Ders KRO-313.11 · Güneydoğu Asya Sanatları

Tekstil, kukla, performans ve geçici sanatlar

3.334 kelime · 25 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Güneydoğu Asya'nın sanatlarının önemli bir bölümü bir olayın içinde yaşıyor. Wayang kulit bir dalangın sesi, gamelan ve kandil ışığıyla tamamlanıyor; figürlerin biçimi bir karakter haritası. Wayang golek ve wayang beber aynı geleneğin başka biçimleri. Tayland'ın nang yai ve khon gösterileri ile Vietnam'ın su kuklaları Ramakien'i ve köy yaşamını sahneye taşıyor. Bali'de maskeler tapınakta kutsanıyor, sunular ve yakma kuleleri bilinçli olarak geçici yapılıyor. Batik, ikat, gemi bezleri, songket ve patola rütbeyi, mirası ve geçiş törenlerini taşıyor. Müzeler nesneleri topladı, ama olayın sesi, ışığı ve hareketi büyük ölçüde dışarıda kaldı.

Açılış: gece yarısı bir köy avlusunda

Orta Cava'da bir köyde düğün var. Evin önündeki avluya beyaz bir pamuk perde gerilmiş, perdenin alt kenarı boyunca yere bir muz gövdesi yatırılmış. Gövdeye saplanmış onlarca deri figür iki yana sıralanıyor. Perdenin önünde bağdaş kurmuş bir adam oturuyor, arkasında kalabalık bir çalgıcı topluluğu bekliyor. Adamın başının üstünde bir lamba yanıyor.

Akşam yemeğinden sonra oyun başlıyor ve sabah ezanına kadar sürüyor. Adam bütün karakterleri seslendiriyor, şarkı söylüyor, çalgıcılara işaret veriyor. Perdenin öbür yüzünden bakanlar yalnız gölgeleri görüyor.

Ertesi sabah figürler sandığa kaldırılıyor, perde katlanıyor. Bir müzeye ulaşan şey çoğu zaman yalnız bu figür oluyor. Bu derste bir olayın içinde anlam kazanan kuklalar, maskeler, kumaşlar ve sunularla uğraşacağız.

Dersin yolu

Cava'nın gölge oyunundan tahta kuklalara ve resimli tomarlara geçeceğiz. Tayland ve Vietnam'ın sahnelerine uğrayıp Bali'nin maskelerinde, sunularında ve ölü yakma törenlerinde duracağız. İkinci yarı tekstile, keris hançerine ve müzelerin bu sanatları nasıl topladığına ayrılıyor.

Sıfır noktası: nesne ve olay

Bir taş heykel yerinden sökülse bile biçimini korur. Bir gölge kuklası ise ancak ışığın önünde, bir sesle ve müzikle karakter hâline gelir. Bir sunu tepsisi birkaç saat için yapılıyor. Bir kumaş yüzyıllarca sandıkta durabilir; değeri ise doğumda, düğünde ya da cenazede ortaya çıkarıldığı anlarda belirginleşir.

Bu yüzden bu ders her nesne için üç soru soruyor. Nesneyi kim kullanıyordu? Hangi anda, hangi sesle ve hangi bedenle birlikte görülüyordu? Bugün elimizde o andan ne kaldı?

Bu geleneklerin çoğu bugün de yaşıyor. Cava'da dalanglar hâlâ geceler boyu oynuyor, Bali'de her sabah sunu hazırlanıyor.

Mekanizma — perde, lamba ve dalang

Cava gölge oyununa wayang kulit deniyor. Wayang hem gölge hem kukla anlamında kullanılıyor, kulit deri demek. Oyunu yöneten kişi dalang. Dalang perdeyi, figürleri, anlatıyı ve müziği tek başına yönetiyor. Yanındaki sandığa vurduğu tahta tokmakla ve ayağıyla tıklattığı metal levhalarla çalgıcılara tempo veriyor.

Eşlik eden müzik topluluğuna gamelan deniyor. Gamelanın çoğunu tunç gonglar, metal levhalı vurmalı çalgılar ve davullar oluşturuyor. Her sahne türünün kendi parçası var.

