İçeriğe geç

16.3 · Seviye 2 · Vücut Nasıl Çalışır?

Otonom sinir sistemi

Sempatik ve parasempatik sistemi açıklar

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M16, Sinir Sistemi ve Beyin · 2.294 kelime · 9 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Perşembe, saat on biri beş geçiyor. Fakültenin seminer odasında Berk dönemin ilk sunumunu yapmak üzere. Ağzı kurumuş; suyu iki kez yudumluyor, yine de dili damağına yapışıyor. Kalbini gömleğinin altında hissediyor. Kumandayı tutan avucu terli. Ilgaz başparmağını kaldırıyor.

Sunum fena geçmiyor. Merdivenlerde elleri hâlâ titriyor; yarım saat sonra kantinde acıktığını fark edince her şeyin yerine oturduğunu anlıyor.

Ertesi sabah saatinin uygulaması gece için bir "HRV" sayısı göstermiş, yanına turuncu bir yazı koymuş: "Toparlanma düşük, stres yüksek." Kahvaltıda telefonunda bir video dönüyor: "Kaygın vagus sinirinin zayıflığından. Vagus sinirini hackle: bir kâseye buz ve su koy, yüzünü on beş saniye sok, kaygın gitsin." Bu bir "zayıflık" mıydı? Kalbini kim hızlandırmış, sonra kim yavaşlatmıştı?

Soru

Sunum öncesi ağız kuruluğunu, çarpıntıyı ve terlemeyi hangi sistem başlatır, bedeni sonra kim sakinleştirir, ve bir saatin HRV puanı ya da buzlu su bu sistem hakkında gerçekte ne söyler?

Nasıl işler

Beynin bölgelerini konuşurken bilinçli işlerin beyin kabuğunda nasıl paylaşıldığına baktık. Berk'in yaşadıklarının çoğu o haritanın dışında kaldı. Kalp hızını, tükürük ve ter bezlerini, bağırsakları, göz bebeğini ve damarların genişliğini bilinçli kontrol olmadan yöneten ağa otonom sinir sistemi denir. Yönetim merkezleri beyin sapı ve hipotalamustur; buradan çıkan sinirler iki ayrı koldan organlara ulaşır.

Vagus sinirini bağırsak-beyin ekseni dersinde tanımlamıştık; burada ona parasempatik kolun ana kablosu olarak dönüyoruz. Seminer odasında sempatik kol öndeydi: kalp hızlandı, ter bezleri çalıştı, tükürük azaldı. Adrenalin kana karıştığı için titreme sunumdan sonra da sürdü. Kortizol ve stres ekseni dersindeki hormon zinciri daha yavaş işler. Kantindeki açlık, parasempatik kolun yeniden ağırlık kazandığının işaretlerinden biriydi.

Bu iki etiket iyi bir başlangıç, ama iki yerde eksik kalır. Birincisi, kollar biri açılınca öbürü kapanan bir şalter değildir. Kalp dinlenirken bile iki koldan aynı anda sürekli uyarı alır; dinlenme nabzı bu iki kuvvetin dengesidir. Tansiyonu koruyan basınç refleksinde kollar gerçekten ters yönde çalışır, ama dalış refleksi gibi pek çok refleks ikisini birlikte devreye sokar. İkincisi, "sempatik kötü, parasempatik iyi" diye bir hiyerarşi yoktur. Ayağa kalkarken, merdiven çıkarken, sunum yaparken sempatik kola ihtiyacın var.

Bu dengenin dışarıdan görülen izlerinden biri kalp hızı değişkenliğidir (heart rate variability, kısaca HRV). Sağlıklı kalp metronom gibi atmaz: iki atım arasındaki süre nefes alırken biraz kısalır, verirken uzar. HRV, ardışık atımlar arasındaki bu milisaniyelik farkların büyüklüğünü ölçer. Kısa kayıtlardaki hızlı dalgalanmaların çoğu vagusun kalp üzerindeki etkisinden geldiği için araştırmacılar bazı HRV ölçülerini kardiyak vagal tonusun dolaylı göstergesi olarak kullanır. Dolaylı kelimesi önemli: HRV vagusun kendisini değil, kalbin ritmine bıraktığı izi ölçer ve bu iz nefes hızına, duruşa, kaydın süresine, yaşa ve cinsiyete göre değişir.

