İçeriğe geç

17.6 · Seviye 2 · Vücut Nasıl Çalışır?

Gürültü ve kulak

Gürültüye bağlı işitme kaybını ve kulaklık kullanımını bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M17, Duyular · 2.300 kelime · 9 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Pazar sabahı, yurt odası. Berk gözünü açtığında ilk fark ettiği şey sessizliğin sessiz olmaması. Kafasının içinde, iki kulağında birden, ince ve düz bir vınlama var; buzdolabı motoru gibi ama oda boş. Dün gece kampüsün yakınındaki salonda üç saatlik bir konserdeydiler. Hoparlörün iki adım önünde durmuşlardı, çünkü Emre "en iyi yer burası" demişti.

Emre alt ranzadan bir şey söylüyor. Berk sesi duyuyor ama kelimeler pamuğun arkasından geliyor gibi. "Ne?" diyor. Emre tekrarlıyor: "Kahvaltıya iniyor musun diyorum. Sende de mi çınlıyor? Bende de var, öğlene geçer. Geçen yaz festivalden sonra iki gün sürmüştü, sonra hiçbir şey kalmadı."

Berk telefonunu alıyor. Ekranda bir gece önce gelmiş, okunmamış bir bildirim: "Kulaklık ses düzeyi: son yedi günde önerilen sınırın üstünde dinlediniz." Spor salonunda Okan'ın açtığı müziği bastırmak için, yemekhanenin uğultusunda, otobüste kulaklığın sesini hep bir tık daha açtığını hatırlıyor. Bildirimi kapatmak üzereyken Emre'nin "hiçbir şey kalmadı" cümlesi aklına takılıyor. Hiçbir şey kalmadığını nereden biliyor?

Soru

Gürültü kulağa nasıl zarar verir, ses düzeyi ile süre bu zararı nasıl birlikte belirler ve konser ertesi geçen bir çınlama, kulağın hiçbir iz taşımadığını gösterir mi?

Nasıl işler

Ekran başında yorulan göz, ekran kapanınca dinlenir. Kulakta durum farklıdır: işitme ve denge dersinde kokleadaki tüy hücrelerinin titreşimi sinir sinyaline çevirdiğini ve olgun kokleada kaybolan tüy hücresinin yenilenmediğini konuşmuştuk. Gürültünün hikâyesi bu iki bilginin üstüne kurulur.

Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli dinleme sayfasına göre yüksek ses duyu hücrelerini yorar; sonuç geçici bir işitme azalması ya da çınlamadır ve hücreler toparlandıkça çoğunlukla düzelir. Düzenli tekrarlanan yüksek ya da uzun süreli seste ise hasar kalıcı olabilir.

Aynı derleme iki tür eşik kaymasını birbirinden ayırır. Eşik, kulağın duyabildiği en kısık sestir; gürültüden sonra bu eşik yükselir, yani kulak kısık sesleri artık duyamaz. Bu yükselme 24 ile 48 saat içinde geri dönüyorsa geçici eşik kayması (temporary threshold shift) denir. Gürültüden on dört gün sonra hâlâ süren kayıp ise kalıcı eşik kaymasına işaret eder.

Zararı belirleyen tek başına desibel değildir; desibel ile süre birlikte çalışır. Güvenli dinleme hesaplarının arkasında eşit enerji fikri yatar: kulağın aldığı toplam ses enerjisi hem şiddete hem süreye bağlıdır, bu yüzden ses yükseldikçe aynı enerjiye çok daha kısa sürede ulaşılır. Dillard ve arkadaşlarının makalesi bunu değişim oranı (exchange rate) adıyla anlatır. Haftada kırk saat 80 desibel güvenli kabul edilirse ve değişim oranı 3 desibel alınırsa, her 3 desibellik artış güvenli süreyi yarıya indirir. Bu hesapla 92 desibellik bir ses için güvenli süre iki buçuk saate, 101 desibellik bir ses için on dokuz dakikaya iner.

Berk'in bildirimi de bu mantıkla çalışıyor: tek bir yüksek şarkıyı değil, yedi günde biriken dozu ölçüyor.

Kanıt

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Çınlama ertesi gün geçtiyse kulağıma bir şey olmamıştır."
Doğrusu

Geçen çınlama, duyu hücrelerinin o seferlik toparlandığını gösterir. Farelerde eşiği tamamen geri dönen bir gürültünün sinir uçlarında kalıcı kayıp bıraktığı gösterildi; insanda bunun ne kadar geçerli olduğu tartışmalı. Kesin olan, kaybedilen tüy hücresinin geri gelmediğidir.