Oyunların çoğu Hint destanlarından, Mahabharata ve Ramayana'dan alınıyor. Bu öyküler Cava'da yeni bölümler ve yeni karakterlerle genişledi. Pandava kardeşlerinden Arjuna, Cava'da savaşçılığı kadar inceliğiyle de seviliyor.

Figürlerin biçimi bir ahlak haritası gibi okunuyor. Soylu karakterlerin gövdesi ince, burnu sivri, bakışı yere eğik. Kaba ya da tutkulu karakterlerin gözleri iri ve yuvarlak, gövdeleri geniş. Aynı karakterin altın, siyah ya da kırmızı yüzlü figürleri, onun farklı ruh hâllerinde kullanılıyor.

Dalang oyun başlamadan figürleri muz gövdesine saplayarak perdenin iki yanına diziyor. Sağda genellikle iyi ve soylu karakterler, solda onların karşıtları duruyor. Ortada bir figür ayrı duruyor.

Gunungan, Cavaca dağ demek; bu figüre kayon da deniyor. Dalang oyunu onunla açıyor ve kapatıyor. Gunungan'ı perdenin ortasına dikip titreterek bir sahnenin bittiğini, bir rüzgârın estiğini ya da bir ormanın, bir denizin ya da bir ateşin başladığını gösteriyor. Tek bir figür hem evreni hem sahne değişimini temsil ediyor.

Cava oyununun en sevilen karakterlerinden bazıları Hint destanlarında hiç yok.

Semar, Pandava kardeşlere hizmet eden soytarı uşakların en yaşlısı. Oğullarıyla sahneye gece yarısından sonra çıkıyor ve günün olaylarına takılıyor. Cava geleneğinde bu uşak kılık değiştirmiş bir tanrı. Prensler zor anlarda onun öğüdüne başvuruyor. Oyun saray adabını sergilerken o adaba gülen bir sesi de barındırıyor.

Mekanizma — gamelanın caminin avlusuna girişi

Önceki derste Sunan Kalijaga'yı Demak camisinin direkleriyle anmıştık. Cava geleneği onu wayang'ın ustası olarak da hatırlıyor. Anlatıya göre o, figürler insana fazla benzemesin diye kolları uzattı ve yüzleri yan profile çevirdi. Bunu belgelerle izlemek zor. Ama anlatı, gölge oyununun yeni dinle birlikte yeniden biçimlendiğini hatırlıyor.

Sekaten haftasında saray bu iki takımı törenle camiye taşıyor. Kalabalık avluya doluyor, pazar kuruluyor. Gelenek, Wali Songo'nun insanları camiye çekmek için gamelan çaldırdığını anlatıyor. Çalgıların sesi bir takvimi, bir alayı ve bir sarayın inanç gösterisini birbirine bağlıyor.

Mekanizma — tahta kuklalar ve resimli tomarlar

Batı Cava'nın Sunda bölgesinde oyun gölgesiz oynanıyor.

Wayang golek perdesiz oynanıyor; izleyici kuklanın rengini ve giysisini görüyor. Sunda'nın en sevilen karakterlerinden biri, kırmızı yüzlü soytarı Cepot. Dalang onu konuştururken yerel dili ve günün tartışmalarını sahneye taşıyor.

Gölge oyununun daha eski olduğu düşünülen bir kuzeni ise kuklasız oynanıyor.

Dalang tomarı sahne sahne açıyor ve resmi gösterip öyküyü anlatıyor. Öyküler çoğunlukla Cava'nın kendi kahramanı Prens Panji'nin maceraları. Pacitan'daki tomarlar yalnız belirli günlerde, sunular eşliğinde açılıyor. Bugün tomarı oynatabilen dalang yetiştirmek, tomarı korumak kadar zor.

Mekanizma — Tayland'da büyük deri ve maskeli dans

Tayland'da gölge oyununun iki ayrı biçimi gelişti. Güneyde nang talung adı verilen, bir ustanın tek başına oynattığı küçük kuklalar kullanılıyor. Ayutthaya ve Bangkok saraylarının çevresinde ise çok daha büyük bir tür yaşadı.

