Öğrenme hedefi
Georges Seurat'nın Chicago Sanat Enstitüsü'nde bulunan dev tuvalinde bir pazar gününü kimlerin paylaştığını, Seurat'nın bu kalabalığı neden hareketsiz ve sessiz bir antik friz gibi kurduğunu ve tuvalin 1886'dan bugüne nasıl değiştiğini açıklayabileceksin. Adadaki farklı toplumsal kesimlerden insanları ve onların giysileriyle, eşyalarıyla ve duruşlarıyla nasıl ayırt edildiğini anlatabilecek; profilden ve cepheden gösterilen figürlerin resme nasıl bir düzen verdiğini tartışabilecek; Seurat'nın resmi iki yıl sonra yeniden çalışmasını ve bazı renklerin zamanla kararmasını tanıyabilecek; kompozisyonun yatay katmanlarını ve gözün yolunu çizebilecek ve güneşli bir günde gölgede ve güneşte kalan farklı tenlerin nasıl ayrı renk ilişkileri kurduğunu değerlendirebileceksin.
Kanca
Binlerce noktadan bir pazar günü
Seine nehrinde, Paris'in hemen dışındaki bir adada, güneşli bir pazar öğleden sonrası. Çimenlerin üstünde ve ağaçların gölgesinde, onlarca insan dinlenir, gezinir, oturur, suyu seyreder: şemsiyeli kadınlar, silindir şapkalı erkekler, oyun oynayan bir çocuk, bir hemşire, bir balık tutan kadın, yürüyen askerler, bir kucak köpeği ve tasmayla gezdirilen bir maymun. Bu kalabalık bir tatil gününü göstermesine rağmen tuhaf biçimde sessizdir; kimse konuşmuyor, gülmüyor, hareket etmiyor gibidir. Figürler, bir tapınağın duvarına oyulmuş kabartmalar gibi, dimdik ve yan yana durur. Yakından bakınca da her şey küçük renk noktalarına dağılır. Bir pazar gününün neşesi, nasıl olup da böyle ağırbaşlı ve donmuş bir sahneye dönüştü?
Bağlam
Chicago Sanat Enstitüsü'nde, müzenin kaydına göre 207,5 × 308,1 santimetrelik, yağlı boyayla tuvale işlenmiş dev bir sahne asılıdır. Kayıtta tarih 1884–1886 olarak verilir; resmin çevresindeki boyalı kenar ise 1888–1889'da eklenmiştir. Resmin tam adı La Grande Jatte'de Bir Pazar Öğleden Sonrası — 1884'tür; adın sonundaki tarih, resmin gösterdiği yazı işaret eder.
Seurat bu resmi, müzenin anlatımına göre, birçok küçük boyalı ve çizili eskizden ve birkaç büyük tuvalden sonra, iki yıla yayılan bir çalışmayla yaptı. Resim, 1886'da Paris'te açılan ve kaynaklara göre İzlenimcilerin sekizinci ve son grup sergisi olan sergide gösterildi. Seurat, 1891'de otuz bir yaşında öldü; resim ise bundan sonraki yıllarda, bir aile evinden koleksiyoncuların eline ve sonunda Chicago'ya uzanan bir yolculuk yaptı.
Ana anlatım
Adada kimler var?
Modern hayat resmi (painting of modern life), tarih, mitoloji ya da dinsel konular yerine ressamın kendi çağının kentini, eğlencelerini, işlerini ve sokaklarını, çağdaş giysiler içindeki sıradan insanlarla gösteren resim anlayışıdır. Chicago Sanat Enstitüsü, resmi Seine kıyısında her yaştan ve her toplumsal sınıftan insanı gösteren bir sahne olarak tanıtır. Resimde, sağ ön planda bir kadın ile silindir şapkalı bir erkek, tasmalı bir maymunla birlikte durur; solda, kolsuz bir gömlekle yan yatmış, pipo içen bir adam, bastonlu ve silindir şapkalı bir beyefendi ve kitabına eğilmiş bir kadın çimenlere oturmuştur; ortada, beyaz giysili bir çocuk bize doğru bakar ve yanında kırmızı şemsiyeli uzun bir kadın durur; arkada askerler yürür, bir hemşire oturur, suyun kıyısında bir kadın balık tutar.
