Öğrenme hedefi
Piet Mondrian'ın 1930 tarihli Kırmızı, Mavi ve Sarı ile Kompozisyon'unda neden yalnızca üç renk, siyah, beyaz ve gri ile yatay ve dikey çizgiler kullandığını, onun kendi yazılarına ve içinde yer aldığı De Stijl çevresine dayanarak açıklayabileceksin. Bu kısıtlamanın arkasındaki «evrensel» güzellik arayışını ve bu arayışın manevi kökenlerini tanıyabilecek; aynı çevrede köşegen çizgi yüzünden çıkan ayrılığı anlatabilecek; resmin elle yapılmış yüzeyini, çatlaklarını ve farklı beyazlarını gösterebilecek; siyah çizgilerin kesişim düzenini ve bakışın renkten renge geçişini çizebilecek; son olarak «evrensel» ya da «standart» sayılan bir renk ölçüsünün, fotoğraf baskısında ten renklerini kimin tenine göre ayarladığını değerlendirebileceksin.
Kanca
Mondrian neden yalnızca üç renk kullandı?
Kırk beş santimetrelik kare bir tuval. Kalın siyah çizgiler onu dikdörtgenlere böler. Sağ üstte büyük bir kırmızı, sol altta küçük bir mavi, sağ alt köşede daha da küçük bir sarı; geri kalan her yer beyaz. Ne yeşil var, ne mor, ne turuncu, ne kahverengi. Ne bir eğri, ne bir köşegen. Oysa bu ressam gençliğinde ağaçları, değirmenleri, çiçekleri ve nehir kıyılarını doğanın bütün renkleriyle boyamıştı. Dünyanın sonsuz rengini bir kenara bırakıp yalnızca üç renkte karar kılmak bir yoksullaşma mıydı, yoksa bir arınma mı?
Bağlam
Zürih'teki Kunsthaus'ta bulunan bu resim, müzenin kaydına göre 1930 tarihli, yağlı boyayla tuvale işlenmiş 45 × 45 santimetrelik bir karedir ve müzeye 1987'de Alfred Roth'un bağışıyla girmiştir. Sol alttaki mavi alanın içinde «P M 30» imzası okunur. Resmin renk oranları, baskın, destek ve vurgu renklerinin dağılımı renk uyumlarını ele alan derste; Mondrian'ın bir ağacı adım adım ızgaraya dönüştürdüğü yol ise manzaradan soyuta giden derste işlendi. Burada Mondrian'ın neden bu kadar az renkte ve bu kadar az yönde durduğuna bakıyoruz.
Ana anlatım
Üç renk nereden geldi?
De Stijl («Üslup», The Style), 1917'de Hollanda'da ressam ve yazar Theo van Doesburg'un çevresinde toplanan ressamların, mimarların ve tasarımcıların oluşturduğu, aynı adlı bir dergi çıkaran ve sanatı, mimariyi ve eşya tasarımını yalın geometrik biçimlerde birleştirmeyi amaçlayan harekettir. Mondrian bu hareketin kurucuları arasındaydı.
Neo-Plastisizm (Neoplasticism), Mondrian'ın kendi resim anlayışına verdiği, Hollandaca Nieuwe Beelding sözcüklerinin karşılığı olan, resmi yalnızca ana renklere, renk olmayanlara ve yatay ile dikey çizgilere indiren sanat kuramıdır. Kaynaklara göre Mondrian bu kuramı anlattığı yazısında, yeni resmin görünüşün ayrıntılarını, yani doğal biçimi ve doğal rengi bir kenara bırakacağını, kendini düz çizgide ve açıkça belirlenmiş ana renkte ifade edeceğini yazdı. Bu, doğaya sırt çevirmek değil, onun değişen görüntülerinin arkasındaki değişmez düzeni aramaktı.
Renk olmayanlar (non-colours), Mondrian'ın ve De Stijl sanatçılarının siyah, beyaz ve gri için kullandığı, bunları kırmızı, mavi ve sarı gibi ana renklerin karşısında dengeleyici öğeler olarak gören deyimdir. Kunsthaus'un açıklamasına göre Mondrian, dengeli karşıtlıklardan oluşan bir düzen kurmak istiyordu: renk olmayanlar karşısında ana renkler, yatay karşısında dikey. Her öğe bir karşıtıyla eşleşir; resmin dengesi bu karşıtlıkların ağırlığından doğar.