Nang yai büyük gölge demek. Cava'da bütün figürleri tek bir dalang oynatırken burada her paneli bir dansçı başının üstüne kaldırıyor. Dansçılar büyük bir perdenin önünde ve arkasında dans ediyor. İzleyici hem gölgeyi hem bedeni görüyor. Anlatıcılar Ramayana'nın Tay sürümü Ramakien'i okuyor.

Ramakien'in sarayda oynanan bir başka biçimi maskeli dans.

Thotsakan, Ramakien'in iblis kralı; Ramayana'daki Ravana'nın karşılığı. Tacındaki küçük yüzler onun birden fazla başını gösteriyor. Khon dansında devler ve maymunlar maske takıyor; prens rolleri zamanla maskeyi bırakıp yalnız taç taktı. Dansçılar konuşmuyor, anlatıcılar ve koro onların yerine söylüyor. UNESCO khonu 2018'de somut olmayan kültürel miras listesine aldı.

Kamboçya'nın sbek thom adlı gölge oyunu da benzer büyük deri panellerle oynanıyor. İki saray yüzyıllar boyunca sanatçı ve sahne alışverişi yaptı.

Mekanizma — Vietnam'da su üstünde oyun

Vietnam'ın Kızıl Irmak deltasında köylüler bir başka sahne buldu: köyün göleti.

Vietnamcada su kuklasına múa rối nước deniyor. Sahne gölün ortasına kurulmuş küçük bir köşk. Kuklacılar bir bambu perdenin arkasında, belden aşağısı suda duruyor. Kuklaları suyun altından uzanan sopalar ve iplerle oynatıyorlar. Su düzenekleri gizliyor ve kuklalar kendiliğinden yüzüyor gibi görünüyor.

Chú Tễu oyunu açan ve izleyiciyle konuşan anlatıcı. Gösterilerde pirinç ekimi, ördek güden çocuklar ve ejderha dansları sıralanıyor. Lý hanedanı döneminden bir taş yazıtın kral için düzenlenmiş bir su gösterisini anlattığı düşünülüyor. Gelenek köylerin kuklacı loncalarında yaşadı ve düzeneklerin sırrı loncada saklandı.

Mekanizma — Bali'de maske ve tapınak

Bali'de maskeler bir tapınağın içinde yaşıyor.

Barong köyü koruyan bir varlık, Rangda ise yıkıcı güçlerin cadısı. Calonarang adı verilen oyunda ikisi karşılaşıyor. Barong'un yanındaki keris taşıyan dansçılar Rangda'ya saldırırken kendinden geçiyor ve hançerlerini kendi göğüslerine çeviriyor; Barong'un gücünün onları koruduğuna inanılıyor. Oyunun sonunda kimse kesin olarak kazanmıyor. İki güç arasındaki denge yeniden kuruluyor.

Bu maskeler tapınağın kutsal eşyaları arasında. Bir rahip onları kutsuyor, maskeler sunu alıyor ve köyün başı dertte olduğunda dışarı çıkarılıyor. Maske ustası da ağacı keserken ve oyarken belirli günleri gözetiyor.

Topeng adı verilen maskeli dansta ise aynı dansçı sırayla birçok karakteri oynayabiliyor.

Dansçı sandıktan maskeleri tek tek çıkarıyor: yaşlı bir bakan, bir savaşçı, bir kral, gülünç uşaklar. Gösterinin sonunda Sidakarya'yı takıyor, pirinç ve para serpiyor ve töreni kutsuyor. Onun dansı olmadan bazı tapınak törenlerinin tamamlanmış sayılmadığı anlatılıyor.

Mekanizma — bir sabah süren sanat

Bali'de her sabah kapı önlerine, aile tapınaklarına, dükkân tezgâhlarına ve yol kavşaklarına küçük tepsiler bırakılıyor.

Çiçeklerin renkleri yönlere göre yerleştiriliyor; her yön bir tanrıyla ilişkili. Tepsileri çoğunlukla kadınlar hazırlıyor. Bırakılan tepsi solmaya ve yağmurla ıslanmaya terk ediliyor; sunulduğu anda işini görmüş sayılıyor. Galungan bayramında evlerin önüne uçları yola eğilen, süslü uzun bambu direkler dikiliyor. Bu penjorlar bayramdan sonra sökülüyor.

