Ders KRO-303.8 · Eski Mısır ve Nubya Sanatları

Amarna dönemi ve Akhenaton’un görsel reformu

2.745 kelime · 26 eser örneği · yaklaşık 12 dakika okuma · seslendirme 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: bu dönemde birkaç şey aynı anda değişiyor ve bunları ayrı ayrı saymak gerekiyor: odak bir güneş kursuna toplanıyor, sıfırdan bir başkent kuruluyor, figür oranları farklılaşıyor ve kraliyet ailesi yeni sahnelerde gösteriliyor. Bedensiz bir odak temas edebilmek için ışınların ucuna el ekliyor. Oranlardaki sapma birçok figürde tekrarlandığı için kişisel bir kayıt değil, uygulanan bir kural. Ve en önemlisi: kanon kaldırılmıyor, yeniden ayarlanıyor; ızgara, şerit düzeni ve bileşik görünüş duruyor. Asıl değişim altyapıda: küçük ve tek kişiyle taşınabilen blok, inşaatı hızlandırıyor ve sıfırdan bir kent kurmayı mümkün kılıyor. Tapınak tipi de değişiyor ve karanlığa inen gradyan tersine dönüyor, çünkü odak ışığın kendisi. Reform sonrası adlar kazınıyor, yapılar sökülüyor ve dönem listelerden çıkarılıyor. Ama sökülen bloklar dolguya girdiği için korunuyor; bugün bildiklerimizin bir bölümü, onu silme çabası sayesinde elimizde.

Açılış: sonraki yapının içinden çıkan bloklar

Bir yapıyı onarmak için içini açtığınızı düşünün. Dış kabuğun altında dolgu malzemesi var ve bu dolgu düzensiz taş yığını değil. Birbirine benzeyen, küçük ve düzgün kesilmiş bloklar çıkıyor. Üstelik bazılarının yüzeyinde kabartma ve boya kalıntısı duruyor.

Yani bu bloklar bir zamanlar başka bir yapının duvarıydı. O yapı sökülmüş, taşları taşınmış ve yeni bir yapının içine gömülmüş. Kabartmalı yüzler içeri bakacak biçimde yerleştirildiği için de görünmez olmuş.

Buradaki durum olağanüstü. Bir görsel düzeni ortadan kaldırmak için yapılan sökme işlemi, o düzenin en iyi korunmuş örneklerini üretmiş. Dolgunun içinde kalan yüzeyler hava almadığı için boyasını bile koruyabiliyor. Silme girişimi, sildiği şeyi saklamış.

Blokların birbirine benzemesi de ayrı bir bilgi taşıyor. Ölçü serbest bırakılmış olsaydı taşlar farklı boylarda çıkardı; oysa burada tekrarlanan bir modül var. Modül demek, ocakta kesim yapan kişinin bir şartnameye uyması demek. Yani görsel değişimin arkasında malzeme düzeyinde bir standart kararı duruyor.

Bir önceki derste son derece istikrarlı bir görsel sistem görmüştük. Kalıplar tekrarlanıyor, güvenceler aynı yöntemle kuruluyordu. Şimdi o istikrarın bozulduğu bir aralığa bakıyoruz. Ders tek bir soru etrafında kuruluyor. Bir görsel düzen bilinçli olarak değiştirilebilir mi, ve değiştirildiğinde geriye ne kalır?

Bu derste ne olacak

Önce neyin değiştiğini olabildiğince somut biçimde sayacağız. Sonra yeni ikonografiyi söküp bunun kanonu kaldırıp kaldırmadığını sınayacağız. Ardından değişimin altyapı tarafına ineceğiz: blok ölçüsü, yeni bir kent ve yeni bir tapınak tipi. Üçüncü mekanizmada geri dönüşü ve silme işlemini okuyacağız. Usta katmanında tartışmalı yorumları ve bilemediğimiz yerleri ayıracağız.

Sıfır noktası: neyin değiştiğini saymak

Sıfır noktası şu: bu dönemde birkaç şey aynı anda değişiyor ve bunları ayrı ayrı saymak gerekiyor. Birinci değişiklik odak: güneş kursu merkeze alınıyor ve tapınma büyük ölçüde ona yöneliyor. İkinci değişiklik yer: yeni bir başkent sıfırdan kuruluyor. Üçüncü değişiklik biçim: figürlerin oranları belirgin biçimde farklılaşıyor. Dördüncü değişiklik konu: kraliyet ailesi daha önce görülmemiş sahnelerde gösteriliyor.