Yaygın yanlış"Ses benim için rahatsız edici değilse zararsızdır."
Doğrusu

Dünya Sağlık Örgütü 80 desibelin altındaki seslerin işitmeye zarar vermesinin olası olmadığını yazıyor; sınır bunun hemen üstünde başlıyor. Aynı kurumun tablosunda 85 desibel, yani araç içinden duyulan yoğun trafik sesi, haftada on iki buçuk saatte güvenli sınıra ulaşıyor. Rahatsızlık hissi bir ölçü aleti değildir; ölçüyü desibel ve süre birlikte verir.

Yaygın yanlış"Kulak tıkacı takarsam müziği duyamam, konserin anlamı kalmaz."
Doğrusu

Kulak koruyucu sesi kesmez, kısar. Tikka ve arkadaşlarının derlemesinde koruyucular maruziyeti ortalama yaklaşık 20 desibel düşürüyor. Ortalaması 104 ile 112 desibel arasında olan bir mekânda bu azalma kulağa ulaşan sesi kabaca 84 ile 92 desibele çeker; tabloda bu aralıkta haftalık güvenli süre dakikalardan saatlere çıkar.

Sayılarla

Dillard ve arkadaşlarının makalesine göre kişisel dinleme cihazı kullananlar sesi 105 desibele kadar açabiliyor, eğlence mekânlarındaki ortalama ses düzeyi 104 ile 112 desibel arasında değişiyor. Dünya Sağlık Örgütü tablosunda 105 desibelin haftalık güvenli süresi sekiz dakika. Berk'in salonunu kimse ölçmedi; ses bu aralıktaysa, üç saat haftalık dozun çok üstündedir.

Gençlerde güvenli olmayan dinleme yaygın: kulaklık kullananların yaklaşık dörtte biri, eğlence mekânlarına gidenlerin yaklaşık yarısı. Çınlama ise yetişkinlerin yüzde 14,4'ünde görülüyor; Jarach ve arkadaşları bunun dünyada 740 milyonu aşkın yetişkine, büyük sorun olarak yaşayanların ise 120 milyonu aşkın kişiye karşılık geldiğini hesapladı.

İş yeri sınırları da aynı mantıkla kurulur ama ülkeden ülkeye değişir. Natarajan ve arkadaşlarının derlemesine göre ABD'de NIOSH sekiz saatlik vardiyada 85 desibeli, OSHA ise 90 desibeli tam günlük doz olarak alır; Avrupa Komisyonu da 2009'da yeni kişisel müzik cihazlarında varsayılan çıkışı 85 desibele ayarlamayı ve sesi en yükseğe çıkarana uyarı göstermeyi zorunlu tuttu.

Herkes için aynı mı?

Hayır. Çınlama yaşla belirgin biçimde artıyor: 18–44 yaşta yüzde 9,7'den 65 yaş üstünde yüzde 23,6'ya. Jarach ve arkadaşlarının analizinde kadınlarla erkekler arasında anlamlı bir fark çıkmadı.

Gürültü, eşit dağılmış bir risk de değil. Fabrikada, madende, inşaatta çalışan sesi kendisi seçmiyor; Tikka ve arkadaşlarının derlemesi dünyada milyonlarca çalışanın işitme bozukluğu riskini artıran gürültüye maruz kaldığını yazıyor. Koruyucunun sağlanıp öğretilmesi ülkeye ve işverene göre değişiyor. NHS de çınlamayı yalnız gürültüyle değil, diyabet ve tiroid hastalıkları gibi durumlarla, kaygı ve depresyonla da ilişkilendiriyor. Yeni bir ilaçtan sonra başlayan çınlamayı ilacı yazan hekime söyle; NHS bazı ilaçları olası nedenler arasında sayıyor.

Ne zaman hekime?

Konser ertesi iki kulakta birden duyulan ve saatler içinde azalan bir çınlama, Dünya Sağlık Örgütü'nün tarif ettiği hücre yorgunluğuna uyar. Tunkel ve arkadaşlarının kılavuzu tek kulakta olan, altı aydan uzun süren ya da işitme güçlüğüyle gelen çınlamada kapsamlı işitme testinin geciktirilmemesini öneriyor.

Bazı biçimler beklemeye bırakılmaz. NHS, kalp atışıyla aynı ritimde atan çınlamada hekimle acil bir görüşme ister. Bir kafa travmasından sonra başlayan çınlamada, çınlamaya ani işitme kaybı, yüzde güçsüzlük ya da odanın dönmesi eşlik ettiğinde ise acil serviste değerlendirme gerekir; böyle bir durumda kendin araba kullanma, 112'yi çağır. Berk'in uğultusu konserden sonra iki kulakta birden başladı; tek kulakta işitme bir anda düştüyse durum başkadır ve ani işitme kaybı olabilir; işitme ve denge dersinde andığımız kılavuz, işitme testinin ilk iki hafta içinde, olabildiğince erken yapılmasını istiyordu. Kalabalıkta konuşmaları kaçırıyor, kapı zili gibi tiz sesleri eskisi kadar duymuyorsan bu da işitme testinin gerekçesidir.

