İçeriğe geç

Ders BT.14 · Paralel Hatlar

Medusa'nın Salı

Gerçek bir skandal nasıl dev bir tabloya dönüştü?

BT Bir Tablo, Bir Hikâye

2.122 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 11 dk video senaryosu · Herkes

  • tanık anlatısı
  • siyasi skandal
  • ücretli sergi
  • bitüm
  • sömürge bağlamı

Öğrenme hedefi

Théodore Géricault'nun Louvre'daki Medusa'nın Salı'nın arkasındaki gerçek deniz kazasını, bu kazanın neden bir siyasi skandala dönüştüğünü ve ressamın bu skandalı hangi an üzerinden dev bir tabloya çevirdiğini açıklayabileceksin. Kazanın nedenlerini ve salda geçen on üç günü anlatabilecek; Géricault'nun kurtulanların tanıklıklarından yola çıkarak düşündüğü sahneleri ve sonunda seçtiği anı gösterebilecek; resmin Paris'teki karşılanışını ve Londra'daki ücretli sergisini karşılaştırabilecek; bugün resmin bazı bölümlerinin neden kararmış ve okunmaz olduğunu anlatabilecek ve salın üzerindeki farklı tenlerden figürleri, geminin gittiği sömürge limanının bağlamıyla birlikte değerlendirebileceksin.

Kanca

Gerçek bir skandal nasıl dev bir tabloya dönüştü?

1816 yazında Paris gazeteleri, Afrika kıyılarından gelen korkunç bir haberi yazmaya başladı. Bir Fransız donanma gemisi karaya oturmuş, yolcularının bir kısmı aceleyle yapılmış bir sala doldurulmuş ve denizin ortasında kaderine bırakılmıştı. Sal on üç gün sürüklenmiş, üzerindeki yüz elliyi aşkın kişiden yalnızca on beşi kurtulmuştu. Kurtulanların anlattıkları, açlığı, susuzluğu, isyanı ve insanların birbirini yemesini de içeriyordu. Hikâye, ülkeyi yeni yönetmeye başlayan kral hükûmetine karşı bir öfkeye dönüştü. İki yıl sonra, yirmi yedi yaşında, kimsenin bir şey ısmarlamadığı genç bir ressam, bu skandalı Louvre'un en büyük tuvallerinden biri olacak bir resme dönüştürmeye karar verdi. Bir gazete haberi, bir tarih resmine nasıl yükseldi?

Bağlam

Paris'teki Louvre'da, 491 × 716 santimetrelik, insan boyunu aşan bir tuval durur. Kaynaklara göre resim 1818–1819 yıllarında yapıldı ve ilk olarak Bir Deniz Kazası Sahnesi adıyla sergilendi. Géricault, kaynaklara göre bu resmi hiçbir hamiden sipariş almadan, kariyerini başlatmak için yaptı; halkın zaten ilgisini çeken bir konuyu, geleneksel olarak tarih resimlerine ayrılan dev bir ölçekte ele aldı.

Resimde, dalgalı bir denizin ortasında, bir salın üzerinde yığılmış bedenler görülür. Ön planda ölüler ve ölmek üzere olanlar, arkada ise bir fıçının üzerine tırmanmış, kollarını ufka doğru uzatan bir insan kümesi vardır. Sağ üstte, ufuk çizgisinin üzerinde, bir iğne ucu kadar küçük bir gemi belirir. Resmin bütün hareketi, soldaki ölüm yığınından sağ üstteki bu küçük umut noktasına doğru yükselir.

Ana anlatım

Bir deniz kazası nasıl skandala dönüştü?

Siyasi skandal (political scandal), bir kazanın, bir suçun ya da bir yönetim hatasının, kamuoyunda iktidarın yetersizliğinin ya da adaletsizliğinin bir kanıtı olarak görülüp siyasi bir öfkeye ve tartışmaya dönüşmesidir. Kaynaklara göre Fransız donanma firkateyni Méduse, Haziran 1816'da Rochefort limanından yola çıktı ve Senegal'deki Saint-Louis limanına gidiyordu. Geminin kaptanı Vikont Hugues Duroy de Chaumareys, devrim yıllarında yurt dışına kaçmış ve monarşinin geri dönüşüyle ülkeye dönmüş bir kraliyetçiydi. Kaynaklara göre yeni kurulan Bourbon yönetimi onu, yaklaşık yirmi yıldır neredeyse hiç denize çıkmamış olmasına rağmen bu göreve atamıştı.