Burada baştan bir sınır çizmek gerekiyor. Bu değişikliklerin nedenlerini, hükümdarın niyetini ya da neye inandığını elimizdeki malzemeden okuyamayız. Görebildiğimiz şey kararların sonuçları. Bu derste de sonuçları anlatacağız, zihinleri değil.

Adların değişmesi de bu programın parçası. Hem hükümdarın adı hem de yeni kentin adı yeni odağa göre kuruluyor. Bir önceki derslerde adın görsel bir işaret ve bir adres olduğunu görmüştük. Dolayısıyla ad değişimi burada soyut bir tercih değil, yüzeylere kazınan somut bir işlem.

İkinci kart dikkat çekici bir çözüm sunuyor. Önceki sistemde tanrılar insan ya da hayvan bedeniyle gösteriliyordu; yani bakılabilir bir figür vardı. Yeni düzende merkezdeki işaret bir beden taşımıyor. Ama bir şeyi kucaklaması gerekiyor, bu yüzden ışınların ucuna el ekleniyor. Yani bedensiz bir odak, temas edebilmek için yeni bir çözüm icat ediyor.

Mekanizma — yeni ikonografi kanonu kaldırıyor mu

Birinci mekanizma biçim. Bu dönemin figürlerinde uzayan boyun, öne çıkan çene, geniş kalça ve ince kol gibi belirgin sapmalar görülüyor. Bu sapmalar tek bir kişiye özgü de değil; kraliyet ailesinin tamamına ve zaman zaman görevlilere de uygulanıyor.

Bu tekrarlanma önemli bir ipucu. Bir betimleme bir kişiye özgü olsaydı yalnız onda görünürdü. Oysa burada aynı sapma birçok figürde, farklı ellerde ve farklı yüzeylerde çıkıyor. Demek ki karşımızda bir gözlem kaydı değil, uygulanan bir kural var.

Kompozisyonun ağırlık merkezi de kayıyor. Önceki düzende sahne yatay şeritler hâlinde okunuyordu; şimdi üstte kurs, altta figürler ve arada aşağı uzanan ışınlar var. Böylece yatay okumanın üzerine dikey bir bağ ekleniyor. Sahne artık yalnız sıralı değil, aynı zamanda yukarıdan aşağı bağlanmış durumda.

Şimdi bir önceki dersin araçlarını sınayalım. KRO-303.5'te kanonun üç bileşenini kurmuştuk: ızgaraya bağlı oran sistemi, şeritli kompozisyon ve her uzvun en tanınır açıdan verilmesi. Reform bu üçünü kaldırıyor mu?

Cevap hayır ve bu cevap dersin düğümü. Izgara kullanılmaya devam ediyor; yalnız oranların birime oturma biçimi yeniden ayarlanıyor. Şerit düzeni duruyor. Bileşik görünüş de büyük ölçüde duruyor; baş yandan, omuz cepheden verilmeye devam ediyor. Yani kanon ortadan kalkmıyor, yeniden ayarlanıyor.

Bu ayrım çok şey değiştiriyor. Reform bir kuralsızlaşma değil, bir kural değişimi. Sanatçılar serbest bırakılmıyor; farklı bir şartnameye göre çalışmaları isteniyor. Bir şartnameden ötekine geçmek de eğitim, örnek ve denetim gerektiriyor.

Dağarcıktan çıkanlar da en az girenler kadar önemli. Öteki tanrıların imgeleri seyrekleşiyor ve mezar duvarlarındaki öte dünya sahneleri değişiyor. Bir önceki derste bu sahnelerin bir tedarik sistemi kurduğunu görmüştük; şimdi o sistemin bir bölümü yerinden oynuyor. Yani reform yalnız yeni bir konu eklemiyor, eski bir işlevi de askıya alıyor.

Konu dağarcığı da değişiyor. Kraliyet ailesi, önceki geleneğin sahnelemediği anlarda gösteriliyor: birbirine dokunan, çocuklarını kucağında tutan, birlikte yiyen figürler. Bu yakınlık sahneleri yeni bir tür oluşturuyor.

Son iki kart birlikte bir şey söylüyor. Görevlinin mezarında artık yalnız kendi işleri değil, hükümdarla ilişkisi de merkezî yer tutuyor. Yani sahne dağarcığındaki değişim, bir ilişki değişimini de kaydediyor.

Mekanizma — asıl değişim altyapıda

İkinci mekanizma yapım tarafı. Açılıştaki bloklara dönelim. Bu blokların en çarpıcı özelliği küçük ve standart olmaları; bir kişi tarafından kaldırılıp taşınabiliyorlar.

