6.2 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak
Çerçeveleme
"Yüzde 90 yaşar" ile "yüzde 10 ölür" cümlelerinin kararı nasıl değiştirdiğini gösterir
Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M06, Sağlık Kararlarının Psikolojisi · 1.618 kelime · 2 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Cuma akşamı Berk, üniversitedeki bir dersten heyecanla dönmüş. Sofrada anlatıyor: "Hoca bugün sınıfı ikiye böldü. İki gruba aynı hayalî ameliyatı anlattı, ama farklı cümlelerle. Bize, yani sağ tarafa, şunu söyledi: 'Bu ameliyatı olan yüz kişiden doksanı bir ay sonra hayatta.' Sol tarafa ise şunu: 'Bu ameliyatı olan yüz kişiden onu bir ay içinde ölüyor.' Sonra herkese sordu: Bu ameliyatı olur muydunuz?"
Rıza hemen cevap veriyor: "Doksanı yaşıyorsa olurum tabii."
Sevgül kaşlarını kaldırıyor: "Ama onu ölüyorsa? Yüzde on az değil."
Berk gülüyor: "İşte! Bizim tarafta neredeyse herkes 'olurum' dedi. Öbür tarafta çok daha az kişi. Oysa iki cümle aynı şeyi söylüyor. Hoca bunu yazdı tahtaya, sonra 'Şimdi, hekiminizin size hangi cümleyi kurduğu, hayatınızla ilgili kararınızı değiştirir mi?' diye sordu."
Rıza bir süre düşünüyor. "Aynı şeyi söylüyorsa," diyor sonunda, "neden aynı hissettirmiyor?"
Soru
Aynı sağlık bilgisinin olumlu ya da olumsuz sözcüklerle, kazanç ya da kayıp olarak anlatılması kararlarımızı ne kadar değiştirir, ve bir bilgiyi çerçevesinden bağımsız olarak nasıl okuyabiliriz?
Nasıl işler
Berk'in hocasının sınıfta yaptığı, bir eğitim gösterisiydi; sonuçları bir araştırma değil. Ama gösterdiği olgunun bir adı ve bir geçmişi var.
Sağlık mesajlarında iki tür çerçeveleme sık görülür.
Çerçevelemenin bir kısmı bilerek yapılır: bir reklam, bir kampanya ya da bir ürün tanıtımı, istediği davranışı destekleyen çerçeveyi seçebilir. Bir kısmı ise farkında olmadan olur: bir hekim alışkanlıkla hep aynı cümleyi kurabilir. Her iki durumda da okurun yapabileceği şey aynıdır: çerçeveyi fark edip bilgiyi her iki yüzüyle birlikte okumak.
Çerçeve yalnızca sözcüklerden oluşmaz. Bilginin hangi sırayla verildiği de bir çerçevedir: bir broşür faydaları ilk sayfada büyük harflerle, riskleri son sayfada küçük puntoyla anlatıyorsa, okurun aklında kalan ilk sayfadır. Bilginin yanındaki görüntü de bir çerçevedir: güneşli bir bahçede torunuyla oynayan bir yaşlı fotoğrafının yanındaki sayı, hastane koridorundaki bir sedye fotoğrafının yanındaki aynı sayıdan farklı okunur. Karşılaştırmanın neye göre yapıldığı da bir çerçevedir: "rakip ilaçtan iki kat daha az yan etki" cümlesi, iki ilacın da yan etkisinin çok seyrek olduğunu gizleyebilir. Hangi sayının verilip hangisinin atlandığı ise belki en güçlü çerçevedir; yalnızca faydayı sayıyla anlatıp zararı "nadir" diye geçmek, iki tarafı aynı terazide tartmayı imkânsız kılar. Bu yüzden bir sağlık mesajını okurken yalnızca ne dendiğine değil, neyin önde, neyin geride, neyin hiç söylenmediğine de bakmak gerekir.
Bunun en basit yolu, pozitif test dersinden tanıdığımız doğal sıklığı iki yönlü kullanmaktır: "yüz kişiden doksanı yaşıyor ve onu ölüyor." Bir sayıyı her iki yönüyle söylemek, çerçevenin etkisini dengeler. Bir de mutlak sayılara bakmak gerekir; 2.1'de gördüğümüz gibi, göreli bir risk azalması da bir çerçeveleme biçimidir ve mutlak risk farkından çok daha etkileyici görünür.
Ancak çerçevelemenin gücünü abartmamak da gerekir. Kanıt kısmında göreceğimiz gibi, hayalî bir seçim karşısında insanların tercihleri çerçeveyle belirgin biçimde değişebilir; ama gerçek hayattaki sağlık davranışları üzerindeki etkisi, sanıldığı kadar büyük ve tutarlı değildir.
Kanıt
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Aynı bilgiyi duyuyorsam, nasıl söylendiği önemli değil."
McNeil ve arkadaşlarının çalışmasında, yalnızca anlatım biçimi değiştiğinde hastaların, öğrencilerin ve hekimlerin tercihleri belirgin biçimde değişti. Nasıl söylendiği, en azından ilk tepkimizi etkiler.
Yaygın yanlış"Çerçeveleme insanları istenen her davranışa yöneltebilir."
Akl ve arkadaşlarının derlemesi, çerçevelemenin gerçek sağlık davranışı üzerinde tutarlı bir etkisi olduğunu göstermedi. Bir mesajın nasıl hissettirdiği ile insanların sonunda ne yaptığı aynı şey değildir. Bu, çerçevelemeyi önemsiz yapmaz; ama onu bir sihirli değnek olarak görmemek gerekir.
Yaygın yanlış"Hekimler çerçevelemeden etkilenmez."
McNeil ve arkadaşlarının çalışmasına katılan hekimler de anlatım biçiminden etkilendi. Uzmanlık, bu etkiye karşı tam bir koruma sağlamaz; bu yüzden hasta ile hekimin bilgiyi birlikte, her iki yüzüyle okuması önemlidir.
Sayılarla
McNeil ve arkadaşlarının çalışmasına 238 hasta, 491 yüksek lisans öğrencisi ve 424 hekim katıldı; toplam 1.153 kişi. Üç grubun hepsinde aynı yönde bir çerçeveleme etkisi görüldü.
Akl ve arkadaşlarının derlemesi 35 çalışmayı ve 16.342 katılımcıyı kapsıyordu; katılımcıların hepsi sağlık hizmeti kullanıcılarıydı ve çalışmalar 51 karşılaştırma bildiriyordu. Davranışın ölçüldüğü hedef çerçevelemesi çalışmalarında, kayıp ve kazanç mesajları arasındaki fark çok küçüktü; 16 çalışmanın birleşik sonucunda anlamlı bir fark yoktu. Nitelik çerçevelemesinde ikna edicilik açısından 11 çalışmada da belirgin bir fark bulunmadı.
Berk'in sınıfındaki iki cümlenin sayısal içeriği ise tamamen aynıydı: 100 kişiden 90'ı yaşıyor demek, 100 kişiden 10'u ölüyor demektir. Sayı aynı, duygu farklı.
Herkes için aynı mı?
Çerçevelemenin etkisi kişiden kişiye ve durumdan duruma değişebilir. Sayılarla rahat olmayanlar, sözcüklere ve onların uyandırdığı duygulara daha çok dayanabilir; bu yüzden çerçeveye daha açık olabilirler. Kaygılı ya da korkmuş biri, olumsuz çerçevelenmiş bir bilgiyi daha ağır hissedebilir. Bir kararın aceleyle verilmesi gerektiğinde, bilgiyi her iki yüzüyle düşünmeye zaman kalmayabilir.
Kültür ve dil de rol oynar. "Ölüm" sözcüğünü doğrudan duymaktan kaçınılan bir ortamda, hekimler bilgiyi yalnızca olumlu çerçeveyle verme eğiliminde olabilir; bu iyi niyetli bir tercih olsa da hastanın riski tam görmesini zorlaştırabilir. Her iki çerçeveyi de duymak, kişinin kendi değerlerine göre karar verebilmesi için önemlidir. Yakınları adına karar veren kişiler, örneğin yaşlı bir anne babası ya da küçük bir çocuğu için seçim yapan biri, çerçeveye daha da duyarlı olabilir; çünkü kayıp sözcüğü, başkasının hayatı söz konusu olduğunda daha ağır gelir. Bu durumlarda bilgiyi yazılı olarak istemek ve bir başka aile üyesiyle birlikte okumak yardımcı olur.
Ne zaman hekime?
Bir ameliyat, tedavi ya da tarama kararı verirken, hekiminden bilgiyi her iki yüzüyle istemekten çekinme: "Yüz kişiden kaçında işe yarıyor, kaçında yaramıyor? Kaçında ciddi bir sorun çıkıyor?" Bir bilgi sana yalnızca yüzdeyle ya da yalnızca olumlu sözcüklerle verildiyse, aynı bilgiyi sayıyla ve öteki yönüyle de sor. Kararını acele vermen gerektiğini hissediyorsan ve durum acil değilse, düşünmek için zaman isteyebileceğini bil; acil olmayan pek çok karar, bir gün ya da bir hafta beklemeyi kaldırır.
Kendi hayatında
Rıza'nın sorusu, "aynı şeyi söylüyorsa neden aynı hissettirmiyor?", bu dersin özüdür. Çerçeveyi fark etmenin en iyi yolu, bir bilgiyi öteki yüzüne çevirmeyi alışkanlık hâline getirmektir.
Kapanış
- Çerçeveleme etkisi, aynı bilginin olumlu ya da olumsuz, kazanç ya da kayıp olarak sunulmasının kararlarımızı değiştirebilmesidir; hekimler de bu etkiden muaf değildir.
- Hayalî seçimlerde çerçeveleme tercihleri belirgin biçimde değiştirebilir; ama Cochrane derlemesine göre gerçek sağlık davranışı üzerindeki etkisi küçük ve tutarsızdır.
- Bir bilgiyi çerçevesinden bağımsız okumak için onu her iki yüzüyle ve mutlak sayılarla söylemek gerekir: yüz kişiden kaçı, ne olur, ne olmaz.
Beş soru
- Nitelik çerçevelemesi ile hedef çerçevelemesi arasındaki fark nedir?
- McNeil ve arkadaşlarının çalışmasında ameliyat hangi koşullarda daha çekici bulundu?
- Akl ve arkadaşlarının derlemesi, çerçevelemenin gerçek sağlık davranışı üzerindeki etkisi hakkında ne buldu?
- Hekimlerin de çerçeveleme etkisinden etkilenmesi neden önemlidir?
- Berk'in sınıfındaki iki cümle neden aynı bilgiyi verdiği hâlde farklı kararlara yol açtı?
Yanıtlar
Nitelik çerçevelemesi, tek bir şeyin bir özelliğinin olumlu ya da olumsuz sözcüklerle anlatılmasıdır; örneğin başarı oranı ya da başarısızlık oranı. Hedef çerçevelemesi ise bir davranışın sonuçlarının, onu yapmanın kazancı ya da yapmamanın kaybı olarak anlatılmasıdır.
Sonuçlar ölme yerine yaşama olasılığıyla anlatıldığında, tedavilerin adı verildiğinde ve bilgi birikimli olasılık yerine yaşam beklentisi olarak sunulduğunda.
Düşük ile orta kaliteli kanıtlar, çerçevelemenin sağlık tüketicilerinin davranışı üzerinde ya çok az ya da hiç tutarlı bir etkisi olmadığını düşündürdü; ancak belirli koşullarda etkili olabileceği dışlanamadı.
Çünkü hekimler hastalara bilgi verirken kullandıkları çerçeveyle onların kararlarını etkileyebilir; kendileri de bu etkiden muaf olmadıkları için, bilgiyi her iki yüzüyle sunmaları ve hastayla birlikte okumaları önemlidir.
Birinci cümle yaşamı, ikinci cümle ölümü öne çıkardı. Sayısal içerik aynı olsa da sözcükler farklı duygular uyandırdı ve bu duygular, hayalî bir seçimde tercihleri etkiledi.
Sonraki derse köprü
Çerçevelemeyi fark etmek, bir bilgiyi daha açık görmeye yardım eder. Ama bazı durumlarda bilginin kendisi bile belirsizdir: araştırmalar kesin bir cevap vermez, uzmanlar farklı düşünür. Sıradaki derste kesin bir cevabın olmadığı durumlarda belirsizlikle yaşamayı ve yine de karar verebilmenin yollarını ele alacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.