Ders KRO-301.5 · Tarih Öncesi Görsel ve Maddi Kültür

Göbeklitepe ve anıtsal ritüel mekân

2.801 kelime · 26 eser örneği · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 19 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: bu derste anıt, gündelik ihtiyacın gerektirdiğinden fazla emek harcanmış yapı olarak tanımlandı ve bu fazlalık ölçülebiliyor. Emek dört adıma bölünüyor; sökme, biçimlendirme, taşıma ve dikme ayrı ayrı tahmin ediliyor ve taşıma en çok insan isteyen halka oluyor. Tahminden çıkan sonuç, işin tek bir ailenin gücünü aştığı ve birden çok grubun bir araya gelmiş olması gerektiği; buna karşılık örgütlenmenin biçimi, gönüllülük ya da yöneticinin varlığı kanıttan çıkmıyor. Sıralama tartışmasında iki okuma da sürüyor ve hiçbiri kesin sonuç olarak aktarılamaz. Yapıların bilinçli doldurulmuş görünmesi hem koruma sağlıyor hem bir kapanış anı veriyor, ne var ki sebebi açık kalıyor. Tapınak etiketi dört gözlemle desteklenmiyor, çünkü toplanma kanıtı tapınma kanıtı değil. Ve alanın yalnız küçük bir bölümü kazıldığı için bugünkü tablo geçici, okunan metnin tarihi ayrıca sorulmalı.

Açılış: ocakta bırakılmış taş

Güneydoğu Anadolu'da bir tepede, ana kayanın üzerinde uzun bir taş bloğu duruyor.

Blok biçimlendirilmiş; kenarları belirlenmiş ve çevresi oyularak açılmış durumda. Ama bir yeri hâlâ ana kayaya bağlı.

Taş sökülmeye başlanmış ve orada bırakılmış. Yerinden hiç kalkmamış.

Bu tek nesne, bitmiş bir taşın gizlediği her şeyi gösteriyor. Nereden alındığı, nasıl ayrıldığı ve hangi sırayla çalışıldığı ortada duruyor.

Dikilmiş ve düzgün bir taşa baktığında iş görünmez oluyor. Yarım kalmış bir taşa baktığında ise iş görünür kalıyor.

Kural tam burada donuyor: emek, en iyi tamamlanmamış olanda okunuyor.

Geçen derste yüzeylere bırakılmış işaretlerle çalıştık ve hepsi var olan bir kayayı kullanıyordu. Oraya şunu bırakmıştık: insanlar taşı yerinden söküp bir mekân kurmaya başladığında ne değişiyor?

Sorumuz şu: bir yapının emeği ölçülebilir mi ve ölçüldüğünde o topluluk hakkında ne söylüyor?

Bu derste ne olacak

Önce anıt kelimesinin bu bağlamda ne anlattığını netleştireceğiz.

Sonra emek zincirini adım adım açacağız ve her adımın neyi gerektirdiğini göreceğiz.

Ardından emekten hangi sonuçların çıktığını ve hangilerinin çıkmadığını ayıracağız.

Sonra sıralama tartışmasına geçeceğiz; tarım, yerleşiklik ve anıt hangi sırada geliyor?

Ardından yapıların bilinçli olarak doldurulmasını ele alacağız.

Sonra tapınak etiketini geçen derslerin ritüel denetimi aracıyla sınayacağız.

Usta katmanında kazılmamış alanı, yorum değişikliklerini ve koruma sorununu göreceğiz.

Sonunda kendi çevrende bir emek bütçesi çıkaracaksın.

Sıfır noktası: anıt nedir, ne değildir

Anıt kelimesi gündelik dilde büyük ve etkileyici bir yapı anlamına geliyor. Burada daha dar bir tanım gerekiyor.

Bu derste anıt, gündelik barınma ihtiyacının ötesinde emek harcanmış yapı anlamına geliyor.

Tanımın merkezinde bir ölçü var ve bu ölçü sayılabiliyor: harcanan iş, işlevin gerektirdiğinden fazla.

Bir barınak yağmurdan korur ve bunun için gereken iş bellidir. Ana kayadan blok sökmek, yontmak ve dikmek ise barınmanın gerektirdiği işin çok üzerinde duruyor.

Bu fazlalık işte kanıtın kendisi. Fazladan harcanan emek, o işin topluluk için başka bir değer taşıdığını gösteriyor.

Ne var ki bu değerin ne olduğu buradan çıkmıyor ve dersin sınırı tam burada. Fazlalığı ölçebiliyoruz, sebebini ölçemiyoruz.

