Öğrenme hedefi
Osman Hamdi Bey'in 1906 tarihli Kaplumbağa Terbiyecisi'nin bir sergi resminden Türkiye'de geniş bir kitlenin tanıdığı bir imgeye nasıl dönüştüğünü, adının, yorumlarının, iki sürümünün ve 2004'teki satışının bu dönüşümdeki payını izleyerek açıklayabileceksin. Resmin olası kaynakları üzerine öne sürülen görüşleri, kanıtı olan ile olmayanı ayırarak değerlendirebilecek; yıllar içinde resmin üstüne eklenen anlamların, resmin kendisinde görülenden nasıl ayrıldığını tartışabilecek; dikey kompozisyonun, pencere ışığının ve figürün eğik bakışının gözü nasıl yönettiğini çizebilecek ve siyah-beyaz bir fotoğraftan ten boyarken değer ile renk arasındaki farkı, farklı tenler için nasıl gözetmen gerektiğini değerlendirebileceksin.
Kanca
Bir tablo nasıl bir ülkenin simgesi olur?
Mavi çinileri dökülmüş bir odada, kırmızı cüppeli, sarıklı, kır sakallı yaşlı bir adam ellerini arkasında kavuşturmuş, elinde bir ney, sırtında küçük bir davul, başını eğmiş yerdeki kaplumbağalara bakıyor. Kaplumbağalar ise onu dinlemiyor; yere dökülmüş yeşil yaprakları yiyor. Bu resim bugün Türkiye'de gazete yazılarında, duvar baskılarında ve sohbetlerde karşımıza çıkar; pek çok kişi adını bilir ve onun ne anlattığına dair bir fikre sahiptir. Oysa 1906'da Paris'te ilk kez asıldığında başka bir adla anılıyordu ve kimse ondan bir ülkenin hikâyesini okumuyordu. Bir tuval, bir toplumun kendine dair anlattığı bir hikâyenin parçası nasıl olur?
Bağlam
İstanbul'daki Pera Müzesi'nde, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonunda, Osman Hamdi Bey'in 1906 tarihli Kaplumbağa Terbiyecisi bulunur. Yağlı boyayla tuvale işlenmiş, 221,5 × 120 santimetrelik, neredeyse iki kat uzun dikey bir resimdir. Sağ alt köşede «O. Hamdi Bey 1906» imzası okunur. Sahne, kaynaklara göre Bursa'daki Yeşil Cami'nin üst katındaki bir odadır; duvarlardaki sıva ve çiniler yer yer dökülmüş, altlarındaki tuğla görünür hâle gelmiştir.
Osman Hamdi'nin hayatı, müzeciliği, arkeoloji ve sanat eğitimi alanındaki işleri ve resimlerinin Oryantalizmle ilişkisi Türk resminin öncüleri arasında onu ele alan derste; bu resmin açık uçlu, yorumu izleyiciye bırakan anlatısı ise hikâye anlatan resim dersinde işlendi. Burada resmin sonraki hayatına bakıyoruz: bir tablonun, çizildikten sonra nasıl adlandırıldığına, nasıl okunduğuna, nasıl alınıp satıldığına ve nasıl çoğaldığına.
Ana anlatım
Resim ilk sergilendiğinde neydi?
Kaynaklara göre resmin ilk sürümü, 1906'da Paris'teki Grand Palais'de açılan Salon sergisinde, Fransızca L'homme aux tortues, yani Kaplumbağalı Adam adıyla gösterildi. Yine kaynaklara göre dönemin Osmanlı ressamlarının çıkardığı bir gazetede resmin adı Kaplumbağalar ve Adam olarak geçer. Bugün yaygın olarak bilinen Kaplumbağa Terbiyecisi adı ise sonradan yaygınlaştı.