Kaynaklara göre gemi 2 Temmuz 1816'da, bugünkü Moritanya kıyılarında bir sığlığa oturdu. Gemide yaklaşık dört yüz kişi vardı, ama filikalarda ancak iki yüz elli kişiye yer vardı. 5 Temmuz'da en az yüz elli kişi, aceleyle yapılmış bir sala bindirildi. Sal önce filikalara bağlıydı, ama kısa süre sonra bağları çözüldü ve sal denizin ortasında kaderine bırakıldı. Kaynaklara göre sonraki on üç günde açlık, susuzluk, güneş, isyanlar ve umutsuzluk içinde salın üzerindekilerin çoğu öldü; hayatta kalanlar yamyamlığa başvurdu ve kurtarıldıklarında yalnızca on beş kişi hayattaydı.

Kaza, ülkede büyük bir öfke yarattı. Kaynaklara göre halk, kazanın nedenini kaptanın beceriksizliğinde ve onun siyasi kayırmacılıkla atanmasında gördü; öfke, yanlış biçimde de olsa, doğrudan kral XVIII. Louis'ye yöneltildi. Bir deniz kazası, bir rejimin yetersizliğinin simgesine dönüştü. Géricault'nun resmi de bu yüzden, sessiz bir deniz manzarası olarak değil, siyasi olarak yüklü bir tanıklık olarak görüldü.

Géricault hangi anı seçti?

Tanık anlatısı (witness account), bir olayı yaşamış ya da doğrudan görmüş birinin, kendi deneyimini sözlü ya da yazılı olarak aktardığı anlatıdır. Kaynaklara göre Géricault 1818'in başında, kurtulanlardan cerrah Henri Savigny ve mühendis Alexandre Corréard ile görüştü; onların duygusal anlatımları, resmin genel tonunu büyük ölçüde belirledi. Kaynaklara göre ressam, atölyesini bir hastanenin karşısına taşıdı ve ölmek üzere olan hastaların ve morgdaki bedenlerin tenini, rengini ve dokusunu doğrudan gözlemlemeye çalıştı.

Kaynaklara göre Géricault, sal hikâyesinin hangi anını resmedeceğine karar vermekte uzun süre zorlandı. Düşündüğü sahneler arasında, salın ikinci gününde subaylara karşı çıkan isyan, birkaç gün sonra başlayan yamyamlık ve kurtuluş anı vardı. Sonunda, kurtulanlardan birinin anlattığı bir anı seçti: ufukta kurtarıcı geminin, Argus'un, ilk kez göründüğü anı. Kaynaklara göre bu gemi resmin sağ üstünde küçük bir nokta olarak görülür.

Bu seçim, resmin anlamını belirler. Kurtuluş kesin değildir; gemi o kadar uzaktadır ki salı görüp görmeyeceği bilinmez. Resim, zafer ya da kurtuluş anını değil, umut ile umutsuzluğun aynı anda yaşandığı anı gösterir. Bir yanda, ölüleri kucaklayan, arkasını umuda dönmüş yaşlı bir adam; öbür yanda, bir fıçının üzerinde bir bez sallayan figürler. Aynı sal, hem bir mezar hem bir umut kulesidir.

Resmin gücü, yapılırken bile hissediliyordu. Kaynaklara göre Géricault'nun genç dostu Eugène Delacroix, bitmemiş tuvali atölyede gördükten sonra öyle etkilendiğini anlatır ki, atölyeden çıkınca bir deli gibi koşmaya başlamış ve kendi odasına varana kadar durmamıştır. Bu anı, Géricault'nun kurduğu dünyanın izleyiciyi yalnızca bilgilendirmediğini, onu bedensel olarak da sarstığını gösterir. Bir tarih resmi, kurallara uygun bir düzenle bir olayı kayda geçirmekle yetinmez; izleyiciyi o olayın içine çeker, ona o salın üzerinde olmanın ne demek olduğunu düşündürür.

Paris'ten Londra'ya: resim nasıl izlendi?

Kaynaklara göre resim 1819 Salonu'nda, siyasi yükünü hafifletmek için olayın adını anmayan bir başlıkla sergilendi ve hem tutkulu övgüler hem sert eleştiriler aldı. Resim satılmadı. Kaynaklara göre Géricault yorgun düştü ve tuval rulo hâline getirilip bir dostunun atölyesinde saklandı.

