İçeriğe geç

Ders GS.06 · Paralel Hatlar

Motif dağarcığı

Rumi, hatai ve bulut motifleri ne anlatır?

GS Geleneksel Türk Sanatları

2.207 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Hibrit, 10 dk video senaryosu · Herkes

  • rumi
  • hatayi
  • bulut motifi
  • saz yolu
  • üslûplaştırma

Önce okunması önerilen: GS.05 Tezhip temelleri

Öğrenme hedefi

Geleneksel Türk süsleme sanatlarında en sık karşılaşılan üç motif ailesini, rumiyi, hatayiyi ve bulutu, biçimlerinden tanıyıp elle çizebileceksin. Her birinin adının nereden geldiğini ve kaynakların kökenleri hakkında neler söylediğini aktarabilecek; aynı ailenin içindeki alt türleri adlandırabilecek; on altıncı yüzyılda ortaya çıkan saz yolunun bu dağarcığa ne eklediğini gösterebilecek; bir motifin doğadaki bir biçimden adım adım nasıl sadeleştirildiğini kendi çiziminde izleyebileceksin. Ayrıca bir el ya da bilek üstüne çizilmiş kına deseni gibi tenin üzerinde duran bir motifi resmederken, desen ile ten arasındaki değer farkının her elde başka çıktığını görüp çizgini buna göre ayarlayabileceksin.

Kanca

Rumi, hatai ve bulut motifleri ne anlatır?

Kâğıdın üstünde, benekli bir ejderha uzun bir dalga gibi kıvrılır. Başı sol üstte, gözü iri, çenesinin altında ve ensesinde küçük helezonlar toplanmış; bedeninin altından, kenarları testere dişi gibi kesik, uzun ve kavisli yapraklar fışkırır. Sağ altta bu yapraklardan biri kendi üstüne dönerek neredeyse tam bir daire çizer. Ejderhanın pençeleri yaprakların arasına gömülmüştür; hangisinin hayvan, hangisinin bitki olduğu bazı yerlerde birbirine karışır. Bu yapraklar bir bahçeden mi koparıldı, yoksa yalnızca çizgiden mi doğdu? Ve ejderhanın bu çizimde ne işi var?

Bağlam

Metropolitan Sanat Müzesi'ndeki bu küçük çizim, müze kaydında Tebriz doğumlu, on altıncı yüzyılın ortasında İstanbul'da çalışmış Şahkulu'ya bağlanır ve yaklaşık 1540–1550 yıllarına tarihlenir. Kayda göre mürekkep, opak sulu boya ve altınla kâğıda yapılmıştır; resim yüzeyi yaklaşık 17,3 × 27,2 santimetredir. Sol üstteki küçük yazı kartuşunda sanatçının adı okunur. Çizim, kenarlarına altın serpiştirilmiş bir kâğıda yapıştırılmıştır; kaydın başlığı onu saz üslubunda bir ejderha çizimi olarak tanımlar.

Tezhibe ayrılan derste Şahkulu'yu, saz yolu adıyla anılan üslubu getiren isim olarak anmış ve tezhip motiflerinin doğadaki biçimlerden üslûplaştırılarak türetildiğini görmüştük. Burada o motiflerin kendisine, en çok kullanılan üç aileye yakından bakıyoruz.

Ana anlatım

Rumi nedir ve adını nereden alır?

Rumi (rumi motif), kıvrık çizgilerden kurulan, bir ucu sivrilen, kanat ya da yaprak andıran, kendi üstüne dönerek ikiye ayrılabilen üslûplaştırılmış bir süsleme motifidir. Türkiye Diyanet Vakfı'nın İslâm ansiklopedisinde tezhibe ayrılan madde, motifin adının, Anadolu'yu ifade eden Rum sözcüğünden geldiğini, ama geçmişinin Orta Asya'ya kadar uzandığını yazar. Aynı ansiklopedinin tezyinat maddesi adın kaynağına başka bir ayrıntı ekler: Topkapı Sarayı nakışhânesinde Bölük-i Acemân ve Bölük-i Rûmiyân adlı iki ayrı grup vardı ve bugün bu üsluba verilen ad, vaktiyle Rûmiyân Bölüğü'nün yaptığı işleri anlatmak için kullanılmıştı.

