28.3 · Seviye 3 · Yaşam Tarzının Bilimi
Ortoreksiya ve sağlıklı yeme takıntısı
"Temiz beslenme"nin sorun hâline geldiği noktayı bilir
Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M28, Yemekle İlişki ve Yeme Bozuklukları · 2.211 kelime · 6 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Cumartesi akşamı, Tunalı'da küçük bir kafe. Yasemin'in doğum günü; uzun masada sekiz kişi var, Defne de aralarında. Masanın ucunda Begüm oturuyor: yirmi altı yaşında, bir ajansta grafik tasarımcı, Yasemin'in üniversiteden arkadaşı. İki yıl önce kendi pişirdiği yemeklerin fotoğraflarını paylaştığı bir "temiz beslenme" hesabı açmıştı. Defne o hesabı ilk günlerde severek izlemişti: mercimek köftesi, fırında sebze, renkli salatalar.
Bu akşam Begüm menüyü uzun uzun okuyor, garsona hangi yağın kullanıldığını iki kez soruyor, sonunda yalnız bir bitki çayı istiyor. Çantasında evden getirdiği bir kap var. Pasta geldiğinde mumlar sönerken Begüm telefonuna bakıyor. Yasemin bir dilim uzatınca gülümseyerek "sen ye canım, ben bunları bıraktım" diyor. Saat dokuz olmadan kalkıyor; yarın sabah haftalık yemeklerini hazırlayacakmış, dört saat sürüyormuş.
Eve dönerken Yasemin hatırlatıyor: üniversitede doğum günlerine havuçlu kek getiren hep Begüm'dü. Son altı ayda iki buluşmaya gelmemiş. Telefonunda "girmeyenler" diye bir not tutuyormuş; önce beyaz şeker vardı, sonra beyaz un, sonra paketli her şey, sonra bazı yağlar, sonra adını Yasemin'in hatırlamadığı başka şeyler. Defne bir şey söylemek istiyor ama neyi? Begüm sigara içmiyor, sebze yiyor, kendi yemeğini pişiriyor. Bunun neresi sorun olabilir?
Soru
Sağlıklı beslenmeye duyulan ilgi hangi noktada bir takıntıya dönüşür ve bunu dışarıdan bakan biri ya da kişinin kendisi hangi işaretlerden anlayabilir?
Nasıl işler
Önceki derste anoreksiya nervozanın ve tıkınırcasına yeme bozukluğunun resmî tanılar olarak nasıl tarif edildiğini gördük. Bu derste konu farklı: ölçütleri hâlâ tartışılan, resmî tanı kitaplarına girmemiş bir örüntü.
Kavramın kökü bilimsel bir makale değil. Dunn ve Bratman'ın 2016 derlemesine göre adı 1997'de Steven Bratman adlı bir hekim, bir yoga dergisindeki yazısında koydu. Kelime Yunanca "doğru" ve "iştah" sözcüklerinden türetildi. Bratman sağlık için başlayıp zarara dönen aşırı diyetleri anlatmak istiyordu. Bilimsel literatüre giriş sonradan, yavaş yavaş oldu.
Dunn ve Bratman 2016'da bu örüntüyü sağlıklı yaşam isteğinden ayırmak için ölçüt önerdiler. Ayrımın özü şuydu: ilgi tek başına sorun sayılmaz; sorun, beslenme yetersizliği ya da günlük işlevde, sosyal yaşamda bozulma gibi somut bir zarar doğduğunda başlar. Cena ve arkadaşlarının 2019 derlemesi, kendi ölçütünü öneren çalışmaların hemen hepsinde üç ortak öğe buldu: sağlıklı beslenmeyle takıntılı uğraş, kendi koyduğu kurala uyamayınca gelen sıkıntı ve kaygı, yaşamın önemli alanlarında bozulma ile birlikte beslenme yetersizliği ve kilo kaybı.
Bu üç öğeyi Begüm'ün akşamına dikkatle taşımak mümkün, ama teşhis koymak için değil. Defne yalnız işaretleri görebiliyor: kafede bir menüyle yarım saat uğraşmak, doğum gününden erken kalkmak, yemek hazırlığına bir sabahın tamamını vermek, giderek uzayan bir yasak notu. Begüm'ün bu kurallardan rahatsız olup olmadığını, kurala uymadığı bir gün ne hissettiğini, beslenmesinin bir şeyini eksik bırakıp bırakmadığını dışarıdan bilmek mümkün değil.
