İçeriğe geç

3.6 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak

Basın bülteninden manşete

Abartının çoğunlukla basın bülteninde başladığını bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M03, Araştırmanın Tuzakları · 1.656 kelime · 3 kaynak · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Cumartesi sabahı, mahallenin berberi. Rıza sırasını beklerken duvardaki televizyonda sabah haberleri dönüyor. Alt yazı geçiyor: "Bilim insanları açıkladı: Günde bir avuç ceviz beyni gençleştiriyor." Berber Hasan Usta makası bırakıp dönüyor: "Hah, ben demiştim. Benim babam her sabah ceviz yerdi, doksan yaşında aklı yerindeydi."

Akşam Rıza haberi Defne'ye anlatıyor. Defne telefonunda haberi bulup sonuna kadar kaydırıyor. Haberin kaynağı bir üniversitenin basın bülteni. Bültenin başlığı biraz daha sakin: "Ceviz yaşlanan beyni koruyabilir." Bültenin altında asıl makalenin bağlantısı var. Defne makalenin özetini açıyor ve ilk cümlede duruyor: araştırma yaşlı fareler üzerinde yapılmış. Farelerin bir grubuna cevizle zenginleştirilmiş yem verilmiş, birkaç hafta sonra bir labirent testinde biraz daha iyi sonuç almışlar.

"Baba," diyor Defne, "fareler labirentte biraz daha iyi yol bulmuş. Bu, televizyona gelene kadar senin beynin gençleşiyor oldu."

Rıza gülüyor, sonra soruyor: "Peki bunu kim büyüttü? Gazeteci mi, yoksa bilim insanları mı?"

Soru

Bir sağlık araştırmasının bulgusu, makaleden haber başlığına uzanan yolda nerede ve nasıl büyür, ve abartının ilk izini okur hangi halkada yakalayabilir?

Nasıl işler

0.1'de kaynak zinciri kavramını görmüştük: bir sağlık iddiası makaleden basın duyurusuna, oradan habere, oradan paylaşıma geçer ve her halkada biraz daha kısalır. Bu derste zincirin en az görünen, ama belki en etkili halkasına yakından bakıyoruz.

Gazeteciler bu bültenlere büyük ölçüde güvenir. Günde onlarca haber yetiştiren bir muhabirin her makaleyi okuyup yöntemini değerlendirecek zamanı çoğunlukla yoktur; bülten, makalenin kısaltılmış ve okunur hâle getirilmiş bir özeti olarak elinin altındadır. Bu yüzden bültende bir abartı varsa, habere taşınma ihtimali yüksektir.

Abartı genellikle üç kalıpta ortaya çıkar. İlki, araştırmanın kendisinde olmayan bir tavsiye eklemektir: makale yalnızca bir ilişki bildirirken, bülten ya da haber "ceviz yiyin" der. İkincisi, gözlemsel bir ilişkiyi neden-sonuç diliyle anlatmaktır. 2.3'teki ayrım burada sınanır: korelasyon tek başına bir nedeni göstermez, ama "ilişkili bulundu" yerine "koruyor", "önlüyor", "artırıyor" gibi fiiller kullanıldığında, okur doğal olarak bir neden-sonuç ilişkisi anlar.

Üçüncü kalıp, 1.7'de gördüğümüz hayvan ve hücre çalışmalarından doğrudan insana sıçramaktır. Fareler üzerinde yapılmış bir çalışma, insanlar için bir ipucu olabilir, ama bir kanıt değildir. Rıza'nın ceviz haberinde bu sıçrama, fareden "senin beynine" uzanıyordu.

Abartının nerede başladığını bilmek, okur için pratik bir şey söyler: bir haber çarpıcıysa, haberi suçlamadan önce bir halka geriye, basın bültenine, mümkünse iki halka geriye, makalenin özetine bakmak gerekir. Defne'nin yaptığı tam olarak buydu.

Kanıt

Sumner'ın ekibi bu soruyu sonradan bir deneyle sınadı.

