5.5 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak
Homeopati
İddiayı, kimyasal seyreltme mantığını ve sistematik derlemeleri bilir
Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M05, Sözde Bilim ve Tamamlayıcı Yöntemler · 1.627 kelime · 2 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Çarşamba akşamı Gülay Hanım Sevgül'ü arıyor. Kızının üç aylık bebeği her akşam saatlerce ağlıyor, kızı da torun da yorgun düşmüş. Bir arkadaşı homeopatik damla önermiş, kızı da almış. "Tamamen zararsızmış," diyor Gülay Hanım, "içinde kimyasal yok. Sen bu işleri okuyorsun, bir bak bakalım."
Sevgül şişenin fotoğrafını istiyor. Etikette bir bitki adı ve yanında küçük bir ifade var: "30C".
Akşam yemeğinde fotoğrafı Defne'ye gösteriyor. "Bu 30C ne demek?" Defne bir süre telefonunda okuyor, sonra bir peçetenin üzerine hesap yapmaya başlıyor. Birkaç dakika sonra başını kaldırıyor: "Anne, eğer doğru anladıysam, bu şişede o bitkiden tek bir molekül bile kalmamış olması gerekiyor."
Sevgül şaşırıyor: "O zaman içinde ne var?"
"Su," diyor Defne. "Ya da şekerli su. Ama üreticiye göre, su o bitkiyi hatırlıyormuş."
Soru
Homeopati neyi iddia eder, homeopatik ilaçların hazırlanmasındaki seyreltme kimya açısından ne anlama gelir ve kontrollü çalışmaların toplamı homeopatinin etkisi hakkında ne söyler?
Nasıl işler
Homeopati, 18. yüzyılın sonunda Alman hekim Samuel Hahnemann'ın geliştirdiği bir yöntemdir. Bugün de pek çok ülkede kullanılır.
İkinci fikir, homeopatik ilaçların nasıl hazırlandığıyla ilgilidir.
Etiketteki "C", yüz kat seyreltmeyi gösterir. 1C'de asıl maddenin bir ölçüsü 99 ölçü suyla karıştırılır; madde yüzde bire iner. 2C'de bu karışımdan bir ölçü alınıp yeniden 99 ölçü suyla karıştırılır; madde on binde bire iner. Her C adımı, seyreltmeyi yüz kat daha artırır.
Bunun sonucunu anlamak için kimyadan bir sabite ihtiyaç var.
Homeopatinin ilk fikri bazen aşılarla karıştırılır: "Aşı da hastalığın küçük bir parçasını vererek korumuyor mu?" Benzerlik yalnızca yüzeydedir. Bir aşı, bağışıklık sisteminin tanıyacağı ölçülebilir miktarda bir antijen içerir; bağışıklık sisteminin buna verdiği yanıt kanda ölçülebilir; aşının hastalığı önleyip önlemediği de büyük randomize denemelerle sınanır. Homeopatik bir ilaçta ise asıl maddeden ölçülebilir bir miktar kalmaz, vücutta ölçülen bir yanıt öngörülmez ve etkinliği kontrollü denemelerde gösterilememiştir. Aradaki fark bir fikrin benzerliğinde değil, ölçümde ve sınamadadır.
Bir maddeyi seyrelttikçe molekül sayısı azalır, ama sonsuza kadar bölünemez: belli bir noktadan sonra karışımda tek bir molekül bile kalmaz. Başlangıçta bir mol maddeniz olsa bile, seyreltme Avogadro sayısını aştığında, yani 12C civarına geldiğinde, karışımda asıl maddeden bir molekül kalmasını beklemek gerçekçi değildir. 30C ise 1'in yanına 60 sıfır yazılan bir sayıya bölmek demektir; bu seyreltme Avogadro sınırının çok ötesindedir. Defne'nin peçetede bulduğu sonuç budur: şişede bitkiden bir molekül bulunması beklenmez.
