İçeriğe geç

19.3 · Seviye 2 · Vücut Nasıl Çalışır?

Güneş ve deri

UV türlerini, güneş koruyucuyu ve D vitamini dengesini açıklar

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M19, Deri, Saç, Tırnak · 2.294 kelime · 7 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Ağustosun son pazarı, öğleye yarım saat var. Erol, kızı Büşra ve beş yaşındaki torunu Çınar, Karadeniz kıyısındaki üç günlük tatilin son gününü plajda geçiriyor. Gökyüzü yer yer bulutlu, rüzgâr serin; Çınar kovasıyla suya koşmak istiyor.

Büşra çantasından güneş koruyucu tüpünü çıkarıyor. Telefonundaki hava durumu uygulaması o saat için UV indeksini 8 gösteriyor, yanında mor bir uyarı.

Erol elini kaldırıyor. "Sürme şunu çocuğa. Güneş D vitamini demek, kemiği güçlenir. Hem içi kimyasal dolu, deriden kana geçiyormuş, televizyonda söylediler."

Büşra tüpe bakıyor: önde büyük harflerle "SPF 50". Dün akşam Çınar'ın omuzları biraz pembeleşmişti, ama dün de hava bulutluydu. "Baba, bulut var diye dün sürmedik."

"Bulutta güneş yakmaz," diyor Erol. "Biz çocukken krem mi vardı? Kapkara olurduk, kimseye bir şey olmadı."

Büşra tüpün kapağını açıp kapatıyor. Babasının cümlelerinin hangisi doğru, bilmiyor.

Soru

Güneşin hangi ışınları deriye neler yapar, telefondaki UV indeksi ve tüpteki SPF neyi ölçer ve güneş koruyucu D vitamini ile kremdeki kimyasallar konusunda gerçekten bir bedel öder mi?

Nasıl işler

Melanin ve ten çeşitliliği dersinde derinin kendi pigmentini kalkan gibi kullandığını gördük. Bu kalkanın neye karşı kurulduğunu anlamak için güneş ışığının görünmeyen kısmına bakalım.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ortaklarının 2002'de yayımladığı UV indeksi rehberi, morötesi (ultraviyole, UV) ışınımı dalga boyuna göre üçe ayırır. En kısa dalgalı UVC atmosferde tamamen tutulur. UVB'nin yaklaşık yüzde 90'ı ozon, su buharı, oksijen ve karbondioksit tarafından emilir. En uzun dalgalı UVA atmosferden en az etkilenir. Bu yüzden yere ulaşan UV'nin büyük kısmı UVA, küçük bir kısmı UVB'dir.

Uzun süre güneşin kanser yapan kısmının yalnız UVB olduğu düşünüldü. Boniol ve arkadaşlarının 2012 meta-analizinin aktardığına göre Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) 2009'da bütün UV yelpazesini ve solaryum cihazlarını "insanlar için kanserojen" sınıfına, Grup 1'e koydu.

Erol'un "bulutta güneş yakmaz" cümlesinin kökü burada. DSÖ rehberine göre güneşte hissettiğimiz sıcaklık UV'den değil kızılötesi ışınlardan gelir; deriyi yakan UV hissedilmez. Serin rüzgâr sıcaklığı alır, UV'yi almaz.

Rehber değerleri beş gruba ayırır: 2 ve altı düşük, 3 ile 5 arası orta, 6 ile 7 arası yüksek, 8 ile 10 arası çok yüksek, 11 ve üstü aşırı. 2 ve altında olağan koşullarda korunma gerekmez; 3 ve üstünde öğle saatlerinde gölge aranmalı, gömlek, şapka ve güneş koruyucu kullanılmalı; 8 ve üstünde öğle saatlerinde dışarıda olmaktan kaçınılmalı. Rehber "kaç dakikada yanarsın" diye süre vermeyi önermez: insanlar bunu korumasız güneşin güvenli bir payı gibi okuyor, oysa yanık olmasa da biriken UV deri kanserinde büyük rol oynar.

Aynı rehbere göre hafif bulut UV'nin yüzde 80'e kadarını geçirebilir; taze kar UV'nin yüzde 80'e kadarını, kuru kum yaklaşık yüzde 15'ini, deniz köpüğü yaklaşık yüzde 25'ini geri yansıtır. Yarım metre su altında bile UV yüzeydekinin yüzde 40'ı kadardır.

Bu tanımı Wilhelm ve arkadaşlarının 2001'de kızarıklık ölçüm yöntemlerini karşılaştırdığı çalışma veriyor. Tüpteki "50" sayısının bir ön koşulu var: laboratuvardaki kadar kalın sürülmesi. Kremler filtrelerine göre kabaca mineral filtreli ve kimyasal filtreli diye ikiye ayrılır; Erol'un kaygısı ikincisine yöneliyor.

