1.7 · Seviye 1 · Sağlık Bilgisini Okumak
Fare, hücre, insan
Hayvan ve hücre bulgusunun insana neden çoğu zaman aktarılamadığını açıklar
Sağlık Okuryazarlığı Akademisi — M01, Kanıt Nedir? · 1.606 kelime · 1 kaynak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Bu ders eğitim amaçlıdır; teşhis koymaz, tedavi ya da ilaç önerisi vermez ve hekim kontrolünden geçmemiştir. Kişisel sağlık kararların için hekimine danış; acil bir durumda 112’yi ara. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Bir an
Salı öğleden sonra Hatice Nine'nin oturma odasında televizyon açık. Bir sabah programında sunucu heyecanla bir haberi okuyor: "Bilim insanları dağlarda yetişen bir bitkinin özünün kanser hücrelerini yüzde doksan oranında yok ettiğini gösterdi!" Ekranda petri kaplarında mor lekeler, mikroskop görüntüleri, beyaz önlüklü insanlar. Programın sonunda bir telefon numarası beliriyor: bitkinin özünden yapılmış bir kür satılıyor.
Hatice Nine kız kardeşini hatırlıyor; "kötü hastalık"tan kaybettiği kız kardeşini. Akşam Sevgül uğradığında hemen anlatıyor: "Bak kızım, bilim bulmuş işte. Doktorlar neden söylemiyor bunu? Kız kardeşim zamanında olsaydı belki kurtulurdu."
Sevgül telefonu alıp haberin kaynağını arıyor. Sonunda bir üniversitenin basın duyurusuna ulaşıyor. Duyurunun üçüncü paragrafında küçük bir cümle var: "Çalışma laboratuvar ortamında, insan kanser hücreleri üzerinde yapılmıştır. Sonuçların hayvan ve insan çalışmalarıyla doğrulanması gerekmektedir."
Soru
Bir maddenin laboratuvarda hücreleri öldürmesi ya da farelerde bir hastalığı iyileştirmesi, insanlarda da işe yarayacağı anlamına neden gelmez ve bu tür bulgular sağlık bilgisinde nereye konmalıdır?
Nasıl işler
Bir ilacın ya da maddenin yolculuğu çoğu zaman aynı basamaklardan geçer. İlk basamak laboratuvardır: madde bir kabın içinde büyütülen hücrelere verilir ve hücrelere ne olduğuna bakılır. İkinci basamak hayvandır: madde farelere, sıçanlara ya da başka hayvanlara verilir. Ancak bu iki basamakta umut verici sonuç alınırsa insanlarda denenir; önce küçük güvenlik çalışmalarıyla, sonra karşılaştırmalı denemelerle.
Bir kabın içindeki hücreleri öldürmek şaşırtıcı ölçüde kolaydır. Çamaşır suyu da, yüksek ısı da, yeterince yoğun pek çok madde de kanser hücrelerini öldürür. Asıl soru, maddenin sağlıklı hücrelere dokunmadan, ağızdan alındığında ya da damara verildiğinde, kana ve dokuya yeterli miktarda ulaşarak, karaciğerde yıkılıp atılmadan, insan vücudunun karmaşık ortamında aynı şeyi yapıp yapamayacağıdır. Kaptaki hücrelerin ne bir bağışıklık sistemi, ne bir kan dolaşımı, ne de bir karaciğeri vardır.
Hayvan bir adım daha yakındır: dolaşımı, organları ve bağışıklık sistemi vardır. Ama farelerin hastalığı çoğu zaman araştırmacının birkaç günde yarattığı yapay bir hastalıktır; insanda yıllar içinde, başka hastalıklarla birlikte gelişen bir süreçle aynı olmayabilir. Deney hayvanları genellikle genç, aynı soydan, aynı yemi yiyen, aynı kafeste yaşayan hayvanlardır; insanlar ise yaşları, genleri, hastalıkları ve ilaçlarıyla son derece farklıdır. Üstelik hayvan deneylerinin bir kısmı, önceki derslerde gördüğümüz rastgele atama ve körleme gibi korumalar olmadan yapılır.
İnsana geçildiğinde de yolculuk bitmez. İlk denemeler az sayıda gönüllüde maddenin güvenli olup olmadığına ve vücutta nasıl davrandığına bakar; ardından daha büyük gruplarda etkinin bir işaretini arar; en sonunda ise binlerce hastayla, önceki derslerde gördüğümüz randomize karşılaştırmalı denemelere gelinir. Laboratuvarda umut veren maddelerin önemli bir kısmı bu basamakların birinde elenir: ya güvenli değildir ya da beklenen faydayı göstermez. Aşıların ve ilaçların nasıl onaylandığını önleme seviyesinde ayrıntılı göreceğiz.
