Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: üç işlem üç ayrı yönde çalışıyor ve üçü de ölçülebiliyor. Terimler yüklü; gözlem cümleleri — "kusurlar temizlenmiş", "ayrıntı azaltılmış", "oranlar değiştirilmiş" — her zaman daha güvenli.
Açılış: aynı yönde üç sapma
Bir figür gözle görülene benzemiyor. Peki tam olarak nasıl benzemiyor?
Üç ayrı cevap var ve üçü bambaşka.
Belki figür yüceltilmiş: kusurlar temizlenmiş, oranlar bir kurala oturtulmuş, yüzey pürüzsüz. Gerçekten daha düzenli.
Belki figür basitleştirilmiş: ayrıntılar atılmış, biçim birkaç ana ögeye indirgenmiş. Gerçekten daha az.
Belki figür bozulmuş: bir bölüm abartılmış, bir oran zorlanmış, bir hat gerilmiş. Gerçekten daha uç.
Üçü de natüralizmden uzaklaşıyor ama üçü farklı yönlerde ve farklı amaçlarla. Ve "gerçekçi değil" demek üçünü birden tek bir torbaya atıyor.
Bu ders üçünü birbirinden ayırmayı ve her birini ayrı ayrı ölçmeyi öğretiyor.
Bu derste ne olacak
Önce üç işlemi tek tek tanımlayacağız ve her birinin gözlemlenebilir izlerini göreceğiz.
Sonra üçünü ayırt eden ölçütü çalışacağız — tek bir soruyla ayrılıyorlar.
Ardından üçünün bir arada bulunduğu durumlara bakacağız.
Son olarak bu üç terimin taşıdığı değer yükünü konuşacağız. Özellikle "deformasyon" sözcüğü sorunlu.
Sıfır noktası: bir tarifi anlatmak
Birine bir kişiyi tarif ediyorsun.
Bazen övüyorsun: kusurları atlıyorsun ve en iyi hâlini anlatıyorsun. Bu idealizasyon.
Bazen kısaltıyorsun: "uzun boylu, gözlüklü" diyorsun ve gerisini atıyorsun. Bu şematizasyon.
Bazen abartıyorsun: "burnu şu kadar büyük" diyorsun. Bu deformasyon.
Üçü de aynı kişiyi anlatıyor ve üçü de gerçeğe tam uymuyor — ama üç farklı yönde ve üç farklı amaçla.
İdealizasyon: kurala göre düzeltme
İdealizasyon, bir biçimi belirli bir ölçüte göre düzeltmek.
Ölçüt bir oran sistemi, bir güzellik kuralı ya da bir tip olabiliyor. Önemli olan, gözlemin değil kuralın belirleyici olması.
Üç gözlemlenebilir izi var.
Kusur yok. Asimetri, leke, yara izi ve düzensizlik temizlenmiş.
Oranlar tekrar ediyor. Farklı eserlerde aynı oran ilişkileri görülüyor; yani bir sistem işliyor.
Bireysel fark az. Aynı türden figürler birbirine çok benziyor.
Üçüncüsü belirleyici: idealizasyon, bireysel olanı silme eğiliminde. Bir kişiyi göstermek yerine bir tipi gösteriyor.
Bu, bir kayıp gibi görünüyor ama çoğu zaman hedefin kendisi. Bir figürün bireysel olması istenmiyorsa, idealizasyon doğru araç ve kayıp değil kazanç.
Şematizasyon: bilgiye indirgeme
Şematizasyon, bir biçimi en az sayıda ayırt edici ögeye indirmek.
Amaç burada benzerlik değil, tanınırlık. Bir nesneyi ötekinden ayıran şey neyse, o korunuyor; gerisi atılıyor.
Üç izi var.
Ayrıntı az. Yüzey birkaç ana bölgeye ayrılmış.
Ayırt edici öge korunmuş. Bir nesneyi tanınır kılan özellik abartılmadan ama kesin biçimde duruyor.
Tekrar edilebilir. Biçim öğrenilip aktarılabiliyor; bir kalıp gibi çalışıyor.
Üçüncüsü şematizasyonun asıl gücü. Bir şema, kuşaklar boyunca aynı biçimde üretilebiliyor ve bu, iletişimi güvenceye alıyor. Gözleme dayalı bir biçim aktarılamıyor; bir şema aktarılabiliyor.
Bir uyarı: şematizasyon basitlik demek değil. Neyin atılacağına karar vermek, neyi ekleyeceğine karar vermekten çoğu zaman daha zor ve daha çok bilgi istiyor.
Deformasyon: kasıtlı bozma
Deformasyon, bir biçimin bilinen oranlarının kasıtlı olarak zorlanması.
Bir uzuv uzatılıyor, bir baş büyütülüyor, bir gövde inceltiliyor.
Üç izi var.
Bir bölüm ayrılıyor. Bozma bütün figüre değil, belirli bir bölgeye uygulanıyor.
Yön tutarlı. Aynı bozma aynı eserde ya da aynı grupta tekrar ediyor.
Ötekiler normal. Aynı eserde bozulmamış ögeler var ve karşılaştırma mümkün.
Üçüncüsü kanıtın kendisi: bir eserde hem bozulmuş hem normal bölümler varsa, bozma bir yetersizlik değil bir karar.
Deformasyonun amacı çoğu zaman vurgudur: bozulan bölge, dikkatin toplandığı yer. Ama başka amaçlar da olabiliyor ve bunlar kaynak gerektiriyor. Vurgu gözlemle bulunuyor; amaç bulunmuyor.
Üçünü ayıran tek soru
Üç işlemi ayırmanın tek ve basit bir yolu var: gözlemle karşılaştır.
Bir figürü gözlenen hâliyle yan yana koy ve sor: ne olmuş?
Bir şeyler çıkarılmışsa — kusurlar, düzensizlikler, bireysel özellikler — bu idealizasyon.
Ayrıntı azaltılmış ama oranlar korunmuşsa — bu şematizasyon.
Oranlar değiştirilmişse — bir şey uzamış, büyümüş ya da küçülmüşse — bu deformasyon.
Üç işlemin farkı burada net: idealizasyon temizliyor, şematizasyon azaltıyor, deformasyon değiştiriyor.
Ve bu üçü ölçülebiliyor. Oran ölçümü deformasyonu; ayrıntı sayımı şematizasyonu; kusur aranması idealizasyonu gösteriyor. Üç ölçüm de aynı esere ayrı ayrı uygulanabiliyor.
Üçü bir arada
Gerçek eserlerde üç işlem ayrı ayrı durmuyor; genellikle bir arada.
Sık görülen üç bileşim var.
İdealize yüz, şematik beden. Dikkat kimliğe verilmiş; beden bir kalıba bırakılmış.
Şematik bütün, deforme bir bölge. Genel biçim indirgenmiş ama bir öge abartılmış. Vurgu buradan geliyor.
İdealize bütün, tek bir gerçekçi ayrıntı. Her şey düzenlenmiş ama bir yerde bir kusur bırakılmış. O kusur genellikle en anlamlı nokta.
Üçüncüsü ender ama çok güçlü. Bir idealleştirme sisteminde bırakılan tek bir gerçek ayrıntı, kasıtlı olmak zorunda ve tam bu yüzden anlamlı.
Bu bileşimleri yazmak, tek bir terim vermekten çok daha bilgilendirici. Ve yöntem her zamanki gibi aynı: eseri bölgelere ayır ve üç soruyu her bölge için ayrı ayrı yeniden sor.
Ölçüt nereden geliyor
İdealizasyon bir ölçüte göre düzeltme yapıyorsa, ölçütün kendisi nereden geliyor?
Dört kaynak sayılabiliyor.
Yazılı kural. Bir oran sistemi metne geçmiş ve öğretiliyor. En güçlü kanıt.
Örnek eser. Bir eser model alınıyor ve ondan kopyalanıyor. Kanıt, benzerliğin özgüllüğünde.
Atölye alışkanlığı. Ölçüt yazılı değil ama uygulamada tutarlı. Ölçümle gösteriliyor.
Bugünden getirilen ölçüt. En tehlikelisi: eserde olmayan bir ideal, yazarın kendi beğenisinden geliyor.
Dördüncüsünden kaçınmanın yolu şu: ölçütün eserlerde tutarlı biçimde tekrar ettiğini göstermek. Tekrar gösterilemiyorsa ideal iddiası kurulamıyor.
Bu, aynı zamanda kursun genel kuralının bir uygulaması: bir sistem iddiası, tekrarla kanıtlanıyor.
Deformasyon her zaman ifade değil
Bir biçim bozulmuşsa, ilk akla gelen açıklama duygu oluyor. Ama bu, üç ihtimalden yalnız biri.
Vurgu. Bozma dikkati bir yere topluyor. Biçimsel bir amaç.
İşlev. Nesnenin kullanımı bozmayı gerektiriyor. Bir sap, bir tutamak ya da bir yerleştirme koşulu.
Görüş düzeltmesi. Nesne belirli bir açıdan görülecekse, bozma o açıdan doğru görünmesini sağlıyor. Aşağıdan bakılan bir heykelde baş büyütülüyor.
Üçüncüsü çok yaygın ve en çok atlananı. Bir eserin bozulmuş görünmesi, yanlış açıdan bakıldığının işareti olabiliyor.
Bu yüzden deformasyonu ifadeye bağlamadan önce iki soru: nesne nasıl kullanılıyordu ve hangi açıdan görülüyordu?
Usta katmanı: üç terim de yüklü
Üç terimin de bir değer yükü var ve en ağırı "deformasyon".
Deformasyon sözcüğü bir bozulma, bir kusur çağrıştırıyor. Oysa tanımı yalnız bir oran değişikliği ve bu, bir yetersizlik değil bir işlem.
Şematizasyon bir basitleştirme çağrıştırıyor ve basit olan az emekli sanılıyor. Oysa neyin atılacağını seçmek ayrı bir uzmanlık.
İdealizasyon en olumlu görünen terim ve bu da bir sorun: yüceltmeyi bir başarı gibi sunuyor.
Üçünün de daha güvenli karşılıkları var ve bunlar doğrudan gözlem: "kusurlar temizlenmiş", "ayrıntı azaltılmış", "oranlar değiştirilmiş".
Bu üç cümle hiçbir yargı taşımıyor ve üçü de sınanabiliyor. Terimler bir kısaltma; gözlem bir kanıt. Kısaltma yazıyı hızlandırıyor ama tartışmayı kapatıyor.
Ne kadar sapma: dereceyi ölçmek
Üç işlemin de bir derecesi var ve derece ölçülebiliyor.
İdealizasyon için ölçüt: aynı türden kaç eser birbirine ne kadar benziyor? Fark azaldıkça idealizasyon artıyor.
Şematizasyon için ölçüt: bir figürde kaç ayrı ayrıntı sayılabiliyor? Sayı düştükçe şematizasyon artıyor.
Deformasyon için ölçüt: bir oranın bilinen değerden ne kadar saptığı. Bu, doğrudan sayıyla verilebiliyor.
Üçünü de ölçmenin ortak koşulu bir karşılaştırma zemini. Bir sapma ancak bir referansa göre ölçülüyor ve referansın nereden geldiği yazılmak zorunda.
İki tür referans var: gözlenen gerçeklik ve aynı geleneğin öteki eserleri. İkincisi çoğu zaman daha güvenilir, çünkü kendi sistemi içinde kalıyor ve dışarıdan bir ölçüt getirmiyor.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Gerçeğe benzemeyen her biçim aynı şeyi yapıyor."
Üç ayrı işlem var: idealizasyon temizliyor, şematizasyon azaltıyor, deformasyon değiştiriyor. Üçü gözlemle ayırt edilebiliyor.
Yaygın yanlış"Şematik biçim basit biçimdir."
Neyin atılacağına karar vermek, neyi ekleyeceğine karar vermekten zor. Şema bir indirgeme ama bir kolaylık değil.
Yaygın yanlış"Deformasyon duyguyu anlatır."
Üç ihtimal var: vurgu, işlev ve görüş düzeltmesi. Duygu okuması ancak öteki üçü elendikten ve kaynak bulunduktan sonra yazılabiliyor.
Yaygın yanlış"İdealizasyon bir ustalık göstergesidir."
Bir işlem ve bir tercih. Bir ölçüte göre düzeltme yapmak, gözleme dayalı çalışmaktan ne daha zor ne daha kolay; farklı bir iş.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: üç işlem üç ayrı yönde çalışıyor ve üçü de ölçülebiliyor. Terimler yüklü; gözlem cümleleri — "kusurlar temizlenmiş", "ayrıntı azaltılmış", "oranlar değiştirilmiş" — her zaman daha güvenli.
Sonraki derse köprü
Şematizasyon bir indirgeme ama nereye kadar? Bir biçim ne kadar indirgenirse tanınmaz hâle geliyor ve o noktadan sonra başka bir şeye dönüşüyor. Sıradaki derste soyutlama derecelerine geçiyoruz.