Ders GOR-101.5 · Bakmak, Görmek ve Betimlemek

Duruş, jest, bakış ve hareket

2.009 kelime · 17 eser örneği · yaklaşık 9 dakika okuma · seslendirme 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Duruş fizikseldir ve kültürden bağımsız gözlenebilir; jestin biçimi gözlenebilir ama anlamı kültürel bir koddur ve gözlemle bulunamaz. Duruş dört gözlemle betimleniyor: ağırlık, eksen ilişkisi, gövde yönü ve bacakların durumu. Bakış üç türlü — içe dönük, dışa dönük, belirsiz — ve bakış yönü ile baş yönü farklı olabiliyor. Durağan yüzeyde hareket beş araçla kuruluyor: dengesizlik, ara an, iz, tekrar ve yönelim. Her duruş anlam taşımıyor; malzeme ve çerçeve bedeni doğrudan biçimlendiriyor ve bu kısıtı anlam sanmak yaygın bir hata.

Açılış: kaldırılmış bir el

Bir figürün eli havada. Avuç dışa dönük, parmaklar açık.

Ne yapıyor?

Selam veriyor olabilir. Durdurmaya çalışıyor olabilir. Yemin ediyor olabilir. Kutsuyor olabilir. Konuşmaya başlıyor olabilir. Ya da hiçbiri: elin o konumda olmasının tek sebebi kompozisyonun oraya bir dikey ihtiyaç duyması olabilir.

Altı ihtimal ve hepsi aynı görüntüden çıkıyor. Görüntü tek, okuma altı; aradaki farkı kapatan şey gözlem değil bilgi.

Şimdi bir kural: jest evrensel değil. Aynı el hareketi bir gelenekte selam, ötekinde tehdit demek olabiliyor. Kendi kültürünün jest dağarcığıyla bir esere bakmak, yabancı bir dili kendi alfabenle okumaya benziyor.

Ama bir kural daha var ve birinciyi dengeliyor: duruş fizikseldir. Bir bedenin ağırlığını nasıl taşıdığı, dizin bükülü olup olmadığı, omzun hangi yöne döndüğü — bunlar kültüre göre değişmiyor. Gözlenebilir.

Bu ders ikisini ayırmayı öğretiyor. Ayrım yapılmadığında beden okuması, kendi alışkanlıklarının esere yansıtılması oluyor.

Bu derste ne olacak

Dört şey öğreneceksin.

Duruş, bedenin bütün olarak aldığı konum. Jest, uzuvların ve özellikle ellerin yaptığı hareket. Bakış, gözün yönü. Hareket, durağan bir yüzeyde hareketin nasıl kurulduğu.

Dördü de gözlenebilir. Ama dördünün anlamı gözlenemez ve o ayrım dersin çekirdeği.

Ders bittiğinde bir figürün bedenini betimleyebilecek ve betimlemenin nerede bitip yorumun nerede başladığını işaretleyebileceksin.

Sıfır noktası: beden okumayı zaten biliyorsun

Önce gündelik bir şeye benzetelim.

Uzaktan iki kişiyi görüyorsun ve konuşmalarını duymuyorsun. Yine de bir şeyler anlıyorsun: biri öteki dinliyor, ya da biri gitmek istiyor.

Bunu nasıl anlıyorsun? Omuz açısı, ayakların yönü, aradaki mesafe, başın eğimi.

İnsan beden okumada olağanüstü ve bu beceri yaşamın ilk yıllarında kuruluyor. Sanat da bu beceriyi kullanıyor: bir figürün bedeni izleyiciye doğrudan konuşuyor.

Sorun şurada. Bu beceri kendi kültürüne ayarlı. Kendi çevrende doğru okuyorsun; başka bir çevrede yanlış okuma ihtimalin yüksek ve yanlış okuduğunu fark etmiyorsun, çünkü okuma otomatik.

Betimleme burada da aynı işi görüyor: otomatik okumayı yavaşlatıp önce fiziksel gözlemi kaydetmek. Kayıt yapıldıktan sonra yorum yine gelecek — ama artık üstüne bir şey konabilecek bir zemin var.

Duruş

Duruş, bedenin bütün olarak aldığı konum ve dört gözlemle betimleniyor.

Ağırlık nerede? İki ayakta eşit mi, tek ayakta mı, oturuyor mu, uzanıyor mu?

Eksen nasıl? Omuz çizgisi ile kalça çizgisi paralel mi, yoksa birbirine göre dönmüş mü?

Gövde hangi yöne? Cepheden mi, yandan mı, üç çeyrek mi?

Bacaklar ne yapıyor? Dizler bükülü mü, ayaklar hangi yöne bakıyor, aralarındaki mesafe ne?

Bu dördü fiziksel ve kültürden bağımsız. İki gözlemci sınamasını geçiyor.

Jest

Jest, uzuvların ve özellikle ellerin yaptığı hareket. Ve burada kural değişiyor.

Jestin biçimi gözlenebilir: parmaklar açık mı kapalı mı, avuç hangi yöne dönük, kol hangi açıda.

Jestin anlamı gözlenemez. Anlam kültürel bir kod ve o kodu bilmek gerekiyor.

Pek çok gelenekte jestler standartlaşmış bir sistem oluşturuyor. Sistemin varlığını anlamanın yolu tekrar: aynı el konumu farklı eserlerde tekrar ediyorsa, bir kod var demektir.

Kodun ne anlama geldiğini ise gözlemle bulamıyorsun; metinden, karşılaştırmadan ya da yaşayan gelenekten öğreniyorsun.

Bakış

Bakış, gözün yöneldiği yer ve üç ihtimali var.

İçe dönük bakış. Figür sahnenin içinde bir şeye bakıyor. İzleyici bir olayı dışarıdan izliyor.

Dışa dönük bakış. Figür izleyiciye bakıyor. Bir karşılaşma kuruluyor ve izleyici sahnenin parçası hâline geliyor.

Belirsiz bakış. Göz bir noktaya odaklanmamış ya da yarı kapalı. İzleyici bir yön bulamıyor.

Bakış yönü kompozisyonda güçlü bir yönlendirici. Bir figürün baktığı yere izleyicinin gözü de gidiyor ve bu neredeyse otomatik. Bu yüzden bakış, kompozisyon dersinde yeniden karşımıza çıkacak.

Bakışı betimlerken dikkat edilecek şey: bakış yönü ile baş yönü aynı olmak zorunda değil. Baş bir yöne, göz başka yöne dönebiliyor ve bu fark anlamlı.

Hareket

Durağan bir yüzeyde hareket nasıl kuruluyor?

Beş araç var ve hepsi gözlenebilir.

Dengesizlik. Bir beden düşecekmiş gibi duruyorsa hareket okunuyor. Ağırlık merkezi destek alanının dışına çıkmış demektir.

Ara an. Bir hareketin başı ya da sonu değil ortası gösteriliyor. Kol yarı kalkmış, ayak yerden yeni kalkmış.

İz. Saç, giysi, kumaş ya da toz hareketin arkasında kalıyor.

Tekrar. Aynı figür bir dizide farklı konumlarda gösteriliyor ve zaman mekâna yayılıyor.

Yönelim. Bütün ögeler aynı yöne bakıyor ya da eğiliyor; hareket tek tek figürlerde değil, dizilişte.

Beşinin hangisinin kullanıldığı bir gözlem; hareketin "güçlü" ya da "canlı" olması ise bir yorum. İkisini aynı cümlede söylemek, gözlemi yorumun kanıtı gibi göstermek.

Figürler arası ilişki

Tek bir figürü betimlemeyi öğrendik. Şimdi birden çok figürün olduğu duruma geçelim, çünkü ilişki tek tek bedenlerde görünmüyor.

Dört gözlem yeter.

Mesafe. Figürler arasındaki uzaklık ne? Değiyorlar mı, aralarında boşluk mu var?

Yön. Birbirlerine mi dönükler, aynı yöne mi bakıyorlar, sırt sırta mı?

Ölçek ilişkisi. Önceki derste öğrendiğin üç sistemden hangisi çalışıyor?

Örtüşme. Kim kimi örtüyor? Örtüşme hem mekân hem sıra bilgisi veriyor.

Bu dördü, bir sahnenin toplumsal düzenini gözlemle çıkarmayı sağlıyor ve hiçbiri bir anlam iddiası taşımıyor. "Bu bir aile sahnesi" cümlesi yorum; "iki figür birbirine dönük ve elleri değiyor" cümlesi gözlem.

Giysi bedeni nasıl anlatır

Bir gözlem alanı daha var ve çok verimli: giysi.

Giysi bedeni örtüyor ama aynı zamanda gösteriyor. Üç yolla.

Kıvrım yönü. Kumaş nereye doğru düşüyor? Yer çekimi mi belirliyor, hareket mi, rüzgâr mı?

Yapışma. Kumaş bedene yapışıyor mu, uzakta mı duruyor? Yapışma altındaki biçimi görünür kılıyor.

Bağımsız hareket. Kumaş bedenden ayrı bir hareket taşıyor mu? Bazı geleneklerde giysi kendi başına bir enerji taşıyor.

Bu üç gözlem, figürün hareketi hakkında bedenin kendisinden bazen daha çok şey söylüyor. Özellikle bedenin tamamen örtülü olduğu geleneklerde giysi, hareketin tek taşıyıcısı hâline geliyor ve o zaman kıvrım yönü doğrudan bir hareket kaydı.

Usta katmanı: jestin çevirisi

Şimdi en ince nokta.

Bir jesti okuduğunda üç kaynaktan birinden okuyorsun ve üçü farklı ağırlıkta.

Kendi kültürün. En hızlı ve en güvenilmez. Jest dağarcığın yerel ve sen bunu bilmiyorsun.

Karşılaştırma. Aynı jestin aynı gelenekteki başka eserlerde hangi bağlamlarda geçtiğine bakmak. Güvenilir ve gözlemle yapılabiliyor.

Metin. Bir jest sistemini açıklayan yazılı kaynak. En güçlüsü ama her gelenek için mevcut değil.

İkinci kaynak en çok atlanan ve en verimli olanı. Bir jestin anlamını bilmesen bile, nerede geçtiğini izleyerek sınırlarını çıkarabiliyorsun: hangi tür sahnede var, hangisinde yok? Bu yöntem yalnız gözlem gerektiriyor ve bir kod sözlüğü olmadan da çalışıyor.

İkinci incelik: duruş ve jest her zaman bir anlam taşımıyor. Bazen bir kol o açıda, çünkü taş bloğun sınırı orada. Bazen bir figür oturuyor, çünkü ayakta durursa çerçeveye sığmıyor.

Malzeme ve çerçeve, bedeni doğrudan biçimlendiriyor ve bu biçimlendirmeyi anlam sanmak yaygın bir hata. Ayırt etmenin yolu şu: aynı kısıt altındaki başka figürler de aynı konumdaysa, orada anlam değil zorunluluk var.

Üçüncüsü: yüz ifadesi en riskli alan. Yüzün hangi kasının nasıl durduğu gözlenebilir; o duruşun hangi duyguya karşılık geldiği ise hem kültürel hem tartışmalı. Ayrıca pek çok gelenek yüzü ifade taşıyıcısı olarak kullanmıyor.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bir jestin anlamı görüldüğü anda anlaşılır."
Doğrusu

Anlaşılan şey senin kendi kültürünün karşılığı. Jest dağarcıkları yerel ve tarihsel; bir el konumunun anlamı ancak karşılaştırma ya da metinle bulunuyor.

Yaygın yanlış"Yüz ifadesi duyguyu doğrudan gösterir."
Doğrusu

Yüzün fiziksel durumu gözlenebilir, karşılık geldiği duygu ise hem kültürel hem tartışmalı. Ayrıca pek çok gelenek yüzü ifade taşıyıcısı olarak kullanmıyor ve bunu bir eksiklik saymak, sistemi görmemek.

Yaygın yanlış"Her duruş bir anlam taşır."
Doğrusu

Bazı duruşlar malzemenin ya da çerçevenin dayattığı zorunluluklar. Bir kolun açısını yorumlamadan önce, o açının teknik bir kısıttan gelip gelmediğine bakmak gerekiyor.

Yaygın yanlış"Hareketsiz görünen bir figürde hareket aracı yoktur."
Doğrusu

Hareket beş araçla kuruluyor ve bazıları tek figürde değil dizilişte çalışıyor. Tekrar ve yönelim, tek bir figüre bakarak hiç fark edilmiyor.

Uygulama ve kilit özet

Beş cümlede dersin iskeleti.

Duruş fizikseldir ve kültürden bağımsız gözlenebilir; jestin biçimi gözlenebilir ama anlamı kültürel bir koddur ve gözlemle bulunamaz. Duruş dört gözlemle betimleniyor: ağırlık, eksen ilişkisi, gövde yönü ve bacakların durumu. Bakış üç türlü — içe dönük, dışa dönük, belirsiz — ve bakış yönü ile baş yönü farklı olabiliyor. Durağan yüzeyde hareket beş araçla kuruluyor: dengesizlik, ara an, iz, tekrar ve yönelim. Her duruş anlam taşımıyor; malzeme ve çerçeve bedeni doğrudan biçimlendiriyor ve bu kısıtı anlam sanmak yaygın bir hata.

Sonraki derse köprü

Beş derstir gözlem topluyoruz. Şimdi o gözlemleri cümleye dönüştürmeye geliyoruz.

Bir gözlemi yazmak göründüğünden zor. "Figürün eli kalkık" cümlesi eksik: hangi el, ne kadar kalkık, neye göre? Kanıt cümlesi kurmak, gözlemi başkasının kontrol edebileceği bir ifadeye çevirmek demek.

Sıradaki derste görsel kanıt cümlesi kurmayı çalışıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

GOR-101 — Bakmak, Görmek ve Betimlemek →

8 bölümden 5. bölüm · Katman 1 — Görsel Okuryazarlık