İçeriğe geç

45.5 · Seviye 4 · Önleme

Karbonmonoksit

Soba ve şofben zehirlenmesinin işaretlerini ve önlemini bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M45, Kazalar ve Yaralanmayı Önlemek · 2.214 kelime · 4 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Ocak ayında bir cumartesi sabahı, Karabük. Gece boyu lodos esmiş, balkondaki plastik sandalyeler devrilmiş. Mukaddes kırk altı yaşında, bir kumaş mağazasında kasiyer. Salondaki çekyattan kalkarken başı zonkluyor, midesi bulanıyor. Kızı Ayşenur on beş yaşında; o da annesiyle salonda yatmıştı, çünkü evin en sıcak odası burası. Uyanır uyanmaz banyoya koşup kusuyor. Kedi Pamuk masanın altında kıvrılmış, mamasına dokunmamış, çağırınca başını bile kaldırmıyor.

Babası İrfan arka odadan çıkıyor; onun da başı biraz ağrıyor ama "uykusuzluktan" diyor. "Okulda grip salgını var, dün öğretmen de yazmıştı. İkiniz birden kapmışsınız. Bir ıhlamur kaynatayım, öğlene geçer."

Gece yatmadan önce sobayı İrfan doldurmuştu. Sabaha kadar yansın diye kapağı kısmış, ateşi kapatmıştı. Ayşenur balkon kapısını aralayıp birkaç dakika soğuk havada duruyor. "Anne, dışarıda başım biraz açıldı," diyor. Mukaddes sobaya bakıyor, sonra kediye, sonra kızına. Ihlamur suyu ocakta ısınmaya başlamış. Saat yedi buçuk.

Soru

Karbonmonoksit nasıl oluşur, kanda ne yapar, zehirlenmenin belirtileri neden griple karışır ve sobada, şofbende, kombide bu zehirlenmeyi önleyen önlemler nelerdir?

Nasıl işler

Evdeki yaralanmalarda tehlike çoğu zaman görülür: kaygan bir halı, ocakta kaynayan bir tencere, açık bir pencere. Karbonmonoksitte görülecek bir şey yoktur. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü onu renksiz, kokusuz, tatsız ve zehirli bir gaz olarak tanımlar; insan duyuları onu algılayamaz. Gözü yakmaz, boğazı tahriş etmez, uyandırmaz.

Sobanın kapağını kısmak tam olarak bunu yapar: ateşe giden havayı keser, yanmayı yavaşlatır, sabaha kadar sürdürür ama yarım bırakır. Baca tıkalıysa, rüzgâr dumanı bacadan geri itiyorsa, baca borusu eskimiş ya da yerinden oynamışsa, oluşan gaz dışarı değil odaya gider. Bakanlığın lodoslu havalar için ayrıca uyarı yapması bu yüzdendir: bacalı ısıtıcı o gece kullanılmamalı ya da yandığı odada uyunmamalıdır.

Kaynak yalnız kömür sobası değildir. Bakanlığın listesinde sobanın yanında şofben, kombi, ocak, mangal ve maltız dumanı, jeneratör ve araç egzozu var. Ortak noktaları yanma ve kapalı alandır. Doğalgaz kombisi düzgün kurulmuş ve bakımlıysa gazı bacadan atar; kurulum hatalıysa, havalandırma menfezi kapatılmışsa ya da yıllarca bakım görmemişse o da bir kaynak olabilir. Banyodaki bacalı şofben dar ve kapalı bir odada hem havayı tüketir hem gazı biriktirir. Kapalı garajda çalışan bir araç, balkonda değil salonda yakılan mangal, bir çadırın ya da konteynerin içine alınan jeneratör aynı mekanizmayla çalışır.

Gaz soluk yoluyla akciğerden kana geçer ve orada oksijenin yerine oturur. Gaz değişimi dersinde hemoglobinin oksijeni akciğerde yükleyip dokuda bıraktığı, oksijen taşıma dersinde de alyuvarın bu yükü taşımak için demire ne kadar bağlı olduğu anlatıldı. Karbonmonoksit, oksijenin oturduğu aynı yere çok daha sıkı tutunur.

