İçeriğe geç

7.4 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak

Kaynak defterini kurmak

Akademi boyunca kullanacağı kişisel kaynak defterini kurar

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M07, Okuryazarlık Atölyesi · 2.019 kelime · 2 kaynak · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Salı akşamı, Ankara. Defne işten dönüş otobüsünde annesinden bir mesaj alıyor: "Kızım, karaciğer için bakmıştın ya, o videoda ne diyordu, sonunda ne karar vermiştin? Tahlil yaklaşıyor, aklım karıştı." Sevgül'ün sınırda çıkan karaciğer değeri yakında yeniden ölçülecek ve o gün geldiğinde ne soracağını bilmek istiyor.

Defne telefonun galerisini açıyor ve kaydırmaya başlıyor. Karaciğer videosunun bir karesi orada: aydınlık bir mutfak, bir bardak karışım, altında kalın harflerle "üç günde". Ama o gece videoyu izledikten sonra ne bulduğunu, hangi sayfaya baktığını, nasıl bir sonuca vardığını gösteren hiçbir şey yok. Bir kare aşağıda doğum kontrol hapıyla ilgili o eski başlık duruyor: "pıhtı riskini ikiye katlıyor". Yasemin'le o gece "neyin ikiye katı?" diye uzun uzun konuşmuşlardı; telefonda ise yalnızca korkutan başlık kalmış, konuşmanın kendisi yok. Biraz daha aşağıda bir kalp ilacı haberinin parantezi, işyerindeki test sonucunun fotoğrafı, gece yarısı açılmış sekmelerden alınmış ekran görüntüleri.

Otobüs durağa yaklaşırken Defne galerideki "sonra bak" klasörünün aslında hiçbir zaman bakılmayan bir çekmece olduğunu fark ediyor. Annesine "akşam arayacağım" diye yazıyor. Eve girince masaya bir defter koyuyor.

Soru

Okuduğun sağlık iddialarını ve onlar hakkında vardığın sonuçları, aylar sonra da açıp kullanabileceğin biçimde nasıl kaydedersin?

Nasıl işler

Defne'nin galerisinde eksik olan şey bilgi değil, bağlamdır. Ekran görüntüsü iddiayı saklar; iddianın nereden geldiğini, neye dayandığını ve senin onu nasıl tarttığını saklamaz. Üstelik saklanan şey çoğu zaman en dikkat çekici kısımdır: başlık, slogan, korkutan sayı. Okuduğun her şeyin sonunda kalan iz, başlangıçtaki yanlış izlenim olur.

Bu akademinin önerdiği sayfa düzeni sekiz alandan oluşur. Her yeni iddia için yeni bir sayfa açarsın ve alanları yukarıdan aşağıya doldurursun.

Birinci alan iddiadır: iddiayı kendi yorumunu katmadan, olduğu gibi tek cümleyle yaz. "Bu doğum kontrol hapı pıhtı riskini ikiye katlıyor." İkinci alan iddianın nereden geldiğidir: bir haber sitesi, bir aile grubu mesajı, bir video, bir komşunun sözü. Haberin nereden çıktığını izlerken öğrendiğin kaynak zinciri burada işe yarar: iddiayı ilk gördüğün yer ile iddianın doğduğu yer çoğu zaman aynı değildir. Üçüncü alan kaynağın kendisidir: iddianın dayandığı çalışmanın ya da kılavuzun yazarları, başlığı, dergisi, yılı; bulabildiysen DOI numarası. Bulamadıysan bunu da yaz: "kaynak gösterilmemiş" bir sonuçtur, boşluk değil.

Dördüncü alan çalışma türüdür: randomize kontrollü bir çalışma mı, bir kohort mu, bir sistematik derleme mi, bir hayvan deneyi mi, yoksa bir tanıklık mı? Beşinci alan kanıt etiketidir.

Etiketleri kendi notlarında kullanırken her birinin ne zaman yerinde olduğunu bilmek gerekir. Sağlam, bağımsız tekrarlarla ya da birden çok çalışmanın sentezleriyle desteklenen bulgular içindir. Tartışmalı, bulguların karışık, etkinin küçük ya da dayanağın tek bir çalışma olduğu durumlar içindir. Çürütüldü, sınanıp tutmayan ya da hiçbir dayanağı bulunmayan iddialar içindir. Kılavuz, bir kurumun ya da uzman derneğin önerisi içindir ve yanına önerinin yılını yazarsın; çünkü kılavuzlar değişir. Çerçeve, bir düşünme modeli içindir, deneysel bir iddia değildir. Tarihsel, geçmişte yaşanmış bir olayı ya da belgeyi anlatır. Akademi ise bu akademinin kendi önerisi ya da kurgusal vakasıdır; defterin sayfa düzeni de bu etiketi taşır.

Altıncı alan sayılardır: kaç kişi, ne kadar süre, mutlak risk ne, göreli risk ne, temel risk yazılmış mı? Sayı bulamadıysan "sayı yok" yaz. Yedinci alan tarihtir ve aslında iki tarihtir: kaynağın yayımlandığı tarih ve senin ona baktığın tarih.

Sekizinci ve son alan sonuçtur. Sonuç bir hüküm değil, bir durum cümlesidir ve akademinin Dört Soru Süzgeci'yle kurulur: ne kadar emin, kime göre ne kadar, ne zaman hekime, kim kazanıyor. Sonucun sonuna bir de "açık kalan soru" satırı eklersin. Defne'nin hap sayfasında bu satır şöyle olabilir: "Haber temel riski vermiyor; kendi temel riskimi hekime soracağım."

Kanıt

Bir kaynak defterinin işe yarayıp yaramadığını doğrudan ölçen bir çalışma bulamadık. Yakın iki soruyu inceleyen derlemeler var: yazıya geçirilen bilginin daha iyi hatırlanıp hatırlanmadığı ve hastanın elinde taşıdığı bir kaydın bakımı iyileştirip iyileştirmediği.

Gysels ve arkadaşlarının bulgusu bu ders için bir uyarı taşıyor: bir kayıt, ne için tutulduğu belli olmadığında kendiliğinden işe yaramaz. Kaynak defterinin işlevi baştan bellidir: iddiaları sınamak ve sınamanın izini saklamak.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Ekran görüntüsünü kaydettim, demek ki not aldım."
Doğrusu

Ekran görüntüsü iddiayı saklar ama senin onu nasıl tarttığını saklamaz. Defne'nin galerisinde hap başlığı duruyordu; Yasemin'le vardıkları "temel risk yazmıyor" sonucu ise hiçbir yerde yoktu. Görüntüyü sayfaya ekleyebilirsin, ama sayfanın yerini tutmaz.

Yaygın yanlış"Her iddia için kesin bir etiket bulmam gerekir."
Doğrusu

Bazen kaynağa ulaşamazsın, bazen çalışmanın özetini okuyup türünü çıkaramazsın. O zaman etiket alanına "henüz etiketlenmedi" yazmak, uydurulmuş bir "Sağlam"dan daha dürüsttür. Boş bırakılan alan da bir bilgidir: neyi bilmediğini gösterir.

Yaygın yanlış"Defterde sonuca vardıysam kendi durumum için de karar verdim."
Doğrusu

Defterdeki sonuç bir iddianın kanıtı hakkındadır, senin bedenin hakkında değil. Bir çalışmanın Sağlam etiketi taşıması, o tedavinin sana uygun olduğunu söylemez; bunu muayeneni yapan ve geçmişini bilen hekimle birlikte konuşursun.

Sayılarla

Watson ve McKinstry'nin derlemesinde ilk taramada bulunan 69 makaleden 34'ü ölçütlere uydu. Bu makalelerde dokuz farklı hatırlatma yöntemi denenmişti: ses kayıtları, yazılı malzeme, ek sorular, soru kâğıtları, görsel destekler, bilişsel stratejiler, tekrar, iletişim biçimi ve kişiye göre yapılan öğretim. Çalışmaların büyük kısmı yazılı ve sesli talimatlara odaklanıyordu.

Gysels ve arkadaşlarının derlemesine 7 randomize kontrollü çalışma ve 6 deneysel olmayan çalışma girdi; yani toplam 13 çalışma. Randomize çalışmaların hiçbiri ölçülen sonuçlarda bir etki göstermedi.

Kaynak defterinin kendisine dair bir sayı vermiyoruz, çünkü böyle bir defterin etkisini ölçen bir çalışma bulamadık. Bu yüzden defterin sayfa düzeni bu derste Akademi etiketiyle sunuluyor. Kendi defterin için kullanabileceğin tek sayı senin üreteceğin sayıdır: birkaç ay sonra kaç sayfa açtığını, kaçında etiket alanını doldurabildiğini ve kaçında kaynağa hiç ulaşamadığını sayarsan, okuduğun iddiaların genel durumunu kendi verinle görürsün.

Herkes için aynı mı?

Aynı defter düzeni herkese aynı kolaylıkta uymaz. Gysels ve arkadaşlarının derlemesinde de kaydın her hasta grubuna uymaması başlıca sorunlardan biriydi. Görme güçlüğü olan, eli titreyen ya da yazmaktan yorulan biri için kâğıt defter zor olabilir; telefonda sesli not ya da büyük yazılı bir dijital belge aynı sekiz alanı taşıyabilir. Hatice Nine gibi seksenini geçmiş, yalnız yaşayan biri için defteri bir yakınıyla birlikte tutmak daha uygun olabilir: o anlatır, yakını yazar.

Okuma yazma güçlüğü yaşayan ya da sağlık metinlerini anadilinde bulamayan biri için kaynak alanını doldurmak daha çok emek ister; bu, sayfanın eksik kalması değil, kaynağın erişilebilir olmamasıdır ve sonuç alanına öyle yazılır. Kronik bir hastalıkla yaşayanlar, gebelik dönemindeki kadınlar ve bir yakınına bakım verenler, ötekilerden çok daha fazla iddiayla karşılaşır; onların defteri hızla büyür ve bir dizin sayfasına daha çok ihtiyaç duyar. İşi yoğun, zamanı kısıtlı biri için sekiz alanın hepsini aynı gün doldurmak gerekmez: iddiayı, nereden geldiğini ve erişim tarihini yazmak, sayfayı daha sonra tamamlamak için yeterli bir başlangıçtır.

Ne zaman hekime?

Kaynak defteri bir okuma aracıdır; bir belirtiyi değerlendirmek için değil, bir iddiayı tartmak için tutulur. Bir iddiayı kaydederken o iddianın senin yaşadığın bir yakınmayla ilgili olduğunu fark edersen, sayfayı tamamlamayı bekleme; yakınmanı muayenede konuş. Okuduğun bir şey yüzünden düzenli kullandığın bir ilacı bırakmayı ya da dozunu kendi başına değiştirmeyi düşünüyorsan, karar vermeden önce reçeteyi yazan hekimle görüş. Ani başlayan ve geçmeyen göğüs ağrısı, yüzün bir yarısında kayma, konuşmanın birden bozulması, nefesin hızla daralması gibi durumlarda defter de arama da bir kenara bırakılır: 112 aranır. Defterin bir de yararlı yanı var: muayeneye götürdüğünde, okuduğun şeyi ve sorularını hekime dağınık bir anlatı yerine düzenli bir sayfa olarak gösterebilirsin.

Kendi hayatında

Defne o akşam ilk sayfayı karaciğer videosuna açıyor. İddia alanına videodaki cümleyi aynen yazıyor. Nereden geldi alanına "bir içerik üreticisinin videosu, gece arama yaparken önüme düştü" yazıyor. Kaynak alanına uzun süre bakıyor ve sonunda "videoda bir çalışma gösterilmemiş" yazıyor. Sonuç alanında ise yalnızca bir açık soru var: "Annemin değeri için ne sormalı?" Tahlil sonucunu bilmiyor; o sayfa, tahlil gününe kadar açık kalacak. Telefonun galerisindeki ben fotoğraflarını ise deftere koymuyor; onlar bir iddia değil, kendi bedenine dair bir soru ve onların yeri muayene odası.

Kapanış

  1. Ekran görüntüsü iddiayı saklar, kaynak defteri iddiayı nasıl sınadığını saklar; bu yüzden aylar sonra açtığında ne okuduğunu değil, ne bulduğunu da görürsün.
  2. Her sayfa aynı sekiz alanla kurulur ve kanıt etiketi alanında akademinin yedi etiketi kullanılır; bulunamayan bilgi boş bırakılmaz, "bulunamadı" diye yazılır.
  3. Yazıya geçirmenin ve hastanın elindeki kayıtların etkisine dair kanıt tartışmalıdır; defterin işe yaraması, ne için tutulduğunun baştan belli olmasına bağlıdır.

Beş soru

  1. Defne'nin galerisindeki ekran görüntüleri neden ona annesinin sorusunu cevaplamak için yetmedi?
  2. Kaynak defterinin sayfa düzenindeki sekiz alan nelerdir?
  3. Erişim tarihi yayın tarihinden neden ayrı yazılır?
  4. Gysels ve arkadaşlarının derlemesinde randomize çalışmalar ne buldu ve kaydın başlıca sorunları nelerdi?
  5. Kaynağına ulaşamadığın bir iddianın etiket alanına ne yazarsın, neden?

Yanıtlar

Çünkü ekran görüntüleri yalnızca iddiayı, çoğu zaman da en dikkat çekici kısmını saklamıştı. Defne'nin iddiayı nasıl araştırdığı, hangi kaynağa baktığı ve hangi sonuca vardığı hiçbir yerde kayıtlı değildi.

İddia, nereden geldi, kaynak, çalışma türü, kanıt etiketi, sayılar, tarih ve sonuç. Sonuç alanı Dört Soru Süzgeci'yle kurulur ve sonuna açık kalan bir soru eklenir.

Çünkü kılavuzlar, uyarılar ve resmî sayfalar zamanla değişir. Erişim tarihi, vardığın sonucun hangi güne ait olduğunu gösterir; eski bir yayına bugün bakmış ya da güncellenmiş bir sayfaya aylar önce bakmış olabilirsin.

Randomize çalışmalar ölçülen sonuçlarda bir etki göstermedi. Hastaların çoğu kaydı memnuniyetle karşıladı; başlıca sorunlar kaydın her hasta grubuna uymaması ve hastalarla sağlık çalışanlarının kaydın işlevi konusunda anlaşamamasıydı.

"Henüz etiketlenmedi" yazarsın. Uydurulmuş bir etiket, neyi bilmediğini gizler; dürüstçe boş bırakılmış bir alan ise sayfaya daha sonra dönüp kaynağı aramanı sağlar.

Sonraki derse köprü

Defterinin ilk sayfaları, bir iddiayı tek başına ve kendi hızında sınamanın izini taşıyor. 7.5'te bu sayfa düzenini bu kez ölçütleri önceden açıklanmış bir sınavda kullanacaksın: bir sağlık haberini alıp risk sayılarını çevirecek, çalışmanın türünü belirleyecek ve haberin kurduğu tuzakları adlandıracaksın. O atölyeye defterinle gel; haberin sayfasını orada açacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.