İçeriğe geç

31.1 · Seviye 3 · Yaşam Tarzının Bilimi

Uykunun evreleri

NREM ve REM döngüsünü açıklar

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M31, Uyku · 2.229 kelime · 4 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Salı gecesi, saat on biri çeyrek geçiyor. Eskişehir'de bir üniversite hastanesinin uyku laboratuvarında Gamze, kontrol odasındaki iki ekranın önüne çayını koyuyor. On bir yıldır uyku teknisyeni. Camın öbür yanındaki odada Ferit Bey yatıyor: altmış bir yaşında, emekli PTT memuru. Başına, gözlerinin kenarlarına, çenesine ve bacaklarına elektrotlar yapıştırıldı. Köşedeki kızılötesi kamera yatağı görüyor.

Ferit Bey'i buraya eşi Necla Hanım getirdi. Son aylarda kocası uykusunda bağırıyor, kollarını savuruyormuş; bir gece komodinin köşesine çarpıp kaşını yarmış. Ertesi sabah sorduğunda Ferit Bey bir rüya anlatmış: biri peşindeymiş, o da kendini korumuş. Aile hekimi Dr. Aylin onu nörolojiye yönlendirdi, nöroloji bu geceyi istedi.

Gamze ekrana bakıyor. Otuz saniyelik bir pencerede çizgiler dalgalanıyor. Ferit Bey gözlerini kapattığında başın arkasındaki kayıtta düzenli, hızlıca salınan dalgalar belirdi. Birkaç dakika sonra sönmeye başladılar. "Daldı," diyor Gamze, kimseye değil. Gece daha başlıyor; sabaha kadar ekranda kaç kez aynı şeyin döneceğini o biliyor.

Ferit Bey'in sonucu bu dersin konusu değil; o, hekiminin vereceği bir karar. Konumuz, Gamze'nin ekranında bütün gece neyin değiştiği.

Soru

Uyurken beyin hangi evrelerden geçer, bu evreler gece boyunca hangi sırayla ve hangi düzende tekrar eder, ve bu düzeni kuran şey nedir?

Nasıl işler

Egzersizi sürdürmenin gizli ortağı toparlanmaydı, toparlanmanın en uzun saatleri de gece geçiyor. Bu modül o saatlere bakıyor. Önce haritası.

Uyku tek bir durum değildir. Gamze'nin ekranındaki kayda polisomnografi denir: beyin dalgalarını (EEG), göz hareketlerini ve kas gerginliğini aynı anda yazan bir gece kaydı. Teknisyen bu kaydı otuz saniyelik dilimlere böler ve her dilime bir evre adı verir. Kuralları Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin (AASM) puanlama kılavuzu koyar.

N1, uyanıklık ile uyku arasındaki eşiktir. Gamze'nin "daldı" dediği an buydu: gözler kapalıyken görülen alfa ritminin sönmesi, uykunun başladığını gösteren en güvenilir elektriksel işaret kabul edildi.

N2'de ekranda iki imza belirir. Uyku iğcikleri, iğ biçiminde kabarıp sönen kısa, hızlı dalga demetleridir; başın orta kısmından en net kaydedilirler. K-kompleksleri ise tek, büyük, keskin bir aşağı-yukarı dalgadır ve alın tarafında en belirgindir.

N3, derin uykudur. Ekranı yavaş ve yüksek dalgalar kaplar: saniyede ikiden az salınan, genliği büyük delta dalgaları. Bu yüzden ona yavaş dalga uykusu da denir. Eski kılavuz bu evreyi üç ve dört diye ikiye bölerdi; yeni kurallar ikisini birleştirdi, çünkü bölmeyi haklı çıkaracak bir kanıt bulunmadı.

Bu evreler gece boyunca bir döngüyle tekrar eder. Kişi N1'den N2'ye, oradan N3'e iner, sonra yukarı tırmanıp REM'e girer. Bir tur ortalama doksan dakika sürer ve gecede dört ile altı kez döner. Ama turlar birbirine benzemez. Dijk'in derlemesine göre yavaş dalga etkinliği art arda gelen her NREM bölümünde daha yavaş yükselir ve daha düşük bir tepeye ulaşır; yani derin uyku en çok gecenin ilk turlarında yer alır ve her turda azalır; REM ise biyolojik saatin denetiminde, olağan uyanma saatine yakın bir zirveye doğru ağırlaşır. Sabah alarmla uyandığında bir rüyanın ortasında olman bu yüzden şaşırtıcı değildir.

