İçeriğe geç

Ders BT.22 · Paralel Hatlar

Çığlık

Tabloda çığlık atan kim?

BT Bir Tablo, Bir Hikâye

2.178 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Herkes

  • Hayat Frizi
  • motif tekrarı
  • litografi taşı
  • sedef bulut
  • çevre rengi

Öğrenme hedefi

Edvard Munch'ın 1893 tarihli Çığlık'ında sesin kimden ve nereden geldiği sorusunu, ressamın kendi yazdığı notlara ve resmin ilk sergilendiği adlara dayanarak tartışabileceksin. Kızıl gökyüzü için öne sürülen açıklamaları, bir gözlem kaydı ile bir iç deneyimin dışa vurumu arasındaki farkı gözeterek değerlendirebilecek; Munch'ın aynı imgeyi boyada, pastelde ve baskıda neden tekrar tekrar ele aldığını ve bu tekrarın imgenin yayılmasındaki payını açıklayabilecek; figürün yüzünün ve bedeninin renklerini çevredeki manzaradan nasıl aldığını gösterebilecek; korkuluğun çaprazını ve bakışın izlediği güzergâhı çizebilecek; son olarak kızıl bir akşam ışığında farklı tenlerin nasıl göründüğünü, bir ressamın bu ışığı tene taşıyıp taşımamaya nasıl karar verebileceğini değerlendirebileceksin.

Kanca

Tabloda çığlık atan kim?

Bir köprünün ya da yolun korkuluğu boyunca, kan kırmızısı bir gökyüzünün altında, kel başlı, iri gözlü bir figür ellerini başının iki yanına bastırmış, ağzını kocaman açmış, bize doğru bakıyor. Resme ilk bakan hemen herkes çığlığı onun attığını düşünür. Ama Munch'ın bu akşamı anlatan satırlarında çığlık bir insanın ağzından çıkmaz; doğanın içinden geçer. Resmin sergilendiği ilk adlardan biri de bunu söyler: Doğanın Çığlığı. O zaman figür neden ağzını açmıştır, neden ellerini kulaklarına götürmüştür ve bu sesi asıl çıkaran kimdir?

Bağlam

Oslo'daki Nasjonalmuseet'te, bugün Norveç Ulusal Müzesi'nde, Munch'ın 1893 tarihli Çığlık'ı bulunur. Müzeye göre karton üzerine tempera ve mum boya kalemiyle yapılmıştır ve yaklaşık 91 × 73,5 santimetredir. Sol alt köşede «E Munch 1893» imzası okunur; sağ kenarda kartonun boyasız bırakılmış kahverengi yüzeyi görülür.

Munch bu resmi, kaynaklara göre Berlin ile Norveç arasında gidip geldiği bir dönemde yaptı ve aynı yıl, aşk, kaygı ve ölüm üzerine kurduğu bir resim dizisinin parçası olarak sergiledi. Resmin Almanca ilk sergi adı Der Schrei der Natur, yani Doğanın Çığlığı idi; Norveççe adı ise yalnızca Skrik, yani Çığlık'tır. Resmin kaynağı olan akşam yürüyüşü, bu motifin fırça izi ve biçim bozmayla kurulan dili ve 1910 tarihli ikinci boyalı sürümün uğradığı bozulmalar daha önceki derslerde işlendi; burada resmin kendisinin sorduğu soruya, sesin kime ait olduğuna ve bu imgenin nasıl çoğaldığına bakıyoruz.

Ana anlatım

Çığlığı atan figür mü, doğa mı?

Munch'ın bu akşamı anlatan birden çok metni vardır. Kaynaklara göre bunlardan birinde, iki arkadaşıyla bir yolda yürürken güneşin battığını, gökyüzünün kan kırmızısına döndüğünü, yorgunlukla korkuluğa yaslandığını, arkadaşları yürüyüp giderken titreyerek kaldığını ve doğanın içinden geçen sonsuz bir çığlık hissettiğini yazar. Başka bir notunda ise o çığlığı işittiğini sandığını, bulutları gerçek kan gibi boyadığını ve rengin kendisinin çığlık attığını söyler.