Yüzü soğuk suya sokmak da bilinen bir refleksi tetikler. Nefes tutulup yüz soğuk suya girince kalp yavaşlar, soluk durur ve kol ile bacaktaki damarlar daralır. Buna dalış refleksi (diving reflex) denir; oksijeni beyne ve kalbe saklayan eski bir korumadır ve kalbi yavaşlatan kol parasempatiktir. Yani videonun fizyolojik çekirdeği gerçek: Nabız gerçekten düşer. Sorun, oradan "kaygın gider" sonucuna atlanmasında.

Bedenin tamamı aniden soğuk suya girdiğinde ise soğuk şoku yanıtı (cold shock response) gelir: kontrolsüz bir ilk soluk, hızlı ve derin nefes alıp verme, sempatik kolun sürüklediği hızlı bir kalp. Baş da suyun altındaysa dalış refleksi aynı anda kalbi yavaşlatmaya çalışır; iki kolun birden sert uyarılması ritmi bozabilir.

Son olarak otonom sistemin hiç fark etmediğin bir işi var: ayağa kalkmak. Kalktığında kanın bir kısmı bacaklara iner, beyne giden basınç bir an düşer. Boyun ve göğüsteki basınç algılayıcıları bunu saniyeler içinde fark eder; sempatik kol damarları daraltıp kalbi hızlandırarak basıncı geri getirir. Bu ayar gecikirse kişi kalkınca başının döndüğünü, gözünün karardığını hisseder. Kalktıktan sonraki birkaç dakika içinde tansiyonun belli bir eşiğin altına düşmesine ortostatik hipotansiyon denir; yaşla, sıvı kaybıyla, sinir hasarıyla ve bazı ilaçların yan etkisi olarak daha sık görülür.

Kanıt

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Sunumdan önce kalbim çarpıyorsa vagus sinirim zayıftır."
Doğrusu

Çarpıntı, terleme ve ağız kuruluğu sempatik kolun işini yaptığını gösterir. Berk'in kalbi sunumdan sonra yavaşladı ve iştahı geri geldi; tek bir gergin an bir sinirin "zayıflığını" ölçmez.

Yaygın yanlış"Yüzümü buzlu suya sokunca nabzım düşüyor, demek ki kaygımı tedavi ediyorum."
Doğrusu

Nabız düşüşü dalış refleksinin birkaç saniyelik işidir; haftalar süren bir kaygının azalması başka bir şeydir. Bu yöntemi kaygıda sahte bir yönteme karşı sınayan kontrollü deneme bilmiyoruz; kulaktan yapılan vagus uyarımı bile sahteden farklı bir HRV değişikliği yaratmadı.

Yaygın yanlış"Saatimin HRV puanı düşükse stresim yüksektir."
Doğrusu

Saat HRV sayısını değişen doğrulukla ölçer; sayının "stres" etiketine çevrilmesi şirketin kendi formülüdür. Kişinin kendi haftalık eğilimi, tek gecenin renginden daha bilgilendiricidir.

Sayılarla

Dial ve arkadaşlarının 13 yetişkinde topladığı 536 gecede HRV hatası cihaza göre yaklaşık yüzde 6 ile 16 arasında değişti. Shaffer ve Ginsberg'e göre farklı uzunluktaki kayıtların normları birbirinin yerine geçmez; tek bir sayıyı internetteki bir tabloyla kıyaslamak anlamsızdır.

Wolf ve arkadaşları 16 çalışmayı birleştirdi; kulak uyarımının HRV üzerindeki standart etki büyüklüğü 0,014, yani neredeyse sıfırdı.

