İçeriğe geç

14.4 · Seviye 2 · Vücut Nasıl Çalışır?

Kan grupları ve bağış

ABO ve Rh sistemini, kan bağışının işleyişini bilir

Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M14, Kan · 2.294 kelime · 10 kaynak · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Bir an

Çarşamba öğleden sonra, kampüsün kütüphane önündeki meydan. Sabahtan beri orada kırmızı beyaz bir otobüs duruyor: Kızılay'ın kan alma aracı. Berk dersten çıkınca aracın önünde duruyor. Ablası Defne birkaç ay önce Ankara'da ilk kez kan vermişti. Berk de denemek istiyor.

Yanındaki Ilgaz, Berk'in bileğine bakıp gülüyor. Berk temmuzda bileğinin iç yüzüne küçük bir dağ silueti dövmesi yaptırmıştı. "Boşuna sıraya girme," diyor Ilgaz. "Dövmesi olan kan veremez. Hem senin grubun ne? Sıfır Rh negatif değilsen o kan pek işe yaramıyor zaten. Hastanelerin istediği tek kan o."

Oda arkadaşı Emre de onlara katılmış, formun ilk sayfasına bakıyor. Kan grubu yazan kutunun önünde kalemi duruyor. "Ben kendi grubumu bilmiyorum ki," diyor. "Bilmeden verebilir miyim? Ya yanlış birine giderse?"

Üç cümlede üç ayrı iddia var: biri bağış kurallarıyla, biri grupların eşleşmesiyle, biri de kanın torbadan sonraki yoluyla ilgili.

Soru

Kanı gruplara ayıran şey nedir, uyumsuz kan neden tehlikelidir ve kimin, ne zaman, hangi aralıklarla kan bağışlayabileceğine hangi kurallar karar verir?

Nasıl işler

Pıhtılaşma dersinde kanın kendi damarı içindeki davranışını konuştuk. Kan başka bir bedene geçtiğinde soru değişir: mesele artık kanın akması değil, karşı tarafın onu tanıyıp tanımamasıdır.

Kanın bileşenleri dersinde tanıdığımız alyuvarların zarında kişiden kişiye değişen küçük şeker ve protein dizileri bulunur. Bağışıklık sistemi bu dizileri kimlik kartı gibi okur; kendininkine benzemeyen bir işarete karşı antikor kullanabilir. Torun ve arkadaşlarının mektubu, tanımlanmış 30 kan grubu sisteminde 600'ü aşkın antijen yapısı olduğunu aktarır. Transfüzyonda ikisi öne çıkar.

Dean'in ABO derlemesine göre A grubundaki biri anti-B antikoru taşır, O grubundaki biri hem anti-A hem anti-B taşır. AB grubunda ikisi de yoktur. A ve B işaretleri aynı temel yapının, H antijeninin üzerine eklenir. O grubunda bu ekleme yapılmaz, çünkü O geni işaretleri ekleyecek enzimi üretmez.

Uyumsuz transfüzyonu tehlikeli yapan bu hazır antikorlardır. A grubundaki birine B grubu alyuvar verilirse, alıcının kanında zaten dolaşan anti-B antikorları yeni alyuvarlara ilk dakikadan yapışır ve onları parçalar. Dean, bu yüzden ABO uyumsuz bir transfüzyonun ölümcül olabileceğini yazar. Her transfüzyondan önce ABO ve Rh grubunun test edilmesinin nedeni budur.