Çizginin nerede çekildiğini anlamak için somut farklara bakmak işe yarar. Sağlıklı beslenen biri düğünde pilav yediğinde ertesi gün olağan düzenine döner; takıntıda aynı pilav saatlerce süren bir suçluluğa ya da bir "telafi" kuralına yol açar. Sağlıklı beslenme esnektir, yemeğin bulunmadığı bir ortamda başka bir şey seçilir; takıntıda kuralı bozma ihtimali, ortamdan uzak durmanın gerekçesi olur. Yemek düşüncesi günün bir bölümünü kaplar ama çoğunu kaplamaz. Belki en önemli işaret de şu: kaygı yemeği değil, yemek kaygıyı yönetmeye başlamışsa çizgi geçilmiştir.
Besin kaygısının tetikleyicileri bu akademinin önceki derslerinde tek tek geçti. Katkı maddeleri dersinde E kodlarının ve kabul edilebilir günlük alımın ne anlama geldiğini, organik ve katkısız etiketlerinin dersinde bu sözcüklerin yasal sınırlarını, alkali ve detoks diyetlerinin dersinde adı konmamış "toksin" korkusunu konuştuk. Bu bilgiler kaygıyı yatıştırmak için de kullanılabilir. Ortorekside ise her yeni bilgi listeye yeni bir yasak olarak eklenir.
Kanıt
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Sağlıklı beslenmeye bu kadar önem veren biri zaten ortoreksiktir."
İlgi tek başına bir sorun işareti sayılmaz. Dunn ve Bratman'ın önerisinde de, Donini'nin uzlaşı belgesinde de ayırıcı olan zarardır: beslenme yetersizliği, sosyal yaşamın daralması, kurala uyamayınca gelen yoğun sıkıntı. Vegan ya da vejetaryen beslenmek, uzlaşı metnine göre değerlere dayanıyorsa kendi başına bu tabloya girmez.
Yaygın yanlış"İnternetteki ortoreksiya testinden yüksek puan aldım, demek ki bende var."
Tarama anketlerinin en çok kullanılanı ORTO-15, sağlıklı beslenmeyi takıntıdan ayırmakta zorlanıyor; aynı grupta yüzde 71'i yüzde 1'in altına indiren bir fark, ölçünün neyi ölçtüğü konusunda ciddi soru doğuruyor. Hiçbir anket tek başına tanı koymaz, hele resmî tanı olarak kabul edilmemiş bir durumda.
Yaygın yanlış"Ortoreksiya anoreksiyanın başka bir adıdır."
Örtüşme gerçek ama uzlaşı belgesi temel bir farkı öne çıkarıyor: anoreksiyada amaç kilo vermek ya da kiloyu korumaktır ve benlik saygısı kilo ve beden biçimi çevresinde döner; ortorekside amaç olabildiğince sağlıklı olmaktır ve benlik saygısı kurallara uyabilmeye bağlanır. Aynı belge ortoreksinin başka bir yeme bozukluğundan önce gelebileceğini, onunla birlikte görülebileceğini ya da onu izleyebileceğini de söylüyor.
Sayılarla
Ortoreksinin ne kadar yaygın olduğu sorusunun dürüst cevabı, ölçen anketin kim olduğuna bağlı olduğudur. ORTO-15 ile yapılan çalışmalarda oranlar yüzde 6 ile yüzde 90'a yakın arasında dağılıyor. Missbach'ın Almanca çalışmasında 1.029 katılımcının yüzde 69,1'i ortorektik eğilim gösterdi; anket ancak sorularının yüzde 40'ı atıldıktan sonra tutarlı bir yapıya kavuştu ve iç tutarlılığı (Cronbach alfa) yine yalnız 0,67'de kaldı. Türkiye'de Arusoğlu ve arkadaşlarının 2008'de 994 yetişkinle yaptığı uyarlamada dört madde çıkarıldı ve kalan on bir maddeyle ORTO-11 oluştu; alfa 0,62'ydi.