Bu metinlerde çığlığın kaynağı insan değil, çevredir: gökyüzü, fiyort, kent. Figür bu sesi duyan kişidir. Resimde elleri başının iki yanına bastırılmıştır; bu jest, yüzünü tutan birinden çok, kulaklarını kapatmaya çalışan birinin jestine benzer. Ağzı ise bir çığlığın ya da bir soluğun biçiminde açıktır. Böylece resim iki okumayı birden açık tutar: figür doğanın çığlığını duyup korkuyla kulaklarını tıkıyor olabilir, ya da o çığlık onun içinden de yükseliyor olabilir. Munch hangisi olduğunu söylemez; sesi hem dışarıya hem içeriye yerleştirir.

Sol arka planda, korkuluk boyunca uzaklaşan iki koyu figür görülür. Bunlar, Munch'ın notundaki yürüyüp giden iki arkadaşa karşılık gelir. Onlar hiçbir şey duymuyor gibidir; dimdik yürürler. Bu karşıtlık, çığlığın bir dış olay değil, yalnızca bir kişinin yaşadığı bir deneyim olduğunu düşündürür: aynı akşamda, aynı yolda, biri dünyanın bağırdığını duyar, öbürleri yürümeye devam eder.

Kızıl gökyüzü bir kayıt mı, bir duygu mu?

Resmin gökyüzü, turuncu, kırmızı ve sarı dalgalı bantlarla kurulur ve bu renk birçok izleyiciye doğal bir gün batımından fazlası gibi gelir. Bu yüzden yıllar içinde çeşitli açıklamalar öne sürüldü. Kaynaklara göre bunlardan biri, 1883'teki Krakatau yanardağı patlamasının ardından Batı yarıküresinin bazı bölgelerinde aylarca görülen olağanüstü kızıl gün batımlarının Munch'ın belleğinde iz bırakmış olabileceğidir. Başka bir açıklama, Norveç'in enleminde görülebilen sedef bulutlarına dayanır. Sedef bulut (nacreous cloud), kış aylarında yüksek enlemlerde, çok yüksek ve soğuk atmosfer katmanlarında oluşan, gün batımından sonra sedef gibi parlak, renkli ve dalgalı görünebilen ince bulutlardır.

Bu açıklamaların her biri, kaynaklara göre araştırmacılar tarafından tartışılmıştır. İtiraz edenlerin başlıca gerekçesi, Munch'ın gördüğünü olduğu gibi kaydetmekle ilgilenen bir ressam olmamasıdır; kendi notunda da bulutları gerçek kan gibi boyadığını söyler. Buradan çıkan ayrım resim okuması için önemlidir: bir renk, bir hava olayının kaydı olabileceği gibi, o havanın insanda bıraktığı duygunun karşılığı da olabilir. İkisi birbirini dışlamaz. Munch gerçek bir akşamdan yola çıkmış olabilir, ama resimdeki kızıllık o akşamın ölçülebilir renginden çok onun içinde yarattığı sarsıntıyı taşır.

Kaynaklara göre sahnenin yeri de belirlenmiştir: Oslo'ya, o dönemdeki adıyla Kristiania'ya ve fiyorda yukarıdan bakan Ekeberg tepesindeki bir yol. Resimde kıvrılan kıyı çizgisi, fiyordun üzerindeki iki küçük kayık ve sağ tarafta yükselen koyu bir yamaç, gerçek bir coğrafyanın izlerini taşır; ama bu coğrafya dalgalı çizgilerle eritilmiş, neredeyse akışkan hâle getirilmiştir. Figürün kafatasını andıran başı için de, kaynaklara göre bir sanat tarihçisinin 1889 Paris Dünya Sergisi'nde gösterilen Perulu bir mumyadan esinlenmiş olabileceğini öne sürdüğü bilinir; bu da kesinleşmiş bir bilgi değil, bir varsayımdır.

Neden birden çok Çığlık var?

Motif tekrarı (motif repetition), bir sanatçının aynı imgeyi ya da sahneyi yıllar içinde farklı malzemelerle, farklı boyutlarda ya da küçük değişikliklerle yeniden ele alarak onu bir dizi hâline getirmesidir. Kaynaklara göre Munch Çığlık'ı iki kez boyayla, 1893'te ve yaklaşık 1910'da, iki kez de pastelle, 1893'te ve 1895'te yaptı. 1893 pastelinin bir hazırlık çalışması olabileceği düşünülür. 1895 pasteli, Munch'ın elle boyadığı ve üzerine resmin kaynağını anlatan şiirini yazdığı bir çerçeveyle birlikte bilinir; kaynaklara göre 2012'de bir açık artırmada yaklaşık 120 milyon dolara satılmış ve o dönem için bir rekor kırmıştır.

Hayat Frizi (The Frieze of Life), Munch'ın aşk, kaygı ve ölüm temalarını işleyen resimlerini bir yaşam döngüsü gibi birbirine bağlayarak birlikte sergilemeyi amaçladığı ve yıllar içinde genişlettiği resim dizisidir. Çığlık bu dizinin kaygıya ayrılan bölümünde yer aldı. Munch aynı korkuluğu, aynı çapraz yolu ve aynı kızıl göğü, kaynaklara göre 1894 tarihli Kaygı resminde de kullandı; orada tek bir figür yerine, soluk yüzlü ve iri gözlü bir kalabalık izleyiciye doğru yürür. Aynı sahne, farklı bir insan durumunu taşımak için yeniden kurulmuştur.

Litografi taşı (lithographic stone), üzerine yağlı bir mürekkeple ya da kalemle çizim yapılan ve ardından kimyasal olarak işlenerek aynı imgeden çok sayıda baskı alınmasını sağlayan düz, gözenekli kireç taşı levhadır. Munch 1895'te Çığlık'ı bir litografi taşına çizdi. Kaynaklara göre taş, Munch'ın yokluğunda baskıcı tarafından silinip yeniden kullanılmadan önce ondan dört düzine kadar baskı alındı. Tek bir kartondan çıkan imge, böylece kâğıt üzerinde çoğaldı ve farklı kişilerin evine girebildi. Resmin bugün hemen her yerde tanınmasının bir nedeni de, Munch'ın onu daha ilk yıllarda kendisinin çoğaltmasıdır. Kaynaklara göre iki boyalı sürüm de farklı yıllarda müzelerden çalındı ve sonradan bulunarak geri döndü; bu olaylar da imgenin ününü artırdı.

Figürün yüzü hangi rengi taşır ve kızıl ışıkta ten nasıl görünür?

Çevre rengi (surrounding colour), bir figürün ya da nesnenin renginin, çevresindeki gökyüzünden, sudan, topraktan ya da ışık kaynağından aldığı yansımalarla birlikte kurulması ya da bir ressamın figürü bilerek çevresinin renkleriyle boyamasıdır. Çığlık'ta figürün bedeni, fiyordun koyu mavisiyle ve siyahımsı tonlarıyla boyanmıştır; yüzü ve elleri ise soluk, sarımsı bir renktir ve gökyüzündeki soluk sarı bantlarla akrabadır. Figür manzaradan ayrı bir varlık gibi değil, onun renklerinden yapılmış bir parça gibi görünür. Bu, çığlığın doğadan geçtiği fikrine uyar: insan ile çevre aynı titreşimin içindedir.

İlginç olan, yüzün kızıl gökyüzünün rengini almamasıdır. Gerçek bir kızıl gün batımında, gökyüzüne dönük bir yüz o sıcak ışığı yansıtırdı. Munch ise yüzü soluk ve serin bırakarak onu gökyüzünün ateşinden koparır; figür o kızıllığın içinde yanmaz, onun karşısında donup kalır. Bu, ışığın mantığını bilerek bozan bir seçimdir.

Bir ressam için buradaki soru şudur: kızıl ya da turuncu bir akşam ışığını tene taşıyacak mısın, taşımayacak mısın? Taşırsan, açık bir ten turuncu ve pembe bir sıcaklık kazanır, gölgeleri ise gökyüzünün ve suyun mavisinden serinlik alır. Orta tonlu, sarımsı ya da zeytinimsi bir ten altın ve bakır yansımalarla parlar, gölgelerinde yeşilimsi bir serinlik kalır. Derin kahverengi bir ten kızıl ışığı yüzeyinde bakır ve kırmızı parıltılar olarak yakalar, gölgelerinde mavi ve mor yansımalar derinleşir. Taşımazsan, figür çevresinden kopar; bu da bir anlam taşır, ama ancak bilerek yapıldığında. Her iki durumda da tenin kendi değeri, açıklığı ya da koyuluğu, korunmalıdır; akşam ışığı bir teni boyar, onun ne olduğunu değiştirmez.

Uygulama

İki taslağı yan yana koyduğunda hangisinin figürü ortama bağladığını, hangisinin onu yalnız bıraktığını not et; bu not, bir renk seçiminin bir duygu kararı olduğunu görmene yardım eder.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışÇığlığı yalnızca figürün attığını varsaymak.
Doğrusu

Munch'ın notlarında çığlık doğanın içinden geçer; figür onu duyan ve belki de ona katılan kişidir.

Yaygın yanlışKızıl gökyüzünü kesin bir hava olayına bağlamak.
Doğrusu

Krakatau ve sedef bulut açıklamaları tartışmalıdır; renk bir duygunun karşılığı da olabilir.

Yaygın yanlışTek bir *Çığlık* olduğunu sanmak.
Doğrusu

Munch motifi boyada, pastelde ve litografi taşında birçok kez yeniden ele aldı.

Yaygın yanlışAkşam ışığını tene taşırken tenin değerini de değiştirmek.
Doğrusu

Kızıl ışık yüzeye sıcaklık katar; tenin açıklığı ya da koyuluğu aynı kalmalıdır.

Kapanış

Tabloda çığlık atan kim? Munch'ın notlarına ve resmin ilk sergi adına göre asıl çığlık doğanındır; figür onu duyan, kulaklarını kapatan ve belki de ona içinden katılan kişidir. Arkasında yürüyüp giden iki figür ise hiçbir şey duymaz. Kızıl gökyüzü için Krakatau'nun kızıl gün batımları ve sedef bulutlar gibi açıklamalar öne sürüldü, ama bu açıklamalar tartışmalıdır; resimdeki renk bir havanın kaydından çok bir sarsıntının karşılığıdır. Munch aynı imgeyi iki kez boyayla, iki kez pastelle yaptı, Hayat Frizi içinde sergiledi, Kaygı'da aynı sahneyi yeniden kurdu ve 1895'te bir litografi taşına çizerek çoğalttı. Figürün yüzü ise kızıl göğü yansıtmaz; soluk ve serin kalarak çevresinden kopar. Ödevde korkuluğun çaprazını, gökyüzünün dalgalarını ve gözünün figürün yüzünden uzaklaşan iki arkadaşa uzanan yolunu çizeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Hayat FriziThe Frieze of LifeMunch'ın aşk, kaygı ve ölüm üzerine resimlerini bir yaşam döngüsü gibi birlikte sergilemeyi amaçladığı dizi
Motif tekrarıMotif repetitionAynı imgenin yıllar içinde farklı malzeme, boyut ya da küçük değişikliklerle yeniden ele alınması
Litografi taşıLithographic stoneYağlı mürekkeple çizilip kimyasal olarak işlenen ve aynı imgeden çok sayıda baskı alınmasını sağlayan kireç taşı levha
Sedef bulutNacreous cloudYüksek enlemlerde, çok yüksek ve soğuk katmanlarda oluşan, gün batımından sonra renkli ve parlak görünebilen ince bulut
Çevre rengiSurrounding colourBir figürün renginin çevresindeki gök, su ya da ışıktan aldığı yansımalarla ya da bilerek çevrenin renkleriyle kurulması

Ödev

Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.

  1. Dikey bir dikdörtgenin sol üst köşesinden sağ alt kenarına doğru inen korkuluğu tek bir kalın çapraz olarak çek ve bu çaprazın resmi yol ile manzara olarak ikiye böldüğünü göster.
  2. Üst üçte birlik bölüme gökyüzünün dalgalı bantlarını, ortadaki bölüme fiyordun kıvrılan kıyı çizgisini birkaç akışkan eğriyle yerleştir; figürün kıvrımlı dış çizgisini de bu eğrilerle aynı ritimde çiz.
  3. Figürün yüzünden başlayarak gözünün önce ellere, sonra gökyüzüne, sonra korkuluk boyunca sol arkadaki iki koyu figüre gidişini oklarla göster; yolun her durağının yanına tek bir kelime yaz.
  4. Çiziminin altına, figürün yüzünü kızıl göğün renginde boyasaydın resmin nasıl değişeceğini düşündüğünü iki cümleyle anlat.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Korkuluğun çaprazını ve onun resmi ikiye bölüşünü açık ve güçlü biçimde kurdun mu?
  • Kenar ve Ayrıntı: Figürün dış çizgisini gökyüzü ve kıyı eğrileriyle aynı dalgalı ritimde çizebildin mi?
  • Değer (Ton): Koyu figürü ve koyu yamacı, açık gökyüzü bantlarından ayırarak gösterdin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Oklarla çizilen yolun duraklarını tek kelimelik notlarla okunur kıldın mı?

Kendini sına

1. Munch'ın notlarına göre çığlık nereden gelir?

  • A) Figürün ağzından.
  • B) Uzaklaşan iki arkadaştan.
  • C) Kentteki bir kalabalıktan.
  • D) Doğanın içinden.

2. Resmin Almanca ilk sergi adı neydi?

  • A) Doğanın Çığlığı (Der Schrei der Natur).
  • B) Kaygı.
  • C) Hayat Frizi.
  • D) Kızıl Bulutlar.

3. Kızıl gökyüzü için öne sürülen açıklamalar hakkında hangisi doğrudur?

  • A) Krakatau açıklaması kesin olarak kanıtlanmıştır.
  • B) Munch gökyüzünü bir fotoğraftan kopyalamıştır.
  • C) Krakatau ve sedef bulut açıklamaları tartışmalıdır; renk bir duygunun karşılığı da olabilir.
  • D) Gökyüzü sonradan başka biri tarafından boyanmıştır.

4. Munch 1895'te Çığlık'ı hangi yolla çoğalttı?

  • A) Bir litografi taşına çizerek.
  • B) Bir fotoğraf makinesiyle.
  • C) Bir mozaik olarak.
  • D) Bir duvar resmi olarak.

5. Figürün yüzü neden kızıl göğün rengini taşımaz?

  • A) Munch kırmızı boyası bittiği için.
  • B) Resim sonradan temizlendiği için.
  • C) Karton o bölgede boyasız bırakıldığı için.
  • D) Munch yüzü soluk ve serin bırakarak onu gökyüzünün ateşinden bilerek koparmıştır.

Cevaplar

  1. D — Figür bu sesi duyan ve kulaklarını kapatır gibi görünen kişidir.
  2. A — Norveççe adı ise yalnızca Skrik, yani Çığlık'tır.
  3. C — Kayıt ve duygu birbirini dışlamaz; Munch bulutları kan gibi boyadığını yazar.
  4. A — Taş silinmeden önce ondan dört düzine kadar baskı alındığı bildirilir.
  5. D — Işığın mantığını bozan bu seçim figürü çevresinden koparır ve yalnız bırakır.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: dalgalı ses çizgilerinin gökyüzünden ve fiyorttan figüre doğru akması; figürün ellerinin kulaklarına kapanışı; arkadaki iki figürün hiçbir şey duymadan yürümeye devam etmesi.
  • Özgün animasyon: aynı motifin boya, pastel ve litografi baskısı olarak yan yana belirmesi; taştan kâğıda çoğalan baskılar.
  • Özgün animasyon: açık pembemsi, zeytin ve koyu kahve tenli üç yüzün önce kızıl akşam ışığını yansıtarak, sonra Munch'ın figürü gibi soluk ve serin bırakılarak gösterilmesi.

Sonraki derse köprü

Munch'ın figürü, kızıl bir göğün altında, yalnız ve korku içindedir; renkler onu çevresine bağlamaz, ondan koparır. On beş yıl kadar sonra Viyana'da başka bir ressam, iki insanı birbirine sarılmış hâlde, çiçekli bir çayırın kıyısında, gerçek altın yapraklarla parlayan desenli bir örtünün içinde boyadı. Sonraki derste Gustav Klimt'in Öpücük'ünü ve bu resimde altının neden kullanıldığını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:45 · Kanca (animasyon). Kızıl gök, korkuluk, ağzı açık figür; «Doğanın Çığlığı» adı; soru ekranda.
  • 0:45–1:40 · Bağlam (görüntü). Nasjonalmuseet; karton, tempera ve mum boya; imza ve boyasız kenar; Hayat Frizi ve ilk sergi adı.
  • 1:40–3:40 · Kimin çığlığı (animasyon). Munch'ın notları; kulaklarını kapatan figür; yürüyüp giden iki arkadaş.
  • 3:40–5:30 · Kızıl gök (animasyon). Krakatau ve sedef bulut açıklamaları; kayıt ile duygu ayrımı; Ekeberg ve fiyort; mumya varsayımı.
  • 5:30–7:30 · Çoğalan imge (animasyon). İki boya, iki pastel; 1895 çerçevesi; Kaygı; litografi taşı ve baskılar.
  • 7:30–9:20 · Yüzün rengi ve ten (animasyon). Çevre rengi; soluk yüz ve koyu beden; kızıl ışıkta farklı tenler.
  • 9:20–10:00 · Kapanış (animasyon). Ses dalgaları yavaşça söner; figür ve korkuluk kalır.