2.3 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak
Birlikte olmak, neden olmak
Korelasyonla nedenselliği ayırır, Bradford Hill ölçütlerini uygular
Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M02, Sayılarla Sağlık · 1.609 kelime · 1 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Perşembe öğleden sonra, Sevgül'ün okulunun koridoru. Rehberlik servisi panoya yeni bir afiş asmış: "Araştırmalar gösteriyor: Kahvaltı eden öğrencilerin notları daha yüksek! Başarı için kahvaltı edin." Afişin altında renkli bir grafik: kahvaltı eden öğrencilerin not ortalaması bir sütun, etmeyenlerinki daha kısa bir sütun.
Sevgül afişin önünde durup düşünüyor. Sınıfındaki öğrencileri biliyor. Her sabah kahvaltı edip gelenlerin çoğunun evinde düzen var: biri onları erkenden kaldırıyor, sofrayı kuruyor, ödevlerini soruyor. Kahvaltı etmeden gelenlerin bir kısmı ise geç yatıyor, bir kısmının annesi babası sabah erkenden işe çıkıyor, birkaçının evinde yeterli yiyecek bile olmayabiliyor.
Afiş "kahvaltı edin, notunuz yükselsin" diyor. Sevgül'ün aklındaki soru ise başka: Kahvaltı mı notu yükseltiyor, yoksa kahvaltıyı mümkün kılan düzen hem kahvaltıyı hem de notu mu getiriyor?
Soru
Aynı insanlarda iki şey bir arada bulunduğunda, bu birlikteliğin bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu ne zaman söyleyebiliriz, ne zaman söyleyemeyiz ve bir ilişkinin nedensel olup olmadığını düşünmek için hangi soruları sorarız?
Nasıl işler
Sağlık haberlerinin çok büyük bir kısmı iki şeyin birlikte görüldüğünü anlatır: kahve içenlerde şu daha az, yürüyenlerde bu daha seyrek, kahvaltı edenlerde notlar daha yüksek. Bu birliktelikler çoğu zaman gerçektir. Asıl soru, birliktelikten nedene geçilip geçilemeyeceğidir.
Bir korelasyonun arkasında en az dört farklı hikâye olabilir. Birincisi, gerçekten birinin ötekine yol açmasıdır. İkincisi, üçüncü bir etkenin ikisine birden yol açmasıdır: Sevgül'ün düşündüğü ev düzeni hem kahvaltıyı hem başarıyı getirebilir. Bunu bir sonraki derste ayrıntılı göreceğiz. Üçüncüsü, rastlantıdır: yeterince çok şey ölçülürse bazıları şans eseri birlikte değişir. Dördüncüsü ise yönün tersine dönmesidir.
Ters nedensellik sağlıkta sık görülür. Kendini yorgun hisseden biri yürüyüşe çıkmayı bırakır; sonra "yürümeyenlerde yorgunluk daha sık" bulunur. Ağır hastalığı olanlar bir besini doktor önerisiyle azaltır; sonra o besini az yiyenlerde ölüm daha sık görünür. Gözlemsel bir çalışmada hangi şeyin önce geldiğini bilmek bu yüzden çok önemlidir.
Bir ilişkinin nedensel olup olmadığını tek bir testle anlayamayız. Ama düşünmeyi düzenleyen sorular var. İngiliz istatistikçi Austin Bradford Hill 1965'te bu soruları bir konuşmada bir araya getirdi ve onlara bir ölçüt listesi değil, "bakış açıları" dedi. İlişki ne kadar güçlü? Farklı yerlerde, farklı insanlarda, farklı yöntemlerle tekrar ediyor mu? Neden sonuçtan önce mi geliyor? Maruziyet arttıkça etki de artıyor mu? Biyolojik olarak akla yatkın mı, bildiklerimizle uyumlu mu? Maruziyet ortadan kalkınca etki azalıyor mu? Benzer başka durumlar var mı? Bu soruların hiçbiri tek başına nedenselliği kanıtlamaz; birlikte, bir ilişkinin ne kadar ciddiye alınması gerektiğini tartmamıza yardım eder.
Kanıt
Bu bakış açılarının en iyi işlediği örnek, önceki derslerde gördüğümüz sigaradır. Doll ve arkadaşlarının elli yıllık hekim kohortu Hill'in sorularının birçoğuna aynı anda cevap veriyor.
