Öğrenme hedefi
Karşına hiçbir nesne ya da model konmadan yalnızca bir konu verildiğinde, o konuyu birkaç dakika içinde okuyup birden çok yoruma açabileceksin. Konunun hangi anını resmedeceğini seçebilecek, karakterleri ve nesneleri siluetleriyle birbirinden ayırabilecek ve kâğıda neyin girmeyeceğine karar vererek kompozisyonu sadeleştirebileceksin. Sınav süresini fikir, taslak, yerleştirme ve işleme aşamalarına bölebilecek; hafızadan çizebilmek için gündelik gözlemlerini nasıl biriktireceğini bilecek; ayrıca hayalden kurduğun insanların yüzlerini ve tenlerini tek bir kalıba indirmeden, ten değerlerini de kompozisyonun açık koyu düzeninin bir parçası olarak kullanabileceksin.
Kanca
Konu verildi, süre başladı: Ne yapmalı?
Boş, açık bir kâğıdın ortasında iki atlı yan yana ilerliyor. Solda, kısa bacaklı bir eşeğin üstünde, tıknaz, yuvarlak sırtlı bir adam; başında yuvarlak bir şapka. Sağda, uzun ve kemikli bir atın üstünde, dimdik oturan ince, upuzun bir adam; elinde göğe doğru uzanan bir mızrak, başında yüksek bir başlık. Çevrede ne bir ağaç, ne bir değirmen, ne bir yol; yalnızca ayakların altında birkaç gri lavi lekesi ve yere düşen gölgeler. Atın ve adamın çevresinde, çizgi arayan, birbirinin üstüne binen birkaç hafif kontur görülüyor. Bu iki figür, kimsenin karşısına poz vermediği bir hikâyeden, bir romandan çıkıp kâğıda gelmiş. Bir sınavda sana yalnızca bir cümle, bir konu verildiğinde, kâğıdı nasıl doldurursun?
Bağlam
New York'ta, Met'in çizim koleksiyonundaki bu kâğıt, Honoré Daumier'nin Don Kişot ve Sancho Panzasıdır; müze kaydına göre siyah tebeşir ve gri lavi ile dokuma kâğıda yapılmıştır, yaklaşık 20 × 29,8 santimetredir ve kesin tarihi verilmeyip on dokuzuncu yüzyıla bağlanır; sağ altta ressamın baş harfleri görülür. Konu, Miguel de Cervantes'in on yedinci yüzyılın başında yayımlanan romanından, kendini şövalye sanan Don Kişot ile onun sadık yardımcısı Sancho Panza'dan alınmıştır. Kaynaklara göre Daumier bu iki karaktere birçok kez döndü ve onları çizimlerde ve resimlerde defalarca yorumladı. Ressamın elinde bir model değil, okuduğu bir hikâye ve kafasında kurduğu iki beden vardı.
Önceki iki derste önümüze bir model ve bir natürmort konmuştu. Bu derste gözlemin yerini hafıza ve hayal gücü alıyor.
Ana anlatım
Bir konu nasıl okunur ve yoruma açılır?
Bazı özel yetenek sınavlarında adaylara bir konu verilir ve bu konudan bir kompozisyon kurmaları istenir. İlk derste örneğini gördüğümüz Kocaeli sınavı bunun tipik bir biçimidir: iki saat boyunca tek bir soru, yani tek bir konu üzerinde çalışılır ve ölçülen şey, adayın bir imgeyi kafasında kurup kâğıda taşıyabilmesidir. Konu bir kelime, bir cümle ya da bir durum olabilir; ne olacağı sınavdan önce bilinmez.
Konu yorumu (interpretation of the theme), verilen konunun kâğıtta hangi sahne, hangi insanlar ve hangi düzenle karşılık bulacağına dair verilen karardır. Konu açıklandığında ilk yapılacak iş çizmek değil, okumaktır. Konunun içindeki anahtar kelimelerin altını kafanda çiz: kim, nerede, ne yapıyor, ne zaman? Sonra konuyu en az üç farklı biçimde yorumla. Örneğin «bekleyiş» gibi bir konu, bir otobüs durağındaki kalabalık, bir hastane koridorunda tek bir kişi ya da bir pencerenin önünde yağmuru izleyen bir çocuk olabilir. İlk akla gelen yorum çoğu zaman salondaki birçok adayın da aklına gelen yorumdur; onu bir kenara yazıp ikinci ve üçüncüye zorlanmak, özgün bir bakış açısının ilk adımıdır.