Kanıt

Kremin kanserden koruduğuna dair en güçlü veri Avustralya'daki Nambour kasabasından geliyor. Green ve arkadaşlarının 1999'da Lancet'te yayımladığı denemede 1.621 yetişkin, dört buçuk yıl boyunca baş, boyun, kol ve ellere her gün SPF 15 ve üstü krem sürmek ya da kremi istediği gibi kullanmak üzere kurayla ayrıldı. Bazal hücreli deri kanserinde fark çıkmadı; skuamöz hücreli deri kanserinde ise her gün sürenlerde tümör sayısı belirgin biçimde daha azdı.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Bulutlu havada güneş yakmaz."
Doğrusu

Hafif bulut UV'nin büyük kısmını geçirir; sıcaklık hissi kızılötesinden geldiği için serin, bulutlu bir günde yanık fark edilmeden oluşur. Kar, kum ve su yansımayla maruziyeti artırır.

Yaygın yanlış"Güneş koruyucu sürersen D vitamini yapamazsın."
Doğrusu

Lamba altında krem üretimi baskılıyor, ama gerçek hayattaki denemelerde günlük kullanım D vitamini düzeyini düşürmedi. Passeron ve arkadaşlarının 2019'daki uzman panelinin vardığı sonuç da aynı yönde; panelde bir kozmetik firmasının çalışanları da bulunduğu için bu uzlaşı bağımsız derlemeyle birlikte okunmalı.

Yaygın yanlış"Önce solaryumda biraz bronzlaşırsan güneş seni yakmaz."
Doğrusu

DSÖ rehberine göre açık tende koyu bir bronzluk bile SPF 4 dolayında bir korumaya denk düşer. Solaryum ise IARC'nin Grup 1 listesinde.

Sayılarla

Nambour'da dört buçuk yılın sonunda skuamöz hücreli deri kanserlerinde yüz bin kişi başına tümör sayısı her gün krem sürenlerde 1.115, isteğe bağlı kullananlarda 1.832'ydi; bazal hücreli kanserde fark yoktu. On yıllık izlemde melanom 11'e karşı 22, ilerlemiş melanom 3'e karşı 11'di.

Boniol'un derlemesine göre yıllık her ek solaryum seansı melanom riskini yaklaşık yüzde 1,8 artırıyor; 2008'de Batı Avrupa'daki 18 ülkede 3.438 melanom vakası solaryuma bağlanabiliyordu, 2.341'i kadınlarda.

Etiket de kesin bir sayı değil: Miksa ve arkadaşlarının 44 ürünlük çalışmasında aynı ürün farklı laboratuvarlarda SPF 30, 50 ya da 50+ etiketi alabilecek kadar farklı ölçüldü. Matta ve arkadaşlarının 2019'daki ilk denemesine 24 gönüllü katıldı; krem bedenin dörtte üçüne, günde dört kez, dört gün boyunca sürüldü. 2020'deki ikinci denemeye 48 gönüllü katıldı ve döküntü 14 kişide görüldü. Kandaki düzeylerin hepsi FDA'nın mililitrede yarım nanogramlık eşiğini aştı; bu bir zarar sınırı değil, ek inceleme eşiğidir.

DSÖ rehberine göre günlük UV'nin yüzde 60'ı sabah on ile öğleden sonra iki arasında alınır; gölge UV'yi yüzde 50 ya da daha fazla azaltabilir.

Herkes için aynı mı?

Çocuklar ilk sırada. DSÖ rehberi, UV'ye özellikle duyarlı oldukları için bebeklerin ve küçük çocukların ayrıca korunmasını ister. Erol'un "biz çocukken" cümlesi bir hafıza, bir ölçüm değil.

Ten tonu ikinci büyük farktır. DSÖ rehberine göre melanomların çoğu, Melanin ve ten çeşitliliği dersindeki Fitzpatrick sınıflamasında kolay yanan açık tenlerde görülür. Ama koyu tende risk sıfır değildir. Gloster ve Neal'ın 2006 derlemesine göre deri kanseri koyu tende daha seyrektir ama sonucu çoğu zaman daha ağırdır ve melanom ile skuamöz hücreli kanser bu grupta genellikle güneş görmeyen bölgelerde çıkar. DSÖ rehberi de UV'nin göze ve bağışıklığa etkisinin ten tipinden bağımsız olduğunu ekler.

Yaş da hesaba girer: solaryuma 35 yaşından önce başlamak daha yüksek riskle ilişkiliydi. Yaşam koşulları da: DSÖ'ye göre kapalı mekânda çalışanlar, açık havada çalışanların yıllık UV'sinin yüzde 10 ile 20'si kadarını alır. DSÖ'nün güncel bilgi sayfası, gölgenin ve giysinin kremden daha iyi koruduğunu yazar; bu, açık havada çalışan biri için de en ucuz yoldur. D vitamini tarafında koyu tenliler, bedenini örtenler ve evden az çıkan yaşlılar ayrı bir durumdadır; bunu Kalsiyum, D vitamini, kemik dersinde konuştuk.

Ne zaman hekime?

MedlinePlus'ın güneş yanığı sayfası bazı durumları ayırır. Yanığa ateş eşlik ediyorsa ya da güneş sonrası titreme, bulantı, döküntü başladıysa bir sağlık kuruluşuna git. Şiddetli ağrılı su kabarcıkları ya da ağrıyan, ışığa bakamayan gözler de muayene gerektirir.