Rose ve arkadaşlarının derlemesine göre hemoglobinin karbonmonoksite ilgisi oksijene ilgisinden 250 kat fazladır; Türkiye'den bir derleme bu oranı 230 ile 270 kat arasında verir. Havadaki küçük bir pay bile zamanla hemoglobinin büyük kısmını doldurur. Üstelik karbonmonoksit tutan hemoglobin, elindeki öteki oksijenleri de dokulara daha zor bırakır. Sonuç, kan dolaşırken bile dokuların oksijensiz kalmasıdır. En çok etkilenen organlar oksijene en aç olanlardır: beyin ve kalp.

Burada bir tuzak var. Oksijen satürasyonu dersinde parmağa takılan cihazın yalnız iki hemoglobin biçimini ayırt edebildiği anlatılmıştı. Rose ve arkadaşları da sıradan nabız oksimetresinin karboksihemoglobini oksijen taşıyan hemoglobinden ayıramadığını, bu yüzden ciddi bir zehirlenmeyi kaçırabildiğini yazar. Evdeki cihazda 98 görmek kimseyi rahatlatmamalı.

Belirtiler bu oksijensizliğin sırasını izler. Bakanlığa göre önce baş ağrısı, baş dönmesi ve halsizlik gelir; maruziyet sürerse kısa sürede bilinç kaybı, koma ve ölüm gelişebilir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) en sık belirtileri baş ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük, mide bulantısı, kusma, göğüs ağrısı ve zihin karışıklığı olarak sayar ve bunların sık sık "grip benzeri" diye tarif edildiğini not eder. Ayırt ettiren ipuçları evin kendisindedir: aynı evde birden çok kişinin aynı sabah hastalanması, belirtilerin ısıtıcının yandığı odada ağırlaşıp dışarı çıkınca hafiflemesi, ateşin olmaması ve evdeki hayvanın da halsizleşmesi. Bakanlık bu gazın onu soluyan insanları da hayvanları da zehirlediğini yazar. Grip bir kediye geçmez; aynı odanın havası geçer.

Uyuyan biri bu belirtilerin hiçbirini fark edemeyebilir. CDC'nin uyarısı açık: uyuyan, alkollü ya da başka bir maddenin etkisindeki kişiler belirti göstermeden karbonmonoksitten ölebilir. Sobayı söndürmeden yatmamanın gerekçesi budur.

Zehirlenme yalnız o geceyle sınırlı da kalmayabilir. Rose ve arkadaşlarının derlemesine göre kurtulanların bir kısmında haftalar içinde ortaya çıkabilen bellek, dikkat ve ruh hâli sorunları görülür. Tedavi hastanede oksijenle yapılır; hangi oksijen yönteminin kime uygulanacağı hekimin kararıdır.

Kanıt

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Gaz olsa kokusunu alırdım."
Doğrusu

Karbonmonoksitin kokusu yoktur. Doğalgazdaki koku kaçağı fark ettirmek için gaza sonradan katılan bir maddedir ve yanmamış gazı haber verir; yanmanın ürünü olan karbonmonoksiti haber vermez. Sobadan sızan dumanın is kokusu da gazın kendisi değildir; koku olmadan da gaz birikebilir.

Yaygın yanlış"Sobanın kapağını kısarsam daha az yakar, daha güvenli olur."
Doğrusu

Kapağı kısmak yakıtı değil havayı azaltır. Yanma yavaşlar ama tamamlanamaz ve karbonmonoksit artar. Bakanlığın önerisi tersidir: ısıtıcı tamamen sönmeden odayı bırakmamak, sobanın yandığı odada uyumamak.

Yaygın yanlış"Parmak cihazında oksijenim normal çıktı, demek ki zehirlenme yok."
Doğrusu

Sıradan nabız oksimetresi karbonmonoksit tutan hemoglobini oksijen taşıyan hemoglobin sanar. Zehirlenmiş birinde ekran normal görünebilir; karar cihaza değil, belirtilere ve ortama göre verilir.

Sayılarla

Türkiye'de karbonmonoksit için tek ve eksiksiz bir sayı yok; farklı kaynaklar farklı pencereler açıyor. Can ve arkadaşlarının haber taramasında 2008–2017 arasında 2.667 yangın dışı ölüm vardı, yılda yüz bin kişide 0,35. Kaynakların yüzde 78,6'sı soba, yüzde 7,7'si şofben ve tüp, yüzde 6,1'i mangaldı. Ölenlerin yaş ortancası 45'ti; yaklaşık her on kurbandan biri 5–14 yaş arasındaydı.

