sanna'ya bağlıyor. Kutsal taş yine yerel bir yükseltiyle buluşmuş. Sañjaya'nın adı, Cava tarihinin uzun bir tartışmasının da merkezinde.
Usta katmanı: Sailendra ve Sañjaya tartışması
Sekizinci yüzyılın ortasından sonra, Orta Cava'da yazıtlar Śailendra adlı bir soydan söz etmeye başlar. Ad Sanskritçede "dağların efendisi" anlamına gelir. Bu soy Mahayana Budizmini destekledi.
Tapınağı yaptıran, Paṇaṃkaraṇa unvanlı bir yönetici; bakımı için bir köy Budist rahiplere bağışlanmış. Onuncu yüzyılın başında Kral Balitung'un bıraktığı Mantyasih yazıtının kral listesi ise Sañjaya ile başlar ve Paṇaṃkaraṇa'yı onun ardılı gösterir.
Bir okumaya göre Orta Cava'da Şivacı Sañjaya ile Budist Śailendra hanedanları yan yana yaşadı. Aynı ovada yükselen Hindu ve Budist yapılar iki rakip sarayla açıklandı. Endonezyalı tarihçi Poerbatjaraka ise tek soy önerdi: Paṇaṃkaraṇa, Şivacı bir aileden Budizme geçen bir Śailendra hükümdarıydı. Dinsel tercih, tek tek yöneticilerin seçimiyle değişebiliyordu.
Selendra burada yerel bir kişi adı gibi duruyor; dil Malayca, saygı Şiva'ya. Endonezyalı epigrafçı Boechari, Śailendra soyunun Cava'nın kuzey kıyısından çıkmış yerel bir aile olabileceğini ve başlangıçta Şiva'ya bağlı olabileceğini savundu.
Tartışma sürüyor; ama hangi okuma kabul edilirse edilsin, Hindu ve Budist kavramlar Cava'da hükümdardan hükümdara seçilebiliyordu.
Usta katmanı: "tanrı-kral" okumasının tarihi
Kamboçya'da, Angkor'dan önceki dönemle Angkor dönemi arasındaki geçişin en çok tartışılan belgesi on birinci yüzyıla ait.
Yazıta göre Kral II. Jayavarman sekizinci yüzyılın sonunda "Java"dan gelmiş ve Mahendraparvata dağında, ülkeyi "Java"ya bağlılıktan kurtaran bir tören düzenletmişti. Bu "Java"nın neresi olduğu da tartışılıyor. Yazıt törenin merkezine Khmercede "kamrateṅ jagat ta rāja", Sanskritçede "devarāja" denen bir kültü koyar.
Cœdès devarāja'yı "tanrı-kral" diye okudu: kral bu törenle tanrılaştırılıyor ve bir Şiva lingasında temsil ediliyordu. Bu okuma uzun süre Angkor'u açıklamanın anahtarı oldu. Alman tarihçi Hermann Kulke ise Khmerce ifadeyi "tanrıların kralı" ya da krallığı koruyan tanrı olarak okudu. Ona göre devarāja, krala eşlik eden taşınabilir bir tanrı imgesiydi. Kulke, yazıtın bir rahip ailesinin ayrıcalığını savunmak için yazıldığını da hesaba kattı.
Ata kültü ise yazıtlarda açık. Dokuzuncu yüzyılın sonunda Khmer kralları ölmüş ana babalarını ve atalarını Şiva ile tanrıça biçiminde heykellere dönüştürüp tapınaklara yerleştirdi.
Kalıcı araçlar
Dilleri ayır. Bir yazıtta Sanskritçe şiirin neyi, yerel dildeki düzyazının neyi anlattığını ayrı sütunlara yaz.
Adı izle. Tanrının adında bir kralın ya da bir atanın adı saklı mı, bak; bağış zinciri çoğu zaman bu adla kurulur.
Yeri oku. Tanrı bir tepeye, bir dağ yamacına, bir kaynağa ya da bir ırmağa yerleştirilmişse, o yerin Hint kavramından önceki kutsallığını sor.
Adlandırma tarihini sor. Bir tapınağın bugünkü adı, onu yaptıranların verdiği ad olmayabilir; Dieng'deki gölge tiyatrosu adları bunu gösterir.
Seçilen anı gör. Aynı Hint öyküsünden hangi sahnenin, hangi anın seçildiğine bak; Durgā'nın dövüşü yerine zaferi bir seçimdir.
Yorumun tarihini oku. "Tanrı-kral" gibi bir terimi kullanmadan önce, terimi kimin, hangi kanıtla, hangi yıllarda önerdiğini öğren.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Sanskritçe yazıt, halkın Sanskritçe konuştuğunu gösterir."
Sanskrit bir saray ve din diliydi. Aynı yazıtlarda tarlaları ve emeği sayan bölümler yerel dillerde yazıldı.
Yaygın yanlış"Harihara ve linga, Hindistan'dan olduğu gibi kopyalandı."
Harihara Khmer bölgesinde Hindistan'dakinden çok daha sık yontuldu. Lingaparvata'da linga bir dağın kendisi oldu.
Yaygın yanlış"Cava'da Hindu ve Budist iki ayrı hanedan kesin olarak birbirine rakipti."
Bu, tartışmalı okumalardan yalnız biri. Tek soy okuması ve Sojomerto yazıtına dayanan yerel köken görüşü de savunuluyor.
Yaygın yanlış"Devarāja, Khmer kralının tanrı ilan edildiği anlamına gelir."
Bu, Cœdès'in eski okumasıydı. Bugün birçok araştırmacı terimi krallığı koruyan bir tanrı imgesi olarak okuyor.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Erken yazıtlarda Sanskrit kralı ve tanrıyı över, yerel diller toprağı ve emeği sayar. Kutai'de yeni adlar eski bir soyun üstüne konur; Batı Cava'da kralın ayağı Vişnu'nun adımına, kanal Hint ırmaklarına bağlanır. Çampa'da tanrılar kral adı taşır; Po Nagar'ın yerel tanrıçası Bhagavatī olur. Phnom Da ve Prasat Andet heykelleri Hint ikonografisini yerel tercihlerle yeniden kurar. Lingaparvata'da dağın kendisi linga sayılır. Dvaravati ve Pyu, Pali'yi kendi dilleriyle birlikte kullanır. Sailendra-Sañjaya ve devarāja tartışmaları, seçimin nasıl yapıldığı sorusunun açık olduğunu gösterir.
Sonraki derse köprü
Kalasan yazıtında Tārā'ya tapınak yaptıran Śailendra çevresi, Kedu ovasında doğal bir tepeyi de taşla kaplattı. Ortaya çıkan yapıda dağa ayakla tırmanılır: ziyaretçi alt galerilerden yukarı yürüdükçe, duvarlardaki kabartmalar Buda'nın ve bodhisattvaların öykülerini sırayla açar. Hac yürüyüşü, okunan bir anlatı ve evrenin merkezindeki dağ fikri, Borobudur'da tek bir taş kütlenin içinde birleşiyor.