Bu fark iki sonucu doğurur. Birincisi, Rh negatif birine Rh pozitif kan verildiğinde asıl tehlike, vücudun D işaretini tanımayı öğrenmesidir; bir sonraki karşılaşmada antikor hazır bekler. Ulusal rehber bu yüzden Rh negatif hastalara, özellikle doğurganlık çağındaki kadınlara, Rh negatif kan verilmesini ister. İkincisi, aynı öğrenme gebelikte de olabilir. Costumbrado ve arkadaşlarının Rh uyuşmazlığı bölümüne göre Rh negatif bir anne Rh pozitif bir bebek taşıyorsa, bebeğin kanı annenin dolaşımına karışabilir; anne anti-D yapmaya başlarsa bu antikorlar sonraki bir gebelikte plasentayı geçip Rh pozitif bebeğin alyuvarlarını parçalayabilir. Sonuç, kendiliğinden düzelen hafif bir kansızlıktan bebeğin bütün bedeninde ağır sıvı birikmesine kadar uzanan yenidoğanın hemolitik hastalığıdır. Bunu önlemek için Rh negatif annelere, bu öğrenmeyi engelleyen hazır antikorlardan oluşan bir ilaç grubu, anti-D immünoglobulini uygulanır. Zamanına kadın doğum hekimi karar verir.

Peki "genel verici" ve "genel alıcı"? O Rh negatif alyuvarda ne A, ne B, ne D vardır; alıcının antikorlarına hedef olmaz, bu yüzden grubu bilinmeyen hastaya acilde verilen alyuvar odur. AB Rh pozitif biri üç işareti de taşıdığından alyuvar açısından her gruptan alabilir. Ama sınır dardır. Birincisi, O grubunun plazmasında anti-A ve anti-B bulunur; plazmada tablo tersine döner ve herkese verilebilen plazma AB plazmasıdır. İkincisi, ABO ve Rh dışında da antijenler vardır. Bu yüzden alyuvar verilmeden önce alıcının kanı torbadaki kanla laboratuvarda ayrıca karşılaştırılır: çapraz karşılaştırma.

Kanıt

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Dövmesi olan kan bağışı yapamaz."
Doğrusu

Yasak kalıcı değil, geçicidir. Ulusal rehberde dövme için ret süresi 12 aydır; rehber bu süreyi enfeksiyon hastalıkları başlığı altında, iğneyle virüs bulaşma riski gerekçesiyle koyar. Berk'in temmuzda yaptırdığı dövmenin üzerinden bir yıl geçince, öbür koşulları da uyuyorsa bağış yapabilir.

Yaygın yanlış"Sıfır Rh negatif olmayan kanın pek bir işe yaramaz."
Doğrusu

Hastaneler hastaya önce kendi grubundan kan verir. Ulusal rehberin seçme ilkesinin ilk cümlesi budur. O Rh negatif, grubu bilinmeyen hasta için acil stokta tutulur. Kayseri'de kan bankasına başvuran kişilerin yüzde 88,2'si Rh pozitifti; bu hastaların kanını büyük ölçüde Rh pozitif bağışçılar karşılar.

Yaygın yanlış"Kan grubumu bilirsem acilde test yapmadan bana hemen kan verirler."
Doğrusu

Rehber, hastanın eski kayıtlarına ya da kendi söylediği kan grubuna dayanarak transfüzyon yapılamayacağını açıkça yazar. Grup her seferinde yeniden test edilir; o arada acilde O Rh negatif alyuvar kullanılır.

Sayılarla

Kızılay'a göre bir bağış, kayıt ve muayene dahil yaklaşık 30–35 dakika sürer; iğnenin kolda kaldığı süre yaklaşık 4 ile 8 dakikadır. Bir ünite kan yaklaşık 450 mililitredir, artı eksi yüzde 10; Bu, vücuttaki kanın yaklaşık on üçte biridir. Bir ünite kan alyuvar, trombosit ve plazma olarak üç bileşene ayrılıp üç ayrı hastaya gidebilir.

Muayenede bakılan hemoglobinin ulusal rehberdeki alt sınırı kadınlarda desilitrede 12,5 gram, erkeklerde 13,5 gramdır.

