İçeriğe geç

Ders BT.16 · Paralel Hatlar

Sisler Denizi Üzerinde Gezgin

Sırtını dönen adam bize ne söyler?

BT Bir Tablo, Bir Hikâye

1.931 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 9 dk video senaryosu · Herkes

  • birleşik manzara
  • arazi eskizi
  • içe bakış
  • açık uçlu imge
  • provenans boşluğu

Öğrenme hedefi

Caspar David Friedrich'in Hamburg'daki Sisler Denizi Üzerinde Gezgin'inin nasıl kurulduğunu, sırtını dönen adamın kim olabileceğine dair görüşleri ve resmin nasıl olup da ancak yirminci yüzyılda ünlendiğini açıklayabileceksin. Resimdeki manzaranın gerçek dağların arazi eskizlerinden atölyede nasıl birleştirildiğini anlatabilecek; figürün kimliğine ilişkin yorumları ve resmin açık uçlu yapısını tartışabilecek; eserin on dokuzuncu yüzyıldaki bilinmeyen geçmişini ve Hamburg'a gelişini izleyebilecek; kompozisyonun gözü figürden sis denizine nasıl taşıdığını çizebilecek ve yüzü görünmeyen bir figürde kimliğin saçla, giysiyle ve görünen küçük ten alanlarıyla nasıl kurulduğunu değerlendirebileceksin.

Kanca

Sırtını dönen adam bize ne söyler?

Bir adam, kayalık bir tepenin en ucunda durur. Koyu yeşil bir palto giymiş, sağ elinde bir baston tutar; saçları rüzgârda dağılmıştır. Önünde, bir deniz gibi uzanan kalın bir sis katmanı vardır; sisin içinden başka kayalıklar, ağaçlar ve uzakta dağlar yükselir. Adamın yüzünü hiç görmeyiz; o da bize hiç dönmez. Bu sessiz sırt, iki yüzyıldır sayısız kitap kapağında, afişte ve reklamda yeniden kullanıldı. Ama resmin kendisi, yapıldıktan sonra uzun süre ortadan kayboldu ve ressamı öldüğünde neredeyse unutulmuştu. Yüzü görünmeyen bir adam, nasıl olup da bir çağın en tanınan imgelerinden birine dönüştü?

Bağlam

Almanya'daki Hamburger Kunsthalle'de, yaklaşık 95 × 75 santimetrelik, dikey bir tuval durur. Kaynaklara göre resim genellikle 1818'e tarihlenir, bazı kaynaklar 1817 tarihini verir; müze onu 1970'te satın almıştır. Caspar David Friedrich, Baltık kıyısındaki Greifswald'da doğmuş, hayatının büyük bölümünü Dresden'de geçirmiş ve 1840'ta orada ölmüş bir ressamdı.

Resim, Romantizmin en tanınan imgelerinden biri olarak bilinir. Ama Friedrich, kendi zamanında bir süre saygı görmüş olsa da, kaynaklara göre hayatının sonlarına doğru ve ölümünden sonra neredeyse unutuldu. Onun eserleri ve özellikle bu resim, ancak yirminci yüzyılda, özellikle 1970'lerde yeniden geniş bir ilgi gördü. Bugün tanıdığımız ün, bu yüzden yapıldığı günün değil, bir yeniden keşfin ürünüdür.

Ana anlatım

Bu manzara gerçek bir yer mi?

Arazi eskizi (field sketch), bir ressamın açık havada, doğrudan bir manzaranın, kayaların, ağaçların ya da dağların karşısında, sonradan kullanmak üzere yaptığı hızlı ve gözleme dayalı çizimdir. Birleşik manzara (composite landscape), farklı yerlerde ve farklı zamanlarda yapılmış arazi eskizlerinden alınan öğelerin, atölyede tek bir resimde, gerçekte bir arada görülemeyecek biçimde yeniden düzenlenmesiyle kurulan manzaradır.

Kaynaklara göre Sisler Denizi Üzerinde Gezgin'deki manzara, Saksonya ile Bohemya arasındaki Elbe Kumtaşı Dağları'ndan alınmış öğelerden oluşur. Friedrich bu öğeleri, alışkanlığı olduğu gibi, açık havada çizdi ve sonra atölyesinde yeniden düzenledi. Kaynaklara göre gezginin durduğu kayalar Kaiserkrone adlı bir kaya grubundandır; sağ arkadaki masa biçimli dağ Zirkelstein'dır; sol arkadaki dağ ise Rosenberg ya da Kaltenberg olabilir. Bu yerler gerçekte birbirine yakındır, ama resimdeki gibi tek bir bakışta, bu düzenle görülemez.

Bu yöntem, resmin hem gerçekçi hem de hayalî olmasını sağlar. Her kaya, her dağ gözlemden gelir; ama bütün, ressamın zihninde kurulur. Kaynaklara göre Friedrich, ressamın yalnızca önünde gördüğünü değil, içinde gördüğünü de resmetmesi gerektiğini yazmıştır. Gezgin'in manzarası, bu iki görmenin, dışarıdaki dağların ve içerideki duygunun birleştiği bir yerdir.

Resim neden uzun süre kayıptı?

Provenans boşluğu (provenance gap), bir eserin sahiplik ve yer geçmişinde, kimin elinde ya da nerede bulunduğunun bilinmediği, belgesiz kalan dönemdir. Kaynaklara göre Gezgin'in on dokuzuncu yüzyıldaki geçmişi bilinmez. Resim, kaynaklara göre ancak 1939'da Berlin'de bir sanat galerisinde ortaya çıktı; sonra bir süre özel koleksiyonlar arasında el değiştirdi ve 1970'te Hamburger Kunsthalle tarafından satın alındı.

Bu belirsiz geçmiş, Friedrich'in kendi kaderine benzer. Kaynaklara göre ressam, 1810'larda Almanya ve Rusya'daki bazı çevrelerde saygı görmüştü; ama zevkler değişti, eserleri eski moda sayıldı ve ölümüyle birlikte adı büyük ölçüde unutuldu. Yirminci yüzyılın başında yeniden keşfedildi; Gezgin ise özellikle 1970'lerden sonra, hem yüksek kültürün hem de popüler kültürün bir imgesi olarak, kitap kapaklarında ve afişlerde yaygınlaştı. Bir resmin ünü, bu örnekte olduğu gibi, yapıldığı günden çok sonra, başka bir çağın ihtiyaçlarıyla da doğabilir.

Gezgin kim ve neye bakıyor?

İçe bakış (introspection), bir kişinin kendi düşüncelerine, duygularına ve iç dünyasına yönelmesi ve onları gözlemlemesidir; resimde bu, çoğu zaman bir figürün bir manzaranın karşısında sessizce durmasıyla ifade edilir. Kaynaklara göre gezginin kimliği belirsizdir. Bazı yorumcular, kızıl saçlarından ve genel görünüşünden yola çıkarak onu ressamın kendisi olarak görür; bu okumaya göre resim, bir insanın kendi hayatının yolunu düşündüğü bir içe bakış imgesidir. Kaynaklara göre başka yorumlar, figürün koyu yeşil paltosunu dönemin Alman yurtseverlik giysisiyle ilişkilendirir ve resmi, Friedrich'in liberal ve ulusal duygularının bir ifadesi olarak okur.

Açık uçlu imge (open-ended image), anlamını tek bir hikâyeye ya da mesaja bağlamayan, farklı izleyicilerin farklı biçimlerde tamamlayabileceği boşluklar bırakan imgedir. Kaynaklara göre sanat tarihçisi Werner Hofmann, Gezgin'i sıradan Romantik eserlerden daha açık uçlu ve daha sorgulayıcı bulur ve onu, izlemesi gereken yolu bilen Delacroix'nın Özgürlük'üyle karşılaştırır: Delacroix'nın figürü halkı belirli bir yöne çağırırken, Friedrich'in gezgini geleceği bilmeden sise bakar. İzleyici, adamın ne düşündüğünü bilmez; onun yerine geçer ve kendi düşüncesini sise yansıtır.

Göz nasıl dolaşır ve yüzü görünmeyen bir figürde ten nerede kalır?

Resmin iskeleti, merkezde dikey bir figür ve onun çevresinde yatay olarak uzanan katmanlarla kurulur. Gezgin, tuvalin tam ortasında, koyu bir siluet olarak durur; başı, ufuk çizgisine yakın bir yükseklikte, sis denizinin iki yana açılan kanatlarının arasındadır. Ön plandaki koyu kayalar, sisin açık ve soğuk tonlarıyla güçlü bir karşıtlık kurar. Göz çoğu izleyicide önce figürün koyu sırtına, sonra başına gider; oradan, adamın bakışını izleyerek sisin içindeki kayalıklara, uzaktaki dağlara ve sonunda gökyüzüyle birleşen ufka uzanır. Kaynaklara göre Friedrich, çağdaşlarının her köşesini doldurduğu resimleri eleştirmişti; Gezgin'de göz, az sayıda öğenin arasında kendi hızında dolaşır.

Figürün yüzünü görmediğimiz gibi, tenini de neredeyse hiç görmeyiz. Koyu palto bedeni boğazdan bileklere kadar örter; başın arkası dağınık, kızıl saçlarla kaplıdır. Friedrich, figürü tanıtan hemen her şeyi saçın rengine, paltonun biçimine ve duruşa bırakır. Yine de figür tamamen anonim değildir: kızıl saç, yeşil palto ve baston, belirli bir zamanın ve bir yerin insanını, kaynaklara göre belki ressamın kendisini, ima eder. Açık uçlu imge bile, izleyicinin yerine geçebileceği boş bir kalıp değil, belirli bir bedene ait bir siluettir.

Bugün sırtı dönük bir figür boyarken, modelin görünen az sayıdaki ten alanı, figüre kimlik veren en önemli ayrıntılar hâline gelir. Bir figürü arkadan boyamak, onun kimliğini tamamen silmez; ensedeki, kulak arkasındaki ve ellerdeki ten, yüz kadar dikkatle gözlemlenmelidir. Açık bir tende ense çoğu zaman yüzden daha pembe ya da daha solgun olabilir; koyu bir tende ise ensenin çukurları ve kulak kıvrımları derin, sıcak kahverengi gölgeler taşır ve ışık alan yerlerde bakır ya da mavimsi yansımalar belirir. İzleyicinin yerine geçebileceği açık uçlu bir figür kurarken bile, bu küçük ten alanlarını bir kalıba göre değil, karşındaki kişiye bakarak boyamak, figüre bir varlık kazandırır.

Uygulama

Bu çalışma, sırtı dönük bir figürün bile ensesinde ve elinde kalan küçük ten alanlarıyla, Friedrich'in gezgininin saçı ve paltosuyla yaptığı gibi, belirli bir kişi olarak okunabileceğini kendi gözlemine dayanarak görmeni amaçlar.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışManzaranın tek bir gerçek yerden, tek bir bakışla görüldüğünü sanmak.
Doğrusu

Kaynaklara göre Friedrich farklı arazi eskizlerini atölyede birleştirdi.

Yaygın yanlışResmin yapıldığı günden beri ünlü olduğunu sanmak.
Doğrusu

On dokuzuncu yüzyıldaki geçmişi bilinmez; resim 1939'da ortaya çıktı ve ün kazanması yirminci yüzyılda oldu.

Yaygın yanlışGezgini tartışmasız biçimde tek bir kişiye bağlamak.
Doğrusu

Bazıları onu ressamın kendisi olarak görür, başkaları siyasi bir anlam arar; kesin bir yanıt yoktur.

Yaygın yanlışSırtı dönük bir figürü kimliksiz bir kalıp sanmak.
Doğrusu

Saç, giysi ve görünen küçük ten alanları, figürü belirli bir kişi olarak okunur kılar.

Kapanış

Sırtını dönen adam bize ne söyler? Belki de bir yanıt değil, bir soru. Friedrich, Elbe Kumtaşı Dağları'nda yaptığı arazi eskizlerini atölyesinde birleştirerek, gerçekte bir arada görülemeyecek bir manzara kurdu ve bu manzaranın ortasına, yüzünü hiç göstermeyen bir gezgin yerleştirdi. Bu adam ressamın kendisi, bir yurtsever ya da herhangi biri olabilir; Hofmann'a göre o, Delacroix'nın yolunu bilen Özgürlük'ünün tersine, geleceği bilmeden sise bakan birisidir. Resmin kendisi de bir süre kayboldu: on dokuzuncu yüzyıldaki geçmişi bilinmez, 1939'da ortaya çıktı, 1970'te Hamburg'a geldi ve ancak yirminci yüzyılda bir çağın simgesine dönüştü. Yüzü ve teni neredeyse hiç görünmeyen figürde bile kızıl saç ve yeşil palto, bu isimsiz adamı belirli bir kişi olarak okunur kılar. Ödevde merkezdeki dikey figürü, sisin yatay katmanlarını ve gözünün adamın bakışını izleyerek ufka uzanan yolunu çizeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Birleşik manzaraComposite landscapeFarklı yerlerde yapılmış eskizlerin öğelerinin atölyede tek bir resimde yeniden düzenlenmesi
Arazi eskiziField sketchAçık havada, doğrudan bir manzaranın karşısında yapılan hızlı gözlem çizimi
İçe bakışIntrospectionBir kişinin kendi düşüncelerine ve iç dünyasına yönelip onları gözlemlemesi
Açık uçlu imgeOpen-ended imageAnlamını tek bir mesaja bağlamayan, farklı izleyicilerin tamamlayabileceği boşluklar bırakan imge
Provenans boşluğuProvenance gapBir eserin sahiplik ve yer geçmişinde belgesiz kalan, nerede olduğu bilinmeyen dönem

Ödev

Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.

  1. Resmin dikey çerçevesini çiz ve tam ortasına gezgini koyu, dar bir dikey şekil olarak yerleştir; başının hizasından geçen ufuk çizgisini ince bir çizgiyle göster.
  2. Ön plandaki koyu kayaları alttan, sis denizini ise figürün iki yanından ufka doğru açılan açık renkli yatay bantlarla işaretle; sisin içinden çıkan kayalıkları küçük koyu adacıklar olarak ekle.
  3. Adamın başından başlayıp bakışının yönünü izleyen bir çizgiyi, sisin içindeki kayalıklardan uzak dağlara ve ufka kadar uzat; bu çizginin her geçtiği öğenin yanına, onun ne kadar uzakta olduğunu gösteren bir sayı yaz.
  4. Çiziminin yanına, figürü tam ortaya ve ufka yakın koymanın izleyicinin onun yerine geçmesini nasıl kolaylaştırdığını anlatan iki kısa cümle ekle.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Merkezdeki dikey figürü ve iki yana açılan sis katmanlarını resimdeki dengeye uygun yerleştirdin mi?
  • Değer (Ton): Koyu figür ve kayalar ile açık sis arasındaki karşıtlığı açıkça gösterdin mi?
  • Oran ve Çizim: Figürün boyunu ve başının ufka göre yüksekliğini resimdekine yakın tuttun mu?
  • Bitmişlik ve Sunum: Uzaklık sayılarını ve bakış çizgisini okunur biçimde yerleştirdin mi?

Kendini sına

1. Kaynaklara göre resimdeki manzara nasıl kuruldu?

  • A) Tek bir yerden, tek bir bakışla, doğrudan resmedildi.
  • B) Bir fotoğraftan kopyalandı.
  • C) Elbe Kumtaşı Dağları'nda yapılan arazi eskizlerinden alınan öğeler atölyede birleştirildi.
  • D) Tamamen hayal gücüyle, hiçbir gözleme dayanmadan yapıldı.

2. Provenans boşluğu bu resim için ne anlama gelir?

  • A) Resmin on dokuzuncu yüzyıldaki sahiplik ve yer geçmişinin bilinmemesi.
  • B) Resmin boyutlarının bilinmemesi.
  • C) Resmin ressamının bilinmemesi.
  • D) Resmin hiç sergilenmemiş olması.

3. Werner Hofmann Gezgin'i hangi eserle karşılaştırır?

  • A) Mona Lisa ile.
  • B) Delacroix'nın barikattaki Özgürlük'üyle.
  • C) Babil Kulesi ile.
  • D) Gece Nöbeti ile.

4. Gezginin kimliği hakkında hangisi doğrudur?

  • A) Resmin arkasında adı yazılıdır.
  • B) Bir kralın portresidir.
  • C) Bir kadın olduğu kesindir.
  • D) Kesin olarak bilinmez; bazıları onu ressamın kendisi, bazıları bir yurtsever imgesi olarak okur.

5. Sırtı dönük bir figür boyarken görünen küçük ten alanları nasıl ele alınmalıdır?

  • A) Ense, kulak ya da el gibi görünen alanlar, modelin kendi tenine bakarak gözlemle boyanmalıdır.
  • B) Hiç önemsenmemeli; yüz görünmediği için ten de önemsizdir.
  • C) Yalnızca giysinin üzerinde.
  • D) Yalnızca gökyüzünde.

Cevaplar

  1. C — Her kaya ve dağ gözlemden gelir, ama bütün ressamın zihninde kurulur.
  2. A — Resim ancak 1939'da Berlin'de bir galeride ortaya çıktı.
  3. B — Delacroix'nın figürü bir yönü gösterir, Friedrich'in gezgini ise geleceği bilmeden sise bakar.
  4. D — Bu belirsizlik, resmin açık uçlu yapısının bir parçasıdır.
  5. A — Yüz görünmediğinde bu küçük alanlar figürün kimliğini taşıyan başlıca ayrıntılara dönüşür.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: Elbe Kumtaşı Dağları'ndaki ayrı kayalıkların arazi eskizlerinin, atölyede tek bir manzarada birleşmesi.
  • Özgün animasyon: 1818'den 1939'a boş kalan bir zaman çizgisi; Berlin'deki galeri ve 1970'te Hamburg.
  • Özgün animasyon: gezginin saçının ve paltosunun yakından gösterilmesi; ardından farklı tenlerden sırtı dönük modellerin ense ve el alanlarının gözlemle boyanması.

Sonraki derse köprü

Friedrich'in gezgini sırtını bize döner ve bakışını sise yöneltir; onun ne düşündüğünü hiç bilmeyiz. Yarım yüzyıl kadar sonra, 1865'te Paris'te, bir resim salonun duvarında tam tersini yaptı: yatağına uzanmış çıplak bir kadın, başını hafifçe kaldırıp izleyiciye doğrudan, soğukkanlılıkla bakıyordu; arkasında ise siyah bir kadın, ona bir çiçek demeti uzatıyordu. Sonraki derste Édouard Manet'nin Olympia'sını ve Paris'in bu tabloya neden öfkelendiğini ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). Kayalık tepede sırtı dönük adam; sis denizi; soru ekranda.
  • 0:50–1:40 · Bağlam (görüntü). Hamburger Kunsthalle; dikey tuval; unutulan ve yeniden keşfedilen ressam.
  • 1:40–3:20 · Birleşik manzara (animasyon). Arazi eskizleri; Kaiserkrone, Zirkelstein ve öbür dağlar; atölyede birleşme.
  • 3:20–4:50 · Kayıp yıllar (animasyon). Provenans boşluğu; 1939 Berlin; 1970 Hamburg; 1970'lerden sonraki yaygınlık.
  • 4:50–6:50 · Gezgin kim (animasyon). İçe bakış; ressamın kendisi mi, bir yurtsever mi; Hofmann'ın Delacroix karşılaştırması; açık uçlu imge.
  • 6:50–8:40 · Katmanlar ve siluet (animasyon). Dikey figür ve yatay sis; bakış çizgisi; saç, palto ve arkadan görülen figürde ten.
  • 8:40–9:00 · Kapanış (animasyon). Sis figürün çevresinde yavaşça yükselir.