Aynı sorun yalnızca İngiltere'de değildi.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Sağlık haberlerindeki abartıların kaynağı gazetecilerdir."
Doğrusu

Gazeteciler abartı ekleyebilir, ama Sumner'ın çalışması abartının önemli bir kısmının daha önce, üniversitelerin kendi basın bültenlerinde başladığını gösterdi. Bir haberi okurken yalnızca gazeteyi değil, kaynağı da sorgulamak gerekir.

Yaygın yanlış"Abartmazsan haber olmaz."
Doğrusu

Sumner abartılı bültenlerin daha çok habere dönüştüğüne dair çok az kanıt buldu; Adams'ın deneyinde kanıta uygun, temkinli bültenler de olağan bültenler kadar habere dönüştü. Doğruluk ile ilgi çekicilik arasında sanıldığı kadar keskin bir seçim yok.

Yaygın yanlış"Bir üniversitenin bülteni, makalenin kendisi kadar güvenilirdir."
Doğrusu

Bülten hakem değerlendirmesinden geçmez; araştırmayı duyurmak ve kurumu görünür kılmak için yazılır. 3.5'te gördüğümüz hakem süzgeci bültene uygulanmaz. Bülten makaleye giden bir işarettir, makalenin yerine geçmez.

Sayılarla

Sumner ve arkadaşları 462 basın bülteni ve 668 haberi inceledi. Bültenlerin yüzde 40'ı makalenin ötesine geçen bir tavsiye, yüzde 33'ü gözlemsel bulgudan abartılı bir neden-sonuç iddiası, yüzde 36'sı hayvan çalışmasından insana abartılı bir çıkarım içeriyordu. Bülten abartılı bir tavsiye içerdiğinde haberlerin yüzde 58'i de aynı abartıyı taşıyordu; bülten abartısız olduğunda bu oran yüzde 17'ydi. Neden-sonuç abartısında oranlar yüzde 81'e karşı yüzde 18, hayvandan insana çıkarımda yüzde 86'ya karşı yüzde 10'du. Yani bültende abartı yoksa, haberlerin büyük çoğunluğu da abartmıyordu.

Adams ve arkadaşlarının deneyine 312 bülten ve bunlardan çıkan 2.257 haber girdi. Başlığı ve iddiası kanıta göre ayarlanmış bültenler uygulandığında, haber başlıklarının kanıta uygun olma oranı yüzde 60'tı; bu ayar yapılmamış bültenlerde yüzde 32'ydi. Bültenlerin habere dönüşme oranı iki grupta da birbirine yakındı.

Woloshin ve arkadaşlarının incelediği tıp merkezleri yılda ortalama 49 basın bülteni yayımlıyordu. Rastgele seçilen 200 bültenin 87'si, yüzde 44'ü, hayvan ya da laboratuvar araştırmasını duyuruyordu ve bunların 64'ü, yüzde 74'ü, insan sağlığıyla doğrudan ilgili olduğunu açıkça iddia ediyordu. İnsanlarla yapılmış 95 birincil araştırma bülteninin 22'si örneklem büyüklüğünü, 32'si sonucun sayısal büyüklüğünü vermiyordu. İnsan araştırmalarını duyuran 113 bültenin yalnızca yüzde 17'si randomize deneme ya da meta-analiz gibi en güçlü tasarımlara dayanıyordu.

Herkes için aynı mı?

Abartının etkisi okurdan okura değişir. Bir hastalığı olan ya da bir yakınını kaybetmekten korkan biri, umut veren bir başlığa daha çabuk tutunur; Hasan Usta'nın babasıyla kurduğu bağ da böyle bir şeydi. Kronik bir hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocuğu hasta olan ebeveynler, "mucize" başlıklarının en çok ulaştığı ve en çok etkilediği gruplardır.

Haberin dili ve ulaştığı yer de fark yaratır. Bir sağlık haberi yabancı bir basın bülteninin ya da haberin çevirisiyse, çeviri sırasında temkinli ifadeler kolayca düşebilir; "farelerde" kelimesi başlıktan kaybolabilir. Kaynağına ulaşmak için İngilizce okumak gerekebilir; bu da zinciri geriye izleme imkânını herkese eşit dağıtmaz. Böyle durumlarda en azından haberin bir hayvan çalışmasından mı, insan çalışmasından mı söz ettiğini aramak, ilk ve en kolay adımdır.