Bu kısıtlamanın bir kökü de Mondrian'ın manevi arayışlarıdır. Kaynaklara göre Mondrian 1909'da Hollanda Teozofi Derneği'ne katıldı ve görünen dünyanın ardındaki daha derin bir gerçekliği sezme düşüncesinden hayatı boyunca etkilendi. Ona göre ana renkler ve dik açılar, bireysel duygunun ve geçici görüntünün ötesinde, herkes için geçerli bir uyumu taşıyabilirdi. Üç renk, onun için bir yoksulluk değil, gereksizin atılmasıyla ulaşılan bir özdü.
Köşegen neden bir ayrılık sebebi oldu?
Elementarizm (Elementarism), 1920'lerin ortasında Theo van Doesburg'un geliştirdiği, De Stijl'in yatay ve dikey düzenine eğik ve köşegen çizgileri katarak resme daha fazla hareket ve gerilim vermeyi amaçlayan yaklaşımdır. Kaynaklara göre De Stijl hareketi Mondrian'ın ilkelerini yaklaşık 1924'e kadar benimsedi; sonra bir bölümü köşegene ve daha dinamik ilişkilere yöneldi. Mondrian için yatay ve dikey, dünyanın temel dengesini, ufuk çizgisini ve ayakta duran insanı temsil ediyordu; köşegen ise bu dengeyi bozan bir sapmaydı. Kaynaklara göre bu anlaşmazlık Mondrian'ın hareketten uzaklaşmasıyla sonuçlandı.
Bu tartışma, basit görünen bir kuralın ne kadar derin bir inanca dayandığını gösterir. İki sanatçı aynı yalınlıktan yola çıktı, ama bir çizginin eğimi üzerinde ayrıldı. Bir kısıtlama, bir sanatçı için yalnızca bir üslup tercihi değil, dünyayı nasıl gördüğünün bir ifadesi olabilir.
Resim neden bir makine işi değildir?
Mondrian'ın resimleri basıldığında ya da ekranda görüldüğünde düz, pürüzsüz ve cetvelle çizilmiş gibi görünür. Oysa Kunsthaus'taki resme yakından bakınca başka bir yüzey ortaya çıkar. Beyaz alanlar birbirinden hafifçe farklı tonlardadır ve özellikle sol üstteki beyazın yüzeyinde ince çatlaklar dolaşır. Siyah çizgiler de her yerde aynı kalınlıkta değildir; sol üstteki kısa yatay çubuk, alttaki uzun yatay çizgiden belirgin biçimde kalındır.
Kompozisyonun kendisi de bir dengeleme işidir. Kunsthaus'un açıklamasına göre birbirini kesen siyah çubuklar merkezden kaydırılmış ve sol altta bir köşede buluşur. Büyük kırmızı alan sağ üstte bütün resmi kendine çeker; sol alttaki küçük ama koyu mavi ve sağ alt köşedeki en küçük alan olan sarı, bu ağırlığa karşı küçük ağırlıklar olarak yerleştirilmiştir. Göz çoğu izleyicide önce kırmızıya düşer, oradan dikey siyah çizgi boyunca aşağıya, sol alttaki mavi kareye iner, sonra yatay çizgiyi izleyerek sağa, köşedeki sarıya ulaşır ve beyaz alanlarda dinlenir. Simetri yoktur; denge, eşit olmayan ağırlıkların ustaca yerleştirilmesinden doğar.
«Evrensel» bir renk ölçüsü teni nasıl etkiler?
Mondrian ana renklerin herkes için geçerli, evrensel bir uyum taşıyacağına inanıyordu. Ama bir renk, bir kez basıldığında ya da bir ekrana taşındığında, başka ölçülerin eline geçer. Mondrian'ın ana renkleri ressamın kırmızısı, mavisi ve sarısıdır; renkli baskı ise camgöbeği, eflatun ve sarı mürekkeplerle ve siyahla çalışır, ekranlar da kırmızı, yeşil ve mavi ışıkla. Bu yüzden aynı resmin kitaplardaki ve ekranlardaki kopyaları birbirinden ayrılır. Hangi kopyanın «doğru» sayılacağına ise belirli ölçüler ve bu ölçüleri seçen insanlar karar verir.
Shirley kartı (Shirley card), fotoğraf baskısı yapan laboratuvarlarda renk ve özellikle ten dengesini ayarlamak için kullanılan, üzerinde bir kişinin fotoğrafının ve renk örneklerinin bulunduğu referans kartıdır. Kaynaklara göre 1940'lar ve 1950'lerde Kuzey Amerika'daki laboratuvarlarda endüstri standardı olan bu kartlarda genellikle açık tenli, tek bir kadın yer alıyordu; bu yüzden açık ten, doğru basılmış tenin ölçüsü kabul edildi. Kaynaklara göre dönemin renkli fotoğraf filmlerinin kimyası da açık tenlerin iyi görünmesine göre ayarlanmıştı ve koyu tenli insanların fotoğraflarında yüz ayrıntıları çoğu zaman kayboluyordu. Kaynaklara göre ancak 1990'larda bazı üreticiler farklı tenleri içeren kartlar hazırlamaya başladı.
