İçeriğe geç

4.3 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak

Ünvan, önlük, sertifika

Bir sağlık içeriği üreticisinin yetkinliğini nasıl sorgulayacağını bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M04, Sağlık Haberleri ve Yanlış Bilgi · 1.613 kelime · 1 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Perşembe akşamı Sevgül, okuldan dönünce aile grubunda iki mesaj buluyor. İlki Defne'den: Tolga'nın profiline bir rozet eklenmiş, "Sertifikalı Doğal Yaşam ve Detoks Koçu". İkincisi Rıza'dan: televizyonda bir sabah programının ekran görüntüsü. Beyaz önlüklü, boynunda steteskop olan bir adam, arkasında raflarda kavanozlar. Ekranın altında yazı: "Dr. Kaan Aydemir — Fonksiyonel Beslenme Uzmanı." Adam eklem ağrılarına iyi geldiğini söylediği bir macunu tanıtıyor. Rıza'nın notu: "Doktor diyor, diz için alalım mı?"

Sevgül adı internette aratıyor. Kaan Bey'in kişisel sitesinde özgeçmişi var: kimya alanında doktora yapmış, sonra çevrim içi birkaç kursa katılmış ve "fonksiyonel beslenme" sertifikası almış. Tıp fakültesinden söz eden bir satır yok.

Sevgül aile grubuna yazıyor: "Dr. diyor, ama hangi doktor?" Rıza cevap veriyor: "Önlüğü var ya." Defne ekliyor: "Tolga'nın da sertifikası var."

Soru

Bir sağlık içeriği üreticisinin ünvanı, önlüğü ve sertifikası, onun hastalık konusunda konuşma ve tedavi önerme yetkinliği hakkında neyi gösterir, neyi göstermez ve bunu nasıl sorgulayabiliriz?

Nasıl işler

Sağlık alanında "kim olduğunu" gösteren işaretler üç türlüdür ve bunlar birbirine kolayca karışır.

İlki mesleki kimliktir. Türkiye'de hekimlik, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, diyetisyenlik, klinik psikologluk, fizyoterapistlik gibi meslekler kanunla tanımlanmıştır. Bu mesleklerin her birinin hangi eğitimle kazanıldığı ve neleri kapsadığı yazılıdır.

Her mesleğin bir sınırı da vardır. Diyetisyen beslenme programı hazırlar, ama bir hastalığın tedavisi için beslenme programını hekimin yönlendirmesiyle düzenler. Klinik psikolog psikoterapi yapar, ama hastalık durumlarında uzman hekimin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı çalışır. Hekimler genel olarak hastalıkları tedavi edebilir, ama kendini bir alanda "uzman" diye tanıtabilmek için o alanda uzmanlık belgesi alması gerekir.

İkinci tür işaret akademik ünvandır ve en çok karışıklık burada çıkar.

Kaan Bey'in "Dr." ünvanı gerçekti; yalnızca hekimlik ünvanı değildi. Televizyon ekranındaki yazı bu ayrımı yapmadığında, izleyici kendiliğinden "Dr." sözcüğünü hekim diye okur.

Üçüncü tür işaret ise sertifikalar, rozetler ve görünüştür. Kısa bir kurs sonrası verilen bir sertifika, katılımcının o kursu tamamladığını gösterir; ama o kişiye bir sağlık mesleğinin hakkını vermez. "Koç", "danışman", "terapist", "uzman" gibi sözcüklerin bir kısmı kanunla korunmuş bir mesleği, bir kısmı ise hiçbir düzenlemeye bağlı olmayan bir etiketi anlatır. Beyaz önlük ve steteskop ise hiçbir şey göstermez: herkes satın alıp giyebilir.

Bu üç işaret ayrıldığında, bir içerik üreticisinin kendini nasıl tanıttığı da okunabilir hâle gelir. Kanunla tanımlı bir meslekten gelen biri, bunu söylemekten genellikle kaçınmaz: hangi fakülteden mezun olduğunu, hangi dalda uzmanlaştığını, nerede çalıştığını açıkça yazar. Tanıtımda bunların yerine "doğal yaşam", "bütüncül", "fonksiyonel", "koç", "danışman" gibi geniş etiketler, kurs adları ve rozetler öne çıkıyorsa, bu tek başına kişinin yanlış konuştuğunu göstermez; ama meslek sorusunun cevabını aramayı gerektirir.