Ne zaman hekime?

Ceviz, zeytinyağı, kurkuma ya da başka bir gıdayla ilgili bir başlık yüzünden beslenmeni büyük ölçüde değiştirmeyi düşünüyorsan, özellikle kan sulandırıcı, şeker ya da tansiyon ilacı kullanıyorsan, bunu bir sonraki kontrolünde hekiminle konuş; bazı gıdaların yüksek miktarı ilaçlarla etkileşebilir. Bir yakınının hafıza ya da düşünme becerisinde belirgin bir gerileme fark ediyorsan, bunu bir gıdayla düzeltmeye çalışmak yerine aile hekimine götür; unutkanlığın tedavi edilebilir nedenleri de vardır ve erken değerlendirme önemlidir. Bir haberin önerdiği ürünü almadan önce, onu satan kişiden değil, sana bakan hekimden fikir al.

Kendi hayatında

Rıza'nın akşam sorduğu soru, "bunu kim büyüttü?", her çarpıcı sağlık başlığına sorulabilir. Cevap çoğu zaman üç tıklama uzaklıktadır.

Kapanış

  1. Sağlık haberlerindeki abartının önemli bir kısmı gazetede değil, üniversitelerin ve kurumların kendi basın bültenlerinde başlıyor; bülten abartısızsa haberlerin çoğu da abartmıyor.
  2. Abartı genellikle üç kalıpta görülür: makalede olmayan tavsiye, gözlemsel bulgudan neden-sonuç dili ve hayvan çalışmasından insana sıçrama.
  3. Temkinli bültenler daha az habere dönüşmüyor; çarpıcı bir başlığı okurken bir halka geriye, bültene, iki halka geriye, makaleye bakmak abartıyı yakalamanın en kolay yoludur.

Beş soru

  1. Basın bülteni nedir ve gazeteciler neden ona büyük ölçüde güvenir?
  2. Sumner'ın çalışmasında araştırılan üç abartı türü nelerdir?
  3. Bülten abartısız olduğunda haberlerde hayvandan insana abartılı çıkarım oranı neydi, bülten abartılı olduğunda neydi?
  4. Adams'ın deneyi, "abartmazsan haber olmaz" görüşü hakkında ne söyledi?
  5. Rıza'nın ceviz haberinde zincirin hangi halkalarında ne kayboldu?

Yanıtlar

Bir kurumun yeni bir araştırmayı duyurmak için gazetecilere gönderdiği kısa metindir. Gazeteciler çok sayıda haber yetiştirdikleri ve her makaleyi okuyup değerlendirecek zamanları olmadığı için bültene dayanır.

Makalede olmayan bir davranış tavsiyesi, gözlemsel bir bulgudan neden-sonuç iddiası ve hayvan çalışmasından insana çıkarım.

Bülten abartısız olduğunda haberlerin yüzde 10'u, bülten abartılı olduğunda yüzde 86'sı hayvandan insana abartılı bir çıkarım içeriyordu.

Kanıta uygun, temkinli bültenler de olağan bültenler kadar habere dönüştü; temkinli dil haber ilgisini düşürmedi.

Makalede araştırma farelerde yapılmış ve labirent testindeki küçük bir iyileşmeyi bildirmişti. Bültende "farelerde" kelimesi başlıktan düşmüş, "koruyabilir" gibi bir ihtimal dili kalmıştı. Haberde ise ihtimal dili de kaybolmuş, "beyni gençleştiriyor" diye kesin bir neden-sonuç iddiasına ve insanlara dönük bir tavsiyeye dönüşmüştü.

Sonraki derse köprü

Ceviz araştırması farelerde yapılmış küçük bir çalışmaydı, ve basın bültenleri en çok tam bu tür çalışmaları "ilk kez gösterildi" diye duyurur. Sıradaki derste ilk bulgu ile küçük örneklem birleştiğinde etkinin neden olduğundan büyük görünme eğiliminde olduğunu ve "ilk kez" haberlerine neden temkinle yaklaşmak gerektiğini konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.