StatPearls bölümü ortostatik hipotansiyonu, ayağa kalktıktan sonraki üç dakika içinde büyük tansiyonda en az 20, küçük tansiyonda en az 10 mmHg'lık kalıcı düşüş olarak tanımlıyor ve 60 yaş üstünde yaklaşık her beş kişiden birinde görüldüğünü yazıyor. Mol ve arkadaşlarının analizinde ortostatik hipotansiyonu olanlarda düşme olasılığının oranı (odds) yaklaşık 1,7 kat yüksekti.

Herkes için aynı mı?

Hayır. HRV'nin olağan değerleri yaşa ve cinsiyete göre değişir; 19 yaşındaki Berk'in sayısını 54 yaşındaki annesininkiyle kıyaslamak bir şey söylemez. Kalkınca tansiyon düşmesi gençlerde daha çok sıvı kaybıyla ortaya çıkarken yaşlılarda kalp hastalığı, sinir hasarı ve ilaçlar öne çıkar; uzun süreli diyabette sinir hasarı otonom ayarı bozabilir. Tansiyon düşürücüler ve idrar söktürücüler gibi ilaç grupları bu ayarı etkileyebilir ve birden çok ilaç kullananlarda etkiler üst üste biner. Hatice Nine 82 yaşında, yedi ilaç kullanıyor ve geçen kış banyoda kaymıştı. Berk onun sabahları yataktan kalkarken bir an komodine tutunduğunu hatırlıyor. Bunun düşmesiyle ilgisi olup olmadığını bilmiyoruz; bunu yatarken ve ayaktayken yapılacak bir ölçüm ve ilaç listesinin gözden geçirilmesi söyleyebilir, karar Dr. Aylin'indir. Ritim sorunu bilinen biri için soğuk su "denemesi" sağlıklı bir gence göre çok farklı bir risk taşır; gebelikte de dolaşım değiştiği için önceden konuşulmalıdır. Akıllı saat herkesin bütçesinde yoktur; yavaş kalkmak ücretsizdir.

Ne zaman hekime?

Sunum öncesi çarpıntı gerginlik geçince kendiliğinden biter. Çarpıntıya göğüste ağrı ya da baskı eşlik ediyorsa, dinlenirken de sürüyorsa ya da kalbin düzensiz attığını hissediyorsan 112'yi çağırmak için durumun kötüleşmesini bekleme. Biri efor sırasında ya da öncesinde çarpıntı hissederek bayılmışsa, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü de varsa, bu bayılma ayrıca değerlendirilmelidir. Kalkınca baş dönmesi tekrarlıyor, düşmeye yol açıyor ya da yeni bir ilaçtan sonra başladıysa, ilacı kendi başına kesmeden durumu aile hekimine anlat. Soğuk suda biri nefesini toplayamıyor, panikle çırpınıyor ya da bilinci bulanıyorsa onu sudan çıkarmak ve yardım çağırmak ertelenmez.

Kendi hayatında

Bir sonraki gergin anında bedenindeki değişiklikleri bir hastalık belirtisi gibi değil, bir hazırlık raporu gibi okumayı dene: kuruyan ağız tükürük bezlerine, çarpan kalp kalbe, terleyen avuç ter bezlerine giden sempatik bir mesajdır. Çoğu insanda iş bitince beden kendiliğinden geri döner. Bir video sana bu dönüşü "hackleyecek" bir yöntem sunduğunda üç soru sor: Etki neyle ölçülmüş, ne kadar sürmüş, sahte bir yönteme karşı sınanmış mı? Nefes egzersizleri dersinde gördüğümüz yöntemler sınırlı ama gerçek etkiler gösterebilir; yine de haftalardır süren ve hayatını kısıtlayan bir kaygı için konuşulacak kişi bir sağlık profesyonelidir, bir uygulama değil.

