Öğrenme hedefi
Eugène Delacroix'nın Louvre'daki Halka Yol Gösteren Özgürlük'ünün hangi ayaklanmanın ardından, nasıl bir figür diliyle yapıldığını ve bir devrim resminin nasıl olup da bir ülkenin ulusal simgesine dönüştüğünü açıklayabileceksin. Temmuz 1830'un üç gününü ve resimdeki başlıca figürleri tanıyabilecek; soyut bir fikrin, özgürlüğün, gerçek ve kirli bir kadın bedeniyle nasıl kurulduğunu tartışabilecek; resmin satın alındıktan sonra depolara kaldırılıp yeniden ortaya çıkarılmasını, Louvre'un kaydındaki sahiplik geçmişinden izleyebilecek; kompozisyonun piramidini ve bayrağa uzanan göz yolunu çizebilecek ve barutun, dumanın ve sokağın kirinin farklı tenlerde nasıl boyanabileceğini değerlendirebileceksin.
Kanca
Bir devrim ikonu nasıl yaratılır?
Temmuz 1830'da Paris'te üç gün boyunca sokaklar barikatlarla kapandı. Halk, basın özgürlüğünü kısıtlayan ve meclisi dağıtan kral X. Charles'a karşı ayaklandı; üçüncü günün sonunda kral tahtı bıraktı. Birkaç hafta sonra, otuz iki yaşındaki bir ressam, kardeşine yazdığı bir mektupta, kaynaklara göre, vatanı için savaşamamışsa bile onun için resim yapacağını söyledi. Ortaya çıkan tuvalde, çıplak göğüslü, elinde üç renkli bir bayrak ve bir tüfek taşıyan bir kadın, cesetlerin üzerinden halkı ileri çağırır. Bugün bu kadın, Fransa'nın posta pullarında, ders kitaplarında ve sokak afişlerinde yaşar. Ama resim yapıldıktan kısa süre sonra, onu satın alan devlet bile onu yıllarca depolarda sakladı. Bir resim, rahatsız edici bir tablodan bir ulusun yüzüne nasıl dönüştü?
Bağlam
Paris'teki Louvre'un Romantizm salonunda, 260 × 325 santimetrelik bir tuval durur. Müzenin kaydına göre resmin tam adı 28 Temmuz 1830. Halka Yol Gösteren Özgürlük'tür, tuval üzerine yağlı boyayla yapılmıştır ve envanter numarası RF 129'dur. Kayda göre Delacroix resmi Eylül ile Aralık 1830 arasında, Paris'te Voltaire rıhtımında kiraladığı atölyede boyadı ve resim, 1831 Salonu'nda «28 Temmuz. Halka yol gösteren Özgürlük» adıyla sergilendi.
Temmuz 1830'daki ayaklanma, Fransa'da «Üç Şanlı Gün» adıyla anılır. Kaynaklara göre ayaklanmanın sonunda Bourbon hanedanından X. Charles tahttan indi ve yerine, Orléans ailesinden Louis-Philippe «Fransızların kralı» unvanıyla geçti. Delacroix'nın resmi, bu değişimin ilk yılında, halkın barikatlardaki cesaretini kutlayan bir imge olarak sergilendi.
Ana anlatım
Barikatta kimler var?
Barikat (barricade), bir kent ayaklanmasında sokakları kapatmak ve saldıran birliklere karşı korunmak için taşlardan, mobilyalardan, arabalardan ve kereste yığınlarından kurulan geçici engeldir. Delacroix'nın resmi bir barikatın üzerinde, yıkılmış taşların ve cesetlerin arasında geçer. Merkezde, kadın figürü, bir ayağı cesetlerin üzerinde, bize doğru ilerler; sağ elinde mavi, beyaz ve kırmızı bayrağı yukarı kaldırmış, sol elinde süngülü bir tüfek tutar.
Çevresindeki figürler, kaynaklara göre, 1830 Paris'inin farklı toplumsal kesimlerini temsil eder. Solda, silindir şapkalı ve siyah redingotlu bir adam elinde bir tüfekle durur; onun yanında, beyaz gömlekli ve kılıçlı bir işçi vardır. Sağda, iki elinde tabanca tutan bir çocuk, Özgürlük'le birlikte öne atılır. Özgürlük'ün ayaklarının dibinde, bir yandan kalkmaya çalışan yaralı bir adam, başını kaldırıp ona bakar; kaynaklara göre bu adamın giysileri de bayrağın renklerini taşır. Ön planda, soyulmuş ve yarı çıplak bırakılmış cesetler, ayaklanmanın bedelini gösterir. Sağ arkada, dumanların ve gökyüzünün arasında, Notre-Dame Katedrali'nin kuleleri seçilir; sahneyi Paris'e bağlar.
Özgürlük gerçek bir kadın mı, bir fikir mi?
Marianne (Marianne), Fransız Devrimi'nden bu yana Fransa Cumhuriyeti'ni ve özgürlük, eşitlik gibi değerlerini temsil eden, çoğu zaman Frigya başlığı giymiş bir kadın figürüne verilen addır. Delacroix'nın Özgürlük'ü, başında bir Frigya başlığıyla, kaynaklara göre sonraki yüzyıllarda bu figürün en ünlü imgelerinden biri hâline geldi. Ama resim yapıldığı sırada, bu kadın hem bir alegori hem de sokaktan çıkmış gibi görünen gerçek bir bedendi.
Delacroix, özgürlüğü, klasik heykellerin pürüzsüz ve kusursuz kadın bedenleriyle değil, barutla ve terle kirlenmiş, güçlü, hareket hâlinde bir bedenle boyadı. Kaynaklara göre bazı çağdaş eleştirmenler bu figürü fazla sıradan, fazla kaba ve bir tanrıçaya yakışmayacak kadar kirli buldu. Figürün profili, antik heykelleri anımsatan sakin ve ağırbaşlı bir çizgi taşır; bedeni ise barikatın tozuna ve dumanına bulanmıştır. Resmin gücü, bu iki dünyanın, bir fikrin soyutluğu ile bir sokak kavgasının somutluğunun, aynı figürde birleşmesinden gelir.
Bu birleşim, resmi hem etkili hem de rahatsız edici yaptı. Bir alegori olarak Özgürlük herkesi kucaklayabilirdi; ama gerçek bir sokak savaşının içinde, silahlı bir halkın başında yürüyen bir kadın olarak, yeni kurulan düzen için bile tehlikeli bir çağrı taşıyordu.
Resim neden depolarda saklandı ve nasıl ikonlaştı?
Provenans (provenance), bir eserin yapıldığı günden bugüne kadar kimlerin elinde bulunduğunu, nerelerde sergilendiğini ve saklandığını gösteren sahiplik ve yer geçmişidir. Louvre'un kaydı, bu resmin provenansını ayrıntılı biçimde verir. Kayda göre resim, Ağustos 1831'de devlet tarafından 3.000 franka satın alındı ve 1832 ile 1833'te Lüksemburg Müzesi'nde sergilendi. Kayda göre 1833–1834 dolaylarında depoya kaldırıldı ve 1839 dolaylarında ressama geri verildi; Delacroix onu teyzesinin ve kuzeninin evinde sakladı.
Kayda göre resim, 1848'de, yeni bir devrimin ardından yönetim tarafından ressamdan geri istendi. Sonraki yıllarda yeniden depolara girdi, 1855 Dünya Sergisi'nde gösterildi, 1863 ile 1874 arasında Lüksemburg Müzesi'nde asılı kaldı ve 1874'te Louvre'a taşındı; 1875'te ilk kez «RF 129» numarasıyla envantere kaydedildi. Kayda göre iki dünya savaşında da güvenli yerlere kaldırıldı; en son, 2023 ile 2024 arasında temizlendi. Bu yol, bir resmin ününün yalnızca yapıldığı günde doğmadığını, siyasi rüzgârlarla saklanıp yeniden çıkarılarak da biçimlendiğini gösterir.
İkonlaşma (iconisation), bir eserin, zamanla kendi özgün bağlamından koparak geniş bir toplum için bir fikrin, bir değerin ya da bir kimliğin kolayca tanınan simgesine dönüşmesidir. Ulusal simge (national symbol), bir ulusun kimliğini, tarihini ya da değerlerini temsil eden ve resmî ya da gündelik hayatta sürekli yeniden kullanılan imge, nesne ya da figürdür. Kaynaklara göre Delacroix'nın Özgürlük'ü, yirminci yüzyılda Fransız posta pullarında, banknotlarda ve sayısız afişte yeniden kullanıldı. Bir zamanlar yeni düzeni rahatsız eden bir tuval, zamanla Cumhuriyet'in resmî imgelerinden biri oldu.
Göz nasıl dolaşır ve kir, duman ve barut teni nasıl değiştirir?
Resmin iskeleti güçlü bir piramit üzerine kurulur. Tabanını ön plandaki cesetler ve yıkılmış taşlar oluşturur; iki kenarı soldaki silindir şapkalı adamdan ve sağdaki çocuktan yukarı çıkar; tepesinde Özgürlük'ün kaldırdığı bayrak dalgalanır. Göz çoğu izleyicide önce Özgürlük'ün yüzüne ve bayrağa gider, sonra onun kaldırdığı kolu izleyerek aşağıya, ayaklarının dibindeki yaralı adama iner; oradan ön plandaki cesetlere, sonra sola, silindir şapkalı adama ve sağa, tabancalı çocuğa geçer ve yeniden bayrağa yükselir. Bayrağın mavisi, beyazı ve kırmızısı, resmin başka yerlerinde, yaralı adamın giysisinde ve dumanlı gökyüzünde küçük lekeler hâlinde tekrarlanarak gözü bir renkten ötekine taşır.
Delacroix'nın barikatında tenler temiz değildir. Figürlerin yüzleri ve kolları barut dumanıyla, sokak tozuyla ve terle kararmıştır; ışık, bu kirli yüzeylere düştüğünde temiz bir tenin parlaklığını değil, donuk, grimsi ve sıcak kahverengi bir karışımı gösterir. Özgürlük'ün sırtındaki ve kollarındaki gölgeler bile, kirle ve dumanla koyulaşmıştır. Ön plandaki cesetlerin açık ve soluk teni ise, çevresindeki kirle karşılaştırıldığında, hayatın çekildiği bedenlerin sessiz beyazlığıyla öne çıkar.
Kir ve duman, tenin rengine bir katman daha ekler. Açık bir tende duman ve toz, yüzeyi grimsi ve kahverengimsi lekelerle kaplar, parlaklığı söndürür. Buğday rengi ya da derin kahverengi bir tende ise aynı kir, tenin kendi sıcaklığını bastırarak yüzeyi daha mat, daha küllü ve daha az yansıtıcı yapar; en parlak ışık noktaları bile donuklaşır. Bir kalabalık sahnesinde farklı tenleri kirli ve dumanlı bir ortamda boyarken, önce her tenin kendi rengini ve değerini kurmak, sonra kiri ve dumanı ayrı, yarı saydam bir katman olarak eklemek, tenlerin hem birbirinden ayrı kalmasını hem de aynı ortamı paylaşmasını sağlar.
Uygulama
Bu çalışma, Delacroix'nın barikatındaki kirli ve dumanlı tenleri anlamanı ve farklı tenlerde önce tenin kendisini, sonra ortamın bıraktığı izi kurmanın neden önemli olduğunu kendi elinle görmeni amaçlar.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışResmin Fransız Devrimi'ni, yani 1789'u anlattığını sanmak.
Resim Temmuz 1830'daki ayaklanmayı, «Üç Şanlı Gün»ü gösterir.
Yaygın yanlışResmin yapıldığı günden beri ulusal bir simge olduğunu sanmak.
Louvre'un kaydına göre devlet tarafından satın alındıktan kısa süre sonra depoya kaldırıldı, ressama geri verildi ve ancak yıllar sonra kalıcı olarak sergilendi.
Yaygın yanlışÖzgürlük'ü yalnızca soyut bir alegori olarak okumak.
Delacroix bu fikri, barut ve tozla kirlenmiş, sokaktan çıkmış gibi görünen gerçek bir bedenle kurdu.
Yaygın yanlışKirli ve dumanlı bir sahnede bütün tenleri aynı gri-kahverengi karışımla boyamak.
Önce her tenin kendi rengini kur, sonra kiri ve dumanı ayrı bir katman olarak ekle.
Kapanış
Bir devrim ikonu nasıl yaratılır? Önce bir ressamın, Temmuz 1830'un üç gününün ardından, soyut bir fikri, özgürlüğü, bir barikatın üzerinde, barutla ve tozla kirlenmiş gerçek bir kadın bedeniyle boyamasıyla. Delacroix, Özgürlük'ü silindir şapkalı bir adamın, kılıçlı bir işçinin, tabancalı bir çocuğun ve yaralı bir adamın arasına, cesetlerin üzerine ve bir piramidin tepesine yerleştirdi. Sonra, zamanın ve siyasetin elinde: resim 1831'de devlet tarafından satın alındı, kısa süre sonra depolara kaldırıldı, ressama geri verildi, yeni bir devrimin ardından geri istendi ve ancak 1874'te Louvre'a girdi. Yirminci yüzyılda pullarda, banknotlarda ve afişlerde tekrar tekrar kullanılarak bir ulusun simgelerinden biri oldu. Barikattaki kirli tenler ise, bir fikrin ancak gerçek bedenlerin içinden geçtiğinde ikna edici olduğunu hatırlatır. Ödevde cesetlerden bayrağa yükselen piramidi ve gözünün renkleri izleyerek yaptığı yolculuğu çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Provenans | Provenance | Bir eserin yapıldığı günden bugüne kimlerin elinde ve nerede bulunduğunu gösteren sahiplik ve yer geçmişi |
| İkonlaşma | Iconisation | Bir eserin özgün bağlamından koparak geniş bir toplum için kolayca tanınan bir simgeye dönüşmesi |
| Ulusal simge | National symbol | Bir ulusun kimliğini ve değerlerini temsil eden, sürekli yeniden kullanılan imge ya da figür |
| Barikat | Barricade | Bir kent ayaklanmasında sokakları kapatmak için taş, mobilya ve arabalardan kurulan geçici engel |
| Marianne | Marianne | Fransız Cumhuriyeti'ni ve değerlerini temsil eden, çoğu zaman Frigya başlıklı kadın figürü |
Ödev
Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.
- Resmin yatay çerçevesini küçük bir kâğıda aktar ve tabanı ön plandaki cesetler, tepesi bayrak olan büyük bir üçgen çiz.
- Üçgenin sol kenarına silindir şapkalı adamı, sağ kenarına tabancalı çocuğu, tepesine Özgürlük'ü ve bayrağı birer basit biçimle yerleştir; sağ arkadaki Notre-Dame kulelerini iki küçük dikdörtgenle göster.
- Resimdeki mavi, beyaz ve kırmızı lekeleri bulup her birini kendi renginde küçük bir noktayla işaretle ve gözünün bu renk noktaları arasında nasıl atladığını, renklere göre farklılaşan ince çizgilerle birbirine bağla.
- Çiziminin yanına, bayrağın renklerinin resmin farklı yerlerinde tekrarlanmasının gözü nasıl yönlendirdiğini ve bunun resmin çağrısını nasıl güçlendirdiğini anlatan iki cümle yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Piramidin tabanını, kenarlarını ve tepesini resimdeki figürlere ve bayrağa bağlayarak çizdin mi?
- Oran ve Çizim: Özgürlük'ü, çocuğu ve silindir şapkalı adamı, resimdeki gerçek boy farklarını koruyarak yerleştirdin mi?
- Teknik ve Malzeme: Mavi, beyaz ve kırmızı lekeleri doğru yerlerde ve kendi renklerinde işaretledin mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Renk noktalarını birleştiren çizgileri okunur ve birbirinden ayrılabilir biçimde çizdin mi?
Kendini sına
1. Resim hangi ayaklanmanın ardından yapıldı?
- A) 1789 Fransız Devrimi'nin.
- B) 1871 Paris Komünü'nün.
- C) Temmuz 1830'daki «Üç Şanlı Gün» ayaklanmasının.
- D) 1848 Şubat Devrimi'nin.
2. Louvre'un kaydına göre resim satın alındıktan sonra ne oldu?
- A) Hemen Louvre'da kalıcı olarak sergilendi.
- B) Kısa süre sergilendikten sonra depoya kaldırıldı, bir süre ressama geri verildi ve ancak 1874'te Louvre'a girdi.
- C) Yurt dışına satıldı.
- D) Yok edildi.
3. Provenans ne demektir?
- A) Bir eserin yapıldığı günden bugüne kimlerin elinde ve nerede bulunduğunu gösteren geçmiş.
- B) Bir resmin boyutları.
- C) Bir resmin yapıldığı boya.
- D) Bir ressamın imzası.
4. Delacroix Özgürlük'ü nasıl bir bedenle kurdu?
- A) Klasik heykellerin pürüzsüz ve kusursuz bedeniyle.
- B) Hiç beden göstermeden, yalnızca bir bayrakla.
- C) Bir kraliçenin portresiyle.
- D) Barut ve tozla kirlenmiş, hareket hâlinde, sokaktan çıkmış gibi görünen gerçek bir bedenle.
5. Kirli ve dumanlı bir sahnede farklı tenleri boyarken hangi yaklaşım tenlerin ayrı kalmasını sağlar?
- A) Önce her tenin kendi rengini ve değerini kurmak, sonra kiri ve dumanı ayrı, yarı saydam bir katman olarak eklemek.
- B) Bütün tenleri aynı gri karışımla boyamak.
- C) Kiri hiç göstermemek.
- D) Tenleri yalnızca siyahla boyamak.
Cevaplar
- C — Bu ayaklanmanın sonunda X. Charles tahttan indi ve Louis-Philippe tahta geçti.
- B — Bu yol, bir eserin ününün siyasi rüzgârlarla biçimlendiğini gösterir.
- A — Louvre'un kaydı bu resmin provenansını ayrıntılı biçimde verir.
- D — Bazı çağdaş eleştirmenler bu figürü bir tanrıçaya yakışmayacak kadar kirli buldu.
- A — Böylece tenler hem birbirinden ayrı kalır hem de aynı ortamı paylaşır.
Referans görseller
- Özgün animasyon: Temmuz 1830'un üç günü; Paris sokaklarında kurulan barikatlar ve X. Charles'ın tahttan inişi.
- Özgün animasyon: Louvre kaydındaki yolculuk; satın alma, depo, teyzenin evi, 1848, 1855 Dünya Sergisi, Lüksemburg Müzesi ve 1874'te Louvre.
- Özgün animasyon: temiz bir tenin üzerine duman ve toz katmanının eklenmesi; açık, esmer ve koyu tenlerde kirin farklı etkisi.
Sonraki derse köprü
Delacroix'nın Özgürlük'ü yüzünü bize dönüp bir kalabalığı ileri çağırır. Ondan on yıldan fazla önce, Alp'lerin kuzeyinde, Alman bir ressam bambaşka bir yola gitti: bir kalabalık yerine tek bir adam, bir sokak yerine kayalık bir tepe, bir çağrı yerine sessiz bir seyir. Adam sırtını bize döner ve önünde uzanan sis denizine bakar; yüzünü hiç görmeyiz. Sonraki derste Caspar David Friedrich'in Sisler Denizi Üzerinde Gezgin'ini ve sırtını dönen bu adamın bize ne söylediğini ele alıyoruz.