Ücretli sergi (paid exhibition), bir eserin bir müzede ya da resmî bir salonda değil, ziyaretçilerin giriş ücreti ödediği özel bir mekânda, bir gösteri gibi sergilenmesidir. Kaynaklara göre Géricault resmi 1820'de Londra'ya götürdü; resim, Piccadilly'deki Mısır Salonu adlı sergi mekânında 10 Haziran'dan yıl sonuna kadar gösterildi ve yaklaşık kırk bin ziyaretçi tarafından görüldü. Kaynaklara göre Londra'daki karşılanış Paris'tekinden daha olumluydu ve resim, Fransız sanatında yeni bir yönün temsilcisi olarak selamlandı.

Géricault, kaynaklara göre, 1824'te otuz iki yaşında öldü ve Louvre resmi, onun ölümünden kısa süre sonra satın aldı. Bir hamiden sipariş almadan yapılan, Paris'te satılmayan ve Londra'da bir gösteri gibi sergilenen dev bir tuval, böylece ulusal müzenin en ünlü eserlerinden birine dönüştü. Kaynaklara göre resmin etkisi, Delacroix'dan Turner'a, Courbet'den Manet'ye uzanan pek çok ressamın eserlerinde izlenebilir.

Bugün ne görüyoruz ve salda kimler var?

Bitüm (bitumen), doğal asfalttan elde edilen, ilk sürüldüğünde kadifemsi ve parlak koyu kahverengi bir ton veren, ama zamanla kararan, kuruyamayıp çekilen ve boya yüzeyinde onarılamayacak kırışıklıklar ve çatlaklar oluşturan bir pigmenttir. Kaynaklara göre Géricault'nun paleti arasında bitüm de vardı; zamanla kararıp büzüşen bu boya yüzünden resmin geniş bölgelerindeki ayrıntılar bugün güçlükle seçilir. Gölgede kalan bedenler, dalgalar ve salın tahtaları, ressamın boyadığından çok daha koyu ve daha okunmaz bir hâldedir. Bir resmin bugünkü karanlığı, bu yüzden, ressamın niyetinin değil, malzemenin zamanla uğradığı değişimin bir sonucu olabilir.

Sömürge bağlamı (colonial context), bir eserin ya da olayın, bir devletin başka ülkeler ve halklar üzerinde kurduğu egemenlik, ticaret ve köleleştirme ilişkilerinin içinde anlaşılmasıdır. Méduse, kaynaklara göre, Fransa'nın yeniden denetimini ele geçirdiği Senegal'e, sömürge yönetimini yeniden kurmak amacıyla gidiyordu. Kaynaklara göre Géricault köleliğin kaldırılmasını savunan bir ressamdı ve resimde en az iki siyah figür boyamak için, Haitili model Joseph ile çalıştı. Kaynaklara göre Joseph, salın tepesinde koyu kırmızı bir bezi sallayarak uzaktaki gemiye işaret eden figürün modelidir.

Bu seçim, salın düzeninde belirleyici bir yer tutar. Kompozisyonun tepesi, gözün soldaki ölüm yığınından tırmanarak ulaştığı son nokta, umudun kendisidir ve bu umudu siyah bir adam taşır. Ressam, bu figürün koyu tenini, kaslarının biçimini ve ışığın omuzlarına ve sırtına düşüşünü, öbür bedenlerle aynı özenle, sıcak kahverengiler ve yansıyan ışıklarla modeller. Bugün resmin bitüm yüzünden kararmış bölgeleri, özellikle gölgedeki bedenlerin ayrıntısını yutsa da, tepedeki figürün gökyüzüne karşı kurulan silueti hâlâ açıkça okunur. Farklı tenlerden bedenleri bir arada boyarken, koyu tenleri karanlık bir fonun önünde değil, açık bir gökyüzüne ya da ışığa karşı konumlandırmak, onların biçimini korumanın en güçlü yollarından biridir.

Uygulama

Bu karşılaştırma, bir figürün teninin ve biçiminin, arkasındaki fonun değerine göre nasıl kaybolabildiğini ya da netleştiğini ve Géricault'nun tepedeki figürü neden açık bir gökyüzüne karşı konumlandırdığını kendi elinle görmeni amaçlar.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışResmi bir hami siparişi sanmak.
Doğrusu

Kaynaklara göre Géricault bu tuvali hiçbir sipariş almadan, kariyerini başlatmak için yaptı.

Yaygın yanlışResmin kurtuluş anını gösterdiğini söylemek.
Doğrusu

Géricault, gemi henüz çok uzaktayken, salın görülüp görülmeyeceğinin belirsiz olduğu anı seçti.

Yaygın yanlışResmin bugünkü karanlığını tamamen ressamın niyeti saymak.
Doğrusu

Bitüm zamanla kararıp büzüştü; bazı bölgelerdeki ayrıntılar bu yüzden kayboldu.

Yaygın yanlışSalın tepesindeki figürü yalnızca bir kompozisyon öğesi olarak görmek.
Doğrusu

Géricault umudun doruğunu siyah bir adama verdi; bu seçim, geminin gittiği sömürge limanıyla birlikte düşünülmelidir.

Kapanış

Gerçek bir skandal nasıl dev bir tabloya dönüştü? Géricault'nun bir gazete haberini bir tarih resminin ciddiyetine yükseltmesiyle. Méduse, 1816'da siyasi kayırmacılıkla atanmış deneyimsiz bir kaptanın komutasında Moritanya kıyılarında karaya oturdu; salda on üç gün sürüklenen yüz elliyi aşkın kişiden on beşi kurtuldu ve kaza, yeni rejime karşı bir öfkeye dönüştü. Géricault, kurtulanlarla konuştu, hastanelerde ve morglarda ölümün tenini gözlemledi, isyanı ve yamyamlığı değil, ufukta beliren geminin umut ile umutsuzluğu birleştiren anını seçti. Resim 1819 Salonu'nda tartışıldı, satılmadı, Londra'da bir gösteri gibi on binlerce ziyaretçiyle buluştu ve ressamın ölümünden sonra Louvre'a girdi. Bugün bitümün kararttığı yüzeyin tepesinde, umudu taşıyan siyah bir adamın silueti gökyüzüne karşı hâlâ açıkça okunur. Ödevde soldaki ölüm yığınından sağ üstteki gemiye yükselen çaprazı ve gözünün bu tırmanışta durduğu yerleri çizeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Tanık anlatısıWitness accountBir olayı yaşamış ya da görmüş birinin kendi deneyimini aktardığı anlatı
Siyasi skandalPolitical scandalBir kazanın ya da hatanın iktidarın yetersizliğinin kanıtı olarak görülüp siyasi öfkeye dönüşmesi
Ücretli sergiPaid exhibitionBir eserin ziyaretçilerin giriş ücreti ödediği özel bir mekânda gösteri gibi sergilenmesi
BitümBitumenİlk sürüldüğünde kadifemsi koyu bir ton veren, zamanla kararıp büzüşen ve yüzeyi bozan pigment
Sömürge bağlamıColonial contextBir eserin ya da olayın egemenlik, ticaret ve köleleştirme ilişkilerinin içinde anlaşılması

Ödev

Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.

  1. Dev tuvali küçük bir yatay dikdörtgene indir ve içine salı, sol alttan sağa doğru eğimli bir yamuk olarak yerleştir; ufuk çizgisini ince bir yatay çizgiyle göster.
  2. Soldaki ölü ve yaşlı figür grubunu bir tabana, sağ üstteki fıçının üzerindeki figürleri bir tepeye bağlayan iki kenarlı bir piramidi kesik çizgilerle çiz; sağ üstteki uzak gemiyi küçük bir artı işaretiyle belirt.
  3. Gözünün sol alttan başlayıp piramidin kenarı boyunca yukarıya, oradan gemiye ulaşan tırmanışını, her durakta tırmanışın ne kadar hızlandığını gösteren kısa, uzun ya da çift oklarla çiz.
  4. Çiziminin yanına, piramidin tepesini bir umut figürüne vermenin ve gemiyi çok küçük tutmanın resmin anlamını nasıl yönlendirdiğine dair kendi görüşünü iki cümleyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Salın eğimini, piramidin tabanını ve tepesini ve uzaktaki gemiyi resmin gerçek düzenine uygun yerleştirdin mi?
  • Oran ve Çizim: Salın büyüklüğünü, figür gruplarını ve gemi ile ufuk arasındaki ölçek farkını makul biçimde gösterdin mi?
  • Değer (Ton): Piramidin tepesindeki figürün açık gökyüzüne karşı koyu bir siluet olarak okunduğunu çiziminde belirttin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Farklı ok türlerini, tırmanışın hızını okunur biçimde gösterecek şekilde kullandın mı?

Kendini sına

1. Kaynaklara göre Méduse hangi limana gidiyordu?

  • A) Marsilya'ya.
  • B) Senegal'deki Saint-Louis'ye.
  • C) İskenderiye'ye.
  • D) Lizbon'a.

2. Kaza neden bir siyasi skandala dönüştü?

  • A) Deneyimsiz kaptanın siyasi kayırmacılıkla atanmış olması ve kazanın ona bağlanması yüzünden.
  • B) Geminin bir düşman gemisi tarafından batırılması yüzünden.
  • C) Kaptanın bir ressam olması yüzünden.
  • D) Salın hiç bulunamaması yüzünden.

3. Géricault salın hangi anını seçti?

  • A) Salın ilk kurulduğu anı.
  • B) Kurtulanların karaya çıktığı anı.
  • C) Salın ikinci günündeki isyanı.
  • D) Ufukta kurtarıcı geminin ilk göründüğü, kurtuluşun henüz belirsiz olduğu anı.

4. Resmin bazı bölümleri bugün neden okunmaz hâldedir?

  • A) Resim bir yangında yandığı için.
  • B) Ressam o bölgeleri boyamadığı için.
  • C) Paletindeki bitüm zamanla kararıp büzüştüğü ve yüzeyi bozduğu için.
  • D) Resim yeniden boyandığı için.

5. Kaynaklara göre salın tepesinde bezi sallayan figürün modeli kimdir?

  • A) Delacroix.
  • B) Haitili model Joseph.
  • C) Kaptan Chaumareys.
  • D) Géricault'nun kendisi.

Cevaplar

  1. B — Gemi, Fransa'nın yeniden denetimini ele geçirdiği Senegal'e gidiyordu.
  2. A — Halkın öfkesi, yanlış biçimde de olsa, doğrudan krala yöneltildi.
  3. D — Bu seçim umut ile umutsuzluğu aynı anda gösterir.
  4. C — Bu yüzden resmin bugünkü karanlığı kısmen malzemenin değişiminden gelir.
  5. B — Géricault umudun doruğunu bu figüre, siyah bir adama verdi.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: Méduse'un rotası, Moritanya kıyısındaki sığlık, filikalar ve bağları çözülen sal.
  • Özgün animasyon: Géricault'nun düşündüğü üç sahnenin, isyan, yamyamlık ve kurtuluş, sırayla belirip kaybolması ve ufuktaki geminin kalması.
  • Özgün animasyon: tepedeki figürün önce koyu bir fonun, sonra açık bir gökyüzünün önünde gösterilmesi; koyu tenin fonla birlikte nasıl kaybolup netleştiği.

Sonraki derse köprü

Géricault'nun salında umut, bir fıçının üzerinde bir bezi sallayan bir figürün kolunda yükseliyordu. Kaynaklara göre bu resim için poz verenler arasında adı geçen genç bir ressam, on yıl kadar sonra Paris sokaklarında gerçek bir ayaklanmayı gördü ve bu kez umudu, bir elinde bayrak, öbüründe tüfek tutan, barikatların üzerinden halkı ileri çağıran bir kadın figürüne verdi. Sonraki derste Eugène Delacroix'nın Halka Yol Gösteren Özgürlük'ünü ve bir devrim ikonunun nasıl yaratıldığını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 · Kanca (animasyon). 1816 gazeteleri; karaya oturan gemi; salda on üç gün; soru ekranda.
  • 1:00–2:00 · Bağlam (görüntü). Louvre; dev tuval; soldan sağa yükselen hareket ve uzaktaki gemi.
  • 2:00–4:10 · Skandal (animasyon). Rochefort'tan Senegal'e; kaptan ve kayırmacılık; filikalar ve sal; kurtulan on beş kişi; halkın öfkesi.
  • 4:10–6:00 · Seçilen an (animasyon). Savigny ve Corréard; hastane ve morg; isyan, yamyamlık ve kurtuluş seçenekleri; ufuktaki Argus.
  • 6:00–7:50 · Paris ve Londra (animasyon). 1819 Salonu; satılmayan tuval; Mısır Salonu'nda kırk bin ziyaretçi; Louvre'a giriş.
  • 7:50–10:20 · Bitüm ve sal üzerindekiler (animasyon). Kararan boya; sömürge limanı; Joseph ve tepedeki figür; gökyüzüne karşı koyu tenin silueti.
  • 10:20–11:00 · Kapanış (animasyon). Ufuktaki gemi büyür, bez rüzgârda dalgalanır.