Yorum seçerken iki soruyu birlikte sor: bu yorum konuyu açıkça anlatıyor mu, ve ben bunu bu sürede iyi çizebilir miyim? Çok iddialı ama çizemeyeceğin bir sahne, sade ama sağlam kurulmuş bir sahnenin gerisinde kalabilir. Yorumun, çizebileceğin ölçüde cesur olsun. Okuma ve yorum aşamasına ayıracağın süre, sınavın toplam süresinin küçük ama korunmuş bir bölümü olmalıdır; iki saatlik bir sınavda ilk on beş dakikayı fikre ve küçük taslaklara vermek, kalan sürenin boşa gitmesini önler.
Hangi an seçilir ve karakterler nasıl ayrılır?
Anlatı anı (narrative moment), bir hikâyenin ya da durumun içinden resme aktarılmak üzere seçilen tek andır. Bir resim, bir film gibi akmaz; tek bir anı gösterir ve izleyicinin öncesini ve sonrasını kafasında tamamlamasını ister. Kaynaklara göre on sekizinci yüzyılda Alman yazar Gotthold Ephraim Lessing, Laokoon adlı denemesinde resmin, hikâyenin en çok şey çağrıştıran anını seçmesi gerektiğini savunmuştu. Sınavda da bu soru önemlidir: bir olayın doruk noktasını mı, hemen öncesini mi, yoksa ardından gelen sessizliği mi çizeceksin?
Daumier'nin seçtiği an dikkat çekicidir. Don Kişot denince birçok kişinin aklına romanın en bilinen sahnelerinden biri, yel değirmenlerine saldırı gelir; Daumier ise burada iki yolcuyu sakin bir yürüyüşün içinde gösterir. Bu seçim, dramatik bir olayın yerine iki karakterin kendisini, birbirleriyle ilişkisini öne çıkarır. Bir sınav konusunda da en beklenen anın yanına, daha sessiz ama daha çok şey söyleyen bir an koymak, kâğıdı öbürlerinden ayırabilir.
Siluet karşıtlığı (silhouette contrast), bir kompozisyondaki karakterlerin ya da nesnelerin dış çizgilerinin birbirinden açıkça farklı olmasıdır. Daumier'nin çiziminde Sancho yuvarlak, alçak ve yatay bir kütledir; Don Kişot ise ince, yüksek ve dikey bir çizgi, mızrağıyla birlikte kâğıdın üst kenarına kadar uzanır. Eşeğin kısa bacakları ile atın uzun, kemikli bacakları da aynı karşıtlığı sürdürür. Bu iki karakteri yalnızca siluetlerinden, gölge gibi siyaha boyanmış hâlleriyle bile ayırabilirsin. Hayalden kurulan bir kompozisyonda bu, okunurluğun temelidir: her karakter ve her önemli nesne, uzaktan bakıldığında bile kendi biçimiyle seçilmelidir.
Anı seçtikten sonra ona nereden bakılacağına da karar vermek gerekir. Aynı an, göz hizasından, yukarıdan ya da yerden bakılarak, uzak bir genel görünümle ya da bir ayrıntıya yaklaşan yakın bir kırpımla çizilebilir ve her biri başka bir şey anlatır. Yukarıdan bakış bir kalabalığın düzenini ya da yalnızlığını gösterir; yerden bakış bir figürü büyütür, ona ağırlık verir; yakın kırpım ise bir elin, bir yüzün ya da bir nesnenin hikâyeyi tek başına taşımasına izin verir. Küçük taslak aşamasında aynı anı en az iki farklı bakış noktasından denemek, ilk akla gelen göz hizası görünümünün tek seçenek olmadığını hatırlatır. Ama burada da ölçüt aynıdır: seçtiğin bakış noktasını, perspektifiyle ve oranlarıyla bu sürede doğru çizebilecek misin?
Neyi kâğıda koymamak gerekir?
Sadeleştirme (simplification), bir kompozisyondan konuyu anlatmaya hizmet etmeyen öğeleri çıkarmaktır. Hayalden çizen adayların sık hatası, kâğıdı ne kadar çok şeyle doldururlarsa o kadar iyi bir kompozisyon kuracaklarını sanmaktır: arka planda binalar, ağaçlar, bulutlar, kuşlar, bir sürü küçük figür. Bu kalabalık, hem süreyi tüketir hem de gözün nereye bakacağını belirsizleştirir.
Daumier'nin çiziminde çevre neredeyse yoktur: ne bir manzara, ne bir yol, ne de romanın tanınmış bir yeri. Yalnızca figürlerin altında bir yer çizgisi ve birkaç gri gölge lekesi, onları bir zemine basar. Bu boşluk bir eksiklik değil, bir seçimdir; gözü iki karakterin ilişkisine yöneltir. Sınavda her öğeyi aynı süzgeçten geçir: bu ağaç, bu bulut, bu ikinci figür, konuyu anlatmaya ne katıyor? Bir şey katmıyorsa onu çizme; kazandığın süreyi ana figürlerin biçimine ve ışığına ver.
Sadeleştirmenin bir başka yolu, değer düzenini baştan planlamaktır. Kompozisyonu üç büyük değer grubuna, açık, orta ve koyuya böl ve en güçlü karşıtlığı anlatının merkezine koy. Hayalden çizerken ışık da senin kararındır: güneşin ya da lambanın nerede olduğunu baştan belirle ve gölgeleri bu karara göre bütün kâğıtta tutarlı tut.
Hafızadan çizmek için ne biriktirilir?
Görsel hafıza (visual memory), daha önce gözlemlenen biçimlerin, duruşların, nesnelerin ve ışık durumlarının çizim sırasında geri çağrılabilmesidir. Hayalden kompozisyon, bu hafızanın genişliği kadar zengin olabilir. Bir otobüs durağını çizmek için, daha önce bir durakta bekleyen insanların nasıl durduğuna, çantalarını nasıl tuttuğuna, ağırlıklarını hangi ayağa verdiklerine bakmış olmak gerekir. Bu yüzden sınava hazırlanırken her gün birkaç dakikalık kroki yapmak, otobüste, çarşıda, okul bahçesinde insanları ve nesneleri hızla çizmek, hayal gücünün dağarcığını doldurur. Bir başka alıştırma da bir şeye bir dakika dikkatle bakıp sonra bakmadan çizmek, ardından aslıyla karşılaştırmaktır.
Bu dağarcığın bir zayıf noktası, insan yüzleri ve tenleridir. Hayalden çizilen kalabalıklarda adaylar çoğu zaman bütün figürlere aynı yüzü ve aynı ten değerini verir; çünkü hafızalarında yalnızca birkaç kalıp vardır. Oysa gerçek bir otobüs durağında ya da çarşıda, farklı yaşlardan, farklı yapılardan ve farklı tenlerden insanlar yan yana durur. Bu çeşitliliği kâğıda taşımak hem gözlemin hem de kompozisyonun gücünü artırır. Karakalemde ten değerleri bir tasarım aracı da olabilir: açık bir duvarın önündeki esmer bir yüz, koyu bir paltonun üstünde duran soluk ve pembemsi bir yüz ya da gölgede kalmış buğday tenli bir el, gözü kendiliğinden çeker ve kalabalığın içinde bir odak kurar. Kroki defterine farklı insanları çizerken, yüzün ten değerini giysisine ve arka planına göre de not etmek, bu dağarcığı sınav günü kullanılabilir kılar.
Uygulama
Bu çalışmada tek bir konu üzerinde, sınavın ilk yarım saatini adım adım deneyeceksin. Bir arkadaşından ya da aile üyenden sana sınavdan önce bilmediğin bir konu vermesini iste; kâğıt, kalem ve bir saat yeterli.
- Konu verildiğinde ilk beş dakika çizme: anahtar kelimeleri bul ve konuyu en az üç farklı biçimde yorumlayan birer cümle yaz.
- Sonraki on dakikada her yorum için avuç içi büyüklüğünde, yalnızca üç değerle birer küçük taslak yap; birinde konunun doruk anını, birinde öncesini ya da sonrasını dene.
- Taslaklardan birini seç ve ana karakterlerin ya da nesnelerin siluetlerini, birbirinden açıkça ayrılacak biçimde yeniden çiz; gerekirse onları siyaha boyayarak siluet karşıtlığını sına.
- Seçtiğin taslaktan konuyu anlatmaya hizmet etmeyen en az iki öğeyi çıkar ve ışığın nereden geldiğini belirleyen küçük bir ok çiz.
- Kalan süreyi, bir sınav kâğıdında olduğu gibi, yerleştirme, büyük kütleler ve işleme aşamalarına böl ve kompozisyonu tamamla.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKonu açıklanır açıklanmaz ilk akla gelen sahneyi çizmeye başlamak.
İlk yorum çoğu zaman salondaki birçok adayın da yorumudur; en az üç yorum çıkar, sonra seç.
Yaygın yanlışKâğıdı olabildiğince çok öğeyle doldurmak.
Konuyu anlatmaya hizmet etmeyen öğeleri çıkar; boşluk da bir seçimdir.
Yaygın yanlışKarakterleri birbirine benzeyen siluetlerle kurmak.
Her önemli figür, uzaktan bakıldığında bile kendi biçimiyle seçilmelidir.
Yaygın yanlışHayalden çizilen bütün yüzlere aynı yüzü ve aynı ten değerini vermek.
Gözlem dağarcığını farklı insanlarla doldur; ten değerlerini kompozisyonun açık koyu düzeninde bir odak olarak da kullan.
Kapanış
Konu verildi, süre başladı: ne yapmalı? İlk iş çizmek değil, okumaktır. Anahtar kelimeler bulunur ve konu en az üç farklı biçimde yorumlanır; çizebileceğin ölçüde cesur bir yorum seçilir. Sonra hikâyenin hangi anının resmedileceğine karar verilir: doruk mu, öncesi mi, ardından gelen sessizlik mi? Karakterler siluetleriyle birbirinden ayrılır, konuya hizmet etmeyen öğeler kâğıttan çıkarılır, değer düzeni ve ışığın yönü baştan planlanır. Daumier'nin Don Kişot'u ve Sancho'su, ünlü bir sahne yerine sessiz bir yürüyüşü seçerek ve çevreyi neredeyse boş bırakarak, iki karakteri yalnızca siluetleriyle anlatır. Hayalden çizebilmek ise her gün biriktirilen görsel hafızaya dayanır; bu hafızaya farklı yüzleri ve tenleri de katmak, kalabalıkları canlı ve okunur kılar. Ödevde beş farklı konu için yirmişer dakikalık kompozisyonlar yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Konu yorumu | Interpretation of the theme | Verilen konunun kâğıtta hangi sahne, hangi insanlar ve hangi düzenle karşılık bulacağına dair karar |
| Anlatı anı | Narrative moment | Bir hikâyenin ya da durumun içinden resme aktarılmak üzere seçilen tek an |
| Siluet karşıtlığı | Silhouette contrast | Bir kompozisyondaki karakterlerin ya da nesnelerin dış çizgilerinin birbirinden açıkça farklı olması |
| Sadeleştirme | Simplification | Bir kompozisyondan konuyu anlatmaya hizmet etmeyen öğeleri çıkarma |
| Görsel hafıza | Visual memory | Daha önce gözlemlenen biçimlerin, duruşların ve ışık durumlarının çizim sırasında geri çağrılabilmesi |
Ödev
5 farklı konu için 20'şer dakikalık kompozisyon yap.
- Bir arkadaşından ya da bir aile üyenden, birbirinden farklı beş konu yazıp kapalı kâğıtlarda sana vermesini iste; konuları ancak çizmeye başlamadan hemen önce aç.
- Her konu için yirmi dakika ayır: ilk beş dakikada üç yorum ve birer küçük taslak, sonraki on beş dakikada seçtiğin yorumu üç değerle bir kompozisyona dönüştür.
- Beş kompozisyonun her birinin altına, seçtiğin anı ve kâğıttan çıkardığın bir öğeyi bir cümleyle yaz.
- Beşini yan yana koy ve hangisinde siluet karşıtlığının, hangisinde sadeleştirmenin en iyi işlediğini iki cümleyle değerlendir; kalabalık içeren kompozisyonlarda farklı yüzleri ve ten değerlerini nasıl kurduğunu da not et.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Her kompozisyonda en güçlü karşıtlık anlatının merkezinde mi?
- Gözlem: Hayalden kurduğun figürlerin duruşları, gerçek insanlarda gözlemlediğin duruşlara dayanıyor mu?
- Değer: Kompozisyonlar üç büyük değer grubuyla okunuyor mu, ışığın yönü tutarlı mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Ana karakterler siluetleriyle uzaktan seçilebiliyor mu, gereksiz ayrıntı süreyi tüketmiş mi?
Kendini sına
1. Bir konu açıklandığında ilk yapılması gereken nedir?
- A) Hemen ilk akla gelen sahneyi çizmeye başlamak.
- B) Arka planı tonlamak.
- C) Konuyu okumak, anahtar kelimeleri bulmak ve en az üç yorum çıkarmak.
- D) Kâğıdı ikiye bölmek.
2. Anlatı anı nedir?
- A) Bir hikâyenin içinden resme aktarılmak üzere seçilen tek an.
- B) Sınavın son dakikası.
- C) Bir konunun başlığı.
- D) Kâğıdın ortası.
3. Daumier'nin çiziminde siluet karşıtlığı nasıl kurulmuştur?
- A) İki figür birbirinin aynısıdır.
- B) Figürler yalnızca renkle ayrılır.
- C) Arka planda bir değirmen vardır.
- D) Sancho yuvarlak, alçak ve yatay; Don Kişot ince, yüksek ve dikey bir biçimdir.
4. Hayalden kompozisyonda sadeleştirme neden önemlidir?
- A) Çünkü jüri boş kâğıt ister.
- B) Çünkü konuya hizmet etmeyen öğeler süreyi tüketir ve gözün nereye bakacağını belirsizleştirir.
- C) Çünkü öğe sayısı sınırlıdır.
- D) Çünkü yalnızca bir figür çizilebilir.
5. Hayalden çizilen bir kalabalıkta ten değerleri nasıl kullanılabilir?
- A) Bütün yüzlere aynı değer verilerek.
- B) Yüzler hiç tonlanmayarak.
- C) Farklı insanların tenleri kalıba indirilmeden, açık bir duvarın önündeki esmer bir yüz gibi bir odak oluşturacak biçimde.
- D) Yalnızca kontur çizilerek.
Cevaplar
- C — İlk yorum çoğu zaman salondaki birçok adayın da aklına gelen yorumdur.
- A — Lessing, kaynaklara göre resmin en çok şey çağrıştıran anı seçmesini savunmuştu.
- D — İki karakter siyaha boyanmış hâlleriyle bile birbirinden ayrılabilir.
- B — Daumier'nin çiziminde neredeyse boş bırakılan çevre, gözü iki karakterin ilişkisine yöneltir.
- C — Koyu bir paltonun üstündeki soluk bir yüz de kalabalığın içinde gözü kendiliğinden çeker.
Referans görseller
- Gerçek el çekimi: verilen bir konunun beş dakikada üç yoruma açılması; avuç içi büyüklüğünde üç değerli küçük taslaklar.
- Gerçek el çekimi: iki karakterin siluetlerinin siyaha boyanarak sınanması; bir taslaktan iki öğenin çıkarılması.
- Özgün animasyon: hayalden çizilmiş bir otobüs durağında aynı yüzün tekrarlandığı bir kalabalık ile farklı yaşlardan ve tenlerden insanların, ten değerlerinin açık koyu düzende odak oluşturduğu bir kalabalığın karşılaştırılması.
Sonraki derse köprü
Bir kompozisyonu karakalemle, yalnızca açık ve koyuyla kurmak bir şeydir; renk eklendiğinde ise yeni kararlar başlar. Bazı sınavlar renkli bir kompozisyon ister ve orada renk, yalnızca bir süs değil, kompozisyonun havasını, odağını ve okunurluğunu belirleyen bir araca dönüşür. Sonraki derste renkli kompozisyona ve sınavda rengin nasıl bir avantaja çevrileceğine bakıyoruz.