Homeopatlar buna, suyun maddeyi "hatırladığı" fikriyle cevap verir. Ama bu fikir, bilinen kimya ve fizikle çelişir ve bağımsız olarak doğrulanmış değildir. Burada önemli bir ayrım vardır: bir yöntemin işleyiş açıklamasının akla yatkın olmaması, onun işe yaramadığını tek başına kanıtlamaz. Kanıt, 5.1'de gördüğümüz gibi, yöntemin kontrollü karşılaştırmalarda nasıl sonuç verdiğine bakılarak aranır. Homeopati için bu karşılaştırmalar yapılmış ve kanıt kısmında göreceğimiz gibi büyük derlemelerde değerlendirilmiştir.
Kanıt
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"İçinde kimyasal yok, o yüzden zararsız."
Homeopatik bir ilacın içinde asıl maddeden bir şey kalmamış olması, onun doğrudan bir zararı olmaması anlamına gelebilir; ama asıl risk başka yerdedir. NHMRC'nin uyardığı gibi, homeopatiyi seçen kişi, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmış bir tedaviyi reddederse ya da geciktirirse sağlığını tehlikeye atabilir.
Yaygın yanlış"Bende işe yaradı, demek ki etkili."
4.4'te gördüğümüz gibi, doğal seyir, plasebo yanıtı ve ortalamaya gerileme bir iyileşmeyi kolayca açıklayabilir. Bebek koliği gibi kendiliğinden geçme eğiliminde olan bir yakınmada, damlaya başladıktan sonra gelen düzelme, damladan bağımsız olarak da beklenen bir şeydir.
Yaygın yanlış"Bu kadar çok insan kullanıyorsa bir etkisi vardır."
Bir yöntemin yaygınlığı, etkinliğinin kanıtı değildir. Etkinlik, kullananlarla kullanmayanların kontrollü karşılaştırmasıyla ölçülür; NHMRC'nin incelediği yüzlerce çalışmanın toplamı bu karşılaştırmanın sonucunu verir.
Sayılarla
NHMRC'nin 2015 değerlendirmesinde 57 sistematik derleme belirlendi ve bu derlemeler toplam 176 tekil çalışma içeriyordu. Yalnızca homeopatik tedavi alan bir grubu almayan benzer bir grupla karşılaştıran kontrollü çalışmalar dikkate alındı.
Shang ve arkadaşları 110 homeopati denemesini 110 eşleştirilmiş geleneksel tıp denemesiyle karşılaştırdı. Denemelerin ortanca büyüklüğü 65 katılımcıydı. Homeopati denemelerinin 21'i, yani yüzde 19'u, daha yüksek kaliteliydi. Yalnızca büyük ve kaliteli denemeler alındığında, homeopati için 8 deneme kaldı ve olasılık oranı 0,88 bulundu; güven aralığı 0,65 ile 1,19 arasında uzanıyor ve 1'i içeriyordu. Geleneksel tıp için 6 deneme kaldı ve oran 0,58'di; aralığın üst ucu bile 0,85'te, yani 1'in açıkça altında kalıyordu.
Seyreltmenin aritmetiği de bir sayıdır: her C adımı yüz kat seyreltme demektir. 12C, 1'in yanına 24 sıfır eklenmiş bir sayıya, 30C ise 60 sıfır eklenmiş bir sayıya bölmektir. Avogadro sayısı ise 6'nın yanına yaklaşık 23 basamak eklenmiş bir sayıdır.
Herkes için aynı mı?
Homeopatinin riski, kullanıldığı duruma göre büyük farklılık gösterir. Kendiliğinden geçme eğiliminde olan hafif yakınmalarda, şişenin kendisinin doğrudan bir zarar vermesi beklenmez; ama bu durumda da kişinin parası ve zamanı harcanır. Asıl tehlike, ciddi ya da ciddileşebilecek hastalıklarda homeopatinin kanıtlanmış tedavinin yerine konmasıdır: enfeksiyonlar, astım, şeker hastalığı, kanser gibi.
Bebekler ve küçük çocuklar ayrı bir dikkat ister. Bir bebek ne hissettiğini söyleyemez; uzun süren ağlamanın arkasında basit bir kolik de, tedavi gerektiren bir sorun da olabilir. Ebeveyn bir damlayla zaman kazandığını düşünürken, bir hastalığın tanısı gecikebilir. Bu yüzden bebeklerde ve çocuklarda, herhangi bir ürüne başlamadan önce bir hekimin değerlendirmesi özellikle önemlidir.
Ne zaman hekime?
Bir bebeğin uzun süreli ve sık ağlaması için bir damlaya ya da ürüne başlamadan önce çocuk hekimine ya da aile hekimine başvur; koliği başka nedenlerden ayırmak bir muayene gerektirir. Bebekte ateş, kusma, ishal, beslenmeyi reddetme, kilo alamama, alışılmadık derecede tiz ya da zayıf bir ağlama ya da aşırı uyku hâli varsa beklemeden hekime git; üç aydan küçük bir bebekte ateş her zaman hekimin hemen görmesi gereken bir durumdur. Bebeğin dudakları morarırsa, nefes alırken zorlanırsa ya da uyandırılamıyorsa 112'yi ara. Kronik bir hastalık için homeopati kullanmayı düşünüyorsan, hekiminin önerdiği tedaviyi bırakmadan önce mutlaka onunla konuş.
Kendi hayatında
Defne'nin peçetedeki hesabı, bir ürünün etiketini okumanın ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Aynı hesabı bir homeopatik ürün etiketiyle kendin de yapabilirsin.
Kapanış
- Homeopati, belirti yaratan maddenin çok küçük miktarlarının o belirtiyi tedavi edeceği ve seyreltilmiş suyun maddeyi "hatırladığı" fikirlerine dayanır; her C adımı yüz kat seyreltme demektir.
- 12C civarından sonra seyreltme Avogadro sınırını aşar ve şişede asıl maddeden bir molekül kalması beklenmez; 30C bunun çok ötesindedir.
- NHMRC'nin 57 sistematik derlemeyi ve 176 çalışmayı kapsayan değerlendirmesi, homeopatinin etkili olduğuna dair güvenilir kanıt bulunan hiçbir sağlık durumu olmadığı sonucuna vardı; asıl risk, kanıtlanmış tedavinin ertelenmesidir.
Beş soru
- Homeopatinin dayandığı iki temel fikir nedir?
- Etiketteki "30C" ne anlama gelir ve neden kimya açısından önemlidir?
- NHMRC'nin 2015 değerlendirmesi hangi sonuca vardı ve kaç derleme ile çalışmaya dayanıyordu?
- Shang ve arkadaşlarının çalışmasında yalnızca büyük ve kaliteli denemelere bakıldığında homeopati ve geleneksel tıp için ne bulundu?
- Gülay Hanım'ın "içinde kimyasal yok, zararsız" sözündeki eksik nedir?
Yanıtlar
Sağlıklı bir insanda belirti yaratan bir maddenin çok küçük miktarlarının hasta bir insanda aynı belirtiyi tedavi edebileceği ve çok seyreltilmiş suyun ya da çözücünün asıl maddenin "hafızasını" taşıdığı.
Otuz kez art arda yüz kat seyreltme, yani 1'in yanına 60 sıfır eklenmiş bir sayıya bölmek demektir. Bu, Avogadro sayısıyla belirlenen sınırın çok ötesindedir; şişede asıl maddeden bir molekül kalması beklenmez.
Homeopatinin etkili olduğuna dair güvenilir kanıt bulunan hiçbir sağlık durumu olmadığı sonucuna vardı. Değerlendirme 57 sistematik derlemeye ve bunların içerdiği 176 çalışmaya dayanıyordu.
Homeopati için özgül bir etkiye dair kanıt zayıftı; olasılık oranı 0,88'di ve güven aralığı 1'i içeriyordu. Geleneksel tıp için ise kanıt güçlüydü; oran 0,58'di ve aralık tamamen 1'in altındaydı.
Şişenin kendisi doğrudan zarar vermese bile, asıl risk bebeğin uzun süren ağlamasının arkasındaki olası bir sorunun gözden kaçması ve gerekli değerlendirme ile tedavinin gecikmesidir.
Sonraki derse köprü
Homeopatide kanıtın toplamı açık bir sonuç veriyor. Ama tamamlayıcı yöntemlerin hepsi aynı değildir: akupunktur, masaj ya da yoga gibi bazı yöntemler belirli yakınmalarda farklı düzeylerde kanıta sahiptir. Sıradaki derste bu yöntemlerin hangi şikâyette ne kadar kanıtı olduğunu kanıt etiketleriyle okuyacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.