İkinci bir nokta da ölçek. Anıtsal olmak büyük olmakla aynı şey değil; küçük ama çok emek istemiş bir yapı da bu tanıma giriyor.

Ölçünün bir de karşılaştırmalı yanı bulunuyor ve tek başına bakmak yetmiyor. Bir yapının fazlalığı, aynı toplulukta aynı dönemde yapılmış gündelik yapılarla karşılaştırılarak belirleniyor. Karşılaştırılacak gündelik yapı bulunamıyorsa fazlalık iddiası da zayıf kalıyor ve bu, bu alandaki tartışmanın bir bölümünü oluşturuyor.

Emek zinciri: dört adım

Bir taşın ocaktan çıkıp yerine dikilmesi dört ayrı işten geçiyor ve her biri ayrı beceri istiyor.

Bu zinciri kurmak önemli, çünkü emek tahmini ancak adımlara bölündüğünde yapılabiliyor.

Birinci adım sökme: blok ana kayadan ayrılmak zorunda ve bu, çevresinin oyulmasıyla yapılıyor.

Bu iş uzun sürüyor ve doğru yerde durmayı gerektiriyor. Yanlış bir çatlak taşı ikiye böler ve harcanan bütün iş boşa gider.

İkinci adım biçimlendirme: taş kabaca yontulup taşınabilir hâle getiriliyor.

Burada bir seçim var ve gözlenebiliyor. Taşı ocakta inceltmek taşımayı kolaylaştırıyor, ne var ki kırılma riskini artırıyor.

Üçüncü adım taşıma: blok ocaktan yapının bulunduğu yere götürülüyor.

Bu adım zincirin en çok insan isteyen halkası. Yamaç eğimi, zemin türü ve mesafe doğrudan iş gücüne dönüşüyor.

Dördüncü adım dikme: taş çukura yerleştirilip dik konuma getiriliyor ve sabitleniyor.

Bu iş yalnız güç değil, eşzamanlı hareket istiyor. Birden fazla kişinin aynı anda ve uyumlu çalışması gerekiyor, yoksa taş devrilir.

Ve zincirin ötesinde bir adım daha var: kabartma. Yüzeydeki figürler taş dikildikten sonra ya da önce işlenmiş olabiliyor ve bu ayrı bir uzmanlık.

Zincir dikmeyle de bitmiyor ve bu nokta çoğu anlatıda atlanıyor. Dikilmiş bir taşın çevresi zamanla oturuyor, dolgu kayıyor ve yapı bakım istiyor. Yani emek tek seferlik bir yatırım değil; sürekli bir yükümlülük ve bu, alanın uzun süre kullanıldığını gösteren ayrı bir gösterge oluyor.

Emekten ne çıkıyor, ne çıkmıyor

Şimdi ilk dersin dört soru sınırını buraya uygulayalım ve nerede durduğumuzu görelim.

Birinci düzey madde: bu düzey rahatça cevaplanıyor. Taşın türü, sökme yöntemi, yontma izleri ve dikme çukuru ölçülebiliyor.

İkinci düzey iş gücü: burada tahmin yapılabiliyor ve bu, bu dersin asıl kazancı.

Deneysel çalışmalarla bir taşın belirli bir eğimde kaç kişiyle çekilebileceği sınanabiliyor. Buradan kaba bir kişi ve süre aralığı çıkıyor.

Bu tahminden çıkan sonuç şu: iş, tek bir ailenin yapabileceğinden çok daha fazla insan gerektiriyor.

Ve buradan kanıta dayalı bir toplumsal çıkarım geliyor. Birden çok grup bir araya gelmiş, bir arada beslenmiş ve işi bölüşmüş olmalı.

Üçüncü düzey örgütlenme biçimi: burada kanıt zayıflıyor. İşin bölüşülmesi için bir yönetici gerekip gerekmediği, gönüllülük mü zorunluluk mu olduğu kanıttan çıkmıyor.

Bu ayrım sık atlanıyor ve dikkat istiyor. Çok kişinin çalışmış olması, birinin onları yönettiğini göstermiyor.

Dördüncü düzey inanç ve anlam: bu düzey bu kanıtlarla cevaplanamıyor. Neye inandıkları, kabartmaların ne anlattığı ve yapıların ne için kullanıldığı açık kalıyor.

İş gücü tahminine bir de mevsim boyutu giriyor ve sonucu belirgin biçimde değiştiriyor. Taş sökme ve taşıma işleri her mevsim yapılamıyor; zeminin donması, yağış ve sıcaklık çalışma günlerini sınırlıyor. Bu yüzden bir yapı için toplam iş günü hesaplanırken, o günlerin yıla nasıl yayıldığı da ayrıca yazılıyor.

Sıralama tartışması

Bu bölüm dersin en çok bilinen ve en çok yanlış aktarılan kısmı, o yüzden dikkatli ilerleyelim.

Uzun süre şöyle bir sıra varsayıldı: önce tarım başlar, sonra insanlar yerleşik hayata geçer, sonra artan üretim büyük yapılar kurmayı mümkün kılar.

Bu sıralamada anıt bir sonuç sayılıyordu. Önce fazla ürün gerekir, sonra fazla emek ayrılabilir.

Güneydoğu Anadolu'daki bu alanın açtığı tartışma tam bu noktaya değdi. Yapıların tarihi, bölgede tarımın yerleşmesinden daha erken bir döneme işaret ediyor.

Buradan iki ayrı okuma çıktı ve ikisi de yayınlarda tartışılıyor.

Birinci okuma ters sıralamayı öne sürüyor: büyük toplanmalar tarımı hızlandırmış olabilir, çünkü kalabalığı beslemek düzenli bir kaynak gerektiriyor.

İkinci okuma daha ihtiyatlı: sıralama tek yönlü değil ve iki süreç birlikte, birbirini besleyerek ilerlemiş olabilir.

Burada bir uyarı gerekiyor ve bu ders onu açıkça yazıyor. Tartışma sürüyor ve iki okuma da kesin sonuç olarak aktarılamaz.

Ayrıca tek bir alandan bütün bir geçiş anlatısı kurulamıyor. Bölgede aynı çağa ait başka yerleşmeler de bulunuyor ve tablo onlarla birlikte kuruluyor.

Tartışmanın kendisi de bir yöntem dersi veriyor ve tarihleme diline bağlanıyor. İki olayın hangisinin önce geldiğini söylemek için, tarih aralıklarının birbirinden ayrılması gerekiyor. Aralıklar örtüşüyorsa öncelik iddiası kurulamıyor ve doğru cümle şu oluyor: ikisi yakın zamanlı görünüyor.

Yapıların gömülmesi

Bu alandaki en dikkat çekici gözlemlerden biri, yapıların bir noktada bilinçli olarak doldurulmuş görünmesi.

Yapı terk edilip yavaşça toprak altında kalmıyor. Toprak, taş ve kalıntı getirilip içeri dolduruluyor.

Bu gözlemin üç ayrı sonucu var ve üçü de araştırmayı doğrudan etkiliyor.

Birinci sonuç koruma: dolgu, yapıyı ve kabartmaları hava koşullarından korumuş durumda. Bugün görebiliyor olmamızın sebebi büyük ölçüde bu.

İkinci sonuç kayıt: dolgunun içindeki malzeme kendi başına bir buluntu topluluğu oluşturuyor. Kemikler, aletler ve kırıklar, gömme anına dair bilgi taşıyor.

Üçüncü sonuç zaman: dolgu bir kapanış anı veriyor. Yapının kullanımının ne zaman bittiğine dair bir sınır çıkıyor.

Peki neden dolduruldu? Bu soru anlam düzeyine ait ve kesin cevabı bulunmuyor.

Öne sürülen açıklamalar var: kullanımın törenle sonlandırılması, yeni bir yapıya yer açma ya da malzemenin yeniden kullanımı. Hiçbiri şu an için kanıtlanmış değil.

Bu bölüm dersin bir alışkanlığını tekrar gösteriyor. Bir gözlemin sonuçları sağlam olabilirken sebebi açık kalabiliyor ve ikisi ayrı yazılıyor.

Dolgunun kendisi de tek bir olay olmak zorunda değil ve bu ayrım kazı kaydından okunuyor. Dolgu tek seferde mi yığıldı, yoksa aşamalı olarak mı biriktirildi? Katmanlar arasında yüzey oluşumu görülüyorsa arada zaman geçmiş demektir ve bu, tek bir kapanış töreni anlatısını zorlaştırıyor.

Karşılaştırma: tapınak etiketi sınavı

Bu alan yaygın olarak tapınak diye anılıyor ve ilk dersteki ritüel denetimi aracını burada kullanalım.

Araç şunu söylüyordu: bir etiket kullanılacaksa hangi gözleme dayandığı yazılır, dayanmıyorsa bilmiyoruz denir.

Şimdi etiketi destekleyen gözlemleri sıralayalım ve tek tek tartalım.

Birinci gözlem emek fazlası: harcanan iş barınmanın gerektirdiğinin çok üstünde ve bu ölçülebiliyor.

İkinci gözlem yerleşim izinin zayıflığı: alanda sürekli yaşamaya dair güçlü izler beklenenden az görünüyor.

Üçüncü gözlem toplu tüketim: dolgudaki hayvan kemikleri ve öğütme aletleri, kalabalık yemeklere işaret edebiliyor.

Dördüncü gözlem tekrar eden düzen: yapı planının benzer biçimde tekrar etmesi, bir kuralın izlendiğini gösteriyor.

Bu dört gözlem birlikte, alanın gündelik barınma dışında bir işlev taşıdığını destekliyor. Buraya kadar zemin sağlam.

Peki tapınak kelimesi bu zeminden çıkıyor mu? Çıkmıyor, çünkü tapınak bir din, bir tanrı kavramı ve düzenli bir tapınma pratiği varsayıyor.

Elimizdeki gözlemler toplanmayı gösteriyor, tapınmayı göstermiyor. İkisi arasındaki fark bu dersin en pratik ayrımı.

Daha temkinli ifadeler bu yüzden kullanılıyor: toplanma alanı, ortak yapı ya da tören mekânı. Bunlar da varsayım taşıyor ama daha azını taşıyor.

Ve geçen dersin kuralı burada tekrar geçerli oluyor. Ad kanıta bir şey eklemiyor, kanıttan çıkarılacak sonucu daraltıyor.

Usta katmanı: kazılmamış alan ve değişen yorum

Birinci konu kapsam ve bu, alanla ilgili en önemli uyarı.

Bu tür bir alanın yalnız küçük bir bölümü kazılmış oluyor ve geri kalanı toprak altında duruyor.

Yüzey taramaları kazılmamış bölümlerde başka yapıların bulunduğuna işaret edebiliyor. Yani bugünkü tablo, gelecekte değişmesi beklenen bir tablo.

Bu yüzden bu alan hakkında yazılan her cümlenin bir tarihi var. On yıl önceki bir metin, bugünkü bilgiyle uyuşmayabiliyor.

İkinci konu yorumun değişmesi ve bunu izlemek öğretici.

Erken yayınlarda öne sürülen bazı görüşler sonraki çalışmalarla değişti. Alanın hiç yaşanmadığı görüşü, sonradan bulunan izlerle yumuşadı.

Bu bir başarısızlık değil, yöntemin çalıştığının göstergesi. Ne var ki popüler aktarım genellikle ilk görüşte donup kalıyor.

Bu yüzden bu alanda okurken yayının tarihine bakmak gerekiyor. Geçen kursta rapor tarihinin neden yazıldığını görmüştük; aynı sebep burada da geçerli.

Üçüncü konu koruma ve gerçek bir gerilim taşıyor. Yapılar binlerce yıl toprak altında kaldıkları için korunmuştu.

Kazı bu dengeyi bozuyor ve açığa çıkan taş yüzeyler bozulmaya başlıyor. Bu yüzden üzerlerine örtü yapılıyor ve iklim denetimli düzenler kuruluyor.

Dördüncü konu ziyaret. Alan çok sayıda ziyaretçi çekiyor ve bu, hem kaynak hem yük anlamına geliyor.

Yürüme yolları, platformlar ve sınırlamalar bu yüzden kuruluyor. Geçen dersteki kaya alanı tartışmasının aynısı burada da yaşanıyor.

Beşinci konu anlatının kendisi ve alanın ününden doğuyor. Bir sit tanınır hâle geldiğinde, adıyla dolaşan iddialar kazı yayınlarındakinden hızla ayrılabiliyor. Tanıtım metinleri, belgeseller ve haberler en çarpıcı yorumu seçme eğiliminde oluyor; bu yüzden bir bilgiyi değerlendirirken kaynağın yayın mı tanıtım mı olduğu ayrıca soruluyor.

Kalıcı araçlar

Emek fazlası ölçüsü. Bir yapıda harcanan işi, işlevin gerektirdiği işle karşılaştır; fark anıtsallığın ölçüsü.

Zincire bölme. Emeği tek parça sayma; sökme, biçimlendirme, taşıma ve dikme ayrı ayrı tahmin ediliyor.

Çokluk ile yönetim ayrımı. Çok kişinin çalışmış olması birinin onları yönettiğini göstermiyor.

Yarım kalanı ara. Tamamlanmamış parçalar, bitmiş olanın gizlediği yapım sürecini gösteriyor.

Gözlem ile sebep ayrımı. Bir gözlemin sonuçları sağlamken sebebi açık kalabiliyor; ikisi ayrı cümlelerde yazılıyor.

Etiket sınavı. Tapınak, tapınma varsayıyor; elimizdeki kanıt toplanmayı gösteriyorsa toplanma yazılıyor.

Yayın tarihi kontrolü. Bu alanda okuduğun metnin tarihine bak; kazı sürdükçe tablo değişiyor.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bu alan dünyanın ilk tapınağıdır."
Doğrusu

Tapınak kelimesi bir din, bir tanrı kavramı ve düzenli bir tapınma pratiği varsayıyor; elimizdeki gözlemler ise toplanmayı, ortak emeği ve toplu tüketimi gösteriyor. Toplanma kanıtı ile tapınma kanıtı aynı şey değil ve bu yüzden daha temkinli ifadeler kullanılıyor.

Yaygın yanlış"Böyle bir yapı ancak bir yönetici sınıf varsa kurulabilir."
Doğrusu

Emek tahmini bize çok sayıda insanın bir araya geldiğini söylüyor, örgütlenmenin biçimini söylemiyor. İşin gönüllü mü zorunlu mu olduğu, bir yöneticinin bulunup bulunmadığı bu kanıtlardan çıkmıyor.

Yaygın yanlış"Bu keşif, tarımın anıtlardan sonra geldiğini kanıtladı."
Doğrusu

Tartışma sürüyor ve iki okuma birden yayınlarda tartışılıyor; biri toplanmaların tarımı hızlandırmış olabileceğini, öteki iki sürecin birlikte ilerlediğini öne sürüyor. Ayrıca tek bir alandan bütün bir geçiş anlatısı kurulamıyor ve bölgedeki öteki yerleşmeler tabloya birlikte giriyor.

Yaygın yanlış"Yapılar zamanla toprak altında kalmış."
Doğrusu

Gözlemler yapıların bilinçli olarak doldurulmuş göründüğünü söylüyor ve dolgu getirilmiş malzemeden oluşuyor. Bu ayrım önemli, çünkü dolgu hem bir kapanış anı veriyor hem de kendi içinde ayrı bir buluntu topluluğu taşıyor.

Yaygın yanlış"Alan tamamen kazıldı, artık her şey biliniyor."
Doğrusu

Bu tür alanların yalnız küçük bir bölümü kazılıyor ve yüzey taramaları kazılmamış bölümlerde başka yapılara işaret edebiliyor. Bu yüzden bugünkü tablo geçici ve bu alan hakkında okunan her metnin tarihi ayrıca önem taşıyor.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: bu derste anıt, gündelik ihtiyacın gerektirdiğinden fazla emek harcanmış yapı olarak tanımlandı ve bu fazlalık ölçülebiliyor. Emek dört adıma bölünüyor; sökme, biçimlendirme, taşıma ve dikme ayrı ayrı tahmin ediliyor ve taşıma en çok insan isteyen halka oluyor. Tahminden çıkan sonuç, işin tek bir ailenin gücünü aştığı ve birden çok grubun bir araya gelmiş olması gerektiği; buna karşılık örgütlenmenin biçimi, gönüllülük ya da yöneticinin varlığı kanıttan çıkmıyor. Sıralama tartışmasında iki okuma da sürüyor ve hiçbiri kesin sonuç olarak aktarılamaz. Yapıların bilinçli doldurulmuş görünmesi hem koruma sağlıyor hem bir kapanış anı veriyor, ne var ki sebebi açık kalıyor. Tapınak etiketi dört gözlemle desteklenmiyor, çünkü toplanma kanıtı tapınma kanıtı değil. Ve alanın yalnız küçük bir bölümü kazıldığı için bugünkü tablo geçici, okunan metnin tarihi ayrıca sorulmalı.

Sonraki derse köprü

Bu derste barınma dışında bir işlev taşıyan, çok emek istemiş ve bir noktada gömülmüş yapılarla çalıştık. Elimizdeki araç emek ölçümüydü ve toplanmayı gösterdi. Peki insanlar bir arada, sürekli olarak yaşamaya başladığında görsel üretim ne oluyor; duvarların içine giren imgeler, gündelik nesneler ve ev düzeni bize ne söylüyor? Sıradaki derste neolitik yerleşimlere ve gündelik imgelere geçiyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-301 — Tarih Öncesi Görsel ve Maddi Kültür →

10 bölümden 5. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga