İçeriğe geç

45.4 · Seviye 4 · Önleme

Çocukta ev kazaları

Zehirlenme, yanık, boğulma ve düşmeyi önlemeyi bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M45, Kazalar ve Yaralanmayı Önlemek · 2.243 kelime · 5 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Ramazan Bayramı'nın ikinci günü, Sinop. Fikriye Hanım altmış üç yaşında; limana bakan apartmanın üçüncü katında oturuyor. Kızı İlknur sabah İstanbul'dan, iki yaşındaki Doğa'yla gelmiş. Salonda soba yanıyor, sofrada semaver kaynıyor; dantelli masa örtüsünün bir ucu yere kadar sarkıyor.

Doğa bu kış tırmanmayı öğrendi. Önce minderli tabureye, oradan sehpaya uzanıyor. Sehpanın üstünde anneannesinin tansiyon ilacı duruyor; kutunun ağzı açık, bir şerit yarıya kadar dışarıda. Yanında, pil yuvasının kapağı kayıp küçük bir kumanda; içinde düğme gibi yassı bir pil görünüyor. Balkon kapısı hava alsın diye aralık; balkonda boş bir saksı ve bir plastik tabure.

İlknur kızını kucağına alıyor. Fikriye Hanım gülümsüyor: "Siz de böyle büyüdünüz kızım, bir şey olmadı. Gözümüz üstünde."

Kardeşi Serhat mutfaktan çaydanlıkla çıkıyor, Doğa'nın kolunun hizasından geçiyor. İlknur önce hangisini toplaması gerektiğini düşünüyor: kutuyu mu, örtüyü mü, kapıyı mı?

Soru

Küçük çocuklar evde en çok hangi yollarla yaralanır, bu tehlikeler gelişim dönemine göre nasıl değişir ve gözetimin yetmediği yerde hangi önlemlerin arkasında kanıt vardır?

Nasıl işler

Necip Bey'in komodinindeki ilaçlar ona baş dönmesi olarak dokunuyordu. Aynı kutular iki yaşındaki birinin elinde başka bir tehlikedir. Ev aynı ev; değişen, içindeki insanın boyu, eli ve merakıdır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile UNICEF'in Dünya Çocuk Yaralanmalarını Önleme Raporu bu değişimi gelişim takvimine bağlar. Bebek üç ay civarında kıpırdanıp dönmeye, altı ayda oturmaya, dokuz ay civarında emeklemeye başlar; eline geçeni tutar ve ağzına götürür. On sekiz ayda yürüyerek evi keşfeder. Rapora göre zehirlenme bir ile üç yaş arasındaki tutma ve içme davranışıyla, düşme ise yürümeyi öğrenme dönemiyle ilişkilidir. Tırmanma buna yüksekliği ekler: dün yerde olan çocuk bugün sehpada, yarın pencere pervazındadır.

Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki çalışmalara göre zehirlenme anında anne baba ya da bakıcı çoğu zaman evdedir, ama genellikle ev işiyle ya da kendi ihtiyacıyla meşguldür; vakaların önemli bir kısmı da çocuk bir büyükanneye ya da başka bir çocuğa bırakıldığında olur. "Gözümüz üstünde" cümlesi bu yüzden yetmez. Kaza değil yaralanma dersindeki pasif koruma burada işe yarar: kilitli dolap, duvara sabitlenmiş dolap, açılması sınırlanmış pencere kimse hatırlamasa da çalışır.

Zehirlenmede ilk önlem erişimdir. İlaçlar ve temizlik ürünleri çocuğun göz hizasının üstünde ve kilitli bir dolapta durur. DSÖ raporu yüksekliğin de kilidin de birer geciktirme olduğunu açıkça yazar: kararlı bir çocuk sonunda bir yol bulabilir, ama bu zaman alır ve o zaman bir yetişkinin fark etmesine yeter.

Rapor ikinci bir önlemin altını çizer: ürün kendi kabında kalmalı. Gaz yağının içecek şişelerinde saklandığı ülkelerde çocuklar onu meşrubat sanıp içmiş; kafatası ve çapraz kemik gibi uyarı resimlerini ise küçük çocuklar tanımıyor. Su şişesine aktarılan çamaşır suyu aynı tuzağı kurar; ürünleri karıştırmanın tehlikesi antibakteriyel ürünler dersinde ayrıca anlatılmıştı.

Raporda anılan Avustralya araştırmalarına göre çocuk zehirlenmelerine yol açan ürünlerin birçoğu ya yeni satın alınmıştı ya da her zamanki yerinde değildi. Bayram ziyaretinde kanepeye bırakılan misafir çantası, içindeki ilaç kutusuyla, tam bu tanıma uyar. Deterjan kapsülleri daha yeni bir tehlikedir. Valdez ve arkadaşlarına göre ABD'de 2012–2013'te altı yaşından küçük 17.230 çocuk bu kapsüllere maruz kaldı; çoğu yutmaydı ve 102 çocuğun soluk borusuna tüp takılması gerekti.

Yutma şüphesinde Sağlık Bakanlığı'nın Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) 114'te hizmet verir. Ne yapılacağının ayrıntısı ilk yardım derslerine kalıyor.

Yanıkta Türkiye'nin kendine özgü bir tehlikesi var: çay. Hacettepe'deki bir yanık merkezinde Balseven-Odabaşı ve arkadaşları 148 haşlanma vakasının neredeyse yarısını geleneksel çaydanlık ve ince belli bardağa bağladı. Ankara Numune'de Yastı ve arkadaşlarının incelediği 764 haşlanmalı çocuğun yaş ortalaması üç buçuğun altındaydı; sıcak süt öteki sıcak sıvılardan daha derin yanıklar bıraktı. Masa kenarındaki semaver, çekilince devrilen örtü, tezgâhtan sarkan su ısıtıcısı kablosu, yerdeki ütü ve korumasız soba aynı mekanizmanın parçalarıdır. Banyo suyunda DSÖ raporu, su ısıtıcılarının fabrika ayarını 60 dereceden 49 dereceye indiren yasa ve eğitimle Washington eyaletinde evdeki haşlanmaların azaldığını aktarır ve sıcak su sıcaklığını sınırlayan yasaları etkinliği gösterilmiş önlemler arasında sayar. Termostatik vana aynı sınırı musluğun kendisinde kurar.

Tıkanmada Amerikan Pediatri Akademisi'nin (AAP) 2010 bildirgesi yiyeceği, bozuk parayı ve oyuncağı başlıca nedenler olarak sayar ve riskin üç yaş ve altında en yüksek olduğunu yazar. AAP'nin aileler için hazırladığı sayfa, kuruyemiş ve çekirdekleri, bütün üzümü ve sert şekeri dört yaşına kadar uzak tutmayı ya da üzümü çok küçük parçalara bölmeyi önerir. Türkiye'den gelen hastane serileri de aynı yere işaret ediyor: Elazığ'da Bakal ve arkadaşlarının 513 çocuğunda soluk yolundan en sık çıkarılanlar ayçekirdeği, yer fıstığı ve fındıktı.

Kapağı kayıp kumanda bu yüzden masum değildir. Mıknatıs da sinsidir: Kocaeli'deki iki hastanede on bir yılda mıknatısla birlikte ikinci bir metal parça yutan 42 çocuğun yaklaşık üçte birinde endoskopi ya da ameliyat gerekti. Perde ve stor ipleri boğulmanın başka bir yoludur; Onders ve arkadaşlarının ABD verisindeki ipe dolanma olaylarının neredeyse hepsi boynu içeriyordu.

Düşmede pencere ve balkon öne çıkar. DSÖ raporuna göre New York'ta ev sahiplerine pencere korkuluğu takma zorunluluğu getirildikten sonra yüksek binalardan küçük çocukların ölümcül düşmeleri büyük ölçüde azaldı. Pencere sınırlayıcı kanadın ancak bir çocuğun geçemeyeceği kadar açılmasını sağlar. Mobilya ve televizyonun devrilmesi bir başka mekanizmadır; duvara sabitleme aparatı bunu önlemeye yarar. Merdiven başına kapı takılır. AAP 2001'de tekerlekli bebek yürüteçleri için açık bir tutum aldı: yürüteç yürümeyi öğretmez, yaralanmaların büyük çoğunluğu merdivenden yuvarlanmaktır ve akademi bu ürünlerin üretimiyle satışının yasaklanmasını önerdi.

Suda boğulma da evin içinde başlar, küvette ve kovada; onu bu modülün boğulma dersi ayrıca ele alıyor.

Kanıt

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Kapağı çocuk kilitli, açamaz."
Doğrusu

Çocuk kilitli ambalaj açmayı geciktirir, imkânsız kılmaz. Kutu sehpada kaldıysa kapağın tek başına koruması yoktur; yükseklik, kilit ve kapağın her kullanımdan sonra kapatılması birlikte çalışır.

Yaygın yanlış"Gözümüz üstünde, bir şey olmaz."
Doğrusu

DSÖ raporunun aktardığı çalışmalarda zehirlenme anında yetişkin çoğu zaman evdeydi ama başka bir işle meşguldü. Gözetim değerlidir, ama sürekli kesintisiz olamaz; kilit ve sabitleme o boşlukta çalışır.

Yaygın yanlış"Yürüteç çocuğun erken yürümesine yardım eder."
Doğrusu

AAP'ye göre tekerlekli yürüteç yürümeyi öğretmez, gelişimi geciktirebilir ve yaralanmaların büyük kısmı merdivenden düşmedir. Akademi daha güvenli bir seçenek olarak yerinde sabit oyun merkezlerini önerir.

Sayılarla

DSÖ ve UNICEF raporuna göre 2004'te dünyada 18 yaşından küçük yaklaşık 950 bin çocuk bir yaralanma yüzünden öldü. Zehirlenme 20 yaş altında yılda yaklaşık 45 bin, düşme yaklaşık 47 bin ölüme yol açtı. Rapor bu ölümlerin yanında hastanede tedavi gereken on milyonlarca çocuğu anar; yükün yüzde 95'ten fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerdedir.

Lu ve arkadaşlarına göre 1990–2019 arasında acil servislerde yılda ortalama 18.673 çocuk mobilya ya da televizyon devrilmesi yüzünden tedavi gördü; bunların yüzde 69,9'u altı yaşından küçüktü. Onders ve arkadaşlarının saydığı 231 perde ipine dolanma olayının üçte ikisi ölümle bitti.

Türkiye için ev kazalarını yaşa ve mekanizmaya göre ayıran ulusal bir sayı kolay bulunmuyor. Tablo hastane serilerinden çıkıyor: Hacettepe'deki haşlanmaların yarısına yakını çaydanlık ve çay bardağıyla, Konya'daki yüksekten düşmelerin yüzde 38'i balkonla ilgiliydi. Elazığ'daki 513 çocuğun yaş ortalaması 3,7'ydi.

Herkes için aynı mı?

Risk yaşla yer değiştirir: emekleyen bebek için yerdeki küçük parça, tırmanan iki yaşındaki için sehpa, dört yaşındaki için balkon öne çıkar. Cinsiyet farkı da var: Yastı ve arkadaşlarının haşlanma serisinde çocukların yüzde 60,4'ü, Kocak ve arkadaşlarının düşme serisinde yüzde 54,1'i erkekti. DSÖ raporu yükün en ağır yoksul ailelerde olduğunu, kalabalık ve dar evlerin güvenli saklamayı zorlaştırdığını yazar; önlem çoğu zaman bilgi değil, bir kilit ya da dolap meselesidir. Ziyaret edilen evde de düzen çocuğa göre değil, orada yaşayan yetişkine göre kurulmuştur.

Ne zaman hekime?

Çocuğun bir ilaç, temizlik ürünü ya da kapsül ağzına aldığından şüpheleniyorsan ve çocuk uyanık, rahat nefes alıyor görünüyorsa, kutudaki eksik tabletleri say; 114 numarasındaki uzmana o sayıyı ve kutunun üstündeki adı oku. Çocuk uyuklamaya başlıyor, öksürükten nefes alamıyor ya da nöbet geçiriyorsa artık danışma değil 112 zamanıdır. Düğme pil ya da birden fazla mıknatıs yuttuğu düşünülüyorsa belirti çıkmasını bekleme, doğrudan acil servise git; kalıcı yanık birkaç saatte gelişebilir. Sıcak sıvıyla geniş bir alan haşlandıysa, balkondan ya da pencereden düştüyse ya da düştükten sonra kusma, uyuklama, anlamsız ağlama başladıysa 112'ye haber verilir.

Kendi hayatında

İlknur'un üç sorusu aynı kolaylıkta değil. İlaç kutusu en kolayı: kapağını kapatıp yüksek ve kilitli bir dolaba kaldırmak bir dakika sürer. Masa örtüsü bayram boyunca kaldırılabilir ya da semaver çocuğun uzanamayacağı tezgâha alınabilir. Balkon kapısı en zoru, çünkü sürekli birinin hatırlamasını ister; bir sınırlayıcı ya da balkondaki taburenin içeri alınması o hatırlamayı yüke dönüştürmez.

Fikriye Hanım'ın cümlesi de haksız değil: çocuklarını o evde büyüttü. Tek bir evin gözünden ağır yaralanma nadirdir; binlerce evin toplamında her gün yaşanır. Önlem birini suçlamak için değil, iyi giden bir günün de kötü bir anı olabileceği için alınır.

Kapanış

  1. Çocukta ev kazaları gelişim dönemini izler: ağza alma, emekleme, yürüme ve tırmanma her yaşta farklı bir tehlikeyi öne çıkarır; zehirlenme, yanık, tıkanma ve düşme bu takvime bağlıdır.
  2. Kilitli dolap, çocuk kilitli ambalaj, duvara sabitleme, pencere sınırlayıcı ve düşük sıcak su ayarı gözetimin kaçınılmaz boşluklarında çalışır; bunların hepsi tehlikeyi yok etmez, geciktirir ya da hafifletir.
  3. Türkiye'de çaydanlık ve semaver haşlanmaların, balkon yüksekten düşmelerin büyük bir payını taşır; ilaç ya da ürün yutulduğunda 114, ağır durumda, düğme pil ya da mıknatıs şüphesinde ise doğrudan acil devreye girer.

Beş soru

  1. DSÖ raporu ilaçları yüksekte ve kilitli saklamayı neden bir "geciktirme" stratejisi olarak tanımlar?
  2. Rodgers'ın 1996 analizinde yüzde 45'lik azalma hangi tasarımdan geliyor ve bu tasarım bulgunun yorumuna hangi sınırı koyar?
  3. Düğme pili tıkanmaya yol açan sıradan bir küçük parçadan ayıran nedir ve bu, şüphede bekleme süresini nasıl değiştirir?
  4. Hacettepe ve Ankara Numune serileri, çocuk haşlanmalarını önlemek için evdeki hangi düzenlemelere işaret ediyor?
  5. Kendrick ve arkadaşlarının derlemesinde güvenlik alışkanlıklarındaki artış ile yaralanma oranlarındaki sonuç arasındaki fark ne anlatıyor?

Yanıtlar

Kararlı bir çocuk sonunda rafa ya da kilide bir yol bulabilir, ama bu zaman alır; kazanılan süre bir yetişkinin fark etmesine yeter. Çocuk kilitli ambalaj da böyle çalışır.

Ulusal bir zaman serisinden: zorunluluk öncesi ve sonrası ölüm oranları, ilaç tüketimi hesaba katılarak karşılaştırıldı. Randomize olmadığı için aynı dönemdeki başka değişikliklerin payı tam ayrılamaz.

Yemek borusuna takılan düğme pil dokuyu birkaç saatte yakabilir ve yutma çoğu zaman görülmez; bu yüzden belirti beklenmez, çocuk doğrudan acile götürülür.

Haşlanmaların yarısına yakını çaydanlık ve çay bardağıyla ilişkiliydi, sıcak süt daha derin yanık bıraktı. Semaveri masa kenarından uzak tutmak, sarkan örtüyü kaldırmak ve sıcak sıvıyı çocuğun hizasından geçirmemek buna denk düşer.

Ailelerin ilaçları kaldırması, sıcak suyu ayarlaması ve merdiven kapısı takması arttı; yanık ve zehirlenmedeki azalma gösterilemedi. Alışkanlık değişimi ile yaralanmanın azalması aynı şey değildir.

Sonraki derse köprü

Fikriye Hanım'ın salonundaki soba bu derste Doğa'nın eline değebilecek bir sıcaklıktı. Aynı soba evdeki herkese, yaşına bakmadan, başka bir yoldan dokunabilir: renksiz ve kokusuz bir gazla. Karbonmonoksit sobadan ve şofbenden nasıl sızar, bedende ilk hangi işaretleri verir ve hangi önlem uykudaki bir aileyi korur?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.