Temrel, Türkiye İstatistik Kurumu'nun ölüm kayıtlarına bakarak 2013–2017 arasındaki beş yılda 1.896 kaza sonucu, yangın dışı karbonmonoksit ölümü saydı; bunların 622'si tek başına 2014'teydi. Beş yıllık resmi sayı, haber taramasının on yıllık sayısına göre yıllık ortalamada daha yüksek. Bu fark bir uyarıdır: haberlere yansıyan, ölümlerin bir kısmıdır.

Ölmeyenler tablonun çok daha büyük kısmını oluşturur. Öz ve arkadaşları Adıyaman'da 2012–2022 arasında 4.395 karbonmonoksit vakası saydı: yüz bin kişide 63,2. Vakaların yüzde 2'si öldü; en yüksek ölüm oranı 65 yaş ve üstündekilerdeydi. Karşılaştırma için ABD'de CDC'nin verdiği sayılara bakılırsa yılda 400'den fazla kişi yangın dışı kaza sonucu karbonmonoksitten ölüyor, 100 binden fazlası acil servise başvuruyor.

Herkes için aynı mı?

Gaz herkese aynı biçimde yayılır ama aynı biçimde vurmaz. CDC bebekleri, yaşlıları, kronik kalp hastalığı, kansızlık ya da solunum sorunu olanları daha savunmasız sayar. Kıyak ve arkadaşlarının Türkiye'deki 15 yıllık otopsi serisinde karbonmonoksitten ölen 65 yaş üstü 115 kişinin yüzde 84,3'ü evinde, yüzde 60'ı kış aylarında ölmüştü; kaynağın yüzde 71,3'ü sobaydı ve yüzde 69,6'sında kalp-damar hastalığı vardı. Gebeler de risk gruplarındandır: Vural ve arkadaşlarının Türkiye'deki acil servis çalışması çocukları, gebeleri ve yaşlıları ayrıca savunmasız gruplar olarak ele alır. Çocuklarda gecikmiş sorunlar az değildir: Yalçın ve arkadaşlarının kömür sobasından zehirlenen 137 çocukluk serisinde 46'sında bir yıl içinde gecikmiş nöropsikiyatrik belirtiler gelişti.

Coğrafya ve gelir de payını alır. Can ve arkadaşları ölümlerin en çok soğuk kışları olan, sobanın uzun süre yandığı ve gelir düzeyinin görece düşük olduğu kırsal bölgelerde yoğunlaştığını bulur. Bu, sobayla ısınan ailenin hatası değil, ısınma imkânlarının eşit dağılmamasıdır. Deprem bölgesinde de durum değişmedi: Gülen ve arkadaşlarının 6 Şubat depreminden bir yıl sonra sekiz ilde incelediği 151 hastada en sık kaynak yine kapalı alanda yanan sobaydı.

Ne zaman hekime?

Isıtıcının yandığı bir odada birden çok kişide baş ağrısı, sersemlik ya da bulantı başladıysa önce herkesi dışarı çıkar, kapı ve pencereleri aç, güvenle yapabiliyorsan cihazı kapat; ardından 112'yi ara. Bakanlığın yönergesi de bu sırayı izler. Bilinci bulanık, uyandırılması güç, nöbet geçiren, göğsü ağrıyan ya da soluğu daralan biri varsa dışarı çıkarmak ve ambulans çağırmak aynı anda yapılır. Gebeler, bebekler, yaşlılar ve kalp hastası olanlar belirtiler dışarıda hafiflemiş olsa da muayene edilmelidir. Zehirlenmeden haftalar sonra unutkanlık, dikkat dağınıklığı, kişilikte değişiklik ya da yürümede bozulma fark edilirse, o kışı ve o geceyi anlatarak hekime başvurulmalıdır.

Kendi hayatında

Mukaddes'in evindeki sabah iki ihtimale açık. Grip olabilir; ama aynı odada uyuyan iki kişi, halsiz bir kedi, kapağı kısılmış bir soba ve balkonda açılan bir baş, gripten başka bir şeyi düşündürür. Ihlamurdan önce yapılacak iş, pencereleri açıp evden çıkmak ve 112'yi aramaktır. Neyin olduğunu hastane söyler.