Yalnız birkaç gün yaşayan en büyük Bali yapıları ölü yakma törenleri için yapılıyor.

Ngaben, Bali'de ölü yakma töreni. Beden bu kulenin içinde, mahallenin erkeklerinin omuzlarında taşınıyor. Taşıyanlar kavşaklarda kuleyi döndürüyor, ruh eve dönüş yolunu şaşırsın diye. Yakma yerinde beden boğa ya da başka bir hayvan biçimli bir lahde aktarılıyor. Kulenin kat sayısı ailenin toplumsal konumuna göre değişiyor. Sonra lahit de kule de yakılıyor. Mahallenin haftalarca süren emeği bir öğleden sonra kül oluyor; ruhu bedenden özgürleştiren de bu yanış.

Mekanizma — mumla çizilen kumaş

Batik bir direnç tekniği. Usta canting denen, ucunda ince bir bakır boru olan küçük bir kapla eritilmiş mumu bezin üzerine çiziyor. Bez boyaya batırılınca mumlu yerler boyayı almıyor. Mum kaynar suyla alınıyor, başka yerler mumlanıyor, bez yeniden boyanıyor. Elle çizilen batik tulis işini çoğunlukla kadınlar yapıyor.

Cava sarayları bazı desenleri hükümdar ailesine ayırdı. Parang deseninin büyük boyutlu türleri bunlardandı ve saray dışındakilerin onu sarayda giymesi yasaktı. Desenin genişliği ve rengi giyenin sarayın içindeki yerini gösteriyordu. Kıyı kentlerinde batik başka bir yol izledi.

Kıyı batiğine pesisir batiği deniyor. Pekalongan, Lasem ve Cirebon'da Çin kökenli, Arap kökenli ve Avrupalı atölye sahipleri farklı müşteriler için üretti. Pekalongan'da Eliza van Zuylen'in atölyesi çiçek buketleriyle tanındı. Sukarno döneminde Cava-Çin kökenli usta Go Tik Swan saray desenleriyle kıyı renklerini birleştirdi. UNESCO Endonezya batiğini 2009'da somut olmayan miras listesine aldı.

Mekanizma — dokunmadan önce boyanan iplik

İkat tekniğinde desen dokumadan önce ipliğe işleniyor. Usta gerili iplik demetlerini desene göre sıkıca bağlıyor. Bağlı yerler boyayı almıyor. Bağlar çözülüp başkaları atılıyor ve iplik yeniden boyanıyor. Desen çözgüye ya da atkıya işlenebiliyor.

Doğu Sumba'da bu örtüleri soylu ailelerin kadınları boyuyor ve dokuyor. Örtüler düğünlerde armağan olarak veriliyor, cenazelerde ise ölüyle birlikte gömülüyor.

İki iplik takımına da desen işlemek çok daha zor. Bu çift ikat dünyada yalnız birkaç yerde dokunuyor.

Tenganan, Bali'nin eski köy topluluklarından biri. Geringsing yalnız burada dokunuyor ve törenlerde köylüler giyiyor. Desenlerin iki takım iplikte tam üst üste gelmesi gerekiyor. İpliklerin boyanması aylar sürebiliyor. Bezin hastalıktan koruduğuna inanılıyor.

Sumatra'nın güney ucunda kumaş bir gemiye dönüştü.

Palepai, soylu ailelerin evlilik ya da rütbe yükseltme törenlerinde duvara astığı bir bez. Gemi bir yaşam evresinden ötekine geçişi taşıyor.

Daha küçük tampan bezleri toplumun daha geniş kesimlerinde armağan olarak el değiştiriyordu. Gemi bezlerinin dokunmasının yirminci yüzyılın başlarında kesildiği kabul ediliyor.

Borneo'da ikat bir dokumacının manevi gücüne bağlanıyor.