Türkiye'de kan gruplarının dağılımı için ulusal ölçekte yeni ve tek bir sayıya ulaşamadık; doğrulayabildiğimiz veri il düzeyinde. Kayseri'deki 86.797 kişide A grubu yüzde 44, O grubu yüzde 33,3, B grubu yüzde 16,2, AB grubu yüzde 6,5 idi; kişilerin yüzde 88,2'si Rh pozitif, yüzde 11,8'i Rh negatifti.

RISE çalışmasında sık bağış yapan kadınların yüzde 27'sinde demir deposu tamamen boştu, yüzde 62'sinde alyuvar yapımını kısıtlayacak düzeyde demir eksikliği vardı; erkeklerde bu oranlar yüzde 18 ve yüzde 47'ydi.

Herkes için aynı mı?

Hayır. Kadınlar için bağış aralığı 120 gün, erkekler için 90 gündür. RISE çalışmasında demir eksikliğini öngören etkenler son iki yıldaki bağış sayısının fazlalığı, iki bağış arasının kısalığı, kadın olmak ve genç olmaktı; demir takviyesi alanlarda risk daha düşüktü.

Bayılma riski de herkeste aynı değil. Eder ve arkadaşlarının verisinde bağışların istenmeyen bir olayla sonuçlanma oranı 16–17 yaşta yüzde 10,7, 18–19 yaşta yüzde 8,3, 20 yaş ve üstünde yüzde 2,8'di; genç yaş, ilk bağış ve kadın olmak riskle en güçlü ilişkili üç etkendi.

Gebelik ayrı bir başlık: Rh negatif bir kadın için grubunu bilmek, gebelik izleminin ilk adımlarından biridir. Dağılım da topluluğa göre değişir: Kayseri mektubu Rh negatif oranını İngilizlerde yüzde 17, Japonlarda yüzde 0,5 olarak aktarır.

Ne zaman hekime?

Bağış sonrası en sık sorun bayılmadır ve çoğu zaman koltukta değil, sonradan olur. Newman ile Graves'in incelediği 178 bayılmanın yüzde 61'i ikram masasında, yüzde 12'si bağış yerinden ayrıldıktan sonra yaşandı; bayılanların yüzde 14'ü yaralandı, çoğu başını çarparak. Bu yüzden bağıştan sonra başın döner, gözün kararır ya da terlersen ayakta durmaya çalışma: Kızılay'ın önerisi bir yere uzanmak ya da başını iki dizinin arasına alarak oturmaktır.

Aynı seride acil servise gidenler üç durumdaydı: bayılırken yaralananlar, uzun süre toparlanamayanlar ve bağış yerinden ayrıldıktan sonra bayılanlar. Bunlardan biri senin başına gelirse, özellikle başını çarptıysan, "kan verdim, normaldir" deyip geçiştirme, acil servise git. Sık bağış yapan biri eskisine göre çabuk yoruluyor, halsiz kalıyor ya da tırnakları kolay kırılıyorsa, Kızılay'ın kansızlık için saydığı bu işaretler aile hekiminde demir deposuna baktırmak için yeterli nedendir. Rh negatif bir kadın gebe kaldığında, grubunu ilk muayenede kendisi de söylemeli.

Kendi hayatında

Berk formdaki 12 aylık soruya dürüstçe "evet" yazdı. Hekim dövmenin tarihini sordu ve gelecek temmuzdan sonra gelebileceğini söyledi. Ilgaz'ın "hiç veremez"i bir yıllık bekleyişe dönüştü.

Emre uygun bulundu. Grubunu bilmesine gerek yoktu: kanı zaten test edilecek, sonuç Kızılay'ın mobil uygulamasındaki kan grubu kartına işlenecekti. Bağıştan sonra ikram masasında hızlıca ayağa kalkınca gözü karardı; görevli onu hemen bir sedyeye uzattı, birkaç dakika sonra geçti. Görevlinin öğütleri Kızılay'ın sayfasındakiyle aynıydı: iki saat sigara yok, ilk dört saat bol sıvı, spora bir gün ara, kolla ağır yük yok.