Kendi hayatında

Berk'in elindeki en iyi araç, kapatmak üzere olduğu bildirim. Önemli olan tek bir rakam değil, sesi hangi ortamda ve neden açtığını görmek. Yemekhanede, otobüste, spor salonunda sesi açmanın asıl nedeni dışarıdaki gürültü; gürültü önleyici ve kulağa iyi oturan bir kulaklık, aynı müziği daha düşük sesle duymayı sağlayabilir.

Konser gibi kaçınmak istemediğin yerler için yapılacak şey basit: hoparlörden uzaklaşmak, araya sessiz molalar koymak ve kulak tıkacı takmak. Tıkacın paketindeki takma talimatını bir kez gerçekten okumak, derlemedeki 8,59 desibellik farkın gündelik karşılığıdır.

Kapanış

  1. Gürültü, iç kulağın yenilenmeyen tüy hücrelerini ve onlara bağlanan sinir uçlarını yorar ve tekrarlandıkça kalıcı olarak hasarlar; gürültüye bağlı işitme kaybı çoğunlukla yavaş, sessiz ve geri dönüşsüz ilerler.
  2. Zararı desibel ile süre birlikte belirler: 3 desibellik değişim oranıyla her 3 desibellik artış güvenli süreyi yarıya indirir; haftada 40 saat 80 desibel güvenli sayılırken 100 desibelde bu süre yirmi dakikaya iner.
  3. Konser ertesi geçen çınlama kulağın toparlandığını gösterir ama iz bırakmadığını kanıtlamaz; nabızla atan, tek kulakta kalan ya da ani işitme kaybıyla gelen çınlama ise beklemeye bırakılmaz.

Beş soru

  1. Geçici eşik kayması ile kalıcı eşik kayması arasındaki fark nedir ve Natarajan ve arkadaşlarının derlemesi bunları hangi sürelerle ayırır?
  2. Haftada 40 saat 80 desibel güvenli kabul edildiğinde, 3 desibellik değişim oranıyla 86 desibelde haftalık güvenli süre ne olur?
  3. Kujawa ve Liberman'ın farelerde gösterdiği hasar nedir ve Prendergast ve arkadaşlarının genç yetişkinlerde aradığında bulamaması hangi iki farklı biçimde yorumlanabilir?
  4. Dillard ve arkadaşlarının hesapladığı güvenli olmayan dinleme oranları kulaklık ve eğlence mekânları için kaçtır ve bu sayılar neyi ölçmez?
  5. Hangi çınlama biçimlerinde beklemek yerine hızla değerlendirme gerekir?

Yanıtlar

Geçici eşik kaymasında gürültüden sonra kulağın duyabildiği en kısık ses düzeyi yükselir ama 24 ile 48 saat içinde eski hâline döner. Gürültüden on dört gün sonra hâlâ süren kayıp kalıcı eşik kaymasına işaret eder.

Her 3 desibellik artış süreyi yarıya indirdiği için 83 desibelde 20 saat, 86 desibelde 10 saat kalır.

Farelerde eşik tamamen geri döndüğü hâlde işitme sinirinin hücrelere bağlandığı uçlar kayboldu. Genç yetişkinlerde benzer ilişkinin görülmemesi, ya hasarın onlarda önemsiz olduğu ya da ölçümlerin onu yakalayamadığı biçiminde okunabilir.

Kulaklık için yüzde 23,81, eğlence mekânları için modelle kestirilen yüzde 48,20. Sayılar maruziyeti tahmin eder; kaç gencin gerçekten işitme kaybı yaşadığını ölçmez.

Kalp atışıyla aynı ritimde atan, kafa travmasından sonra başlayan ya da ani işitme kaybı, yüzde güçsüzlük veya dönme hissiyle gelen çınlama hızlı değerlendirme ister; tek kulakta ya da altı aydan uzun süren çınlamada işitme testi geciktirilmez.

Sonraki derse köprü

Duyular modülü burada kapanıyor: gözün odaklaması, iç kulağın sesi ve dengeyi algılaması, kokunun tada karışması, derinin ve kasların bedenin konumunu bildirmesi, ekran ve gürültünün bu sistemlere yaptıkları. Duyular dünyayı ve bedeni sürekli ölçer; bazı parçaları yıpranınca yerine yenisi konmaz.

Bu dersin tüy hücreleri bir kez kaybedilince geri gelmiyordu. Gelecek modül bedenin taşıyıcı dokularına geçiyor ve ilk olarak sert, değişmez görünen bir dokuyu aynı açıdan sorguluyor: Kemik de bir kez kurulup öylece mi kalır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.