Peki bu düzeni ne kurar? Borbély'nin 1982'de önerdiği iki süreç modeli bugün de ana çerçevedir. Birinci süreç, süreç S, uyku basıncıdır: uyanık kaldıkça birikir, uyurken boşalır. Bu basıncın kimyasal taşıyıcılarından biri adenozindir. Porkka-Heiskanen ve arkadaşlarının kedilerde yaptığı ölçümlerde, beynin uyanıklığı destekleyen bir bölgesinde adenozin uzun uyanıklık boyunca giderek arttı ve toparlanma uykusunda yavaşça azaldı. Gecenin başında derin uykunun bol olması da basıncın en yüksek olduğu saatte boşalmaya başlamasıyla açıklanır. İkinci süreç, süreç C, biyolojik saattir; biyolojik saat dersinde suprakiazmatik çekirdeği ve ışıkla ayarını konuşmuştuk. Saat, uykunun ne zaman geleceğini ve REM'in sabaha doğru zirve yapmasını belirler. İki süreç birbirinden bağımsız işlemez, sürekli etkileşir.

Gecenin bazı olayları da belli bir evreye bağlıdır. Uyurgezerlik, NREM uykusundan yükselen bir uyanma bozukluğudur: Amacker ve arkadaşlarının 2026'da yayımlanan yüksek yoğunluklu EEG çalışmasında, çocuk ve yetişkinlerdeki nöbetler yavaş dalga uykusunun içinden, sıradan uyanmalara göre daha uykulu bir zeminden başladı. REM uyku davranış bozukluğunda ise REM'in kas gevşemesi kaybolur ve kişi rüyasını yaşar gibi hareket eder.

Uyku boş bir bekleme de değildir. Bellek dersinde, yeni öğrenilenin derin uykuda yeniden etkinleştiğini ve pekiştiğini anlatan Rasch ve Born derlemesini konuşmuştuk. O tablonun ne kadar sağlam olduğu aşağıda, Kanıt bölümünde.

Kanıt

Derlemenin yazarlarından biri, bellek dersinde andığımız 2013 derlemesinin de yazarı. Bir alanın kendi bulgusunu yeniden sınaması, kanıtın nasıl olgunlaştığını gösteren iyi bir örnek.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Rüya yalnız REM uykusunda görülür."
Doğrusu

Siclari ve arkadaşlarının 2017'de yayımlanan çalışmasında NREM uykusundan uyandırılanlar da rüya anlattı; iki uyku türünde de rüya, beynin arka bölgelerinde yavaş dalgaların yerel olarak azalmasıyla birlikte görüldü. Rüya REM'le özdeşleştirilir, ama NREM sessiz bir boşluk değildir.

Yaygın yanlış"Uyku, beynin kapanıp gece boyunca aynı derinlikte durmasıdır."
Doğrusu

Gamze'nin ekranı gece boyunca dört ile altı kez aynı merdiveni inip çıkan bir kayıt gösterir. Gecenin ilk yarısı derin uykuya, ikinci yarısı REM'e ağırlık verir; erken ya da geç kesilen bir gece aynı biçimde eksik kalmaz.

Yaygın yanlış"Kahve enerji verdiği için uykuyu kaçırır."
Doğrusu

Kafein bir enerji kaynağı değildir. Reichert ve arkadaşlarının 2022 derlemesine göre adenozin, uykuyu düzenleyen bir madde olarak geniş kabul görüyor ve kafein onun bağlandığı reseptörleri tutarak uykululuğu azaltıyor. Yani kafein uyku basıncını boşaltmaz, onun sinyalini bir süre örter; basıncı boşaltan şey yine uykudur.

Saatlerin ve uygulamaların sabah gösterdiği "derin uyku yüzdesi" ise başka bir konu; bileğe takılan bir cihazın bu evreleri ne kadar doğru ayırdığına modülün sonunda döneceğiz.

Sayılarla

Ohayon ve arkadaşları 2004'te, 1960 ile 2003 arasında yayımlanmış 65 çalışmayı ve 5 ile 102 yaş arasındaki 3.577 sağlıklı kişiyi bir meta-analizde birleştirdi. Yetişkinlerde yaş ilerledikçe toplam uyku süresi, uyku verimliliği, yavaş dalga uykusunun ve REM'in payı azalıyor; N1 ve N2'nin payı ile gece uyanık geçen süre artıyordu. Altmış yaşından sonra anlamlı biçimde düşmeye devam eden tek ölçü uyku verimliliğiydi.