Kapanış

  1. ABO grubunda insan taşımadığı işarete karşı antikoru kendiliğinden taşır ve uyumsuz transfüzyonu ölümcül yapabilen budur; Rh antikoru ise ancak D işaretiyle karşılaştıktan sonra oluşur, bu yüzden gebelikte önem kazanır.
  2. "Genel verici" yalnız alyuvar için ve acilde geçerlidir: plazmada tablo tersine döner, hastaya önce kendi grubundan kan verilir ve kan her seferinde test edilir.
  3. Dövme bağışı 12 ay erteler, kalıcı olarak engellemez; tam kan bağışı erkeklerde 90, kadınlarda 120 günde bir yapılır ve sık bağışta demir deposu ferritinle izlenmelidir.

Beş soru

  1. A grubundaki birinin kanında hangi antikor bulunur ve bu antikor ona B grubu alyuvar verildiğinde neden ilk dakikadan sorun yaratır?
  2. Rh negatif birinin anti-D antikoruyla karşılaşma biçimi ABO antikorlarından nasıl ayrılır ve bu fark gebelikte neden önem taşır?
  3. O Rh negatif kana neden "genel verici" denir ve bu kavram plazma söz konusu olduğunda neden geçerliliğini yitirir?
  4. Crowther ile Middleton'ın doğum sonrası derlemesi ile McBain ve arkadaşlarının gebelikteki uygulamaya bakan derlemesi aynı ilaç grubu hakkında neden farklı güçte sonuçlara ulaştı?
  5. RISE çalışması sık bağış yapanlarda demir deposu hakkında ne buldu ve ulusal rehber bu riske karşı hangi kontrolü öngörüyor?

Yanıtlar

A grubundaki biri kendiliğinden anti-B antikoru taşır. B grubu alyuvarlar damara girdiğinde bu antikorlar onları bekliyordur; hemen yapışıp alyuvarları parçalarlar.

ABO antikorları hiç başka bir kanla karşılaşmadan vardır; anti-D ise Rh negatif biri D işaretli kanla karşılaştıktan sonra öğrenilir. Rh pozitif bebeğin kanı anneye geçerse anne anti-D yapmayı öğrenebilir; bu antikor sonraki Rh pozitif bebeğe zarar verebilir.

O Rh negatif alyuvarda A, B ya da D işareti yoktur. Ama O plazmasında anti-A ve anti-B bulunur ve alıcının alyuvarına saldırabilir; herkese verilebilen plazma AB plazmasıdır.

Doğum sonrası derlemesi on binden fazla kadınlı altı denemeye dayanıyor ve büyük bir azalma gösteriyordu. Gebelik derlemesinde yalnız iki düşük kaliteli deneme vardı ve net fark gösterilemedi; bu etkisizlik değil, kanıt eksikliğidir.

Sık bağış yapan kadınların yüzde 27'sinde demir deposu boştu, yüzde 62'sinde alyuvar yapımını kısıtlayan eksiklik vardı. Rehber, son iki yılda dörtten fazla bağış yapanda ferritine bakılmasını, mililitrede 30 nanogramın altındaysa geçici ret ve yönlendirme istiyor.

Sonraki derse köprü

Emre'nin kan grubu kartı aslında az şey söyler: alyuvar yüzeyindeki birkaç işaret, transfüzyonda kimden kime kan gidebileceğini belirleyen bir etiket. Oysa internette aynı harflere, hangi besinleri yiyeceğinden kilona kadar, çok daha büyük anlamlar yükleyen bir akım var. Sırada, kan grubu diyeti adıyla bilinen iddiayı ele alacağız ve alyuvar yüzeyindeki bir şeker işaretinin tabaktaki yemekle gerçekten bir ilişkisi olup olmadığını, bunun hangi araştırmalarla sınandığını soracağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.