Düsseldorf Ortoreksiya Ölçeği farklı bir tablo çiziyor. Barthels ve arkadaşlarının 1.340 kişilik ilk sınamasında on maddelik ölçeğin alfası 0,84, aynı kişilere tekrar uygulandığındaki tutarlılığı 0,79'du ve yaygınlık yüzde 3 çıktı; yazarlar bu oranın önceki tahminlerden belirgin biçimde düşük olduğunu vurguladı. Dunn'ın zarar şartını ekleyen hesabı ise yüzde 1'in altına iniyor.
Sosyal medya tarafında Turner ve Lefevre 2017'de sağlıklı yemek hesaplarını izleyen 680 kişiye ulaştı: Instagram kullanımı arttıkça ORTO-15 puanları ortoreksiye doğru kayıyordu; öbür kanallarda aynı etki görülmedi, Twitter'da yalnız keşif amaçlı analizde küçük bir ilişki belirdi. Örneklemin yüzde 49'u ortoreksi aralığında çıktı. Bu yüzde 49, yukarıda eleştirisi geçen anketle ölçüldü.
Herkes için aynı mı?
Kimin daha çok etkilendiği sorusu da ölçüm sorununun gölgesinde kalıyor. Arusoğlu'nun Türkiye çalışmasında kadınlar erkeklerden daha çok ortorektik belirti bildirdi; Turner ve Lefevre'nin örnekleminde ise yaş ve beden kitle indeksi belirtilerle ilişkili değildi. Uzlaşı belgesi olası risk etkenleri arasında yarışma sporlarını, mükemmeliyetçiliği ve denetim ihtiyacını, daha önce geçirilmiş bir yeme bozukluğunu ya da obsesif kompulsif bozukluğu, sosyal medyanın aşırı etkisini ve beslenme alanında okumayı ya da çalışmayı sayıyor. Missbach'ın çalışmasında beslenme öğrencilerinin eğilimi öbür bölümlerden yüksek çıkmadı.
Kronik hastalığı olan kişiler ayrı bir konumda. Çölyak hastalığında glutensiz beslenme bir tedavidir, takıntı sayılmaz; glutensiz beslenme dersinde bunun nedenini gördük. Uzlaşı belgesi yine de hekimin önerdiği bir diyetin bazen kontrol duygusu arayışıyla önerinin çok ötesine taşınabildiğini kaydediyor. Gelir de tabloyu değiştiriyor: parası yetmediği için et alamayan biriyle "zararlı" diye eti bırakan biri aynı durumda değildir ve ekonomik nedenle yapılan seçim ölçütlerin dışında tutuluyor.
Ne zaman hekime?
Ortoreksiya resmî bir tanı olmasa da yol açtığı zarar gerçek ve tedavi edilebilir; başvurulacak ilk yer aile hekimidir. Yemek kuralları yüzünden arkadaş buluşmalarından, aile sofralarından ya da iş yemeklerinden düzenli olarak uzak duruyorsan, kuralı bozduğun bir günün ardından saatlerce kendini suçluyorsan, izin verdiğin besinler sayıca o kadar azaldıysa ki bir gün dışarıda kaldığında ne yiyeceğini bilemiyorsan bunu muayenede doğrudan söyle. İstemeden kilo kaybediyorsan, adet düzenin değiştiyse ya da halsizlik geçmiyorsa bunlar beslenme eksikliğinin bedende görünen yüzü olabilir. Gerekirse yetişkin psikiyatrisine, reşit değilsen çocuk ve ergen psikiyatrisine sevk edilirsin. Ayağa kalkınca bayılıyor, kalbin hızla tekliyor ya da kendine zarar vermek aklından geçiyorsa beklemeden 112.
Kendi hayatında
Sağlıklı beslenmeye ilgi duymak bir değerdir ve bu dersin amacı onu şüpheli göstermek değil. Ölçüt, kuralların sana mı hizmet ettiği yoksa senin mi kurallara hizmet ettiğidir. Bir yakının için kaygılanıyorsan başlangıç noktası yemeğin kendisi değil, kaybolan şeyler olabilir: gelmediği buluşmalar, artık güldürmeyen sofralar, kendisinin anlattığı yorgunluk. Defne'nin aklına ilk gelen cümle "o kadar da sağlıklı olmana gerek yok" idi; bu cümle Begüm'ün değer verdiği şeyi küçümsediği için muhtemelen kapıyı kapatırdı.