Bu kalabalık, Paris'in hızla değişen toplumunu bir araya getirir. Kaynaklara göre bazı sanat tarihçileri, figürlerin giysilerinde, duruşlarında ve yanlarındaki hayvanlarda, dönemin toplumsal sınıflarına ve rollerine yönelik ince bir gözlem, hatta bir ironi görür; örneğin tasmalı maymun, kaynaklara göre dönemin bazı yorumlarında bir moda ya da gösteriş işareti olarak okunur. Ama Seurat, bu insanların hiçbirini ayrıntılı bir hikâyenin içine yerleştirmez; hepsi aynı öğleden sonranın, aynı ışığın ve aynı sessizliğin içinde yan yana durur.
Figürler neden bir friz gibi durur?
Friz kompozisyonu (frieze composition), figürlerin, bir tapınağın ya da bir yapının duvarına oyulmuş kabartma şerit gibi, yan yana, çoğu zaman profilden ve aynı zemin çizgisi üzerinde, sakin ve ağırbaşlı biçimde dizildiği kompozisyon düzenidir. Chicago Sanat Enstitüsü'ne göre Seurat'nın amacı, modern hayatı gösteren ve klasik bir Yunan frizine eşdeğer bir resim yapmaktı. Bu yüzden figürler hareket etmez, konuşmaz; her biri bir heykel gibi yerine yerleşir.
Profil figür (profile figure), yüzü ve bedeni izleyiciye tam yandan dönük gösterilen, bu yüzden bir siluet gibi keskin ve okunaklı bir dış çizgiye sahip olan figürdür. Seurat'nın figürlerinin çoğu ya tam profilden ya da tam cepheden gösterilir; aradaki açılar azdır. Sağdaki kadının kabarık eteği ve şemsiyesi, keskin bir siluet olarak durur; soldaki beyefendinin silindir şapkası ve bastonu da öyle. Bu tercih, kalabalığa bir düzen verir: göz her figürü tek tek bir işaret gibi okur ve onları bir sıra hâlinde izler.
Bu düzen, İzlenimcilerin anlık ve kırık fırça darbelerine karşı bilinçli bir seçimdi. Monet'nin ve arkadaşlarının resimleri bir anın geçiciliğini yakalamaya çalışırken, Seurat bir pazar öğleden sonrasını kalıcı, sağlam ve neredeyse zamansız bir imgeye dönüştürmek istedi. Resmin sessizliği ve hareketsizliği, bu kalıcılık arayışının sonucudur.
Resim zamanla nasıl değişti?
Yeniden çalışma (reworking), bir sanatçının bitmiş ya da sergilenmiş bir eserine, belirli bir süre sonra geri dönüp figürler, renkler ya da biçimler ekleyerek veya değiştirerek onu yeniden düzenlemesidir. Chicago Sanat Enstitüsü'ne göre Seurat, resme başladıktan iki yıl sonra ona geri döndü; bazı figürlerin siluetlerini güçlendirdi ve başka figürler ekledi. Müzeye göre tasmalı maymun gibi bazı eklemeler, kompozisyonun o kadar ayrılmaz bir parçası gibi görünür ki sonradan eklendiklerini düşünmek zordur; en uzaktaki, elinde rulo yapılmış bir gazete taşıyan adam gibi başkaları ise neredeyse fark edilmez. Kayda göre resmin çevresindeki boyalı kenar ise 1888–1889'da eklendi.
Pigment kararması (pigment darkening), bir boyanın içindeki renk maddesinin zamanla ışık, hava ya da öbür malzemelerle tepkimeye girerek rengini koyulaştırması ya da değiştirmesidir. Kaynaklara göre Chicago Sanat Enstitüsü'nde yapılan araştırmalar, Seurat'nın kullandığı bazı sarı pigmentlerin, özellikle çinko sarısının, zamanla kahverengimsi bir tona döndüğünü gösterdi. Kaynaklara göre bu değişim, güneşli çimenlerin ve bazı açık alanların bugün Seurat'nın boyadığından daha donuk ve koyu görünmesine yol açtı. Noktaların birbirini gözde karıştırmasıyla kurulan bir resimde, tek bir pigmentin rengi değiştiğinde bütün yüzeyin dengesi de değişir.
Resmin sahiplik yolu da uzun ve şaşırtıcıdır. Müzenin kaydına göre resim Seurat'nın 1891'deki ölümünden sonra annesine, onun 1899'daki ölümünden sonra ressamın kardeşine geçti; 1900'de 800 franka bir koleksiyoncuya satıldı ve onun kızı, ressam Lucie Cousturier'nin eline geçti. Kayda göre 1924'te 20.000 dolara Chicagolu koleksiyoncular Frederic Clay ve Helen Birch Bartlett'e satıldı ve 1926'da Chicago Sanat Enstitüsü'ne bağışlandı.
Göz nasıl dolaşır ve güneşte ve gölgede ten nasıl değişir?
Resmin iskeleti, üst üste binen yatay katmanlar ve bu katmanları kesen dikey figürlerle kurulur. En önde, resmin alt kısmı boyunca, geniş bir gölge şeridi uzanır; onun arkasında güneşli bir çimen alanı, sonra ağaçlar, en arkada ise sol tarafta Seine'nin suyu ve kayıklar yer alır. Figürler bu katmanlara dik açıyla, dimdik sütunlar gibi yerleşir. Göz çoğu izleyicide önce sağ ön plandaki büyük, koyu siluete, şemsiyeli kadına ve silindir şapkalı adama gider; oradan tasmalı maymuna iner, sonra sola, gölgede oturan figürlere geçer; ardından resmin ortasındaki beyaz giysili çocuğa ve oradan arka plandaki suya ve kayıklara uzanır.
Resimde güneş ile gölgenin farkı en açık biçimde çimende görülür: öndeki gölge şeridi koyu yeşil ve mavimsi noktalarla kurulurken, arkadaki güneşli çimen sarı ve açık yeşil noktalarla parlar. Figürlerin yüzleri küçüktür ve çoğu profilden ya da şapka altından görünür; bu yüzden tek tek yüzlerde ayrıntılı bir ten okuması yapmak zordur. Ama çimendeki ayrım, ten için de geçerli bir gözlemdir: güneşli bir günde gölge, gökyüzünün mavisini yansıttığı için yalnızca daha karanlık değil, aynı zamanda daha serindir; güneş ise yüzeye sıcak bir sarılık katar.
Bu gözlem, farklı tenler için ayrı ayrı yapılmalıdır. Açık bir ten gölgede belirgin biçimde mavimsi ve morumsu olur, güneşte ise sıcak bir pembe ve altın ışıltı kazanır. Buğday ya da zeytin tonlu bir ten gölgede yeşilimsi ve mavimsi alt tonlarla derinleşir, güneşte ise altın ve bakır parıltılar taşır. Derin kahverengi bir ten gölgede mavi ve mor yansımalar gösterir, güneşte ise sıcak kızıl ve turuncu parlaklıklar kazanır. Bir açık hava sahnesinde farklı tenlerden figürleri güneşe ve gölgeye yerleştirirken, her tenin kendi rengini korurken ışığın ve gölgenin getirdiği sıcak ve serin kaymaları ayrı ayrı gözlemlemek, sahneyi hem inandırıcı hem de çeşitli kılar.
Uygulama
Bu çalışma, Seurat'nın adasında olduğu gibi, güneşli bir günde gölgenin yalnızca karanlık değil aynı zamanda serin olduğunu ve bunun farklı tenlerde nasıl farklı renk kaymaları yarattığını kendi bakışınla sınamana yarar.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışResmin bir anı hızla yakaladığını sanmak.
Seurat, eskizlerle ve ara tuvallerle geçen iki yılın sonunda, bilerek hareketsiz ve kalıcı bir friz düzeni kurdu.
Yaygın yanlışResmi yalnızca bir teknik gösterisi olarak görmek.
Adada her yaştan ve toplumsal sınıftan insanlar vardır; resim modern Paris'in toplumunu da gösterir.
Yaygın yanlışBugünkü renklerin Seurat'nın boyadığı renkler olduğunu sanmak.
Kaynaklara göre bazı sarı pigmentler zamanla kahverengimsi bir tona döndü.
Yaygın yanlışGölgedeki teni yalnızca daha koyu yapmak.
Güneşli bir günde gölge aynı zamanda daha serindir; her tende bu serin kaymayı ayrı gözlemle.
Kapanış
Binlerce noktadan bir pazar günü, bir anın değil, kalıcı bir düzenin resmidir. Seurat, Seine'deki bir adada dinlenen, gezinen ve oturan her yaştan ve her toplumsal sınıftan insanı, Chicago Sanat Enstitüsü'ne göre klasik bir Yunan frizine eşdeğer bir modern hayat resmi yapmak amacıyla, profilden ve cepheden, dimdik ve sessiz figürler olarak dizdi. Resim, 1886'daki son İzlenimci sergisinde gösterildi; Seurat ona iki yıl sonra geri dönüp siluetleri güçlendirdi, tasmalı maymun gibi figürler ekledi ve 1888–1889'da boyalı bir kenar ekledi. Zaman da resmi değiştirdi: kaynaklara göre bazı sarı pigmentler kararıp kahverengiye döndü. Resim, ressamın ölümünden sonra aile evinden koleksiyoncuların eline geçti ve 1926'da Chicago'ya bağışlandı. Adanın gölgesinde ve güneşinde ise tenler, serin ve sıcak noktalarla ayrılır. Ödevde yatay katmanları, onları kesen dikey figürleri ve gözünün sağdaki büyük siluetten suya uzanan yolunu çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Friz kompozisyonu | Frieze composition | Figürlerin bir kabartma şerit gibi yan yana, çoğu zaman profilden ve aynı zemin çizgisinde dizildiği düzen |
| Modern hayat resmi | Painting of modern life | Ressamın kendi çağının kentini ve insanlarını çağdaş giysiler içinde gösteren resim anlayışı |
| Pigment kararması | Pigment darkening | Bir renk maddesinin zamanla tepkimeye girerek rengini koyulaştırması ya da değiştirmesi |
| Profil figür | Profile figure | Yüzü ve bedeni tam yandan gösterilen, keskin bir siluet çizgisine sahip figür |
| Yeniden çalışma | Reworking | Sanatçının bitmiş bir eserine sonradan dönüp figür, renk ya da biçim ekleyerek onu yeniden düzenlemesi |
Ödev
Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.
- Geniş ve yatay bir dikdörtgen hazırla ve onu, önde gölge şeridi, ortada güneşli çimen, arkada ağaçlar ve en arkada su olarak, üst üste binen dört yatay bant hâlinde ayır.
- Resimdeki en az on figürü, profilden ya da cepheden duruşlarına göre dar dikey çubuklar ya da siluetler olarak bu bantların üzerine yerleştir; sağ öndeki şemsiyeli kadın ile silindir şapkalı adamı en büyük ve en koyu siluet olarak göster.
- Gözünün sağdaki büyük siluetten başlayıp maymuna, gölgedeki figürlere, ortadaki çocuğa ve sudaki kayıklara uzanan yolunu, her figürün yanına küçük bir sıra numarası yazarak ve numaraları ince bir çizgiyle birleştirerek göster.
- Çiziminin yanına, figürlerin dimdik ve sessiz duruşunun, bir pazar gününe ait bu sahnede sende nasıl bir duygu uyandırdığını iki cümleyle yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Dört yatay bandı ve onları kesen dikey figürleri resmin gerçek katman düzenine yakın gösterdin mi?
- Oran ve Çizim: Öndeki figürlerin büyüklüğünü ve arkadakilerin küçülmesini ölçekli biçimde gösterebildin mi?
- Değer (Ton): Gölge şeridinin ve sağdaki büyük siluetin koyuluğunu güneşli çimenden açıkça ayırdın mı?
- Bitmişlik ve Sunum: Numaralı göz yolunu ve birleştirici çizgiyi okunur biçimde yerleştirdin mi?
Kendini sına
1. Chicago Sanat Enstitüsü'ne göre Seurat bu resimle neyi amaçlıyordu?
- A) Bir anın geçiciliğini hızla yakalamayı.
- B) Modern hayatı gösteren ve klasik bir Yunan frizine eşdeğer bir resim yapmayı.
- C) Bir tarih sahnesini canlandırmayı.
- D) Bir portre dizisi yapmayı.
2. Profil figür ne demektir?
- A) Yüzü ve bedeni tam yandan gösterilen, keskin bir siluete sahip figür.
- B) Sırtı dönük figür.
- C) Yalnızca yüzü gösterilen figür.
- D) Hareket hâlinde bulanık figür.
3. Kaynaklara göre resmin bazı bölümleri neden bugün daha donuk görünür?
- A) Resim yeniden boyandığı için.
- B) Resim bir yangında hasar gördüğü için.
- C) Bazı sarı pigmentler, özellikle çinko sarısı, zamanla kahverengimsi bir tona döndüğü için.
- D) Seurat bu bölümleri bilerek koyu boyadığı için.
4. Seurat resme iki yıl sonra geri döndüğünde ne yaptı?
- A) Resmi tamamen boyadı.
- B) Resmi kesti.
- C) Resmi sattı.
- D) Bazı siluetleri güçlendirdi ve tasmalı maymun gibi yeni figürler ekledi.
5. Güneşli bir günde gölgede kalan bir ten nasıl değişir?
- A) Yalnızca daha koyu olur, rengi değişmez.
- B) Gökyüzünün mavisini yansıttığı için daha koyu ve daha serin olur; bu kayma her tende farklı görünür.
- C) Daha sıcak ve daha parlak olur.
- D) Hiç değişmez.
Cevaplar
- B — Bu yüzden figürler bir kabartma şeridi gibi dimdik ve sessiz durur.
- A — Seurat'nın figürlerinin çoğu ya tam profilden ya da tam cepheden gösterilir.
- C — Noktalarla kurulan bir resimde tek bir pigmentin değişmesi bütün dengeyi etkiler.
- D — Müzeye göre en uzaktaki gazeteli adam gibi bazı eklemeler neredeyse fark edilmez.
- B — Güneşteki ten ise sarı ve turuncu ışıltılarla daha sıcak görünür.
Referans görseller
- Özgün animasyon: adadaki figürlerin tek tek belirmesi; her yaştan ve toplumsal sınıftan insanın aynı öğleden sonrada bir araya gelişi.
- Özgün animasyon: figürlerin bir antik frizin kabartma şeridine dönüşmesi; profil ve cephe duruşlarının vurgulanması.
- Özgün animasyon: aynı üç yüzün, açık, buğday ve derin kahverengi tenlerin, önce güneşte, sonra ağaç gölgesinde sıcak ve serin noktalarla değişmesi.
Sonraki derse köprü
Seurat'nın figürleri, bir pazar öğleden sonrasının güneşinde, dimdik, sessiz ve kendinden emin durur; hiçbiri duygusunu açığa vurmaz. Birkaç yıl sonra, Kristiania'da, bugünkü Oslo'da, Norveçli bir ressam bambaşka bir figür boyadı: bir köprünün üstünde, kan kırmızısı bir gün batımının altında, ellerini başına götürmüş, ağzı açık, bize doğru dönen yalnız bir insan. Sonraki derste Edvard Munch'un Çığlık'ını ve bu tabloda çığlık atanın kim olduğunu ele alıyoruz.