Tersine bir örnek de var. NEJM'de 2012'de yayımlanan kısa bir yazı, ülkelerin kişi başı çikolata tüketimini nüfusa oranla Nobel ödülü sayılarıyla karşılaştırdı ve ikisinin birlikte arttığını gösterdi. Yazı yarı mizahi bir dille, korelasyonun nedenselliğe çevrilmesinin ne kadar kolay olduğunu hatırlatan bir tartışma başlattı. Zengin ülkelerde hem çikolata hem bilim yatırımı daha fazladır.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"İki şey birlikte görülüyorsa biri ötekinin nedenidir."
Birliktelik, ortak bir üçüncü etkenden, ters yönlü bir ilişkiden ya da rastlantıdan da doğabilir. Kahvaltı ile not, çikolata ile Nobel arasındaki ilişkiler gerçek olabilir; nedensel olmaları ise ayrı bir sorudur.
Yaygın yanlış"Korelasyon nedensellik değildir, o hâlde gözlemsel çalışmalar hiçbir şey kanıtlamaz."
Bu cümlenin ilk yarısı doğru, ikinci yarısı yanlış. Güçlü, tutarlı, zaman sırası doğru, doz arttıkça artan ve maruziyet kalkınca azalan bir ilişki, deney yapılmadan da nedensel kabul edilebilir. Sigaranın zararı böyle kuruldu.
Yaygın yanlış"İlişki çok güçlüyse kesin nedenseldir."
Güç önemli bir işarettir, ama tek başına yetmez. Güçlü bir ilişki de ters nedensellikten ya da güçlü bir üçüncü etkenden doğabilir. Hill'in bakış açıları bu yüzden birlikte tartılır.
Sayılarla
Doll ve arkadaşlarının kohortu Hill'in "doz arttıkça etki artar" ve "maruziyet kalkınca etki azalır" sorularına sayılarla cevap veriyor. Sigarayı 60 yaşında bırakanlar yaklaşık 3 yıl, 50 yaşında bırakanlar 6 yıl, 40 yaşında bırakanlar 9 yıl, 30 yaşında bırakanlar 10 yıl yaşam beklentisi kazandı. Sigaraya ne kadar uzun süre maruz kalınırsa kayıp o kadar büyük, ne kadar erken bırakılırsa kazanç o kadar büyüktü. 1920'lerde doğanlarda orta yaşta ölüm olasılığı, hiç içmeyenlerde yüzde 24 iken sigara içenlerde yüzde 42'ye çıkıyordu; bu, aşağı yukarı üç katlık bir ölüm hızı oranına karşılık geliyordu.
Bu düzenli basamaklar, bir korelasyonun nedensel olduğunu düşündüren en güçlü işaretlerden biridir. Eğer sigara içenlerle içmeyenler arasındaki fark yalnız başka bir etkenden kaynaklansaydı, sigarayı bırakmak ölüm riskini bu kadar düzenli biçimde ve bırakılan yaşa göre basamak basamak değiştirmezdi.
Herkes için aynı mı?
Bir ilişki bir grupta nedensel olabilir, başka bir grupta olmayabilir. Kahvaltı ile not arasındaki ilişki, yeterli beslenemeyen çocuklarda gerçekten nedensel bir bileşen taşıyabilir: aç bir çocuk derse odaklanmakta zorlanır. Ama aynı ilişki, evde düzenli beslenen ama sabah iştahı olmayan bir çocukta büyük ölçüde ev düzeninin yansıması olabilir. Afişin herkese aynı öneriyi vermesi bu farkı gizliyor. Benzer biçimde, bir besinle bir hastalık arasındaki ilişki bir ülkede güçlü, başka bir ülkede zayıf olabilir; çünkü o besinle birlikte gelen alışkanlıklar ve yaşam koşulları ülkeden ülkeye değişir. Bir korelasyon okurken "bu ilişki benim gibi insanlarda ve benim yaşadığım koşullarda da geçerli mi?" diye sormak gerekir.
Ne zaman hekime?
Bir haberde okuduğun bir ilişkiye dayanarak, örneğin "şunu yiyenlerde kanser daha az görülüyor" diye bir besini aşırı tüketmeye ya da bir ilacı bırakmaya karar vermeden önce hekiminle konuş; ilişkinin nedensel olup olmadığı ve senin durumuna uyup uymadığı ayrı sorulardır. Kendi hayatında iki şeyin birlikte değiştiğini fark edersen, örneğin yeni bir ilaca başladığın dönemde uykunun bozulduğunu ya da belirli bir besinden sonra bir şikâyetin arttığını, bunu not et ve muayenede anlat; hekim bunun bir neden mi yoksa bir rastlantı mı olduğunu değerlendirmene yardım eder. Ani ve ağır bir belirti ortaya çıkarsa nedenini düşünmeye vakit ayırmadan 112'yi tuşla.