Bunun sonucu doğrudan hıza yansıyor. Küçük blok, ağır vinç ve kalabalık ekip gerektirmiyor. Daha çok insan aynı anda çalışabiliyor ve duvar hızla yükseliyor. Yani bir tasarım kararı gibi görünen şey, aslında bir üretim hızı kararı.

Standart blok kararının bir sonucu da tedarik tarafında. Ocakta aynı ölçüde taş kesmek, taşımayı ve istiflemeyi de öngörülebilir hâle getiriyor. KRO-303.3'te taş çıkarma, taşıma ve yerleştirmenin birbirine ayarlanması gerektiğini görmüştük. Modül, bu üç işi birbirine bağlamanın en basit yolu.

Hız neden gerekiyordu? Çünkü sıfırdan bir kent kuruluyor. Yeni bir başkentin tapınakları, sarayları, konutları ve depoları aynı anda yapılmak zorunda. Böyle bir program, yüzyıllara yayılan anıt geleneğiyle yürütülemez.

Kentin dokusu da eski merkezlerden farklı. Yerleşim, uzun bir ana yol boyunca uzanıyor ve büyük yapılar bu omurgaya diziliyor. Konut alanları ise daha gevşek bir düzenle yayılıyor. Yani plan, yüzyıllar içinde sıkışmış bir kentin değil, hızla kurulmuş bir programın izini taşıyor.

Son kart bir sürekliliği de gösteriyor. KRO-303.4'te büyük bir şantiyenin kendi kentini ürettiğini görmüştük. Reform döneminde de aynı çözüm uygulanıyor. Yani yönetim aygıtı değişmiyor; yalnız neyi ürettiği değişiyor.

Tapınak tipi ise gerçekten değişiyor. Yeni yapılarda örtülü ve karanlık çekirdek yerine, üstü açık geniş avlular ve çok sayıda sunak bulunuyor.

Burada KRO-303.6'nın aracını sınayabiliriz. Orada gradyan okuması diye bir ölçüt kurmuştuk: içeri gidildikçe genişlik daralıyor, tavan alçalıyor ve ışık azalıyordu. Karanlık, çekirdeği ayrıcalıklı kılan son basamaktı.

Amarna tapınağında bu gradyan tersine dönüyor. İçeri gidildikçe karanlığa değil açıklığa çıkılıyor; örtü kalkıyor ve gökyüzü devreye giriyor. Yani araç kırılmıyor, işareti değişiyor. Gradyan hâlâ var ama yönü ters.

Bu tersine çevirme rastgele değil. Odak bir güneş kursuysa, onu karanlık bir odaya kapatmak tutarsız olurdu. Yani mekân kararı ikonografi kararıyla uyumlu. Reform yalnız duvara değil, duvarın içinde durduğu hacme de dokunuyor.

Mekanizma — geri dönüş ve silme

Üçüncü mekanizma sonrası. Reform kalıcı olmuyor. Bir süre sonra eski merkezlere dönülüyor, yeni başkent boşalıyor ve reform dönemine ait yapılar sökülüyor.

Silme işlemi de sistemli yürüyor. Adlar kazınıyor, imgeler tahrip ediliyor ve yapılar dolguya dönüştürülüyor. Sonraki kral listelerinde bu döneme yer verilmiyor.

Silme işlemi her yerde aynı ölçüde başarılı da olmuyor. Merkezî yapılarda ve görünür yüzeylerde müdahale sıkı; uzak yerleşimlerde ve küçük nesnelerde eksik kalabiliyor. Bu eşitsizlik bize denetimin nereye kadar uzandığını gösteriyor. Yani silmenin haritası, aynı zamanda gücün erişim haritası.

Burada KRO-303.2'nin aracı tam karşılığını buluyor. Orada müdahale okuması diye bir araç kurmuştuk: silme ve ad değiştirme hasar değil kanıt sayılıyordu. Şimdi bu araç bütün bir dönem ölçeğinde çalışıyor.

Silmenin seçiciliği bize niyeti değil yöntemi gösteriyor. Hedef alınan şey ad ve imge; yani adresin kendisi. Yapı taşları ise atılmıyor, geri dönüştürülüyor. Yani bu bir öfke patlaması değil, sistemli bir kaldırma işlemi.

Ve burada açılıştaki paradoks tamamlanıyor. Dolguya giren bloklar korunuyor; açıkta kalanlar aşınıyor. Bugün reform dönemi hakkında bildiklerimizin önemli bir bölümü, onu ortadan kaldırma çabası sayesinde elimizde.