Daha ağır tablo şok ve sıvı kaybıdır. Çocuk ya da yetişkin bayılacak gibi oluyorsa, deri soluk, soğuk ve nemliyse, nabız ve soluk hızlanmışsa, aşırı susuzluk varken saatlerdir idrar yapmamışsa ve gözleri çökmüşse bu bir yanık bakımı değil acil bir durumdur; 112 bu iş için var.

Güneşten ayrı ama bağlantılı bir işaret de değişen bir ben. Hangi değişikliğin hekime götürüleceğini İnternette belirti aramak dersinde konuştuk.

Kendi hayatında

Erol'un cümlelerine dönelim. "Bulutta yakmaz": DSÖ rehberi buna açıkça hayır diyor; Büşra'nın telefonundaki 8 ise rehberin "öğle saatlerinde dışarıda olmaktan kaçın" dediği eşiğin tam üstünde. "D vitamini alsın": günlük hayatta krem kullanımının D vitaminini düşürdüğüne dair kanıt zayıf; Çınar sabah ve akşamüstü de dışarıda. "İçi kimyasal dolu": bazı filtrelerin kana geçtiği doğru ve FDA bu yüzden daha fazla araştırma istiyor; ama kana geçmek ile zarar vermek aynı şey değil. Kaygısı süren biri mineral filtreli bir krem seçebilir ya da korumanın büyük kısmını şapka, tişört ve gölgeyle sağlayabilir. Öğle saatinde, indeks 8 iken, DSÖ'nün cevabı tek bir önlem değil, hepsinin birlikte kullanılması.

Kapanış

  1. Yere ulaşan UV'nin çoğu UVA, küçük bir kısmı UVB'dir; ikisi de kanserojen sayılır ve deriyi yakan UV sıcak olarak hissedilmez, bu yüzden serin ve bulutlu günlerde de yanık olur.
  2. UV indeksi 3 ve üstünde DSÖ gölge, giysi, şapka ve krem önerir; SPF esas olarak UVB korumasını ölçer ve laboratuvardaki kalınlıkta sürülmediğinde etiketteki korumayı vermez.
  3. Günlük kremin skuamöz hücreli kanseri azalttığına dair deneme kanıtı var, melanom için bulgu umut verici ama sınırda; D vitamini kaybı ve filtrelerin kana geçmesi kaygıları ise eldeki veride bir zarar olarak gösterilmiş değil.

Beş soru

  1. UVA, UVB ve UVC'nin atmosferden geçerken başına ne gelir ve yere ulaşan UV'nin çoğu hangi türdür?
  2. UV indeksi neyi ölçer ve DSÖ rehberi 3 ile 8 değerlerinde hangi önerileri yapar?
  3. Nambour denemesi ve on yıllık izlemi güneş koruyucunun hangi kanserlerde etkili olduğunu, hangisinde emin olunamadığını gösterdi?
  4. Petersen ve Wulf'a göre tüpteki SPF ile gerçek hayattaki koruma neden farklıdır ve bu farkı azaltmak için ne öneriyorlar?
  5. Matta ve arkadaşlarının denemeleri neyi gösterdi, neyi göstermedi?

Yanıtlar

UVC atmosferde tamamen, UVB yaklaşık yüzde 90 oranında emilir; UVA en az etkilenir. Yere ulaşanın çoğu UVA'dır.

UV indeksi, yere ulaşan güneş UV'sinin deriyi kızartma gücüne göre ağırlıklandırılmış düzeyidir. 3 ve üstünde öğle saatlerinde gölge, gömlek, şapka ve krem; 8 ve üstünde öğle saatlerinde dışarıda olmaktan kaçınma önerilir.

Her gün krem sürenlerde skuamöz hücreli kanser tümörleri azaldı, bazal hücreli kanserde fark çıkmadı. On yıllık izlemde melanom 11'e karşı 22'ydi; sayılar küçük, anlamlılık sınırda.

SPF, laboratuvarda belirli bir kalınlıkta sürülen kremle ölçülür; insanlar gerçekte bunun kabaca beşte biri ile yarısı arasında bir miktar sürüyor. Yazarlar güneşe çıkmadan önce sürmeyi ve bir saat içinde bir kez yenilemeyi öneriyor.

Kimyasal filtrelerin tek bir sürümden sonra bile FDA'nın ek araştırma eşiğini aşarak kana geçtiğini gösterdi. Bir zarara yol açtığını göstermedi; kısa sürdü ve mineral filtreleri incelemedi.

Sonraki derse köprü

Plajdan dönüş yolunda Büşra, pansiyon banyosunda bıraktığı küçük şişeleri düşünüyor: "bariyer onarıcı" yazan bir losyon, "yaşlanma karşıtı" bir serum, "gözenek sıkılaştırıcı" bir tonik. Güneş koruyucunun ne yaptığını en azından bir denemeye dayanarak söyleyebiliyoruz. Cilt bakımı rafındaki öteki vaatlerin hangisi deriye gerçekten bir şey yapıyor, hangisi yalnız ambalajda duruyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.