Iban topluluklarında pua kumbu dokuyan kadınlar. Güçlü desenlerin rüyada ya da ruhların yardımıyla öğrenildiğine inanılıyor. Böyle bir deseni ancak deneyim ve manevi güç kazanmış bir dokumacı dokuyabiliyor ve bu ustalar yüksek saygınlık taşıyor. Örtüler hasat bayramlarında ve şifa törenlerinde asılıyor.

Mekanizma — altın iplik ve miras sandığı

Malay saraylarının giysileri parlıyor. Songket dokumada temel bez dokunurken araya altın ya da gümüş kaplı iplikler ek atkı olarak geçiriliyor.

Palembang, Minangkabau toprakları ve yarımadanın doğu kıyısındaki saraylar kendi songket üsluplarını geliştirdi. Bu kumaşlar en çok düğünlerde, gelin ve damadın giysilerinde ortaya çıkıyor.

Adalara gelen en değerli kumaşlardan bazıları ise Hindistan'dan geliyordu.

Patola kumaşları Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin elinde bir ticaret malı ve diplomatik armağan oldu. Adalarda ise ailelerin ve sarayların kutsal miras eşyası olarak saklandı. Bazı yerlerde patola giymek soylulara ayrıldı. Desenleri Cava batiğine ve Doğu Endonezya'nın ikatlarına geçti.

Keris'i empu denen usta demirciler dövüyor. Usta pamor desenini katlama ve dövme sırasıyla yönlendiriyor; desenlerin adları var. Keris'ler ad alıyor, miras olarak aktarılıyor ve belirli günlerde törenle temizleniyor. UNESCO Endonezya keris'ini 2005'te başyapıtlar arasında ilan etti.

Mekanizma — müzenin çekmecesi

Avrupalı koleksiyoncular bu nesneleri on dokuzuncu yüzyılda büyük sayılarla topladı.

Raffles bu kuklaların çizimlerini Cava üzerine yazdığı kitapta yayımladı. Kuklalar Londra'ya ulaştı; onları oynatan dalang ve gamelan ulaşmadı. Vitrinde bir gölge kuklası renkli yüzüyle sergileniyor. Perdenin öbür yüzündeki izleyici ise onu siyah bir gölge olarak görüyordu. Tören sunuları hiç toplanmadı.

Yirminci yüzyılda ses kayıtları ve filmler bu boşluğu kısmen doldurdu. Endonezya wayang'ı 2003'te UNESCO'nun başyapıtları arasında ilan edildi. Aynı yıl kabul edilen sözleşme, korunacak şeyi onu yaşatan bilgi ve beceri olarak tanımladı. Ki Nartosabdho gibi dalangların kayıtları, oyunun nasıl söylendiğini sonraki kuşaklara aktarıyor.

Karşılaştırma: kalıcı ile geçici

Bir patola kumaşı yüzyıllarca saklanabiliyor, bir canang sari birkaç saat yaşıyor. İkisi de aynı törende yan yana bulunabilir. Biri ailenin geçmişini, öteki o sabahın sunusunu taşıyor.

Sanat tarihi uzun süre kalıcı malzemeyi merkeze koydu: taş, bronz, el yazması. Bu bölgede ise bir sarayın saygınlığı gamelan takımlarında, kuklalarda ve kumaşlarda da yaşıyordu. Bir köyün emeği haftalarca bir yakma kulesine akıyordu. Yalnız dayanıklı olanı saymak, tarihi bu emeğin büyük bölümünden yoksun bırakır.

Geçicilik bir eksiklik sayılmıyor. Bade kulesinin değeri yanmasından, sununun değeri bırakılmasından geliyor. Kuklanın değeri ise her gece yeniden canlanmasında.

Usta katmanı: dalangın bir gecesi

Bir dalangı izlediğimizi düşünelim. Oyunun ilk saatlerinde saray sahneleri ağır bir tempoyla ilerliyor; kral bakanlarıyla konuşuyor. Gece yarısına doğru Semar ve oğulları sahneye çıkıyor. Dalang onlarla düğün sahibine takılıyor, köyün yolunu, fiyatları, bir siyasetçiyi anıyor. Sabaha doğru büyük savaş başlıyor ve figürler perdenin üzerinde dönüp çarpışıyor.

