İçeriğe geç

Ders TT.21 · Paralel Hatlar

Japon ukiyo-e

Bir dalga Avrupa resmini nasıl değiştirdi?

TT Resim Sanatı Tarihi

2.147 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 11 dk video senaryosu · Herkes

  • ukiyo-e
  • nishiki-e
  • bijinga
  • aizuri-e
  • Japonizm

Öğrenme hedefi

On yedinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar Japonya'nın Edo kentinde gelişen ukiyo-e resimlerinin ve renkli tahta baskılarının nasıl bir kent kültüründen doğduğunu, hangi ustaların elinde biçimlendiğini ve hangi yollarla dünyaya yayıldığını açıklayabileceksin. Bir baskının ressam, oymacı, basımcı ve yayıncının birlikte çalıştığı bir düzende nasıl üretildiğini anlatabilecek; güzel kadın, oyuncu ve manzara baskılarının kimler için yapıldığını tanıyabilecek; Avrupa'dan gelen bir mavi pigmentin baskıları nasıl değiştirdiğini ve bu baskıların bu kez Avrupa resmini nasıl değiştirdiğini izleyebilecek ve güzel kadın baskılarındaki beyaz ten idealini bir uzlaşım olarak değerlendirebileceksin.

Kanca

Bir dalga Avrupa resmini nasıl değiştirdi?

1830'ların başında Edo'da, bugünkü Tokyo'da, bir kâse erişte fiyatına satın alınabilen bir renkli baskı, dev bir dalganın pençe gibi kıvrılan köpüklerini, dalganın altında sallanan üç kayığı ve uzakta, dalganın çukurunun içinde küçücük görünen Fuji Dağı'nı gösteriyordu. Kompozisyon ve denge dersinde bu baskının asimetrik dengesini incelemiştin. Otuz yıl kadar sonra, bu ve benzeri baskılar Avrupa'ya ulaştı; Paris'teki ressamlar onları koleksiyonlara topladı, kopyaladı, duvarlarına astı ve kendi resimlerini onlara bakarak değiştirdi. Uzak bir ülkenin ucuz, gündelik baskıları nasıl olur da Avrupa'nın en iddialı ressamlarını etkiler? Ve bu etkileşimde kim kimi nasıl gördü?

Bağlam

Boston'daki Güzel Sanatlar Müzesi'nin koleksiyonunda, yaklaşık 1792–1793 yıllarına tarihlenen bir tahta baskının ilk basımlarından biri saklanır: Kitagawa Utamaro'nun Günümüzün Üç Güzeli. Baskıda, üçgen bir kompozisyon içinde, yakından görülen üç genç kadının başı ve omuzları vardır. Ortada ve en önde, Edo'nun eğlence semtinde tanınan bir geyşa, Tomimoto Toyohina; onun arkasında, iki yanda, iki çayevinde çalışan ve güzellikleriyle ün kazanmış genç kadın, Naniwaya Kita ile Takashima Hisa durur. Üç kadının kimonolarında her birini tanıtan küçük armalar vardır.

Utamaro, kaynaklara göre kadınların tenlerinin pürüzsüzlüğünü, saçlarının dokusuyla ve arkadaki, ezilmiş mika tozuyla parlatılmış fonla karşıtlık kurarak gösterdi. Bu tür yakın plan baş portrelerine Japonca «büyük baş resmi» anlamına gelen bir ad verilir ve Utamaro bu türün en ünlü ustalarından biri oldu. Baskıyı, dönemin önde gelen yayıncılarından Tsutaya Jūzaburō yayımladı. Bu küçük kâğıt, bir yandan döneminin ünlü kadınlarını tanıtan bir tür reklam ve hayran imgesiydi; öbür yandan bir ustanın çizgiyi, boşluğu ve teni en az araçla kurma becerisini gösteren bir resimdi.

Ana anlatım

Ukiyo-e nedir ve kimin içindi?

Ukiyo-e (ukiyo-e), Japoncada «yüzen dünyanın resimleri» anlamına gelen, on yedinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar özellikle Edo'da üretilen, kentin eğlence semtlerini, kabuki tiyatrosu oyuncularını, güzel kadınları, gündelik hayatı ve sonraları manzaraları konu alan resim ve tahta baskı geleneğidir. «Yüzen dünya» deyimi, başlangıçta Budist düşüncede hayatın geçiciliğini anlatan bir ifadeydi; Edo döneminde ise anın zevklerini yaşamaya adanmış kent hayatını anlatmaya başladı.

Tokugawa şogunluğunun on yedinci yüzyılın başında kurduğu uzun barış döneminde Edo, dünyanın en büyük kentlerinden biri oldu. Resmî toplumsal sıralamada tüccarlar alt sıralardaydı, ama zenginleşen tüccarlar ve zanaatkârlar kentin eğlence semtlerinde, tiyatrolarda ve çayevlerinde para harcayan yeni bir kitle oluşturdu. Ukiyo-e baskıları bu kitle için üretildi: ucuzdu, çok sayıda basılıyordu, yeni oyunları, ünlü oyuncuları, moda giysileri ve tanınmış güzelleri tanıtıyordu. Bir anlamda, dönemin afişleri, dergi kapakları ve hayran fotoğraflarıydı.

Bir baskı tek bir sanatçının eseri değildi. Ressam, desenini ince bir kâğıda mürekkeple çizerdi. Oymacı bu kâğıdı bir kiraz ağacı kalıbının üstüne yapıştırır, çizginin çevresini oyarak konturları kabartma olarak bırakırdı. Her renk için ayrı bir kalıp oyulurdu. Basımcı, kalıplara suyla açılmış boyaları sürer, nemli kâğıdı üstüne yerleştirir ve kâğıdın arkasını bir ovma aletiyle bastırarak renkleri tek tek basardı. Bütün bu işi düzenleyen, parasını karşılayan ve baskıları satan ise yayıncıydı. Baskı resim dersinde tanıdığın yüksek baskı, burada bütün bir kentin görsel kültürünü taşıyan bir sanayiye dönüştü.

Çok renkli baskı ve Prusya mavisi neyi değiştirdi?

Nishiki-e (nishiki-e), Japoncada «brokar resimleri» anlamına gelen ve 1765 dolaylarında Suzuki Harunobu'nun öncülüğünde gelişen, her renk için ayrı bir kalıp kullanılarak kâğıda birçok rengin basıldığı çok renkli tahta baskıdır. Nishiki-e ile birlikte baskılar ince renk geçişlerine, zengin desenlere ve yumuşak ton farklarına kavuştu. Harunobu'nun zarif, ince bedenli genç kadınları, bu yeni tekniğin ilk büyük örneklerindendir.

Bijinga (bijinga), Japoncada «güzel kadın resimleri» anlamına gelen, eğlence semtlerinin tanınmış kadınlarını, geyşaları, çayevi çalışanlarını ve moda giysiler içindeki kent kadınlarını gösteren ukiyo-e türüdür. Utamaro'nun yakın plan portreleri bu türün doruk noktası sayılır. Ama bu resimlerdeki kadınların çoğunun hayatı, eğlence semtlerinin sıkı kuralları, borçları ve sözleşmeleri içinde geçiyordu. Bir bijinga, bir güzelliği kutlarken aynı zamanda bir eğlence ekonomisinin reklamını da yapıyordu.

Aizuri-e (aizuri-e), Japoncada «mavi baskı» anlamına gelen ve ağırlıkla ya da tamamen mavinin farklı tonlarıyla basılan tahta baskıdır. Pigmentlerin tarihi dersinde anlattığımız, on sekizinci yüzyılın başında Berlin'de rastlantıyla bulunan Prusya mavisi, 1820'lerde Japonya'ya ulaştı ve kısa sürede ucuzladı. Bu yoğun, derin ve solmaya dayanıklı mavi, baskı ustalarına daha önceki bitkisel mavilerin veremediği derin gökyüzleri, sular ve uzaklıklar kazandırdı. Hokusai'nin ünlü dalgası ve Fuji manzaraları da bu mavinin gücüyle basıldı. Avrupa'dan gelen bir pigment, Japon baskısını değiştirdi; birkaç on yıl sonra da bu baskılar Avrupa resmini değiştirecekti.

Manzara, on dokuzuncu yüzyılda ukiyo-e'nin en sevilen konularından biri oldu. Hokusai'nin Fuji Dağı'nın Otuz Altı Görünümü dizisi ve Utagawa Hiroshige'nin Edo'dan Kyoto'ya uzanan yolun duraklarını ve Edo'nun ünlü yerlerini gösteren dizileri, yolculuğu, mevsimleri ve havayı konu edindi. Kırpma ve çerçeveleme dersinde Hiroshige'nin çerçeveyle kesilen erik ağacını incelemiştin. Hokusai'nin kızı Katsushika Ōi da yetenekli bir ressamdı; kaynaklara göre babası güzel kadın resimlerinde onun kendisini geçtiğini söylerdi. Ōi'nin ışık ve gölgeyle kurulmuş gece sahneleri, bu geleneğin içinde kendine özgü bir ses taşır.

Baskılar Avrupa'yı nasıl etkiledi?

1850'lerde Japonya, iki yüzyılı aşkın sınırlı dış ilişkiler döneminin ardından, büyük ölçüde Amerikan savaş gemilerinin baskısıyla dış ticarete açıldı. 1867'de Paris'te düzenlenen Evrensel Sergi, Japonya'nın katıldığı ilk dünya sergisi oldu ve pek çok Avrupalının Japon sanatıyla ilk büyük karşılaşması oldu. Japonizm (Japonisme), Fransız yazar ve eleştirmen Philippe Burty'nin 1872'de adlandırdığı, 1860'lardan yüzyılın sonuna kadar Avrupa ve Amerika'da Japon sanatına, özellikle tahta baskılara, seramiklere ve süs eşyalarına duyulan yoğun ilgiyi ve bu ilginin Batı sanatına ve tasarımına etkisini anlatan terimdir.

İzlenimciler ve Post-İzlenimciler bu baskılardan çok şey öğrendi. Kırpılan kompozisyonlar, alçak ya da yüksek bakış açıları, modellemesiz renk yüzeyleri, belirgin dış çizgiler, asimetrik denge ve boşluğun cesur kullanımı, Degas'nın, Monet'nin, Whistler'ın, Mary Cassatt'ın ve Van Gogh'un resimlerinde yeni biçimler aldı. Cassatt, 1890'da Paris'te gördüğü büyük bir Japon baskıları sergisinin ardından, gündelik hayattaki kadınları gösteren, düz renkli ve ince konturlu bir baskı dizisi yaptı. Post-İzlenimcilik dersinde Van Gogh'un Hiroshige kopyalarını görmüştün; kancadaki dalga, bu etkinin simgesi hâline geldi.

Ama Japonizmin de bir gölgesi vardı. Avrupalı koleksiyoncular ve ressamlar Japonya'yı çoğu zaman zamansız, egzotik ve kadınsı bir düş ülkesi olarak hayal etti; Japon kadınlarını kimonolar, yelpazeler ve çay törenleriyle süslenmiş, sessiz ve itaatkâr figürler olarak resmettiler. Oysa aynı yıllarda Japonya, hızla sanayileşen ve kendi imparatorluğunu kurmaya başlayan modern bir devletti. Romantizm dersinde tanıdığın Oryantalizm kavramı, farklı biçimlerde, Japonizmin bu yüzü için de düşünülebilir.

Güzel kadın baskılarında ten nasıl gösterildi?

Bijinga baskılarında kadınların yüzleri ve boyunları çoğu zaman neredeyse bembeyaz, pürüzsüz ve ton geçişsiz olarak gösterilir. Bu, yalnızca bir baskı tekniğinin değil, dönemin bir güzellik idealinin kaydıdır. Edo dönemi kent kadınları, özellikle eğlence semtlerinde çalışanlar, yüzlerini ve boyunlarını beyaz bir pudrayla boyardı; kaynaklara göre bu pudraların bir kısmı kurşun içeriyordu ve sağlığa zarar veriyordu. Rokoko ve Neoklasisizm dersinde Avrupa'daki pudralı ten idealini, Çin mürekkep resmi dersinde Tang saray kadınlarının beyaz tenlerini görmüştük; açık teni zenginlik, incelik ve güneşte çalışmamakla ilişkilendiren ideal, farklı kültürlerde benzer biçimlerde ortaya çıkar.

Aynı baskılarda erkek oyuncuların, işçilerin, gezginlerin ve yolcuların tenleri ise çoğu zaman daha koyu, sıcak turuncu ve kahverengi tonlarla basılır. Hiroshige'nin yol manzaralarındaki hamalların ve kayıkçıların güneşte yanmış tenleri, bijinga'nın beyaz yüzlerinin karşısında durur. Bu fark da, Antik Mısır dersinde gördüğümüz kadın ve erkek tenini ayıran uzlaşımı hatırlatır; toplumsal cinsiyet ve sınıf, ten renginde bir kod olarak okunur. Bir ukiyo-e baskısına bakarken, bir figürün teninin hangi toplumsal rolü, hangi ideali ve hangi gerçekliği gösterdiğini sormak, bu imgeleri daha dürüst okumanın yoludur.

Uygulama

Bu deneme, bir baskının kontur ve düz renk alanlarıyla nasıl kurulduğunu ve teni boş bırakmanın, beyazlatmanın ya da gözlemle boyamanın aynı figüre nasıl bambaşka toplumsal anlamlar yükleyebildiğini deneyerek görmeni sağlayacak.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışUkiyo-e baskılarını tek bir sanatçının elinden çıkmış eserler sanmak.
Doğrusu

Bir baskı ressamın, oymacının, basımcının ve yayıncının ortak işiydi. Baskının üstündeki farklı imzalara ve mühürlere bak.

Yaygın yanlışUkiyo-e'yi yalnızca Hokusai'nin dalgasıyla özdeşleştirmek.
Doğrusu

Güzel kadınlar, oyuncular, gündelik hayat ve manzaralar geleneğin farklı kollarıdır. Utamaro'ya, Harunobu'ya, Hiroshige'ye ve Katsushika Ōi'ye de bak.

Yaygın yanlışJaponizmi yalnızca tek yönlü bir hayranlık olarak görmek.
Doğrusu

Avrupalılar Japon baskılarından öğrendi, ama Japonya'yı ve Japon kadınlarını çoğu zaman egzotik kalıplara sokarak gösterdi. Etkiyi ve kalıbı birlikte değerlendir.

Yaygın yanlışBijinga'daki beyaz tenleri gerçek tenlerin kaydı sanmak.
Doğrusu

Bu beyazlık bir makyaj ve güzellik idealinin uzlaşımıdır. Aynı baskılardaki koyu tenli işçi ve gezginlerle karşılaştır.

Kapanış

Bir dalga Avrupa resmini nasıl değiştirdi? Edo'nun eğlence semtlerinden ve yollarından doğan, ressam, oymacı, basımcı ve yayıncının birlikte ürettiği ucuz ve renkli baskılar, Prusya mavisiyle derinleşen gökyüzleri ve sularla, kırpılan kompozisyonlarla, düz renk alanlarıyla ve cesur boşluklarla, 1867 Paris sergisinin ardından Avrupa'ya ulaştı. Utamaro'nun Günümüzün Üç Güzeli, bu baskıların çizgiyi, boşluğu ve teni en az araçla nasıl kurduğunu; Harunobu'nun nishiki-e'si, Hiroshige'nin yolları ve Katsushika Ōi'nin gece sahneleri ise geleneğin genişliğini gösterir. Japonizm, Degas'dan Cassatt'a ve Van Gogh'a uzanan ressamları değiştirdi, ama Japonya'yı çoğu zaman egzotik bir düş ülkesine de dönüştürdü. Bijinga'nın beyaz yüzleri ve yol manzaralarının güneşte yanmış tenleri ise, bu baskılarda da tenin bir toplumsal kod olarak okunduğunu hatırlatır. Ödevde bir ukiyo-e baskısını seçip, çizgisini, renk alanlarını ve boşluğunu beş cümlede çözümleyeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Ukiyo-eUkiyo-eEdo'nun eğlence semtlerini, oyuncuları, güzel kadınları ve manzaraları konu alan «yüzen dünyanın resimleri»
Nishiki-eNishiki-eHer renk için ayrı kalıp kullanılarak birçok rengin basıldığı çok renkli tahta baskı
BijingaBijingaEğlence semtlerinin tanınmış kadınlarını ve moda giysiler içindeki kent kadınlarını gösteren ukiyo-e türü
Aizuri-eAizuri-eAğırlıkla ya da tamamen mavinin farklı tonlarıyla, özellikle Prusya mavisiyle basılan tahta baskı
JaponizmJaponisme1860'lardan itibaren Batı'da Japon sanatına duyulan ilgi ve bunun Batı sanatına etkisi

Ödev

Bu dönemden bir eser seç ve 5 cümlelik biçimsel analiz yaz.

  1. Harunobu, Utamaro, Hokusai, Hiroshige, Katsushika Ōi ya da başka bir ukiyo-e sanatçısının bir baskısını ya da resmini seç; ayrıntılarını görebileceğin bir görüntüyü eseri saklayan müzenin dijital koleksiyonunda bul.
  2. Eserin türünü, yani güzel kadın, oyuncu, manzara ya da başka bir tür olduğunu, yaklaşık tarihini ve varsa yayıncısını kaydet.
  3. Beş cümlelik analizinde konturların niteliğini, düz renk alanlarını, mavi ya da başka baskın rengi, kırpmayı ve boşluğu ve figürlerin tenlerinin nasıl basıldığını ele al.
  4. Analizini, eserin bir Avrupalı ressamı etkilemiş olabileceği bir özelliğini ya da Avrupalıların onu nasıl kalıplaştırmış olabileceğini tartışan bir cümleyle kapat.

Kendini değerlendir

  • Kenar ve Ayrıntı: Oymacının bıraktığı ince çizgilerin inceldiği ve kalınlaştığı yerleri seçebildin mi?
  • Kompozisyon: Kırpmanın, boşluğun ve asimetrik dengenin nasıl kurulduğunu tarif edebildin mi?
  • Teknik ve Malzeme: Eserin bir baskı mı yoksa bir resim mi olduğunu ve üretim sürecini kaynağa dayanarak yazdın mı?
  • Son cümlen, Japonizmin hem etkisini hem de kalıplarını hesaba katıyor mu?

Kendini sına

1. «Ukiyo-e» ne anlama gelir?

  • A) Tapınak resimleri.
  • B) Yüzen dünyanın resimleri.
  • C) Savaş resimleri.
  • D) Saray resimleri.

2. Bir ukiyo-e baskısının üretiminde yayıncının rolü neydi?

  • A) Kalıpları oymak.
  • B) Kâğıdı yapmak.
  • C) İşi düzenlemek, parasını karşılamak ve baskıları satmak.
  • D) Yalnızca renkleri seçmek.

3. Prusya mavisi Japon baskılarına ne zaman ulaştı ve ne kazandırdı?

  • A) 1820'lerde ulaştı ve derin, yoğun, solmaya dayanıklı mavilerle gökyüzlerini ve suları derinleştirdi.
  • B) 1500'lerde ulaştı ve baskıları siyah-beyaz yaptı.
  • C) Hiç ulaşmadı.
  • D) Yalnızca yağlı boyada kullanıldı.

4. Japonizm terimi neyi anlatır?

  • A) Japonya'da Avrupa resminin yasaklanmasını.
  • B) Yalnızca Japon seramiklerini.
  • C) Japon ressamların Paris'e yerleşmesini.
  • D) Batı'da Japon sanatına duyulan yoğun ilgiyi ve bunun Batı sanatına etkisini.

5. Bijinga baskılarındaki bembeyaz tenler en doğru biçimde nasıl okunur?

  • A) Gerçek tenlerin tam kaydı olarak.
  • B) Dönemin beyaz pudra makyajının ve bir güzellik ile sınıf idealinin uzlaşımı olarak.
  • C) Baskının solmasının sonucu olarak.
  • D) Kâğıdın yırtılması olarak.

Cevaplar

  1. B — Budist düşüncede geçiciliği anlatan deyim Edo'da anın zevklerini yaşayan kent hayatını anlatmaya başladı.
  2. C — Ressam, oymacı ve basımcı yayıncının düzenlediği bu işin farklı aşamalarında çalışırdı.
  3. A — Hokusai'nin ünlü dalgası ve Fuji manzaraları da bu mavinin gücüyle basıldı.
  4. D — Terimi Fransız yazar Philippe Burty 1872'de ortaya attı.
  5. B — Aynı baskılardaki işçilerin ve gezginlerin tenleri çoğu zaman daha koyu basılır.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir ukiyo-e baskısının ressamın deseninden oymacının kalıbına, basımcının renk renk basmasına ve yayıncının dükkânına uzanan yolculuğu.
  • Özgün animasyon: Berlin'de bulunan Prusya mavisinin Japonya'ya ulaşması ve bir dalganın, bir gökyüzünün derinleşmesi; 1867 Paris sergisi ve Avrupa'ya dönen baskılar.
  • Özgün animasyon: bijinga'daki beyaz yüzler ile yol manzaralarındaki güneşte yanmış tenlerin yan yana konması; aynı konturun üç farklı tenle basılması.

Sonraki derse köprü

Japon baskılarındakine benzer bir dil, yani gölgesiz renk yüzeyleri, ince çizgiler ve kitap sayfalarının içine yerleştirilmiş zarif figürler, İran'da ve Hindistan'da da yüzyıllar boyunca gelişen bir resim geleneğinin temelindeydi. Saray atölyelerinde, büyük ustaların yönetiminde çalışan ressamlar, şiir kitaplarını, destanları ve tarihleri, değerli pigmentlerle ve altınla süslenmiş küçük resimlerle donattı. Sonraki derste Hint ve İran minyatürünü ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). Edo'da bir baskı dükkânı ve bir dalganın kıvrılması; Paris'teki bir atölyenin duvarı. Soru ekranda.
  • 0:50–2:20 · Bağlam (görüntü). Boston; Utamaro'nun Günümüzün Üç Güzeli; üç kadının adları; mika fon ve Tsutaya Jūzaburō.
  • 2:20–4:20 · Ukiyo-e ve üretim (animasyon). Yüzen dünya; Edo'nun tüccar kitlesi; ressam, oymacı, basımcı ve yayıncı.
  • 4:20–6:40 · Renk ve manzara (animasyon). Harunobu ve nishiki-e; bijinga; Prusya mavisi ve aizuri-e; Hokusai ve Hiroshige; Katsushika Ōi.
  • 6:40–8:40 · Japonizm (animasyon). Japonya'nın açılması; 1867 Paris; Burty; Degas, Cassatt, Van Gogh; egzotik kalıplar.
  • 8:40–10:20 · Ten (animasyon). Beyaz pudra ve bijinga'nın yüzleri; işçilerin ve gezginlerin tenleri; toplumsal kod.
  • 10:20–11:00 · Kapanış (animasyon). Dalga kıvrılır ve bir Avrupa tuvaline dönüşür.