İçeriğe geç

Ders TT.11 · Paralel Hatlar

Fotoğraf ve resim

Fotoğraf resmi öldürdü mü, özgürleştirdi mi?

TT Resim Sanatı Tarihi

2.053 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 11 dk video senaryosu · Herkes

  • diorama
  • dagerreyotip
  • kalotip
  • vizit kartı
  • piktoryalizm

Öğrenme hedefi

1839'da duyurulan fotoğrafın, on dokuzuncu yüzyıl boyunca resmin işini, pazarını ve kendini tanımlama biçimini nasıl değiştirdiğini açıklayabileceksin. Fotoğrafın ilk yöntemlerini ve bunların birbirinden farkını anlatabilecek; portre ressamlarının ve minyatürcülerin bu yeni rakiple nasıl karşılaştığını, Delacroix'dan Degas'ya ressamların fotoğrafı nasıl bir araç olarak kullandığını gösterebilecek; fotoğrafın sanat sayılıp sayılamayacağı üzerine yapılan tartışmaları tanıyabilecek ve fotoğrafın farklı tenleri nasıl kaydettiğini, kimin bu yeni araçla kendi imgesini kurabildiğini tartışabileceksin.

Kanca

Fotoğraf resmi öldürdü mü, özgürleştirdi mi?

Bir hikâyeye göre, 1839'da fotoğrafın ilk örneklerini gören ünlü bir Fransız tarih ressamı «Bugünden itibaren resim öldü» demişti. Bu sözün gerçekten söylenip söylenmediği bilinmez; ama yüzyıl boyunca pek çok ressamın içindeki korkuyu dile getirdiği için tekrar tekrar anlatıldı. Bir makine birkaç dakikada bir yüzü, bir sokağı, bir binayı, bir ressamın haftalarca uğraşarak ulaşabileceğinden daha fazla ayrıntıyla kaydedebiliyordu. Portre ressamları müşterilerini kaybetmekten, manzara ressamları işlevlerini yitirmekten korktu. Ama aynı yüzyılın sonunda resim, belki de tarihindeki en cesur deneylerden birinin içindeydi. Fotoğraf resmin elinden bir şey mi aldı, yoksa ona yeni bir alan mı açtı?

Bağlam

Münih'teki Bavyera Ulusal Müzesi'nin depolarında, 1838'de çekilmiş, gümüş kaplı küçük bakır levhalar saklanır. Bunlardan biri, Paris'teki Boulevard du Temple'ı, bir binanın üst katındaki bir pencereden görüldüğü biçimde gösterir. Ağaçlı bir bulvar, çatılar, binaların cepheleri keskin bir ayrıntıyla kaydedilmiştir. Ama bulvar boştur; oysa o saatte kalabalık olmalıydı. Görüntünün alınması birkaç dakika sürdüğü için, geçip giden arabalar ve yayalar levhada iz bırakmamıştı. Yalnızca bir kişi kalmıştır: sol alt köşede, ayakkabısını boyatmak için bir ayağını kaldırıp hareketsiz duran bir adam ve onun önünde eğilmiş boyacı. Bu iki belirsiz figür, bilinen en eski fotoğrafta görünen insanlar olarak kabul edilir.

Levhayı yapan Louis Daguerre, aslında bir ressamdı. Diorama (diorama), büyük boyutlu, yarı saydam tuvallere boyanmış manzara ve mimari sahnelerin, önden ve arkadan gelen ışığın değiştirilmesiyle gündüzden geceye dönüşüyormuş gibi gösterildiği bir gösteri salonudur; Daguerre, 1822'den 1839'a kadar Paris'te böyle bir salonun ortaklarından biriydi. Kaynaklara göre Daguerre, 1839'un sonlarında bu bulvar görüntülerinden bir takımı Bavyera Kralı I. Ludwig'e hediye etti ve levhalar böylece Münih'e ulaştı. 1970'te yapılan bir temizlik girişimi özgün levhalara zarar verdi; müze bugün ziyaretçilere yüksek kaliteli kopyalarını gösterir. Fotoğrafı icat edenlerden birinin bir ressam olması, iki sanatın başından beri ne kadar iç içe olduğunu hatırlatır.

Ana anlatım

İlk fotoğraflar nasıl yapıldı?

Dagerreyotip (daguerreotype), gümüş kaplı ve ışığa duyarlı hâle getirilmiş bir bakır levhanın karanlık kutuda ışığa tutulup ardından cıva buharıyla geliştirilmesiyle elde edilen, tek ve kopyalanamayan fotoğraf görüntüsüdür. Fransız fizikçi ve devlet adamı François Arago, Daguerre'nin yöntemini 1839'da önce Fransız meclisine, ardından 19 Ağustos'ta Bilimler Akademisi'ne tanıttı. Fransız devleti yöntemi satın alıp dünyaya serbestçe sundu. Dagerreyotiplerin ayrıntısı şaşırtıcıydı, ama her biri tek bir nesneydi; bir tablo gibi, çoğaltılamazdı.

Aynı yıllarda İngiltere'de William Henry Fox Talbot başka bir yol üzerinde çalışıyordu. Kalotip (calotype), ışığa duyarlı kâğıt üzerinde önce bir negatif görüntü elde edilip bu negatiften istenildiği kadar pozitif baskı yapılmasını sağlayan fotoğraf yöntemidir; Talbot bu yöntemin patentini 1841'de aldı. Kalotipler dagerreyotipler kadar keskin değildi, kâğıdın dokusu görüntüye yumuşak, neredeyse bir karakalem çizim gibi bir nitelik veriyordu; ama çoğaltılabiliyorlardı. Negatiften pozitife geçen bu mantık, sonraki yüz elli yılın fotoğrafının temeli oldu.

Pozlama süreleri başlangıçta dakikalarla ölçülüyordu ve bu yüzden portre çekmek zordu: modeller başlarını boyunlarının arkasındaki metal desteklere dayayarak hareketsiz oturmak zorundaydı. Kimyasal yöntemler geliştikçe süre saniyelere indi. 1850'lerden itibaren cam negatiflerle çalışan yeni yöntemler hem keskinliği hem de çoğaltılabilirliği bir araya getirdi.

Ressamlar neyi kaybetti, neyi kazandı?

Fotoğrafın ilk ve en açık etkisi portre pazarındaydı. On dokuzuncu yüzyılın başında orta sınıf aileler için küçük, fildişi üzerine boyanmış portre minyatürleri yaygın bir hatıra ve armağandı. Fotoğraf bu işi çok daha ucuza ve hızlı yapmaya başlayınca, minyatür ressamlarının bir kısmı mesleğini bıraktı, bir kısmı fotoğrafçı oldu, bir kısmı da fotoğrafları elle boyayarak yeni bir iş buldu.

Vizit kartı (carte de visite), yaklaşık 6 × 9 santimetrelik bir karta yapıştırılan, tek bir negatiften birçok kopya basılabilen ve ucuz olduğu için büyük bir yaygınlık kazanan küçük portre fotoğrafıdır. Fransız fotoğrafçı André-Adolphe-Eugène Disdéri 1854'te bu formatın patentini aldı. 1860'larda insanlar vizit kartlarını birbirleriyle değiş tokuş etti, ünlülerin kartlarını topladı ve albümlere dizdi. Artık bir yüzün imgesi, yalnızca varlıklıların ısmarlayabildiği bir tablo olmaktan çıkmış, milyonlarca kişinin elinde dolaşan bir nesneye dönüşmüştü.

Ressamlar fotoğrafa karşı çıktıkları kadar ondan yararlandılar da. Eugène Delacroix 1853'te fotoğrafçı Eugène Durieu ile birlikte çıplak modellerin fotoğraflarını çekti ve bu fotoğraflardan oluşan bir albümü desen ve resim çalışmalarında başvuru kaynağı olarak kullandı. Jean-Auguste-Dominique Ingres 1862'de fotoğrafın sanatla bir tutulmasına karşı çıkan bir protesto metnini imzalayan ressamlar arasındaydı; kaynaklara göre, buna rağmen kendi eserlerini belgelemek ve poz ya da arka plan kaynağı olarak fotoğraftan yararlandı. Fotoğrafçı Nadar'ın Paris'teki eski stüdyosu, sergi hazırlamak dersinde gördüğün gibi, 1874'te İzlenimcilerin ilk ortak sergisine ev sahipliği yaptı. Kırpma ve çerçeveleme dersinde incelediğin Degas'nın çerçevenin kenarıyla kesilen figürleri, pek çok sanat tarihçisine göre fotoğrafın rastlantısal ve kesik görüntülerinden etkilenmişti; Degas 1890'larda kendisi de fotoğraf çekti.

Fotoğraf sanat mıydı?

On dokuzuncu yüzyıl boyunca en çok tartışılan sorulardan biri, fotoğrafın bir sanat mı yoksa yalnızca mekanik bir kayıt yöntemi mi olduğuydu. Fransız şair ve eleştirmen Charles Baudelaire, 1859 Salonu üzerine yazdığı yazıda fotoğrafın bilimlerin ve sanatların alçakgönüllü bir hizmetçisi olarak kalması gerektiğini, sanatın alanına girmeye kalkarsa onu bozacağını savundu. 1862'de bir Fransız mahkemesi ise, fotoğrafların yaratıcılarının zekâsının ürünü olabileceğini kabul ederek onların telif hakkıyla korunabileceğine karar verdi. Telif hakkı ve sertifika dersinde gördüğün koruma tartışmaları, bu sorunun hukuktaki uzantısıdır.

Piktoryalizm (pictorialism), yaklaşık 1885 ile 1915 arasında, fotoğrafı resim gibi bir sanat olarak kabul ettirmek isteyen fotoğrafçıların, yumuşak odak, elle müdahale edilen baskı yöntemleri ve resimden alınmış konular ve kompozisyonlar kullanarak ürettiği fotoğraf akımıdır. Bu akımdan önce bile İngiliz fotoğrafçı Julia Margaret Cameron, 1860'larda çektiği yumuşak odaklı, yakın portrelerle fotoğrafı bir kayıt değil, bir yorum olarak kullanmıştı; eleştirmenlerin bir kısmı onun bulanık görüntülerini teknik hata saydı. Piktoryalistlerin tavrı ilginç bir tersine dönüştü: resim fotoğrafın ayrıntıcılığından uzaklaşmaya başlarken, fotoğraf resme benzemeye çalışıyordu.

Bu karşılıklı etkileşim, kancadaki soruya bir cevap önerir. Pek çok sanat tarihçisine göre fotoğraf, resmi dünyanın görünüşünü olabildiğince doğru kaydetme görevinden kısmen kurtardı. Resim, kaydın yapamadığı işlere, rengin, ışığın ve fırça darbesinin kendi etkisine, algının ve duygunun kendisine yöneldi. Ama bu süreç düz bir çizgi değildi: fotoğraf aynı zamanda ressamlara yeni bakış açıları, yeni kırpmalar ve hareket hakkında yeni bilgiler verdi. Resim oldu mu dersinde incelediğin Muybridge'in atları, bu bilgilerin en ünlü örneğidir.

Fotoğraf farklı tenleri nasıl kaydetti?

İlk fotoğraf yöntemlerinin kimyası bütün renklere aynı duyarlılıkla tepki vermiyordu. On dokuzuncu yüzyılda kullanılan emülsiyonlar mavi ve mor ışığa çok duyarlı, kırmızı ve sarı ışığa ise az duyarlıydı; kaynaklara göre bu, kırmızımsı ve sıcak tonları olduğundan daha koyu gösteriyor, ten üzerindeki kızarıklıkları ve lekeleri belirginleştiriyor, koyu tenlerin ayrıntısını gölgede yitirmeyi kolaylaştırıyordu. Fotoğrafçılar ışığı, pozlama süresini ve rötuşu bu sınırlara göre ayarladı; ama çoğu zaman açık tenli müşterilerini ölçü aldılar. Resim oldu mu dersinde ele aldığımız renkli film ayar kartları, bu sorunun yirminci yüzyıldaki devamıdır.

Aynı teknoloji, kendi imgesini kurmak isteyenler için güçlü bir araç da oldu. Kölelikten kaçıp kölelik karşıtı hareketin önde gelen yazarlarından ve konuşmacılarından biri olan Frederick Douglass, on dokuzuncu yüzyılda en çok fotoğrafı çekilen Amerikalı olarak kabul edilir; 160'ı aşkın portre için poz verdi. Douglass, siyah insanları aşağılayan karikatürlere ve çizimlere karşı, ciddi, onurlu ve kararlı bakışlı portrelerinin yaygınlaşmasını bilinçli olarak destekledi ve fotoğrafın toplumsal gücü üzerine konuşmalar yaptı. Fotoğraf, tek başına ne özgürleştirici ne de baskıcıydı; onu kimin, kimin için ve hangi ışıkta kullandığı belirleyiciydi.

Uygulama

Bu karşılaştırma, fotoğrafın ressam için hem güçlü bir yardımcı hem de dikkat edilmesi gereken bir aracı olduğunu ve özellikle ten tonlarında kameranın sınırlarını kendi gözünle görmeni sağlayacak.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış«Bugünden itibaren resim öldü» sözünü kesin bir tarihî alıntı saymak.
Doğrusu

Sözün gerçekten söylenip söylenmediği bilinmez. Bir alıntının kaynağını sormadan onu tarih olarak aktarma.

Yaygın yanlışFotoğrafın resmi yalnızca geriletmiş olduğunu düşünmek.
Doğrusu

Fotoğraf portre pazarını değiştirdi, ama ressamlara yeni araçlar, bakış açıları ve bilgiler de verdi. İki yönü birlikte düşün.

Yaygın yanlışRessamların fotoğrafı kullanmadığını ya da kullanmanın hile olduğunu sanmak.
Doğrusu

Delacroix, Ingres ve Degas fotoğraftan çeşitli biçimlerde yararlandı. Aracın nasıl ve ne için kullanıldığına bak.

Yaygın yanlışFotoğrafın tenleri tarafsız ve doğru kaydettiğini varsaymak.
Doğrusu

Emülsiyonların renk duyarlılığı ve ayarlar farklı tenleri farklı biçimlerde bozabilir. Fotoğraftan çalışırken tenleri doğrudan gözlemle karşılaştır.

Kapanış

Fotoğraf resmi öldürdü mü, özgürleştirdi mi? İkisini de tam olarak yapmadı. 1838'de bir ressam olan Daguerre'nin Boulevard du Temple'da ayakkabısını boyatan adamı kaydettiği levhadan, 1839'daki duyuruya, Talbot'un negatiflerine ve milyonlarca vizit kartına uzanan yol, portre pazarını ve bir yüzün imgesine sahip olmanın anlamını değiştirdi. Minyatürcüler işlerini yitirdi ya da dönüştürdü; Delacroix, Ingres ve Degas fotoğraftan yararlandı; Baudelaire ona hizmetçi rolü biçti, mahkemeler ise onu bir yaratıcılık ürünü saydı. Resim kaydetme görevinin bir kısmını fotoğrafa bırakıp rengin, ışığın ve algının kendisine yöneldi. Fotoğraf da tenleri her zaman eşit kaydetmedi; ama Frederick Douglass gibi insanlar onu kendi onurlu imgelerini kurmak için kullandı. Ödevde bu yüzyıldan fotoğrafla ilişkisi belgelenmiş bir resmi seçip, kameranın izini nerede taşıdığını beş cümleyle açıklayacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
DioramaDioramaYarı saydam büyük tuvallere boyanmış sahnelerin değişen ışıkla gündüzden geceye dönüştüğü gösteri salonu
DagerreyotipDaguerreotypeGümüş kaplı bakır levha üzerinde elde edilen, tek ve kopyalanamayan fotoğraf görüntüsü
KalotipCalotypeKâğıt negatiften istenildiği kadar pozitif baskı yapılmasını sağlayan fotoğraf yöntemi
Vizit kartıCarte de visiteTek bir negatiften çok sayıda basılabilen, küçük bir karta yapıştırılmış ucuz portre fotoğrafı
PiktoryalizmPictorialismFotoğrafı resim gibi bir sanat olarak kabul ettirmek için yumuşak odak ve elle müdahale kullanan fotoğrafçıların yaklaşımı

Ödev

Bu dönemden bir eser seç ve 5 cümlelik biçimsel analiz yaz.

  1. On dokuzuncu yüzyıldan, fotoğrafla ilişkisi belgelenmiş bir resim ya da resimle ilişkisi belgelenmiş bir fotoğraf seç; görüntüsünü ve bu ilişkiyi anlatan bilgiyi, eseri saklayan kurumun kaydından al.
  2. Eserin hangi fotoğraftan yararlandığını ya da hangi resim geleneğini izlediğini kaynağa dayanarak not et.
  3. Beş cümlelik analizinde kırpmayı, ayrıntının dağılımını, ışığı, kenarları ve figürlerin tenlerinin nasıl kaydedildiğini ya da boyandığını ele al.
  4. Son cümlende, bu eserde fotoğrafın mı resmin mi diğerinin dilini ödünç aldığını tartış.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Kırpmanın ve çerçeve kenarlarının eserde nasıl kullanıldığını tarif ettin mi?
  • Kenar ve Ayrıntı: Keskin ve yumuşak alanların, ayrıntının nerede yoğunlaştığını gözlemledin mi?
  • Değer (Ton): Gölgelerin ve ten tonlarının kayıtta ya da boyada nasıl işlendiğini karşılaştırdın mı?
  • Son cümlen, iki sanat arasındaki ilişkiyi kaynağın desteklediği ölçüde mi kurdu?

Kendini sına

1. Dagerreyotipi kalotipten ayıran temel özellik nedir?

  • A) Dagerreyotip kâğıda yapılır ve çoğaltılabilir.
  • B) Dagerreyotip renklidir.
  • C) Dagerreyotip gümüş kaplı bir levha üzerinde tek ve kopyalanamayan bir görüntüdür.
  • D) Dagerreyotip yalnızca manzara çekebilir.

2. Daguerre'nin 1838 tarihli Boulevard du Temple levhasında bulvar neden boş görünür?

  • A) Bulvar gerçekten boştu.
  • B) Pozlama birkaç dakika sürdüğü için hareket eden insanlar ve arabalar iz bırakmadı.
  • C) Fotoğraf gece çekildi.
  • D) İnsanlar sonradan silindi.

3. Vizit kartı portre imgesini nasıl değiştirdi?

  • A) Yüzün imgesini ucuz ve çoğaltılabilir bir nesneye dönüştürüp milyonlarca kişinin elinde dolaştırdı.
  • B) Portreleri yalnızca krallara ayırdı.
  • C) Portre çekmeyi yasakladı.
  • D) Yalnızca yağlı boya portreleri yaygınlaştırdı.

4. Piktoryalist fotoğrafçılar ne amaçlıyordu?

  • A) Fotoğrafı yalnızca bilimsel kayıt için kullanmayı.
  • B) Resmi yasaklatmayı.
  • C) Fotoğraf makinesini küçültmeyi.
  • D) Yumuşak odak ve elle müdahaleyle fotoğrafı resim gibi bir sanat olarak kabul ettirmeyi.

5. Frederick Douglass fotoğrafı nasıl kullandı?

  • A) Hiç fotoğraf çektirmedi.
  • B) Siyah insanları aşağılayan karikatürlere karşı ciddi ve onurlu portrelerinin yaygınlaşmasını bilinçli olarak destekledi.
  • C) Yalnızca manzara fotoğrafı çekti.
  • D) Fotoğrafı yasaklatmaya çalıştı.

Cevaplar

  1. C — Kalotip ise kâğıt negatiften istenildiği kadar pozitif baskı yapılmasını sağladı.
  2. B — Yalnızca ayakkabısını boyatırken hareketsiz duran adam ve boyacı levhada kaldı.
  3. A — Disdéri bu formatın patentini 1854'te aldı ve 1860'larda kartlar yaygınlaştı.
  4. D — Julia Margaret Cameron'ın yumuşak odaklı portreleri bu tavrın erken bir örneğidir.
  5. B — On dokuzuncu yüzyılda en çok fotoğrafı çekilen Amerikalı olarak kabul edilir.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir dagerreyotip levhanın hazırlanması, pozlanması ve cıva buharıyla geliştirilmesi; kalotipte negatiften pozitife geçiş.
  • Özgün animasyon: bir portre minyatürünün yerini vizit kartlarıyla dolu bir albümün alması; Delacroix'nın Durieu fotoğraflarından desene geçiş.
  • Özgün animasyon: mavi ve kırmızı ışığa farklı duyarlı bir emülsiyonun bir yüzün tonlarını nasıl değiştirdiği; Frederick Douglass'ın portrelerinden oluşan bir dizi.

Sonraki derse köprü

Nadar'ın boşalmış fotoğraf stüdyosunda 1874'te açılan sergi, resmin kayıt görevini fotoğrafa bırakıp ışığın ve rengin kendisine yöneldiği anlardan biriydi. Bu sergiye katılan ressamlar, resmî Salon'un jürisinden defalarca geri çevrilmiş, eleştirmenlerce alaya alınmıştı. Sonraki derste İzlenimcileri, reddedilmenin onları nasıl bir araya getirdiğini ve bir zamanlar alay konusu olan tuvallerin nasıl dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinin duvarlarına ulaştığını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). «Resim öldü» sözü ekranda belirir ve bir soru işaretiyle bulanıklaşır. Soru ekranda.
  • 0:50–2:20 · Bağlam (görüntü). Münih; Boulevard du Temple levhası; ayakkabı boyacısı; Daguerre'nin dioraması.
  • 2:20–4:00 · İlk yöntemler (animasyon). Arago ve 1839; dagerreyotip ve kalotip; pozlama süreleri ve baş destekleri.
  • 4:00–6:00 · Kayıp ve kazanç (animasyon). Minyatürcüler; vizit kartı; Delacroix ve Durieu; Ingres; Nadar ve Degas.
  • 6:00–8:20 · Sanat mı? (animasyon). Baudelaire; 1862 mahkeme kararı; Cameron ve piktoryalizm; resmin yeni işleri.
  • 8:20–10:20 · Tenler ve imge (animasyon). Emülsiyonların renk duyarlılığı; Frederick Douglass'ın portreleri.
  • 10:20–11:00 · Kapanış (animasyon). Boş bulvardaki iki figür belirginleşir.