Ders KRO-311.2 · Çin Sanatları

Shang bronzları, ritüel ve yazı

3.294 kelime · 18 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: MÖ ikinci binyılda Çin'in orta bölgelerinde ortaya çıkan bronz, tören kaplarının malzemesi oldu; ilk kaplar, neolitik toprak kapların üç ayaklı biçimlerini devraldı. Shang hanedanının atölyeleri, kaplarını kilden bir model, parçalı kalıplar ve bir çekirdekle döktü; bu teknik, süslemenin simetrik düzenini de belirledi ve büyük bir atölye örgütlenmesi gerektirdi. Kapların yüzeyindeki iri gözlü yüzün bugünkü adı, iki bin yıl sonraki katalogculardan geliyor ve anlamı tartışmalı. Kaplar atalara yemek ve içki sunmak için kullanıldı ve içlerinde kısa klan ve ata yazıları taşıdı. Bugün okunabilen ilk Çin yazısı, kralın atalarına sorduğu soruları kaydeden kehanet kemiklerinde duruyor. Aynı dönemde güneybatıda, yazısı olmayan ve insan figürleri yapan çok farklı bir bronz kültürü yaşadı. Kraliyet mezarları, bu tören dünyasının insan kurbanını da içeren şiddetli bir yüzünü gösteriyor.

Açılış: soygunculardan kaçmış bir mezar

Kuzey Çin'de, bir nehrin kıyısındaki eski bir başkentin kalıntılarında, arkeologlar yirminci yüzyılın ikinci yarısında küçük bir mezar açtı. Bu bölgedeki büyük kraliyet mezarlarının neredeyse hepsi yüzyıllar önce soyulmuştu. Bu mezar ise el değmemişti.

Mezarın içinde, çürümüş bir tabutun çevresinde, yüzlerce bronz kap, yüzlerce yeşim nesne, silahlar, fildişi kupalar ve binlerce deniz kabuğu duruyordu.

Kapların içindeki yazılar bir kadının adını veriyor. Aynı ad, aynı dönemin başka bir buluntu grubunda, kehanet için kullanılan kemiklerin üzerindeki yazılarda da geçiyor. Bu yazılar, bu kadının bir kralın eşlerinden biri olduğunu, ordulara komuta ettiğini, törenler yönettiğini ve hastalandığında kral tarafından onun için kehanete başvurulduğunu söylüyor.

Burada çok ender bir şey oluyor. Bir mezar, onun içindeki nesneler ve ayrı bir yerde bulunan yazılı belgeler, aynı kişiyi birbirinden bağımsız olarak tanıtıyor. Nesne ile yazı birbirini doğruluyor.

Geçen dersin nesnelerini yapan toplumlar yazı kullanmıyordu. Bu derste yazı ortaya çıkıyor. Bu yazı ilk olarak iki çok özel yüzeyde karşımıza çıkıyor: kehanet kemiklerinde ve bronz tören kaplarında.

Soru şu: bir tören kabı, bir kehanet ve bir yazı, bir hükümdarın gücünü nasıl birlikte kurdu?

Bu derste ne olacak

Önce bronzun ortaya çıkışını ve bu dersin hanedanından önceki erken bronz kültürlerini kuracağız.

Ardından döküm tekniğine geçeceğiz: bir kabın, birbirine geçen parçalı kil kalıplarla nasıl döküldüğüne ve bu tekniğin kabın süslemesini nasıl belirlediğine.

Sonra kapların yüzündeki iri gözlü yüzü okuyacağız ve bu yüze verilen adın nereden geldiğini soracağız.

Ardından kapların ritüeldeki yerine ve kehanet kemiklerine, yani bugün okunabilen ilk yazıya bakacağız.

Karşılaştırma bölümünde aynı dönemde, çok uzaktaki bir başka bronz kültürüne, yazısı olmayan ve insan figürleri yapan bir kültüre geçeceğiz. Usta katmanında da kraliyet mezarlarını ve bu mezarların gösterdiği şiddeti ele alacağız.

Sıfır noktası: bronzdan önce ve bronzla birlikte

KRO-311.1'de neolitik kültürlerin taşla ve toprakla çalıştığını gördük. MÖ ikinci binyılın başlarından itibaren, sarı nehrin orta kesimlerinde bakır ve kalay alaşımı olan bronz, yeni bir güç nesnesi olarak ortaya çıktı.