Kendi hayatında
Sevgül'ün afişi her yerde karşımıza çıkar. Bu hafta onlardan birini Hill'in sorularıyla tartacaksın.
Puanın yüksek ya da düşük olması önemli değil; gerekçeni yazabiliyor olman önemli. Aynı haberi bir arkadaşınla ayrı ayrı puanlayıp gerekçelerinizi karşılaştırırsanız, aynı birliktelikten ne kadar farklı sonuçlara varılabildiğini de görürsünüz.
Kapanış
- Korelasyon iki şeyin birlikte değiştiğini gösterir; arkasında gerçek bir neden, üçüncü bir etken, ters yönlü bir ilişki ya da rastlantı olabilir.
- Ters nedensellik sağlıkta sık görülür: hastalık bir alışkanlığı değiştirir, sonra o alışkanlık hastalığın nedeni gibi görünür.
- Hill'in bakış açıları, yani ilişkinin gücü, tutarlılığı, zaman sırası, doz arttıkça etkinin artması ve akla yatkınlığı birlikte tartıldığında, deney yapılamayan sorularda da nedensellik güvenle kurulabilir; sigara bunun örneğidir.
Beş soru
- Bir araştırma, ev hayvanı olan yaşlılarda depresyonun daha az görüldüğünü bulmuş. Bu ilişkiyi ters nedensellikle nasıl açıklayabilirsin?
- Kahvaltı ile not arasındaki ilişkiyi açıklayabilecek üçüncü bir etken söyle.
- Doll'un kohortunda sigarayı bırakma yaşı ile kazanılan ömür arasındaki ilişki Hill'in hangi bakış açısını destekliyor?
- Hill 1965'te sunduğu soruları zorunlu ölçütler olarak mı, bakış açıları olarak mı tanımladı ve bu fark neden önemli?
- Ülkelerin çikolata tüketimi ile Nobel ödülü sayısı arasındaki ilişkiye bakarak, çikolata yemenin zekâyı artırdığı söylenebilir mi?
Yanıtlar
Depresyonda olan biri bir hayvana bakmayı daha az isteyebilir ya da bakımını üstlenecek gücü kendinde bulamayabilir. Bu durumda depresyon ev hayvanı sahibi olmayı azaltır; ok, hayvandan depresyona değil, depresyondan hayvana doğru işler.
Ev düzeni, ailenin gelir düzeyi, uyku saatleri ya da ebeveynlerin çocuğun okuluyla ilgilenme düzeyi. Bunların her biri hem kahvaltıyı hem de okul başarısını etkileyebilir.
Bu ilişki, maruziyet ile etki arasındaki basamaklı ilişkiyi ve maruziyet ortadan kalkınca etkinin azalmasını destekliyor. Ne kadar erken bırakılırsa kazanç o kadar büyük; bu düzenli basamaklar nedensel bir ilişkiyi düşündürür.
Hill onları bakış açıları olarak sundu. Bu fark önemlidir, çünkü bu soruların hiçbiri tek başına zorunlu değildir; bir ilişki bazılarını karşılamadan da nedensel olabilir. Onları bir kontrol listesi gibi değil, birlikte tartılacak işaretler gibi kullanmak gerekir.
Hayır. Bu ilişki ülke düzeyinde bir birlikteliktir ve kolayca üçüncü bir etkenle, örneğin ülkelerin zenginliğiyle ve bilime yatırımıyla açıklanabilir. Üstelik ülke düzeyindeki bir ilişki, o ülkedeki tek tek insanlar hakkında bir şey söylemez.
Sonraki derse köprü
Kahvaltı afişinde Sevgül'ün aklına gelen ev düzeni, bir ilişkiyi açıklayabilecek üçüncü bir etkendi. Araştırmacılar bu tür etkenlere özel bir ad verir ve onları hesaba katmak için yöntemler geliştirmiştir. Sıradaki derste karıştırıcı değişkenin ne olduğunu, bir ilişkiyi nasıl gizleyebildiğini ya da tamamen uydurabildiğini göreceğiz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.