Bu ad değişikliği küçük görünse de resmin nasıl okunduğunu değiştirir. Kaplumbağalı Adam ya da Kaplumbağalar ve Adam, yalnızca bir adamı ve birkaç hayvanı adlandırır; bir durumu betimler. Terbiyeci sözcüğü ise figüre bir görev verir: o, eğitmeye, yola getirmeye, öğretmeye çalışan biridir. Adın kendisi, izleyiciyi resimde bir eğitim ve bir direnç hikâyesi aramaya çağırır. Bir resmin adı çoğu zaman ressamın değil, sonraki kuşakların eseridir ve resmin anlamını bu ad yönlendirir.
Kaynaklara göre resim ilk sergilendiği yıllarda geniş bir kitle tarafından görülmedi ve bugünkü anlamıyla anlaşılmadı; önemi sonraki on yıllarda büyüdü. Kaynaklara göre Osman Hamdi bir yıl sonra, 1907'de, resmin daha küçük ikinci bir sürümünü yaptı. Bu sürümde beş yerine altı kaplumbağa vardır; terbiyecinin yanındaki duvarda çerçeveli bir hat levhası ve pencere kenarında bir testi görülür. İthaf (dedication), bir sanatçının eserini belirli bir kişiye adadığını eserin üzerine ya da yanına yazdığı bir notla belirtmesidir; kaynaklara göre ikinci sürümün üzerinde, ressamın el yazısıyla, onu dönemin bir paşasına adayan bir ithaf notu bulunur. Kaynaklara göre bu ikinci sürüm uzun yıllar özel koleksiyonlarda kaldı; 2024'ten bu yana İstanbul'da bir bankanın sanat koleksiyonunda sergilenmektedir.
Kaplumbağalar nereden geldi?
Kaynak gravür (source engraving), bir ressamın bir kompozisyonu, bir figürü ya da bir konuyu kurarken yararlandığı, çoğunlukla bir kitapta ya da dergide basılmış çizim ya da baskıdır. Kaynaklara göre 2009'da, ikinci sürümün İstanbul'daki bir sergide gösterildiği sırada, resmin olası bir kaynağı üzerine yeni bir görüş öne sürüldü. Buna göre Osman Hamdi, Fransızca Le Tour du Monde adlı gezi dergisinin 1869 tarihli bir sayısında, Japonya'dan aktarılan bir sahneyi gösteren ve Charmeur de tortues, yani Kaplumbağa Büyücüsü ya da Kaplumbağa Terbiyecisi adını taşıyan bir gravür görmüş olabilir. Kaynaklara göre bu gravürde, yaşlı bir adam küçük bir davul çalarak bir grup kaplumbağayı bir masanın üzerine çıkarmaya çalışır. Kaynaklara göre Osman Hamdi'nin 1869 yazında Bağdat'tan babasına yazdığı bir mektupta, kendisine gönderilen Tour du Monde'u okuduğunu söylemesi, bu görüşü destekleyen bir ipucu olarak gösterilir.
Başka açıklamalar da öne sürülmüştür. Kaynaklara göre bazı yazarlar kaplumbağaları, Lale Devri'nde İstanbul'daki eğlencelerde sırtlarına mum dikilerek bahçelerde gezdirilen kaplumbağalara bağlar; başka bazıları ise Osman Hamdi'nin Paris'te geçirdiği yıllarda duyduğu, dönemin Parisli aylaklarının kaplumbağa gezdirdiği anlatısına. Bu açıklamaların hiçbiri kesin değildir. Gravür görüşü, bir mektupla desteklendiği için daha somut görünür; ama onda bile Osman Hamdi'nin o gravürü gerçekten hatırlayıp kullandığını gösteren doğrudan bir belge yoktur. Bir resmin kaynağı üzerine yazılanları okurken sorulacak soru şudur: bu görüşü hangi belge destekliyor, hangisi yalnızca bir benzerliğe dayanıyor?