İlk büyük bronz merkezi, sonraki geleneğin ilk hanedanla ilişkilendirdiği bir yerleşimde. Bu ilişkilendirme tartışmalı; yerleşimde bir hanedan adı taşıyan bir yazı bulunmadı.

Bu kabın biçimini KRO-311.1'deki üç ayaklı toprak ibrikle karşılaştır. Üç ayaklı biçim, topraktan bronza taşınmış. Metal, seramiğin çok eski biçimlerini devralıyor, ama onları daha ince, daha keskin ve daha değerli bir malzemeyle yeniden kuruyor.

Birkaç yüzyıl sonra, bir başka büyük yerleşimde, bronz kaplar çok daha büyük bir ölçeğe ulaştı.

Bu kazan gibi kaplar, kalın surlarla çevrili büyük bir kentin çukurlarına, belki bir tehlike anında, saklanmış olarak bulundu. Kentin surlarını yapmak için gereken emek, KRO-311.1'deki delta kentinin su setlerini hatırlatıyor.

Bu dersin asıl konusu olan hanedan, sonraki geleneğin ikinci hanedan olarak andığı Shang hanedanı. Bu hanedanın son başkenti, açılıştaki mezarın bulunduğu yer. Bu başkent, MÖ on üçüncü yüzyıldan on birinci yüzyıla kadar yaklaşık iki yüzyıl boyunca kullanıldı.

Mekanizma — parçalı kalıp

KRO-310.9'da güneyin bronz figürlerinin balmumundan bir modelle döküldüğünü görmüştük. Bu dersin bronzları çok farklı bir teknikle döküldü.

Teknik şöyle işliyordu. Usta önce kabın bir modelini kilden yapıyordu. Model kuruduktan sonra, üzerine ıslak kil bastırılarak modelin bir negatifi alınıyordu. Bu negatif, modelden parça parça kesilerek ayrılıyordu. Böylece kabın dış yüzeyinin bir kalıbı, birbirine geçen birkaç parça hâlinde elde ediliyordu.

Sonra model inceltiliyordu. Kazınan kalınlık, kabın cidarının kalınlığı kadardı. İncelmiş model bir çekirdek olarak ortada kalıyor, dış kalıp parçaları onun çevresine yeniden yerleştiriliyordu. Çekirdek ile kalıp arasında kalan ince boşluğa erimiş bronz dökülüyordu.

Bu tekniğin sonuçları çok önemli. Birincisi, kalıp parçalarının birleştiği yerlerde, kabın yüzeyinde ince çizgiler, döküm dikişleri kalıyor. Ustalar bu dikişleri gizlemek yerine, çoğu zaman süslemenin bir parçasına dönüştürdü: dikişlerin üzerine çıkıntılı sırtlar yerleştirdiler.

İkincisi, süsleme, kalıbın iç yüzeyine, yani negatife, oyularak ya da bastırılarak yapılıyordu. Bu yüzden süsleme, kabın yüzeyine sonradan eklenmiyor, dökümle birlikte doğuyor.

Robert Bagley, bu dönemin bronz süslemesinin önemli bir kısmının bu teknikten doğduğunu savundu. Kalıbın parçalara ayrılması, süslemenin simetrik bölümler hâlinde düzenlenmesine yol açtı; süsleme, kalıbın mantığını izledi.

Bu teknik, bir büyük atölye örgütlenmesi gerektiriyordu. Kalıpçılar, modelciler, eritme ustaları, dökümcüler ve bitiriciler, farklı görevlerde çalışıyordu. TEM-202.3'te atölyedeki iş bölümünü görmüştük. Burada iş bölümü, bir kabın yapılabilmesinin koşulu.

Bu atölyenin kapasitesini, bilinen en ağır Shang bronzu gösteriyor.

Bu kadar büyük bir kabı dökmek için çok büyük miktarda erimiş metalin aynı anda hazır olması gerekiyordu. Bu, çok sayıda eritme potasının aynı anda, eşgüdümlü olarak kullanılması demek. Kabın kendisi, bir örgütlenmenin, bir emir zincirinin ve bir güç merkezinin kanıtı.

Mekanizma — iri gözlü yüz ve onun adı

Bu dönemin bronz kaplarının çoğunun yüzeyinde, aynı imge tekrar ediyor.

Bu yüzün ilginç bir özelliği var. Ona önden baktığında tek bir yüz görüyorsun: iki göz, bir burun, iki boynuz. Ama ortadaki dikişi bir ayna çizgisi olarak düşünüp yalnızca bir yarısına baktığında, yandan görülen bir hayvan görüyorsun. Yüz, iki profilin ortada buluşmasından doğuyor.

Bu yüzün yapıldığı dönemdeki adını bilmiyoruz. Bugün kullanılan ad, bu kaplardan yaklaşık iki bin yıl sonra, on birinci yüzyılda eski bronzları kataloglayan bilginler tarafından, daha eski bir metinde geçen, doymak bilmeyen bir canavarın adından alınarak verildi.

KRO-311.1'de bir diskin ve bir borunun anlamının iki bin yıl sonraki bir metinden geldiğini görmüştük. Burada aynı durum bir adla yaşanıyor. Ad, yüze bir anlam da yüklüyor: doymak bilmeyen bir canavar. Bu anlamın, kapları yapanların aklındaki anlamla aynı olup olmadığını bilmiyoruz.

Bu yüzün ne anlama geldiği uzun süredir tartışılıyor. Kwang-chih Chang, bu hayvan yüzlerinin, dünyalar arasında aracılık eden varlıklar olarak, törende yaşayanlarla atalar arasındaki iletişime yardım ettiğini savundu. Robert Bagley ise yüzün belirli bir anlamı olmayabileceğini, döküm tekniğinden ve süslemenin kendi mantığından doğan bir desen olabileceğini öne sürdü.

İki okuma, TEM-203.14'te öğrendiğimiz gibi, farklı sorulara cevap veriyor olabilir. Biri imgenin törendeki işlevini, öteki biçimin nasıl doğduğunu soruyor. Bir desen teknikten doğmuş olabilir ve yine de zamanla bir anlam kazanmış olabilir.

KRO-311.1'deki kare borunun üzerindeki iri gözlü canavar yüzünü de hatırla. Bazı araştırmacılar iki yüz arasında bir bağ kuruyor. Aradaki mesafe bin yılı aşıyor ve bu bağ, bir biçim benzerliğine dayanıyor. Benzerlik bir soru sorduruyor, ama kendi başına bir aktarımı kanıtlamıyor.

Mekanizma — atalara yemek ve içki

Bu kaplar ne için kullanılıyordu? Kapların biçimleri bir cevap veriyor. Bir kısmı yemek pişirmek ve sunmak için kazanlar ve kâseler; bir kısmı şarabı ısıtmak, karıştırmak, sunmak ve içmek için kadehler ve kaplar.

Bu yemek ve içki, ölmüş atalar içindi. Shang kraliyet ailesi, ölmüş atalarının, yaşayanların hayatını etkileyebildiğine inanıyordu. Atalara düzenli olarak yemek ve içki sunuluyor, onların hoşnut kalması ve yardım etmesi isteniyordu.

Bronz kaplar, bu sunuların kaplarıydı. Kaplar hem atalarla iletişimin araçları, hem de onları sunabilen ailenin gücünün ve zenginliğinin kanıtıydı.

Kapların içinde çoğu zaman kısa yazılar var.

Bu yazılar çok kısa ve çoğu zaman kabın içinde, dışarıdan görünmeyen bir yerde. Bu yerleşim önemli. Yazı, kaba konan yemekle ya da içkiyle birlikte ataya seslenen bir işaret olarak düşünülmüş olabilir. Bir sonraki derste, sonraki hanedanın döneminde, bu yazıların çok uzun metinlere dönüştüğünü göreceğiz.

Bazı kaplar ise bir hayvanın bedenini bütünüyle alıyor.

Bu kabın bütünü bir baykuş, ama yüzeyinde başka hayvanlar var: kanatlarda yılanlar, göğüste başka yüzler. Bir hayvanın içinde başka hayvanlar. Bu katmanlı hayvan dünyası, bu dönemin bronzlarında çok sık görülüyor.

Başkentin dışında, güneyde, bu döküm tekniği yerel ustaların elinde başka biçimlere dönüştü.

Bu kap, başkentin kaplarından farklı bir heykel duygusu taşıyor. Hayvanlar, kabın yüzeyindeki bir süsleme olmaktan çıkmış, kabın kendisinden dışarı taşan, üç boyutlu bedenlere dönüşmüş. KRO-311.1'de "Çin sanatı" etiketinin altındaki bölgesel çoğulluğu görmüştük; bu kap, bronz çağında da bu çoğulluğun sürdüğünü gösteriyor.

Açılıştaki mezar, bu dönemin geçmişle ilişkisi hakkında da şaşırtıcı bir şey söylüyor.

Bu kadının mezarında, onun yaşadığı dönemden çok daha eski yeşimler vardı. Bu eski nesneler, belki toplanmış, belki miras kalmış, belki bir savaşta ele geçirilmişti. Her durumda, bu kadın ya da onun çevresi, geçmişin nesnelerine değer veriyordu.

KRO-311.1'de on sekizinci yüzyılda bir imparatorun eski yeşimleri topladığını görmüştük. Burada, üç bin yıldan fazla önce, bir kraliyet ailesinin üyesi zaten eski yeşimleri topluyor ya da saklıyordu. Antika toplamak, bu dersin döneminde bile eski bir uygulamaydı.

Mekanizma — kemiğe yazılan soru

Şimdi yazıya geçelim. Bu dönemde bugün okunabilen ilk Çin yazısı, çok özel bir işlem için kullanılan kemiklerde karşımıza çıkıyor.

Kehanet şöyle yapılıyordu. Kral ya da onun adına bir kâhin, atalara bir soru soruyordu: yağmur yağacak mı, savaş kazanılacak mı, hasat iyi olacak mı, kraliçe sağlıklı bir çocuk doğuracak mı? Sonra kemiğin arkasındaki çukurlara ısı uygulanıyor ve kemiğin ön yüzünde çatlaklar oluşuyordu. Çatlakların biçimi, atalardan gelen cevap olarak yorumlanıyordu.

Soru, bazen cevap ve bazen de sonradan gerçekleşen olay, kemiğin üzerine kazınıyordu.

Bu yazıların dikkat çekici bir özelliği, soruların çoğu zaman iki biçimde sorulması: "Yağmur yağacak" ve "Yağmur yağmayacak". Soru, kabuğun iki yanına simetrik olarak yerleştiriliyor. Bu simetri, açılışta gördüğümüz iri gözlü yüzün simetrisini hatırlatıyor. Kemik ve kap, aynı dünyanın iki yüzeyi.

Bu yazılar bugün okunabiliyor, çünkü sonraki Çin yazısı bu işaretlerden doğrudan gelişti. KRO-310.1'de okunamayan bir yazının sınırlarını görmüştük. Burada yazı okunabiliyor; ama bu okunabilirlik bir sınırı da getiriyor. Elimizdeki yazıların neredeyse tamamı, kraliyet ailesinin atalarla konuşmasının kayıtları. Bu yazılar, sıradan insanların hayatı hakkında çok az şey söylüyor.

KRO-302.1'de Mezopotamya'da yazının ilk olarak yönetim ve hesap tutma için kullanıldığını görmüştük. Burada ise elimize ulaşan ilk yazı, bir kralın atalarına sorduğu sorular. Yazının ilk korunan kullanımı, iki bölgede çok farklı. Ama bu fark, belki de hangi yüzeylerin korunduğuyla da ilgili: kemik ve bronz korundu, başka yüzeylere yazılmış olabilecek yazılar kayboldu.

Karşılaştırma: yazısız bir bronz dünyası

Açılıştaki başkentin binlerce kilometre güneybatısında, dağlarla çevrili bir havzada, aynı yüzyıllarda çok farklı bir bronz kültürü yaşıyordu. Yirminci yüzyılın sonunda bu kültürün iki çukuru bulundu.

Bu buluntular, Shang başkentinin dünyasından çok farklı bir dünya gösteriyor. Birincisi, burada insan figürleri var. Shang bronzlarında insan figürü neredeyse hiç yok; imge, hayvan yüzleri ve hayvan bedenleri üzerine kurulu. Burada ise insan boyunda bir figür ve onlarca insan başı var.

İkincisi, burada yazı yok. Bu kadar gelişmiş bir bronz kültürü, bildiğimiz kadarıyla yazı kullanmadı ya da yazısı korunmadı. Bu yüzden bu figürlerin kimi gösterdiğini, hangi törenlerde kullanıldığını ve neden kırılıp gömüldüğünü bilmiyoruz.

Üçüncüsü, döküm tekniği Shang atölyelerinin tekniğine benziyor. Bu da iki bölge arasında bir bağ olduğunu gösteriyor. Ama bu bağla aktarılan şey, imge dünyasından çok bir teknik gibi görünüyor. Aynı teknik, çok farklı bir inanç dünyasının imgelerini üretmek için kullanılmış.

KRO-310.4'te aynı işaret listesinin iki bölgede iki farklı bedene dönüştüğünü görmüştük. Burada aynı döküm tekniği, iki bölgede iki çok farklı imge dünyası üretiyor. Teknik ortak, imge farklı.

Bu karşılaştırma, bu dönemin "Çin" tarihinin neden tek bir merkezden anlatılamayacağını da gösteriyor. Sonraki yazılı gelenek, Shang başkentini ve onun ardılı olan hanedanları merkeze koydu. Yazı bırakmayan bölgeler, bu anlatıda görünmez kaldı. Onları ancak arkeoloji görünür kılabildi.

Bu karşılaştırmanın ilkesi şu: yazının olduğu yer ile olmadığı yer arasında bir değer sıralaması kurma. Yazı, bir kültürün bize ulaşan sesini büyütür; ama yazısı olmayan bir kültürün sesi, nesnelerinde duruyor ve farklı bir dinleme biçimi istiyor.

Usta katmanı: kraliyet mezarları ve şiddet

Açılıştaki mezar küçük bir mezardı. Başkentin kraliyet mezarlığındaki büyük mezarlar çok daha büyük ve çok farklı bir yapıya sahipti.

Bu mezarların neredeyse hepsi yüzyıllar içinde soyuldu. Ama kazılar, mezarların çevresinde ve rampalarında başka gömüleri de ortaya çıkardı. Bu gömülerin bir kısmında, kraliyet cenaze törenlerinde ve ata törenlerinde insanların öldürüldüğünü gösteren kalıntılar var.

Kehanet kemiklerinin yazıları da bu uygulamayı doğruluyor: atalara yapılan sunuların bir kısmının insan kurbanı olduğunu, kurban edilenlerin önemli bir bölümünün savaş esirleri olduğunu söylüyorlar. Bu, bu dönemin tören dünyasının şiddetli bir yüzü.

Bu şiddeti nasıl anlatmalıyız? Onu gizlemek, bu dönemin tören kaplarını yalnızca estetik nesneler olarak görmemize yol açar. Onu abartmak ise bir toplumu yalnızca şiddetiyle tanımlamamıza yol açar. KRO-302.5'te bir başka kraliyet mezarlığında da benzer bir soruyla karşılaşmıştık. İki durumda da yapılacak şey, kanıtı açıkça ortaya koymak ve onu dönemin bütün resminin bir parçası olarak okumak.

Bu kraliyet mezarlarının yakınında, başka bir gömü türü de bulundu.

Bu arabaların ahşabı yüzyıllar önce çürüdü. Arkeologlar, ahşabın çürürken toprakta bıraktığı boşlukları ve renk farklarını dikkatle izleyerek arabaların biçimini yeniden kurdu. KRO-301.10'da görünmeyen malzemelerin izlerini konuşmuştuk; burada kaybolan bir malzeme, toprağın içinde bir negatif olarak okunuyor.

Bu bronzların sonraki hayatı da dikkat çekici. Açılışta, iri gözlü yüze bugünkü adının on birinci yüzyıl bilginleri tarafından verildiğini söylemiştik. Bu bilginler, eski bronzları sistemli olarak topladılar, çizdiler ve katalogladılar.

Bu katalog, sanat tarihi ve arkeolojinin çok erken bir örneği. Ama aynı zamanda bu nesnelere bugün de kullandığımız adları ve anlamları veren bir kaynak. Kapların adları, yüzün adı, kapların hangi törende kullanıldığı gibi bilgilerin önemli bir kısmı, bu kataloglardaki eşleştirmelerden geliyor. KRO-311.1'deki toplayıcı imparator bu geleneğin çok daha sonraki bir mirasçısıydı.

Bu kataloglar bir soru sorduruyor: bir nesneye verdiğimiz ad, onu yapanların adı mı, yoksa onu iki bin yıl sonra kataloglayanların adı mı? Çoğu zaman ikincisi. Bu adları kullanmaya devam ediyoruz, ama onların nereden geldiğini unutmamamız gerekiyor.

Kalıcı araçlar

Bu ders sana altı yeni araç veriyor.

Teknik ve süsleme bağı: bir süslemeyi okurken, onun döküm ya da üretim tekniğinden nasıl doğmuş olabileceğini sor. Kalıbın parçaları, desenin bölümlerini belirleyebilir.