Kendi beslenmen için de aynı soruları sorabilirsin. Takip ettiğin "temiz beslenme" hesaplarının sana ne hissettirdiğine bak: yeni bir tarif öğreniyor musun, yoksa her gönderiden sonra listene yeni bir yasak mı ekleniyor? Sosyal medyada sağlık dersinde akışların seni doğruya değil ekranda kalmaya yönelttiğini konuşmuştuk; burada bu akışın bir de kaygıyı beslediğini ekleyebiliriz.
Kapanış
- Ortoreksiya, "sağlıklı" ya da "temiz" sayılan besinlere ilişkin katı kuralların beslenmeye, ruh hâline ya da sosyal yaşama zarar vermesidir; DSM-5-TR'de ve ICD-11'de yer almayan, ölçütleri hâlâ tartışılan bir kavramdır.
- Çizgiyi ilgi değil zarar çizer: esneyemeyen kurallar, kuralı bozunca gelen suçluluk, daralan sosyal yaşam, beslenme eksikliği ve istemeden kilo kaybı, yemeğin kaygıyı değil kaygının yemeği yönetmesi.
- Yaygınlık rakamları ölçen anketle değişir: ORTO-15 grupların yarısından fazlasını ortoreksik gösterebilirken zarar şartını ya da daha tutarlı bir ölçeği kullanan çalışmalar birkaç yüzdelik ya da daha düşük oranlar buluyor.
Beş soru
- Ortoreksiya kavramı nereden çıktı ve hangi tanı kitaplarında yer almıyor?
- Dunn ve Bratman sağlıklı yaşam isteğini ortoreksiden ayırmak için hangi şartı öne çıkardı?
- Dunn'ın ABD çalışmasında ORTO-15 ile zarar ölçütü aynı öğrenci grubunda nasıl farklı sonuçlar verdi?
- Uzlaşı belgesine göre ortoreksiyi anoreksiya nervozadan ayıran temel fark nedir?
- Turner ve Lefevre'nin Instagram bulgusunu okurken hangi iki çekince öne çıkar?
Yanıtlar
Adı 1997'de Steven Bratman adlı bir hekim bir yoga dergisindeki yazısında koydu; kavram bilimsel literatüre sonradan girdi. Ne Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-5-TR'sinde ne de Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11'inde yer alıyor.
Zarar şartını: sağlık amacıyla yapılan aşırı diyetin beslenme yetersizliğine ya da günlük işlevde ve sosyal yaşamda bozulmaya yol açması. Bu şart yoksa ilgi tek başına sorun sayılmıyor.
ORTO-15, 275 öğrencinin yüzde 71'ini ortoreksi aralığında gösterdi. Ciddi bir beslenme kuralının günlük işlevde bozulma ya da tıbbi bir sorunla birlikte bulunması arandığında oran yüzde 1'in altına indi; yazarlar anketin sağlıklı beslenmeyi takıntıdan ayıramadığı sonucuna vardı.
Anoreksiyada amaç kilo vermek ya da kiloyu korumaktır ve benlik saygısı kilo ve beden biçimi çevresinde döner. Ortorekside amaç olabildiğince sağlıklı olmaktır, görünüş kaygısı merkezde değildir ve benlik saygısı kendi koyduğu kurallara uyabilmeye bağlanır.
Çalışma kesitseldir; Instagram kullanımının belirtileri artırdığını mı, yoksa zaten bu eğilimdeki kişilerin Instagram'ı daha çok kullandığını mı gösterdiğini ayıramaz. Ayrıca belirtiler, sağlıklı beslenmeyi takıntıdan ayırmakta zorlandığı gösterilen ORTO-15 ile ölçüldü; yüzde 49 bu yüzden bir eğilim puanı, bir yaygınlık oranı değil.
Sonraki derse köprü
Defne'nin kafasındaki asıl soru hâlâ cevapsız: Begüm'e ne demeli, ne zaman ve hangi sözcüklerle? İyi niyetli bir cümle bile yanlış anda kurulursa kişiyi savunmaya itebilir, uzun süre susmak da onu yalnız bırakır. 28.4 "Yakınına nasıl yaklaşılır?" sorusunu yeme bozukluğu şüphesi olan birine suçlamadan açılan bir konuşmanın yapısı ve onu yardıma yönlendirmenin yollarıyla ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.