Rozetlerin ve sertifikaların çoğalmasının da anlaşılır bir nedeni var. Sağlık konusunda konuşan biri dinleyicisinin güvenini kazanmak ister ve güvenin en hızlı işaretleri görsel olanlardır: bir önlük, bir unvan, bir belge, bir rozet. Bu işaretleri edinmek, bir mesleğin eğitimini tamamlamaktan çok daha kolaydır. Okur için çıkarılacak ders basit: güveni işaretlere değil, işaretlerin arkasındaki eğitime ve o kişinin konuştuğu konunun kendi yetki alanında olup olmadığına bağlamak.

Kanıt

Aynı kanun, sağlık meslek mensuplarını da tanımlar. 2011'de eklenen Ek Madde 13, diyetisyeni sağlıklı bireyler için beslenme programı belirleyen ve hastalar için tabibin yönlendirmesi üzerine beslenme programlarını düzenleyen sağlık meslek mensubu olarak, klinik psikoloğu da hastalık durumlarında uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulayan sağlık meslek mensubu olarak tanımlar. Kanunun 24. maddesi ise hekimlerin muayene yerlerini, saatlerini ve uzmanlıklarını bildiren ilanlar dışında reklam yapmasını yasaklar.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Adının önünde 'Dr.' varsa hekimdir."
Doğrusu

"Dr." ünvanı doktora yapmış herkesin hakkıdır: kimyacının, tarihçinin, mühendisin. Hekim olup olmadığını anlamak için "Dr." sözcüğüne değil, tıp fakültesinden mezun olup olmadığına bakmak gerekir. Türkiye'de hekimler de adlarının önünde "Dr." kullanır; uzman hekimler çoğunlukla "Uzm. Dr.", cerrahlar "Op. Dr." yazar. Yani "Dr." sözcüğü tek başına iki anlama da gelebilir; en sağlam yol özgeçmişe bakmaktır.

Yaygın yanlış"Sertifikası varsa uzmandır."
Doğrusu

Bir sertifika bir kursu bitirdiğini gösterir; sağlık mesleği hakkı diplomayla ve kanunda tanımlı eğitimle kazanılır. Kanun, diplomasız hasta tedavi etmeyi ve tabip ünvanını takınmayı suç sayar; bir kursun sertifikası bu durumu değiştirmez.

Yaygın yanlış"Hekim söylüyorsa doğrudur."
Doğrusu

Bir hekimin yetkili olması, söylediği her şeyin doğru olduğu anlamına gelmez. 3.4'teki çıkar çatışması, bir ürün satan hekim için de geçerlidir. Kanunun hekimlere reklamı yasaklamasının bir nedeni de budur. Yetki, sorulacak ilk sorudur; son soru değildir.

Sayılarla

Bu konuda, Türkiye'de sağlık içeriği üreticilerinin kaçının hekim ya da sağlık meslek mensubu olduğunu gösteren, yöntemi yayımlanmış ve doğrulayabildiğimiz bir sayı bulamadık. Bu yüzden burada bir oran vermiyoruz; uydurulmuş bir oran, bu dersin anlattığı sorunun ta kendisi olurdu.

Kanunun kendi sayıları ise açıktır. 1219 sayılı Kanun 1928'de kabul edildi ve 14 Nisan 1928'de Resmî Gazete'de yayımlandı. 25. maddesine göre, diploması olmadığı hâlde hasta tedavi eden ya da tabip ünvanını takınan kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir. Diş hekimliğinde diplomasız muayene ya da müdahale için öngörülen ceza, 41. maddeye göre üç yıldan beş yıla kadar hapistir. Bu maddelerin bugünkü biçimi 2008'deki değişiklikle gelmiştir.

Herkes için aynı mı?

Ünvanların ve önlüğün yarattığı güven herkeste aynı değildir. Yaşlılar, hekime saygının güçlü olduğu bir kuşakta büyümüş olanlar ve sağlık sistemine erişimi zor olanlar için "Dr." sözcüğü ve beyaz önlük çok daha güçlü bir işarettir; Rıza'nın "önlüğü var ya" demesi bundandır. Hekime ulaşmanın zor ya da pahalı olduğu yerlerde, ekrandaki ünvanlı bir kişi, ulaşılabilen tek "uzman" gibi görünebilir.

Ünvanların dili de karıştırıcıdır. Türkçede "doktor" sözcüğü günlük dilde hekim anlamında kullanılır; akademik "doktor" ile hekim arasındaki fark çoğu insan için görünmezdir. Yabancı ülkelerde alınmış ünvanlar ve sertifikalar, Türkiye'deki mesleki karşılıkları belli olmadan kullanıldığında bu karışıklık daha da büyür.

Ne zaman hekime?

Diz ağrısı gibi süregelen bir yakınma için bir ürün almadan önce, aile hekiminden bir değerlendirme iste; ağrının nedeni, hangi tedavinin işe yarayacağını belirler. Bir içerik üreticisinin önerdiği macun, kür ya da takviyeyi düzenli kullandığın ilaçlarla birlikte almayı düşünüyorsan, ilacını aldığın eczacıya etkileşim olup olmadığını sor. Dizde ani şişlik, kızarıklık ve sıcaklık, ateşle birlikte gelen eklem ağrısı ya da bacağına hiç basamamak gibi durumlar ise bir ürünle geçiştirilmemeli; bunlarda aynı gün bir sağlık kuruluşuna başvur.

Kendi hayatında

Sevgül'ün sorusu, "hangi doktor?", her ünvanlı sağlık içeriğine sorulabilir. Cevabı çoğu zaman kişinin kendi özgeçmişinde ya da sitesinde yazar; yazmıyorsa bu da bir cevaptır.

Kapanış

  1. Türkiye'de hasta tedavi etmek için tıp fakültesi diploması şarttır; diplomasız tedavi etmek ve tabip ünvanını takınmak kanunla suç sayılır.
  2. Akademik "Dr." ünvanı bir alanda derin bilgi gösterir ama hekimlik yetkisi vermez; bir kurs sertifikası ise bir sağlık mesleği hakkı kazandırmaz; önlük hiçbir şey göstermez.
  3. Her sağlık mesleğinin bir yetki alanı vardır; doğru soru yalnızca "uzman mı?" değil, "bu konu onun yetki alanında mı, satışını yaptığı bir ürün var mı?" sorusudur.

Beş soru

  1. Mesleki ünvan ile akademik ünvan arasındaki fark nedir?
  2. 1219 sayılı Kanun'a göre Türkiye'de hasta tedavi edebilmenin temel şartı nedir?
  3. Diyetisyenin ve klinik psikoloğun yetki alanı, hastalık söz konusu olduğunda nasıl sınırlanmıştır?
  4. Kaan Bey'in "Dr." ünvanı neden yanıltıcıydı, oysa ünvan gerçekti?
  5. "Hekim söylüyorsa doğrudur" düşüncesindeki eksik nedir?

Yanıtlar

Mesleki ünvan, kanunda tanımlı bir eğitimle kazanılan ve bir mesleği yapma hakkı veren ünvandır, örneğin hekim ya da diyetisyen. Akademik ünvan ise üniversitede kazanılan derece ya da kadrodur, örneğin doktora sonrası "Dr." ya da profesörlük; bir meslek yetkisi vermez.

Tıp fakültesinden diploma sahibi olmak. Kanun, her ne şekilde olursa olsun hasta tedavi edebilmek için bu şartı arar.

Diyetisyen hastalar için beslenme programını tabibin yönlendirmesi üzerine düzenler. Klinik psikolog hastalık durumlarında psikoterapiyi uzman tabibin teşhisine ve yönlendirmesine bağlı olarak uygular.

Çünkü ünvan kimya doktorasından geliyordu, tıptan değil. Televizyon ekranında bu ayrım yapılmayınca izleyiciler "Dr." sözcüğünü hekim diye okudu; önlük ve steteskop da bu izlenimi güçlendirdi.

Yetki, doğruluğun garantisi değildir. Bir hekim de bir ürün satıyorsa çıkar çatışması içindedir ve söyledikleri yine kanıtla sınanmalıdır. Yetki ilk sorudur, son soru değildir.

Sonraki derse köprü

Kaan Bey'in tanıtımında önlükten sonra ikinci bir ikna aracı vardı: macunu kullanan bir izleyicinin "artık merdivenleri koşarak çıkıyorum" diyen mektubu ve dizinin öncesi ile sonrası diye gösterilen iki fotoğrafı. Sıradaki derste önce-sonra fotoğrafının ve tanıklığın neden kanıt yerine geçmediğini konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.