İçeriğe geç

Ders BT.18 · Paralel Hatlar

Kanagawa'da Büyük Dalga

Dünyanın en çok kopyalanan dalgası

BT Bir Tablo, Bir Hikâye

1.965 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Herkes

  • baskı nüshası
  • ilk baskı
  • kalıp aşınması
  • hanmoto
  • kartuş

Öğrenme hedefi

Katsushika Hokusai'nin Kanagawa Açıklarında Dalganın Altında adlı tahta baskısının neden «dünyanın en çok kopyalanan imgesi» olarak anıldığını, bir baskının tek bir özgünü olmamasının ne anlama geldiğini ve dünya müzelerindeki nüshaların neden birbirinden farklı göründüğünü açıklayabileceksin. Bir tahta baskının kaç kişinin elinden geçerek üretildiğini anlatabilecek; ilk basımdaki bir nüsha ile kalıplar aşındıktan sonra basılmış bir nüshayı hangi ayrıntılardan ayırt edeceğini gösterebilecek; kayıkların ve dalganın ne anlattığını ve kartuştaki yazının neler söylediğini okuyabilecek; kompozisyonun gözü dalgadan dağa nasıl taşıdığını çizebilecek ve sınırlı sayıda renk kalıbıyla çalışan bir baskıda farklı tenlerin nasıl gösterilebileceğini değerlendirebileceksin.

Kanca

Dünyanın en çok kopyalanan dalgası

Bugün bu dalgayı bir tişörtün üstünde, bir kahve kupasında, bir telefonun ekranında, bir sokak duvarında görmek mümkündür. Kaynaklara göre sanat tarihinin belki de en çok yeniden üretilen imgesi olarak anılır. Ama bu dalga, en baştan kopyalanmak üzere yapılmıştı. 1830'ların başında Edo'da, yani bugünkü Tokyo'da, bir ressamın çizimi oyulmuş tahta kalıplara aktarıldı ve aynı kalıplardan binlerce kâğıt basıldı. Her biri aynı resmi taşıyordu; her biri bir «özgün»dü. Öyleyse New York'taki, Londra'daki ve Paris'teki müzelerde asılı duran dalgalardan hangisi gerçek dalgadır? Ve neden hiçbiri birbirinin tıpatıp aynı değildir?

Bağlam

New York'taki Metropolitan Müzesi'nde, 25,7 × 37,9 santimetrelik küçük bir kâğıt baskı korunur. Müzenin kaydına göre baskı, yaklaşık 1830–1832 tarihli, kâğıt üzerine mürekkep ve renkle yapılmış bir tahta baskıdır, Fuji Dağı'nın Otuz Altı Görünümü dizisine aittir ve envanter numarası JP1847'dir. Müzeye 1929'da bir koleksiyoncunun vasiyetiyle bağışlanmıştır.

Bu baskı, dünyanın farklı müzelerinde bulunan aynı resmin nüshalarından yalnızca biridir. Kaynaklara göre British Museum, Chicago Sanat Enstitüsü, Paris'teki Guimet Müzesi ve Fransız Ulusal Kütüphanesi, Japonya'daki Matsumoto Ukiyo-e Müzesi ve başka birçok kurum da bu resmin birer nüshasını saklar. Hepsi aynı kalıplardan basılmıştır; ama yakından bakıldığında, her biri başka bir hikâye anlatır.

Ana anlatım

Bir baskının «özgün»ü nedir?

Baskı nüshası (impression), aynı kalıplardan kâğıda basılarak elde edilen ve her biri özgün sayılan tek tek baskılardan her biridir. Bir yağlı boya resmin tek bir özgünü vardır; bir tahta baskının ise, aynı kalıplardan basılan yüzlerce, binlerce özgünü olabilir. Kaynaklara göre bu baskının ilk aşamada yaklaşık bin nüshası basıldı; toplamda yaklaşık sekiz bin nüsha basıldığı tahmin edilir. Kaynaklara göre 2022 itibarıyla ilk basımdan 113 nüshanın bugüne ulaştığı biliniyor; bunların en büyük bölümü Amerika Birleşik Devletleri'ndeki müzelerdedir.

Hanmoto (hanmoto), Edo dönemi Japonya'sında bir baskının üretimini finanse eden, ressamı, oymacıyı ve basımcıyı bir araya getiren, baskıyı tanıtan ve satan yayıncıdır. Kaynaklara göre bir ukiyo-e baskısında iş bölümü açıktı: ressam tasarımı çizer, oymacı bu çizimi ahşap kalıplara oyar, basımcı kalıpları boyayla kaplayıp elle yapılmış kâğıda basar, yayıncı da bütün süreci finanse eder, tanıtır ve dağıtırdı. Kaynaklara göre Hokusai'nin yayıncısı Nishimuraya Yohachi, 1831'in başında bu dizideki yeni Prusya mavisi kullanımını geniş biçimde duyurdu. Dalga, bu yüzden, tek bir sanatçının değil, bir üretim zincirinin eseridir.

İlk baskı ile geç baskı nasıl ayırt edilir?

İlk baskı (first edition), bir baskının kalıpları henüz yeniyken, oyulmuş çizgiler keskin ve renk geçişleri dikkatle uygulanmışken basılan ilk nüsha dizisidir. Kalıp aşınması (block wear), aynı kalıplardan yüzlerce, binlerce kez basıldıkça ahşabın kenarlarının yıpranması, çizgilerin kırılması ve renk alanlarının netliğini yitirmesidir. Kaynaklara göre bu baskıda aşınmanın ilk işaretleri gökyüzünde görülür: geç nüshalarda gökyüzündeki pembe ve sarı tonlar solar, bulutlar kaybolur ve gökyüzü daha tekdüze bir hâl alır.

Kartuş (cartouche), bir baskının ya da haritanın üzerinde, başlığın ya da açıklayıcı yazının içine yerleştirildiği, çoğu zaman bir çerçeveyle çevrilmiş küçük alandır. Kaynaklara göre bu baskının sol üstündeki dikdörtgen kartuşta, dizinin adı ve baskının adı yazılıdır; hemen solunda ise Hokusai'nin, o dönemde kullandığı adla «adını Iitsu olarak değiştiren Hokusai'nin fırçasından» anlamına gelen imzası vardır. Kaynaklara göre geç nüshalarda kartuşun çevresindeki çizgiler de kırılmaya başlar. Bir koleksiyoncu ya da bir müze uzmanı, bir nüshanın ne kadar erken basıldığını anlamak için önce gökyüzüne ve bu kartuşa bakar.

Nüshaları birbirinden ayıran bir başka etken de ışıktır. Kaynaklara göre Edo dönemi baskılarında kullanılan bazı renk maddeleri ışığa duyarlıdır ve bugüne ulaşan pek çok nüsha, yıllar içinde ışık yüzünden solmuştur. Bu yüzden müzeler bu baskıları çoğu zaman kısa süreler için sergiler, sonra karanlık depolara geri kaldırır. Bir baskının «gerçek» renklerini görmek, bu yüzden, hangi nüshaya, ne zaman ve hangi ışıkta baktığımıza bağlıdır.

Dalga ve kayıklar neyi anlatıyor?

Baskıda, fırtınalı bir denizin ortasında üç uzun kayık, dev bir dalganın altında sallanır. Kaynaklara göre bunlar, Izu ve Bōsō yarımadalarından Edo körfezindeki pazarlara canlı balık taşıyan hızlı kayıklardır. Her kayıkta, küreklerine eğilmiş, başları öne eğik kürekçiler vardır; dalga onların üzerine kapanmak üzeredir. Uzakta, dalganın çukurunun içinde, tepesi karlı küçük bir Fuji Dağı görülür. Kaynaklara göre dizinin bütün baskılarında olduğu gibi, Fuji burada da resmin gerçek konusudur; ama bu kez, önündeki dalganın yanında şaşırtıcı biçimde küçük kalır.

Dalga, çoğu zaman bir tsunami olarak anlatılır; kaynaklara göre araştırmacılar onu daha çok açık denizde beklenmedik biçimde yükselen dev bir dalga olarak yorumlar. Dalganın tepesindeki köpükler, pençe gibi kıvrılan parmaklara ayrılır; kaynaklara göre bazı yorumcular bu köpüklerde, balıkçıları tehdit eden hayaletimsi bir canavarın pençelerini görür. Kaynaklara göre Hokusai, Batı'dan Hollandalı tüccarlar aracılığıyla Japonya'ya ulaşan perspektif çizimini, Japon baskı geleneğiyle birleştirmişti; bu baskıda da uzaktaki dağın küçüklüğü, derinliği Batı perspektifine yakın bir biçimde kurar.

Göz nasıl dolaşır ve sınırlı kalıplarla ten nasıl gösterilir?

Baskının iskeleti, sol yarıyı kaplayan dev bir kıvrım ile sağ alttaki küçük bir üçgenin karşılaşmasıyla kurulur. Büyük dalga, sol alttan yükselip üst ortada kıvrılır ve pençe gibi köpükleriyle sağa doğru eğilir; kayıklar bu kıvrımın altında, yatay çizgiler hâlinde uzanır; Fuji, dalganın çukurunun içinde, küçük bir beyaz üçgen olarak durur. Göz çoğu izleyicide önce dalganın tepesindeki köpüklere gider, sonra kıvrımın içinden aşağıya, kayıklara ve kürekçilere iner; oradan dalganın çukuruna, uzaktaki dağa ulaşır ve sol üstteki kartuşa ve imzaya dönerek bir çember tamamlar.

Kürekçiler, bu kalabalık denizde, birer küçük işaret kadar yer kaplar; yüzleri ve bedenleri neredeyse seçilmez. Tahta baskıda her renk ayrı bir kalıpla basılır; kaynaklara göre bu dönemin baskılarında insan teni çoğu zaman ayrı bir renkle değil, kâğıdın kendi açık rengiyle ya da çok hafif bir tonla gösterilirdi. Bu, sınırlı sayıda kalıpla çalışan bir sanat için ekonomik bir çözümdü; ama aynı zamanda, bir baskıdaki bütün insanların aynı açık tenle görünmesi anlamına geliyordu.

Bu, bugün sınırlı renklerle çalışan herkes için bir sorudur. Birkaç renkle yapılan bir baskıda, bir afişte ya da bir çizimde, farklı tenlerden insanları göstermek istiyorsan, tene tek bir renk ayırmak yerine en az iki ya da üç değer ayırmak, ya da kâğıdın açık rengini açık tenler için bırakıp koyu tenler için ayrı bir kalıp ya da ton hazırlamak gerekir. Aynı ilke tek renkli bir çizimde de geçerlidir: açık, orta ve koyu tenleri, taramanın yoğunluğuyla ya da farklı değerdeki lekelerle birbirinden ayırmak, sınırlı araçlarla bile insanların çeşitliliğini görünür kılar.

Uygulama

Bu çalışma, Hokusai'nin döneminde sınırlı kalıplarla basılan baskılardaki ten sorununu, kendi sınırlı renklerinle çözmeyi ve farklı tenleri az sayıda araçla bile görünür kılmayı denemeni amaçlar.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışMüzelerdeki dalgalardan yalnızca birinin «gerçek» olduğunu sanmak.
Doğrusu

Aynı kalıplardan basılan her nüsha özgündür; farklılıkları basım zamanından ve aşınmadan gelir.

Yaygın yanlışBaskıyı yalnızca Hokusai'nin elinden çıkmış sanmak.
Doğrusu

Ressam, oymacı, basımcı ve yayıncı birlikte çalıştı.

Yaygın yanlışBütün nüshaların renklerinin aynı olduğunu sanmak.
Doğrusu

Geç nüshalarda gökyüzündeki pembe ve sarı solar, bulutlar kaybolur; ışık da renkleri soldurabilir.

Yaygın yanlışSınırlı renkle çalışırken bütün tenleri tek bir renge indirmek.
Doğrusu

Tene en az iki üç değer ayırarak farklı tenleri görünür kılabilirsin.

Kapanış

Dünyanın en çok kopyalanan dalgası, en baştan kopyalanmak üzere yapılmıştı. Hokusai'nin çizimi, bir oymacının ahşaba oyduğu, bir basımcının elle bastığı ve Nishimuraya Yohachi adlı bir yayıncının finanse edip duyurduğu kalıplara dönüştü; kaynaklara göre yaklaşık sekiz bin nüsha basıldı ve ilk basımdan 113 nüsha bugüne ulaştı. Her nüsha özgündür, ama hiçbiri tıpatıp aynı değildir: kalıplar aşındıkça gökyüzündeki pembe ve sarı söndü, bulutlar kayboldu, kartuşun çizgileri kırıldı; ışık da bazı renkleri soldurdu. Dalganın altında, Edo'ya canlı balık taşıyan üç kayığın kürekçileri, birer küçük işaret kadar yer kaplar; tenleri, sınırlı kalıplarla çalışan bir baskının ekonomik çözümüyle, kâğıdın açık rengine bırakılmıştır. Ödevde dalganın büyük kıvrımını, kayıkların yatay çizgilerini, küçük dağı ve gözünün köpüklerden kartuşa uzanan çemberini çizeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Baskı nüshasıImpressionAynı kalıplardan kâğıda basılarak elde edilen ve her biri özgün sayılan tek baskı
İlk baskıFirst editionKalıplar henüz yeni ve çizgiler keskinken basılan ilk nüsha dizisi
Kalıp aşınmasıBlock wearKalıplar tekrar tekrar basıldıkça çizgilerin kırılması ve renk alanlarının netliğini yitirmesi
HanmotoHanmotoEdo Japonya'sında baskının üretimini finanse eden, tanıtan ve satan yayıncı
KartuşCartoucheBaşlığın ya da açıklayıcı yazının içine yerleştirildiği, çerçeveli küçük alan

Ödev

Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.

  1. Baskının yatay dikdörtgenini çiz ve sol yarıyı kaplayan büyük dalgayı tek bir güçlü kıvrımla, pençe gibi köpükleri kısa çengellerle göster.
  2. Üç kayığı dalganın altında üç yatay çizgi olarak, Fuji'yi dalganın çukurunda küçük bir üçgen olarak, kartuşu ve imzayı sol üstte iki küçük dikdörtgen olarak yerleştir.
  3. Gözünün köpüklerden başlayarak kayıklara, dağa ve kartuşa uzanan çember biçimindeki yolunu tek bir sürekli okla çiz; okun geçtiği her öğenin yanına, o öğenin kaplayan alanının büyüklüğünü «büyük», «orta» ya da «küçük» olarak yaz.
  4. Çiziminin yanına, dev dalga ile küçük dağın arasındaki ölçek farkının izleyicide nasıl bir gerilim yarattığını iki cümleyle anlat.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Büyük kıvrımı, yatay kayıkları ve küçük üçgen dağı resmin gerçek dengesine uygun yerleştirdin mi?
  • Oran ve Çizim: Dalganın, kayıkların ve dağın birbirine göre ölçek farklarını baskıdakine yakın tuttun mu?
  • Kenar ve Ayrıntı: Köpüklerin çengellerini ve kıvrımın keskin dış çizgisini, bir tahta baskının keskin çizgisine yakın biçimde çizdin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Çember biçimindeki göz yolunu ve öğelerin büyüklük notlarını okunur biçimde yerleştirdin mi?

Kendini sına

1. Kaynaklara göre bu baskının toplamda yaklaşık kaç nüshası basıldı?

  • A) Yalnızca bir tane.
  • B) Yaklaşık sekiz bin.
  • C) On tane.
  • D) Bir milyon.

2. Bir ukiyo-e baskısının üretiminde hangi dört kişi rol alırdı?

  • A) Ressam, oymacı, basımcı ve yayıncı.
  • B) Ressam, heykeltıraş, mimar ve müzisyen.
  • C) Yalnızca ressam.
  • D) Bir kral, bir rahip, bir tüccar ve bir asker.

3. Kaynaklara göre kalıp aşınmasının bu baskıdaki ilk işaretleri nerede görülür?

  • A) Kayıkların renginde.
  • B) Fuji'nin tepesindeki karda.
  • C) Gökyüzündeki pembe ve sarı tonların solmasında ve bulutların kaybolmasında.
  • D) Dalganın köpüklerinin çoğalmasında.

4. Kaynaklara göre baskıdaki kayıklar ne taşıyordu?

  • A) Asker.
  • B) Pirinç.
  • C) Yolcu.
  • D) Edo'daki pazarlara canlı balık.

5. Sınırlı renklerle çalışan bir baskıda farklı tenleri görünür kılmak için ne yapılabilir?

  • A) Tene en az iki üç değer ayırmak ya da açık ve koyu tenler için farklı tonlar hazırlamak.
  • B) Bütün tenleri aynı renkle göstermek.
  • C) İnsan figürlerini hiç göstermemek.
  • D) Tenleri yalnızca mavi kalıpla basmak.

Cevaplar

  1. B — İlk aşamada yaklaşık bin nüsha basıldığı ve toplamın sekiz bine ulaştığı tahmin edilir.
  2. A — Dalga bu yüzden tek bir sanatçının değil, bir üretim zincirinin eseridir.
  3. C — Kartuşun çevresindeki çizgilerin kırılması da geç nüshaların bir işaretidir.
  4. D — Bunlar Izu ve Bōsō yarımadalarından gelen hızlı balık kayıklarıydı.
  5. A — Aynı ilke tek renkli bir çizimde taramanın yoğunluğuyla da uygulanabilir.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir çizimin ahşap kalıplara oyulması ve her renk için ayrı bir kalıpla kâğıda basılması; aynı kalıplardan çıkan yüzlerce nüsha.
  • Özgün animasyon: bir ilk basım nüshası ile aşınmış bir geç nüshanın yan yana gösterilmesi; gökyüzündeki pembe ve bulutların kaybolması, kartuşun çizgilerinin kırılması.
  • Özgün animasyon: üç figürün tenlerinin önce tek bir tonla, sonra kâğıt rengi, orta ton ve koyu tonla basılması.

Sonraki derse köprü

Hokusai'nin dalgası ve benzeri baskılar, 1860'lardan sonra Paris'e ulaşıp Fransız ressamların koleksiyonlarına girdi; kaynaklara göre bu baskıları büyük bir tutkuyla toplayanlardan biri de genç bir Fransız ressamdı. 1872'de bu ressam, Le Havre limanında, sisin içinde doğan güneşin suya düşen turuncu yansımasını, birkaç hızlı fırça darbesiyle boyadı. İki yıl sonra bir eleştirmen, bu resmin adıyla alay ederek bir sergiyi küçümsedi; ama bu alaycı söz, bütün bir akımın adı oldu. Sonraki derste Claude Monet'nin İzlenim, Gün Doğumu'nu ve bir akıma adını veren bu eleştirinin hikâyesini ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). Tişörtlerde, kupalarda ve ekranlarda dalga; müzelerdeki nüshalar; soru ekranda.
  • 0:50–1:50 · Bağlam (görüntü). Metropolitan'daki nüsha; dünyanın farklı müzelerindeki öbür nüshalar.
  • 1:50–3:40 · Nüsha ve yayıncı (animasyon). Baskı nüshası; binlerce özgün; ressam, oymacı, basımcı ve Nishimuraya Yohachi.
  • 3:40–5:30 · İlk ve geç baskı (animasyon). Kalıp aşınması; gökyüzündeki pembe ve sarı; kartuş ve imza; ışığın soldurduğu renkler.
  • 5:30–7:20 · Dalga ve kayıklar (animasyon). Balık kayıkları; dev dalga ve pençe köpükler; küçük Fuji; Batı perspektifi.
  • 7:20–9:30 · Çember ve sınırlı kalıp (animasyon). Dalgadan dağa göz yolu; kürekçiler; kâğıt rengiyle gösterilen ten; farklı tenler için değer ayırmak.
  • 9:30–10:00 · Kapanış (animasyon). Dalga kırılır, altından küçük dağ görünür.