Bu, hücre ve hayvan çalışmalarının değersiz olduğu anlamına gelmez. Bugün kullandığımız ilaçların çoğu bu basamaklardan geçerek geldi. Sorun bu çalışmalarda değil, onların sonuçlarının bir başlığa "insanda tedavi" diye çevrilmesindedir. Sevgül'ün bulduğu duyurudaki küçük cümle, aslında haberin en önemli cümlesiydi.
Kanıt
Hayvan deneylerinin sonuçlarının insanlardaki sonuçlarla ne ölçüde uyuştuğu, sistemli olarak incelenmiş bir sorudur.
Bu altı tedavinin ikisi, hayvan sonucunun insanda tersine dönebileceğini çarpıcı biçimde gösteriyor. İnme için denenen tirilazad adlı bir ilaç hayvanlarda beyindeki hasar alanını küçültmüş ve davranış puanlarını belirgin biçimde iyileştirmişti; hastalarda ise daha kötü sonuçla ilişkili bulundu. Kafa travmasında kortikosteroidler hayvan modellerinde fayda gösterdi; klinik denemelerde hiçbir fayda görülmedi.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Kanser hücrelerini öldürüyorsa kanseri tedavi eder."
Kaptaki kanser hücrelerini öldüren pek çok madde vardır; bunların büyük çoğunluğu ya vücuda yeterince ulaşmaz ya sağlıklı dokuya da zarar verir ya da insanda hiç sınanmamıştır. Hücreyi öldürmek, hastayı iyileştirmekten çok daha kolaydır.
Yaygın yanlış"Farelerde işe yaradıysa insanlarda da büyük olasılıkla yarar."
Perel'in derlemesi hayvan sonuçlarının insanda bazen tuttuğunu, bazen tutmadığını, bazen de tersine döndüğünü gösterdi. Fare deneyi bir umut işaretidir; bir tahmin değildir.
Yaygın yanlış"Doktorlar bu bulguyu bildiği hâlde söylemiyor."
Hekimler insan çalışmalarında faydası ve güvenliği gösterilmiş tedavileri önerir. Laboratuvar bulgusu henüz bir tedavi değildir; ona dayanarak bir hastaya önerilecek bir şey yoktur. Bunu bir saklama olarak görmek, kanıtın basamaklarını atlamaktır.
Sayılarla
Perel'in derlemesindeki sayılar uyumsuzluğun boyutunu gösteriyor. İnme modellerinde tirilazad hayvanlarda beyindeki hasar alanını yüzde 29, güven aralığıyla yüzde 21 ile 37 arasında küçültmüş, davranış puanlarını yüzde 48 iyileştirmişti; hastalarda ise sonuç daha kötüydü. Aynı derlemede inmede pıhtı eritici tedavi hayvanlarda hasar alanını yüzde 24 küçülttü ve hastalarda da sonucu iyileştirdi; burada iki taraf uyuştu. Kafa travmasında kortikosteroidler hayvan deneylerinin birleşik sonucunda kötü işlevsel sonuç olasılığını azaltıyor görünürken, klinik denemelerde hiçbir fayda göstermedi.
Yani derlemedeki altı tedaviden ikisinde hayvan sonucu insan sonucuyla açıkça çelişti, bazılarında uyuştu, bazılarında ise hayvan verisi kararsız kaldı. Bir hayvan deneyine bakarak insan sonucunu tahmin etmek, bu örneklerde yazı tura atmaktan çok da iyi değildi. Sevgül'ün haberindeki yüzde doksan ise bir kaptaki hücrelerin oranıydı; insan sağlığı hakkında hiçbir şey söylemeyen bir sayı.
Herkes için aynı mı?
Hücre ve hayvan çalışmalarının insana aktarılmasındaki sorun, insanlar arasındaki farklılıkla daha da büyür. Laboratuvarda kullanılan hücre dizileri genellikle tek bir kişiden, yıllar önce alınmış ve kapta defalarca çoğaltılmış hücrelerdir; bir hastadaki tümörün çeşitliliğini taşımazlar. Deney hayvanları uzun süre çoğunlukla genç ve erkek hayvanlardan seçildi; yaşlı, kadın ya da birden çok hastalığı olan insanlarda aynı maddenin nasıl davranacağı bu deneylerden kestirilemez. Yaşlılarda ilacın yıkılma hızı, böbrek ve karaciğer işlevi, kullanılan öteki ilaçlar sonucu değiştirebilir. Bir laboratuvar bulgusu insan için bir umuttur, ama hangi insan için ne anlama geldiği ancak insan çalışmalarıyla öğrenilir.
Ne zaman hekime?
Kanser ya da başka ciddi bir hastalık için tedavi görüyorsan, bir haberde ya da programda gördüğün bir ürünü kullanmaya başlamadan önce mutlaka hekimine danış; bitkisel ürünlerin bir kısmı kemoterapi ve öteki ilaçlarla etkileşebilir. Bir ürün yüzünden önerilen tedaviyi geciktirme ya da bırakma. Hekimin ve eczacın, ürünün içeriğini ve tedavinle birlikte kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirebilir. Yeni bir ürün kullanırken sararma, koyu idrar, ciltte döküntü ya da açıklanamayan morluklar fark edersen ürünü bırak ve vakit kaybetmeden hekime görün; şiddetli bir tepki karşısında 112 aranır.
Kendi hayatında
"Bilim insanları buldu" diye başlayan bir haberin hangi basamakta durduğunu bulmak, onu doğru yere koymanın ilk adımıdır.
Bu görevin amacı her laboratuvar haberini küçümsemek değil, onu doğru rafa koymak. Bir hücre çalışması, bilimin bir soruyu sormaya başladığını gösterir; insan çalışması ise o soruya cevap vermeye başladığını. İkisini karıştırmayan biri hem sahte umutlara hem de umut tacirlerine karşı daha sağlam durur.
Kapanış
- Hücre ve hayvan çalışmaları hangi maddelerin insanda denenmeye değer olduğunu seçmek için vazgeçilmezdir; ama insanda bir tedavi olduğunu göstermezler.
- Kaptaki hücreleri öldürmek kolaydır; maddenin vücuda ulaşması, doğru dokuda yeterli miktara erişmesi, güvenli olması ve karşılaştırmalı denemede fayda göstermesi ayrı ayrı sınanmalıdır.
- Hayvan deneylerinin sonuçları insanlarda bazen tutar, bazen tutmaz, bazen tersine döner; inmede tirilazad hayvanlarda iyileştirip hastalarda kötüleştirdi.
Beş soru
- Bir haber bir bitki özünün "kanser hücrelerini yüzde doksan oranında yok ettiğini" söylüyor. Bu sayının insan sağlığı için ne anlama geldiğini öğrenmek için hangi bilgiye ihtiyaç var?
- Kaptaki hücreler ile insan vücudu arasında, bir maddenin etkisini değiştirebilecek iki fark söyle.
- Perel'in derlemesinde tirilazad örneği neyi gösterdi?
- Hayvan deneylerinin sonuçlarının insana aktarılmasını zorlaştıran nedenlerden biri, deney hayvanlarının seçimiyle ilgilidir. Bu neden nedir?
- Bir ürünün hekimler tarafından önerilmemesi, hekimlerin onu sakladığı anlamına mı gelir?
Yanıtlar
Önce çalışmanın kapta büyütülen hücrelerde mi, hayvanda mı, insanda mı yapıldığını bilmek gerekir. Kaptaki hücrelerde yüzde doksan, maddenin vücuda ulaşıp ulaşmadığını, sağlıklı hücrelere zarar verip vermediğini ve hastaları iyileştirip iyileştirmediğini söylemez.
Kapta bağışıklık sistemi, kan dolaşımı ve karaciğer yoktur. Vücutta madde sindirim sisteminde yıkılabilir, kana yeterince geçmeyebilir, karaciğerde etkisizleştirilebilir ya da sağlıklı dokulara da zarar verebilir.
Tirilazad hayvan deneylerinde beyindeki hasarı küçültüp davranışı iyileştirdiği hâlde, inme geçiren hastalarda daha kötü sonuçla ilişkili bulundu. Bu, hayvandaki faydanın insanda yalnızca kaybolmakla kalmayıp tersine dönebileceğini gösterdi.
Deney hayvanları genellikle genç, aynı soydan ve aynı koşullarda yaşayan hayvanlardır ve uzun süre çoğunlukla erkek hayvanlar kullanıldı. İnsanlar ise yaş, cinsiyet, genler, eşlik eden hastalıklar ve kullanılan ilaçlar bakımından çok çeşitlidir; bu yüzden hayvandaki sonuç insanların çeşitliliğine kolayca aktarılamaz.
Hayır. Hekimler insan çalışmalarında faydası ve güvenliği gösterilmiş tedavileri önerir. Yalnızca laboratuvar ya da hayvan bulgusu olan bir ürün henüz bir tedavi değildir; onu önermemek bir saklama değil, kanıtın basamaklarına saygıdır.
Sonraki derse köprü
Bir tedavinin insanda sınandığı aşamaya geldiğimizde bile beklenmedik bir şaşırtıcı etkiyle karşılaşırız: hiçbir etken madde içermeyen bir hap da bazı insanlarda iyileşme duygusu yaratabilir, hatta yan etki bile yapabilir. Sıradaki derste plasebo ve nosebo etkisinin neyi açıklayıp neyi açıklamadığını göreceğiz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.