Bu tarih, «evrensel» ya da «standart» sayılan bir ölçünün, çoğu zaman belirli bir grubun gözünden seçildiğini hatırlatır. Kendi resimlerini fotoğraflarken, basarken ya da ekranda paylaşırken aynı soru geçerlidir. Açık bir tende otomatik ayarlar çoğu zaman makul sonuç verir. Orta ve zeytin tonlu bir tende renk dengesi kolayca yeşile ya da griye kayabilir. Koyu bir tende ise pozlama ve renk ayarları, yüzün ayrıntısını ve sıcak alt tonlarını kolayca bastırabilir. Resmindeki her teni, kopyada da aslındaki gibi görebildiğinden emin olmak için, farklı tenlerin bulunduğu bir referansla ve aslıyla yan yana karşılaştırarak denetlemek gerekir.
Uygulama
Sonra çalışmanı telefonla fotoğrafla ve ekrandaki görüntüyü aslıyla yan yana koy; hangi rengin, hangi beyazın ve hangi çizginin fotoğrafta değiştiğini not et. Bu karşılaştırma, bir kopyanın aslı kadar güvenilir olmadığını ve renklerin başka bir ölçüye taşındığında nasıl kaydığını gösterir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÜç renk kısıtlamasını yalnızca bir süsleme ya da moda seçimi saymak.
Mondrian için bu, doğanın değişen görüntülerinin ardındaki evrensel düzeni arama yoluydu.
Yaygın yanlışResmin cetvelle ve makine düzgünlüğüyle yapıldığını sanmak.
Yakından bakınca farklı tonlarda beyazlar, çatlaklar ve kalınlığı değişen çizgiler görülür.
Yaygın yanlışDe Stijl'deki bütün sanatçıların aynı kuralları paylaştığını düşünmek.
Köşegen çizgi yüzünden Van Doesburg ile Mondrian'ın yolları ayrıldı.
Yaygın yanlışBir fotoğrafın ya da baskının tenleri doğru gösterdiğini varsaymak.
Renk ölçüleri tarihsel olarak açık tene göre ayarlandı; her teni aslıyla karşılaştırarak denetle.
Kapanış
Mondrian neden yalnızca üç renk kullandı? Çünkü ona göre resim, doğal biçimin ve doğal rengin değişen görüntülerini bir kenara bırakıp düz çizgi ve açıkça belirlenmiş ana renkle, herkes için geçerli bir uyumu aramalıydı. De Stijl çevresinde geliştirdiği Neo-Plastisizm, kırmızı, mavi ve sarıyı siyah, beyaz ve gri renk olmayanlarla, yatayı dikeyle dengeledi; köşegene yönelen Elementarizm ise onu hareketten uzaklaştırdı. Kunsthaus'taki resim, büyük kırmızısı, küçük mavisi, daha da küçük sarısı ve merkezden kaydırılmış çizgileriyle asimetrik bir dengedir; yakından bakınca da farklı beyazları, çatlakları ve kalınlığı değişen çizgileriyle elle yapılmış bir yüzeydir. «Evrensel» sayılan bir ölçünün bile kimin gözünden seçildiği, Shirley kartlarının tarihinde görüldüğü gibi, tenler için belirleyici olabilir. Ödevde siyah çizgilerin iskeletini, üç renk alanını ve gözünün kırmızıdan sarıya uzanan yolunu çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| De Stijl | De Stijl | 1917'de Hollanda'da kurulan, sanat, mimari ve tasarımı yalın geometrik biçimlerde birleştirmeyi amaçlayan hareket ve dergisi |
| Neo-Plastisizm | Neoplasticism | Mondrian'ın resmi ana renklere, renk olmayanlara ve yatay ile dikey çizgilere indiren sanat kuramı |
| Renk olmayanlar | Non-colours | Siyah, beyaz ve grinin ana renkleri dengeleyen öğeler olarak adlandırılması |
| Elementarizm | Elementarism | Van Doesburg'un De Stijl düzenine köşegen çizgiler katarak hareket ve gerilim vermeyi amaçlayan yaklaşımı |
| Shirley kartı | Shirley card | Fotoğraf baskısında ten ve renk dengesini ayarlamak için kullanılan, üzerinde bir kişinin fotoğrafı bulunan referans kart |
Ödev
Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.
- Eşit kenarlı bir kare çiz ve siyah çizgilerin nerede kesiştiğini ölçerek bul: tuvali soldan yaklaşık dörtte birinden bölen dikey çizgiyi ve alttan yaklaşık dörtte birinden bölen yatay çizgiyi yerleştir.
- Sol üstteki kısa yatay çubuğu ve sağ alttaki kısa dikey ve yatay çubukları ekle; çizgilerin kalınlıklarını birbirine göre karşılaştırarak göster.
- Büyük kırmızı alanı, küçük mavi kareyi ve köşedeki sarı parçayı yalnızca harflerle, K, M ve S diye işaretle; gözünün kırmızıdan maviye, oradan sarıya ve beyaz alanlara giden yolunu oklarla göster.
- Çiziminin yanına, kırmızı alan sol üstte dursaydı ağırlığın hangi yana kayacağını iki cümlelik bir tahminle anlat.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Siyah çizgilerin kesişim noktalarını ölçerek resmin oranlarına yakın biçimde yerleştirebildin mi?
- Kompozisyon: Büyük kırmızı alan ile küçük mavi ve sarı alanlar arasındaki asimetrik dengeyi görünür kıldın mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Çizgi kalınlıkları arasındaki farkı ve kısa çubukların yerini dikkatle gösterdin mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Harf işaretlerini, okları ve iki cümlelik notunu temiz ve okunur biçimde düzenledin mi?
Kendini sına
1. Neo-Plastisizm resmi hangi öğelere indirir?
- A) Yalnızca siyah ve beyaza.
- B) Ana renklere, renk olmayanlara ve yatay ile dikey çizgilere.
- C) Eğri çizgilere ve toprak renklerine.
- D) Yalnızca köşegen çizgilere.
2. Mondrian ile Van Doesburg'un yollarını ayıran konu neydi?
- A) Tuvalin boyutu.
- B) Yağlı boyanın markası.
- C) Köşegen çizgilerin resme katılması.
- D) Resimlerin fiyatı.
3. Kunsthaus'taki resme yakından bakınca ne görülür?
- A) Birbirinden hafifçe farklı beyazlar, ince çatlaklar ve kalınlığı değişen çizgiler.
- B) Bantla çekilmiş kusursuz kenarlar.
- C) Metal yapraklar.
- D) Altında bir manzara.
4. Kunsthaus'un açıklamasına göre siyah çubuklar nerede buluşur?
- A) Tam merkezde.
- B) Sağ üst köşede.
- C) Resmin dışında.
- D) Merkezden kaydırılmış biçimde, sol altta.
5. Shirley kartlarının tarihi neyi gösterir?
- A) Renk ölçülerinin her tene eşit biçimde uyduğunu.
- B) «Standart» sayılan bir renk ölçüsünün tarihsel olarak açık tene göre seçildiğini.
- C) Fotoğrafın tenleri her zaman doğru gösterdiğini.
- D) Mondrian'ın bu kartları kullandığını.
Cevaplar
- B — Mondrian bu öğeleri birbirini dengeleyen karşıtlıklar olarak kullandı.
- C — Van Doesburg'un Elementarizmi köşegene yöneldi, Mondrian yatay ve dikeyde kaldı.
- A — Resim basıldığında düz görünür, ama aslı elle yapılmış bir yüzeydir.
- D — Bu kaydırma, büyük kırmızı alanla birlikte asimetrik bir denge kurar.
- B — Bu yüzden kopyalarda her teni aslıyla karşılaştırarak denetlemek gerekir.
Referans görseller
- Özgün animasyon: bir ağaç resminin renklerinin ve eğrilerinin adım adım silinerek üç renge, siyaha, beyaza ve dik çizgilere indirgenmesi.
- Özgün animasyon: iki ızgara yan yana; biri yatay ve dikey, öbürü köşegenli; Mondrian ile Van Doesburg'un ayrıldığı nokta.
- Özgün animasyon: açık, zeytin tonlu ve koyu tenli üç yüzün, açık tene göre ayarlanmış bir baskı ölçüsüyle ve farklı tenleri içeren bir ölçüyle basılmış hâllerinin yan yana gösterilmesi.
Sonraki derse köprü
Mondrian doğal biçimi ve doğal rengi bir kenara bırakıp yalnızca üç renkte durdu. Ondan seksen yıl kadar önce, Londra'da genç bir ressam tam tersini yaptı: bir nehir kıyısının her yaprağını, her çiçeğini ve suyun her kıpırtısını aylarca doğanın karşısında oturarak boyadı; suda yüzen genç bir kadını ise stüdyosunda su dolu bir küvette yatan bir modelle çalıştı. Sonraki derste John Everett Millais'nin Ophelia'sını ve o küvette neler olduğunu ele alıyoruz.