Uyurgezerlik sanıldığından az değil. Stallman ve Kohler'in 2016 meta-analizi 51 çalışmadaki 100.490 kişiyi topladı. Hayat boyu en az bir kez uyurgezerlik yaşamış olanlar yüzde 6,9'du; son on iki ayda yaşayanlar çocuklarda yüzde 5,0, yetişkinlerde yüzde 1,5'ti. Yazarlar çalışmaların çoğunda önemli bir yanlılık riski bulduğu için sonuçların dikkatle kullanılmasını istiyor.

REM uyku davranış bozukluğunda sayılar ciddi. Postuma ve arkadaşlarının 24 merkezden 1.280 kişiyi izleyen 2019 çalışmasında, bozukluğu gece kaydıyla doğrulanmış ve başka nörolojik bulgusu olmayan kişilerin her yıl yüzde 6,3'ünde belirgin bir nörodejeneratif tablo gelişti; on iki yılın sonunda bu oran yüzde 73,5'e ulaştı. Katılımcıların ortalama yaşı 66,3, yüzde 82,5'i erkekti.

Herkes için aynı mı?

Yaş uyku haritasını en çok değiştiren etkendir. Dijk'in derlemesine göre derin uyku ergenlik öncesinde zirve yapar, sonra azalır; Ohayon'un meta-analizinde yaşlı yetişkinler gecenin daha büyük bölümünü hafif evrelerde ve uyanık geçiriyordu. Bu bir hastalık işareti değil, sağlıklı yaşlanmanın bir parçası. Ama aynı meta-analiz, katılımcıların ruh sağlığı, kronik hastalık, ilaç ve alkol kullanımı, uyku apnesi açısından ne kadar dikkatle elendiğinin yaş etkisini büyüttüğünü ya da tümüyle gizlediğini gösterdi; yani yaşlıda görülen değişimin bir kısmı yaşın kendisinden değil, yaşla gelen hastalıklardan geliyor olabilir. Yazarlar ırkın uyku ölçülerine etkisini inceleyen çalışmaların çok az olduğunu da not ediyor; farklı kökenden topluluklar arasındaki fark bu yüzden az biliniyor. Uyurgezerlik çocuklarda yetişkinlerden belirgin biçimde sık. REM uyku davranış bozukluğu çalışmalarına katılanların çoğu altmışlı yaşlardaki erkekler; Dauvilliers ve arkadaşlarının derlemesi bozukluğun bazı antidepresanların kullanımıyla da ilişkili olabildiğini yazıyor. Antidepresan kullanan biri ilacını kendi başına bırakmamalı; bu, hekimiyle konuşulacak bir soru.

Ne zaman hekime?

Rüyasını yaşar gibi yatakta yumruk atan, tekmeleyen, bağıran ya da yataktan düşen birini en iyi yanında uyuyan fark eder. Bu hareketler kişiyi ya da eşini yaralamaya başladıysa, aile hekimine anlatmak için beklemeye gerek yok; Dauvilliers ve arkadaşlarına göre kesin tanı ancak öyküyle ve video eşliğinde yapılan bir gece kaydıyla konuyor, yani bunu evde kimse ayırt edemez. Bu bozukluğun bazı nörolojik hastalıkların erken bir işareti olabildiğini öğrenmek insanı korkutabilir; ama bu, değerlendirmeyi ertelemek için değil, hekime gitmek için bir neden. Uyurgezerlikte tablo çoğu zaman daha sakindir: Stallman'ın klinik derlemesi onu yaygın ve çoğunlukla zararsız bir uyanma bozukluğu olarak tanımlıyor, uyurgezerlerin çoğunun tedaviye ihtiyaç duymadığını yazıyor. Ama gündüz yorgunluğu, davranış ya da duygu sorunları eşlik ediyorsa, kişi kendini ya da başkasını tehlikeye atıyorsa değerlendirme gerekiyor. Yeni başlanan bir ilaçtan sonra uyurgezerlik başladıysa ya da arttıysa bunu ilacı yazan hekime söyle; Stallman ve arkadaşlarının sistematik derlemesi bazı uyku ilaçlarını, antidepresanları, antipsikotikleri ve beta blokerleri olası tetikleyiciler arasında sayıyor. İlacı kendi başına kesme.