Resmin kendisinde de okunabilecek bir yazı vardır. Kaynaklara göre sivri kemerli pencerenin üstündeki çini kuşakta, «Kalplerin şifası sevgiliye kavuşmaktır» anlamına gelen Arapça bir söz yazılıdır. Bu yazı, resmin mekânını bir ibadet ve tefekkür yeri olarak belirler; ama resmin anlamı üzerine kesin bir şey söylemez.
Bir tablo nasıl ikon olur?
Yorum katmanı (layer of interpretation), bir eserin üzerine zaman içinde farklı kişiler ve kuşaklar tarafından eklenen, eserin kendisinde açıkça görünmeyen ama onun nasıl anlaşıldığını belirleyen anlamlardır. Kaplumbağa Terbiyecisi'nin üzerinde bu katmanlar kalındır. Kaynaklara göre resim en sık, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yavaş ve sonuç vermeyen reform çabalarına bir taşlama olarak yorumlanır. Başka bir okumaya göre terbiyeci, geri kalmış bir toplumu değiştirmeye çalışan yorgun bir aydındır, belki de Osman Hamdi'nin kendisidir; kaplumbağalar ise değişime direnen toplum ya da ressamın kendi kurumlarındaki çalışma arkadaşlarıdır. Bir başka okumada terbiyecinin neyini üflemeyip arkasında tutması, onun artık bu işten vazgeçtiğinin işareti sayılır.
Bu okumalar resmin dikkatli bir gözlemine dayanır, ama resmin üstünde yazılı değildir. Tarihçi Edhem Eldem, 2012'de Muqarnas dergisinde yayımlanan bir makalesinde, Osman Hamdi'nin resimlerinin birkaç ünlü tablo üzerinden fazla yorumlanmasına karşı uyarır. Bu uyarı, bir tabloyu okurken hem ona anlam katmanın, hem de kendi zamanımızın kaygılarını ona yüklemenin mümkün olduğunu hatırlatır.
Kültürel ikon (cultural icon), bir toplumda geniş bir kitle tarafından tanınan, sıkça çoğaltılan, anılan ve o toplumun kendine dair anlattığı hikâyelerde bir sembol olarak kullanılan imgedir. Kaplumbağa Terbiyecisi'nin bu konuma yükselişinde, resmin kendisi kadar sonraki hayatı da belirleyici oldu. Kaynaklara göre ilk sürüm uzun yıllar özel bir koleksiyonda kaldı; sahibinin bankası kapanınca devletin eline geçti ve Aralık 2004'te açık artırmaya çıkarıldı. İki İstanbul müzesinin yarıştığı artırmada resim, kaynaklara göre yaklaşık 3,5 milyon dolara, o güne dek Türk resmindeki bir esere ödenen en yüksek fiyatla alındı. Bir yıl sonra, 2005'te açılan Pera Müzesi'nin en tanınan eseri oldu.
Bu satış, gazetelerde ve televizyonlarda geniş yer buldu ve resmi daha önce hiç duymamış binlerce kişiye tanıttı. Nisa Ari'nin 2015'te Thresholds dergisinde yayımlanan bir makalesi, başlığından anlaşıldığı kadarıyla, bu satın almanın resmi bir ulusal modernleşme anlatısının parçası hâline getirmesini inceler. Bugün resmin baskıları duvar süsü olarak satılır, yorumları köşe yazılarında ve sohbetlerde yeniden anlatılır. Bir resim, çizildiği gün değil, bir toplum onu kendi hikâyesini anlatmak için kullanmaya başladığı gün ikon olur.
Göz nasıl dolaşır ve siyah-beyaz fotoğraftan ten nasıl boyanır?
Resmin uzun dikey formatı, gözü aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya bir yolculuğa çağırır. Işık, solda, alçak bir pencereden gelir ve taş zemini, kaplumbağaları ve terbiyecinin yüzünü aydınlatır. Göz çoğu izleyicide önce kırmızı cüppenin büyük ve sıcak lekesine çekilir; oradan yukarı, eğilmiş başa ve sarığa çıkar, sonra adamın bakışının yönünü izleyerek aşağıya, yerdeki kaplumbağalara iner. Arkada, adamın elindeki ney çapraz bir çizgi gibi bu yolu keser. En üstte, sivri kemerin içindeki koyu mavi çinilerle yazılı kuşak, bakışı yeniden yukarı çağırır. Figürün eğik duruşu ile kaplumbağaların yere yakın, yavaş dağınıklığı arasındaki gerilim, resmin anlatısını kompozisyonun kendisine taşır.
Terbiyecinin teni, pencere ışığında sıcak, güneşte yanmış gibi esmer bir renkte, kır sakalın ve koyu kaşların arasında boyanmıştır. Kaynaklara göre bu figürün Osman Hamdi'nin kendisi olabileceği düşünülür ve kaynaklara göre ressam figürlerinin çoğunu kendisinin ya da yakınlarının çekilmiş fotoğraflarından yararlanarak kurardı. O dönemin fotoğrafları siyah-beyazdı.
Monokrom referans (monochrome reference), yalnızca açık ve koyu değerleri gösteren, renk bilgisi taşımayan siyah-beyaz ya da tek renkli bir fotoğraf veya çizimdir. Böyle bir referans, bir yüzün ışık ve gölge düzenini çok iyi gösterir, ama tenin rengini göstermez. Aynı gri değer, gölgede kalmış açık bir tene de, ışıkta duran koyu bir tene de ait olabilir. Bu yüzden siyah-beyaz bir fotoğraftan boyarken ten rengini kişiyi tanıyarak, bir renk notu tutarak ya da ayrı bir renkli çalışmayla belirlemek gerekir.
Farklı tenlerde bu fark ayrı sonuçlar doğurur. Açık ve pembemsi bir teni siyah-beyaz bir fotoğraftan boyarken fotoğrafın açık grileri çoğu zaman teni olduğundan daha solgun ve renksiz gösterebilir; sıcak alt tonları bilinçli olarak eklemek gerekir. Zeytin ya da altın alt tonlu orta bir tende gri değerler tenin yeşilimsi ya da altınımsı alt tonunu tümüyle gizler; tahmin yerine gözleme dayanmak gerekir. Derin kahverengi bir tende eski siyah-beyaz fotoğraflar çoğu zaman yüzün ayrıntısını koyu bir kütleye gömer; ressamın, fotoğrafta kaybolan ışıklı yüzeyleri, kızıl ya da mor alt tonları ve gözlerin çevresindeki ince değer farklarını yeniden kurması gerekir. Hangi tende olursa olsun, fotoğraf değerin, gözlem rengin kaynağıdır.
Uygulama
Siyah-beyaz kopyadan yaptığın çalışmada tenin hangi alt tonlarının kaybolduğunu ve hangi değerlerin doğru kaldığını bir cümleyle yaz; bu fark, bir fotoğrafı ten için referans kullanırken neyi ondan, neyi kendi gözleminden alacağını gösterir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışResmin adının ressamdan geldiğini sanmak.
Kaynaklara göre resim Paris'te Kaplumbağalı Adam adıyla gösterildi; bugünkü ad sonradan yaygınlaştı.
Yaygın yanlışKaynak gravür görüşünü kesinleşmiş bilgi gibi aktarmak.
Bir mektup bu görüşü destekler, ama Osman Hamdi'nin o gravürü kullandığını gösteren doğrudan bir belge yoktur.
Yaygın yanlışReform taşlaması yorumunu resmin tek ve kesin anlamı saymak.
Bu, yıllar içinde eklenen bir yorum katmanıdır; resmin üstünde yazmaz.
Yaygın yanlışSiyah-beyaz bir fotoğraftan ten rengini tahmin etmek.
Fotoğraf yalnızca değeri gösterir; tenin rengini ve alt tonlarını gözlemle ya da renk notuyla belirle.
Kapanış
Bir tablo nasıl bir ülkenin simgesi olur? Kaplumbağa Terbiyecisi'nin öyküsü, bunun tek bir anda değil, bir yüzyıla yayılan bir süreçte gerçekleştiğini gösterir. Resim 1906'da Paris'te, kaynaklara göre Kaplumbağalı Adam adıyla sergilendi; bugünkü adı, onu bir eğitim ve direnç hikâyesi olarak okumaya çağırdı. Osman Hamdi bir yıl sonra ikinci bir sürüm yaptı. Olası kaynağı üzerine, 1869 tarihli bir Fransız dergisindeki bir gravürden Lale Devri eğlencelerine kadar çeşitli görüşler öne sürüldü; hiçbiri kesinleşmedi. Reform taşlaması ve yorgun aydın okumaları resmin üzerine kalın bir yorum katmanı ekledi. 2004'teki rekor satış ve Pera Müzesi'nin açılışı, resmi geniş bir kitleye tanıttı ve onu bir ulusal modernleşme anlatısının parçası yaptı. Resmin içindeki ten ise, siyah-beyaz fotoğraflardan beslenen bir ressamın, değeri fotoğraftan, rengi gözlemden aldığını hatırlatır. Ödevde dikey formatı, pencere ışığını ve gözünün kırmızı cüppeden kaplumbağalara inen yolunu çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kültürel ikon | Cultural icon | Bir toplumda geniş bir kitlenin tanıdığı, sık çoğaltılan ve toplumun kendine dair hikâyelerinde sembol olarak kullanılan imge |
| Kaynak gravür | Source engraving | Ressamın kompozisyon, figür ya da konu kurarken yararlandığı, kitap ya da dergide basılmış çizim veya baskı |
| İthaf | Dedication | Sanatçının eserini belirli bir kişiye adadığını eserin üzerine ya da yanına yazdığı notla belirtmesi |
| Yorum katmanı | Layer of interpretation | Bir eserin üzerine zamanla eklenen, eserde açıkça görünmeyen ama onun nasıl anlaşıldığını belirleyen anlamlar |
| Monokrom referans | Monochrome reference | Yalnızca açık ve koyu değerleri gösteren, renk bilgisi taşımayan siyah-beyaz ya da tek renkli fotoğraf veya çizim |
Ödev
Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.
- Yüksekliği genişliğinin yaklaşık iki katı olan uzun bir dikdörtgen hazırla; üst bölüme sivri kemeri ve yazılı çini kuşağını, sol alt bölüme alçak pencereyi basit biçimlerle yerleştir.
- Kırmızı cüppeli figürü sağa yakın, öne eğik bir kütle olarak çiz; başını, sırtındaki yuvarlak davulu ve elindeki neyin çapraz çizgisini ayrı ayrı belirt.
- Beş kaplumbağayı zemine dağınık küçük ovaller olarak yerleştir ve pencereden gelen ışığın yönünü bir okla göster; gözünün cüppeden başa, oradan bakışın yönünü izleyerek kaplumbağalara, sonra yeniden kemere çıkan yolunu numaralı noktalarla işaretle.
- Çiziminin yanına, resmin adı Kaplumbağalı Adam olarak kalsaydı onu bugün nasıl okuyacağını düşündüğünü iki cümleyle yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Uzun dikey formatı, kemeri, pencereyi ve figürün sağa yakın yerini doğru oranlarla yerleştirdin mi?
- Oran ve Çizim: Figürün eğik duruşunu ve kaplumbağaların ona göre küçüklüğünü inandırıcı biçimde gösterebildin mi?
- Değer (Ton): Pencereden gelen ışığın aydınlattığı zemin ve yüz ile gölgedeki duvarları ayırt ettin mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Işık okunu, sıralı durakları ve iki cümlelik notunu sayfada birbirine karışmadan yerleştirdin mi?
Kendini sına
1. Kaynaklara göre resim 1906'da Paris'te hangi adla gösterildi?
- A) Kaplumbağa Terbiyecisi.
- B) Kaplumbağalı Adam (L'homme aux tortues).
- C) Yeşil Cami.
- D) Reformcu.
2. Kaynak gravür görüşü hakkında hangisi doğrudur?
- A) Osman Hamdi gravürü kullandığını açıkça yazmıştır.
- B) Gravür resmin altına yapıştırılmıştır.
- C) Bir mektup görüşü destekler, ama gravürün kullanıldığını gösteren doğrudan bir belge yoktur.
- D) Gravür Osman Hamdi'nin kendi eseridir.
3. Yorum katmanı ne demektir?
- A) Bir eserin üzerine zamanla eklenen, eserde açıkça görünmeyen ama onun nasıl anlaşıldığını belirleyen anlamlar.
- B) Resmin üstüne sürülen son vernik tabakası.
- C) Resmin altındaki hazırlık çizimi.
- D) Resmin çerçevesine yazılan açıklama.
4. Resmin kültürel ikon hâline gelmesinde hangi olay belirleyici oldu?
- A) Resmin Paris'te bir yangında kaybolması.
- B) Resmin bir camiye bağışlanması.
- C) Resmin yurt dışına kaçırılması.
- D) 2004'teki rekor satış ve 2005'te açılan Pera Müzesi'nde sergilenmesi.
5. Siyah-beyaz bir fotoğraftan ten boyarken neden dikkat gerekir?
- A) Fotoğraf değeri gösterir ama tenin rengini ve alt tonlarını göstermez.
- B) Siyah-beyaz fotoğraf yüzün biçimini bozar.
- C) Siyah-beyaz fotoğraftan resim yapmak yasaktır.
- D) Siyah-beyaz fotoğraf her teni koyulaştırır.
Cevaplar
- B — Bugünkü Kaplumbağa Terbiyecisi adı sonradan yaygınlaştı ve figüre bir eğitici görevi yükledi.
- C — Bir benzerlik ve bir ipucu vardır; ama doğrudan bir belge bulunmamaktadır.
- A — Reform taşlaması okuması bu türden, resmin üstünde yazmayan bir anlamdır.
- D — Satış resmi geniş bir kitleye tanıttı ve onu bir ulusal anlatının parçası yaptı.
- A — Aynı gri değer gölgedeki açık bir tene de ışıktaki koyu bir tene de ait olabilir.
Referans görseller
- Özgün animasyon: resmin altında sırayla beliren üç ad, Kaplumbağalı Adam, Kaplumbağalar ve Adam ve Kaplumbağa Terbiyecisi; her adla resmin okunuşunun değişmesi.
- Özgün animasyon: 1906'dan bugüne bir zaman çizgisi; Paris Salonu, ikinci sürüm, 2004 artırması, 2005'te Pera Müzesi ve çoğalan baskılar.
- Özgün animasyon: açık, zeytin alt tonlu ve derin kahverengi üç yüzün renkli fotoğrafının siyah-beyaza dönüşmesi; kaybolan alt tonların ve aynı kalan değerlerin işaretlenmesi.
Sonraki derse köprü
Osman Hamdi'nin resmi, çinileri, kumaşları, ışığı ve kaplumbağalarıyla gözlenmiş bir dünyayı en ince ayrıntısına kadar gösterir; anlamı bu ayrıntıların içinden çıkarılır. Yaklaşık on yıl sonra, kaynaklara göre 1915'te Petrograd'da açılan bir sergide, Rus ressam Kazimir Maleviç ise bir tuvale beyaz bir zeminin üstünde yalnızca siyah bir kare boyadı ve onu odanın üst köşesine, evlerde ikonaların asıldığı yere astı. Sonraki derste Maleviç'in Siyah Kare'sini ve bu resmin neden bir devrim sayıldığını ele alıyoruz.