Önlem tarafı ise ısınma mevsimi başlamadan bir kez kurulur. Baca her yıl temizletilir; soba, şofben ve kombi her yıl yetkili serviste bakımdan geçer. Menfezler kapatılmaz. Bacalı şofben banyoda olmaz. Soba sönmeden yatılmaz, lodoslu gece bacalı ısıtıcının yandığı odada uyunmaz. Mangal, kamp ocağı ve jeneratör kapalı alana alınmaz; CDC jeneratörü kapı, pencere ve menfezlerden yaklaşık altı metre uzakta çalıştırmayı önerir. Bakanlık yakıtla çalışan ısıtıcıların bulunduğu yerlerde, mümkünse, karbonmonoksit dedektörü kullanılmasını önerir. Evler için Avrupa'da EN 50291-1 adlı bir ürün standardı vardır; CDC dedektörün yatak odalarına yakın konmasını ve beş yılda bir yenilenmesini önerir. New York verisi bir şeyi daha gösterir: alarmı olanların yalnız yarısı pilini denemişti.

Kapanış

  1. Karbonmonoksit eksik yanmadan doğan renksiz, kokusuz ve tahriş etmeyen bir gazdır; hemoglobine oksijenden yaklaşık 250 kat sıkı bağlanır ve sıradan nabız oksimetresi bu bağlanmayı ayırt edemez.
  2. Belirtiler griple karışır; aynı evde birden çok kişinin, hatta evdeki hayvanın hastalanması, ateş olmaması ve belirtilerin dışarıda hafiflemesi gazı düşündürür. Şüphede önce dışarı çıkılır, pencere açılır ve 112 aranır.
  3. Türkiye'deki ölümlerin büyük kısmı kışın ve sobadan gelir; yıllık baca temizliği ve cihaz bakımı, açık menfez, banyoda olmayan şofben, sönmeden bırakılmayan soba ve kapalı alana alınmayan mangal ile jeneratör bu ölümleri önlenebilir kılar.

Beş soru

  1. Sobanın kapağını gece kısmak karbonmonoksit üretimini neden artırır?
  2. Karbonmonoksitle zehirlenmiş birinde parmak cihazı neden normal bir sayı gösterebilir?
  3. Mukaddes'in evinde gripten çok gazı düşündüren üç ipucu nedir?
  4. Haber taraması ile resmi ölüm kayıtlarının verdiği sayılar arasındaki fark Türkiye'deki karbonmonoksit yükü hakkında ne düşündürür?
  5. New York'taki alarm yasasının sonuçları dedektörün etkisi hakkında neyi gösterir, neyi henüz göstermez?

Yanıtlar

Kapağı kısmak ateşe giden havayı azaltır. Yakıt yeterli oksijen bulamayınca yanma tamamlanmaz ve karbon, karbondioksit yerine karbonmonoksite dönüşür. Baca da iyi çekmiyorsa gaz odada birikir.

Sıradan oksimetre yalnız iki hemoglobin biçimini ayırt eder ve karboksihemoglobini oksijen taşıyan hemoglobin gibi okur. Ekran dolu görünür, oysa o hemoglobin oksijen taşımıyordur.

Aynı odada uyuyan iki kişinin aynı sabah hastalanması, kedinin de halsiz olması ve Ayşenur'un başının balkonda açılması. Kapağı kısılmış soba ve lodoslu gece de ortamın ipuçlarıdır.

Resmi kayıtlar beş yılda, haber taramasının on yılda bulduğundan yıllık ortalamada daha fazla ölüm gösteriyor. Haberlere yansımayan ölümler var demektir; tek bir kaynağın sayısı gerçek yükü eksik gösterebilir.

Alarmlar evlerdeki tehlikeli gazı çok daha sık yakalattı. Zehirlenme ve ölümlerdeki düşüş ise anlamlı düzeye ulaşmadı; vaka azdı ve alarmların yarısının pili denenmemişti.

Sonraki derse köprü

Karbonmonoksit sessizdir; insan onun geldiğini duymaz. Suyun içindeki tehlike de beklenenden sessiz olabilir. Boğulan biri çırpınıp bağırır mı, çocuklar için tehlike yalnız deniz midir, gözetim ne demektir ve suda boğulmayı önleyen hangi önlemlerin kanıtı vardır: 45.6 bunları tartıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.