Kendi hayatında

Kendi uykunun haritasını görmek için laboratuvara gitmen gerekmez; ama ayrıntısını yalnız laboratuvar verir. Evde yapabileceğin şey, haritanın genel biçimini fark etmek. Sabaha karşı ya da alarmla uyandığında aklında canlı bir rüya varsa, büyük olasılıkla REM'in en uzun olduğu saatlerdesin. Bu gözlem bir teşhis değil, haritanın kendini nasıl gösterdiğine dair bir ipucu. Bir de şunu hatırla: gecenin son saatlerini kesmek, ilk saatlerini kesmekle aynı şey değil. Sabah çok erken kalkan biri derin uykusunu büyük ölçüde almış ama REM'inin bir bölümünden vazgeçmiş olabilir; geç yatıp aynı saatte kalkan da başka bir dengeyle güne başlar.

Kapanış

  1. Uyku iki türden oluşur: üç evreli NREM uykusu ve kasların gevşediği, rüyaların en canlı anlatıldığı REM uykusu. Evreler, gece kaydında beyin dalgalarına, göz hareketlerine ve kas gerginliğine bakılarak otuz saniyelik dilimlerle puanlanır.
  2. Evreler gecede dört ile altı kez, ortalama doksan dakikalık döngülerle tekrar eder; derin uyku gecenin başında, REM sabaha doğru ağırlıktadır. Bu düzeni uyku basıncı ile biyolojik saatin etkileşimi kurar ve yaşla değişir.
  3. Uykunun belleğe yararı gerçek ama büyüklüğü tartışmalıdır. Uyurgezerlik derin uykudan, REM uyku davranış bozukluğu REM'den doğar; ikincisinde rüyayı yaşar gibi hareket etmek hekime götürülmesi gereken bir işarettir.

Beş soru

  1. Gamze'nin ekranında N2 evresini N1'den ayıran iki dalga imzası nedir?
  2. Bir gecenin ilk yarısıyla ikinci yarısı uyku evreleri açısından nasıl ayrılır ve iki süreç modeli bunu nasıl açıklar?
  3. Cordi ve Rasch'ın derlemesi uykunun bellek yararı hakkında hangi dört noktada daha temkinli bir tablo çiziyor?
  4. Ohayon'un meta-analizi yaşla değişen uyku ölçülerini yorumlarken katılımcıların nasıl seçildiği konusunda neden uyarıyor?
  5. Postuma ve arkadaşlarının çalışmasındaki on iki yıllık oran, Ferit Bey'in gecesinin neden bir laboratuvarda geçtiğini nasıl açıklar ve onun hakkında neyi söylemez?

Yanıtlar

N2'de uyku iğcikleri, yani kısa süre kabarıp sönen hızlı dalga demetleri, ve K-kompleksleri, yani tek, büyük, keskin dalgalar belirir. N1 ise alfa ritminin sönmesiyle başlayan kısa bir geçiş evresidir.

İlk yarıda derin uyku, ikinci yarıda REM ağırlıktadır. Uyanıklık boyunca biriken uyku basıncı gecenin başında en yüksektir ve derin uykuyla boşalır; biyolojik saat ise REM'i sabaha doğru zirveye taşır.

Etki sanılandan daha küçük, göreve daha bağımlı, derin uykuyla daha zayıf bağlantılı ve daha kısa ömürlü olabilir. Bulguların bir kısmı tekrar denemelerinde çıkmadı.

Katılımcıların hastalık, ilaç, alkol ve uyku apnesi açısından ne kadar dikkatle elendiği, yaşın etkisini büyütüyor ya da gizliyordu. Yaşlıdaki değişimin bir kısmı yaşla gelen hastalıklardan kaynaklanıyor olabilir.

Bozukluk bazı nörolojik hastalıkların erken bir işareti olabildiği için tanının gece kaydıyla konması önemlidir. Ama bu oran, tanısı kayıtla doğrulanmış bir grubun ortalamasıdır; Ferit Bey'in kaydında ne çıkacağını da geleceğini de söylemez.

Sonraki derse köprü

Ferit Bey sabah altıda elektrotlarından kurtulup eve gidecek; kaydını okuyacak olan hekimi. Gamze'nin ekranındaki merdiven herkeste aynı basamaklardan oluşuyor, ama bir gece kaç tur sürmeli, kimin bedeni kaç saat istiyor? 31.2'de "ne kadar uyku" sorusuna dönüyoruz: uzman kuruluşların yaşa göre önerdiği aralıklar nereden geliyor, ve aynı yaştaki iki insanın ihtiyacı neden aynı olmayabilir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.