Rumi, bir bitkinin ya da hayvanın olduğu gibi çizilmiş hâli değildir; hangi biçimden doğduğu da tartışmalıdır. Tezhip maddesi, rumi ve ona akraba olan kıvrık motiflerin, üslûplaştırılmış hayvan bedeni parçalarından türemiş olabileceğine değinir. Tezyinat maddesine göre Selçuklu döneminde seyrek de olsa hayvansı karakterli örnekler görülür; ama rumiler çoğunlukla bir sapın üzerinde yürüyen, bitkisel bir nitelik taşır ve Osmanlı döneminde bu bitkisel karakter kesinleşir.

Ansiklopedi, rumileri biçimlerine göre hurdeli, işlemeli, dilimli, sarılma ve sencide gibi türlere; desendeki yerlerine göre ise ortabağ, tepelik, ayırma ve hurde rumi gibi türlere ayırır. Yani bir rumi, desenin ortasında iki yarıyı bağlayan bir düğüm de, bir kemerin tepesinde duran bir taç da olabilir. Çizerken bu ayrımı akılda tutmak işe yarar: rumi tek başına bir süs değil, bir desenin iskeletinde belli bir görevi olan bir parçadır.

Hatayi ne zaman bir çiçek olur ve saz yolu ona ne ekler?

Hatayi (hatayi motif), doğadaki çiçeklerden yola çıkılarak ileri derecede üslûplaştırılmış çiçek, gonca ve yaprak biçimlerinin genel adıdır. Tezyinat maddesine göre bu üslubun anavatanı Doğu Türkistan'dır; adın ise, Kuzey Çin ve çevresi için kullanılan eski Hıtay adına bağlandığı yaygın biçimde kabul edilir. Maddeye göre araştırmacılar arasında, hatayi motifinin Budizm kültüründe önemli bir yeri olan nilüfer çiçeğinden doğduğu yolunda yaygın bir kanaat vardır.

Aynı madde bir yanlış anlamayı da düzeltir: bugün hatayi diye adlandırılan motif, sanıldığı gibi bir çiçeğin dikine kesiti değildir; hafifçe üstten bakılan, açılmış bir çiçeğin şeffaflaştırılarak üsluba çekilmiş hâlidir. Bu ayrım çizimde fark yaratır. Bir hatayiyi kesit gibi düşünürsen yaprakları yan yana dizersin; açılmış bir çiçeğe hafifçe yukarıdan baktığını düşünürsen arkadaki taç yapraklarının öndekilerin arasından göründüğünü, merkezin biraz yukarı kaydığını çizersin.

Tezhip maddesine göre hatayi grubunun içinde yaprak motifi, penç ve goncagül bulunur; karanfil, lale, gül, sıklamen ve menekşe gibi kısmen üslûplaştırılmış ama adını koruyan çiçekler de bu aileye katılır. Penç, üstten bakılan, beş ya da daha çok taç yapraklı yuvarlak bir çiçektir; goncagül ise henüz açmamış bir tomurcuktur. Tezyinat maddesi, tarihî kaynaklarda bu tarz bezemelerin berk, yani yaprak, gonca ve gül adlarıyla anlatıldığını belirtir.

Saz yolu (saz style), on altıncı yüzyılın ortasında Osmanlı saray nakışhânesinde gelişen, uzun, kavisli, kenarları tırtıklı yapraklarla, iri ve gösterişli hatayilerle ve bunların arasına yerleştirilen hayvanlarla kurulan bir üsluptur. Tezyinat maddesi bu tarzın gelişmesini Şahkulu'ya bağlar. Uzun ve kıvrık saz yaprakları çoğu kez hançer yaprak diye de anılır.

Çizimde bu üslubun dili açıkça görülür. Yapraklar düz bir çizgiyle değil, kenarları boyunca kesik kesik testere dişleriyle çizilmiş; her yaprağın ortasından ince bir damar geçiyor. Uzun yapraklar kavislenerek birbirinin üstünden geçiyor; sağ altta biri kendi üstüne dönüp bir yuvarlak kuruyor. Ejderhanın benekli bedeni de aynı kavisli ritme uyuyor; bacaklarındaki pembe, mavi ve yeşil pullar, renksize yakın bir mürekkep çiziminin içinde tek renk lekeleri olarak duruyor.

Üslûplaştırma (stylization), doğadaki bir biçimin ayrıntılarından bazılarını bırakıp bazılarını abartarak onu tekrar edilebilir, kurallı bir motife dönüştürmektir. Saz yaprağı gerçek bir yaprağın tırtıklı kenarını ve damarını korur, ama uzunluğunu ve kavsini gerçek bir yaprağın taşıyamayacağı ölçüde abartır. Rumi, hatayi ve bulut da bu yolun farklı noktalarında durur: hatayi çiçeğe yakın kalır, bulut kıvrıma indirgenir, rumi ise kaynağı tartışılacak kadar uzaklaşır.

Bulut motifi neden bir ejderhaya bağlanır?

Bulut motifi (cloud band), kıvrımlardan kurulan, uçları helezonla biten, kimi zaman uzun bir şerit gibi akan, kimi zaman yumak gibi toplanan bir süsleme motifidir. Tezyinat maddesine göre bu motifin süslemeye Çin kültüründen geçtiği bilinir ve Türk sanatında on beşinci yüzyıldan sonra müstesna bir yer kazanır; Anadolu Selçuklularında görülmez. Madde, erken örnekler arasında Bursa'daki Sultan II. Murad Türbesi'nin saçağını ve İstanbul'daki Çinili Köşk'ün çinilerini sayar.

Motifin öbür adları kendi geçmişini anlatır. Çin bulutu denmesinin bir sebebi kökenidir; tezyinat maddesine göre bir başka sebebi de çiziliş biçimi olabilir, çünkü çîn Farsçada kıvrım demektir ve bulutun esası kıvrımlardır. Madde, Farsların bu motife islîmî-i mârî dediğini ve bu adın, doğudaki kökenin buluta değil yılana ya da ejderhaya dayandığını gösterdiğini yazar. Tezhip maddesi de motifin Orta Asya'da ejderhanın öfkesini simgelediğini, on beşinci yüzyılda Türk sanatına geçtikten sonra ise gökteki bulutu anlatmaya başladığını aktarır.

Şahkulu'nun çiziminde ejderhanın çenesinin altında ve ensesinde toplanan küçük helezonlar, bulut kıvrımlarının çizgisini hatırlatır; ama bu çizim bir bulut motifi taslağı değildir ve iki biçim arasında doğrudan bir bağ kurmak bir yorum olur. Tezhip maddesi bulutları da yerlerine ve biçimlerine göre ayırır: yığma bulut, dolantı bulut, ayırma bulut, ortabağ, gerdanlık, tepelik ve hurde bulut.

Ten üstündeki bir motif nasıl okunur?

Bu motifler yalnızca kâğıtta, çinide ve kumaşta yaşamaz; bir gelinin avucuna ya da parmaklarına çizilen kına desenlerinde de benzer kıvrık dallar, yapraklar ve çiçekler görülür. Bir figürün elini resmederken böyle bir deseni çizmek, motifi tezhipteki gibi bir zemin üstüne değil, kendi rengi ve gölgesi olan bir tenin üstüne yerleştirmek demektir.

Kınanın bıraktığı leke turuncudan koyu kızıl kahverengiye uzanır. Pembemsi, çok açık bir avuçta bu leke tenden belirgin biçimde koyudur ve desen keskin bir çizim gibi okunur; çizerken çizgiyi doğrudan koyu bir tonla atmak yeterli olabilir. Altın alt tonlu, orta değerde bir tende lekenin değeri tene yaklaşır ve fark daha çok renk sıcaklığından gelir; burada desenin sınırını, lekenin kendisinden bir derece koyu, kıl inceliğinde bir hatla ayırmak, tezhipteki tahrir gibi, motifi görünür kılar. Koyu kahverengi bir tende ise kına çoğu zaman tenden yalnızca biraz koyu ya da ona çok yakın bir değerde kalır; desen, avucun daha açık iç yüzünde belirginleşir, elin sırtında ise ışığın değdiği yerlerde lekenin hafif farklı parlaklığıyla seçilir. Bu yüzden ten üstündeki bir motifi her ele aynı koyulukta çizmek yerine, önce o tenin değeriyle desenin değeri arasındaki farkı ölç; desenin nerede belirip nerede tene karıştığını gözlem belirlesin.

Uygulama

Bu çalışmada üç motif ailesinden birer örneği, doğadaki ya da çizgideki çıkış noktasından başlayarak adım adım çizeceksin. Yumuşak bir kurşun kalem, ince uçlu bir siyah kalem ya da mürekkep ve ince bir fırça, aydınger kâğıt ve pürüzsüz bir kâğıt hazırla; bir de bulabilirsen gerçek bir yaprak ya da çiçek.

  1. Bir çiçeğe hafifçe yukarıdan bakarak onu gözlemle çiz; sonra aynı çiçeği üç adımda sadeleştir: önce taç yapraklarını eşitle, sonra merkezini biraz yukarı kaydır, en son arkadaki yaprakları öndekilerin arasından gösterecek biçimde şeffaflaştır.
  2. Bir kâğıda bir S çiz ve bir ucunu sivri bir kanada dönüştür; bu kanadın içine, kenara paralel ikinci bir çizgi çekerek basit bir rumi kur, sonra aynı rumiyi bir eksenin iki yanına simetrik olarak yerleştir.
  3. Tek bir spiral çiz, ona ikinci ve üçüncü kıvrımları ekle ve kıvrımları birbirine bağlayarak uzun bir bulut şeridine dönüştür; şeridin iki ucunu küçük helezonlarla bitir.
  4. Gerçek bir yaprağın kenarını ve damarını gözlemle çiz; sonra onu iki kat uzatıp kavislendirerek ve kenarındaki tırtıkları abartarak bir saz yaprağına çevir.
  5. Bitirdiğin dört motifin her birinin altına, doğadaki biçimden neyi bıraktığını ve neyi abarttığını tek satırla yaz.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışHatayiyi bir çiçeğin kesiti gibi çizmek.
Doğrusu

Ansiklopediye göre hatayi, hafifçe üstten bakılan açılmış bir çiçeğin şeffaflaştırılmış hâlidir; arka yapraklar öndekilerin arasından görünmeli.

Yaygın yanlışRumiyi tek başına duran bir süs saymak.
Doğrusu

Rumi, desende ortabağ, tepelik ya da ayırma gibi belirli bir görev üstlenen bir parçadır; önce desendeki yerini belirle.

Yaygın yanlışBulut motifinin kökenini kesin bir anlam olarak anlatmak.
Doğrusu

Ejderha ve öfke bağlantısı kaynaklarda aktarılan bir geçmiştir; bir desende her bulutun bu anlamı taşıdığı söylenemez.

Yaygın yanlışTen üstündeki kına desenini her elde aynı koyulukta çizmek.
Doğrusu

Desenin tenle değer farkı tenden tene değişir; önce bu farkı ölç, çizgiyi ona göre koyulaştır ya da yumuşat.

Kapanış

Rumi, hatai ve bulut motifleri ne anlatır? Üçü de doğadan ya da eski bir simgeden yola çıkıp kurallı bir biçime dönüşmüş birer dildir. Rumi, adını kaynaklara göre Rum'dan ya da saraydaki Rûmiyân Bölüğü'nden alır ve bir desenin iskeletinde görev üstlenir. Hatayi, Doğu Türkistan'dan gelen, nilüferden doğduğu düşünülen ve açılmış bir çiçeğin şeffaflaştırılmış hâlini taşıyan çiçek ailesidir. Bulut, Çin'den gelen ve doğudaki geçmişinde ejderhaya bağlanan kıvrımlar dizisidir. Şahkulu'nun çizimi, saz yolunun uzun, tırtıklı yapraklarını ve bir ejderhayı aynı kavisli ritimde birleştirir. Bir tenin üstüne çizilen motif ise, o tenin değerine göre başka bir koyulukla kurulur. Ödevde her motiften üç çizim yapacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
RumiRumi motifKıvrık çizgilerden kurulan, bir ucu sivrilen, kanat ya da yaprak andıran üslûplaştırılmış süsleme motifi
HatayiHatayi motifDoğadaki çiçeklerden ileri derecede üslûplaştırılarak türetilen çiçek, gonca ve yaprak motiflerinin genel adı
Bulut motifiCloud bandKıvrımlardan kurulan, uçları helezonla biten, Çin kökenli süsleme motifi
Saz yoluSaz styleUzun, kavisli, kenarları tırtıklı yapraklar ve iri hatayilerle kurulan on altıncı yüzyıl Osmanlı üslubu
ÜslûplaştırmaStylizationDoğadaki bir biçimin ayrıntılarını bırakıp bazılarını abartarak onu kurallı bir motife dönüştürme

Ödev

Her motiften 3 çizim yap.

  1. Rumi için üç çizim yap: tek bir rumi, bir eksene göre simetrik iki rumi ve iki rumiyi ortada bağlayan bir ortabağ.
  2. Hatayi için üç çizim yap: gözlemle çizilmiş bir çiçek, onun penç olarak üslûplaştırılmış hâli ve bir goncagül.
  3. Bulut için üç çizim yap: tek bir kıvrım, uzun bir dolantı şeridi ve kıvrımların bir araya toplandığı bir yığma bulut.
  4. Dokuz çizimi bir sayfada üç sıra hâlinde diz ve her sıranın yanına, o ailenin doğadaki biçimden ne kadar uzaklaştığını iki cümleyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Gözlem: Hatayide arka taç yapraklarını öndekilerin arasından, hafif yukarıdan bakılmış bir çiçek gibi gösterebildin mi?
  • Kenar ve Ayrıntı: Rumi ve bulut kıvrımlarını kesintisiz, kararlı ve kalınlığı dengeli çizgilerle çekebildin mi?
  • Kompozisyon: Simetrik rumide iki yarı birbirini tutuyor ve ortabağ ikisini bir eksende birleştiriyor mu?
  • Teknik ve Malzeme: Dokuz çizimde aynı kalemle hem ince hem kalın çizgi elde etmeyi başardın mı?

Kendini sına

1. Tezyinat maddesine göre rumi adı neyle ilişkilidir?

  • A) Topkapı Sarayı nakışhânesindeki Rûmiyân Bölüğü'nün yaptığı işlerle.
  • B) Bir Çin çiçeğinin adıyla.
  • C) Bir ejderha türüyle.
  • D) Bir kâğıt cinsiyle.

2. Ansiklopediye göre hatayi motifi nasıl bir biçimdir?

  • A) Bir çiçeğin dikine kesiti.
  • B) Bir yaprağın arka yüzü.
  • C) Hafifçe üstten bakılan açılmış bir çiçeğin şeffaflaştırılarak üsluba çekilmiş hâli.
  • D) Bir bulutun yandan görünüşü.

3. Farsların bulut motifine verdiği islîmî-i mârî adı neyi gösterir?

  • A) Motifin Anadolu Selçuklularında doğduğunu.
  • B) Motifin doğudaki kökeninin yılana ya da ejderhaya dayandığını.
  • C) Motifin yalnızca kumaşta kullanıldığını.
  • D) Motifin bir çiçekten türediğini.

4. Saz yolunun yapraklarını ne ayırt eder?

  • A) Kısa ve yuvarlak olmaları.
  • B) Hiç damar taşımamaları.
  • C) Yalnızca altınla boyanmaları.
  • D) Uzun, kavisli ve kenarlarının tırtıklı olması.

5. Ten üstündeki bir kına desenini çizerken ilk adım ne olmalıdır?

  • A) Deseni her elde aynı koyulukta çizmek.
  • B) Deseni hiç çizmemek.
  • C) Tenin değeriyle desenin değeri arasındaki farkı ölçmek.
  • D) Deseni yalnızca beyazla çizmek.

Cevaplar

  1. A — Bugün bu üsluba verilen ad, vaktiyle Rûmiyân Bölüğü'nün yaptığı işleri anlatıyordu.
  2. C — Arkadaki taç yaprakları öndekilerin arasından görünür ve merkez biraz yukarı kayar.
  3. B — Tezhip maddesine göre motif Orta Asya'da ejderhanın öfkesini simgeliyordu.
  4. D — Saz yaprağı gerçek bir yaprağın tırtığını ve damarını korur, uzunluğunu abartır.
  5. C — Koyu bir tende desen tenle çok yakın değerde kalabilir ve başka bir koyulukla kurulmalıdır.

Referans görseller

  • Gerçek el çekimi: hafifçe yukarıdan bakılan bir çiçeğin üç adımda hatayiye dönüşmesi.
  • Gerçek el çekimi: bir S çizgisinden rumiye, bir spiralden bulut şeridine giden çizim adımları.
  • Özgün animasyon: aynı kına deseninin pembemsi açık, altın alt tonlu orta ve koyu kahverengi üç avuçta farklı değer farklarıyla görünmesi.

Sonraki derse köprü

Rumi, hatayi ve bulut yalnızca kâğıdın küçük ölçeğinde kalmadı; aynı motifler bir caminin kubbesine, bir köşkün tavanına, ahşap kirişlere ve taş duvarlara, metrelerce büyütülerek boyandı. Kâğıtta silkmeyle aktarılan bir desenin, insanın başının çok üstündeki bir tavana nasıl taşındığı, hangi boyalarla ve hangi yüzeylere uygulandığı ayrı bir zanaatin konusudur. Sonraki derste kalem işini, camilerin ve köşklerin duvarlarında ve tavanlarındaki bu boyalı süslemenin nasıl yapıldığını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (görüntü). Şahkulu'nun ejderhası yakın planda; benekli beden, tırtıklı yapraklar, kendi üstüne dönen yaprak; soru ekranda.
  • 0:40–1:20 · Bağlam (görüntü). Eserin kaydı, ölçüler ve malzemeler; altın serpiştirilmiş kenar; tezhip dersine kısa bir dönüş.
  • 1:20–3:00 · Rumi (şema ve el çekimi). Adın iki açıklaması; biçim ve yer türleri; S çizgisinden bir rumi.
  • 3:00–4:30 · Hatayi (el çekimi). Doğu Türkistan ve nilüfer; kesit değil üstten bakış; penç ve goncagül.
  • 4:30–5:50 · Bulut (şema). Çin kökeni, çîn kıvrımı, islîmî-i mârî; ejderhanın helezonları; bulut türleri.
  • 5:50–6:50 · Saz yolu (görüntü). Tırtıklı uzun yapraklar, damar, kavis; üslûplaştırmanın tanımı.
  • 6:50–7:50 · Ten üstünde motif (animasyon). Aynı kına deseninin üç farklı avuçta değer farkı.
  • 7:50–9:30 · Uygulama (el çekimi). Beş adımda dört motif.
  • 9:30–10:00 · Kapanış (görüntü). Dokuz motifin bir sayfada üç sıra hâlinde dizilmesi.