Kapanış

  1. Sempatik kol bedeni çabaya, parasempatik kol dinlenmeye ve sindirime hazırlar; ama kalp gibi pek çok organ iki koldan aynı anda uyarı alır ve sağlıklı bir gün iki kolun sürekli ayarıyla geçer.
  2. HRV atımlar arasındaki sürelerin değişimini ölçer ve vagal etkinin dolaylı izidir; saatler bu sayıyı değişen doğrulukla ölçer, "stres" puanları ise sınanmamış formüllerdir.
  3. Yüzü soğuk suya sokmak kalbi gerçekten yavaşlatır, ama kaygıyı tedavi ettiği gösterilmemiştir; bedenin aniden soğuk suya girmesi ise soğuk şoku yanıtı yüzünden gerçek bir tehlikedir.

Beş soru

  1. Berk'in sunum öncesi ağız kuruluğu ve çarpıntısı hangi kolun işidir, sonradan acıkması neyi düşündürür?
  2. "Savaş ya da kaç" ve "dinlen ve sindir" etiketleri hangi iki noktada eksik kalır?
  3. HRV neyi ölçer ve tek gecelik bir sayıyı bir tabloyla kıyaslamak neden anlamsızdır?
  4. Wolf ve arkadaşlarının meta-analizi kulaktan vagus uyarımı hakkında neyi gösterdi, buzlu su iddiası hakkında neyi göstermedi?
  5. Ortostatik hipotansiyon nasıl tanımlanır ve Mol ve arkadaşlarının bulgusu düşmeler hakkında neyi söyler, neyi söylemez?

Yanıtlar

Ağız kuruluğu ve çarpıntı sempatik kolun işidir: tükürüğü azaltır, kalbi hızlandırır, ter bezlerini çalıştırır; adrenalin de etkiyi uzatır. İştahın geri gelmesi sindirimi destekleyen parasempatik kolun yeniden ağırlık kazandığını düşündürür.

Birincisi, kollar biri açılınca öbürü kapanan bir şalter değildir; kalp dinlenirken iki koldan sürekli uyarı alır ve pek çok refleks ikisini birlikte çalıştırır. İkincisi, etiketler bir hiyerarşi ima eder; oysa ayağa kalkmak sempatik kolun işidir ve bu kol olmadan beyne yeterince kan gitmez.

HRV ardışık atımlar arasındaki sürelerin ne kadar değiştiğini ölçer. Shaffer ve Ginsberg'e göre normlar kayıt süresine, yaşa ve cinsiyete bağlıdır ve farklı uzunluktaki kayıtların normları birbirinin yerine geçmez.

On altı tek kör çalışmada, kulaktan kısa süreli uyarımın vagal HRV'yi sahte uyarımdan farklı değiştirmediğini güçlü biçimde gösterdi. Buzlu suyun kaygıya etkisini ölçmedi.

Kalktıktan sonraki üç dakika içinde büyük tansiyonda en az 20, küçük tansiyonda en az 10 mmHg'lık kalıcı düşüştür. Mol ve arkadaşları bunun yaşlılarda düşmelerle ilişkili olduğunu gösterdi; ama çalışmaların çoğu kesitsel olduğu için tansiyonu düzeltmenin düşmeleri azalttığını göstermez.

Sonraki derse köprü

Sunum bitip alkış geldiğinde Berk'in hissettiği rahatlama ve biraz da gurur, kalpten ve tükürük bezlerinden öte, beynin içindeki başka bir kimyanın işiydi. O kimyanın en ünlü adı Dopamin. Sosyal medya onu "haz molekülü" diye satıyor, telefondan uzak durarak sıfırlanabileceğini söylüyor. Sıradaki ders bu molekülün hazzı mı, yoksa beklenen ile gerçekleşen arasındaki farkı mı taşıdığını ve "bağımlılık" kelimesinin bu dilde neyi doğru, neyi yanlış adlandırdığını tartacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.