Dalang her gece aynı öyküyü farklı oynuyor. Ki Manteb Sudarsono gibi ustalar figürleri hızlı ve çarpıcı hareket ettirme becerisiyle tanındı. Bir dalangın üslubu figürlerinde, sesinde ve şakalarında beliriyor. Bu bilgi bir okulda da öğretiliyor, ama çoğu zaman bir ailenin içinde, ustanın yanında geçen yıllarla aktarılıyor.

Kalıcı araçlar

Nesnenin olayını sor. Bir kuklanın, maskenin ya da kumaşın hangi gün, hangi saatte ve hangi törende kullanıldığını araştır.

Sesi ve bedeni ekle. Bir kukla için onu oynatanı ve müziği, bir maske için dansçıyı, bir kumaş için onu giyeni kaydet.

Biçimi karakter haritası olarak oku. Burnun, gözün, yüz renginin ve duruşun bir karaktere dair ne söylediğini not et.

Tekniği desenle birlikte düşün. Mum direncinde, ikatta ve ek atkıda desenin nasıl üretildiğini anlamadan onu yorumlama.

Kısıtlamayı ara. Bir desenin, rengin ya da kumaşın kime ayrıldığını ve kime yasaklandığını sor.

Müzenin neyi kaçırdığını yaz. Bir koleksiyon nesnesinin yanında toplanmayan şeyleri, yani ses, ışık, hareket ve sunuyu ayrıca listele.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Gölge kuklaları yalnız çocuklar için bir eğlencedir."
Doğrusu

Wayang kulit geceler boyu süren, destan anlatısını, müziği, felsefeyi ve siyasi mizahı birleştiren bir yetişkin sanatı.

Yaygın yanlış"Bir gün sonra atılan sunu ya da yakılan kule önemsiz bir süslemedir."
Doğrusu

Canang sari ve bade kulesi törenin amacına göre geçici yapılıyor; emek ve anlam onların kısa ömründe toplanıyor.

Yaygın yanlış"Batik ve ikat aynı tekniktir."
Doğrusu

Batikte desen dokunmuş bezin üzerine mumla, ikatta ise dokunmadan önce ipliklere bağlanarak işleniyor.

Yaygın yanlış"Müzedeki kukla, oyunun kendisini temsil eder."
Doğrusu

Kukla oyunun yalnız bir parçası; dalang, gamelan, perde ve izleyici olmadan karakter hâline gelmiyor.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Güneydoğu Asya'nın sanatlarının önemli bir bölümü bir olayın içinde yaşıyor. Wayang kulit bir dalangın sesi, gamelan ve kandil ışığıyla tamamlanıyor; figürlerin biçimi bir karakter haritası. Wayang golek ve wayang beber aynı geleneğin başka biçimleri. Tayland'ın nang yai ve khon gösterileri ile Vietnam'ın su kuklaları Ramakien'i ve köy yaşamını sahneye taşıyor. Bali'de maskeler tapınakta kutsanıyor, sunular ve yakma kuleleri bilinçli olarak geçici yapılıyor. Batik, ikat, gemi bezleri, songket ve patola rütbeyi, mirası ve geçiş törenlerini taşıyor. Müzeler nesneleri topladı, ama olayın sesi, ışığı ve hareketi büyük ölçüde dışarıda kaldı.

Sonraki derse köprü

Raffles'ın kitabında kukla çizimlerinin yanında Cava'nın tapınakları, dilleri ve büyük bir ada haritası da yer alıyordu. Bir Iban dokumacısının köyü bugün Sarawak'ta, akrabasının köyü sınırın öbür yanında, Kalimantan'da. O sınır İngiliz ve Hollanda yönetimlerinin anlaşmalarıyla çekildi. Sömürge döneminin haritaları ve envanterleri, hangi tapınağın kazılacağını, hangi eserin hangi müzeye gideceğini ve bir geleneğin hangi ulusun mirası sayılacağını da belirledi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-313 — Güneydoğu Asya Sanatları →

12 bölümden 11. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga