Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: derinlik dört araçla kuruluyor ve dördü farklı kesinlikte bilgi veriyor. Hiçbiri ötekinden ileri değil; her birinin bir bedeli var ve bir eserin sistemi, hangi bedeli kabul ettiğiyle tanımlanıyor.
Açılış: düz bir yüzeyde arka nasıl oluyor
Bir kâğıt düz. Kalınlığı bir milimetre bile değil.
Yine de üzerine iki daire çizip birini ötekinin bir kısmını örtecek biçimde koyduğunda, bir şey oluyor: biri önde, öteki arkada görünüyor.
Kâğıtta hiçbir derinlik yok. Derinlik senin algında.
Bu ders o algıyı kuran araçları tek tek ayırıyor. Dört temel araç var, hepsi gözlemlenebiliyor ve hepsi birbirinden bağımsız.
Önemli olan şu: bu dördü bir "gelişme" dizisi değil. Hiçbiri ötekinden ileri değil ve hiçbir gelenek hepsini kullanmak zorunda değil.
Bu derste ne olacak
Önce dört derinlik aracını tek tek göreceğiz: örtüşme, küçülme, yükselme ve atmosferik kayma.
Sonra her birinin ne kadar güçlü olduğuna bakacağız — hepsi aynı kesinlikte bilgi vermiyor.
Ardından araçların birlikte ve birbirine karşı çalıştığı durumlara geçeceğiz.
Son olarak derinliğin hiç kurulmadığı sistemlere bakacağız. Bu, bir eksiklik değil ve nedenlerini yazabilmek gerekiyor.
Sıfır noktası: bir gözünü kapat
Bir gözünü kapat ve odaya bak. Derinlik büyük ölçüde duruyor.
Oysa iki gözle görmenin sağladığı derinlik bilgisini kaybettin. Yine de neyin önde neyin arkada olduğunu biliyorsun.
Çünkü derinliğin çoğu tek gözle de okunuyor: neyin neyi örttüğü, ne kadar küçük göründüğü, nerede durduğu.
Resim tam olarak bu bilgileri kullanıyor. Yeni bir şey icat etmiyor; gözün zaten yaptığı işi taklit ediyor.
Örtüşme: en güçlü ve en basit araç
Örtüşme, bir biçimin ötekinin bir kısmını kapatması.
Kapatan önde, kapatılan arkada. Bu kadar.
Örtüşmenin iki büyük üstünlüğü var.
Kesin. Hiçbir belirsizlik bırakmıyor. Hangisinin önde olduğu tartışılmıyor.
Ucuz. Hiçbir teknik bilgi gerektirmiyor. Bir biçimi ötekinin üzerine çizmek yetiyor.
Ama bir sınırı da var: ne kadar önde olduğunu söylemiyor. Bir figür ötekini örtüyorsa bir adım da önde olabilir, yüz metre de.
Bu yüzden örtüşme neredeyse her gelenekte bulunuyor ama çoğu zaman tek başına kullanılmıyor.
Küçülme: uzaktaki daha küçük
Küçülme, aynı türden nesnelerin uzakta daha küçük gösterilmesi.
Bu araç örtüşmeden daha çok bilgi taşıyor: yalnız hangisinin arkada olduğunu değil, ne kadar arkada olduğunu da veriyor.
Ama bir koşulu var: nesnelerin gerçek boyutlarının bilinmesi gerekiyor. İki insan figüründen biri küçükse uzakta diye okunuyor; ama iki farklı nesne söz konusuysa küçük olan yalnız küçük olabilir.
Bu yüzden küçülmenin en güvenilir kanıtı, aynı türden nesnelerin bir dizi hâlinde sıralanması: aynı boydaki figürler, aynı ağaçlar, aynı sütunlar.
Bir de karışıklık var: küçülme ile hiyerarşik ölçek aynı görüntüyü üretebiliyor. Küçük figür ya uzakta ya da önemsiz. Ayırt etmek için başka araçlara bakmak gerekiyor.
Yükselme: yukarıdaki daha uzakta
Yükselme, uzaktaki nesnelerin görüntü alanında daha yukarıda gösterilmesi.
Bu, gerçek bir gözlemden geliyor: yerde duran bir gözlemci için uzaktaki şeyler ufka doğru yükselerek görünüyor.
Aracın büyük avantajı sadeliği: bir figürü yukarı taşımak yetiyor, boyutunu değiştirmeye gerek yok.
Bu yüzden yükselme, küçülmeyi kullanmayan geleneklerde en yaygın derinlik aracı. Figürler eşit büyüklükte kalıyor — yani kimliklerini koruyorlar — ama yine de bir mekân kuruluyor.
Bir uyarı: yukarıda olmak her zaman uzaklık demiyor. Aynı konum, hiyerarşik bir sıra da bildirebiliyor. Ayırt etmek için sahnede bir zemin çizgisi olup olmadığına bakmak gerekiyor.
Atmosferik kayma: havanın işi
Bu aracı önceki kursta ayrıntılı gördük. Burada yalnız derinlik kurmadaki yerini işaretliyoruz.
Uzaktaki nesnenin karşıtlığı düşüyor, doygunluğu azalıyor, rengi kayıyor ve kenarları yumuşuyor.
Dört araç arasında en çok koşula bağlı olanı bu. Yalnız açık havada, yalnız uzun mesafelerde ve yalnız renk kullanan sistemlerde çalışıyor.
Bir de bir bedeli var: uzaktaki nesnenin ayrıntısını ve doygunluğunu feda ediyorsun. Kimliğin korunması gereken figürler için bu kabul edilemez bir bedel.
Yani atmosferik kayma, manzaranın aracı; figürlü anlatının değil.
Araçların gücü eşit değil
Dört araç aynı kesinlikte bilgi vermiyor ve bunu bilmek betimlemeyi doğrudan güçlendiriyor.
Örtüşme en kesin. Sıra hakkında hiçbir belirsizlik yok ama mesafe hakkında hiçbir bilgi de yok.
Küçülme ölçülebilir. Mesafeyi sayısallaştırıyor ama nesnelerin gerçek boyutunun bilinmesini gerektiriyor.
Yükselme belirsiz. Sıra veriyor ama mesafe vermiyor; ayrıca hiyerarşiyle karışabiliyor.
Atmosfer en zayıf ve en koşullu. Yalnız belirli ortamlarda çalışıyor.
Yazarken bunun karşılığı şu: bir eserde hangi araçların kullanıldığını saymak ve her birinin ne kadar bilgi verdiğini not etmek. "Derinlik var" demek yerine "örtüşme ve yükselme kullanılıyor, küçülme yok" demek, sistemi doğrudan tarif ediyor.
Araçlar birbirine karşı çalıştığında
Bazı eserlerde araçlar aynı yönü göstermiyor ve bu, en verimli gözlemlerden biri.
Bir figür örtüşmeye göre önde ama küçülmeye göre uzakta olabiliyor. Ya da yükselmeye göre arkada ama boyutuna göre önde.
Bu çelişki üç şeyden birini gösteriyor.
Farklı sistemler bir arada. Bir bölüm bir kurala, öteki başka bir kurala göre kurulmuş.
Hiyerarşi devrede. Boyut mesafeyi değil, önemi gösteriyor ve bu yüzden öteki araçlarla çelişiyor.
Sonradan müdahale. Bir figür sonradan eklenmiş ve mevcut sisteme uymuyor.
Üçünü ayırmak için çelişkinin dağılımına bakmak gerekiyor: sistemli mi, tek bir yerde mi?
Derinlik kurulmadığında
Bazı eserlerde hiçbir derinlik aracı yok ve yüzey bilinçli olarak düz bırakılmış.
Bunun üç gerekçesi olabiliyor.
Tanınırlık. Her öge tam ve kesintisiz görünmeli. Örtüşme bir figürün bir kısmını gizliyor ve bu kabul edilemez.
Eşitlik. Ögeler arasında ön-arka ilişkisi kurmak bir hiyerarşi üretiyor. Kurulmaması eşitliği koruyor.
Yüzeyin kendisi konu. Bir bezeme sisteminde derinlik sistemin işleyişini bozuyor.
Bu üçü gözlemle ayrılamıyor ama üçünün de tutarlı biçimde uygulanıp uygulanmadığı gözlemle bulunuyor. Tutarlılık, yokluğun bir karar olduğunu gösteriyor.
İki araç daha: netlik ve zemin
Dört temel aracın yanında iki tane daha var ve ikisi de sık atlanıyor.
Netlik farkı. Öndeki nesne keskin, arkadaki bulanık. Bu, gözün odaklanma biçiminden geliyor ve atmosferik kaymadan farklı: kısa mesafelerde de çalışıyor.
Netlik farkı resimde ender kullanılıyor çünkü elle üretmek zor. Buna karşılık fotoğrafta neredeyse kaçınılmaz ve bu, iki ortamı ayıran belirgin bir özellik.
Zemin sürekliliği. Nesnelerin üzerinde durduğu bir yüzey varsa, o yüzeyin uzaklaşması derinliği taşıyor. Karolar, döşeme çizgileri, tarla sıraları, halı desenleri — hepsi bir mesafe ölçeği kuruyor.
Bu ikincisi son derece güçlü, çünkü sürekli bir ölçek veriyor. Bir figürün zeminde nerede durduğu, ne kadar uzakta olduğunu doğrudan söylüyor.
Zemin sürekliliği olmayan bir sahnede figürler yüzüyor gibi duruyor ve bu, pek çok gelenekte kabul edilen bir durum.
Aynı eserde birden çok mekân sistemi
Bir eserde tek bir mekân kuralı olmak zorunda değil. Bölgelere göre değişebiliyor ve bu, çoğu zaman kasıtlı.
Sık görülen üç dağılım var.
Figürler bir sistemde, mimari başka bir sistemde. Mimari ölçülü kurulmuş ama figürler kendi ölçeklerinde.
Ön plan bir sistemde, arka plan başka bir sistemde. Yakın bölge ayrıntılı ve tutarlı, uzak bölge şematik.
Ana sahne bir sistemde, çerçeve ya da bordür başka bir sistemde. İki alan farklı mantıklarla çalışıyor ve aralarında geçiş yok.
Bu dağılımı yazmak, tek bir sistem adı vermekten çok daha doğru. Çünkü sistem eserin tamamında aynı değil ve nerede neyin çalıştığını söylemek gerçek bir gözlem.
Usta katmanı: derinliği bir gelişme dizisi sanmak
Sanat tarihi yazısının en ısrarlı hatalarından biri bu: derinlik araçlarını bir ilerleme sırasına dizmek.
Bu bakışta örtüşme "ilkel", doğrusal perspektif "gelişmiş" sayılıyor ve araya bir gelişim çizgisi çekiliyor.
Sorun üç katlı.
Bir. Aynı gelenek içinde bile araç kullanımı ileri geri gidiyor. Tek yönlü bir çizgi yok.
İki. Araçların hepsi her yerde biliniyordu; kullanılmaması bilmemek değil, kullanmamak.
Üç. Her aracın bir bedeli var ve bedel bazı hedeflerle uyuşmuyor. Atmosferik kayma kimliği zayıflatıyor; örtüşme bütünlüğü bozuyor.
Yani soru "hangi araçlar kullanılmış" değil, "hangi bedel kabul edilmiş". Bu soru, aynı olguyu bir eksiklik yerine bir karar olarak okumayı sağlıyor.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Derinlik aracı kullanmayan eser mekân kuramıyor."
Kuruyor, başka yolla. Konum, ilişki ve bölme de mekân bilgisi taşıyor. Batı resminin araçlarını aramak, aranmayan bir şeyi bulamamakla sonuçlanıyor.
Yaygın yanlış"Küçük figür uzaktadır."
Küçüklük ya mesafeyi ya önemi gösteriyor. Ayırt etmek için sahnedeki öteki araçlara bakmak gerekiyor; tek başına boyut karar vermiyor.
Yaygın yanlış"Derinlik araçları bir gelişme dizisi oluşturur."
Oluşturmuyor. Her aracın bir bedeli var ve kullanılmaması çoğu zaman o bedelin reddedilmesi. Soru hangi aracın kullanıldığı değil, hangi bedelin kabul edildiği.
Yaygın yanlış"Örtüşme mesafe bilgisi verir."
Vermiyor. Yalnız sıra veriyor: hangisi önde. Ne kadar önde olduğu başka bir araç gerektiriyor.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: derinlik dört araçla kuruluyor ve dördü farklı kesinlikte bilgi veriyor. Hiçbiri ötekinden ileri değil; her birinin bir bedeli var ve bir eserin sistemi, hangi bedeli kabul ettiğiyle tanımlanıyor.
Sonraki derse köprü
Dört araç arasında bir tanesi yok: nesnelerin biçimlerinin de mesafeye göre değişmesi. Bir dikdörtgen masa uzaktan bakıldığında dikdörtgen görünmüyor. Sıradaki derste doğrusal perspektife geçiyoruz — biçimi de hesaba katan ve kendi kurallarını yazan bir sisteme.