Döküm dikişi okuması: bir metal nesnede kalıp parçalarının birleştiği çizgileri ara ve ustaların bu dikişleri nasıl gizlediğini ya da süslemeye dönüştürdüğünü kaydet.

Profil ve cephe: simetrik bir yüzü okurken, onun iki profilin ortada birleşmesiyle de okunup okunamayacağına bak.

Katalog adı uyarısı: bir nesnenin ya da bir motifin bugünkü adının, onu yapanların adı mı, yoksa sonraki bir katalogcunun adı mı olduğunu sor.

Yazılı ve yazısız denge: yazısı olan bir merkez ile yazısı olmayan bir bölgeyi karşılaştırırken, yazının kanıtı büyüttüğünü ve yazısız kültürün sesinin nesnelerinde durduğunu hatırla.

Şiddetin yeri: bir dönemin törenlerinde şiddetin izleri varsa, onu ne gizle ne de abart; kanıtı açıkça koy ve dönemin bütün resminin bir parçası olarak oku.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Shang bronzları balmumu modelle döküldü."
Doğrusu

Bu dönemin kapları, kilden bir model, ondan alınan parçalı kalıplar ve inceltilmiş bir çekirdekle döküldü. Bu teknik, süslemenin düzenini de belirledi.

Yaygın yanlış"Kaplardaki iri gözlü yüzün adı ve anlamı onu yapanlardan geliyor."
Doğrusu

Bugünkü ad, yaklaşık iki bin yıl sonra kapları kataloglayan bilginler tarafından verildi. Yüzün kapları yapanlar için ne anlama geldiği tartışmalı.

Yaygın yanlış"Bronz kaplar yaşayanların sofraları için yapılmış lüks eşyalardı."
Doğrusu

Kaplar esas olarak atalara yemek ve içki sunmak için kullanılıyordu. Kaplar, atalarla kurulan bir iletişimin aracıydı.

Yaygın yanlış"Bu dönemin Çin'i tek bir merkezden, Shang başkentinden ibaretti."
Doğrusu

Güneybatıdaki bir havzada, aynı dönemde, yazısı olmayan ve insan figürleri yapan çok farklı bir bronz kültürü yaşıyordu.

Yaygın yanlış"İlk Çin yazısı bir yönetim ya da edebiyat yazısıydı."
Doğrusu

Bugün okunabilen ilk yazıların büyük kısmı, kralın atalarına sorduğu kehanet sorularının kayıtları. Başka yüzeylere yazılmış olabilecek yazılar korunmadı.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: MÖ ikinci binyılda Çin'in orta bölgelerinde ortaya çıkan bronz, tören kaplarının malzemesi oldu; ilk kaplar, neolitik toprak kapların üç ayaklı biçimlerini devraldı. Shang hanedanının atölyeleri, kaplarını kilden bir model, parçalı kalıplar ve bir çekirdekle döktü; bu teknik, süslemenin simetrik düzenini de belirledi ve büyük bir atölye örgütlenmesi gerektirdi. Kapların yüzeyindeki iri gözlü yüzün bugünkü adı, iki bin yıl sonraki katalogculardan geliyor ve anlamı tartışmalı. Kaplar atalara yemek ve içki sunmak için kullanıldı ve içlerinde kısa klan ve ata yazıları taşıdı. Bugün okunabilen ilk Çin yazısı, kralın atalarına sorduğu soruları kaydeden kehanet kemiklerinde duruyor. Aynı dönemde güneybatıda, yazısı olmayan ve insan figürleri yapan çok farklı bir bronz kültürü yaşadı. Kraliyet mezarları, bu tören dünyasının insan kurbanını da içeren şiddetli bir yüzünü gösteriyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste kapların içinde birkaç işaretten oluşan kısa yazılar gördük. Sıradaki derste, yeni bir hanedan Shang'ı devirdikten sonra, bu yazılar kapların içinde yüzlerce işarete ulaşan uzun metinlere dönüşüyor: bir hükümdarın bir soyluya verdiği armağanları, toprakları ve görevleri kaydeden metinler. Aynı dönemde, kaplar rütbeye göre belirlenmiş takımlar hâlinde yapılmaya ve mezarlara konmaya başladı. Bir mezardaki kapların sayısı, gömülen kişinin toplumdaki yerini nasıl gösteriyordu? Zhou düzeni, mezar ve nesne sistemleri konusuna geçiyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-311 — Çin Sanatları →

15 bölümden 2. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga