Öğrenme hedefi
Geleneksel minyatürün yapıldığı yüzeyin ve boyaların nasıl hazırlandığını, kâğıdın kaplanmasından parlatılmasına, pigmentlerin bağlanmasından altının sürülmesine kadar adım adım açıklayabileceksin. Âharın hangi maddelerle ve hangi amaçla hazırlandığını, eski bir kaynağın bu işi nasıl anlattığını tanıyabilecek; mühreleme ve kâğıt dinlendirme gibi ustalık gerektiren aşamaları anlatabilecek; geleneksel pigmentlerin kaynaklarını ve bir kısmının zehirli olduğunu bilerek güvenli çağdaş karşılıklarını seçebilecek; küçük bir aharlı kâğıt denemesi yapabilecek ve doğal pigmentlerden, açıktan koyuya farklı tenler için ten karışımlarının nasıl kurulabileceğini değerlendirebileceksin.
Kanca
Aharlı kâğıt ve doğal boyalar nasıl hazırlanır?
Bir nakkaş fırçasını boyaya daldırmadan çok önce, iş aylar öncesinden başlar. Kâğıt, yumurta akı ve şapla hazırlanmış bir sıvıyla kaplanır, gölgede kurutulur, sonra sert bir taşla sabırla parlatılır ve bir ağırlığın altında en az bir yıl bekletilir. Boyalar ise tüpten değil, taşlardan, topraklardan, bitkilerden ve metallerden gelir; her biri ince ince ezilir ve bir ağaç zamkıyla bağlanır. Altın bile yaprak hâlinde değil, zamkla ezilmiş bir boya olarak sürülür. Bugün bir tüp boya ve bir defter yaprağıyla dakikalar içinde başlayabileceğimiz bir resim için, eski ustalar neden bu kadar uzun bir hazırlık yaptı? Bu hazırlık resme ne kattı?
Bağlam
Osmanlı nakkaşı Mustafa ibn Vali'ye atfedilen, 1595 dolaylarına tarihlenen bir yazma sayfası bugün Met'in İslam sanatı koleksiyonundadır: Hz. Muhammed'in hayatını anlatan Siyer-i Nebi'den, «Cebrail'in çoban Amr ibn Zeyd ile karşılaşması» sahnesi. Müzenin kaydına göre sayfa, kâğıt üzerine mürekkep, opak suluboya ve altınla yapılmıştır ve yaklaşık 37 × 26 santimetredir. Sahnede, altın bir gökyüzünün altında, pembe ve lila tonlu kayaların ve ağaçların önünde, yeşil giysili bir atlı ile deve üstündeki mavi giysili bir figür karşılaşır. Resmin üstünde ve altında, altın cetvellerle çevrili yazı alanları vardır; en üstte mavi bir bulut süslemesi yer alır.
Osmanlı sarayının nakkaşhanesi, ehl-i hiref örgütlenmesi ve minyatürün bu atölyelerdeki yeri, Osmanlı minyatürünü ele alan derste işlendi; orada âhar ve mühreye de kısaca değinildi. Burada, o sayfanın yapıldığı malzemenin kendisine, kâğıdın ve boyaların nasıl hazırlandığına ayrıntılı olarak bakıyoruz.
Ana anlatım
Âhar nedir ve nasıl hazırlanır?
Âhar (âhar), hat, tezhip ve minyatür sanatlarında kullanılacak kâğıdın yüzeyine sürülen, mürekkebin ve boyanın kâğıda emilip dağılmasını önleyen koruyucu kaplamadır. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde âhar maddesini yazan M. Uğur Derman'a göre âharsız kâğıt mürekkebi kolayca emer ya da dağıtır ve düzeltme yapmayı zorlaştırır; aharlı kâğıtta ise yanlış bir çizgi hafifçe kazınarak ya da nemli bir uçla silinerek düzeltilebilir. Âhar, kâğıdın üzerinde ince bir zar gibi durur; mürekkebi ve boyayı yüzeyde tutar, böylece çizgiler keskin, renkler parlak kalır.
Aynı kaynağa göre âhar için birkaç tarif kullanılırdı. Yumurta âharında taze yumurtaların akları bir kâseye konur, içinde bir parça şap gezdirilerek köpürtülür; şap, yumurta akının saydamlığını ve yapışkanlığını giderir. Karışım bir süre dinlendirilince köpük ile sıvı ayrışır ve kaplama için alttaki berrak sıvı kullanılır. Nişasta âharında soğuk suda eritilen nişasta kaynar suya katılıp ağır ağır pişirilir; bazen daha iyi sonuç için içine jelatin eklenir. Un âharı benzer biçimde, jelatinsiz yapılır. Kaynaklara göre alkolde eritilmiş gomalakla yapılan bir âhar türü de vardır.
Kâğıt, kullanılacağı yere göre bir ya da birkaç kat âharla kaplanır: Derman'a göre kitap sayfaları için çoğu zaman tek kat, tek yapraklık levhalar için birkaç kat yeterli görülürdü. Her kat gölgede kurutulur. Derman, âharın yapılışı ve kullanılışı üzerine bilinen tek kapsamlı kaynağın Nefeszâde İbrâhim'in 1650 tarihli Gülzâr-ı Savâb'ı olduğunu belirtir.
Mühre ve dinlendirme neden gerekir?
Mühre (burnisher), âharlanmış kâğıdı ya da altını perdahlayıp parlatmak için kullanılan, yüzeyi cilalanmış sert taş, cam ya da benzeri bir araçtır. Âhar kuruduktan sonra kâğıt düz ve kaymayan bir zeminin üstüne konur ve mühre bastırılarak, düzenli hareketlerle yüzeyin üzerinde gezdirilir. Kaynaklara göre bu iş için çoğu zaman akik gibi sert ve pürüzsüz taşlar kullanılır. Mühreleme, âharın yüzeyini sıkıştırır, kâğıdın liflerini yatırır ve yüzeye ipeksi bir parlaklık verir. Yüzey ne kadar pürüzsüz olursa, kamış kalemin ve ince fırçanın izi o kadar keskin olur.
Kâğıt dinlendirme (paper seasoning), âharlanıp mühreli kâğıdın kullanılmadan önce bir ağırlığın altında uzun süre bekletilmesidir. Derman'a göre âharlanıp mühreli kâğıtlar en az bir yıl ağırlık altında bekletildikten sonra kullanılırdı. Bu bekleme, âharın iyice oturmasını, kâğıdın dalgalanmadan düz kalmasını ve yüzeyin dengelenmesini sağlar. Bugün aceleyle çalışan biri için bir yıl uzun bir süre gibi görünür; ama bu sabır, bir levhanın yüzyıllarca düz ve parlak kalmasının bir nedenidir.
Âhar ve mührenin ortak sonucu, resmin nasıl yapılacağını da belirler. Mürekkep ve boya yüzeye emilmeden durduğu için, geleneksel minyatürde renkler düz alanlar hâlinde sürülür ve ince kontur çizgileri keskin kalır. Kâğıdın kendisi, resmin dilini belirleyen bir malzemedir.
Boyalar ve altın nasıl hazırlanır?
Arap zamkı (gum arabic), bazı akasya ağaçlarının gövdesinden sızan reçinenin kurutulmasıyla elde edilen, suda çözünen ve suluboya ile guajın bağlayıcısı olarak kullanılan doğal zamktır. Geleneksel minyatürde boyalar, toz hâline getirilmiş pigmentlerin bu zamkla karıştırılmasıyla hazırlanırdı. Zamk, pigment tanelerini birbirine ve kâğıda bağlar; kuruduğunda suda yeniden çözülebilir, bu yüzden boyalar suyla yeniden açılabilir.
Kaynaklara göre İslam dünyasının yazma resminde kullanılan başlıca pigmentler arasında değerli lâcivert taşından elde edilen mavi, zinober ve sülüğen gibi kırmızılar, zırnık adı verilen sarı, üstübeç denilen beyaz, toprak boyaları ve bazı bitkisel boyalar vardı. Bunların bir kısmı çok zehirlidir: sülüğen ve üstübeç kurşun, zinober cıva, zırnık ise arsenik içerir. Bu yüzden bugün geleneksel sanatlarla çalışanlar bu pigmentleri yalnızca özel önlemlerle kullanır ya da onların yerine güvenli çağdaş karşılıklarını seçer: kurşun beyazı yerine titanyum ya da çinko beyazı, zinober yerine kadmiyumsuz bir kırmızı, zırnık yerine zehirsiz bir sarı. Pigment tozu solunmamalı, ağza götürülmemeli, fırça dudakla sivriltilmemelidir.
Ezme altın (shell gold), altın varağın Arap zamkıyla birlikte parmakla ya da bir tabakta sabırla ezilerek ince bir toz boyaya dönüştürülmesi ve bu hâliyle fırçayla sürülmesidir. Kaynaklara göre bu tür yazma sayfalarında altın gökyüzleri ve yazı alanlarını çevreleyen altın cetveller çoğunlukla böyle ezilmiş bir altınla sürülürdü; Siyer-i Nebi sayfasındaki altın alanlar da bu geleneğin bir örneğidir. Altın sürüldükten ve kuruduktan sonra mühreyle perdahlanarak parlatılır. Altının hazırlanışı ve tezhipteki kullanımı, tezhip temellerini ele alan derste ayrıntılı olarak işlenecektir.
Doğal pigmentlerle farklı tenler nasıl karıştırılır?
Geleneksel minyatürlerde yüzler çoğu zaman küçük, düz ve idealize edilmiş biçimde, açık bir ten rengiyle boyanırdı; bu ten, çoğunlukla bir beyaz ile az miktarda bir kırmızının ya da toprak boyasının karışımıyla kurulurdu. Siyer-i Nebi sayfasındaki figürlerin yüzleri de açık ve soluktur. Ama doğal pigmentlerle, ister geleneksel bir minyatürde ister çağdaş bir çalışmada, farklı tenleri kurmak mümkündür.
Açık bir ten için güvenli bir beyazın içine çok az bir kırmızı ve bir okra katmak, sıcak ve canlı bir açıklık verir; beyazın fazlası teni tebeşirleştirir. Orta tonlu, esmer bir ten için okra ve kırmızı bir toprak boyasını temel almak, beyazı ise yalnızca ışıklı yüzeylerde az miktarda kullanmak gerekir. Koyu bir ten için temel, umbra ya da siena gibi koyu toprak boyaları olmalıdır; bu temel, bir kırmızı ya da bir mavi damlasıyla sıcaklaştırılıp serinletilebilir ve beyaz neredeyse hiç kullanılmadan kurulur. Koyu bir teni beyazla açılmış bir kahverengiyle boyamak onu küllü ve donuk gösterir; derin ve canlı bir koyuluk, beyazsız toprak boyalarından doğar. Arap zamkıyla bağlanan düz renk alanlarında bu fark çok belirgindir, çünkü minyatürde ten çoğu zaman tek bir düz renkle ve ince bir kontur çizgisiyle kurulur; o tek rengin doğru karıştırılması, yüzün bütün karakterini taşır.
Uygulama
Evde bulunan malzemelerle, güvenli bir nişasta âharıyla küçük bir karşılaştırma yapacaksın. Bir kaşık nişasta, bir tencere, geniş ve yumuşak bir fırça, bir parça sulu boya kâğıdı, pürüzsüz bir cam şişe ya da kaşık ve ince uçlu bir kalem yeterli.
- Bir kaşık nişastayı biraz soğuk suda eritip bir su bardağı kaynar suya kat, kısık ateşte koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişir ve oda sıcaklığına soğumaya bırak.
- Kâğıdın bir yarısına âharı fırçayla ince ve eşit bir kat hâlinde sür, öbür yarısını âharsız bırak; kâğıdı gölgede, düz bir yerde kurut.
- Kurumuş kâğıdı kaymayan bir zemine yerleştir ve âharlı yarıyı cam şişenin ya da kaşığın dış yüzeyiyle, bastırarak ve düzenli hareketlerle perdahla.
- İki yarıya aynı kalemle ince çizgiler ve küçük renk lekeleri koy; kuruduktan sonra her iki yarıda da bir çizgiyi hafifçe kazıyarak silmeyi dene.
- Çizgilerin keskinliğini, renklerin parlaklığını ve silmenin iki yüzeyde nasıl farklı sonuç verdiğini bir cümleyle yaz.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÂharı yalnızca kâğıdı parlatan bir süs saymak.
Âhar, mürekkebin ve boyanın emilmesini önler, düzeltmeyi mümkün kılar ve çizgiyi keskin tutar.
Yaygın yanlışMühreyi kuru ve kaygan bir zeminde, gelişigüzel gezdirmek.
Kâğıt kaymayan bir zemine konmalı, mühre düzenli ve bastırılarak hareket ettirilmelidir.
Yaygın yanlışGeleneksel pigmentleri önlemsiz kullanmak.
Sülüğen, üstübeç, zinober ve zırnık zehirlidir; güvenli çağdaş karşılıklarını seç, tozu soluma, fırçayı dudakla sivriltme.
Yaygın yanlışKoyu bir teni beyazla açılmış kahverengiyle kurmak.
Koyu tenin derinliği, beyazsız toprak boyalarından ve sıcak-serin küçük katkılardan doğar.
Kapanış
Aharlı kâğıt ve doğal boyalar nasıl hazırlanır? Uzun bir sabırla. Kâğıt, M. Uğur Derman'ın aktardığı tariflerle, yumurta akı ve şapla, nişastayla ya da unla hazırlanan âharla bir ya da birkaç kat kaplanır, gölgede kurutulur, akik gibi sert bir mühreyle parlatılır ve bir ağırlık altında en az bir yıl dinlendirilir. Nefeszâde İbrâhim'in 1650 tarihli Gülzâr-ı Savâb'ı bu işin bilinen tek kapsamlı kaynağıdır. Boyalar, taşlardan, topraklardan ve metallerden gelen pigmentlerin Arap zamkıyla bağlanmasıyla hazırlanır; bir kısmı zehirli olduğu için bugün güvenli karşılıkları kullanılır. Altın, zamkla ezilerek bir boyaya dönüştürülür ve kuruduktan sonra mühreyle parlatılır. Bu hazırlık, minyatürün düz renk alanlarını, keskin çizgilerini ve parlak yüzeyini mümkün kılar. Doğal pigmentlerle farklı tenler de kurulabilir; koyu tenlerin derinliği beyazsız toprak boyalarından doğar. Ödevde küçük bir aharlı kâğıt denemesi yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Âhar | Âhar (paper sizing) | Hat, tezhip ve minyatür kâğıdına sürülen, mürekkebin ve boyanın emilip dağılmasını önleyen koruyucu kaplama |
| Mühre | Burnisher | Âharlı kâğıdı ya da altını perdahlayıp parlatmak için kullanılan cilalı sert taş, cam ya da benzeri araç |
| Kâğıt dinlendirme | Paper seasoning | Âharlanıp mühreli kâğıdın kullanılmadan önce ağırlık altında uzun süre bekletilmesi |
| Arap zamkı | Gum arabic | Akasya ağaçlarından elde edilen, suda çözünen ve suluboya ile guajda bağlayıcı olarak kullanılan doğal zamk |
| Ezme altın | Shell gold | Altın varağın Arap zamkıyla ezilerek fırçayla sürülebilen bir boyaya dönüştürülmesi |
Ödev
Küçük bir aharlı kâğıt denemesi yap.
- Avuç içi büyüklüğünde üç parça sulu boya kâğıdı hazırla: birini âharsız bırak, birine nişasta âharından bir kat, öbürüne kuruma aralarıyla iki kat sür.
- Kağıtları gölgede kurut ve pürüzsüz bir cam şişe, bir kaşık ya da cilalı bir taşla, kaymayan bir zeminde, bastırarak ve düzenli hareketlerle perdahla.
- Üç kâğıda aynı ince uçlu kalemle ya da fırçayla aynı çizgileri ve küçük renk lekelerini koy; kuruduktan sonra her birinde bir çizgiyi hafifçe kazıyarak silmeyi dene.
- Üç yüzeyi çizginin keskinliği, rengin parlaklığı ve silmenin kolaylığı bakımından karşılaştır ve sonuçlarını kısa bir çizelgede, iki cümlelik bir yorumla yaz.
Kendini değerlendir
- Teknik ve Malzeme: Âharı ince ve eşit bir kat hâlinde sürüp kâğıdı dalgalandırmadan kurutabildin mi?
- Kenar ve Ayrıntı: Perdahlanmış yüzeylerde çizgilerin âharsız yüzeye göre daha keskin kaldığını gözleyip kaydettin mi?
- Gözlem: Üç yüzey arasındaki farkları, kazıyarak silme denemesi de dahil, dikkatle karşılaştırdın mı?
- Güvenlik: Denemede zehirli pigmentlerden kaçınıp güvenli malzemelerle çalıştın mı?
Kendini sına
1. Âharın temel işlevi nedir?
- A) Kâğıdı renklendirmek.
- B) Mürekkebin ve boyanın kâğıda emilip dağılmasını önlemek ve düzeltmeyi mümkün kılmak.
- C) Kâğıdı kalınlaştırmak.
- D) Kâğıdı yanmaz yapmak.
2. Yumurta âharında şap ne işe yarar?
- A) Yumurta akına renk verir.
- B) Karışımı ısıtır.
- C) Yumurta akının saydamlığını ve yapışkanlığını giderir.
- D) Karışımı sertleştirir.
3. M. Uğur Derman'a göre âharlanmış kâğıt kullanılmadan önce ne kadar bekletilirdi?
- A) En az bir yıl, ağırlık altında.
- B) Bir gün.
- C) Bir hafta, güneşte.
- D) Hiç bekletilmezdi.
4. Geleneksel minyatür pigmentlerinden hangisi arsenik içerir?
- A) Arap zamkı.
- B) Okra.
- C) Lâcivert.
- D) Zırnık.
5. Koyu bir teni doğal pigmentlerle kurarken neye dikkat edilmelidir?
- A) Teni bol beyazla açmaya.
- B) Umbra ya da siena gibi koyu toprak boyalarını temel alıp beyazı neredeyse hiç kullanmamaya.
- C) Yalnızca siyah kullanmaya.
- D) Teni griyle boyamaya.
Cevaplar
- B — Âharsız kâğıt mürekkebi emer; aharlı kâğıtta çizgi keskin kalır ve hata silinebilir.
- C — Şap gezdirilerek köpürtülen karışımdan kaplama için berrak sıvı ayrılır.
- A — Bu bekleme âharın oturmasını ve kâğıdın düz kalmasını sağlar.
- D — Sülüğen ve üstübeç kurşun, zinober cıva, zırnık ise arsenik içerir.
- B — Beyazla açılmış kahverengi, koyu teni küllü ve donuk gösterir.
Referans görseller
- Özgün animasyon: yumurta akı ve şapın köpürtülmesi, berrak sıvının ayrılması, kâğıdın kaplanıp gölgede kurutulması ve mühreyle perdahlanması.
- Özgün şema: geleneksel pigmentlerin kaynakları; lâcivert taşı, zinober, sülüğen, zırnık, üstübeç, toprak boyaları ve bitkiler; zehirli olanların ve güvenli karşılıklarının işaretlenmesi.
- Özgün animasyon: açık, esmer ve koyu tenler için doğal pigmentlerle hazırlanan üç düz ten rengi; beyazın fazlasıyla tebeşirleşen ve küllenen karışımların yanına doğru karışımların konması.
Sonraki derse köprü
Âharlı kâğıt ve zamkla bağlanmış boyalar, minyatüre düz renk alanları ve keskin çizgiler kazandırır; ama bu malzemenin üzerinde kurulan resim, Batı resminin tek bir kaçış noktasına dayalı derinliğini kullanmaz. Minyatürde uzaktaki bir figür yakındakinden küçük olmayabilir, bir yapının hem içi hem dışı aynı anda görülebilir. Sonraki derste, minyatürün perspektif kullanmadan bir dünyayı nasıl kurduğunu ele alıyoruz.