Karşılaştırma: ne değişti, ne kaldı

Değişenleri saydık; şimdi kalanları sayalım. Ölçek hiyerarşisi duruyor: önemli figür hâlâ büyük çiziliyor. Ad hâlâ bir adres olarak işliyor ve sunu mantığı sürüyor. Mezar sahibinin duvarına sahne yazdırması da sürüyor.

Yani reform, sistemin dilbilgisine değil sözlüğüne dokunuyor. Cümle kurma kuralları aynı kalıyor; kullanılan kelimeler ve konular değişiyor. Bu ayrım, dönemi "her şeyin değiştiği bir kopuş" olarak anlatmayı engelliyor.

Karşılaştırmanın ikinci tarafı da öğretici. Reform sonrası dönüş de birebir bir geri sarma değil. Bazı biçimsel çözümler, özellikle beden betimlemesindeki yumuşama ve bazı sahne düzenleri, sonraki dönemde de izleniyor. Yani bir üslup bütünüyle silinemiyor.

Son kart özellikle önemli. Görsel düzen değişirken devlet işleri duruyor değil; yazışma, vergi ve yönetim sürüyor. Yani reform bir çöküş anlatısı değil. Bir yönetim, aygıtını çalıştırmaya devam ederken görsel dilini değiştiriyor.

Usta katmanı: tartışmalı olanı tartışmalı bırakmak

Usta katmanının birinci konusu beden betimlemesi. Bu oranların bir hastalığın kaydı olduğu uzun süre öne sürüldü. Ama bu açıklama tartışmalı ve kesin bir sonuca bağlanmış değil. Aynı sapmanın hükümdarın yanı sıra eşinde, çocuklarında ve bazı görevlilerde de görülmesi, tıbbi açıklamayı zorlaştırıyor.

Daha temkinli okuma şu: bu oranlar bir kural seti. Bir kişinin bedenini değil, bir dönemin figür şartnamesini anlatıyorlar. Kesin bir açıklama yapamadığımız yerde, açıklamayı boş bırakmak daha dürüst.

İkinci konu üretim yöntemi. Atölye buluntuları, çalışma biçiminin de değiştiğini düşündürüyor. Yüz kalıpları ve ayrı parçalardan birleştirilen heykeller, standart bir örneğin çoğaltıldığına işaret ediyor.

Bu blokların bir de yöntem tarafı var. Dolgudan çıkan taşlar tek tek belgelenip kabartma parçaları birbirine oturtulduğunda, sökülmüş duvarların bütünü yeniden kurulabiliyor. Yani bir yapı bozulmuş olsa bile, parçaları bir yapboz gibi birleştirilerek kayıt geri kazanılıyor. Bu çalışma sabır istiyor ama sökmenin yarattığı kaybı kısmen geri çeviriyor.

Üçüncü konu bilmediklerimiz. Bu değişikliğin halk arasında nasıl karşılandığını bilmiyoruz. Evlerde eski uygulamaların sürüp sürmediği, bazı buluntularla tartışılıyor ama net bir tablo yok. Reformun ne kadar derine indiği açık bir soru.

Bir de kullandığımız yer adının kendisi sonradan konmuş. Bugün bu dönemi anlatırken kullandığımız ad, modern bir yerleşimin adından geliyor; dönemin kendi adlandırması başkaydı. Böyle durumlarda modern etiketin bir kolaylık olduğunu, döneme ait bir kavram olmadığını hatırlamak gerekiyor. Adlandırma bize dönemi değil, dönemi kimin nasıl derlediğini anlatıyor.

Dördüncü konu adlandırma. Bu döneme bakarken kullandığımız kelimeler de bir yorum taşıyor. "Devrim" demek kopuşu abartıyor, "sapma" demek ise sonraki dönemin bakışını benimsemek oluyor. En güvenlisi neyin değiştiğini tek tek saymak ve etiketi sona bırakmak.

Beşinci konu ise bu dersin bilinçli olarak açmadığı iki kapı. Reform sonrası dönemin en bilinen gömüsü ve o gömünün bize ne anlattığı ayrı bir ders konusu. Bu dönemin eserlerinin bugün hangi müzelerde bulunduğu ve iade tartışmaları ise kursun sonundaki derse ait.

Kalıcı araçlar

Birinci araç dilbilgisi ile sözlük ayrımı: bir değişimde kural sisteminin mi yoksa konu dağarcığının mı değiştiğini sorun. İkinci araç tekrar testi: bir betimleme sapması tek bir kişide mi, yoksa birçok figürde mi görülüyor; tekrarlanıyorsa kişisel değil kuralsaldır.

Üçüncü araç altyapı sorusu: yeni bir görsel dil ortaya çıktığında yapım yöntemi, malzeme ölçüsü ve üretim hızı da değişmiş mi diye bakın. Dördüncü araç ters gradyan: bir mekânın ışık ve kapalılık yönünü ölçün, çünkü yön değişimi ikonografiyle birlikte hareket eder. Beşinci araç silme paradoksu: bir şeyi ortadan kaldırma çabasının onu koruyup korumadığını sorun.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bu dönem tek tanrıcılığı icat etti ve dünyanın ilk monoteist inancını kurdu."
Doğrusu

Elimizdeki malzeme odak değişimini ve tapınmanın belirli bir işarete yönelmesini gösteriyor. Bunu bugünün din tanımlarına eşitlemek, kaynakların söylemediği bir iddia olur.

Yaygın yanlış"Bu dönemin sanatı doğalcılığa geçti ve modern sanatın öncüsü oldu."
Doğrusu

Oranlar değişiyor ama gözleme dayalı bir betimleme kurulmuyor; yeni oranlar da kural olarak uygulanıyor. Sonraki yüzyıllarla kurulan bu bağ, dönemin kendi mantığını gizliyor.

Yaygın yanlış"Kanon kaldırıldı, sanatçılar özgürleşti."
Doğrusu

Izgara, şerit düzeni ve bileşik görünüş kullanılmaya devam ediyor. Değişen şey kuralların varlığı değil, ayarı ve konusu.

Yaygın yanlış"Figürlerin oranları hükümdarın hastalığının kanıtıdır."
Doğrusu

Bu açıklama tartışmalı; aynı sapma aile üyelerinde ve bazı görevlilerde de görülüyor. Bir beden kaydı değil, bir figür şartnamesi okumak daha tutarlı.

Yaygın yanlış"Reform dönemi yok edildiği için ondan geriye pek bir şey kalmadı."
Doğrusu

Sökülen yapıların blokları sonraki yapıların dolgusunda korundu ve bu bloklar en iyi durumdaki yüzeyler arasında. Ortadan kaldırma çabası, kaydın bir bölümünü kurtardı.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: bu dönemde birkaç şey aynı anda değişiyor ve bunları ayrı ayrı saymak gerekiyor: odak bir güneş kursuna toplanıyor, sıfırdan bir başkent kuruluyor, figür oranları farklılaşıyor ve kraliyet ailesi yeni sahnelerde gösteriliyor. Bedensiz bir odak temas edebilmek için ışınların ucuna el ekliyor. Oranlardaki sapma birçok figürde tekrarlandığı için kişisel bir kayıt değil, uygulanan bir kural. Ve en önemlisi: kanon kaldırılmıyor, yeniden ayarlanıyor; ızgara, şerit düzeni ve bileşik görünüş duruyor. Asıl değişim altyapıda: küçük ve tek kişiyle taşınabilen blok, inşaatı hızlandırıyor ve sıfırdan bir kent kurmayı mümkün kılıyor. Tapınak tipi de değişiyor ve karanlığa inen gradyan tersine dönüyor, çünkü odak ışığın kendisi. Reform sonrası adlar kazınıyor, yapılar sökülüyor ve dönem listelerden çıkarılıyor. Ama sökülen bloklar dolguya girdiği için korunuyor; bugün bildiklerimizin bir bölümü, onu silme çabası sayesinde elimizde.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir görsel düzenin değiştirilebildiğini, sonra da sistemli biçimde kaldırıldığını gördük. Kaldırma işlemi çoğu mezarı ve donanımı da etkiledi; açılan, boşaltılan ve yeniden kullanılan gömüler oldu. Bu yüzden elimizdeki gömü buluntuları neredeyse her zaman eksik. Peki bir gömü hemen hiç soyulmadan bugüne ulaşsaydı ne görürdük; bir kralın donanımı gerçekte neleri içeriyordu ve bu bütünlük bize daha önce göremediğimiz neyi gösterirdi? Bir de şu var: böyle bir buluntu bulunduğu anda yalnız arkeolojik değil, kamusal bir olaya da dönüşüyor. Sıradaki derste Tutankhamun mezarına geçiyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-303 — Eski Mısır ve Nubya Sanatları →

12 bölümden 8. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga