İçeriğe geç

Ders TT.23 · Paralel Hatlar

Sanat tarihinin kadın ressamları

Kadın ressamlar tarihten nasıl silindi?

TT Resim Sanatı Tarihi

2.184 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 12 dk video senaryosu · Herkes

  • atıf
  • yeniden atıf
  • kurumsal engel
  • kanon
  • feminist sanat tarihi

Görseller hakkında: Bazı örnek eserler korumalı olabilir; görsel seçerken sanatçının ölüm tarihini kontrol edin.

Öğrenme hedefi

Yüzyıllar boyunca resim yapan kadınların sanat tarihinin kitaplarından, müze etiketlerinden ve ders programlarından nasıl ve neden silindiğini açıklayabileceksin. Kadınların resim eğitimine, atölyelere, çıplak model çalışmalarına ve akademilere erişimini sınırlayan kurumsal engelleri anlatabilecek; bir eserin yanlış kişiye atfedilmesinin bir sanatçıyı nasıl görünmez kılabildiğini örneklerle gösterebilecek; 1970'lerden bu yana feminist sanat tarihinin bu silinmeyi nasıl sorguladığını ve kanonu nasıl yeniden yazdığını tanıyabilecek ve bu yeniden yazımın siyah ve Avrupa dışı kadın sanatçıları ne ölçüde kapsadığını tartışabileceksin.

Kanca

Kadın ressamlar tarihten nasıl silindi?

Yirminci yüzyılın ortasında çok okunan bir sanat tarihi kitabının ilk basımlarında, mağara resimlerinden çağdaş sanata uzanan yüzlerce sayfada bir kadın sanatçıya neredeyse hiç yer verilmemişti. Bu kitabı okuyan biri, resmin binlerce yıllık tarihinde kadınların yalnızca model, esin kaynağı, hami ya da ressamların eşi olarak var olduğunu düşünebilirdi. Oysa önceki derslerde tanıdığın gibi, Orta Çağ'da el yazmalarını boyayan rahibeler, Barok'ta mahkeme kararlarıyla ve kendi imzalarıyla eserlerini savunan ressamlar, akademilere giren ve atölye açan kadınlar vardı. Bu kadınlar resim yapıyordu, eserleri satılıyordu, bazıları kendi dönemlerinde ünlüydü. Öyleyse sonradan nasıl kayboldular?

Bağlam

Polonya'nın Poznań kentindeki Ulusal Müze'de, 72 × 97 santimetrelik bir tuval durur: İtalyan ressam Sofonisba Anguissola'nın 1555 tarihli Satranç Oyunu. Bir bahçede ya da açık bir terasta, bir masanın başında, ressamın üç kız kardeşi, Lucia, Minerva ve Europa, satranç oynar. Soldaki Lucia, izleyiciye doğru bakar ve oyunda üstünlüğü eline almış gibidir; sağdaki Minerva bir elini kaldırmış, sırasını ya da yenilgisini kabul eder gibidir; ortadaki en küçük kardeş Europa gülümseyerek ablasına bakar. Arkada, yaşlıca bir hizmetçi oyunu izler. Satranç tahtasının kenarına Latince bir yazı yazılmıştır: bekâr Sofonisba Anguissola'nın, Amilcare'nin kızının, üç kız kardeşini ve hizmetçiyi gerçeğe uygun olarak boyadığını söyler.

Resim, döneminde ünlüydü. Sanatçı biyografileriyle tanınan Giorgio Vasari, Cremona'daki Anguissola ailesinin evini ziyaret etti ve Sofonisba'nın, zamanının herhangi bir kadınından daha büyük bir çalışma ve incelikle çizimin güçlükleri üzerinde emek verdiğini yazdı. Sofonisba sonradan İspanya kralı II. Felipe'nin sarayına davet edildi ve yıllarca kraliçenin yanında bir saray ressamı ve öğretmen olarak çalıştı. Ama sonraki yüzyıllarda, onun İspanya'da yaptığı bazı portreler başka saray ressamlarına atfedildi; kraliyet koleksiyonundaki bir II. Felipe portresi uzun süre bir erkek meslektaşının eseri sayıldı ve ancak sonraki araştırmalarla yeniden Sofonisba'ya verildi. Döneminde ünlü olan bir ressam, böylece yavaş yavaş kendi eserlerinden ayrıldı.

Ana anlatım

Kadınların önüne hangi engeller kondu?

Kurumsal engel (institutional barrier), bir grubun bir mesleğe, bir eğitime ya da bir ödüle ulaşmasını, bireylerin yeteneğinden bağımsız olarak, yasalar, kurallar, alışkanlıklar ve kurumların işleyişi yoluyla sınırlayan engeldir. Sanat tarihçisi Linda Nochlin, Ocak 1971'de ARTnews dergisinde yayımlanan «Neden Büyük Kadın Sanatçılar Olmadı?» adlı makalesinde, bu sorunun yanlış sorulduğunu savundu. Nochlin'e göre sorun, kadınların doğuştan yeteneksiz olması değil, yüzyıllar boyunca sanatçı olmak için gereken eğitimin, atölyelerin, çıraklığın, siparişlerin ve ödüllerin onlara kapalı tutulmasıydı.

Bu engellerin en önemlilerinden biri, çıplak model çalışmasıydı. Akademik eğitimin tarihi dersinde gördüğün gibi, Avrupa akademilerinde büyük tarih resmine giden yol, çıplak insan bedenini çizmekten geçiyordu; ama pek çok akademi kadın öğrencilerin çıplak model derslerine katılmasına uzun süre izin vermedi. Rokoko ve Neoklasisizm dersinde Fransız akademisinin kadın üye sayısını dörtle sınırladığını görmüştün. Londra'daki Kraliyet Akademisi'nin 1768'deki kurucuları arasında iki kadın ressam, Angelika Kauffmann ve Mary Moser vardı; ama Johan Zoffany'nin birkaç yıl sonra akademi üyelerini çıplak bir modelin çevresinde toplanmış olarak gösterdiği grup portresinde, bu iki kadın odada değil, yalnızca duvarda asılı küçük portreler olarak yer alır. Çıplak model dersine katılamadıkları için, resmin içinde bile ancak birer tablo olarak bulunabilmişlerdi. Kadınlar çoğu zaman portre, natürmort, çiçek resmi ve minyatür gibi, türler hiyerarşisinin alt basamaklarındaki türlere yönlendirildi. Bunun sonucu, onların eserlerinin sonradan daha az «önemli» sayılması oldu.

Pek çok kadın ressam, resmi bir ressam babanın ya da kocanın atölyesinde öğrendi. Sofonisba bu açıdan bir istisnaydı: babası, kızlarının hepsine eğitim verdirmişti. Ama atölyede yetişen kadınların eserleri sık sık babalarının ya da kocalarının adıyla anıldı. Evlilik de çoğu zaman bir kadının sanat hayatının sonu anlamına geliyordu; aile ve ev işleri, atölyede çalışmaya zaman bırakmıyordu.

Eserler nasıl başkalarının oldu?

Atıf (attribution), bir sanat eserinin kim tarafından yapıldığının, imza, belge, üslup, teknik ve tarihsel kanıtlar incelenerek belirlenmesidir. Yeniden atıf (reattribution), daha önce bir sanatçıya verilmiş bir eserin, yeni kanıtlar ya da araştırmalar sonucunda başka bir sanatçıya verilmesidir. Kadın ressamların silinmesinde atıf hataları büyük bir rol oynadı. Bir eserin imzası silindiğinde, üstüne başka bir imza atıldığında ya da bir kadının yapamayacağı düşünülen ustalıktaki bir eser otomatik olarak bir erkeğe verildiğinde, bir sanatçı kendi eserlerinden koparılır.

Kendini kıyaslamak dersinde gördüğün Judith Leyster'in öyküsü bunun en ünlü örneklerindendir: Louvre'daki bir resmi uzun süre Frans Hals'e atfedilmiş, 1892'de açılan bir dava sırasında sahte Hals imzasının altından Leyster'in monogramı çıkmıştı. Barok dersinde tanıdığın Artemisia Gentileschi'nin bazı eserleri de uzun süre ressam babası Orazio'ya atfedildi. Bu hatalar tek tek rastlantılar değildi; ustalığı erkeklikle, kadınları ise en fazla yetenekli amatörlerle özdeşleştiren bir bakışın sonucuydu.

Silinme yalnızca Avrupa'da olmadı. Hint ve İran minyatürü dersinde gördüğün Babür saray atölyelerinde, on yedinci yüzyılın başında Sahifa Banu adlı bir kadın ressam çalıştı; Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'nde bulunan ve İran'ın Şah Tahmasp'ını gösteren bir resmin altındaki Farsça yazı, onu bu resmin ressamı olarak anar. Kaynaklara göre ona atfedilen yalnızca birkaç resim bilinmektedir. Onun gibi pek çok kadının adı hiç yazılmadığı için, bugün tamamen bilinmez durumdadır.

Kanon nasıl yeniden yazıldı?

Kanon (canon), bir alanda en önemli, en değerli ve öğretilmeye en layık sayılan eserlerin ve sanatçıların, kitaplar, müzeler, koleksiyonlar ve ders programları aracılığıyla oluşan listesidir. Kanon doğal bir liste değildir; kimin yazdığına, kimin koleksiyon yaptığına ve kimin sergi açtığına bağlıdır. Feminist sanat tarihi (feminist art history), 1970'lerden itibaren sanat tarihinin toplumsal cinsiyet açısından nasıl kurulduğunu inceleyen, unutulmuş kadın sanatçıları yeniden bulan, kadınların sanatta nasıl gösterildiğini sorgulayan ve kanonun kendisini eleştiren sanat tarihi yaklaşımıdır.

Nochlin'in makalesinden sonra, sanat tarihçileri arşivlere döndü. 1976'da Los Angeles'ta açılan büyük bir sergi, dört yüz yıllık bir dönemden onlarca kadın ressamın eserini bir araya getirdi. Maskeli bir kadın sanatçı topluluğu olan Guerrilla Girls, 1980'lerden itibaren müzelerdeki kadın sanatçı sayılarını sayarak, bu dengesizliği afişlerle kamuoyunun önüne koydu. Son yıllarda büyük müzeler, Artemisia Gentileschi, Sofonisba Anguissola, Clara Peeters, Rosa Bonheur ve Hilma af Klint gibi sanatçılara büyük sergiler ayırdı ve koleksiyonlarına kadın sanatçıların eserlerini eklemeye başladı.

Ama bu yeniden yazım da tamamlanmış değildir. Feminist sanat tarihinin ilk dalgası, çoğunlukla beyaz ve Avrupalı kadın ressamları öne çıkardı. Siyah kadın sanatçıların ve Avrupa dışındaki kadın ressamların hikâyeleri daha yavaş ve daha geç anlatılmaya başlandı. Örneğin, Afrikalı Amerikalı ressam Laura Wheeler Waring, 1940'larda önde gelen siyah Amerikalıların portrelerini yapmış, bu portreler sonradan Ulusal Portre Galerisi'nin koleksiyonuna girmişti; ama adı genel sanat tarihi kitaplarında uzun süre anılmadı. Sivil haklar yıllarında siyah teni kendi değer aralığıyla boyayan Ringgold'un resimleri ve adı ancak yakın zamanda bulunabilen Madeleine gibi modellerin öyküleri, cinsiyetle ırkın silinmede nasıl iç içe geçtiğini gösterir.

Kadın ressamlar kendilerini nasıl gösterdi?

Kadın ressamların pek çoğu, kendilerini resmin içinde bir ressam olarak göstermeyi bilinçli bir tavır hâline getirdi. Sofonisba, genç yaşta pek çok otoportre yaptı; bunların bazılarında kendini bir kitap tutarken, bir müzik aleti çalarken ya da bir şövalenin başında gösterdi. Bu otoportreler, bir kadının yalnızca resmin konusu değil, resmi yapan kişi olabileceğini ilan ediyordu. Artemisia Gentileschi, 1630'ların sonunda yaptığı bir otoportrede kendini, dönemin simge kitaplarında bir kadın figürüyle tarif edilen Resim Sanatı'nın kendisi olarak, kolunu kaldırmış, bir tuvale boya sürerken gösterdi; bir erkek ressamın hiçbir zaman bu biçimde yapamayacağı bir özdeşleşmeydi bu.

Satranç Oyunu'nda Sofonisba'nın kardeşlerini de bu bakışla okuyabiliriz. Satranç, dönemin İtalya'sında zekâ, strateji ve eğitimle ilişkilendirilen bir oyundu. Kardeşlerini, bir aşk sahnesinde ya da ev işleri arasında değil, düşünen ve karar veren oyuncular olarak göstermesi, kadınların eğitimi ve aklı üzerine sessiz bir görüştür. Resimdeki kızların açık, yumuşak tenleri, dönemin soylu ideallerine uygun biçimde boyanmıştır; arkadaki yaşlı hizmetçinin daha koyu, daha yıpranmış teni ise yaşını ve toplumsal konumunu belli eder. Aynı tuvalde tenin, hem yaşı hem sınıfı hem de ailenin görmek istediği imgeyi taşıdığını görebiliriz.

Uygulama

Bu çalışma, kimin resmin konusu, kimin resmin yapıcısı olarak hatırlandığını düşünmeni ve bir insanın adını, işini ve gerçek tenini bir resimde kaydetmenin, onu tarihten silinmekten koruyan küçük bir eylem olabileceğini deneyerek görmeni sağlayacak.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışGeçmişte kadın ressam olmadığını düşünmek.
Doğrusu

Orta Çağ'dan bugüne her dönemde resim yapan kadınlar vardı; pek çoğu kendi döneminde tanınıyordu. Eksik olanın sanatçılar değil, onları kaydeden anlatı olduğunu düşün.

Yaygın yanlışKadınların daha az «büyük» eser yapmasını yetenek eksikliğine bağlamak.
Doğrusu

Nochlin'in gösterdiği gibi, eğitim, çıplak model, atölye ve sipariş gibi kurumsal engeller belirleyiciydi. Bireye değil, kurumlara bak.

Yaygın yanlışBir eserin atfını değişmez bir gerçek sanmak.
Doğrusu

Leyster, Gentileschi ve Anguissola örneklerinde görüldüğü gibi atıflar değişebilir. Bir müze etiketinin arkasındaki araştırmayı sor.

Yaygın yanlışKadın sanatçıların yeniden keşfini yalnızca beyaz ve Avrupalı ressamlarla sınırlamak.
Doğrusu

Siyah ve Avrupa dışı kadın sanatçılar daha da geç anlatıldı. Sahifa Banu ve Laura Wheeler Waring gibi adları da ara.

Kapanış

Kadın ressamlar tarihten nasıl silindi? Yetenek eksikliğiyle değil, kurumsal engellerle, atıf hatalarıyla ve onları kaydetmeyen bir anlatıyla. Çıplak model derslerinden, akademilerden ve büyük siparişlerden uzak tutuldular, portre ve natürmort gibi türlere yönlendirildiler; eserleri babalarına, kocalarına ya da erkek meslektaşlarına atfedildi. Sofonisba Anguissola'nın Satranç Oyunu, Vasari'nin övdüğü, düşünen ve karar veren kadınları gösteren bir resimdi; ama onun İspanya'da yaptığı portrelerin bir kısmı bile başkalarının sayıldı. Nochlin'in 1971'deki sorusu, feminist sanat tarihini ve kanonun yeniden yazımını başlattı; Leyster'in monogramı, Artemisia'nın otoportresi ve Sahifa Banu'nun imzası, bu yeniden yazımın izleridir. Bu yeniden yazım, siyah ve Avrupa dışı kadın sanatçıları kapsadıkça tamamlanacaktır. Ödevde bir kadın ressamın bir eserini seçip, onun resim dilini ve kendini gösterme biçimini beş cümlede çözümleyeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
AtıfAttributionBir eserin kim tarafından yapıldığının imza, belge, üslup ve tarihsel kanıtlarla belirlenmesi
Yeniden atıfReattributionBir sanatçıya verilmiş bir eserin yeni kanıtlarla başka bir sanatçıya verilmesi
Kurumsal engelInstitutional barrierBir grubun bir mesleğe ya da eğitime ulaşmasını yasalar, kurallar ve kurumların işleyişiyle sınırlayan engel
KanonCanonKitaplar, müzeler ve ders programları aracılığıyla en önemli sayılan eserlerin ve sanatçıların oluşan listesi
Feminist sanat tarihiFeminist art historySanat tarihinin toplumsal cinsiyet açısından nasıl kurulduğunu inceleyen ve kanonu eleştiren yaklaşım

Ödev

Bu dönemden bir eser seç ve 5 cümlelik biçimsel analiz yaz.

  1. 1956'dan önce ölmüş bir kadın ressamın bir eserini seç; eserin atfının hiç değişip değişmediğini de içeren bilgilere, eseri saklayan kurumun kaydından ulaş.
  2. Ressamın eğitimini nereden aldığını, hangi türlerde çalıştığını ve eserlerinin başka birine atfedilip atfedilmediğini kaynağa dayanarak not et.
  3. Beş cümlelik analizinde kompozisyonu, çizgiyi ve rengi, figürlerin nasıl gösterildiğini, kadın figürler varsa onların düşünen ve eyleyen kişiler olarak mı yoksa seyredilen nesneler olarak mı sunulduğunu ve tenlerin nasıl boyandığını ele al.
  4. Son cümlende, bu ressamın adının sanat tarihinde neden unutulduğunu ya da neden hatırlandığını tartış.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Figürlerin yerleşimini ve bakışlarının yönünü tarif edebildin mi?
  • Oran ve Çizim: Ellerin, yüzlerin ve duruşların nasıl çizildiğini gözlemledin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Eserin imzası, yazıtları ya da atıf geçmişi hakkında bir bilgi ekledin mi?
  • Son cümlen, ressamın unutulmasını ya da hatırlanmasını kaynaklara dayanan somut nedenlere bağlıyor mu?

Kendini sına

1. Linda Nochlin'in 1971 makalesinin temel savı nedir?

  • A) Kadınların doğuştan daha az yetenekli olduğu.
  • B) Kadınların hiç resim yapmadığı.
  • C) Kadınların sanatçı olması önündeki engellerin bireysel değil kurumsal olduğu.
  • D) Yalnızca portre resminin önemli olduğu.

2. Atıf nedir?

  • A) Bir eserin kim tarafından yapıldığının kanıtlarla belirlenmesi.
  • B) Bir eserin fiyatının belirlenmesi.
  • C) Bir eserin restorasyonu.
  • D) Bir eserin çerçevelenmesi.

3. Sofonisba Anguissola'nın Satranç Oyunu'nda kardeşlerini satranç oynarken göstermesi neyi ima eder?

  • A) Kadınların yalnızca ev işleriyle ilgilendiğini.
  • B) Kardeşlerini zekâ ve stratejiyle ilişkilendirilen bir oyunda düşünen ve karar veren kişiler olarak gösterdiğini.
  • C) Satrancın yasak bir oyun olduğunu.
  • D) Resmin bir erkek ressam tarafından yapıldığını.

4. Judith Leyster'in Louvre'daki resminin atfı nasıl değişti?

  • A) Resim hiç sergilenmedi.
  • B) Resim bir heykel olarak kaydedildi.
  • C) Resim yok edildi.
  • D) Uzun süre Frans Hals'e atfedildi, 1892'deki bir dava sırasında sahte imzanın altından Leyster'in monogramı çıktı.

5. Feminist sanat tarihinin ilk dalgası hakkında hangi eleştiri yapılır?

  • A) Çoğunlukla beyaz ve Avrupalı kadın ressamları öne çıkarıp siyah ve Avrupa dışı kadın sanatçıları daha geç anlattığı.
  • B) Hiçbir kadın sanatçıyı yeniden keşfetmediği.
  • C) Yalnızca erkek sanatçıları incelediği.
  • D) Müzelerle hiç ilgilenmediği.

Cevaplar

  1. C — Eğitim, çıplak model, atölye ve sipariş gibi olanaklar kadınlara kapalı tutuldu.
  2. A — İmza, belge, üslup, teknik ve tarihsel kanıtlar birlikte incelenir.
  3. B — Satranç dönemin İtalya'sında zekâ, strateji ve eğitimle ilişkilendiriliyordu.
  4. D — Bu davanın ardından Leyster'in başka eserleri de yeniden ona verildi.
  5. A — Sahifa Banu ve Laura Wheeler Waring gibi adlar çok daha geç anılmaya başlandı.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir sanat tarihi kitabının sayfaları çevrilirken kadın sanatçıların adlarının silinmesi ve sonra yeniden belirmesi.
  • Özgün animasyon: bir akademide çıplak model dersinin kapısında durdurulan kadın öğrenciler; türler hiyerarşisinin basamakları.
  • Özgün animasyon: Leyster'in monogramının sahte imzanın altından çıkması; Sofonisba'nın II. Felipe portresinin etiketinin değişmesi; Sahifa Banu'nun imzasının belirmesi.

Sonraki derse köprü

Sahifa Banu'nun adı, bir resmin altına yazılmış tek bir satır sayesinde bugüne ulaştı. Osmanlı sarayının nakkaşhanesinde çalışan ressamların pek çoğu ise eserlerine hiç imza atmadı; onları çoğu zaman yalnızca saray kayıtlarındaki maaş listelerinden tanıyoruz. Sonraki derste, Türk resim tarihine açılan yeni bir dizinin başında, Osmanlı minyatürünü, nakkaşhanenin işleyişini ve imzanın bu gelenekte neden bu kadar az yer bulduğunu ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 · Kanca (animasyon). Bir sanat tarihi kitabının sayfaları; kadın sanatçıların adları silinir. Soru ekranda.
  • 1:00–2:40 · Bağlam (görüntü). Poznań; Satranç Oyunu; Vasari'nin ziyareti; İspanya sarayı ve II. Felipe portresinin atfı.
  • 2:40–5:00 · Engeller (animasyon). Nochlin'in 1971 makalesi; çıplak model; dört kadın üye sınırı; türler hiyerarşisi; atölye ve evlilik.
  • 5:00–7:20 · Atıf (animasyon). Atıf ve yeniden atıf; Leyster ve Hals; Artemisia ve Orazio; Sahifa Banu.
  • 7:20–9:40 · Kanon (animasyon). Kanon ve feminist sanat tarihi; 1976 sergisi; Guerrilla Girls; büyük sergiler; Laura Wheeler Waring ve ırk ile cinsiyetin kesişmesi.
  • 9:40–11:20 · Kendini göstermek (animasyon). Sofonisba'nın otoportreleri; Artemisia'nın Resim Sanatı olarak otoportresi; satranç ve düşünen kadınlar; tenin yaş ve sınıf taşıması.
  • 11:20–12:00 · Kapanış (animasyon). Silinen adlar kitabın sayfalarına geri yazılır.